Bediüzzaman’ın keşfettiği Ahrar-Demokrat bağlantısı…

Türkiye’de siyasî bir hareket olarak “demokratlık”ın köken ve tarihçesini, büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin bu harekete verdiği “fikrî ve manevî destek” bakımından inceleyen mücmel bir çalışma.

Hemen belirtelim ki “demokratlık,” “insan hakları ve hürriyetleri” manasına gelen “demokrasi”yi benimseyen ve müdafaa eden bir aksiyondur; dolayısıyla bu zihniyetin aktif-pasif mensupları “demokrat” namıyla tesmiye edilir. (Tabiî ki bu tarifler dar manasıyladır; elbette ana fikri “demokratlık” olmayan ideolojik hareketlerde veya onların mensuplarında “demokratlığı” çağrıştıran nâdir söylem ve eylemler de görülebilir ki onlar bahis dışıdır…)

Eserin isminden başlayacak olursak, Osmanlı devrindeki Ahrar Fırkası (Ahrar-ı Osmaniye Fırkası) ile günümüz Türkiye’sindeki Demokrat Parti arasında en azından manevî bir bağ/lantı kurulduğu görülüyor. Yani Demokratların atasının—Bediüzzaman’ın keşfiyle—Ahrarlar (Hürriyetçiler) olduğu ifade ediliyor (s. 81, 84)…

Aslında mutlâkiyet (padişahlık), meşrûtiyet, cumhuriyet ve demokrasi devrelerini görmüş ve yaşamış bir âlim olarak Bediüzzaman, birçok manevî keşfi gibi “Demokratların eski Ahrarların devamı olduğu”nu da fark etmiş ve bunu da eserlerinde açıkça belirtmiş. Yani “bağ/lantı”nın kaynağı gibi kendisi de sahih!

KİTABIN MUHTEVASI

Yeni Asya Neşriyat (YAN) Araştırma Merkezince hazırlanan eser, “Sivil inisiyatif hareketi [Meşrûtiyetin ilânından önce],” “Meşrûtiyetin ilânından sonra,” “Hürriyet ve demokrasinin önemi,” “Siyasî ve içtimaî hususlarda sorular ve cevaplar” ile “Birinci, İkinci ve Üçüncü Said’in içtimaî ve siyasî hayata bakışı” başlıklı beş bölümden meydana geliyor. “Giriş” ve “Sonuç” bölümleri de cabası…

Kitabın sonunda ise birkaç “okuma parçası” mevcut. İlki sanal ansiklopedi “Wikipedia”dan iktibas edilen “Ahrar Fırkası” maddesi; ki bu, epey kısa bir bilgi. İkinci parça, Bediüzzaman’ın “Kalbe ihtar edilen, içtimaî hayatımıza ait bir hakikat” başlıklı meşhur mektubu. Üçüncü parça ise, “Bir hakikatin rüyası: Rüyada bir hitabe” başlıklı ve de Risale-i Nur Enstitüsü imzalı, epey uzun bir inceleme; ki bu yazı “Köprü” dergisinden (sayı 128/Güz 2014) alınmış… (Fakat bu son parçanın kitabın muhtevasıyla alâkası yok; dolayısıyla ikinci baskıda kitaptan çıkarılması umulur!)

İlk iki bölümde kabaca Ahrar/Demokratların tarihçesinin (1856’daki Islahat Fermanı’ndan 5-10 sene sonra yeraltında/gizlice başlayan ve gelişimi 1908’deki İkinci Meşrûtiyet’e kadar süren 50 senelik bir vetireye dayalı “sivil inisiyatif” arayışları ve “cemiyetleşme/partileşme” çalışmaları) anlatıldığı eserin bize göre calib-i dikkat bölümleri üç, dört ve beş no’lu olanlar. Üçüncü bölümde “hürriyet ve demokrasinin önemi”ne dair hususlar (ki s. 65-74’te çizilen “Demokratların şeref tablosu” müthiş) anlatılmış, dördüncü bölümde mevzuyla alâkalı sorular ve cevapları yer almış, beşinci bölümdeyse Risale-i Nur’dan tesbitlerle Bediüzzaman’ın “siyaset” felsefesine yer verilmiş…

“DİKKAT ÇEKİLEN” HUSUSLAR

Yayınevinin “Takdim” yazısında Bediüzzaman ve müntesiplerinin siyasî görüşü aleni olarak şöyle kaydediliyor:

“(…)Bediüzzaman Said Nursî, ‘demokrasinin gerçek takipçisi ve savunucusu’ olarak gördüğü ‘demokrat’ misyon lehine bir siyasî tavır koymuştur. Bu hürriyetçi akım da Osmanlı Ahrar Fırkası’ndan başlayıp sırasıyla DP ve onların devamı olan AP ve DYP ile temsil edilegelmiştir. Bugün de bu çizginin bayrağı DP’dedir…” (s. 10)

Peşi sıra mevcut siyasî görüşteki kararlılık belirtiliyor: “Ölçülerini Risale-i Nur’dan alan Yeni Asya ekolüne mensup Nur Talebeleri, çizgisinde herhangi bir kırıklık olmadan her zaman ve zeminde millet iradesinin üstünlüğünü ve demokrasiyi savunmakta, insan hak[ları] ve hürriyetlerinin kâmil manada te’mini ve bu yolda elde edilen kazanımların korunması adına her türlü antidemokratik unsurla mücadelesini sürdürmekte, din hizmetlerine siyaset gölgesi düşürmeme hassasiyetini korumakta kararlıdır!”

VE BİRKAÇ İKTİBAS…

Mevzuyla alâkalı mühim birkaç husus ise kitabın “Giriş” ve “Sonuç” bölümlerinden:

* “Siyasetin dinde yeri her ne kadar yüzde 1 de olsa, o yüzde 1’lik vazifeyi terk ve ihmal etmek çok vahim neticeleri beraberinde getirecektir.” (s. 13)

* “Bediüzzaman ‘asrın müceddidi’ olarak, insanları her bakımdan sahil-i selâmete erdirecek çareleri Kur’ân’dan ders alıp insanlara anlatmakla görevli olduğu için, siyasetteki istikametli ve muktesit mesleği göstermek de vazifesidir. Bunun için siyasetin ilmini yapmış, hem siyasetçilere hem de seçmen olan tüm vatandaşlara yol ve yöntem göstermiştir.” (s. 139)

* “Bediüzzaman (…) siyasî hayatta hürriyetçiliği esas almış ve daima ‘Ahrar’ çizgisini takip etmiştir. Daha sonraki hayatta ise, Ahrar çizgisini [izleyen] Demokratlara destek olmuş ve inananları da Demokratlara destek olmaya dâvet etmiştir. Bediüzzaman sadece fikir vermekle kalmamış, bir aksiyon ve hayat adamı olarak fiilen de bunu ispat etmiştir.” (s. 140-141)

* “Siyasilerin hataları şahıslarını ilgilendirir; ama siyasî tercih hatası tüm ülkeyi ilgilendirir! Bediüzzaman, tercihini siyasilerin hatalarına göre değil, ‘siyasî tercihin doğru yapılması’ noktasına dikkatlerimizi çekmiştir. Bu nedenle Bediüzzaman’ın siyasî tercihi şahıs odaklı değil, fikir odaklıdır. / Bediüzzaman, siyasetçilerin yanlışlarına ‘ehvenüşşer’ diye bakarken siyasî tercih hatasını ‘azamüşşer’ olarak görür. (…) / İnsanlar siyasette tercihlerini siyasetçilerin yanlışlarına göre değil, siyasî çizginin doğruluğu bağlamında yaptığı zaman ülkenin önü açılmış olur. Bilinçli doğru siyasî tercih, Bediüzzaman’ın takip ettiği bu çizgidedir…” (s. 141)

Kısacası, “Ahrar ve Demokratlar” bağlantısı ekseninde hem bu kadim siyasî misyonun tarihçesini aktaran, hem de bu hareketin samimî müdafii ve destekçisi Bediüzzaman’ın gerekçelerini izah eden fevkalâde güzel bir çalışma…

Sipariş için: http://www.yeniasyakitap.com veya http://www.yeniasya.de

Orhan Güler

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*