Cezaevlerinde Risale-i Nur sevinci

Cezaevlerindeki keyfî yasakları gazetemizin manşetlerinden duyurduktan sonra geri adım atılması ve bu yöndeki uygulamaların son bulması sevince vesile oldu. Risale-i Nurlara kavuşmanın sevincini cezaevlerindeki okuyucularımız mektuplarla anlattı.

Yeni Asya’nın 27 Şubat’ta ‘Skandal’ başlığıyla manşetine taşımasının hemen ardından İzmir 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu ve mahkûmların koğuşlarındaki bütün Risale-i Nur’ların toplatılması kararından geri adım atılmıştı. Bu yanlış karardan tez zamanda dönülmesi ve koğuşların yeniden nurlara gark olması sevince medar oldu.

Gazetemize gönderdiği mektupla kamuoyunun bu yasaktan haberdar olmasını sağlayan İ.B. isimli tutuklu, yasağın kaldırılmasının ardından yeni bir mektup daha kaleme aldı. Bu mektup da Risale-i Nur’lar hakkında verilen serbestiyet kararının cezaevlerinde nasıl bir sevinçle karşılandığının güzel örneklerinden biri oldu.

İşte gazetemize gönderilen o mektup:

Bu ehemmiyetli meseleyle ilgilenmeniz ve gayretleriniz sonucu tutuklu bulunduğumuz yerde Risale-i Nur’lara olan yasak kaldırıldı ve dış kantin yolu ile temin edilmesine izin verildi. Tüm samimiyetim ile söylüyorum, tahliye edilse idim bu kadar çok sevinmezdim. Çünkü ben tahliye edilse idim fakat eserler yasak olarak kalsa idi, hürriyetin benim için bir manası olmayacaktı.

GÖZYAŞLARIMI TUTAMADIM

Hakikatlere karşı olan gereksiz tutum değiştikten sonra koğuşumuza gelen ilk eser Gençlik Rehberi oldu (03/03/2017 tarihinde temin ettik). Eseri ilk elime aldığım andaki duygularımı anlatamam. Ekmeğe, suya, havaya muhtaç olan bir insanın onlara kavuştuğu esnadaki hali nasıl olur ise ondan daha büyük bir sevinç oldu, gözyaşlarımı tutamadım. Ve o an bu hayırlı işe sebep olanlara çok dua ettim. Ve şuna da tüm can-ı gönlüm ile inanıyorum ki, eserlerin hapishanede tekrar serbestiyetine başta Üstad hazretlerinin ve eserlerin vücuda gelmesi ve neşrinde emeği bulunan tüm Risale-i Nur talebelerinin ruhları da haberdar olup memnun olmuşlardır.

ESERLER YENİ ASYA YAYINLARINA AİT

Koğuşumuzda şimdiden külliyatın yarısı tamamlandı ve büyük bir aşk ve iştiyak ile okunuyor. Ve manidar bir tevafuk söyleyeyim size. Dış kantin yolu ile temin edilen eserler Yeni Asya yayınlarına ait kitaplar. Bulunduğumuz ilçedeki kitapçıda bu yayınevine ait kitaplar satılıyor.

Üstad hazretlerinin tespiti ile “Hayırlı işlerin muzır manileri çok olur. Şeytanlar (çekemeyenler, kıskananlar…) bu hizmetin hadimleri ile çok uğraşırlar.” Bu sebepten dolayı sizlere yöneltilen ithamlara hiç kulak asmayın. Yaptığınız girişim ve gayretler sonucu eserlerin serbestiyetinden bizler nasıl memnun oldu isek, tahmin ediyorum ki izin verilen diğer cezaevlerinde de aynı memnuniyet, şükür ve dua vardır. Cenab-ı Hak sebep olanlara “Essebebü kel fail” sırrında okunan Risale-i Nur’ların harfleri adedince amel defterlerine hasıl olan sevapları yazsın ve ahirette necatlarına sebep olsun…

MEKTUBUNUZU BÜYÜK BİR SEVİNÇLE ALDIK

Öte yandan yine aynı koğuşta bulunan A.A isimli bir tutuklu ise şu satırları kaleme aldı:

Evet, sizdeki mesuliyet bilincinin meyvesi olan cevab-ı mektubunuzu büyük bir sevinç ile aldık ve gözyaşları içinde okuduk. Eşim de aynı cezaevinde, 4 aydır görüşemiyoruz. Kurum içi görüşme yasakmış, sadece mektup var. Mektup da 3 haftadır alamıyorum, nedenini bilmiyorum. Ama üç koca hafta mektubum gelmedi. Neden mi bundan bahsettim? Çünkü sizden gelen bu mektuba o kadar sevindim ki, sanki eşimden gelmiş gibi…

Yayınlarınızda muvaffakıyetler diliyorum. Aynı zamanda gazetenizin de cezaevlerine girmesini Cenab-ı Rahman’dan niyaz ediyor, tekrar ile göstermiş olduğunuz hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum.

Haber: Mücahit Çakır / mcakir@yeniasya.com.tr

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*