| Bir annenin kitap fuarındaki çare arayışı! |
|
|
| Sebahattin Yaşar tarafından yazıldı. |
| Pazar, 05 Şubat 2012 00:03 |
Genç vakıf Ediz kardeşimiz ile Adana’da kitap fuarı gezintisi yapıyoruz. İmza saatlerimizin dışında ihtiyacımız olan kitaplara ulaşabilmek için adeta koşturuyoruz.Bu panayırdan biz de istifade etmek istiyoruz. Tabiî kitap seçimi de hemen öylesine, ayaküstü olmuyor. Kitabın dış kapağından, bölümlerinden görüntüler toplamaya çalışıyoruz. Sonrasında da içeriye birkaç sondaj göndererek neler çıkacağını merakla bekliyoruz. Ona göre de alıcı olmak noktasından pamuk eller cebe. Bizim gibi, fuara katılmış bütün insanlar da bir arayışta. Herkesin bir şeylerin derdini taşıdığı apaçık. Yıkım için çalışanlar da, yapım için çalışanlar da müşteri bulma telâşında. Ya da yapım için arayışta olanlar da, yıkım için arayışta olanlar da, işte bu meydanda. Açık olan bir şey var ki, yapımda kullanılacak malzeme de var, yıkımda kullanılacak malzeme de var. Seçim tamamen müşteriye kalmış. Her kitap bir eksiğini tamamlar insanın. Her kitap bir tedavi uygular. Ve her kitapta hayatın yaşanmış karelerinden pek çok görüntü vardır. İnsanların genelde yaşadıkları birbirine benzediği için, birinin yaşayıp, ders çıkardığı vakıalar diğeri için, henüz daha yaşanmadan ibretlik hikâye anlamı taşır. İşte zaten kitapları anlamlı kılan şey de budur. Her şey yaşanarak öğrenilmez, pek çok şey de, başkalarının başından geçen hadiselerin, tahlili yapılıp, ondan ders çıkarıldıktan sonra, kendi başına gelmeden ders almak ve hayatında tedbirler uygulamak aklın gereğidir. Onun için insanın yaşadıklarına çözüm bulma konusundaki koşuşturması anlamsız değildir. Bazen birisinin başından geçmiş olan bir olay; o olayı yeni yaşayan birisi için ne çok önemli bir tecrübedir. Hayatta başından çok şeyler geçmiş olan bilgelerin, her söylediklerindeki derinlik, içtenlik ve tesir bundandır. İşte böyle bir halet-i ruhiye içerisinde reyonları gezerken, aynı zamanda kitaplar üzerinde de genç kardeşimiz Ediz’le sohbetler ediyoruz. Yani baktığımız kitaplar üzerinde konuşuyoruz. O esnada konuştuğumuz kitap türü, psikoloji serisi idi. Ben de genç kardeşime, ‘Her genç, her insan kendi yaşadığı dönemi, dönemin duygularını, psikolojisini bilebilmesi için döneminin özelliklerini tanıması gerekir. Tâ ki, karşılaşacağı dönemle ilgili sağlıklı adımlar atabilsin ve hayat kendisine yorucu gelmesin.’ kabilinden konuşurken, yanı başımızdan bir seslenişle, ‘Beyefendi siz psikolog musunuz?’ diyen bir hanımefendi ile karşılaştık. ‘Hayır’ cevabını kendisine ilettiğimizde hanımefendi, “Çok özür dilerim, ama konuşmalarınıza istemeden de olsa kulak misafiri oldum. Düşüncelerinizden yaşadıklarımla ilgili istifade edebileceğimi düşünmüştüm.” dedi. Tabiî çok kalabalık fuar alanında, koşuşturmacanın orta yerinde, bir de böyle bir gündem. Orta yaşlarda bulunan hanımefendinin anlattıkları öylesine geçilecek cinsten değil. Özetlersek; aile dağılmış. Yirmili yaşlarda bir genç kızları var. Genç kız, üç kez intihara teşebbüs etmiş. Anne onu psikiyatra götürmeye ikna edememiş. ‘Ben ne yaptığımı biliyorum. Ben, hasta değilim.’ diyormuş. Hanımefendi, kızının karşılaştığı asıl sorunun, eşler arasındaki iletişim bozukluğu olduğunu söylüyor. Yani eşler arasındaki anlaşamama ve ortaya çıkan problemler, asıl tesirini çocuklarda, gençlerde gösteriyor. Aynı zamanda hanımefendi, kızının bir erkek arkadaşının olduğunu, onu çok sevdiğini, ama arkadaşının kızının sevgisinden haberinin olmadığını söylüyor (platonik). Bu durumun da, kızının günlük hayatını olumsuz etkilediğini, intihar teşebbüsünün altında da bir etkenin bu durum olduğunu söylüyor. Evet, iş içinde işler var. Çalışılması gereken dersler az değil. Ediz kardeşimiz, anlatılanlardan hareketle adeta hanımefendiye Risâle-i Nur eserlerini özetledi. Bu çok önemli idi. Çünkü beş on dakikanın içinde size anlatılan bir konu hakkında Risâle-i Nur ne diyor, çok iyi çalışmış olmak gerekiyor ki, bir çırpıda yaşananlara bir merhem sürülebilsin veya çok iyi bir adres gösterme yapılabilsin. Ya da kişinin ne yapabileceğine dair makul ve mantıklı açıklamalar, yol göstermeler gerçekleşebilsin. İşte bu tür vakıalara uygun da özel çalışmalar yapmak gerekiyor. O zaman cemiyet insanlarının neler yaşadıklarını, o yaşananlara karşı neler yapmak gerektiğini, hangi tavsiyeleri iletmek gerektiğini veya Risâle odaklı baktığımızda, hangi konuları çalışıp, neler söylenebileceğini iyi hesap etmek gerekiyor. Tabir yerindeyse isabetli atışlar gerekli. Hanımefendi, bir anne. Yirmili yaşlarda bir kızı var. Ama durumdan anlaşılıyor ki, henüz yirmili yaşlara çalışılmamış. Belki şöyle düşünmek de mümkün, anne ve baba kendi kavgalarını gerçekleştirmekle meşgulken, yanıbaşlarında büyüyen, genç olan evlâtlarını göz ardı etmişler. Ama bu arada çocuk da büyümüş, genç olmuş. O da hayattan çekilme sahneleriyle meşgul. Yani bir yerdeki ihmal sadece o yeri tahrip etmiyor. Elbette yıkım, çok yönlü gerçekleşiyor. Anne, kızının yaşadıkları karşısında sadece üzülüyor. Nasıl bir adım atabileceğine dair, tâbir yerindeyse her şeye kulak misafiri oluyor. Bu aslında tam bir anne psikolojisi, anne şefkati. Bir intihar aşamasına gelmiş evlâdı, bir anneden daha çok kim düşünebilir! Ediz kardeşimin bir şeyler paylaşabilme ve bu asrın meselelerine tiryak olan Nurları sunabilme endişesini tebriklerle karşıladım. Hanımefendiye, bayanların sohbet mekânı adresleri falan verildikten sonra, bir şeyi öğreniyoruz ki, hanımefendi Risâle-i Nur’u biliyormuş ve hatta evlerinde de birkaç tane varmış. Ama itirafı şu ki, bu güne kadar bu kitaplar ne anlatıyor hiç merak etmemiş. Yani kellik var, ilâç da var, ancak ilâçlar kullanılmamış. Elbette ilâç kullanmadan tedavi imkânsız. Hanımefendi ile, duâlaşıp ayrılırken, ifade ettiği cümleler dikkat çekici idi: “Anlattıklarınız gözüyle Risâleleri okuyacağım ve kızım için de önce, bol bol duâlar edip, Allah’tan yardım isteyeceğim. Çok teşekkür ediyorum.” Evet, biz kendi derdimize uygun kitaplar ararken, bir başkası ile ilgili gündem oluşmuştu. Anlaşılıyor ki, bir kitap fuarındaki, bir anne diliyle bize duyurulan birkaç cümle bile, yeni bir sayfa açmaya, yeni bir konu çalışmaya vesile idi. Duyduklarımız, gördüklerimiz bizim adımıza bir imtihanın başlaması anlamına geliyor. Onun için duyup, görüp geçmemek gerekiyor. Değil mi, Ediz kardeşim? Cemiyet insanının ihtiyaç duyduğu konuları Risâle odaklı çalışıp, hap bilgi hâline getirmek gerekiyor ki, ihtiyaç duyan kolay alıp, kolayca kullanabilsin. |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Karadeniz Ereğli Anadolu İHL’den ... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Yemeğe tuz ile başlamak |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Sanata Dair -2 Devrimci sanatta c... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 63 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.