| Laik Bir Siyasal Sistemde Dindarca Yaşanabilir mi? |
|
|
| İhsan Torunoğlu tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 01 Ağustos 2007 01:00 |
|
Sayfa 1 / 6 Din devlet ilişkileri yaygın olarak laiklik üzerinden tartışılan
bir konudur. Tartışmalar genellikle şu soruları cevaplamaya çalışmaktadır:
“Laiklik nedir?” “Bu kavramın Türkiye’deki yaygın algılanışı ile tarihsel
orijinine uygun tanımı arasında bir farklılık var mıdır?” “Demokrasi ile laiklik
arasındaki gerekirlik ilişkisi nasıldır?” “Laiklik olmadan demokrasi mümkün
müdür?” “Türk devleti laik midir?” Sayılan sorulara “Laik bir siyasal sistemde
dindarca yaşanabilir mi?” şeklinde bir soru daha ilave edilebilir.
Laiklik Kavramı ve Türkiye’de Laiklik Olgusu Laikliğin “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” şeklinde tanımlanmasında siyaset sosyolojisi bakımından bir yanlışlık yoktur. Öte yandan, Türkiye’deki “laikliğin gerçekliği” ile ona alem olarak kullanılan “laiklik kavramı” arasında tevili zor bir farklılık bulunmaktadır. İdeolojik tartışmalar bir kenara bırakılacak olursa, Türk devletinin laik bir sisteme sahip olduğu söylenemez. Çünkü, Türkiye’de din ve devlet ilişkileri birbirinden ayrı değildir. Laikçi iddiaların aksine, Türkiye’de dinin devleti belirlemesinden değil, devletin dini belirlemesinden bahsedilebilir. Devlet istediği zaman, istediği konu ve şekilde dini kendi politikaları için bir araç olarak görmekte ve kullanmaktadır. MEB’den sonra en büyük kadroya sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı bile bu ülkenin laik olmadığının tek başına argümanı sayılabilir. Vicdan işi olan inancın devlet tarafından kontrol edilmesi, yönlendirilmesi, kişinin neye, hangi mezhebe, hangi yaklaşıma inanacağının belirlenmesi laiklikle nasıl tevil edilebilir? Devletten görece özerk ve sivil bir Diyanet teşkilatının gerekli olup olmadığı ayrı bir tartışma konusudur. Diyanetin ihdas edilmesi resmi politikalarla çelişebilecek, sivil toplum içinde kontrolsüz şekilde gelişebilecek yorum ve pratiklerin disiplin altına alınmasına yöneliktir. Böyle bir yönelim “Türkiye’ye özgü şartlar..” gibi gerekçelerle izah edilmeye çalışılıyor. Türkiye’ye özgü şartlar makul karşılanabilir; ama bu yapının ısrarla laik olarak tanımlanması ne mantıklıdır, ne de anlaşılabilirdir. Resmi ideolojinin çağdaş yorumcularından biri olarak kabul edilen Gündüz Aktan, Türk laikliğinin “Maturidi-Hanefi” içeriğinin bulunduğunu, din ile ilgili ortaya çıkan karşıt hassasiyetlerin “Selefi İslam”a karşı geliştiğini ve toptan din karşıtlığının Atatürk Laikliği ile değil sonraki laiklik ile ilgili olduğunu savunmaktadır. İçeriğinin pozitivist ve materyalist ideolojilerce doldurulduğu Atatürk sonrası din karşıtı laikliğin altının kuşkusuz kalın çizgilerle çizilmesi gerekir. İlk dönem laiklik anlayışında, işlevsel bakımdan, oligarşik merkezin çizdiği doğrultuda olması ve tek ulus-tek vatan şuurunu desteklemesi şartıyla din reddedilmiyor. Hutbelerde vatana, millete, orduya dua ettirilmesi, vatan ve millet uğruna ölmenin şehitlikle irtibatlandırılması bu laiklik yaklaşımı için yanlış değildir. Laik bir ülkede tek tek bireylerin dini motivasyon ile kendilerini feda etmeleri laiklikle çelişmemekle birlikte, resmi politika ve söylemin vatan ve millet için ölmeyi dini naslara dayandırması laiklikle çelişmektedir. Aktan’ın belirttiği, dindarların da pek hoşlandığı, bu laiklik anlayışında din, milliyetçi ve devletçi ideolojinin pekiştirilmesinde bir araç olarak kullanılmaktadır. Din kültürü derslerinde dinin kültüründen öte Sünni-Maturidi itikat ve pratiğin öğretilmesi de laikliğe aykırıdır. Dini bilgi ve pratikleri herkesin kendi çocuğuna öğretilmesini istemesinin demokratik olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Fakat, başka inanç ve mezhepten olanların, hatta dinsiz olanların çocuklarına belirlenen din ve mezhebin öğretilmesi laiklikle çelişen bir durumdur. Dindar çevrelerin Diyanet İşleri’ni sorguladıkları pek söylenemez. Nitekim, demokrasi, inanç ve ibadet özgürlüklerini söylemleştirip bu hassasiyet üzerinden oy alan iktidar partisi Diyanet’i sorgulamak yerine, onun kadrosuna 5 bin kadronun daha ilave edilmesini gündeme getirmiştir. Dindar çevreler de, toplumun diğer kesimlerinden farksız bir şekilde, niteliğine bakmaksızın devlet-i aliyeye intisap etmeyi, ama hepsinden önemlisi hazineden geçinmeyi böyle soyut, karın doyurmayan boş laflara her zaman tercih etmektedir.
|
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Karadeniz Ereğli Anadolu İHL’den ... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Yemeğe tuz ile başlamak |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Sanata Dair -2 Devrimci sanatta c... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 68 ziyaretçi var.

Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Yorumlar
Tebrik ediyorum çok önemli bir yorum olmuş. Hiç bu açıdan düşünmemiştim.
Dinin sahibi Allahtır,sınır ve ölçülerini ancak O belirler.Dindarda bu sınır ve ölçülere teslim ve tabi olmuş kişidir.Dolayısıyla kimin ne yapacağı çok açıktır.
Bu nasil bir vicdansizlik!
Hz. Muhammed: "dinimizde ruhbanlık yoktur."
bilmem anlatabildim mi.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için