Anasayfa Gündem Basından Seçmeler Tâlût ile Câlût kıssasından asrımıza yansıyanlar
Tâlût ile Câlût kıssasından asrımıza yansıyanlar Yazdır e-Posta
Baki ÇİMİÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 23 Kasım 2010 12:00
Kur’ân’da “Yaş ve kuru ne varsa ap açık bir kitapta yazılmıştır”1 âyeti mucîbince, bu tür kıssaların bizlere, yaşadığımız asra ve olaylara çok önemli izdüşümleri olduğuna inanıyorum.

Tâlût ile Câlût hâdisesi Kur’ân’da bahsedilen bir kıssadır. “Tâlût, ordu ile hareket edince dedi ki: ‘Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihân edecek. Kim ondan içerse, benden değildir.
Kim de onu tatmazsa, işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır).’ Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler. Tâlût ve berâberindeki îmân eden kimseler nehri geçtiklerinde ‘Bizim bugün, Câlût ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok’ dediler. Allah’a kavuşacaklarına inanıp, bilenler ise şu cevabı verdiler: ‘Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah, sabırlılarla berâberdir.”2 “Câlût ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: ‘Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!”3 “Derken, Allah’ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Câlût’u öldürdü...”4

Kur’ân’da geçen Tâlût ile Câlût hâdisesinin geniş açıklamasını İslâmî kaynaklarda ve tefsirlerde bulabiliriz. Biz ise burada Hz. Mehdî ile Tâlût arasında benzerliklerin olduğuna ve Hz. Mehdî’nin askerlerinin Tâlût’un nehri geçen askerleri kadar az olduğuna dair hadîsi ve diğer bazı açıklamaları paylaşmak istiyoruz. Çünkü, Hz. Mehdî’nin etrafında toplananların sayısı oldukça azdır. Ama ihlâslıdırlar, sâdıktırlar ve sebatkârdırlar. Yılma bilmeyen bir azîm, korku bilmeyen bir cesâret, ender rastlanan bir fedakârlık içersindedirler.

“Evet, onların başlangıçtaki sayıları Bedir Ashâbı, yanî 313 kişi kadar, Tâlût’la nehri geçenler kadar az, kalpleri uzlaşmış, şehid düşenlerine üzülmeyen, kendilerine katılanlara sevinmeyen”5 kimselerden müteşekkildir. Onlar Allah yolunda kınayanın kınamasından, dedikodusundan korkmazlar.6 Hz. Ali’nin (ra) belirttiğine göre, bu insanlar hiçbir şeyden korkmaz, hiçbir menfâate de sevinmezler.7 Azdırlar ama bir ordu kuvvetindedirler. Onun için, Bedîüzzamân Hazretleri’nin ifâdesi ile “Ne kadar da az olsalar, mânen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.”8

İhlâs, sadakat, tesânüd, sebât ve cesâret dolu bu topluluğun halleri, Hz. Musa (as) zamanında Câlût’la mücadele eden Tâlût’u andırır. Tâlût’un kuvveti azdı. Emirlere uymayıp bir imtihân vesîlesi olan nehirden su içip gevşeyen, Câlût ve ordusuna güç yetiremeyeceklerini söyleyen askerlere karşı, her şeyi göze alan fedakâr ve cefakâr az bir grup ise şöyle diyordu: ”Nice az topluluk vardır ki, Allah’ın izniyle çok topluluğa galip gelirler.”9

Tâlût ve Câlût hadisesi yukarıya aldığımız şekliyle âyet ve hadîslerde ifâde edilir. Bu kıssa ile ilgili şu önemli tespitleri yapabiliriz:

* Tâlût peygamber olmadığı halde bir peygambere gelen vahiy ile inananlar ordusuna komutan olmuştur. O dönemde peygambere gelen bir emri ordusuna duyurur ve nehirden izin verilen kadar su içilmesi noktasında vahyin ölçüsünü ordusuna açıklar.

* Tâlût peygamber değil, bir komutandır. Ancak peygamber olan Hz. Davud (as) peygamber olmayan bir komutanın komutası altında savaşmaktadır.

* İnananların sayısı başta çok olmasına karşılık sıcak ve yorgunluk nedenleriyle emrin ve vahyin oluğu yerde emre değil de şartların gerektirdiği zorluklara aldanarak nefsî ve hissî davranıp büyük bir kısmının nehirden izin verilenden fazla su içmeleri ibretlik bir durumdur.

* Nehirden su içmeyen ya da izin verildiği kadar su içen az sayıdaki tâifenin izin verilen kadar su içmesi ile korkusuz oluşları ve cesâret kazanmaları emre itâat etmenin ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından ma’nîdâr bir hadisedir.

* Ekser askerlerin nefislerinin istediği kadar nehirden su içmeleri ve su içenlerin şişmeleri, korkmaları ve savaşacak takâtlerinin kalmaması çok ibretli bir olay olarak Tâlût kıssasında önümüzde durmakta ve bize çok önemli dersler vermektedir.

* Su içmeyen veya verilen izin ve emir kadar su içenlerin Câlût ile yapılan savaş sonucunda gâlib gelmeleri ise çok harika sırları taşımaktadır. Burada gâlib olanların sayısının az olması da çok ma’nîdârdır.

* Câlût, Hz. Davud’un (as) sapan taşı ile öldürülür. Burada da ince dersler ve sırlar olduğu kanaatindeyim. Bu sır “vahy-i semâvî kılıcıyla o müthiş dinsizliğin şahs-ı mânevîsini öldürür”10 hakîkati ile âhirzamândaki dinsizlik cereyanının öldürülmesine ve “Âl-i Beytten Muhammed Mehdî isminde bir zât-ı nûrânî, o Süfyanın şahs-ı mânevîsi olan cereyan-ı münafıkâneyi öldürüp dağıtacaktır”11 hakîkatine işâret ve beşâret olabilir.

“Mehdî’nin ordusu zaman zaman darbeler yiyecek, zaman zaman o çetin görevi üstlenememek, rahatlık meyli; can, mal, mevkî korkusu gibi çeşitli sebeplerle kendisinden ayrılanlar olacaktır. Ancak onlar buna aldırmayacak.”12 “Ayrılanlar da, muhalifler de ona zarar veremeyecek. O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir.”13 Böylece “Mücâhede edenlerle sabredenler ortaya çıkarılmış”14 olacaktır.

Tâlût’un ordusunda bulunan askerlerin çoğu imtihân olacakları nehirden su içerler. Nehirden çok az su içilmesine izin olduğu halde ordudan çok az bir grup hariç su içerek Allah’ın emrine uymayıp imtihânı kaybederler. Tabîi ki bu yapılan savaş maddî bir savaştır. Şartları önceden vahiyle belirlenmiş olan bu savaşta gâlib olanların sayılarının azlığı ve sadâkatleri onları Allah’ın yanında makbûl yapmış ve Efendimiz (asm) de Hz. Mehdî’nin askerlerinin sayısını, samîmiyetini ve sadâkatini Tâlût’un nehri geçen askerleri ile irtibatlandırmıştır.

Tâlût’un zamanındaki nehir bir imtihân vesîlesi olarak önümüzde duruyor. Bu zamanımıza bakan cihetleri ise, nefsimize göre olan şartlara aldanarak Allah’ın emri yerine nefsî ve hevesî arzular ön plana alınmaktadır. Dünyevîleşme hastalığı olarak önümüze serilen hazlar ve mallar, tüketim çılgınlığı, isrâf ve eli delik olanın avına düşerek âhirzamân nehrinden içilen sular yürekleri sızlatıyor. Derin sulardan verilen imkânlarla sun’î şişmeler ve hak karşısında verilen rüşvetler ve ta’vizler vicdanları yaralıyor. İslâmın en mukaddes ahkâmları âhirzamân nehrinin dehşetli nehrinden içilen sularla dünya için fedâ ediliyor. Müslümanların kuvveti hakta ve ihlâsta arama yerine maddede ve ekonomide arama gayretleri ibretlik bir hâdise olarak günümüzde yaşanıyor. Ehl-i İslâmın özellikle fütûhatı siyâsî noktalardan araması ve beklemesi; bütün kuvvetlerini ve himmetlerini bu yollara sarf etmeleri, âhirzamân asrındaki dehşetli nehirden içilen suyun ne kadar etkili ve te’sîrli olduğunu gösteriyor. Halbûki asrımızın müceddidi olan Bediüzzaman Hazretleri; “Bütün kuvvetinizi hakta ve ihlâsta bilmelisiniz”15 diyerek güç, para, ma’kâm ve imtiyazlar yerine hakta ve ihlâs düstûrunda sebat etmeyi söylemektedir.

Dıpnotlar:

1- En’âm Sûresi,59

2- Bakara Sûresi,249

3- Bakara Sûresi,250

4- Bakara Sûresi,251

5- Kitabu’l Burhan s:57

6- İbni Mace.10:259

7- Sıdık Han,el-İzâa-s:128

8- Emirdağ Lâhikası,2006,s:456

9- Bakara Sûresi;249

10- Mektubat,2005,s:16

11- Mektubat,2005,s:94

12- Ramuzü’l-Ehâdîs,s:476

13- Ramüzü’l-Ehâdîs,s:487

14- Âl-i İmran Sûresi,142

15- Lem’alar,2005,s:393

Bu makale 13355 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün6254
    Dün11971
    Bu Hafta50980
    Bu Ay6254
    Toplam12160926

    Sitede şuan 353 ziyaretçi var.


    Günün Karikatürü

    Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
     Risale-i Nur’a ekmek ve ilâç gibi ihtiyaç var

    Risale-i Nur’a ekmek ve ilâç gibi ihtiyaç var

    Risâle-i Nur’un en önemli özelliklerinden birisi, sadece iddia etmemesi, aklî, mantıkî, ilmî, vicdânî deliller ile ispat ve izah etmesidir: “Risâle-i Nur, Kur’ân’ın bir mânevî mu’cizesi olarak imânın esâsâtını kurtarıyor. Mevcut imândan istifâde cihetine değil, belki çok deliller ve parlak bürhanlar ile imânın isbatına ve tahkikine, muhafazasına ve...

    ... Ve mahzun Ayasofya

    ... Ve mahzun Ayasofya

    Topkapı Sarayı sonrasında büyük bir heyecanla Ayasofya Camiine geçtim. Ayasofya’nın içine girip gezmek nasip olmadı, ama hemen yanında, 1991 yılında ibadete açılan küçük bölümünde ikindi namazını eda ettik. Orada, sadece o küçük bölümünün değil Ayasofya’nın tamamının cami olarak tekrar ibadete açılması ve buraya müze kartla falan değil, abdestle...

    Küçük Sözler ve bandrol

    Küçük Sözler ve bandrol

    Tarihî ve çok manidar bir tesbitle bu korkunç bandrol olayına döneceğim. Takriben 1970 yıllarında adlî tatile az bir zaman kala, Nurun Avukatı merhum Bekir Berk Van ilimizde. Gelişinin birinci sebebi; Van Çatak ilçesinde soy ismi “Baynal” olan bir terzi ağabeyimiz Nur Külliyatı’ndan “Küçük Sözler” kitabını iş yerinde bulundurduğu için mahkemeye verilmiş. Gün...

    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

    Bayram zehir olmasın

    Bayram zehir olmasın

    Bu seneki Ramazan, yılın en uzun günlerine ve en sıcak mevsimine denk geldi. Tuttuğumuz oruçları Cenâb-ı Hak, kabul ve makbul eylesin. Gerek oruçlu halde ve gerekse Ramazan sonrası beslenme alışkanlıklarında ciddî değişiklikler olması sebebiyle, şeker, ritim, tansiyon, metabolizma, sinir sistemi gibi mekanizmalarda da önemli ölçüde değişimler meydana geliyor. var...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    Ömer Terzi, üniversitedeyken bir kaç arkadaşıyla sanat ve tiyatro anlamında farklı düşüncelere sahiptir. Hedeflerinde hep Bediüzzaman’la ilgili bir ...

    Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir. Kısaca ...

    Risale-i Nur Enstitüsü Genel Sekreteri Ahmet Dursun,

    8. Risale-i Nur Kongresi’nin konusunun neden “milliyetçilik” olarak tesBit edildiğini açıklarken, ...

    Amerika’da üniversite okuyan eşiyle tanışarak Müslüman olan Aslı Sancar, hayatını ve Müslümanlığa geçişinde yaşadığı serüveni Yeni Asya’ya ...

    Yeni Asya’nın sorularını cevaplayan Taraf yazarı Hilâl Kaplan, eserleri, hayatı ve özgün duruşuyla Said Nursî’nin kendisini en çok etkileyen ...

    Kastamonu Lahikası’nda yer alan 35’inci Mektub’da [Y.Asya Neş. nüshasında, Barla Lahikası: 284. mektub) Bediüzzaman Hazretleri’nin Nur Talebelerine ...

    Gittiğimiz yerlerden şevkle dönüyoruz… ‘Risale-i Nur’da şevk kaynakları’ konulu seminer çalışmamızı bu hafta sonu Uşak ve Afyon’da paylaştık. Rabbim, ...

    Ankara Emek Can Kardeş Dergisi okuyucularının düzenlediği Isparta ve Barla gezisi heyecan dolu geçti. Oluşturulan gezi ekibi ilköğretim ve lise ...

    Nevşehir’de Risale-i Nur hizmetleri günden güne artarak devam ediyor elhamdülillah. Geçtiğimiz ay hizmete giren Yeni Asya Hanımlar Hizmet ve Kültür ...

    UTESAV’ın düzenlediği panelde konuşan Yazar Müfid Yüksel, Müslüman Kardeşler hareketinin Hasan el-Benna’dan bu yana gelen tecrübesinin mutlaka ...

    Genel Yayın Müdürümüz ve Başyazarımız Kâzım Güleçyüz, geçtiğimiz Pazar akşamı Asya Nur Kültür Merkezindeydi. Pursaklar ilçesi ve civar semtlerden ...
    KONYA Aydınlar Ocağı’nda Hz. Peygamber ve Kadın Hakları’nı anlatan yazar Halil Uslu, kadınlara şiddetin ayyuka çıktığı bir dönemde erkeklere; “Bir ...
    Yeter ki ihlâs zedelenmesin. Yeter ki karşılıklı uhuvvet hükümferma olsun. Yeter ki tesanüd, birlik beraberlik devam etsin. Gerisi kolay.

    Hizmet ...

    “Anayasa değişikliği” tartışmalarıyla birçok önemli olay, satır aralarında kaldı. Bunlardan biri Başbakan Erdoğan’ın kızıyla birlikte Panora ...

    İnsanoğlunun gaflet nazarıyla göremediği hatta dikkate almadığı kavramlardan biridir “muhasebe, nefis muhasebesi”. Muhasebe, sözlükte “hesaplaşma, ...

    Suriye’de Hama, Humus, İdlip, Dera ve Şam’ın banliyöleri olmak üzere dalga dalga yayılan gösteriler, başkent Şam’ın merkezine de ulaştı. Yoğun ...

    Daha birkaç yıl öncesine kadar insanlığın teknoloji ve sanayideki gelişmeleri, birer insan olarak hepimizi heyecanlandırır, bu gelişmelerle ...

    İnsan Hakları İzleme Komitesi, Fransa’nın burkayı yasaklama çabalarını Müslüman kadınların haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle ağır şekilde ...

    Çok gezen mi, çok yaşayan mı bilir?” sorusunun cevabını bilirsiniz. Çok gezen bilir. Yeni yerler görüp, yeni insanlar tanımak, farklı bilgiler ve ...

    Beşşar Esad, geçen sene Ağustos ayında Şam’a “son bir uyarı” ziyaretinde bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile karşılıklı oturup görüşürken ...

    İngiltere’deki Irklararası İlişkiler Enstitüsünün yayınladığı rapora göre, Avrupa’da çok kültürlülüğün önündeki en büyük engel, İslâm fobisi. Rapor, ...

    Yunanistan’a geçmek için geldiğimiz İpsala Sınır Kapısında ‘Acaba çok bekler miyiz? Kontrolde sıkıntı çıkarırlar mı?’ soruları eşliğinde Yunan ...

    Müslüman olanların kısm-ı azamı, bilhassa bayanlar Muhammed (asm) isminin “m” harfini almaktadırlar. Bu itibarla Müslümanlığı seçen pek çok bayanın ...
    Almanya’da bugün erken genel seçimler yapılacak. Seçim sandıkları bugün Türkiye saatiyle 09.00’dan 19.00’a kadar açık kalacak. Toplam 25 siyasi ...
    Almanya’nın Essen kentinde yapımı bir süre önce tamamlanan “Dellwig Diyanet İşleri Türk İslâm Birliği Hamidiye Camii,” düzenlenen törenle ibadete ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, metafizik âlemde yer işgal eden her ...

    Nobel Ödül sahibi ilk Müslüman Prof. Dr. Abdüsselâm, Kur’ân’ın yaklaşık sekizde birinin, inananları tabiatı incelemeye, nihâî gerçeği arayışlarında ...

    Biz kitabı Kur’ân’la tanıdık. Kur’ân sayesinde kitabı sevmeyi ve hürmet etmeyi öğrendik. Fakat bu Kur’ân kurslarında hocaların, cami köşelerinde ...

    Kur’ân-ı Kerîm Allah kelâmı olup bir imtihan kitabıdır. Farklı anlamlara gelen kelime ve kelâmları olduğu gibi muhkem ve müteşabih âyetleri vardır. ...

    Kur’ân, “Gördüklerinize ve görmediklerinize yemin ederim” 1 âyetiyle, “Duyular ötesi gayb âleminin” bulunduğunu söyler. Ardından yüzlerce ...

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...

    DİYANET İşleri Başkanlığınca düzenlenen Yaz Kur’ân Kursları’nda engelli öğrenciler için brail alfabesiyle işaret dilini bilen öğreticiler ...

    Malezya, “gelişmiş ülke” statüsünü kazanan ilk Müslüman ülke olmak istiyor. İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi Malezya’nın başbakanı Abdullah ...
    Gazeteniz Yeni Asya abonelerine Kur'ân Ayı Ramazan'da okunsun diye cüz cüz Kur'ãn hediye ediyor. Üstelik hediyeler Ramazan başlamadan peşinen ...
     Danimarka’da Kur’ân-ı Kerim için yarıştılar
     
    KUR’ÂN HEDİYE EDİLDİ— Yarışmanın jüri üyeliklerini Taastrup Yunus Emre Camii Din Görevlisi Kamil ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    “Karşıt tepki kurma” küfrün psikodinamik altyapısını teşkil eden en önemli savunma mekanizmalarından biridir. Maddi alemde gözlenen muhteşem ...

    "Gül ve çiçeklerinyüzlerini güzelleştiren Zât,nasıl o güzel yüzlere arılardan, ...

    Hizmetimizin artık dünya genelini dikkate alarak planlanması gerekli olan bir dönemdeyiz. Dünyanın gittiği noktada zahiren karışıklık ve kargaşa ...
    Benliğin gelişme safhaları içinde en başta ortaya çıkan ve en bariz gözlenen yönü, sahip olmak duygusu şeklinde ...

    İNSANLIK TARİHİNDE MEDENİYET KAVRAMININ GELİŞİMİ

    Medeniyetin kaynağı ile ilgili genel felsefî yaklaşımlar daha çok olayın mülk yönü ya da maddî ...

    Günümüzden altmış yedi sene önce 4 Aralık 1945 tarihli gazeteler ‘İstanbul’da komünist görüşlü basın organlarına ait gazete matbaalarının ve ...

    Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatında Binbaşı Âsım Beyin ayrı bir yeri vardır. Asım Bey, Bediüzzaman Burdur’a sürgün edildiği zaman ve sonra ...

    “Burdur Şahitleri”nden Abdulgani Aras beyin, Üstad Bediüzzaman’la olan görüşmesi ve kendisinin hayat serencamıyla ilgili hatıralar, bir roman tadında ...

    SORU:

    Bediüzzaman Said Nursî’nin Muhakemât’ı yazma maksadını izah ettiği aşağıdaki metni açıklar mısınız?

    Müslümanların Risale-i Nur’da geçen şu cümleyi dikkate alması gerektir: “Muhammed-i Haşimî Aleyhissalâtü Vesselâm’a bak. O zât, ümmîliğiyle beraber, ...

    Risale-i Nur, “şu kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi” 1 ve “şu âlem-i kebirin bir misâl-i musağğarı” 2 olan insanı, bütün mahiyetiyle, ...

    İslâmiyet, ibadet, sair emir ve nehiylere kadar insanları birey, fert olarak mesul tutar. Toplu olarak sorumlu tuttuğu çok az mesele vardır. Ancak, ...

    İhlâsın lügat mânâsı; kalbini sâfî etmek. İçten, samimî, riyasız sevgi. İçten gelen sevgi ile doğruluk ve bağlılık. Sırf Allah emretmiş olduğu için ...

    “Devası olmayan hastalık yoktur, sadece henüz bulunmamış deva vardır” demek daha doğrudur.

    Maddî hastalıklar için bu kanun işlediği gibi, manevî ...

    Yakın Tarihten Günümüze

    Yeni Asya'nın öncüsü ve büyük kardeşi olan İttihad gazetesi, 24 Ekim 1967'de çıkan ilk sayısıyla yayın hayatına başladı.

    Bu ...

    Risale–i Nur'dan

    Ehl–i bid’a, dinsizliklerine ve ilhadlarına şöyle bir bahane buluyorlar; diyorlar ki: "Âlem–i insaniyetin müteselsil hâdisâtına sebep ...

    Yakın Tarihten Portreler

    Bütün dâvâsı “imâna hizmet” olan Said Nursî'ye düşmanlık edenlerin, o zâta kin ve öfke dolu sözlerle saldıranların, akla ...

    Risâle–i Nur'dan

    Sırp bir neferin Avusturya Veliahtına attığı bir tek gülle, eski (Birinci) Harb–i Umumîyi patlattırdı, otuz milyon nüfusun mahvına ...
    Risâle–i Nur'dan

    ...İmam–ı Ali’nin (ra) adi bir Yahudî ile muhakemesi ve medar–ı fahriniz olan Salâhaddin–i Eyyûbî’nin miskin bir Hıristiyan ile ...

    Dünya, dersine çalışıyor

     

    Kur’ân tefsiri Risâle-i Nurlar, asrı tenvir etmeye devam ediyor. Artık Anadolu’nun kasabalarından, ...

    Dünya hâllerinin yoğunluğu, hayatlarımızın bize yüklediği sorumlulukları ve bizim bütün bunlara karşı duruşumuz, imtihanımızın çerçevesini ...

    Risâle-i Nurlar yirminci asrın dalâlet vadilerine düşen insanlar için bir iman ve ilim hazinesidir. Her dikkatli okuyana bu hazineden istidadı ve ...
    Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...

    Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?
    Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

    Üstad Bediüzzaman, İttihad ve Terakki’yi şahıslarından dolayı değil savunduğu “hürriyet, müsâvât ve adalet” fikirlerinden dolayı desteklemiştir. Ama ...

    Bediüzzaman’ın tesbitiyle, insanlığın ayak bastığı, “serbestiyet ve malikiyet” devrinde, herşey özelleştirilirken, Risale-i Nur’un, “yasal vârisleri, ...

    Tebbet Sûresi’nde Rabbimiz Ebû Leheb’e lânet ve bedduâ eder. Hem tebbet, “kurusun” mânâsına bedduâdır, Ebû Leheb hakkında inmiştir. Zira o, eziyet ...

    O muharebeler (1. Dünya Savaşı) esnasında, Ermeni fedâileri bazı yerlerde çoluk çocuğu kesiyorlardı.

    Buna karşı Ermenilerin çocukları da bazan ...

    Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatı ilginç hatıralarla ve kahramanlıklarla doludur. Özellikle dikkatimizi çeken onun da kendi ifadeleri ile "dört büyük ...

    Bir varmış bir yokmuş... Her şeyin yasak olduğu bir ülke varmış. Hatta yasakların bile yasak olduğu bir ülke... Bu ülke ağır işitenlerin, ağır ...

    “Doğu ve Güneydoğu Anadolu problemi, PKK terörü” her ne isim verilecekse, rejimin, sistemin, çarpık TC yapılanmasının uyguladığı “ırkçılık, baskı ve ...

    Hilmi Yavuz “Asr-ı Saadet ve demokrasi” başlıklı yazısında, konuyu ‘İslam Dini Açısından Din-Devlet İlişkileri’ adlı çalışmasında ele alan Dr. Fahri ...

    Bediüzzaman Said NURSÎ’nin vefatının 53.Yıldönümü dolayısıyla 23 Mart’ta başlayan Bediüzzaman Haftası kapsamında “İnsanlık ve Dünya Barışı İçin Said ...

    (Vefatının 49. yılında rahmet vesilesiyle...)

    Maddî ve mânevî havanın adeta buz kestiği bir 5 Ocak akşamı, çevresinde “Terzi Mehmet” olarak tanınan ...
    Atomaltı, atom, hücre, bitki, hayvan, bütün unsurlar ve kâinat baştan başa itaatkâr bir memur gibi insana hizmet ediyor, ettiriliyor. Çünkü, ...

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Emirdağ’da yaşayan talebelerinden Ahmed Urfalı (89) vefat etti. Cenazesi bugün Emirdağ Çarşı Camii’nde Cuma ...

    1929'da Eflâni'de doğdu. Kastamonu           

    Gölköy ...

    1989 yılı 4 Mart tarihinde âlem-i ervaha bir Nur kahramanını olan Mehmed Feyzi Pamukçu Efendi’yi uğurlamıştık.

    Ehli ilim ve keramet sahibi olduğuna ...

    Bediüzzaman, dünya çapında şu muhteşem ölçüyü çıkarmış Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den:

    “Hiçbir müfsid (bozguncu, fesat), ben müfsidim demez. Daima ...

    Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin, talebelerine yazmış olduğu mektupları her okuyuşumda muhtevasından önce başlıklar beni her zaman düşündürmüştür. ...

    Said Nursi'nin eğitim ve irşad hayatı boyunca önemsediği ilkelerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

    Önce şu gerçeği teslim edelim:

    Nemruda karşı mücadele stratejisini Hz. İbrahim (as), Firavuna karşı Hz. Musa (as) geliştirebilir. Günümüzde ...

    Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu ...

    Bitlis’te bir okula Said Nursî isminin verilmesine tepki gösteren CHP Milletvekili Gürkut Acar, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’ya konuyla ...

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de her canlı gibi ölümü tatmış ve 23 Mart 1960’ta, Urfa’da son nefesini vererek ebedî âleme göç etmişti. ...

    Dünkü "Dağa çıkmak..." başlıklı yazımızın devamını bir sonraki güne bırakarak, pek mühim bir meselenin yeniden gündeme gelmesi münasebetiyle, Hz. ...

    Yıl 1908.

    Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

    Kavramsal ve Tarihî Çerçeve

    Milliyetçilik, Hıristiyan Batı toplumlarının “modernleşme” sürecinde ortaya çıkan ve sanayi toplumunun üretim ve tüketim ...

    • Kitap Bahçesi

    Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

    ...

    Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...

    Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...

    Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

    Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...