Bediüzzaman ve Erzurum Mebusu Yeşiloğlu Mehmet Salih Efendi

Bediüzzaman Hazretleri, Birinci Dünya Harbi’nde, Süphan Dağı eteklerinde, Pasinler’de ülkemizin bekası ve insanımızın saadeti uğruna, düşman kuvvetleriyle kahramanca savaştığı sıralarda, onun bu muhteşem haline şahit olanlardan birisi de, ilk mecliste milletvekilliği yapmış, “Erzurumlu Yeşil Salih” lâkablı, Yeşiloğlu Mehmet Salih Efendi’dir.
Birinci Dünya Harbi’nde, ordumuz saflarında, er olarak harbe iştirak eden Yeşiloğlu Salih Efendi, Bediüzzaman’ın, Süphandağı eteklerinde harbdeki kahramanlıklarına şahid olmuştur. Yıllar sonra Erzurum milletvekili olarak, birinci mecliste yer almıştır. 1922 yılı sonlarında, mecliste Bediüzzaman için yapılan “Hoşamedi” töreni sırasında, Bediüzzaman’ı görür, onunla harb meydanlarındaki hatıraları yad ederek Bediüzzaman’a hayranlığını ve vefasını gösterir.

Bizim de, yaz aylarında yaylalarımızın bulunduğu Süphan Dağı eteklerini ve oralardaki harb meydanlarını ve o mekânları çok çok gezmişliğimiz vardır. Yıllar önce Erzurum’da öğretmen olarak görev yaptığımızdan, Pasinler mıntıkasını ve harb meydanlarını da bir çok defa gezdik ve Üstadımızın hatıralarını yad ettik. Bu hatıralar, Bediüzzaman ve Yeşiloğlu serencamını ele almamıza vesile olmuştur.

Bediüzzaman Hazretleri “Ben bu şahsın insaniyetini ölünceye kadar unutmayacağım..” (Emirdağ Lâhikası) dediği şahıs, Erzurum birinci dönem milletvekillerinden Yeşiloğlu Mehmet Salih Efendi’dir.

Üstad Bediüzzaman’ı cephede, savaş zamanında onu tanıyan Yeşiloğlu Mehmet Salih Efendi, uzun yıllar sonra Erzurum milletvekili olarak mecliste vazife yapar.

Üstad Bediüzzaman’a verilen harb madalyası.

Vefalı bir dost, iyi bir vatansever olan Mehmet Salih Yeşil, Üstad ile alâkadarlığını devam ettirir.

Bediüzzaman Hazretleri’nin Erzurum ili ile alâkadarlığının bir yönü daha var ki, o da şöyledir:

Yine, Erzurumda görev yaptığımız yıllarda, Bediüzzaman’ın Van’dan sürgün yoluyla, Anadolu’ya götürülmesi, Erzurum yoluyla gerçekleşir. Erzurum’a teşrif ettiklerinde, Erzurum Esat Paşa Camii ile Kurşunlu Camii avlusundaki medreselerde kaldığı rivayet edilir.

Süphan Dağı’nın karlı eteklerinde düşmanla çarpışarak kahramanlığını ilân ederken, o dehşetli gün ve gecelere şahitlik eden Erzurum eşrafından Yeşiloğlu Mehmet Salih Efendi de asker olarak oradaydı. Üstadın kahramanca çarpışmalarına şahitlik etmiştir. Savaş sonrasında Bediüzzaman’ı Ankara’da gören Yeşiloğlu Salih Bey Üstad’a olan hayranlığını sürekli ve her yerde dile getirir. (Son Şahitler: Cild, 1)

Aradan çok uzun yıllar geçmiştir. Bu zat Bediüzzaman Hazretleri’nin Emirdağı ilçesinde sürgün olarak bulunduğunu öğrenince, yüreği parçalanır.

Bediüzzaman’ın, “Ben bu insaniyetini ölünceye kadar unutamayacağım” dediği Yeşiloğlu Salih, “Bediüzzaman Hazretleri’ne karşı dostluğu ve vefasını şu satırlarla dile getirir:

“Muhterem din kardeşim,

Kırk gündür yatakta sizinle meşgulüm. Hayal ve mesmuuma nazaran, huzurunuzun muhtel olduğuna zahibim. Tahminen on gün kadar evvelsi, sokaklarda “Halis Afyon tereyağım var” diyen birisini pencereden yanıma çağırıp biraz yağ aldım. Maksadım sizi sormaktı. Afyon’dan Emirdağı kazasına sürüldüğünüzü, ahalinin sizinle görüşmesinin yasak olduğunu duyunca çok müteessir oldum.”

Yeşiloğlu Salih Efendinin mezar taşı.

“Muhterem din kardeşim,

Bu mektubu size yazan, otuz bir sene evvelsi sizinle Erzurum’un Esad Paşa Medresesi’nde, Umumî Harpte Kafkas’ın karlı dağlarında ve yirmi dört sene evvel de mebusluğum hengâmında Van Valisi Haydar Bey dostunuzla Millet Meclisi salonunda görüşen Erzurum’un esbak mebuslarından Yeşiloğlu Mehmed Salih.” (Emirdağ Lâhikası)

Bediüzzaman bu mektubu okuyunca çok duygulanır. Eski bir dostu tarafından en sıkıntılı dönemde hatırlanması bir vefadarlık timsalidir.

Erzurum 16 Şubat 1916’da Ruslar tarafından işgal edildikten sonra Salih Bey Bursa’ya göç eder, Altı yıl sonra kader iki kadim dostu yine Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde 1922 yılında bir araya getirtir. Bediüzzaman’ın büyük reisle tartışmasının bir şahidi de Salih Bey’dir. Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Bediüzzaman hal hatırını soran bu vefalı dostuna, Hasan Efendi aracılığıyla “Yeşil Salih’e mektuptur” başlığıyla aşağıdaki satırları kaleme aldırır.

Aziz Kardeşim Hasan Efendi!

“Sen benim tarafımdan kıymetli kardeşimiz Salih Efendi’ye yaz ki, ben ölünceye kadar onun bu insaniyetini unutmayacağım ve ona çok minnettarım ve çok selâm ve duâ ederim. Fakat ben her sıkıntıya karşı tahammüle karar vermişim. Hem ben iyiliği o reislerden beklemiyorum.”

Bediüzzaman Hazretleri’ni iyi tanıyan Yeşiloğlu Mehmet Salih Efendi, Bediüzzaman’ın maruz bırakıldığı bed muameleler ve verilen sıkıntıların izalesi adına, devrin Dahiliye vekili Hilmi Uran’a bir de mektup yazar. Mektup, Emirdağ Lâhikası adlı eserde münderiçtir.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*