NURDAN KATRELER

Ne Haydo, ne Haydar Ağa; Haydar demeli!

SİYASETTE MUKTESİT MESLEK Suâl : (Haşiye) “İnkılâptan on sene evvel, hükûmete nihayet derecede mûteriz olduğun halde, hükûmete hücum edenlere dahi îtiraz ederdin. Hattâ selâtin-i Osmâniyeyi ifratla senâ ederdin; hattâ derdin: ‘Muhtemeldir, Abdülhamid, muktedir değil ki […]

NURDAN KATRELER

Şahs-ı mânevî daha metindir

Eski zamanda değiliz. Eskiden hâkim bir şahs-ı vâhid idi. O hâkimin müftüsü de, onun gibi münferit bir şahıs olabilirdi, onun fikrini tashih ve tâdil ederdi. Şimdi ise, zaman cemaat zamanıdır. Hâkim, ruh-u cemaatten çıkmış, az […]

NURDAN KATRELER

Akıl ve adaleti istimal ediniz

Meşrutiyete Dair Telkinattır Ey verese-i enbiya ulema ve meşayih-i Ekrad! Merkezde olduğum için size tembih ediyorum ki: Bu zaman-ı ahirde fikr-i istibdadın sehab-ı muzlimi şems-i İslâmiyet’in ulviyet ve hüsn-i hakikîsini enzardan setretmişti. Hatta âdeta İslâmiyet […]

NURDAN KATRELER

Meşrûtiyetin ruhu, efkâr-ı ammedir

Suâl: “Şu Meşrûtiyet, büyüklerimizi, beylerimizi kırdı; fakat bâzıları da müstehak idi. Hem de, maddeten birşey görmeden yalnız Meşrûtiyetin nâmını işitmekle, kendi kendilerine düştüler. Bunun hikmeti nedir?” Cevap: Mânen herbir zamanın bir hükmü ve hükümrânı vardır. […]

NURDAN KATRELER

Meşrûtiyetin aklı kanundur, şahıs değil

Suâl: “İstibdat nedir; meşrûtiyet nedir?” mâhisidir. Sefâlet derelerinin esfel-i sâfilînine insanı tekerlendiren ve âlem-i İslâmiyeti zillet ve sefâlete düşürttüren ve ağrâz ve husûmeti uyandıran ve İslâmiyeti zehirlendiren, hattâ herşeye sirâyet ile zehrini atan, o derece […]

NURDAN KATRELER

Kuvvet şahısta değil, kanunda olmalı

Ey paşalar, zabitler! Cinayetlerime ceza ve şimdi suallerime de cevap isterim. İslâmiyet ise, insaniyet-i kübrâ; ve şeriat ise, medeniyet-i fuzla (en faziletli) olduğundan, âlem-i İslâmiyet, medine-i fazilet-i Eflâtuniye olmaya sezâdır. (Haşiye) Birinci sual: Gazetelerin aldatmalarıyla […]

1 2 3 163