| Yeni Asya, yeni anayasa |
|
|
| Faruk Çakır tarafından yazıldı. |
| Salı, 21 Şubat 2012 00:04 |
Bugün Yeni Asya’nın kuruluş yıldönümü. 21 Şubat 1970 günü başlayan bu yolculuk, her türlü imkânsızlığa ve zorluğa rağmen şükürler olsun ki istikametini bozmadı. Yeni Asya, herkesin konuşabildiği zamanlarda değil, bilhassa ‘milletin susturulduğu zaman’larda mücadele vermiştir. Çünkü, rahat dönemlerde doğruları söylemek insanın başına ‘iş’ açmaz, ama aynı doğruları ‘zor zaman’larda ifade edenler susturulmak istenir.
Şu an Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden biri, yeni ve sivil bir anayasa hazırlanması çalışmalarıdır. 2012 yılında bile “darbe anayasası” ile idare ediliyor olmak ülkemiz için bir handikaptır. Büyük ekseriyet mevcut 12 Eylül 1980 darbesinin ürünü olan “1982 Anayasası”nın değiştirilmesinden yana. Ancak hatırlamak lâzım ki, toplumun kurtulmak istediği bu anayasa bir şekilde yüzde 90’ların üzerindeki bir ‘evet’le kabul ettirilmişti. İşte, Yeni Asya’nın ayırt edici özelliği burada ortaya çıkıyor. O günkü şartlarda ekseriyetin ‘evet’ ve ‘kabul’ dediği 1982 Anayasasına ‘hayır’ ve ‘red’ demiş, böyle dediği için de ‘onuncu köy’e kovulmak istenmiştir. Bugünkü gazete ile birlikte okuyucularımıza hediye edilen “12 Eylül’den Bugüne Anayasa Mücadelemiz” adlı ek, bu haklı mücadelenin önemli bir belgesidir. Bu çalışma incelendiğinde görülecektir ki, o gün ifade edilen tesbitleri geçen zaman doğrulamış, millete ‘zorla ve baskıyla’ kabul ettirilen 1982 Anayasası Türkiye’nin önünü tıkayan ve ufkunu karartan bir belge olmuştur. Bugün ‘twitt’ atanların, yazanların epey bir kısmı, 12 Eylül 1980 öncesi ve sonrasında yaşanan hadiselerden gerektiği ölçüde haberdar değil. Yakın zamandaki 28 Şubat 1997 sürecinde yaşananların bile unutulduğu ya da unutturulduğu bir vasatta, 30 yıl öncesini kim hatırlar? 12 Eylül 1980 darbesi, darbeciler açısından iyi paketlenmiş, asıl niyetler itina ile gizlenmiş bir darbeydi. Darbe öncesi çalışan ‘sistem’ milleti canından bezdirmiş, her gün meydana gelen anarşi olayları dolayısıyla millet darbe bekler hâle getirilmişti. Bugün bunları hatırlatmak ve kabul ettirmek kolay, ya o gün? 12 Eylül darbesinin sonrasında “Darbeciler, şartlar olgunlaşsın diye anarşiyi önlemedi” dediğinizde en yakın arkadaşınızdan, komşunuzdan ve ‘secde arkadaşınızdan’ itiraz sesi yükselirdi. Çünkü darbeciler, önceki darbelerden kendilerince ders ve ibret almış, şartları daha bir olgun hâle getirmişlerdi. İşte Yeni Asya, en yakın dostlarının itirazlarına göğüs gererek o gün bu hakikatleri dile getirdi. Israrla, darbelerin ve darbecilerin asıl maksatlarını deşifre etmeye, ortaya çıkarmaya çalıştı. O gün için tesbitlerine kulak tıkandı, ama şükürler olsun ki geçen yıllar Yeni Asya’yı tasdik etti. Yeni Asya’nın, o günkü Anayasa Komisyonu Başkanı Orhan Aldıkaçtı’nın tavrını eleştirirken sorduğu soru, bugün bile geçerliliğini koruyor: “Yıllarca hukuk dersi verdikten ve bir de Hukuk Fakültesi Dekanlığı yaptıktan sonra, insan, nasıl olur da hâlâ demokrasinin alfabesini şaşırabilir ve tek şahıs idaresini her derde deva bir demokrasi modeli olarak millete takdim edebilir?” (31 Temmuz 1982) Aradan yıllar geçti ve gündemimizde yine bir anayasa meselesi var. Hazırlanacak yeni anayasanın kabul edilebilir olması için “tek şahıs ideolojisi”ni esas almaması lâzım. Bugünkü sıkıntımızın temelinde de bu yatmıyor mu? “Yeni ve sivil anayasada tek şahsın fıkri, bakış açısı, korunması, kollanması ve tabulaştırılması olmasın. Gerçek anlamda hür, âdil ve demokrat olsun” dedikçe itiraz edenler, 12 Eylül 1980 rejiminin devamını istemiş olmaz mı? Hak mücadelesinin öncüsü Yeni Asya ile nice yıllara inşallah... |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Karadeniz Ereğli Anadolu İHL’den ... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Yemeğe tuz ile başlamak |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Sanata Dair -2 Devrimci sanatta c... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 143 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.