Anasayfa Gündem Basından Seçmeler Medine kardeşliği ve Risâle-i Nur
Medine kardeşliği ve Risâle-i Nur Yazdır e-Posta
Hasan Güneş tarafından yazıldı.   
Cuma, 04 Mayıs 2012 00:00

altKarşımızdaki engeller, içinden çıkamadığımız meseleler ne kadar büyük ve ne kadar çeşitli olursa olsun hepsinin de gelip düğümlendiği nokta sayısı, zannedildiği gibi öyle çok fazla değildir. İman ve kardeşlik ve kardeşler arasındaki muhabbet ve sevgi; çözüm ve çarelerin iç içe olduğu hususlardan birisidir. Çare ararken etrafa fazla dağılmamız, ana meselenin önemini fazla kavrayamadığımızdan olsa gerek… Kim bilir belki de kendi nefislerimizi savunmak için işin kolayına kaçmayı tercih ediyoruz.

Gerçekte Peygamberimiz (asm) iman ve uhuvvet arasındaki kopmaz bağı şu hadis-i şerif ile kesin olarak ortaya koymuştur: “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız…” Demek ki, neredeyse çağın hastalığı olan, gerek hususî hayatımızda gerekse cemiyet hayatında birbirimize olan sevgisizlik ve tahammülsüzlüğün çıkış noktası çok uzaklarda ve çok karmaşık değil… İman zaafı pek çok şeyde olduğu gibi problemlerimizin ana kaynağı olmaya devam ediyor.

Bilindiği gibi Peygamberimiz (asm) Medine’de, Ensar ile Muhaciri kardeş ilân etmişti. O zamana kadar, kabile taassubu ile yaşayan, birbirleriyle bitmek bilmeyen kan dâvâları gibi birçok batıl adet ve geleneklerine körü körüne bağlı, hatta kız çocuklarını diri diri gömecek kadar kalb katılığına sahip birbirine yabancı insanlar, kimsenin kimseyi incitmediği bir nezaket ve nezahet ile bir araya geldiler ve kardeş oldular. Vaktiyle, gurur ve kibirlerine, benlik ve enaniyetlerine, nefis ve menfaatlerine dokunacak en küçük bir hadisede öfke ile ayağa kalkıp kan döken o insanlar birbirlerinin eksiklerini tamamlayan, kusurlarını telâfi eden ve hatalarını affeden muazzam şahsiyetler haline geldiler. Onları kısa zamanda bu seviyeye yükselten, Âlemlerin Rabbine ve O’nun Habibine (asm) karşı sarsılmaz bir iman ve itaatten başka bir şey değildir. Onların Peygamberimize (asm) olan imanları o kadar fazla idi ki, Medine sanki bir babanın riyasetinde bir muazzam hane ve mükemmel bir ev olmuştu. Evet, Yesrib’i Medine yani gerçek manada medeniyet şehri yapan sırlardan birisi mü’minler arasındaki bu samimî uhuvvet ve ebedî kardeşlik anlayışı idi. Kur’ân-ı Azîmüşşan bu hususu Âl-i İmran Sûresinde şöyle açıklıyor: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı.”

Hadis-i Şerif ile âyeti beraber mütalâa edecek olursak: Kardeşliğin neticesi, cennet; düşmanlığın ise “ateş çukuru”. Cennet ve ateş çukurunun ahirete mahsus olmadığını unutmamak gerekiyor.

Malûm, Cenâb-ı Hakk’ı görüyor gibi ibadet ve kulluk etmeye “ihsan mertebesi” deniyor. Peygamberimiz (asm) bu hususu açıklarken: “Sen Rabbini görmesen de Rabbin seni görüyor.” demiştir. Bu sebeple sahabenin, diğer hususlarda olduğu gibi, kardeşler arasındaki münasebetleri, samimî davranışları, yardımlaşmaları, emsalsiz olan tesanüd, feragat ve fedakârlıkları hep “ihsan mertebesinde” olmuştur. Tahammülleri, öfkelerini yutmaları, birbirlerini anlayışla karşılamaları ve yardımlaşmaları hep Âlemlerin Rabbinin huzurunda olduklarını akıldan çıkarmamaları sebebiyledir. Birbirlerine karşı en nihayetinde düşmanlığı netice verecek olan nezaketsizlik, kin ve hased gibi duyguların huzurda olmanın edebine aykırı olduğu idraki ile mükemmel bir uhuvvet ve ebedî bir kardeşlik hâsıl olmuştur.

Bilindiği gibi Mekkeli Müslümanlar baskı ve zulümlerin tahammül sınırını aşmasıyla hicrete mecbur kalmışlardı. Kimisi fert fert, kimisi aileler hâlinde bilmedikleri ve tanımadıkları bir diyara gitmişlerdi. Ulaşım ve haberleşmenin az olduğu o zamanlarda onları, bilmedikleri ve tanımadıkları bir yaşantı, farklı huy ve mizaçlardaki insanlar ve farklı bir toplum bekliyordu. Ancak kader onlar için kıyamete kadar sürecek bir kardeşliğin temelini atıyor; esaslarını fiilen, uygulamalı olarak tesbit ediyordu. Yine Ashab-ı Suffa da benzer şekilde farklı mizaç ve huydaki insanların esaslarını Peygamberimizin (asm) tesbit ettiği kardeşlik potasında erimesinin mühim bir sebebidir. Bugün bir kısım olumsuzluklara rağmen bir buçuk milyar Müslümanın, dünyanın her tarafında birbirlerini samimî birer kardeş olarak hissetmesini, o gün temelleri atılan kardeşlik anlayışına borçluyuz.

Bugüne gelecek olursak, Risâle-i Nur hizmeti; külliyatıyla, aksatılmadan devam eden dersleriyle, dershaneleriyle, cemaatiyle ve hizmet metoduyla Medine’deki uhuvvet ve kardeşlik projesinin yeniden ihyası ve canlandırılmasıdır. Kaynağı Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye olan Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde ders ve dershane müdavimlerinin birbirlerini tanıyıp kaynaşmaları, aynı idealler etrafında bir araya gelmeleri Medine’deki uhuvvet ve kardeşlik medeniyetinin yeniden hayata geçirilmesidir. Risâle-i Nur eserlerinin sürekli okunuyor olmasıyla müellifinin tasarrufunun devam ediyor olması ve Nur Hizmetinin en mühim esaslarından olan “tahkiki iman” ve “ihlâs” prensibi sayesinde “ihsan” mertebesi ile samimî bir kardeşlik vücuda gelmiştir. Klâsik gelse de, farklı mizaç ve huylarda farklı memleketlerdeki insanların samimî bir kardeşlik hissiyle kucaklaşmaları Risâle-i Nur hizmetinin bu husustaki muvaffakiyetinin bir göstergesidir. Yine “Aziz, sıddık kardeşim” hitabıyla başlayan her bir mektub, her ifade bile başlı başına hakka ve hakikata ulaştıran Cadde-i Kübra-yı Kur’âniyedir.
Peygamberimizin (asm) getirdiği bakış açısının ve uhuvvet nurunun sadece Medine ile sınırlı olduğunu düşünmek nasıl eksik ve yanlış işe, sadece insanlar ile sınırlı olduğunu düşünmek de aynı derecede eksiktir. Çünkü kardeşlik de; benlik, gurur ve kibir gözlüklerini atıp mütevazı bir kul ve vazifeli bir mü’min nazarıyla kâinata bakabilmekle ancak mümkündür. Peygamberimizin (asm) getirdiği nur ile bütün varlık âleminin rengi değişmiş, her bir varlık kâinat mescidinde omuz omuza ibadet eden ve zikreden kardeşler hükmüne geçmiştir. Evet, kâinatın yaratılış sebebi muhabbet olduğu gibi, zerrelerden kürelere kadar büyük hızlarla hareket eden dev gök cisimlerini bir arada tutan da muhabbettir, sevgidir, Rablerine itaat ve ubudiyetleridir. Peygamberimizin (asm) getirdiği nurun insan kalbinin en ince noktalarından kâinatın en uzak köşelerine kadar uzanan hakikatını ve tesirini görmek için On Dokuzuncu Mektub’da geçen şu ifadeye bakalım: “Onun neşrettiği nur ile o matemhane-i umumî, şevk u cezbe içinde bir zikirhaneye inkılâb etti. O ecnebi, düşman mevcudat, birer dost ve kardeş şekline girdi. O camidat-ı meyyite-i samite birer munis memur, birer müsahhar hizmetkâr vaziyetini aldı ve o ağlayıcı ve şekva edici kimsesiz yetimler, birer tesbih içinde zâkir veya vazife paydosundan şâkir suretine girdi.”

Şu keşmekeş ve kargaşa dolu dünyada, ailelerin manen ve maddeten dağıldığı, fertlerin birbirine alabildiğine yabancılaştığı; savaşların, düşmanlıkların, kin ve nefretin, baskı ve zulümlerin bütün acımasızlığıyla devam ettiği bir zamanda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey samimî ve ebedî bir uhuvvet ve içten bir kardeşlik anlayışıdır. Ne mutlu kâinat mescidine uhuvvet nazarıyla bakabilenlere…


Bu makale 2954 defa okundu.
 

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün8154
    Dün11942
    Bu Hafta40104
    Bu Ay346803
    Toplam15000730

    Sitede şuan 436 ziyaretçi var.


    Günün Karikatürü

    Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
    Risale-i Nur’un meşrebi

    Risale-i Nur’un meşrebi

    Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir? Kısaca ...

    Risale-i Nur girdiği yerde yara açmaz, tamirat yapar

    Burası Barla Kitabevi… Ankara Hacı Bayram Veli Kitapçılar Çarşısı′nda rafları sadece Risale-i ...

    40 YILLIK OKUR VE YAZARIMIZ ABDİL YILDIRIM: Abdil Bey, Yeni Asya’nın kırkıncı yılında, kırk yıllık Yeni Asya okuyucuları ile röportaj yapılması ...
    *Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
    1950 Makedonya Köprülü vilayeti Valandova kazası Kızıldoğan köyü doğumluyum. 1961 Haziran’ında ilkokulu ...
    KTÜ Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Şahin, başörtüsünün bir sorun olmadığını belirterek, “Bir sorun olarak başörtüsü, bizim ...

    Geçen hafta bu köşede Risale-i Nur’un manevî bir sadaka hükmüne geçip, serbestiyet ve inkişafı halinde belâ ve musîbetlerin def’ine vesile olduğuna, ...

    Yalova Yeni Asya okuyucuları, İznik Gölü kenarında gerçekleştirilen piknikte bir araya geldi.

    Yalova’da piknik buluşmaları hız kesmiyor. Lise ve Can ...

    Her yıl olmasa da yaz dönemlerinde Barla’yı ziyaret etmek ve orada en az bir hafta kalmak geleneğimizi bu sene de devam ettirdik elhamdülillah.

    ...

    Birleşik Arap Emirlikleri’nin yedi emirliğinden biri olan Dubai şehrinde İngilizce ve Arapça, Risâle-i Nur dersleri yapılıyor.

    DUBAİ'DE RİSALE-İ NUR ...

    Son altı ay zarfında tam üç kez Kahramanmaraş'ı ziyaret ettik: Seminer, panel ve son olarak da "okuma programı"na iştirak için gidip geldik.

    Her ...

    Dönebilen bir dil, kavrayabilen bir idrak, O'na yönelebilen bir iman…
    Allah’ın kullarına ihsan ettiği en önemli nimetler.

    Mü’min, iman eden ...
    İmtihan için gönderildiğimize göre, iman ve ibadetten sonra en önemli sorulardan birisini hiç düşündük mü?

    “Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ...
    Mısır, Tunus, Yemen ve sâir İslâm ülkelerinin başındaki müstebitlerin mal varlıklarını okumuş, duymuşsunuzdur. Vatandaşlar fakr-u zaruret içinde ...
    Bediüzzaman, siyasilere ve millete yol göstermek anlamında çok önemli temel ölçüleri ortaya koyduğu eserlerindeki beyanatlarının dışında ve ...

    İHH İnsanî Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Gazze insani yardım filosunda aktivist olarak bulunan Gaye Somuncu, Yunan vatandaşı Dimitrius ...

    HİNDİSTAN’IN başkenti Yeni Delhi’de 19’cusu düzenlenen Dünya Kitap Fuarı’nda Bediüzzaman Said Nursî’nin Risale-i Nur külliyatı tanıtıldı. Türkiye’den ...

    Güney ve Güney Doğu Asya’da yer alan 6 ülkeden Müslüman âlim ve mütefekkirler Bangladeş’in Dhaka şehrinde geçen hafta düzenlenen “İslam: Barış, ...
    Said Nursî açıkça laik devlet düzeni altında kusursuz ve mükemmel bir şekilde Müslüman olunabileceğini görmüştür.. İlginç bir şekilde Nursî, gün ...
    Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad ile Baas Partisi ülkede sosyal ve siyasal yaşama ilişkin çeşitli adımların atılmasına karar verildiği açıklaması ...

    Ramazan ayının habercisi olarak da bilinen Berat Kandili’ni Mescid-i Haram’da ibadet ederek geçirmek isteyen Müslümanlar Kâbe’ye akın etti.

    Dünyada ...

    Rotterdam İslam Üniversitesindeki bir heyet tarafından Flemenkçeye’de çevrilen Haşir Risalesinden, Utrecht ve Rotterdam’daki bazı papazlar haftalık ...

    Berlin Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliği ve Diyanet İşleri Türk İslâm Birliğinin işbirliğiyle Almanya’nın Düsseldorf şehrinde güzel ezan okuma ...

    Geçtiğimiz günlerde Viyana’ya gelen araştırmacı yazar Islâm Yaşar, gençlere ve gurbetçi ailelere yönelik „Genclik ve Hayat“ konulu konferans verdi. ...

    Isparta’nın Eğirdir kazasının Sarıidris Köyü... Bu köy, Barla Gölünün doğu yakasına düşer. Diğer yakasında ise Barla ve Çamdağı var.

    Hepimizin malûmu ...

    Risâle-i Nur’un Almanya’daki tesirine bir örnek olarak şu anekdotu da aktaralım:

    “Said Nursî hakkında Alman Dışişleri Bakanlığının ‘Kültür Alış ...

    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Peygamber Efendimizin (asm) Kutlu Doğum Ayı’nda her yerde onunla ilgili faaliyetlerin olması ne kadar güzel oldu. Günlük işlerin biraz ertelenerek, ...

    Kur’ân kâinatın yazılımı; kâinat Kur’ân’ın açılımıdır. Kur’ân’da her bir cümle bir âyettir. Âyet delil/belge, yol gösteren demektir. Molekül, hücre, ...

    Duâ, ruhumuzun derinliklerinden bizi idare eden kâinatın Yaratıcısıyla buluşmamızı; kendi sınırlı gücümüze değil, O’nun bizimle olan sınırsız gücüne ...

    Bır çok okuyucumuzdan şu meâlde bir hayli e-posta aldım:

    “4.7.2010 tarihli yazınızda âyet sayısını 6666 olarak vermişsiniz, oysa bu sayı ...


    Bediüzzaman’ın Düşüncesinde Yeri ve Gelişimi

    Bediüzzaman Said Nursi kâinattan bahsederken birçok benzetmeler kullanır, "bir sergi," "bir tarla," ...

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    ZONGULDAK’IN Devrek ilçesinde, İmam Hatip Liseleri Arası Hafızlık Kur’ân-ı Kerim ve Ezanı Güzel Okuma yarışmaları ...

    Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) “ümmetimin ayı” olarak müjdelediği Ramazan’ın aynı zamanda Kur’ân ayı olması dolayısıyla, bu ayı da ...
    “Kur’ân ve İlmi Hakikatler” başlıklı sempozyumun ikincisi, 14 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak. Fırat Kültür Merkezi’de düzenlenecek sempozyumda, ...
    Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Muhammet Şevki Aydın, yaz Kur’ân kurslarında ilk kez geçtiğimiz yıl uygulanan ‘Kur’ sistemiyle eski usûl Kur’ân ...
    Malezya, “gelişmiş ülke” statüsünü kazanan ilk Müslüman ülke olmak istiyor. İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi Malezya’nın başbakanı Abdullah ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Varlık aleminin genel kuralı, her şeyin aslına dönmesidir. Yeryüzünde her şeyin teklikten geldiğini ve tekliğe döndüğünü ortaya koyan pek çok ...
    Pasiflik ve agresyon birbirine zıt çağrışımlar oluşturan iki kavramdır. Agresyon; kızgınlık, sinirlilik, saldırganlık gibi daha aktif ...
    Varlıklar aleminde ya da eşyanın mülk boyutunda işleyiş, bu alemin seyircisi olan insandaki nizam anlayışına uygun tarzda yürümekte; her şey zaman ...
    Hayatımızdaki temel bir problemlerden biri, bütün düşüncelerimizin mülk aleminin yatay ilişkileri içinde şekillenmiş olmasıdır. Melekût ve mülkün ...
    Bu konuyu anlamaya bir deneyle başlayalım. Elinize beyaz bir kağıt alın ve üç ayrı yerine "1" rakamı yazıp çevrenizdekilere kağıtta ne yazılı ...

    Bir Müslümanın ibadetleri ile varlığın genel ritmine uyuyor olması, ruhunda, muhtemelen büyük bir ferahlık ve kâinat ile uyum içinde olmaktan ...

    Risâle-i Nur’un sadeleştirilmesine Üstadın izni ve rızası yoktur...

    ÜSTAD BEDİÜZZAMAN’IN TALEBELERİNİN, “RİSÂLE-İ NUR’UN SADELEŞTİRİLEMEYECEĞİ”  ...

    “Hüda, İnsaniyet ve Medeniyet Masası”

    Aklî ve ruhî dengesi yerinde olan her insan mutlu olmak istemekte, mutluluk için bir şeyler yapmaya ...

    Cenâb-ı Hakk’ın Samed ismi her şeyden müstağnî, üstün, hiçbir şeye muhtaç olmayan manasındadır. Her şeyin her şeyinde ve her halinde Allah’a muhtaç ...

    Günümüzden altmış yedi sene önce 4 Aralık 1945 tarihli gazeteler ‘İstanbul’da komünist görüşlü basın organlarına ait gazete matbaalarının ve ...

    Hepimiz huzur ve mutluluğun peşindeyiz. Bunu kimimiz yeme-içme, kuvve-i şeheviyeyi tatmin, kimimiz mal-mülk, bazılarımız makam-mevki, iktidar, ...

    Bediüzzaman Hazretleri, Risâle-i Nur dairesinin üç grup insandan müteşekkil olduğunu beyan eder: Dost, kardeş ve talebe.
    Dostun özelliği ve şartı: ...

    İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

    Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

    Edirne’den bir okuyucumuz: “On Yedinci Lem’a’nın 14. Notasının 3. Remzinin son paragrafında bahsedilen, ‘Madem böyledir; hazer et. Dikkatle bas. ...

    Risale-i Nur mesleğinin en temel vasıflarından olan ihlâs, sadakat ve tesanüt sıfatları, o mesleğin olmazsa olmazlarındandır.

    İhlâs, yapılan ibadet ...

    Türkiye’de çok şey değişti, değişiyor, değişmeli...
    Her şeye devâ gibi gösterilmeye çalışılan “yeni süreç”ler de, söz konusu değişimin bir göstergesi.
    ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    İstibdat, kendini muhafaza etmek için herkese vesvese verdiği gibi, beni İnkılâptan (1908'den) on sene evvel aldattı ...

    Risâle-i Nur'dan:

    “Tam münevverü’l–kalb bir abidi (kalbi nurlanmış bir mü’mini) küre–i arz (dünya) bomba olup patlasa, ihtimaldir ki onu korkutmaz. ...
    Risâle–i Nur'dan

    ...İmam–ı Ali’nin (ra) adi bir Yahudî ile muhakemesi ve medar–ı fahriniz olan Salâhaddin–i Eyyûbî’nin miskin bir Hıristiyan ile ...

    Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...

    Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

    “Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...
    Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...

    Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
    ...

    Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?
    Şu satırlar, 25.4.08 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan bir yazıdan:

    “Nur hareketinin izleyicilerinin 5-6 milyon dolayında, ...

    Bediüzzaman Said Nursî’nin te’lif edip, bizzat tashih ederek hayatında hem Osmanlıca yazı ile hem de yeni yazı ile neşrettiği Risale-i Nur ...

    Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...

    Risale-i Nur’dan hürriyet bahisleri:

    İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtır(Allah’ın kuludur)lar (Tarihçe, s. 95).

    Hürriyet imanla parlar: ...

    Risale-i Nur Enstitüsü Adıyaman temsilciliği ile Adıyaman Kültür İlim Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Bediüzzaman’ın Milliyet Anlayışı’ konulu panel ...

    Bediüzzaman Rusya’dan esaretten döneli henüz beş ayının dolmasına beş gün kala, Osmanlı Devleti ve İtilaf Devletleri arasında Mondros Ateşkes ...

    Said Nursî’nin vefatının 53. yılı kapsamında Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Temsilciliği tarafından “Bediüzzaman’ın Hayatı ve Fikirleri” konulu ...

    Hilmi Yavuz “Asr-ı Saadet ve demokrasi” başlıklı yazısında, konuyu ‘İslam Dini Açısından Din-Devlet İlişkileri’ adlı çalışmasında ele alan Dr. Fahri ...

    Bediüzzaman, Eşref Edip’le sohbetinde, 1949’da yargılandığı ve uzun yıllar süren sancılı bir sürecin ardından beraatle ...

    Bediüzzaman Said NURSÎ’nin vefatının 53.Yıldönümü dolayısıyla 23 Mart’ta başlayan Bediüzzaman Haftası kapsamında “İnsanlık ve Dünya Barışı İçin Said ...

    Nurs’tayım, ordan sesleniyoruz. Risale-i Nurlarla ve Üstadımız Hz.Bediüzzamanla ve aramızdan 47 yıl önce ayrılan kardeşi ve aile büyüğümüz Abdülmecid ...

    Dünya ve ahiret saadetinin iman hakikatleri dairesinde olduğunu hisseden ve bilen insanlardandı Mübarek Süleyman…

    “Barlalı Mübarek Süleyman” ...

    Almanya’dan Davut Korkmaz’ın Abdullah Yeğin’e yazdığı son hizmet haberlerini ihtiva eden mektup:

    Vefat yıldönümleri münasebetiyle…

    Kudsî Nur dâvâsı içinde Bediüzzaman Hazretlerine yol arkadaşlığı yapmış iki nurlu simadan bahsedeceğiz.

    Üstada ...

    Sahabelerin büyük çoğunluğunun, yaşadıkları çevreyi niçin terk ettiklerini hiç düşündünüz mü? Onları Hicaz dışına, hatta dünyanın isimlerini yeni ...

    İttihad-ı İslâm, Müslümanların öncelikle Kur'ân ve Sünnet hükümlerine uygun bir ahlâka kavuşmalarını, ardından ticari, kültürel, siyasî ve hukuki ...

    Hürriyet sade manasıyla; serbestlik, hür oluş. Herkesin meşrû hareketlerinde tam serbest olması. İradenin ve seçme kabiliyetinin serbestçe ...

    Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
     
    “Kaçın… ...

    Risâle-i Nur’un meslek düsturlarının mühimlerinden biri takvadır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri Nur Mesleğinde, azamî ihlâs, azamî sadakat ve azamî ...

    Bediüzzaman’ın mezarının naklinde “yakını” olarak hazır bulundurulan Konya İmam Hatip Okulu meslek dersleri öğretmeni kardeşi Abdülmecid ...

    Bediüzzaman'ın Hayat Seyri ve Safahatından Mühim Bir Kısmının Tarihleri

    “Asırlar geçti, birer birer söndü meşaleler. İrfan asâletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk; ...

    İmam-ı Gazali’nin Kimya-yı Saadet’ini okurken bazı konular çağrışım yaptı. Büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursî ile benzerlikler arz ediyordu. ...

    Her çağın kendine özgü bir paradigması varsa, her âlimin de kendine özgü bir çağı okuyuş tarzı olmalıdır. Gazali kendi çağını nasıl özgün bir ...

    Yıl 1908.

    Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

    • Kitap Bahçesi

    Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

    Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Geçen sene Eylül ayı ortalarından itibaren iki hafta müddetle hayat ve hatırasını tefrika ettiğimiz merhûm İsmail Hakkı Demir ile ilgili çalışmamız ...

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

    Neşriyatımızı dikkatle takip eden okuyucularımıza bugün de bir kitap tanıtımımız var. Kitabımız tarihî bir roman: Sır İçinde Sır.

    Neşriyat olarak ...