17 Aralık, Başbakan ve Şarkılar

Sayın Başbakan diyor ki:

“17 Aralık demokrasi tarihine geçmiş kara bir lekedir.”

Evet!..

Leke midir, ak mıdır, kara mıdır bilinmez,

Ancak;

17 Aralığın mühim ve derin bir süreç olduğu açık.

Hem de görünenden çok derin.

Kamuoyuna yansıyan görüntü paralel yapı – AKP savaşı.

Taraflar karşılıklı atışmalarla bu resmi canlı tutmaya çalışıyorlar.

Bir tarafta:

Kasetler, haksız dinlemeler, yolsuzluk iddiaları, dershane savunmaları ve beddualar…

Öte yanda:

İnlerine ineceğiz, çeteler, karanlık örgütler, hainler…

Son olarak da haşhaşiler suçlaması…

Yani Hasan Sabbah çeteleri…

Bütün bunlar çok ağır ifadeler.

Ağır suçlamalar…

Tarihte benzerine çok az rastlanan sözler…

AKP cenahında sert rüzgarlar esiyor.

Aynı zamanda büyük bir tedirginlik ve telaş hâli var ortada.

Bu da gösteriyor ki:

Mesele sanıldığından daha ciddi ve derin.

17 Aralık çok enteresan bir süreç.

Ve görünen o ki bu süreçten kurtulmak mümkün değil.

Meseleyi sadece paralel yapı üzerine yıkmak kolaycılık olur.

Çünkü;

Bu meselede paralel yapı denen camia da topun ağzında.

Arkadaki derin yapı her iki kesimi de hedef almış gözüküyor.

Bir taşla iki kuş vurmak gibi yani.

Ancak;

Büyük kuş burada AKP.

Hedef doğrudan AKP ve Erdoğan.

Çünkü AKP demek Erdoğan demek.

Bu partinin yaptığı her olumlu işin yanına Başbakan’ın ismini koymak zorundasınız.

Parti öylesine bütünleşmiş ki Erdoğan’ın şahsı ile..

Birini birinden ayırmak mümkün değil.

Zaten ayrılık olsa iki cenah da biter.

Tek parti mi dersiniz, tek adam mı dersiniz, ne derseniz deyin:

Durum böyle…

Bu nedenle:

Erdoğan’ı hedef alan bir plan AKP’ye yapılmış demektir.

AKP’yi hedef alan bir plan ise Erdoğan’a yapılmış demektir.

İşte 17 Aralık süreci böyle garip bir şey.

Ve süreç ilginç bir bir şekilde işlemeye devam ediyor:

Ve görünen o ki yolun sonuna geliniyor…

Hani o mutlu ve umutlu günler vardı…

Sayın Başbakan yanına Emine Hanımefendiyi de alır, mitinglere çıkardı.

Coşkulu ve heyecanlı kalabalık arasında o çok sevdiği şarkıyı terennüm ederdi:

“ Beraber yürüdük biz bu yollarda

Beraber ıslandık yağan yağmurda

Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda

Bana her şey seni hatırlatıyor”

Görünen o ki, bu şarkının müddeti bitti…

Galiba artık şu gelen şarkı söylense ve dinlense daha gerçekçi olur:

“Bana ne yazdan bahardan
Bana ne borandan kardan
Aşağıdan yukarıdan
Yolun sonu görünüyor

Geçtim dünya üzerinden
Ömür bir nefes derinden
Bak feleğin çemberinden
Yolun sonu görünüyor

Azrail’in gelir kendi
Ne ağa der ne efendi
Sayılı günler tükendi
Yolun sonu görünüyor”

image_pdf
Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez!

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*