Erdoğan – Hoca kavgası

SİYASET GÜNLÜĞÜ

altErdoğan Hoca kavgası devam ediyor.

Son beyanlara bakılırsa hiç de hız keseceğe benzemiyor.

17-25 Aralık sonrası başlayan kavga;

15 Temmuz sonrası büyük bir tasfiye hareketine dönüştü.

Erdoğan cephesi elinden gelse Hocaya uzaktan selam verenleri bile hapse tıkacak.

Büyük bir kin, büyük bir öfke, büyük bir ihanete uğrama duygusu var iktidar cephesinde.

Bu durum da kavgayı şiddetlendiriyor.

Aldatılmışlık…

İhanete uğrama duygusu tahammülü zor duygulardır…

Zaten Erdoğan-Hoca kavgasının temelinde de bu duygular var.

Tıpkı karı ve koca kavgası gibi.

Düşünün bir kez.

Bir karı koca mutlu bir evlilik kurarlar. Güzel imkanlar elde ederler. Hayatları çok güzel geçer iken bir gün gelir taraflardan birisi ihanet eder. Bir diğerini aldatır ve tamiri mümkün olmayan sonuçlara yol açar.

İşte o zaman karı koca arasında bir kavga başlar.

Hatta iş cinayetlere kadar varabilir.

Dikkat ediniz!..

Aile cinayetlerinin bir çoğu aldatılmışlık ve ihanet sonucu ortaya çıkar.

İşte bu gün yaşanan Erdoğan-Hoca kavgası da tam buna uyuyor.

AKP iktidarının ilk yıllarını hatırlayın şöyle bir.

İktidar ile Hoca arasında çok güzel ilişkiler vardı.

Devlet imkanları Hocanın önüne seriliyordu.

Okullar, yurtlar, üniversiteler, devlet kadroları ve daha niceleri.

Öyle ki Erdoğan “Ne istediler de vermedik” diyordu.

Hoca ise, “Ölüleri de kaldırıp bunlara oy versin” diye karşılık veriyordu.

Al gülüm ve ver gülüm yani…

Bu sayede Hoca cenahı palazlanmış, ülke sınırlarını aşarak yedi kıtada faaliyet yapmaya başlamıştı.

Ama ne olduysa oldu.

Bir anda bu birliktelik bozuldu.

17-25 Aralık ile Erdoğan ekibi ihanete uğradığı hissine kapıldı.

Ve bu tarihten sonra ise bu büyük kavga başladı.

İşte bu ihanete uğrama duygusu ile Erdoğan, Hocanın en küçük elemanlarına bile düşman oldu.

Kadın, kız, çoluk, çocuk, yaşlı, genç her kesimine…

Bu durum da elbette ki ölçünün kaçmasına vesile oluyor.

Hukuk cinayetleri ve zulümler de peşinden geliyor.

İş nereye varacak, bilinmez…

Ancak;

Erdoğan ve Hoca kavgasının özeti işte bu.

Ancak bu görünen yüz.

Bir de işin görünmeyen yüzü var.

Perde gerisinden bu işleri organize edenlerin farklı maksatları gözüküyor.

Derin güçlerden bahsediyoruz.

Onların bu hadisede birinci maksadı Hoca ve ekibini tasfiye etmekti.

Bu Erdoğan eli ile gerçekleşti.

İkinci maksatları ise 15 Temmuz ile tüm dindar kitleyi terör töhmeti altında bırakmak idi.

Bu noktada da istekleri oldu gibi…

Görünen o ki üçüncü bir maksat da bizzat Erdoğan cephesini tasfiye etmek.

Bu gün için Hocaya yönelmiş olan oklar Erdoğan’a da dönecek.

Bu kaçınılmaz.

Bakalım bu tasfiyede de başarılı olabilecekler mi?

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*