Dindar kesimin siyaseten zıt “kardeş”lerine dair…

Türkiye özelinde mütedeyyin kesimde iman noktasında “dost ve kardeş,” fakat siyaset noktasında “zıt ve muhalif” iki temel damar (yani İslâmcılar ve Nurcular, yani “Topuz”cular ve “Nur”cular, yani din bezirgânları ve Nur Talebeleri) hakkında bir kitap…

Siyaset tarihimizin 1876’da Birinci Meşrûtiyetle başladığını farz ile, monarşi (padişahlık) rejiminin Müslim-gayrimüslim halk temsilcilerinin teşkil ettiği bir parlamentoya geçit vermesiyle başlayan vetirenin sarsıntılara rağmen günümüze kadar gelebildiğini müşahede ediyoruz. Bu cihetten Türkiye’de tâ Osmanlı’dan bu yana tam 141 yıldır bir parlamento (meclis) an’anesinin mevcut olduğu bir vakıa. “Ara rejim” denilen demokratik usûl ve teamüle aykırı devirler de olmuş (“tek parti,” askerî darbeler vs.); fakat “meşrûtiyet/cumhuriyet/demokrasi” adı verilen “millet hâkimiyeti” ya da “halk iradesi” yaklaşık 1,5 asırdır “cemiyet ve politika” gündeminde, denilebilir.

İşte, gazeteci-yazar Şükrü Bulut ilk kitabında, Bediüzzaman Said Nursî’nin içtimaî ve siyasî fikirleri çerçevesinde genelde Osmanlı’nın ve Türkiye’nin demokrasi tecrübesini, özelde de bu tecrübenin en kuvvetli kanadını teşkil eden dindar kesiminin siyaseten birbirine zıt iki kardeşini mercek altına yatırıyor.

ESERİN MUHTEVASI

Bulut’un kitabı dört bölümden meydana geliyor:

1. “Siyasal İslâm”ın doğuşu,

2. Nurcuları bekleyen “Siyasal İslâm” tehlikesi,

3. Makaleler,

4. Hatime…

Elbette “ön söz” mahiyetinde “giriş” ve “son söz” mahiyetinde “sonuç” başlıklı kısımlar da mevcut.

Eserin yarısından biraz fazlasını üçüncü bölüm teşkil ediyor ki burası tam 176 sayfa! “Yazarın (…) Risale-i Nur’un yaşanan hadiselere nasıl ışık tuttuğunu gösterme niyetiyle [altı] sene zarfında [2009-2014] ‘Yeni Asya’da neşredilen makaleleri tarih sırasına göre kitapta yer almış.” (s. 8.)

Yeri gelmişken bizim açımızdan en mühim bölümün “Nurcuları bekleyen ‘Siyasal İslâm’ tehlikesi” adını taşıyan ikinci bölüm, en dikkat çekici kısımlarınsa dördüncü bölümdeki “Siyasal İslâm’ın yanlış din ve şeriat yorumları” ile “Siyasal İslâm’ın vartaları” olduğunu kaydedelim…

Yayınevinin (YAN) “takdim”inde de eser şöyle tanıtılıyor:

“Dinin siyasete âlet edilmesi ve inhisar altına alınmasının meydana getirdiği tahribatın tarihî süreç içinde birtakım iktidar ve saltanatlardan yola çıkılarak yaşanmış örnekleriyle ele alındığı bu çalışmada, Asr-ı Saadet’te uç veren Haricîlerden günümüzdeki IŞİD’e uzanan çizgide yer alan radikal unsurların sair din mensuplarını İslâmiyetten nasıl uzaklaştırdıkları da örnekleriyle ortaya konuyor. Osmanlı’daki demokrasi arayışlarına ve günümüze uzanan izdüşümlerine de yer verilen eserde, Şia-yı hilâfetin Müslümanlara verdiği zararlara dikkat çekiliyor. ‘Siyasal İslâm’ müntesiplerinin bilerek ya da bilmeyerek âlet olduğu medeniyetin sefih kısmıyla olan münasebetlerinin ve zararlı neticelerinin de gözler önüne serildiği çalışmada Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin ortaya koyduğu doğru ölçüler de veriliyor.”

BİRKAÇ TESBİT…

Şimdi de gelelim kitaptan bazı öğrendiklerimize…

*Siyasal İslâmcılar, demokrasiyi reddediyor (s. 13); dolayısıyla Yeni Osmanlılara, hürriyetçilere, meşrûtiyetçilere ve günümüzdeki Demokratlara karşılar. Bediüzzaman’ı ve de onun desteklediği Demokratları kıskandıklarından onlara karşı Kemalistlerle ittifaka girmekten çekinmiyorlar (s. 34 ve 46)! *Fikren Haricîlere dayanıyorlar (s. 21); bazı âyetlerin zahirî manalarıyla hükmetmeye kalkışıyor (s. 26), fakat sıkıntılı zamanlarda şeriatı ağızlarına bile almaktan imtina ediyorlar (s. 26)! *“İttihad-ı İslâm”a zarar veriyorlar (s. 32-33), hattâ karşılar (33-34); ittihad-ı İslâm’ı “her Müslüman’ın kendilerine biat etmesi” şeklinde algılıyorlar (s. 263)! *Meşveret ve şûrâ ile demokrasiyi netice verecek “hürriyet” fikrine karşılar (s. 35). *“Hak sadece ve yalnızca benim mesleğim!” diyerek kendileri dışındakileri “haksız”lıkla itham edip (s. 35) “inhisar” manasında “din milliyetçiliği” yapıyorlar. *Kendilerinden olmayan dindar siyasetçileri, yani Demokratları “masonluk” gibi İslâm karşıtı sıfatlarla kirletmeye çalışıyorlar (s. 36-38); kendilerine en büyük engel olarak Demokratları görüyorlar, dolayısıyla bilhassa 1969’dan 80’e kadar hayatlarının saldırısını onlara yöneltmişler (s. 37-38). *M. Kemal’i şuurluca destekleyip (s. 38-39), Kur’ân’ın men ettiği “en dinsiz, ahlâksız ve Kur’ân’a açıktan düşman”larla hulus birliği yapıyorlar (s. 41). *Avrupa’yı iyi tanımadıkları gibi Avrupa’nın iyisi (Hıristiyan Avrupa) ile kötüsünü (dinsiz Avrupa) aynı kefeye koyuyorlar (s. 45), Avrupa’yı toptan “dinsiz” olarak vasfediyorlar (s. 262). *Dünya barışını ve Müslümanların menfaatini netice verecek her beynelmilel teşebbüse (CENTO, AB vs.) karşılar (s. 54)…

BİRKAÇ DA İKTİBAS…

Son olarak da kitaptaki pek manalı yüzlerce paragraftan birkaçını aktaralım:

“Süleyman Demirel’den Namık Kemal’e takip edeceğimiz ‘hürriyetçiler’ zincirinin öne çıkmış hangi ismini ‘mason’ olarak lanse etmişlerse Siyasal İslâmcılar, biliyoruz ki o isimler az-çok demokrasiye hizmet etmişler…” (s. 37.)

“‘Siyasal İslâmcılar’ın dindarlık ve salâhatlerini millete propaganda ederlerken diğer taraftan hem dâhildeki (…) hem de hariçteki en dinsiz ve vatanımıza düşman olanlarla ittifak ettiklerine 1940’lı yıllar kadar 1970’li, 1980’li ve 2000’li yıllar onlarca numunelerle ispat ediyorlar. İşin en elîm ve yürek burkan ciheti de, halkın maalesef o namaz, salâhat ve din propagandalarından dolayı onların ihanetlerini görememeleridir…” (s. 43.)

“Kemalizmin veya Deccaliyetin ‘Siyasal İslâm’ hareketlerine destek olup onları menfaatleri için geçici iktidarlarına taşımadıkları zamanda Nurculara musallat ‘Siyasal İslâm’ pek zayıf kalır. Şayet demokrasi de kısmen yürürlükteyse Siyasal İslâmcıların Nurculara bulaşması az olur; fakat Kemalist bir ihtilâlin ardı sıra gelen süreçte Nur Talebeleri, ‘Siyasal İslâm’ın cemaatleşen ve bazen sistematize hâle gelen hücumlarıyla karşılaşır…” (s. 63.)

Kısacası, mevzuyu bilenlerin bilgilerini pekiştirmesine, bilmeyenlerin de bilgilenmesine vesile olacak mühim ve kıymetli bir çalışma! Lütfen okuyunuz, okutunuz…

SİYASAL İSLÂM VE NURCULAR

Yazarı: Şükrü Bulut
Sayfa Sayısı: 304
Ebatları: 13,5 x 19,5 cm
Türü: İnceleme
Yayınlayan: Yeni Asya Neşriyat
Yayın Tarihi: Haziran 2015

Sipariş için: www.yeniasyakitap.com veya www.yeniasya.de

Orhan Güler

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*