Altın prensipler kitabından notlar

Kompozisyon: Abdullah Efe / EuroNur

Daha önce birkaç defa okumuştum, bu Ramazan ayında tekrar okuma ihtiyacı duydum ve Zübeyr Gündüzalp‘in ALTIN PRENSİPLER kitabını tekrar okudum. Bu defa bazı bölümlerin altını çizerek okumak istedim. Şu mübarek Ramazan ayında çok da iyi oldu. Altını çizdiğim bölümlerin bir kısmını da paylaşmak istedim. İnşaallah duaya vesile olur. Haydi başlıyoruz.

Ey genç kardeşim ve zamanlarını hayhuylu, başıboş yaratıklar gibi boşluklar içinde geçiren sersem nefsim! Bu yaşa geldin. Çocukluktan çıktın. Çocuklar var ki sen onlardan gerisin. Sakallı çocuk olmak bir insan için maskaralık, çirkinlik ve kötülük alametidir. Hâlbuki sana yakışan, senin taze ve şirin gençliğine yaraşan, hoplayıp zıplamayı bırakıp, olgun ve yüksek bir Müslüman namzedi olarak ilm-i imana çalışmak, İslamiyet’in yüce bilgisiyle bilgin olmaya gayret etmektir. (s. 17)

Bize dinimizi, millet ve neslimizi, mazi ve müstakbelimizi sevmek, bizi ezeli ve ebedi bir gaye sahibi yapmak, bu mukaddes gaye uğrunda coşmak, icabında ser verip sır vermemek, serden geçip dönmemek aşkını aşılamak gerektir. (s. 19)

İnsan dikkate, tahlile ve muhakemeye alışmalıdır. (s. 31)

Terbiyenin en makbul olanı, kendi kendimizi terbiye etmektir. (s. 35)

İrade kudreti çok ceht sarfından ziyade, zihnin bütün kuvvetlerinin aynı gayeye ve aynı istikamete doğru sevk edilmesi ile izah edilebilir. (s. 35)

Fikirler kuvvetlerini hislerden, teessürî hallerden alırlar. Fikirler hisler ile beslenir, kuvvet bulur. Fikir kendi başına bir kuvvet değildir. His ve heyecan onun mücadele için, muvaffak olabilmesi için muhtaç olduğu kuvvet membaıdır. Fikrin hareketlerimiz üzerindeki tesiri zayıf olabilir. Fakat his ve heyecanın kuvvet ve tesiri büyüktür. (s. 36)

İnsanın yapmadığı işler, yapmak istemediği ve yapamayacağına inandığı işlerdir. (s.37)

Zihnimi dağıtmamak için gayem dışındaki lüzumsuz şeylerle oynamamalıyım. Vakit zayi etmemeliyim. (s.38)

Umumi bir göz gezdirmek tembel ruhların usulüdür. Mütekamil ruhlar, zihinde tefekkürün muhtelif noktalarının damla damla takattur etmesine ve bal gibi süzülmesine imkan verirler. (s.39)

Az yemeye dikkat. Dolu mide dikkati ref eder (kaldırır). Tefekkür, şükür hisleri kalkar. İnsanı kasavet bağlar. (s. 43)

Bilseniz ki gayret ne kadar kıymettardır, bir dakika boş durmazdınız. Yaptığın işi bütün mevcudiyetinle, hayatın ve mevcudiyetin ona bağlı imiş gibi yap. (s. 43)

Yüksek yerlerin hafıza üzerindeki tesiri büyüktür. Ezberlemek hafızayı açar. (s. 44)

Tenkit için okur, istifade edemez. Başkası için okur, istifade edemez. Kendi nefsi için okur, istifade eder. Hizmet için değil, nefsimi ıslah için okumalıyım. (s.44)

Şimdi oku, kabirde okuyamazsın. Hususi okumanı terk etme. (s. 45)

Tuğlaları üst üste koymak tekrar değil tesistir. (s. 46)

Deha dikkati değil, dikkat dehayı verir. (s. 47)

Üç şey kalbe nasihat tesir ettirmez: Uyku sevgisi, rahat sevgisi, taam sevgisi. (s. 48)

Okumak, okumak, okumak. Yine okumak. Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kainatı okumak. (s. 48)

Ehl-i imanın kusurları ile fiilen, amelen ve hayalen uğraşmak merhametsizliktir. (s. 53)

Bugünlük bu kadar. Fırsat doğarsa tekrar devam etmek niyeti ile…

image_pdf

Adana’nın Saimbeyli İlçesi Çeralan Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve Liseyi Konya İHL de okudu. 1976 da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Milli Eğitimin çeşitli okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Osmaniye’de yaşamaktadır. Osmaniye’de yerel bir gazetede haftalık yazılar yazmaktadır.

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*