| Hanımlara özel otobüs, niçin olmasın? |
|
|
| Faruk Çakır tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 22 Şubat 2012 00:02 |
Çalışmak mecburiyetinde bırakılan hanımların ‘iş hayatı’nda çektiği sıkıntıları görüp, rahatsız olmamak mümkün değil. Hele bazı meslekler var ki, hanımların ‘ruh dünyası’na hiç yakışmaz. Buna rağmen ‘medeniyetin gereği’ adı altında hanımlar iş hayatına dâvet edilir, çağrılır ve teşvik edilir.Elbette hanımların yapabileceği işler vardır. İslâm tarihinde de örnekleri olduğu üzere bu işler, günümüz şartlarındaki pek çok ‘iş’ten farklıdır. “Hanımlar taifesi”nin yuvalarından uçmuş olmaları beraberinde pek çok derdi, sıkıntıyı problemi de getirmiştir. Dikkatli bir araştırma yapılsa, aslında bu durumdan hanımların da, beylerin de şikâyetçi olduğu anlaşılır. Nitekim, iki yıl önce “Kadınlar Günü” vesilesiyle Reuters Haber Ajansı tarafından yaptırılan bir ankete katılanlar; meselâ Hindistan yüzde 54, Türkiye’de ise yüzde 52’lik oranla “Kadının yeri evidir” demişler. Dünya gayri safi hasılasının yüzde 75’ini temsil eden 23 ülkede yapılan sözkonusu ankete göre dünyanın doğusu kadını evde görmek istiyor. Bu çerçevede Japonya, Çin, Rusya, Güney Kore gibi ülkelerde yarıya yakın oranda kadının çalışmaması gerektiği düşünülüyormuş. (Sabah g., 9 Mart 2010) Yeri gelmişken konu ile ilgili olarak Risâle-i Nur eserlerinde yer alan tesbitlerden birini aktarmakta fayda var. Sözler’de şöyle denilmiş: “‘Mim’siz medeniyet, tâife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metâı yapmış. Şer’-i İslâm onları Rahmeten dâvet eder eski yuvalarına. Hürmetleri orada; rahatları evlerde, hayat-ı âilede. Temizlik zînetleri; Haşmetleri hüsn-ü hulk, lûtuf ve cemâli ismet, hüsn-ü kemâli şefkat, eğlencesi evlâdı.” (Sözler, Lemeât, s. 667) Tabiî ki sıkıntı çeken hanımlar sadece ‘iş hayatı’nın içinde olan hanımlar değildir. Bilhassa büyük şehirlerde yaşayan hanımların başka önemli sıkıntıları da vardır. Bunlardan biri de çalışan ya da çalışmayan hanımların ulaşımda karşılaştıkları sıkıntılardır. “Hasta ziyareti” ya da “sohbet”e giden de, “cami ziyareti”ne gitmek isteyen de “özel” araçları yoksa benzer sıkıntıları çekiyorlar. Bu sıkıntılara geçici de olsa bir çare olması bakımından “hanımlara özel otobüs”ler ihdas edilmesi isteniyor. SP İstanbul İl Başkanı yaptığı bir çağrıda, İstanbul’da hizmet veren ‘metrobüs’lerden bazılarının hanımlara tahsisini talep etmiş. Açıklamada özetle şöyle denilmiş: “Toplu taşıma sistemi içerisinde metrobüs hattı, hayata geçirildiği gündenberi çoğu İstanbullu için önemli bir ulaşım aracı olarak tercih edilmektedir. Metrobüs’ü tercih eden İstanbullu kadın hemşehrilerimizin, araçlardaki yoğunluktan dolayı yaşadıkları sıkıntılar, genellikle hoş olmayan tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Gidecekleri yere yetişme telâşı içinde, mecburen dolu araçlara binmek zorunda kalan bayan yolcular, hamile, çocuklu veya yaşlı oldukları halde, nefes almanın zor olduğu, itiş-kakışların yaşandığı bu araçlarla bazen istemeye istemeye seyahat etmek durumunda kalıyorlar. Teklifimiz; her 3-4 araçtan sonra 1 adet ‘pembe renkli metrobüs’ün sefere konulmasıdır. Bu durumda isteyen kadın yolcular normal seferdeki araçlarla, isteyen ise pembe renkli metrobüsü tercih ederek seyahat edebileceklerdir. Bu uygulama kadınların, yukarıda ifade ettiğimiz olumsuz seyahat koşullarını, asgariye indirecek ve huzurlu bir yolculuk etme imkânı sağlayacaktır.” (20 Şubat 2012 tarihli basın bülteni) “Metrobüs”lerdeki böyle bir uygulama belki İstanbul’daki sıkıntılara bir nebze çare olur, ama bunun kalıcı bir çare olmayacağını bilmeliyiz. Sadece İstanbul’da ve sadece ‘metrobüs’lerde değil, mümkün olan her yerde ve her türlü ulaşım aracında hanımlara ayrı vasıtalar ayrılmalıdır. Böyle bir talep en tabiî, en insanî taleptir. O halde Türkiye’yi idare edenler bu ve benzeri çağrıları dikkate almalı ve gereğini yapmalı... |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Karadeniz Ereğli Anadolu İHL’den ... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Yemeğe tuz ile başlamak |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Sanata Dair -2 Devrimci sanatta c... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 97 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Yorumlar
Bu mimsiz medeniyetin dayattığı kötülüklerden birisi de eğitimin karma (kız-erkek karışık) olmasıdır ki, bunun birçok zararları iyice anlaşıldığı için, taklitçiliğini yaptıkları Avrupa ülkelerinde bile bundan vazgeçilirken, bizde israr edilmektedir.
"Kadının ekonomik özgürlüğü olmalı ve kocasına karşı diklenebilmeli" mantığıyla kadınların evlerinin dışında, kendilerine uysun-uymasın çeşitli işlerde çalışmaları, bilhassa İstanbul gibibüyük şehirlerde umum^vasıtaları büyük işkence ve günah mekanları haline getirmektedir. Bundan erkekler de çok rahatsız olmaktadır. Siyasî iktidar, devrim yobazlarına karşı dik duruş sergileyebilmel i ve yapılması gerekenleri yapmaktan çekinmemelidir. Aksi halde bu millet âhirette onlardan davacı olabilir.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için