En yakın Risale-i Nur sohbeti nerede(!)?

Geçmiş asırlara bakıldığında tıp ilminin çok ilerlediği belli, ama ‘ölüme geçici bir süre hayat rengi’ verilebilmiş olsa bile son tahlilde galip gelen “ölüm” değil mi? Tıp ilmiyle uğraşanlar, “Şu hastalığı öldürdük, bu hastalığın tedavi çaresini bulduk” diye belki de haklı olarak övünüyorlar; ama sıra “ölüm”e geldiğinde herkes susuyor…

Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Azmi Özler, “Kalp Haftası” dolayısıyla yayınladığı mesajda, dünyada her yıl 17,5 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 200 bin kişinin, kalp damar hastalıkları dolayısıyla vefat ettiğini belirtmiş. Bu arada, kalp hastalıklarının halen dünyada ölüm sebepleri arasında birinci sırada yer aldığına da dikkat çekmiş. Meselâ, 50 yıl önceye nisbetle bugün, ‘kalp hastası’ olmak ‘nezle olmak’ gibi görülüyor, ama ölüm kapısını kapamak yine de mümkün değil.

Prof. Dr. Azmi Özler’in dikkat çektiği bir nokta var ki, üzerinde durulmalı. Modern hayatın getirdiği sorunlar ve ekonomik durumun iyi olmasıyla kalp damar hastalıklarının arttığının düşünülebileceğini kaydeden Prof. Dr. Özler, mantıksal bir yaklaşım olmasına karşın yapılan istatistiklerin bunu doğrulamadığını hatırlatmış. (AA, 4 Nisan 2013)

Evet, istatistikler doğrulamamış olsa bile ilim ehlinde ciddî bir şüphe var: Modern hayatın getirdiği problemler ve ekonomik durumun iyi olmasıyla kalp damar hastalıklarının artması arasında bir bağ var. Dikkat edelim, “ekonomik durumun iyi olması, daha zengin olunması, daha ‘lüks’ yaşanması” kalp hastası olmanın bir sebebi olarak görülüyor! Normalde tam aksi düşünülmez mi? “Bu insan fakir, bin bir türlü derdi var, yemesine içmesine dikkat etmiyor, ‘et’i bayramdan bayrama görüyor, o halde kalpten gider!” diye düşünülebilir. Ama uzmanlar istatistik bilgisiyle bunu ispat edememiş olsa da tam aksini düşünüyor: “(Bilmana) Maddî imkânları daha iyi olanların kalp hastası olma ihtimali daha yüksek!

Prof. Dr. Özler, şu bilgileri de paylaşmış: “Sağlıksız beslenme, motorlu taşıtların yaygınlığı, hava kirliliği, stres, düzensiz şehirleşmenin getirdiği olumsuzluklar, kalp damar hastalığına yakalanmada en önemli faktörler olarak ortaya çıkıyor. Çarpık kentleşmenin getirdiği sıkıntılar, yeşil alanların azalması, parkların yerini plaza ve alışveriş merkezlerinin alması, trafik sorunu, fast food dolayısıyla geleneksel mutfaktan uzaklaşılması, iş stresi, sigara kullanım oranının çok yüksek olması ve çağın hastalığı obezite sonucunda Türkiye’de kalp damar hastalıklarından ölüm oranının gittikçe artacağı öngörülüyor.”

Peki, ne yapmalı? Prof. Dr. Azmi Özler’in tavsiyelerinin bir kısmı şöyle:

* Sigara içiyorsanız en kısa zamanda bunu terk etmeli hatta sigara içilen ortamlardan kaçınmalısınız.

* Bulunduğunuz şartlar ne olursa olsun iyimser olmaya çalışın. Karamsarlık, kin ve nefret duygularının yaşamı kısalttığı çalışmalarla kanıtlanmıştır.

* Özellikle fast food gıdalardan uzak durun. Hareketsiz yaşamdan uzak durun. Kendiniz ve kalp damar sağlığınız için her gün yarım saat yürüyüşe vakit ayırın. Yakın mesafeleri araç yerine yürüyerek gidin, asansör yerine merdivenleri kullanın. Yürüyüşlerinizi (bulabilirseniz!/fç) sahilde ya da ormanlık arazilerde yapın.

* Tuzdan ve tuzlu mamullerden uzak durun. İdeal kilonuzda olmaya çalışın. En basit önlem, yiyeceklerinizi yarıya indirmek hareketinizi ikiye çıkartmak olabilir.

* Arkadaş çevrenizi tekrar düzenleyin. Size, stres ve negatif enerji veren kişilerin yerine pozitif katkısı olan, neşeli, bol sohbetli kişiler ile görüşün. İyi dostlukların, ömrü uzatıcı etkisi vardır.

Bu tavsiyelerin hepsi güzel, ama bence en can alıcı tavsiye, “Arkadaş çevrenizi tekrar düzenleyin. Size, stres ve negatif enerji veren kişilerin yerine pozitif katkısı olan, neşeli, bol sohbetli kişiler ile görüşün. İyi dostlukların ömrü uzatıcı etkisi vardır” şeklinde olanıdır. Bu tavsiyeyi, “Risale-i Nur sohbetlerine gidin, Risale-i Nurları okuyanlarla arkadaş olun, onlarla birlikte ‘stres’ atın” şeklinde anlayabiliriz.

“En yakındaki Risale-i Nur sohbeti nerededir?” dediğinizi duyar gibi oldum…

image_pdfimage_print

BENZER KONUDA MAKALELER:

4 Yorum

  1. Selamun Aleyküm değerli ilgili kardeşim. Ben bayanlar için risale-i nur derslerine katılmak istiyorum. İstanbul Anadolu yakasında ikamet ediyorum. Gerekli yardımda bulunursanız sevinirim.

  2. Selamun aleyküm arkadaşlarım ben risale’i nur derslerine sohbetlerine katılmak istiyorum Avrupa yakası Başakşehir

  3. selamun aleykum kardeslerim. konyaya tasindik. ablalar ve abiler icin sohbete katilabilecegimiz yer konusunda yardimci olabilrmisiniz

  4. Selamun aleyküm ben Antalya Serik kadriye mahallesindeki sohbetlere katılmak istiyorum yardımcı olurmusunuz

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*