Anasayfa Gündem Basından Seçmeler Tâlût ile Câlût kıssasından asrımıza yansıyanlar
Tâlût ile Câlût kıssasından asrımıza yansıyanlar Yazdır e-Posta
Baki ÇİMİÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 23 Kasım 2010 12:00
Kur’ân’da “Yaş ve kuru ne varsa ap açık bir kitapta yazılmıştır”1 âyeti mucîbince, bu tür kıssaların bizlere, yaşadığımız asra ve olaylara çok önemli izdüşümleri olduğuna inanıyorum.

Tâlût ile Câlût hâdisesi Kur’ân’da bahsedilen bir kıssadır. “Tâlût, ordu ile hareket edince dedi ki: ‘Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihân edecek. Kim ondan içerse, benden değildir.
Kim de onu tatmazsa, işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır).’ Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler. Tâlût ve berâberindeki îmân eden kimseler nehri geçtiklerinde ‘Bizim bugün, Câlût ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok’ dediler. Allah’a kavuşacaklarına inanıp, bilenler ise şu cevabı verdiler: ‘Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah, sabırlılarla berâberdir.”2 “Câlût ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: ‘Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!”3 “Derken, Allah’ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Câlût’u öldürdü...”4

Kur’ân’da geçen Tâlût ile Câlût hâdisesinin geniş açıklamasını İslâmî kaynaklarda ve tefsirlerde bulabiliriz. Biz ise burada Hz. Mehdî ile Tâlût arasında benzerliklerin olduğuna ve Hz. Mehdî’nin askerlerinin Tâlût’un nehri geçen askerleri kadar az olduğuna dair hadîsi ve diğer bazı açıklamaları paylaşmak istiyoruz. Çünkü, Hz. Mehdî’nin etrafında toplananların sayısı oldukça azdır. Ama ihlâslıdırlar, sâdıktırlar ve sebatkârdırlar. Yılma bilmeyen bir azîm, korku bilmeyen bir cesâret, ender rastlanan bir fedakârlık içersindedirler.

“Evet, onların başlangıçtaki sayıları Bedir Ashâbı, yanî 313 kişi kadar, Tâlût’la nehri geçenler kadar az, kalpleri uzlaşmış, şehid düşenlerine üzülmeyen, kendilerine katılanlara sevinmeyen”5 kimselerden müteşekkildir. Onlar Allah yolunda kınayanın kınamasından, dedikodusundan korkmazlar.6 Hz. Ali’nin (ra) belirttiğine göre, bu insanlar hiçbir şeyden korkmaz, hiçbir menfâate de sevinmezler.7 Azdırlar ama bir ordu kuvvetindedirler. Onun için, Bedîüzzamân Hazretleri’nin ifâdesi ile “Ne kadar da az olsalar, mânen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.”8

İhlâs, sadakat, tesânüd, sebât ve cesâret dolu bu topluluğun halleri, Hz. Musa (as) zamanında Câlût’la mücadele eden Tâlût’u andırır. Tâlût’un kuvveti azdı. Emirlere uymayıp bir imtihân vesîlesi olan nehirden su içip gevşeyen, Câlût ve ordusuna güç yetiremeyeceklerini söyleyen askerlere karşı, her şeyi göze alan fedakâr ve cefakâr az bir grup ise şöyle diyordu: ”Nice az topluluk vardır ki, Allah’ın izniyle çok topluluğa galip gelirler.”9

Tâlût ve Câlût hadisesi yukarıya aldığımız şekliyle âyet ve hadîslerde ifâde edilir. Bu kıssa ile ilgili şu önemli tespitleri yapabiliriz:

* Tâlût peygamber olmadığı halde bir peygambere gelen vahiy ile inananlar ordusuna komutan olmuştur. O dönemde peygambere gelen bir emri ordusuna duyurur ve nehirden izin verilen kadar su içilmesi noktasında vahyin ölçüsünü ordusuna açıklar.

* Tâlût peygamber değil, bir komutandır. Ancak peygamber olan Hz. Davud (as) peygamber olmayan bir komutanın komutası altında savaşmaktadır.

* İnananların sayısı başta çok olmasına karşılık sıcak ve yorgunluk nedenleriyle emrin ve vahyin oluğu yerde emre değil de şartların gerektirdiği zorluklara aldanarak nefsî ve hissî davranıp büyük bir kısmının nehirden izin verilenden fazla su içmeleri ibretlik bir durumdur.

* Nehirden su içmeyen ya da izin verildiği kadar su içen az sayıdaki tâifenin izin verilen kadar su içmesi ile korkusuz oluşları ve cesâret kazanmaları emre itâat etmenin ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından ma’nîdâr bir hadisedir.

* Ekser askerlerin nefislerinin istediği kadar nehirden su içmeleri ve su içenlerin şişmeleri, korkmaları ve savaşacak takâtlerinin kalmaması çok ibretli bir olay olarak Tâlût kıssasında önümüzde durmakta ve bize çok önemli dersler vermektedir.

* Su içmeyen veya verilen izin ve emir kadar su içenlerin Câlût ile yapılan savaş sonucunda gâlib gelmeleri ise çok harika sırları taşımaktadır. Burada gâlib olanların sayısının az olması da çok ma’nîdârdır.

* Câlût, Hz. Davud’un (as) sapan taşı ile öldürülür. Burada da ince dersler ve sırlar olduğu kanaatindeyim. Bu sır “vahy-i semâvî kılıcıyla o müthiş dinsizliğin şahs-ı mânevîsini öldürür”10 hakîkati ile âhirzamândaki dinsizlik cereyanının öldürülmesine ve “Âl-i Beytten Muhammed Mehdî isminde bir zât-ı nûrânî, o Süfyanın şahs-ı mânevîsi olan cereyan-ı münafıkâneyi öldürüp dağıtacaktır”11 hakîkatine işâret ve beşâret olabilir.

“Mehdî’nin ordusu zaman zaman darbeler yiyecek, zaman zaman o çetin görevi üstlenememek, rahatlık meyli; can, mal, mevkî korkusu gibi çeşitli sebeplerle kendisinden ayrılanlar olacaktır. Ancak onlar buna aldırmayacak.”12 “Ayrılanlar da, muhalifler de ona zarar veremeyecek. O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir.”13 Böylece “Mücâhede edenlerle sabredenler ortaya çıkarılmış”14 olacaktır.

Tâlût’un ordusunda bulunan askerlerin çoğu imtihân olacakları nehirden su içerler. Nehirden çok az su içilmesine izin olduğu halde ordudan çok az bir grup hariç su içerek Allah’ın emrine uymayıp imtihânı kaybederler. Tabîi ki bu yapılan savaş maddî bir savaştır. Şartları önceden vahiyle belirlenmiş olan bu savaşta gâlib olanların sayılarının azlığı ve sadâkatleri onları Allah’ın yanında makbûl yapmış ve Efendimiz (asm) de Hz. Mehdî’nin askerlerinin sayısını, samîmiyetini ve sadâkatini Tâlût’un nehri geçen askerleri ile irtibatlandırmıştır.

Tâlût’un zamanındaki nehir bir imtihân vesîlesi olarak önümüzde duruyor. Bu zamanımıza bakan cihetleri ise, nefsimize göre olan şartlara aldanarak Allah’ın emri yerine nefsî ve hevesî arzular ön plana alınmaktadır. Dünyevîleşme hastalığı olarak önümüze serilen hazlar ve mallar, tüketim çılgınlığı, isrâf ve eli delik olanın avına düşerek âhirzamân nehrinden içilen sular yürekleri sızlatıyor. Derin sulardan verilen imkânlarla sun’î şişmeler ve hak karşısında verilen rüşvetler ve ta’vizler vicdanları yaralıyor. İslâmın en mukaddes ahkâmları âhirzamân nehrinin dehşetli nehrinden içilen sularla dünya için fedâ ediliyor. Müslümanların kuvveti hakta ve ihlâsta arama yerine maddede ve ekonomide arama gayretleri ibretlik bir hâdise olarak günümüzde yaşanıyor. Ehl-i İslâmın özellikle fütûhatı siyâsî noktalardan araması ve beklemesi; bütün kuvvetlerini ve himmetlerini bu yollara sarf etmeleri, âhirzamân asrındaki dehşetli nehirden içilen suyun ne kadar etkili ve te’sîrli olduğunu gösteriyor. Halbûki asrımızın müceddidi olan Bediüzzaman Hazretleri; “Bütün kuvvetinizi hakta ve ihlâsta bilmelisiniz”15 diyerek güç, para, ma’kâm ve imtiyazlar yerine hakta ve ihlâs düstûrunda sebat etmeyi söylemektedir.

Dıpnotlar:

1- En’âm Sûresi,59

2- Bakara Sûresi,249

3- Bakara Sûresi,250

4- Bakara Sûresi,251

5- Kitabu’l Burhan s:57

6- İbni Mace.10:259

7- Sıdık Han,el-İzâa-s:128

8- Emirdağ Lâhikası,2006,s:456

9- Bakara Sûresi;249

10- Mektubat,2005,s:16

11- Mektubat,2005,s:94

12- Ramuzü’l-Ehâdîs,s:476

13- Ramüzü’l-Ehâdîs,s:487

14- Âl-i İmran Sûresi,142

15- Lem’alar,2005,s:393

Bu makale 15260 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün9693
    Dün15815
    Bu Hafta49219
    Bu Ay272444
    Toplam13117248

    Sitede şuan 446 ziyaretçi var.


    Günün Karikatürü

    Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    Gönlü hakikatlerle örülmüş, kalbi Kur’ân nurlarıyla işlenmiş, aklı bin bir türlü girift bilmeceden kolayca çıkabilen, ruhu her an, her yerde arş-ı ...

    Gazetemiz genel yayın müdürü Kâzım Güleçyüz ‘ile yeni çıkan ‘İman Hizmeti’ kitabı üzerine konuştuk

    Barış ve huzurun anahtarı: İman hizmeti

    Üstadın ...

    Hopa’da ikamet eden Rafet Lokumcu Amca ile Tiflis’te karşılaştık ve Risale-i Nur’la tanışmasının hikâyesini dinledik. Bediüzzaman’ın hediye ...

    "Gerçek anlamda Kur′ân′a tabi olan insanların depresyona girme ihtimali yok! Fakat ülkemizdeki insanlar gelenek dini yaşıyorlar ve gelenek dininin ...

    6-7 Mayıs günlerinde Akdeniz’de heyecan ve coşku doruktaydı. Denizin hırçın dalgasını sakinleştiren, esen fırtınayı tatlı bir ...
    Ders günlerinden bir gün dü.Hem tâziye, hem de dersti, beraber. Kalabalık cemaate dar geldi o an, mekân. Ama, gönül sığınca, elbet gövde de sığar. ...

    Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedar Bedii Omay, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin 100 yıllık Medresetüzzehra projesini Artuklu ...

    Ege, bir ilke daha imza atarak, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Eşsiz Talebelerinden, İstikamet ve Sadakat sembolü Zübeyir Gündüzalp’i ...
    Yeni Asya Gazetesi İzmir Temsilciliği tarafından gerçekleştirilen geleneksel Yeni Asya okuyucu buluşmalarından biri Murat Reis ...

    “Benim son hayatımı Isparta havalisinde geçirmek büyük bir arzumdur... Isparta taşıyla toprağıyla benim için mübarektir” diyen manevî sultan ...

    Televizyonları işgal eden ‘dizi’lerin, aklı başında insanları çileden çıkardığı, rahatsız ettiği ve kızdırdığı herkesin malûmu. Uzmanlar da zaten ...

    Türkiye’nin ABD eksenine ve çıkarlarına boğdurulan politikası, AB ile ilişkileri zora sokuyor. Ankara, demokratikleşme ve özgürlüklere dair ...

    Van ilindeki Horhor Medresesinde talebe okutmakta iken patlak veren 1. Cihan Savaşı’nda, Bediüzzaman Talebeleriyle birlikte beş bin kişilik bir milis ...

    Bir bir düşen cemreler geride kalmıştı. İlkbaharın ihtişamlı bir gününde, bağların bahçelerin göz kamaştıran güzelliklerini okumanın tam zamanıydı. ...

    İlk şok ve öfke biraz duruldu. Şimdi akl-ı selim vaktidir. Başbakan Erdoğan’ın bir çok dünya ülkesi tarafından da canlı izlenen, bazılarını “Şimdi ...

    “İrtica İle Mücadele Eylem Planı”nın orijinalini Ergenekon savcılarına gönderen 'meçhul subay'ın savcılara ulaştırdığı son andıçta, internet ...
    1989 yılında sosyalizm, komünizm resmen ve sistem olarak, SSCB şahsında çöküşünü ilân etti. Ve duvarlar yıkılıp hürriyet havası dünyayı sarınca, bu ...
    Türkiye’nin terörle sarsıldığı, Anadolu’nun peşpeşe gelen şehidlerine ağladığı ve iki bin beş yüz sayfalık iddianâmesiyle, bir yıl dört ay sekiz gün ...
    Bir ilki yaşıyoruz. Türkiye’den kilometrelerce uzakta geçiriyoruz Ramazan’ı. Ama mesafelerin değiştiremediği hakikatler, muhabbet ve uhuvvet, bir ...
    MOSKOVA, sosyalist rejimin çöküşünden yaklaşık 20 yıl sonra ‘İmam Hatip’ talebi ile Ankara’nın kapısını çaldı. Akşam Gazetesi’nde yer alan habere ...

    "Etnik ve dinî farklılıkların çok sık şiddetli çatışmalara neden olduğu bir dönemde, Fokolari Hareketinin getirdiği gelişme, insanlar, nesiller, ...

    DANİMARKA’NIN olitiken gazetesi, İslâm dünyasında rahatsızlığa sebep olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) karikatürlerini yeniden yayımlayarak, ...
    Belçika Flaman bölgesi barış haftası münasebetiyle tarihi Sint-Niklaas kilisesinde biraraya gelen farklı dinlere mensup din adamları dünya barışı ...

    Rotterdam İslâm Üniversitesi Rektörlük Kurulu 2001 yılında Hollanda Yüksek Eğitim Kanunları (WHW) çerçevesinde resmi olarak tanınmak üzere başvuru ...

    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Nobel Ödül sahibi ilk Müslüman Prof. Dr. Abdüsselâm, Kur’ân’ın yaklaşık sekizde birinin, inananları tabiatı incelemeye, nihâî gerçeği arayışlarında ...

    Risâle-i Nur, imân, İslâm şartlarını, ibâdet, adâlet gibi, Kur’ân’ın dört ana maksadını izâh edip ispat ederken, bir taraftan da onun dilini öğretir. ...

    Risâle-i Nur’u okuyunca Kur’ân’a olan sevgim, bağlılığım, saygım arttı. Meğer bilmiyormuşum değerini. Tarif edemeyeceğim kadar yüce bir kelâmmış ...

    Dünyaca meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf bir romanında, Birinci Dünya Savaşı sonlarında Fransızlar tarafından işgal edilen Beyrut sokaklarından bir ...

    Türkçe'de kullanılan "ölüm" kelimesinin Arapça karşılığı "mevt"tir. Mevt kelimesinin Arap dilinin en geniş lügati sayılan Lisanü'l-Arab'ta bir çok ...

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    ERZURUM’DA yaklaşık 500 yıldır aralıksız devam eden binbir hatim geleneği kapsamında Erzurum’da bir ay içerisinde vatandaşlar camilerde 12 bin 750 ...

    ZONGULDAK’IN Alaplı Müftülüğü Merkez Kur’ân Kursu’nda 42’si erkek toplam 85 vatandaş Kur’ân-ı Kerim öğreniyor.

    Kursa katılan erkeklerin en ...

    DİN Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen ‘Hafızlık, Kur'ân-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması’nın Antalya İl ...

    Seçimlerin ardından yaşanan karmaşa devam ederken, Meclis henüz çalışmalara başlayamadı. Bu yüzden de seçim sonrasına bırakılan konular ...
    Japon elektronik devi Sony, müzik muhtevasında Kur’ân-ı Kerim’den bölümler olan ve büyük ilgi çekmesi beklenen bilgisayar oyununun satışlarını, ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?

    Bu da DSM IV'de tanımlanan savunma mekanizması ve başa çıkma şekillerinden biridir. Katalogda geçen tanım şöyledir: ...

    Yaşadığımız alem, melekût ya da esmâ boyutunun soyut, sınırsız özelliklerinin güzellik ve gözükmek arasındaki kâinat kadar geniş ve ince bir sır ...
    Big Bang şeklinde ifade edilen bir ilk patlama anı olduysa, bunun gerisindeki fizikî enerjiden çok daha arka plandaki sonsuz cemal ve kemalin ...
    Varlıklar aleminde ya da eşyanın mülk boyutunda işleyiş, bu alemin seyircisi olan insandaki nizam anlayışına uygun tarzda yürümekte; her şey zaman ...
    Tefekkür, ‘düşünmek, fikri belli bir sahada çalıştırmak’ demektir. İnsanın istidadındaki genişlik ve zenginlik, onun fikir dünyasına da aksetmekte ...

    SORU:
    Bediüzzaman neden bu kadar hapis yatmış, bu kadar çilelere nasıl dayanmış?
     
    CEVAP:

    Tarih boyunca, iktidar sahibi ...

    Çocuğun yetiştirilmesinde ve hayata hazırlanmasında sorumluluk en başta anne ve babalara düşer. Bu noktada çocuk öncelikli olarak Yaratıcının ...
    CEVAP: ‘Halk yönetimi. Siyasî mekanizması seçimle kurulan, adalet ve hukukun üstünlüğüyle temel hak ve hürriyetleri sağlamayı amaçlayan idare ...

    İslâm literatüründe “kürsü”, “arş” ve “sema” kelimeleri çok defa birlikte kullanılır. Bunlar nerelerde geçmekte ve ne anlama gelmektedirler?

    ...

    “Hem her baharda gözümüz önünde icad edilen nebatat ve hayvanâttan hiçbir tanesi yoktur ki, sanat-ı acîbesiyle ve lâtif ziynetiyle ve tam ...

    “Müseylime’yi esfel-i safiline düşüren kizb olduğu gibi, Muhammed-ül Emin Aleyhissalâtü Vesselâm’ıa’lâ-yı illiyyîneçıkaran sıdktır ve doğruluktur.”

    ...

    İnsan köprülerden geçe geçe son köprüye varacak, işte o zaman köprüleri bir kenara bırakıp kendisi için hazırladığı ebedî hayatını yaşamaya ...

    Kur’an-ı Kerim, takvayı üç mertebesiyle zikretmiştir: Birincisi, şirki terk, ikincisi, maasiyi terk, üçüncüsü, masivaullahı terk etmektir.
     
    Hilkat-i ...

    Kaynaktan su içme sevdalılarıyla yaşanan her gün, her saat, her dakika, her an güzel, nurlu ve doyumsuz…

    Uzun mu uzun, yorgun mu yorgun bakışların ...

    Risâle–i Nur'dan bir nükte:

    Siyah Dutun Bir Meyvesi

    [O mübarek dut başında Eski Said, Yeni Said lisanıyla söylemiştir.]

    Muhatabım Ziya Paşa değil, ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Beşerin başı ihtiyar; edvâr–ı hamsesi (beş devri) var: (1) Vahşet ve bedeviyet, (2) memlûkiyet, (3) esâret, şimdi dahi (4) ...

    Yakın Tarih Yazıları

    Komünist diktatör Tito liderliğindeki Yugoslavya'nın baskıcı yönetimi altına giren Bosnalı Müslümanlar için Türkiye’de 1945 ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    "Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Harb–i Umumîde, esaretle (1916–1918), Rusya’nın şark–ı şimalîsinde (kuzey–doğusunda), çok uzak olan Kosturma vilâyetinde ...

    Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

    Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

    Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...

    “Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

    Kur’ân-ı ...

    Düşünme, tefekkür, insan olmanın temel özelliklerindendir.1 Değeri de ürettiği fikirler oranındadır. Zira, beynimiz/zihnimiz, aklımız, ...

    Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

    Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...

    1- “İşte şimdi salâhat ve mahareti, tabir-i âharla fazîleti ve hamiyeti, nur-u kalb ve nur-u fikri cem’ edenler, vezâife kifayet etmezler. Öyle ise, ...

    Doç. Dr. Gülümser Heper’in diğer bir önemli yanılgı ve çelişkisi de, Said Nursî’nin modern ...

    Risale-i Nur Enstitüsü, bu sene, 8. Risale-i Nur Kongresi’nin konusunu “İnsanlık ve Dünya Barışı için Said Nursî’nin Milliyet Anlayışı” olarak ...

    Esasen Bediüzzaman’ın hayatı, hizmetleri ve mücahedesi, öteden beri ortaya atılan isnad ve iftiralara en bâriz cevaptır.

    Mesela, Cumhuriyet ...

    HAYATA aktarılamayan, hayata hayat katamayan, hayatiyet kazandıramayan bir düşüncenin kıymeti harbiyesi yoktur. En derinlikli düşünce, hayattan ...

    Bediüzzaman’ın; “Beni dünyaya çağırma, ona geldim, fena buldum” diyerek vermek istediği mesajı bizler maalesef doğru okuyamadık, tam tersine dört el ...

    Bitlis’te bir okula Said-i NursÎ Anadolu İmam Hatip Lisesi ismi verilmesine rağmen, şimdiye kadar MEB, sisteminde okul ismiyle ilgili bir değişiklik ...

    Artuklu Üniversitesi’ndeki I. Uluslararası Hutbe-i Şamiye Sempozyumunun açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Thomas Michel, Said Nursî’nin parmak ...

    Sungur Ağabeyin müjdeli mektubundan iktibaslar yapmaya devam edelim:

    “Cenab-ı Hakka sonsuz şükürler olsun ki bugün rahmet-i İlâhiye ile Kafkas ve ...

    Nur Risalelerinin şehid kahramanı Hafız Ali l3l3 (l898')'de İslamköy'ünde dünyaya geldi. l944 sensinde ise Denizli'de ebediye göçtü.

    Onu ilk defa 1974 yılında Urfa’da yapılan “Bediüzzaman Mevlidi”ne giderken Gaziantep’e uğradığımızda görmüştüm.

    Tanışma esnasında sıra bana ...

    Bediüzzaman Hazretlerinin destansı mücadelesiyle büyüyen Nur hareketi, bünyesinde birçok mizacı da bir arada tutmaya muvaffak olmuştu. Onun varlığı, ...

    Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur’un, Zübeyir Gündüzalp’in vefatının ardından yazdığı, 13 Nisan 1971 tarihli İttihad’da yayınlanan ...

    Önce şu gerçeği teslim edelim:

    Nemruda karşı mücadele stratejisini Hz. İbrahim (as), Firavuna karşı Hz. Musa (as) geliştirebilir. Günümüzde ...
    Risâle-i Nur müellifi Bediüzzaman Said Nursî’nin, vehbî, Kur’ânî tâbirle “ledün ilmi”ne mazhar olduğunu gösteren, ilmî ve teknolojik keşiflerle ...
    Ramazan’ın kelime mânâsı yakmak, güneşin sıcaklığı, şiddetle yakmak, oruç tutan mü’minin günahlarını yakması, mahvetmesidir. 1

    Sıcakların ...
    Bediüzzaman’dan ölümsüz bir haykırış:
    İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız ...

    “İnsanın ihtiyâcât-ı zarûriyesi içinde en evvel lâzım olan, mekân ve meskendir. Mekânın en güzeli, nebatât ve eşcâra müştemil olan yerlerdir ve en ...

    Vahdâniyetine şehadet mevzuunda Kendisi ve melekleri ile birlikte şahit göstermekle ilim erbâbının kıymet ve şerefini yücelten Cenâb-ı Allah’a sonsuz ...

    İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

    Osmanlı Araştırmaları Vakfı tarafından düzenlenen “Bediüzzaman Said Nursî’nin İlmî Şahsiyeti ve İcâzetnâmeleri” konulu toplantı İstanbul WOW Otel’de ...

    Bir önceki yazımız olan “Bediüzzaman Hazretleri’nin İsim ve Unvanları” ile ilgili birçok mesaj aldık. Her bir isim ve unvan ile ilgili ayrı bir ...

    O, Garîb ve Bedîi bir insandı! Eşsiz ve güzel bir adamdı! Hak bildiği dâvâsında tavizsiz bir kahramandı! Asra ve asırlara meydan okuyan, hak ettiği ...

    • Kitap Bahçesi

    Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

    “Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

    Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

    Neşriyatımızı dikkatle takip eden okuyucularımıza bugün de bir kitap tanıtımımız var. Kitabımız tarihî bir roman: Sır İçinde Sır.

    Neşriyat olarak ...