Anasayfa Gündem Basından Seçmeler Medine kardeşliği ve Risâle-i Nur
Medine kardeşliği ve Risâle-i Nur Yazdır e-Posta
Hasan Güneş tarafından yazıldı.   
Cuma, 04 Mayıs 2012 00:00

altKarşımızdaki engeller, içinden çıkamadığımız meseleler ne kadar büyük ve ne kadar çeşitli olursa olsun hepsinin de gelip düğümlendiği nokta sayısı, zannedildiği gibi öyle çok fazla değildir. İman ve kardeşlik ve kardeşler arasındaki muhabbet ve sevgi; çözüm ve çarelerin iç içe olduğu hususlardan birisidir. Çare ararken etrafa fazla dağılmamız, ana meselenin önemini fazla kavrayamadığımızdan olsa gerek… Kim bilir belki de kendi nefislerimizi savunmak için işin kolayına kaçmayı tercih ediyoruz.

Gerçekte Peygamberimiz (asm) iman ve uhuvvet arasındaki kopmaz bağı şu hadis-i şerif ile kesin olarak ortaya koymuştur: “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız…” Demek ki, neredeyse çağın hastalığı olan, gerek hususî hayatımızda gerekse cemiyet hayatında birbirimize olan sevgisizlik ve tahammülsüzlüğün çıkış noktası çok uzaklarda ve çok karmaşık değil… İman zaafı pek çok şeyde olduğu gibi problemlerimizin ana kaynağı olmaya devam ediyor.

Bilindiği gibi Peygamberimiz (asm) Medine’de, Ensar ile Muhaciri kardeş ilân etmişti. O zamana kadar, kabile taassubu ile yaşayan, birbirleriyle bitmek bilmeyen kan dâvâları gibi birçok batıl adet ve geleneklerine körü körüne bağlı, hatta kız çocuklarını diri diri gömecek kadar kalb katılığına sahip birbirine yabancı insanlar, kimsenin kimseyi incitmediği bir nezaket ve nezahet ile bir araya geldiler ve kardeş oldular. Vaktiyle, gurur ve kibirlerine, benlik ve enaniyetlerine, nefis ve menfaatlerine dokunacak en küçük bir hadisede öfke ile ayağa kalkıp kan döken o insanlar birbirlerinin eksiklerini tamamlayan, kusurlarını telâfi eden ve hatalarını affeden muazzam şahsiyetler haline geldiler. Onları kısa zamanda bu seviyeye yükselten, Âlemlerin Rabbine ve O’nun Habibine (asm) karşı sarsılmaz bir iman ve itaatten başka bir şey değildir. Onların Peygamberimize (asm) olan imanları o kadar fazla idi ki, Medine sanki bir babanın riyasetinde bir muazzam hane ve mükemmel bir ev olmuştu. Evet, Yesrib’i Medine yani gerçek manada medeniyet şehri yapan sırlardan birisi mü’minler arasındaki bu samimî uhuvvet ve ebedî kardeşlik anlayışı idi. Kur’ân-ı Azîmüşşan bu hususu Âl-i İmran Sûresinde şöyle açıklıyor: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı.”

Hadis-i Şerif ile âyeti beraber mütalâa edecek olursak: Kardeşliğin neticesi, cennet; düşmanlığın ise “ateş çukuru”. Cennet ve ateş çukurunun ahirete mahsus olmadığını unutmamak gerekiyor.

Malûm, Cenâb-ı Hakk’ı görüyor gibi ibadet ve kulluk etmeye “ihsan mertebesi” deniyor. Peygamberimiz (asm) bu hususu açıklarken: “Sen Rabbini görmesen de Rabbin seni görüyor.” demiştir. Bu sebeple sahabenin, diğer hususlarda olduğu gibi, kardeşler arasındaki münasebetleri, samimî davranışları, yardımlaşmaları, emsalsiz olan tesanüd, feragat ve fedakârlıkları hep “ihsan mertebesinde” olmuştur. Tahammülleri, öfkelerini yutmaları, birbirlerini anlayışla karşılamaları ve yardımlaşmaları hep Âlemlerin Rabbinin huzurunda olduklarını akıldan çıkarmamaları sebebiyledir. Birbirlerine karşı en nihayetinde düşmanlığı netice verecek olan nezaketsizlik, kin ve hased gibi duyguların huzurda olmanın edebine aykırı olduğu idraki ile mükemmel bir uhuvvet ve ebedî bir kardeşlik hâsıl olmuştur.

Bilindiği gibi Mekkeli Müslümanlar baskı ve zulümlerin tahammül sınırını aşmasıyla hicrete mecbur kalmışlardı. Kimisi fert fert, kimisi aileler hâlinde bilmedikleri ve tanımadıkları bir diyara gitmişlerdi. Ulaşım ve haberleşmenin az olduğu o zamanlarda onları, bilmedikleri ve tanımadıkları bir yaşantı, farklı huy ve mizaçlardaki insanlar ve farklı bir toplum bekliyordu. Ancak kader onlar için kıyamete kadar sürecek bir kardeşliğin temelini atıyor; esaslarını fiilen, uygulamalı olarak tesbit ediyordu. Yine Ashab-ı Suffa da benzer şekilde farklı mizaç ve huydaki insanların esaslarını Peygamberimizin (asm) tesbit ettiği kardeşlik potasında erimesinin mühim bir sebebidir. Bugün bir kısım olumsuzluklara rağmen bir buçuk milyar Müslümanın, dünyanın her tarafında birbirlerini samimî birer kardeş olarak hissetmesini, o gün temelleri atılan kardeşlik anlayışına borçluyuz.

Bugüne gelecek olursak, Risâle-i Nur hizmeti; külliyatıyla, aksatılmadan devam eden dersleriyle, dershaneleriyle, cemaatiyle ve hizmet metoduyla Medine’deki uhuvvet ve kardeşlik projesinin yeniden ihyası ve canlandırılmasıdır. Kaynağı Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye olan Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde ders ve dershane müdavimlerinin birbirlerini tanıyıp kaynaşmaları, aynı idealler etrafında bir araya gelmeleri Medine’deki uhuvvet ve kardeşlik medeniyetinin yeniden hayata geçirilmesidir. Risâle-i Nur eserlerinin sürekli okunuyor olmasıyla müellifinin tasarrufunun devam ediyor olması ve Nur Hizmetinin en mühim esaslarından olan “tahkiki iman” ve “ihlâs” prensibi sayesinde “ihsan” mertebesi ile samimî bir kardeşlik vücuda gelmiştir. Klâsik gelse de, farklı mizaç ve huylarda farklı memleketlerdeki insanların samimî bir kardeşlik hissiyle kucaklaşmaları Risâle-i Nur hizmetinin bu husustaki muvaffakiyetinin bir göstergesidir. Yine “Aziz, sıddık kardeşim” hitabıyla başlayan her bir mektub, her ifade bile başlı başına hakka ve hakikata ulaştıran Cadde-i Kübra-yı Kur’âniyedir.
Peygamberimizin (asm) getirdiği bakış açısının ve uhuvvet nurunun sadece Medine ile sınırlı olduğunu düşünmek nasıl eksik ve yanlış işe, sadece insanlar ile sınırlı olduğunu düşünmek de aynı derecede eksiktir. Çünkü kardeşlik de; benlik, gurur ve kibir gözlüklerini atıp mütevazı bir kul ve vazifeli bir mü’min nazarıyla kâinata bakabilmekle ancak mümkündür. Peygamberimizin (asm) getirdiği nur ile bütün varlık âleminin rengi değişmiş, her bir varlık kâinat mescidinde omuz omuza ibadet eden ve zikreden kardeşler hükmüne geçmiştir. Evet, kâinatın yaratılış sebebi muhabbet olduğu gibi, zerrelerden kürelere kadar büyük hızlarla hareket eden dev gök cisimlerini bir arada tutan da muhabbettir, sevgidir, Rablerine itaat ve ubudiyetleridir. Peygamberimizin (asm) getirdiği nurun insan kalbinin en ince noktalarından kâinatın en uzak köşelerine kadar uzanan hakikatını ve tesirini görmek için On Dokuzuncu Mektub’da geçen şu ifadeye bakalım: “Onun neşrettiği nur ile o matemhane-i umumî, şevk u cezbe içinde bir zikirhaneye inkılâb etti. O ecnebi, düşman mevcudat, birer dost ve kardeş şekline girdi. O camidat-ı meyyite-i samite birer munis memur, birer müsahhar hizmetkâr vaziyetini aldı ve o ağlayıcı ve şekva edici kimsesiz yetimler, birer tesbih içinde zâkir veya vazife paydosundan şâkir suretine girdi.”

Şu keşmekeş ve kargaşa dolu dünyada, ailelerin manen ve maddeten dağıldığı, fertlerin birbirine alabildiğine yabancılaştığı; savaşların, düşmanlıkların, kin ve nefretin, baskı ve zulümlerin bütün acımasızlığıyla devam ettiği bir zamanda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey samimî ve ebedî bir uhuvvet ve içten bir kardeşlik anlayışıdır. Ne mutlu kâinat mescidine uhuvvet nazarıyla bakabilenlere…


Bu makale 2592 defa okundu.
 

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün4633
    Dün9140
    Bu Hafta13773
    Bu Ay318567
    Toplam12839393

    Sitede şuan 311 ziyaretçi var.


    Günün Karikatürü

    Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    “Ne zaman Risale-i Nur’u okumaya başladım, bütün sorularıma cevap buluyordum. Sanki aklımı okuyor gibi cevaplar geliyordu karşıma. Verilen bütün ...

    DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiasıyla gündeme gelen Özel Harp Dairesi, 50 yılı aşkın karanlık geçmişiyle ...

    İlâhiyatçı Prof. Dr. Saim Yeprem, sahabenin yaşayışı, kültürü ve İslâmı anlayışı ile Müslümanlarla birlikte bütün insanlığa örnek olduğunu söyledi.

    ...

    Ben, cemaatlerin toplumsal bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Cemaatler dinin o toplumda yaşanabilmesi için oluşmuş yapılardır; bunlar bir ihtiyaca ...

    Yeni Asya Grubu’nun lideri olan Mehmet Kutlular, cemaate ait Yeni Asya gazetesinin de başında bulunuyor. Nur cemaatinde daha çok Süleyman ...
    Adına şiirler yazıldı. Adına türküler söylendi. Adına hikâyeler yazıldı. Adına romanlar yazıldı. Hayatı ve hatıralarıyla alakalı onlarca kitap ...

    Bugün köşemizi, 43. vefat yıldönümünde bir defa daha rahmetle andığımız Zübeyir Gündüzalp’in müthiş üslûbuyla kaleme alınan ve “Üniversiteli Nur ...

    Dönem sonu geldi ve yıllık okuma programlarımız başladı. İlk program üniversiteliler için yapıldı. Dershane öğrencilerimiz ve misafir katılımcılarla ...

    Sene başları Medrese-i Nuriyelere kavuşma zamanıdır.
     
    Nurlu mekânlardaki daimî ikametlerimizin üç aylığına değişmesi bizleri çok değiştirir.

    Biz de ...

    Eğitimci-Yazar Halil Akgünler, Yeni Asya Vakfı Kahramanmaraş Şubesi tarafından düzenlenen organizasyonda "Bediüzzaman’ın Devlet Yönetimi Anlayışı" ...

    Okumuş yazmış insanların İslâm dininden ürkmeleri, onların ‘doğru İslâm’ı tanımadığını gösterir, ama aynı zamanda bütün Müslümanların üzerinde ağır ...

    Bu hafta başında Ankara Gölbaşı Yeni Asya Temsilciliği’nden ve İstanbul’da ikamet eden Kastamonu ve İnebolulu can dostlarından iki dâvet aldım. ...

    Bediüzzaman’ın 1907’lerdeki “Avrupa bir İslâm devletine, Osmanlı Devleti de bir Avrupa devletine hâmiledir. Bir gün gelip doğuracaklardır” tesbitinin ...

    30 Mart yerel seçiminden yaklaşık 4.5 ay sonra yapılan cumhurbaşkanı seçimini de malûm sebeplerle gergin bir ortamda gerçekleştirdik. İki seçimin ...

    Bir Risâle-i Nur sohbetinde Üstadımın son vasiyetindeki iktisatla ilgili kısım okunurken her nasılsa zihnime ilişen bir film sahnesi benim gönlümü ...

    İnsan zaaflarla donatılmış bir canlı. Her bir ihtiyaç, ekonomide yeni sektörlerin yolunu açmış. Acıktığı için tarım ve gıda sanayi gelişiyor, ...

    ABD, Irak’ı işgal ettiğinde 1991 ve 20 Mart 2003’te, “Irak’a demokrasi, insan hakları getireceğini” vaat etmişti.

    Bizde bazı safdiller buna ...

    Önceki hafta Fransa’da başlayan burka yasağı tartışması Danimarka’da da gündemde. Dün Danimarka Meclisine taşınan tartışmada bir süredir burkanın ...

    Çocukları için büyük zorluklara katlandı, sıkıntılara göğüs gerdi

    Kuveyt’te  binbir milletten insan yaşıyor desem abartmış olmam. Uzakdoğulular, ...

    Pakistan'ı vuran depremde en çok etkilenen bölgelerin başında gelen Keşmir’deki ölü sayısıyla ilgili olarak AFP’ye açıklama yapan yerel Ulaştırma ...
    Mainz Gustavburg Ayasofya Cami’inde 2007 yaz tatilinde Kur’ân kursu ve okuma programı düzenlendi. Tatile girilmesiyle başlayan program, beş hafta ...

    Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtuhû...

    Avrupa ile Afrika arasında bir köprü vazifesi gören, Müslümanların “Endülüs” ismini verdikleri ...

    Bediüzzaman Said Nursi vefatının 48. yıldönümünde Almanya-Köln’de düzenlenen “Aile” konulu bir panelle anıldı. Geniş bir izleyici topluluğunun büyük ...
    Belçika Flaman bölgesi barış haftası münasebetiyle tarihi Sint-Niklaas kilisesinde biraraya gelen farklı dinlere mensup din adamları dünya barışı ...
    İngiltere’de Müslüman toplumun nüfusu, toplumun diğer kesimlerine göre 10 kat daha hızlı artıyor. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi rakamlarına göre, ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Kainat; yaratılanlar, oluşlar başlangıç ve sonuyla, bütün teferruatıyla düşünüldüğünde akıl almaz bir muamma. Kainatın başlangıcı, gezegen, yıldız ve ...

    Kur’ân-ı Kerîm bütün kâinatı ilgilendiren, mahlûkatın ve mevcudatın varlık sebeplerini, mânâlarını, sırlarını, taşıdığı değerleri insanlığa izah edip ...

    “Neyi ve nasıl tefekkür etmeliyiz?” suâline vereceğimiz ilk cevap; “Kur’ân’ın istediği tarzda” olacaktır. Çünkü o, geniş ufuklarında seyr ü sülûk ile ...

    Olmert, Kur’ân-ı Kerim’i tasdik ediyor. Nasıl oluyor diye sormayın. Basbayağı oluyor. Fazilet o ki, düşman dahi teslim ede denilir. Dolayısıyla ...
    Kur’ân âyetleri çok ince sırlarla ve derslerle doludur. Bazı hakîkatler Kur’ân’da kıssalar ve târîhî olaylar olarak anlatılır. Kur’ân bir târîh ...

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    ZONGULDAK’IN Alaplı Müftülüğü Merkez Kur’ân Kursu’nda 42’si erkek toplam 85 vatandaş Kur’ân-ı Kerim öğreniyor.

    Kursa katılan erkeklerin en ...

    Okullar tatil olunca bazı anne ve babalar çocuklarının Kur’ân okumasını öğrenmelerini isterler. Kendileri bilmeyenler Kur’ân kursuna ...
    ANADOLU Gençlik Derneği Muğla Şubesi tarafından düzenlenen Kur’ân programı yoğun ilgi gördü. Sunuculuğunu Kur’ân okuma dünya birincisi Mustafa ...

    Kazakistan Millî Uzay Ajansı Kazkosmos Başkanı Talgat Musabayev, “Uzay, önemli bir manevî ders mekânı; astronotlar arasında ateist bulunamaz. Uzaya ...

    Japon elektronik devi Sony, müzik muhtevasında Kur’ân-ı Kerim’den bölümler olan ve büyük ilgi çekmesi beklenen bilgisayar oyununun satışlarını, ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Varlığın dili, bütünü küçük numunelerde özetler şekildedir. Kâinatın genelinin oluşumu ile ilgili Büyük Patlama ve ardından dünyanın oluşumu ve ...

    Sosyal hayat içinde dinin rolü farklı zamanlarda farklı şekillerde ele alınmıştır. Ancak bu tanımın asıl kaynağı nübüvvet ve vahyin insanlığa ...

    On Dördüncü Lem'a'nın İkinci Makamı'nın Üçüncü Sır'rında yer alan şu ikaz, insanı derinden sarsan ve gafletten uyandıran mânâlar içeriyor: ...

    Asırlar, yıllar, günler insan hayatının ve varlık âleminin şekillenmesi için yaratılmış dönüm noktaları şeklinde hayata yansıyor. Her sürecin ...

    Dünyanın geleceğinde farklı medeniyetler buluşacaklar mı, yoksa çatışacaklar mı? Bu son dönemlerde geliştirilen farklı teoriler ile ortaya ...

    CenÂb-i Hak Âdil-i Mutlak’tır. Eğer Cenâb-ı Hak, bu mutlak adaletiyle her haksızlığı, zulmü dünyada düzeltseydi, zalimlerin cezasını hemen ...

    SORU:

    Bediüzzaman Said Nursî’nin Muhakemât’ı yazma maksadını izah ettiği aşağıdaki metni açıklar mısınız?

    Barla sıddıklarından Hafız Ali (Ergün), 1898 yılında İslâmköy’de dünyaya geldi. Risâle-i Nur’la tanışmadan önce üç-dört sene Dinar köylerinde ...
    Osmanlı Devleti’nde ulema mensuplarının belirli bir mevkii vardı. Ulema sultana bağlı olmakla birlikte, dinin tatbikçisi ve hâmisi olarak ...

    Cenâb-ı Erhamürrâhimîn, her fırsatta varlığını hissettiriyor bizlere. Hizmet-i Kur'âniyede çalıştıkça, sanki bütün engelleri kaldırıp, ezelî nuruyla ...

    Risale-i Nur’un mesleği; vazifeyi ihlâs, aşk ve şevkle, yani bihakkın yapmak ve Cenâb-ı Hakk’ın vazifesine, yani işine karışmamaktır. Vazife ...

    Nur mesleğinin özü ve esası olan ihlâsı kazanmak ne kadar önemli ise, onu bir ömür boyu muhafaza ederek korumak da o derece önemlidir. İhlâstaki esas ...
    Risâle-i Nur’da hem kesbî, hem de vehbî (ledün) ilmin verilerini bol bol bulmak mümkündür. Peki, kesbî ve vehbî ilim ne demektir?

    İnsanoğlunun ilim ...

    Kafkaslar, İslâmın bahadır evlâtları…” sözleriyle tasvir ediyor Bediüzzaman Hazretleri onların yaşadığı coğrafyayı.

    Onları dinlemek için çevirmene ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Said bir hiss–i kablelvuku ile "Bu Osmanlı ülkesinde büyük bir parlak nur çıkacak"; hattâ Hürriyetten (1908'den) evvel ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Harb–i Umumîde, esaretle (1916–1918), Rusya’nın şark–ı şimalîsinde (kuzey–doğusunda), çok uzak olan Kosturma vilâyetinde ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Bu havalide (Kastamonu, İnebolu...), hakikaten ümidimin fevkinde, Risâle–i Nur Talebelerinden iki kahraman yetiştiler: ...

    Yıldırım’dan iki yıl sonra

    Büyük "Timur İmparatorluğu"nun kurucusu Emir Timur, rakibi ve muarızı olan Yıldırım Bayezid’den iki yıl sonra bugün (18 ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Beşerin başı ihtiyar; edvâr–ı hamsesi (beş devri) var: (1) Vahşet ve bedeviyet, (2) memlûkiyet, (3) esâret, şimdi dahi (4) ...

    “Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

    Kur’ân-ı ...

    Düşünme, tefekkür, insan olmanın temel özelliklerindendir.1 Değeri de ürettiği fikirler oranındadır. Zira, beynimiz/zihnimiz, aklımız, ...
    Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...

    "Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur'u; ben o­nun zamanında gelseydim, Mesnevî'yi yazardım. o­nun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ...

    Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Müfteri iftiraya doymaz.

    Siz bir dizi iftirasını çürütün, o­na en sağlam, en keskin delillerle cevap verin, o kısa sürede ortaya yeni bir ...

    Tebbet Sûresi’nde Rabbimiz Ebû Leheb’e lânet ve bedduâ eder. Hem tebbet, “kurusun” mânâsına bedduâdır, Ebû Leheb hakkında inmiştir. Zira o, eziyet ...

    İnsan hayatının en önemli dinamiklerinden birisi de eğitimdir. Eğitim deyince sadece sosyal hayatın gereklerini öğreten ilim anlaşılmamalıdır. İnsan ...

    Vefâtından dört yıl önce kabri hakkında yazdığı bir lâhika mektubundaki “vasiyet”te Bediüzzaman, “Benim kabrimi gayet gizli bir yerde, bir-iki ...

    Doç. Dr. Gülümser Heper’in diğer bir önemli yanılgı ve çelişkisi de, Said Nursî’nin modern ...

    Bediüzzaman Said Nursî’nin, Emirdağ ilçesinde geçen yıllarını anlatmak ve hayatı hakkında vatandaşlara bilgi vermek amacıyla belediye tarafından ...

    Bediüzzaman’ın; “Beni dünyaya çağırma, ona geldim, fena buldum” diyerek vermek istediği mesajı bizler maalesef doğru okuyamadık, tam tersine dört el ...

    BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin Emirdağ’da 1944’ten sonra 16 sene ikamet ettiği evin tıpkısı yapıldı. Bediüzzaman’ın Emirdağ Çarşı Camii′sine bitişik ...

    Rus gazeteci Nadejda Kevorkova, 8. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu sonrası gözlemlerini, Rusya’da yayınlanan, 72 bin tirajlı liberal eğilimiyle ...

    Adem Aleyhisselâm ile başlayan iman ve inkâr mücadelesi çağlar boyu süre gelmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir. Zira bu dünya bir imtihan ...

    Saniye Çolakgil, seksen küsûr yaşında Zübeyir Gündüzalp’in tâbiriyle “sadırdan değil, satırdan konuşan” bir hanım. Hal ve tavırlarını görüp de ...


    2007 yılı Aralık ayının soğuk bir kış günüydü. Isparta'nın İslâmköy'üne gelmiştim. Maksadım, Nur’a merkez ve mekân olmuş, ismiyle müsemma bu İslâm ...

    **Öncelikle Bediüzzaman ile ilgili birkaç anınızı anlatır mısınız?

    1959 yılının son günü yılbaşı gecesi İstanbul’daydı. Bize ders anlatmaya ...

    —Vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz—

    Mustafa Acet 1924 yılında Emirdağ’da doğdu. Hatıralarında ve kendisi ile yapılan mülâkatlarda çocukluk yılları ...

    Risâle-i Nur, materyalist fikirleri parça parça ediyor

    Hakkı Yavuztürk kimdir?
    Hakkı Yavuztürk, 1934’de Kemaliye’de doğdu. Sağlık memurluğu yaptı ve bu ...

    Türkiye’de zaman zaman gündeme getirilen çarpıtmalardan biri de “Bediüzzaman’ın tabutunun denize atıldığı” yakıştırması…

    Son olarak Güneri ...

    Bediüzzaman, dünya çapında şu muhteşem ölçüyü çıkarmış Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den:

    “Hiçbir müfsid (bozguncu, fesat), ben müfsidim demez. Daima ...

    “İnsanın ihtiyâcât-ı zarûriyesi içinde en evvel lâzım olan, mekân ve meskendir. Mekânın en güzeli, nebatât ve eşcâra müştemil olan yerlerdir ve en ...

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) Efendimizden sonra gelen büyük İslâm mütefekkirlerini ve gönül sultanlarını zirveye çıkaran, kalplerde ve ...


    “Güneşin doğuşu başkadır orada, batışı başka,
    Nur erleri orada eriştiler İlâhî aşka,
    Sanki izleri hâlâ durur, toprak ve taşta.
    Her daim dillerde ...

    Vahdâniyetine şehadet mevzuunda Kendisi ve melekleri ile birlikte şahit göstermekle ilim erbâbının kıymet ve şerefini yücelten Cenâb-ı Allah’a sonsuz ...

    İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

    Tarihte iz bırakmış ve büyük hizmetler ortaya koymuş şahsiyetlerin hayatları, daha sonra gelenler tarafından tahliller, yorumlar ve analizler ...

    Dünkü "Dağa çıkmak..." başlıklı yazımızın devamını bir sonraki güne bırakarak, pek mühim bir meselenin yeniden gündeme gelmesi münasebetiyle, Hz. ...

    Yıl 1908.

    Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

    • Kitap Bahçesi

    Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

    Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

    “Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

    Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

    Bu hafta sizlere Yeni Asya Neşriyat tarafından yayınlanan önemli bir kitabı tanıtmak istiyoruz: Sonsuz Gücün Anahtarı Besmelenin Esrarı. Kitap, ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...