Anasayfa Aile Gülistan İlle de aşk ya Vedud!
İlle de aşk ya Vedud! Yazdır e-Posta
Ayşe Nur tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 13 Haziran 2011 01:00
İnsan bir yolcudur. Yolculuk ise âlem-i ervahtan, rahm-ı maderden, sabavetten, ihtiyarlıktan, dünyadan, kabirden, haşirden, berzahtan, sırattan geçer.” der Üstad Bediüzzaman, yolculuk istikametini tasvir ederken.

Hayat ise; bu yolculuğun misafirhanesi olan dünyada, Kâinat Sahibinin “Hayy” isminin tecellisiyle sevmeye müştak insana verilen ikram-ı İlâhî.


Ve gönül... Benî âdemi diğer varlıkların içinde ayrıcalıklı kılan, onu ‘insan’ yapan, bahşedilen, lutfedilen manevî cihazatların en lâtifi.
Sevmeye programlıdır gönül; muhabbete, aşka... Kimi zaman ‘mecazi aşk’a meyleder, hem belki giriftar olur, firak eleminin acısıyla kahrolur. Oysa ki batıp giden aşkların melcei değildir o. Öyle ki muhabbet ettiğinden karşılık bulamayan, kimi zaman zevale giden sevdiklerinin acısıyla kavrulan, lâkin her zaman ille de aşk, ille de aşk diyen...
Bediüzzaman Hazretleri “Bütün firaklardan gelen feryatlar, aşk-ı bekadan gelen ağlamaların tercümanlarıdır.” 1 der, hicranla dolan gönüllere rehber olur.
Hangimiz muvakkaten, emanet sevdik ki gönül verdiklerimizi? Hangimiz sevdiğiyle arasına ayrılık-gayrılık girmesini, ebediyyen ‘Elveda’ demesini ister ki? Fıtraten yüreğimize derc edilmiş olan muhabbet duygusu hep bekaya yönelik değil midir? Değil midir geçici ayrılıklarda yürekleri kasıp kavuran kavuşma isteği? Aslında hepimiz bekaya aşık değil miyiz? Neden sonbaharda düşen yapraklar hüzünlendirir ki? Neden büyük bir sükûta bürünen mevcudat, kederli bir hüzne giriftar eder insanı? Gönül biten, terk eden, batıp-giden şeyleri istemez; onun muhabbeti sonsuzluğa müteveccihtir, bekayı ister gönül; devamlılıktır, sonsuzluktur aslolan. İnsanoğlu bilmese de, farkında olmasa da, hatta inkâr dahi etse; gönlün, kalbin aslı, mahiyeti olan istidad-ı muhabbet; batıp giden, yaralayan, terk eden, karşılık vermeyen fani mevcudata sarf etmek için değil; asıl sahibine mahbubuna, baki sevgiliye tevdi etmek içindir.
O öyle bir ‘sevgilidir’ ki; asla terk etmez, yarıyolda koymaz, aşkı karşılıksız bırakmaz!
Hem o öyle bir ‘sevgilidir’ ki; şefkat ve muhabbetiyle, rahmet ve inayetiyle, ikram ve cömertliğiyle en aciz, en muhtaç, en zayıf, en kimsesiz anında ‘Ben buradayım’ der adeta ‘Hiç terk etmedim, bırakmadım... Ve sana şahdamarından daha yakınım..’ yankılanır mânâ âleminde.
Aslında hayatın malayani detayları arasında kaybolmuş insana bir hatırlatmadır bu. Bazen rahmetle gelen, kimi zaman şefkat tokatlarıyla ihtar edilen... Oysa ki insanoğlu kendisini her an gören, işiten, koruyan, kollayan, emaneti iade etme zamanına kadar emanetinde ‘Emîn’ kılacak Rabbine karşı aynı ehemmiyetle mukabele etmez de, çoğu zaman gaflet içerisinde kalır. Yaratıcısını, Melikini, Saniini inkâr edip tanımayan ve ‘pek büyük nankörlük’ içinde bulunan ehl-i küfür için gönüldeki muhabbet; fani mahbublara ve mevcudata körü körüne kopmayacakmış gibi sarılmak iken, ehl-i iman aynı bağlanmayı mevcudatın, kâinatın ve içerisinde kendisine hoş gelen herşeyin sahibi olan Rabb-i Rahim’e yönlendirir.
Çünkü ‘O’nun namına sever de, saniyede 60-70 kez kanat çırpan sinek kuşunun güzelliğinde, cihazatlarında görür Lâtif, Bedi isimlerinin yansımasını. Hem rahmetin bir kısım tecellîsiyle yüzüne vuran şefkatli, serin, lâtif yağmur damlalarında hisseder varlığını. Bir elmanın enfes tadında ya da dar zamanlarda kapıyı Hızır misal çalan arkadaşta, dostta, akrabada...
Seven sevdiğine ikram eder ya... Bilir ki iman sahibi, insanın ta kendisidir “ikram”. Bahşedilen, yoktan var edilen... Hayatın her anında kendisine lâzım gelen maddî ve manevî cihazlarla donatılan, varlığı idame edilen... Böylelikle tanır insan Rabbini; tanıdıkça sever, sevdikçe muhabbeti aşka tebdil eder. Vedud ismi tecellî eder gönül gözünde... Ve bilir ki iman sahibi; dünyanın fani yüzüne karşı olan aşk-ı mecazi, eğer o yüzün üzerindeki zeval ve çirkinliği görüp, ondan yüz çevirse baki bir mahbup arasa, dünyanın pek güzel ve esma-i İlâhiyenin aynaları ve ahiretin tarlası olan diğer yüzüne bakmaya muvaffak olsa, o gayr-i meşrû mecazi aşk, aşk-ı bakiye değişmeye yüz tutar. 2
Ve bir adım daha atmıştır varlığın asıl sahibine karşı, hızlı adımlarla bir adım daha... Etrafını, eşini, evlâdını ‘O’nun namına sevmeye başlar ve der: ‘Senin hediyelerin, nasıl sevmem..’ Düçar olduğu sıkıntı ve musîbetlerde: ‘Senin imtihanın, nasıl sabretmem..’ Gözün gördüğü herşeyde ‘O’ tecelli eder de, o zaman ruh-u canıyla ilân eder: ‘Ya Baki ente’l-Baki..’
Gönül hayatın ağır tekâlifinden bunalmış, sıkışmış, daracık kafesine sığamayan bülbül iken; Bediüzzaman’ın ifadesiyle ‘ameliyat-ı cerrahiye’ hükmüne geçer bu ilân.
Ya Baki ente’l-Baki...
Gönül derya olur o zaman! Nasıl bir okyanusun içerisindeki mahlûkatın cenazeleri vb. ufuneti, mülevvesliği kendi içinde ‘Kuddüs’ isminin tecellisiyle tertemiz kalır, aynen öyle de insanoğlunu ‘ah’lara gark eden musîbetler, vehimler, gelecek endişeleri de gönül okyanusunda erir, temizlenir, paklanır.
Değil mi ki baki olan yalnız ‘O’dur, değil mi ki geride kalan ne varsa muvakkattır; bir gün biter, gider; o halde Senin namına severim ya Vedud. Bütün sıkıntılar, hastalıklar, imtihanlar Sana ulaşmak için bir geçit; bütün nimetler, huzurlar, sevinçler Senin şefkatinin bir cilvesi; gönlüm, ruhum, gözyaşım Senin aşkına menbadır ya Vedud...
‘Levlake levlak lema halaktu’l-eflak.’ kudsî hadisiyle kâinatın aslı, neticesi değil midir aşk? Değil midir Peygamber-i Zişan’ın (asm) önderliğinde insanı arza halife kılan, dost ve muhatap alan; ve insanı akıl ve iradeyle donatan, gözyaşı ve muhabbetle müzeyyen eden, sabır ve tevekkülle mücehhez eyleyen, hayat ve rızıkla şefkatini gösteren, hıfz ve hakimiyetiyle, ilim ve kudretiyle, adalet ve rahmetiyle sonsuzluğa namzet kılan!
“Rabbinin huzurunda hesap vermekten korkan kimseye gelince, onun için iki cennet vardır.” 3 lâfzın ümidimizdir. Ümidimizdir rahmetin ya Vedud! Mücrimiz gerçi, lâkin aşkın hakikî mânâsını izhar ettiğin Habibin, Resulün Muhammed Mustafa’nın (asm) ümmeti, âhirzaman kullarıyız. Gönüller;
“Ben Resul-i Kibriya’nın bülbül-ü nalanıyım.
Mücrimim gerçi, cemal-i Mustafa hayranıyım” 4
nidalarıyla huzuruna gelmekte. Utandırma, kalplerimizi aşkına çevir ya Mukallibe’l-kulub!
“Bu dünya pazarında sermaye altındır,
Orada ise aşk ve ıslak iki göz.” diye ilân eden Mevlânâ Hazretlerine bedel, gözlerimizden aşkının damlalarını eksik eyleme ya Vedud!
Ey sevgilisi olmayanların sevgilisi,
Ey tabibi olmayanların tabibi,
Ey isteklerini dinleyip cevap verecek kimsesi olmayanların Mucibi,
Sen bütün noksan ve kusur sıfatlardan münezzehsin, Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin! Eman ver bize, eman diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar... 5

Dipnotlar:

1- Lem’alar, 3. Lem’a.
2- Mektubat, 1. Mektub.
3- Rahman Sûresi: 46.
4- Ali Ulvi Kurucu, şiirler.
5- Cevşen’den.



Bu makale 2894 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün10471
    Dün11942
    Bu Hafta42421
    Bu Ay349120
    Toplam15003047

    Sitede şuan 445 ziyaretçi var.


    Risale-i Nur’un meşrebi

    Risale-i Nur’un meşrebi

    Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER
    Üstad ve Risâle-i Nur dinlenseydi, Üstadın teklifi hayata geçirilebilseydi, bugün Güneydoğu’daki sıkıntılar yaşanmazdı. Cenâb-ı Hak imanımızı, ...
    40 yıllık okuyucumuz emekli polis Atıf Güçlü hatıralarını bizimle paylaştı...

    Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

    Ben, Atıf Güçlü. Bolu iline ...

    Mücahit Bilici: Kemalistler, insanları laikleştirmek ve Müslümanlıktan uzaklaştırmak için Türklük vurgusu yaptılar. Şimdi de Türk yapmak için, ...

    İKİ sene arayla Mısır’a iki seyahat yapmıştık. Bunların ilkinde; El Ezher hocalarından Prof. Muhammed Ebu Leyla ve Ayn-şems Üniversitesi hocalarından ...
    40 YILLIK OKUR VE YAZARIMIZ ABDİL YILDIRIM: Abdil Bey, Yeni Asya’nın kırkıncı yılında, kırk yıllık Yeni Asya okuyucuları ile röportaj yapılması ...

    Barla’ da hissettiklerimi asla unutmayacağım. Küçük bir yer, ama bir o kadar da haşmetli. Maneviyatta haşmetli, her bir köşede, kaldırımlı ...

    Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi ve aynı zamanda gazetemiz yazarı Prof. Dr. Ahmet Battal, Risale-i Nur Külliyatı’nın basılması için bandrol ...

    Yeni Asya gazetesi imtiyaz sahibi Mehmet Kutlular, “Deprem İlâhî ikazdır” dediği için 2 yıl 1 gün hapis cezası aldığı dâvâda yeniden yargılanacak. ...

    Pazar günü “konuşma bozukluğu, sağ kol ve bacakta kuvvetsizlik” şikâyetiyle acilen İstanbul Dragos’taki “Sema Hastanesi”ne kaldırılan, Bediüzzaman ...

    Yeni Asya Neşriyat Avukatı Kadir Akbaş, Risale-i Nurlar’ ın maruz kaldığı bandrol yasağı konusunda son durumu değerlendirdi.

    Kadir Akbaş'ın ilgili ...

    Risale-i Nur Enstitüsünün düzenlediği seminerde konuşan Prof. Dr. Atilla Yayla, herkesin bireysel olarak demokrasi adına yapacağı şeyler olduğunu ...

    Hakkâri’deki kanlı terör saldırısından sonra bir defa daha ortaya çıktı ki, uzun zamandan beri verilen sözler tutulmamış, en hafif ifadesiyle millet ...

    27 MayIs 1960’ı sabah saat 04:30- 05:00 arasında, 16 yaşında Ankara Atatürk Lisesi’nin Lise 1 talebesi olarak, devlet memurlarının oturduğu, eski adı ...

    Ermeni tehcirinin, gerçekleştiği dönemin şartları ve ortamı, yol açtığı sonuçlar ve hadisenin bugüne yansımaları gibi değişik boyutlarıyla, ama ...

    Kâinatın Sultanı ve bütün âlemlerin Rabbi olan Cenâb-ı Hak, vâhidiyet haysiyetiyle bütün kâinatı bir saray gibi kolay idare ederken, ‘insanların ...

    Kremlin’in yeni oluşturduğu Rusya’nın sekizinci bölgesi Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi Valisi Aleksander Hloponin, “Biz İslâmiyetin temel ...
    Bu defa Amerika ve İsrail’in çabaları, insanlığın sesini kısmaya yetmedi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi İsrail’in Gazze Konvoyu’na ...
    Pakistan'ı vuran depremde en çok etkilenen bölgelerin başında gelen Keşmir’deki ölü sayısıyla ilgili olarak AFP’ye açıklama yapan yerel Ulaştırma ...
    Kâbe çevresinde bulunan dağların parçalanıp yerlerine yapılacak yeni çok katlı binalarda, hac zamanı 3 milyon kişi Kâbe’ye gelebilecek. Kâbe’nin ...

    Can Kardeş’in Nisan sayısı çıktı. İlkbahara merhaba dediğimiz bu ayki sayıda, dergimiz cıvıl cıvıl yine. Dergide ayrıca Kutlu Doğum Haftası ile ...

    Almanya’da yapılan bir araştırma, başörtülü Türk kadınlarının çoğunun demokratik düşüncelere sahip olduğunu ortaya koydu.

    Hristiyan Demokrat Birlik ...
    DANİMARKA’NIN olitiken gazetesi, İslâm dünyasında rahatsızlığa sebep olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) karikatürlerini yeniden yayımlayarak, ...

    Filozof ve tarih profesörü Susan Buck-Morss, “Tarihî süreçte İslâmî ögeler incelenmeden Batı medeniyetine ait olgular yorumlanamaz, dolayısıyla ...

    Rotterdam İslam Üniversitesindeki bir heyet tarafından Flemenkçeye’de çevrilen Haşir Risalesinden, Utrecht ve Rotterdam’daki bazı papazlar haftalık ...

    Cami yapımı Almanya'da her zaman hararetli tartışmalara neden olmuştur. Genelde olumsuz anlamda gündeme gelen camiler, Bavyera eyaletindeki Penzberg ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Günümüzde, toplumun bir kesiminde Kur’ân-ı Kerîm, sadece namazlarda, mevlidlerde ve kabirlerde, Ramazan ayında mukabelelerde ve taziyelerde okunan ...

    Duâ, ruhumuzun derinliklerinden bizi idare eden kâinatın Yaratıcısıyla buluşmamızı; kendi sınırlı gücümüze değil, O’nun bizimle olan sınırsız gücüne ...

    Kur’ân talebesi olma gayretindeki bir insanın, ondan ve onu anlamaya çalışanlardan istifade ettiği satırlardır..

    Son üç yıldır tedricen Kur’ân-ı ...

    Risâle-i Nur hizmetine Kur’ânî hizmet veya sahabe mesleği, sahabe hizmeti de diyebiliriz. Bir anlamda ‘Kur’ânî hizmet düsturları’ da diyebiliriz. ...

    Allah’ın, son peygamberi olarak gönderdiği Hz. Muhammed‘e (asm) gönderilen ve bütün insanlığın ihtiyaçlarına cevap veren Kur’ân-ı Kerim, ...

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Son 4 yıldır eğlendirici oyunlar, bulmacalar ve resimlerle eğitim verilen Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yaz Kur’ân kurslarına ilgi her geçen ...
    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...

    Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Muhittin Akgül, toplumda yaşanan aile içi şiddet ve diğer şiddet olaylarının ...

    DİYANET İşleri Başkanlığı, camilerin sadece yaz tatilinde değil 12 ay Kur’ân kursu hizmeti vermesi için harekete geçti.

    Camilerin uygun bir ...
    Ramazan ayı sebebiyle Rusya’nın başşehri Moskova’da 7’nci Uluslararası Kur’ân-ı Kerim okuma yarışması düzenlendi. Yarışmada birinciye 60 bin ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    "Tahavvülat-ı zerrata dair" ibaresi ile başlayan İkinci Maksad'ın takip eden cümlesi; "Şu ayetin hazinesinden bir zerreye işaret edecektir." ...
    Hayat, bir sonraki anın ne getireceği belli olmayan bir belirsizliği hep barındırmaktadır. Zaman hızla akan bir sel gibi akıp giderken; bir ...
    Genel olarak olayların değerlendirilmesinde ölçüyü kaçıran ifrat veya tefrit şeklindeki yaklaşımlardır. Kâinat ...
    Bir “Büyük Patlama”dan bahsedilir. Maddi varlığın başlangıcındaki bu vaveyla, muhtemelen en nihai meyvesini vermenin heyecanı ile zuhura gelmenin ...
    Zaman denen misali sayfada ömrümüz, devletimiz, dünyanın, kainatın ömrü, gece-gündüzler saatin tık-tıkları ...

    Bediüzzaman’ın yarım asırlık süreyi aşkın bir zaman diliminde, zihninden bir türlü çıkmayan, en büyük ideali ve gaye-i hayalim dediği ve devamlı ...

    Risâle-i Nur’un sadeleştirilmesine Üstadın izni ve rızası yoktur...

    ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN TALEBELERİNİN, “RİSÂLE-İ NUR’UN SADELEŞTİRİLEMEYECEĞİ”  ...

    “Hüda, İnsaniyet ve Medeniyet Masası”

    Aklî ve ruhî dengesi yerinde olan her insan mutlu olmak istemekte, mutluluk için bir şeyler yapmaya ...

    Evet, eğer namazların arkasında, hususan bayram namazlarında, bir anda Allahuekber diyen yüzer milyon insanların sesleri, âlem-i gaybda ...

    Geçtiğimiz günlerde, Bediüzzaman Said Nursî’nin 23 Kasım 1922’de Mustafa Kemal’e gönderdiği bir mektuptan bahsedildi. Bu mektubun orijinal ...
    Pişmanlık temiz, masum vicdanlara, cürümlerden, kusurlardan yansıyan yürek sızılarıdır. Hata fırtınalarından ve yanlış çağlayan girdaplardan ...

    Gülen cemaatinden aldığımız sinyaller, son gelişmelerle o camiada da derin bir iç muhasebe, otokritik, özeleştiri sürecinin başladığı ve devam ettiği ...

    Kendimizce mükemmel gittiğini zannettiğimiz hayatımızın akışı içerisinde; o kadar çok eksikliklere, hatalara, noksanlıklara ve yanlışlara yol ...

    Risâle-i Nûr’da ifâde edilen “bir asır sonra gelecek o zât ...” cümlesi elbette ki ehemmiyetli bir hakîkati ifâde ediyor. Bedîüzzamân Hazretleri bir ...

    Hz. Üstad, siyaset cereyanlarıyla imana müştak kalplere hitap edilmemesi gerektiğine dikkatimizi çekiyor. Çünkü siyaset cereyanlarının tarafgirlikle ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Said bir hiss–i kablelvuku ile "Bu Osmanlı ülkesinde büyük bir parlak nur çıkacak"; hattâ Hürriyetten (1908'den) evvel ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Beşerin başı ihtiyar; edvâr–ı hamsesi (beş devri) var: (1) Vahşet ve bedeviyet, (2) memlûkiyet, (3) esâret, şimdi dahi (4) ...
    Münafıkların çabası ve gizli din düşmanlarının adliyeyi şaşırtıp hükûmeti iğfal etmesi sonucu, 1943 yılı Eylül ayı ortalarında dindarlara ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    İstibdat, kendini muhafaza etmek için herkese vesvese verdiği gibi, beni İnkılâptan (1908'den) on sene evvel aldattı ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Harb–i Umumiden evvel (1913), ben Van’da iken, bazı dindar ve müttaki zatlar yanıma geldiler, dediler ki: “Bazı ...
    Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...

    Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın asrımızı kucaklayan aydınlığıdır. Dayandığı nokta, bağlandığı ip, doğrudan doğruya Kur’ân’dır. Kur’ân’ın asrımızı şemsiyesi ...

    Düşünme, tefekkür, insan olmanın temel özelliklerindendir.1 Değeri de ürettiği fikirler oranındadır. Zira, beynimiz/zihnimiz, aklımız, ...

    Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

    “Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

    Kur’ân-ı ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Bediüzzaman Said Nursî’nin te’lif edip, bizzat tashih ederek hayatında hem Osmanlıca yazı ile hem de yeni yazı ile neşrettiği Risale-i Nur ...

    Siyasetle iştigal edenlerin tam dindar olamayacaklarını, tam dindar olanların da siyasetçi olmayacaklarını söylüyor Bediüzzaman. Bu çarpıcı tesbitten ...

    İnsan hayatının en önemli dinamiklerinden birisi de eğitimdir. Eğitim deyince sadece sosyal hayatın gereklerini öğreten ilim anlaşılmamalıdır. İnsan ...

    İlim hürriyeti baskı altına alınamaz: Madem hürriyetin en geniş şekli cumhuriyettir ve madem hükümet ise cumhuriyetin en serbest suretini kabul ...

    Şeriat dairesindeki hürriyet, gelişmenin birinci kapısıdır: Asya’nın ve âlem-i İslamın istikbalde terakkîsinin birinci kapısı meşrutiyet-i meşrua ve ...

    Zaman zaman “Bediüzzaman şimdi olsaydı, şunu şöyle yapar, böyle yapmazdı... Sizin gibi hareket etmez, bizim gibi hareket ederdi... O zaman öyle ...

    Büyük tartışmalar eşliğinde gösterime giren “Hür Adam”ın yankıları devam ediyor. Eksiklikleri bir yana; film Bediüzzaman’ı gündeme taşıması ...

    Şanlıurfa’da, Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat ettiği İpek Palas Oteli, restorasyon çalışmalarının ardından hizmete açıldı.

    Bediüzzaman’ın vefat ...

    Bediüzzaman Hazretleri talebelerine hitaben yazdığı mektuplarının tamamına yakınında “Aziz Sıddık” kardeşlerim kelimelerini tercih etmiş.

    Onlarca ...

    Birbirine hemen her yönüyle zıt ve muhalif düşen iki meşhûr isim var: Bediüzzaman Said Nursî ve Mustafa Kemal Atatürk.

    Bu iki muasır ismi sadece ...

    Merhum ve şehid Zübeyir Gündüzalp hakkında yazılan kitap sayısı yanılmıyorsam onu geçti. Bu güzel ve mükemmel insanı, yıllar önce rüyamda, ...

    (Vefatının 20. yılında rahmetle anıyoruz)

    Mustafa Acet, uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığında hattat olarak vazife yapmıştır. 1924 yılında ...

    Mehmet Özel Ağabey aslen Çorum Tarhankozlusu Köyü’nden. 1957’li yıllarda Burdur’da askerken Isparta’da Üstâd Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni ...

    Almanya’dan Davut Korkmaz’ın Abdullah Yeğin’e yazdığı son hizmet haberlerini ihtiva eden mektup:

    Akşamın karanlığının önce hangi taraftan istilâya başladığını tam farkedemedim. Ama sanki Cennet Bahçesi’nin de bir kenarını teşkil ettiği dere ...
    Mevlevîlerin tâbiriyle “Hakka vuslatının, şeb-i arusunun” 48. sene-i devriyesinde, çağımızın Mevlânâ’sı Hz. Bediüzzaman Said Nursî, başta ...

    Bir Hıristiyan mü’min olarak, Said Nursî’nin ciltler dolusu eserlerini okurken, o­nlarda iç dünyamda hemencecik ma’kes bulan birçok bakış açısı ve ...

    Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
     
    “KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”

    Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...

    Asırlar onu beklemişti… Dehşetli bir zamanda geleceği belli idi.
     
    Bunun muhtelif tevilleri ve hatta redleri dahi oluyordu…

    Fakat burası dünyadır. Her ...

    Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
     
    “Kaçın… ...

    Dünkü "Dağa çıkmak..." başlıklı yazımızın devamını bir sonraki güne bırakarak, pek mühim bir meselenin yeniden gündeme gelmesi münasebetiyle, Hz. ...

    Prof. Dr. Şerif Mardin: Said Nursî İslam düşüncesine getirdiği yorumla, endüstri medeniyeti ve akılcı felsefenin açtığı boşluğu doldurdu.

    SOSYOLOJİK ...

    Bitlis’te bir okula Said Nursî isminin verilmesine tepki gösteren CHP Milletvekili Gürkut Acar, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’ya konuyla ...

    Bir önceki yazımız olan “Bediüzzaman Hazretleri’nin İsim ve Unvanları” ile ilgili birçok mesaj aldık. Her bir isim ve unvan ile ilgili ayrı bir ...

    Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabı, 1950’den sonra talebeleri tarafından hazırlanmıştır.

    Tarihçe-i Hayat’ın ...
    • Kitap Bahçesi

    “Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

    Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

    “Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

    Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

    Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

    Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

    Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...