Anasayfa Gündem Basından Seçmeler Medine kardeşliği ve Risâle-i Nur
Medine kardeşliği ve Risâle-i Nur Yazdır e-Posta
Hasan Güneş tarafından yazıldı.   
Cuma, 04 Mayıs 2012 00:00

altKarşımızdaki engeller, içinden çıkamadığımız meseleler ne kadar büyük ve ne kadar çeşitli olursa olsun hepsinin de gelip düğümlendiği nokta sayısı, zannedildiği gibi öyle çok fazla değildir. İman ve kardeşlik ve kardeşler arasındaki muhabbet ve sevgi; çözüm ve çarelerin iç içe olduğu hususlardan birisidir. Çare ararken etrafa fazla dağılmamız, ana meselenin önemini fazla kavrayamadığımızdan olsa gerek… Kim bilir belki de kendi nefislerimizi savunmak için işin kolayına kaçmayı tercih ediyoruz.

Gerçekte Peygamberimiz (asm) iman ve uhuvvet arasındaki kopmaz bağı şu hadis-i şerif ile kesin olarak ortaya koymuştur: “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız…” Demek ki, neredeyse çağın hastalığı olan, gerek hususî hayatımızda gerekse cemiyet hayatında birbirimize olan sevgisizlik ve tahammülsüzlüğün çıkış noktası çok uzaklarda ve çok karmaşık değil… İman zaafı pek çok şeyde olduğu gibi problemlerimizin ana kaynağı olmaya devam ediyor.

Bilindiği gibi Peygamberimiz (asm) Medine’de, Ensar ile Muhaciri kardeş ilân etmişti. O zamana kadar, kabile taassubu ile yaşayan, birbirleriyle bitmek bilmeyen kan dâvâları gibi birçok batıl adet ve geleneklerine körü körüne bağlı, hatta kız çocuklarını diri diri gömecek kadar kalb katılığına sahip birbirine yabancı insanlar, kimsenin kimseyi incitmediği bir nezaket ve nezahet ile bir araya geldiler ve kardeş oldular. Vaktiyle, gurur ve kibirlerine, benlik ve enaniyetlerine, nefis ve menfaatlerine dokunacak en küçük bir hadisede öfke ile ayağa kalkıp kan döken o insanlar birbirlerinin eksiklerini tamamlayan, kusurlarını telâfi eden ve hatalarını affeden muazzam şahsiyetler haline geldiler. Onları kısa zamanda bu seviyeye yükselten, Âlemlerin Rabbine ve O’nun Habibine (asm) karşı sarsılmaz bir iman ve itaatten başka bir şey değildir. Onların Peygamberimize (asm) olan imanları o kadar fazla idi ki, Medine sanki bir babanın riyasetinde bir muazzam hane ve mükemmel bir ev olmuştu. Evet, Yesrib’i Medine yani gerçek manada medeniyet şehri yapan sırlardan birisi mü’minler arasındaki bu samimî uhuvvet ve ebedî kardeşlik anlayışı idi. Kur’ân-ı Azîmüşşan bu hususu Âl-i İmran Sûresinde şöyle açıklıyor: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı.”

Hadis-i Şerif ile âyeti beraber mütalâa edecek olursak: Kardeşliğin neticesi, cennet; düşmanlığın ise “ateş çukuru”. Cennet ve ateş çukurunun ahirete mahsus olmadığını unutmamak gerekiyor.

Malûm, Cenâb-ı Hakk’ı görüyor gibi ibadet ve kulluk etmeye “ihsan mertebesi” deniyor. Peygamberimiz (asm) bu hususu açıklarken: “Sen Rabbini görmesen de Rabbin seni görüyor.” demiştir. Bu sebeple sahabenin, diğer hususlarda olduğu gibi, kardeşler arasındaki münasebetleri, samimî davranışları, yardımlaşmaları, emsalsiz olan tesanüd, feragat ve fedakârlıkları hep “ihsan mertebesinde” olmuştur. Tahammülleri, öfkelerini yutmaları, birbirlerini anlayışla karşılamaları ve yardımlaşmaları hep Âlemlerin Rabbinin huzurunda olduklarını akıldan çıkarmamaları sebebiyledir. Birbirlerine karşı en nihayetinde düşmanlığı netice verecek olan nezaketsizlik, kin ve hased gibi duyguların huzurda olmanın edebine aykırı olduğu idraki ile mükemmel bir uhuvvet ve ebedî bir kardeşlik hâsıl olmuştur.

Bilindiği gibi Mekkeli Müslümanlar baskı ve zulümlerin tahammül sınırını aşmasıyla hicrete mecbur kalmışlardı. Kimisi fert fert, kimisi aileler hâlinde bilmedikleri ve tanımadıkları bir diyara gitmişlerdi. Ulaşım ve haberleşmenin az olduğu o zamanlarda onları, bilmedikleri ve tanımadıkları bir yaşantı, farklı huy ve mizaçlardaki insanlar ve farklı bir toplum bekliyordu. Ancak kader onlar için kıyamete kadar sürecek bir kardeşliğin temelini atıyor; esaslarını fiilen, uygulamalı olarak tesbit ediyordu. Yine Ashab-ı Suffa da benzer şekilde farklı mizaç ve huydaki insanların esaslarını Peygamberimizin (asm) tesbit ettiği kardeşlik potasında erimesinin mühim bir sebebidir. Bugün bir kısım olumsuzluklara rağmen bir buçuk milyar Müslümanın, dünyanın her tarafında birbirlerini samimî birer kardeş olarak hissetmesini, o gün temelleri atılan kardeşlik anlayışına borçluyuz.

Bugüne gelecek olursak, Risâle-i Nur hizmeti; külliyatıyla, aksatılmadan devam eden dersleriyle, dershaneleriyle, cemaatiyle ve hizmet metoduyla Medine’deki uhuvvet ve kardeşlik projesinin yeniden ihyası ve canlandırılmasıdır. Kaynağı Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye olan Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde ders ve dershane müdavimlerinin birbirlerini tanıyıp kaynaşmaları, aynı idealler etrafında bir araya gelmeleri Medine’deki uhuvvet ve kardeşlik medeniyetinin yeniden hayata geçirilmesidir. Risâle-i Nur eserlerinin sürekli okunuyor olmasıyla müellifinin tasarrufunun devam ediyor olması ve Nur Hizmetinin en mühim esaslarından olan “tahkiki iman” ve “ihlâs” prensibi sayesinde “ihsan” mertebesi ile samimî bir kardeşlik vücuda gelmiştir. Klâsik gelse de, farklı mizaç ve huylarda farklı memleketlerdeki insanların samimî bir kardeşlik hissiyle kucaklaşmaları Risâle-i Nur hizmetinin bu husustaki muvaffakiyetinin bir göstergesidir. Yine “Aziz, sıddık kardeşim” hitabıyla başlayan her bir mektub, her ifade bile başlı başına hakka ve hakikata ulaştıran Cadde-i Kübra-yı Kur’âniyedir.
Peygamberimizin (asm) getirdiği bakış açısının ve uhuvvet nurunun sadece Medine ile sınırlı olduğunu düşünmek nasıl eksik ve yanlış işe, sadece insanlar ile sınırlı olduğunu düşünmek de aynı derecede eksiktir. Çünkü kardeşlik de; benlik, gurur ve kibir gözlüklerini atıp mütevazı bir kul ve vazifeli bir mü’min nazarıyla kâinata bakabilmekle ancak mümkündür. Peygamberimizin (asm) getirdiği nur ile bütün varlık âleminin rengi değişmiş, her bir varlık kâinat mescidinde omuz omuza ibadet eden ve zikreden kardeşler hükmüne geçmiştir. Evet, kâinatın yaratılış sebebi muhabbet olduğu gibi, zerrelerden kürelere kadar büyük hızlarla hareket eden dev gök cisimlerini bir arada tutan da muhabbettir, sevgidir, Rablerine itaat ve ubudiyetleridir. Peygamberimizin (asm) getirdiği nurun insan kalbinin en ince noktalarından kâinatın en uzak köşelerine kadar uzanan hakikatını ve tesirini görmek için On Dokuzuncu Mektub’da geçen şu ifadeye bakalım: “Onun neşrettiği nur ile o matemhane-i umumî, şevk u cezbe içinde bir zikirhaneye inkılâb etti. O ecnebi, düşman mevcudat, birer dost ve kardeş şekline girdi. O camidat-ı meyyite-i samite birer munis memur, birer müsahhar hizmetkâr vaziyetini aldı ve o ağlayıcı ve şekva edici kimsesiz yetimler, birer tesbih içinde zâkir veya vazife paydosundan şâkir suretine girdi.”

Şu keşmekeş ve kargaşa dolu dünyada, ailelerin manen ve maddeten dağıldığı, fertlerin birbirine alabildiğine yabancılaştığı; savaşların, düşmanlıkların, kin ve nefretin, baskı ve zulümlerin bütün acımasızlığıyla devam ettiği bir zamanda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey samimî ve ebedî bir uhuvvet ve içten bir kardeşlik anlayışıdır. Ne mutlu kâinat mescidine uhuvvet nazarıyla bakabilenlere…


Bu makale 2681 defa okundu.
 

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün1426
    Dün10402
    Bu Hafta59286
    Bu Ay1426
    Toplam13573866

    Sitede şuan 402 ziyaretçi var.


    Günün Karikatürü

    Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
    Risale-i Nur: İpten adam alır!

    Risale-i Nur: İpten adam alır!

    İstanbul’da yaşayan bizim köylü meşhur bir ceza avukatı var. Onun için “İpten adam alır!” tabirini kullanırlar. Gerçekten çok ağır mahpusları ve duyduğuma göre idamlıkları kurtarmış.“Dâvâ vekili ve ipten adam almak!” ebedî hayat için de lâzımdır.Bu pencereden Asa-yı Musa’da yer alan Dördüncü Mesele’sine bakalım:Cihan Harbinden daha büyük bir hadise...

    Yeni Asya: Pusula ve deniz feneri

    Yeni Asya: Pusula ve deniz feneri

    Risale-i Nur’un “yasak kitap” muamelesi gördüğü, eserlerin gizlice basılıp dağıtıldığı, Nur sohbetlerinin polis ve jandarma baskınlarına uğrayıp Nurcuların karakol ve hapislerde eziyet gördüğü ve mahkemelerde yargılandığı bir dönemde yayın hayatına atılan Yeni Asya, yola çıktığı günden itibaren bu baskı ve yasaklarla mücadele etti.Nurculara yapılan...

    İzmir’in ulu çınarlarından Muazzam Özçınar ahirete intikal etti

    İzmir’in ulu çınarlarından Muazzam Özçınar ahirete intikal etti

    Sevgi dolu Muhabbet dolu, Aşk ve Şevk dolu bir insandı. İzmir’in ulu Çınarlarından biri Muazzam Özçınar seksen yaşında bereketli bir ömrün sonunda, hiç sarsılmamış bir Nur Talebesi olarak Rahmet-i Rahman’a kavuştu. 1965 yılında tanımıştım kendisini. Sık sık ziyaret ettiğimiz yorgancı dükkânına yine bir gün gittiğimizde “sen Risale-i Nur’u...

    Nurların dili

    Nurların dili

    “Her eser kendi diliyle doğar.” Daha sonra bu dilin değiştirilmesi, tadil ve tahrip edilmesi, o eseri de tahrip eder, değersizleştirir.Risale-i Nur da kendi dili ile doğmuş, orijinal hali ile okunmuş ve yayılmıştır. Bu hususta büyük mütefekkir Cemil Meriç şöyle diyor: “Said Nursî’nin kitapları tahkikî imanın birer kalesi; kendi gönlümüzden, kendi toprağımızdan...

    Siyasî ahlâk dersleri

    Siyasî ahlâk dersleri

    Başkasına ilâç tavsiye eden bir hekimin, öncelikle kendi sağlığı yerinde olması lâzım. Kendisi hasta iken, başkasını tedâvi edemez.Aynı şekilde, başkasına ahlâk dersi vermeye teşebbüs edenlerin, öncelikle kendilerinin ilkeli, ahlâklı davranması gerekir. Kendisi zikzaklar içinde düşe-kalka gidenler, başkasına istikametli yolu gösteremez. Buna ehliyeti ve liyâkati...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER
    Şeyh Said'in torunlarından, insan hakları savunucusu Muhammed Akar "100 yıl geçtiği halde, Bediüzzaman'ın Kürt meselesine ilişkin sunduğu reçete tek ...

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin yakın talebe ve hizmetkârlarından Mehmet Emin Birinci Ağabey, önceki gün Fatih Camii’nde, o­n binlerce kişi ...

    YENİ ASYA’nın sorularını cevaplayan Prof. dr. Ahmet Battal: “Yıllardır Risale-i Nur Külliyatını basmaya devam eden yayınevleri engellenemez.”
     
    ...

    Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir? Kısaca ...

    Mücahit Bilici: Kemalistler, insanları laikleştirmek ve Müslümanlıktan uzaklaştırmak için Türklük vurgusu yaptılar. Şimdi de Türk yapmak için, ...

    Almanya’da yıllardır düzenlenen “Bediüzzaman’ı Anma Günleri,” bu sene de birbirinden renkli ...

    Mütevazı belde, Körekem Köyü

    “Aziz, sıddık kardeşlerim,

    Evvelâ: Bütün ruh u canımla mübarek Ramazanınızı tebrik ederim. Ve o mübarek şehirde ettiğiniz ...

    23. Uluslararası Şam kitap fuarı 11 Ağustos cumartesi günü sona erdi. 10 gün süren ve 21 ülkeden 427 yayınevinin katıldığı fuarı 1 milyona yakın ...

    Risale-i Nurların tekelleştirilmesine tepki olarak twitter üzerinden Türkiye Büyük Millet Meclisine TBMM’ye çağrı yapıldı. 108 gün önce Bandrol ...

    Risale-i Nur’a bandrol engeliyle başlayan ve kanun maddesi çıkararak yayın haklarını Bakanlar Kuruluna, yani devlete veren çalışmalara itiraz ...

    İHH İnsanî Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Gazze insani yardım filosunda aktivist olarak bulunan Gaye Somuncu, Yunan vatandaşı Dimitrius ...

    Bir Mevlânâ dostunun; Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik üzerine yaptığı açıklamaları—üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen tazeliğini koruduğu ...

    Günümüzde despotluk, ırkçılık, menfî milliyetçilik ve benzeri şeylerin, insanlığın birlik ve beraberliğini, barış ve huzurunu sağlamaktan çok uzak ...

    Van ilindeki Horhor Medresesinde talebe okutmakta iken patlak veren 1. Cihan Savaşı’nda, Bediüzzaman Talebeleriyle birlikte beş bin kişilik bir milis ...

    Gazetemizin kuruluşunun 43. yılını müessese çalışanlarının katıldığı bir yemekle kutladık. 43. yılında İstanbul-Küçükyalı’daki Pinhan Restaurant’ta ...

    İngİltere’nİn eski Başbakanı Tony Blair’in eşi Cherie Blair, kız kardeşi Lauren Booth’un Müslüman olmasıyla ilgili, “Bu onun tercihi” açıklamasında ...

    MALEZYALI astronot Dr. Sheikh Muszaphar Shukor, uzayda nasıl bir ibadet yapılacağını göstermek için 9’uncu Müslüman astronot olarak uzaya gittiğini ...

    DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

    Hiç kimsenin burnunu kanatmadan Türkiye'yi düze çıkaran Risale-i Nur'un hizmet metoduna Arap dünyasının da şİddetle İhtiyacı var. Bilhassa da Arap ...

    Tunus’la başlayan ve Mısır’a sıçrayan “halk hareketleri” bölgedeki pek çok ülkede iç karışıklıklara yol açarken, yıllardır milletine eziyet ...
    Almanya’nın başşehri Berlin’in Eğitim Senatörü Klaus Böger, okullarda İslâm dersi verecek kaliteli öğretim görevlileri yetiştirmek için Humboldt ...

    Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri ve Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Başkanı Rıdvan Çakır, Almanya’da 750. ...

    DANİMARKA’NIN olitiken gazetesi, İslâm dünyasında rahatsızlığa sebep olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) karikatürlerini yeniden yayımlayarak, ...
    Türkiye ziyareti öncesi Kanal D'de Mehmet Ali Birand'ın sorularını cevaplandıran Barroso, “Esas olan özgürlüktür; dinî özgürlük, tüm dinlerin ...
    Bediüzzaman Said Nursi vefatının 48. yıldönümünde Almanya-Köln’de düzenlenen “Aile” konulu bir panelle anıldı. Geniş bir izleyici topluluğunun büyük ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Kur’ân-ı Kerîm Allah kelâmı olup bir imtihan kitabıdır. Farklı anlamlara gelen kelime ve kelâmları olduğu gibi muhkem ve müteşabih âyetleri vardır. ...

    Kur’ân kâinatın yazılımı; kâinat Kur’ân’ın açılımıdır. Kur’ân’da her bir cümle bir âyettir. Âyet delil/belge, yol gösteren demektir. Molekül, hücre, ...

    “Kıyamet nasıl kopacak? Koptuğu zaman ve hemen sonrasında neler olacaktır?”

    Risâle-i Nur, “Kur’ân-ı Kerim’de takip edilen maksad-ı aslî; ispat-ı Sani, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet esaslarına cumhur-i nası irşad ve isal ...

    Her varlık, kendine mahsus yaratılış, hâl ve yaşayışı ile Allah’ın isimlerine farklı derecelerde aynalık eder. Bu varlıklar içinde elbette biz ...

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    İSLÂM Toplumu Millî Görüş (IGMG) tarafından düzenlenen Avrupa Kur'ân-ı Kerim Tilâvet Yarışması’nın ...

    Son 4 yıldır eğlendirici oyunlar, bulmacalar ve resimlerle eğitim verilen Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yaz Kur’ân kurslarına ilgi her geçen ...
    Kur’Ân-i Kerim okumak için önlerine çıkan ‘engeli’ aşmaya karar veren görme engelliler, İstanbul ...
    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...
    Seçimlerin ardından yaşanan karmaşa devam ederken, Meclis henüz çalışmalara başlayamadı. Bu yüzden de seçim sonrasına bırakılan konular ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Üç yaşındaki bir çocuğa "Türkiye kalem ve kılıç üzerinde durmaktadır." derseniz onun körpe dimağında altında büyük bir kalem ve büyük bir kılıcın ...
    Benliğin gelişme safhaları içinde en başta ortaya çıkan ve en bariz gözlenen yönü, sahip olmak duygusu şeklinde ...
    İnsanın kendini iyi hissetmesi ruh ve beden ihtiyaçlarının karşılandığına tam kanaat içinde olması ve kendini emniyette hissetmesi ile alakalı ...
    Birkaç gün önce varlık alemi içinden seçilmiş ve insanların tamamını şerefli bir makama yükselten bir ferdin Alemlerin Rabbi ile görüştüğü zaman ...
    Memeli canlıların üremesix genetik kodların yarısını taşıyan ve babadan gelen üreme hücresi ile diğer yarıyı taşıyan anneden gelen üreme ...
    İnsanoğlu için en büyük merak konusu olan şeylerin başında muhtemelen kendi yaradılış gerçeği, kâinatla olan alâkası ve ikisi arasındaki ...

    Özellikle günümüzde, devlet modellerinin kaynağını şu tartışmalar; güvenliği sağlamak amacıyla/gerekçesiyle kişisel haklardan taviz verip ...

    Rububiyet, sözlük mânâsı olarak, Cenâb-ı Hakkın bütün zaman ve mekânlarda her türlü varlığa ...

    Hayat insana aczini ve fakrını çok farklı şekillerde yaşatıyor. Hastalıklara, musibetlere, felaketlere karşı aczimiz, pek çok anda elimizden bir ...

    Barla sıddıklarından olan Hulusi Bey, 1896 yılında Elazığ/Harput’ta dünyaya geldi. 25 Temmuz 1986 yılında Elazığ’da vefat etti. ...

    Bediüzzaman, talebelerine yazdığı pek çok mektupta, hitap olarak çoğu kez sıdk ve sadakat kavramlarını kullanmıştır. Sıdk kelimesinin daha yoğunlukla ...

    Risâle-i Nûr’da ifâde edilen “bir asır sonra gelecek o zât ...” cümlesi elbette ki ehemmiyetli bir hakîkati ifâde ediyor. Bedîüzzamân Hazretleri bir ...

    Dinimizin direği ve imandan sonra en büyük hakikat olan namaz, çok harika ve yüklü mânâları muhtevîdir.

    Risale-i Nur’da bu manalar en güzel bir ...

    İstanbul’da yaşayan bizim köylü meşhur bir ceza avukatı var. Onun için “İpten adam alır!” tabirini kullanırlar. Gerçekten çok ağır mahpusları ve ...

    Kış aylarında, hususan karlı günlerde görmeye çok alıştığımız bazı nâhoş manzaralar vardır. Ana haber bültenlerinde birbiri peşi sıra çıkan felâket ...

    Yakın Tarih Yazıları

    Yaklaşık yirmi ay müddetle Afyon Hapishanesinde mevkuf tutulan Bediüzzaman Said Nursî, 20 Eylül 1949 günü sabahın erken vaktinde ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Said bir hiss–i kablelvuku ile "Bu Osmanlı ülkesinde büyük bir parlak nur çıkacak"; hattâ Hürriyetten (1908'den) evvel ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Beşerin başı ihtiyar; edvâr–ı hamsesi (beş devri) var: (1) Vahşet ve bedeviyet, (2) memlûkiyet, (3) esâret, şimdi dahi (4) ...

    Türkiye’de çok şey değişti, değişiyor, değişmeli...
    Her şeye devâ gibi gösterilmeye çalışılan “yeni süreç”ler de, söz konusu değişimin bir göstergesi.
    ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Biliniz ki, asker ocağı cesîm ve muntazam bir fabrikaya benzer; bir çark itaatsizlik etse, bütün fabrika herc ü merc olur. ...

    Risale-i Nur bu asırda iman hakikatlerini ispat görevini yüklenmiş ve asır insanının mizacına, hastalıklarına göre Kur’ân eczanesinden reçeteler ve ...

    Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...
    Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...

    Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.

    Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...

    Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Said Nursî hürriyet için diyor ki:

    Adalet, hürriyet ve eşitlik şeriattadır: Şeriat-ı garra kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Asr-ı ...

    Her zamandan daha fazla ihtiyaç hissettiğimiz ve muhtaç olduğumuz tesanüd hakkında Risale-i Nur’da zikredilen Bediüzzaman Said Nursî’nin bazı ...

    Birileri çıkıp diyor ki: "Said Nursî'nin eserleri Cemaleddin Efganî'den alıntıdır." İşte size zırvanın daniskası...

    Çünkü, bu tür iddiaların ...

    İnsan hayatının en önemli dinamiklerinden birisi de eğitimdir. Eğitim deyince sadece sosyal hayatın gereklerini öğreten ilim anlaşılmamalıdır. İnsan ...

    8. Risale-i Nur Kongresi’nin kapanış oturumu Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen panel ile son buldu. Akademisyenler Kongre sonucunda günümüzde ...

    Tarihî yeşil ve münevver Bursa, Hz. Üstadımızın lisanında “Anadolu’nun medresesi” olması hasebiyle sekiz senedir bir gelenek hâline getirdiği ...

    Talebelerini ‘el üstünde tutan’ üstadların sayısı belki bir elin parmakları adediyle sınırlıdır. Vefat yıl dönümünde rahmetle yâd ettiğimiz Üstad ...

    SAİD Nursî, geçtiğimiz yüz yılın en özgün mütefekkir ve âlimlerinden birisiydi. O, Müslümanları müşkül duruma düşürebilecek bir hareketin içinde ...

    Bediüzzaman Rusya’dan esaretten döneli henüz beş ayının dolmasına beş gün kala, Osmanlı Devleti ve İtilaf Devletleri arasında Mondros Ateşkes ...

    Cumhurİyet; resmi tarihinin dışında kalanlarla, geçiştirilenlerle, suçlananlarla, sürgüne ve hapse gönderilenlerle “sil baştan ...


    Son şahitlerden Teyp Tahir ağabey vefat etti. Teyp Tahir ağabeyin cenazesi Perşembe günü (yarın) Nazilli Merkez Koca Camiinde ikindi namazını ...

    Saniye Çolakgil, seksen küsûr yaşında Zübeyir Gündüzalp’in tâbiriyle “sadırdan değil, satırdan konuşan” bir hanım. Hal ve tavırlarını görüp de ...

    1906’da Ermenek’te doğdu. Uzun seneler Anadolu’nun muhtelif yerlerinde hükümet tabibi olarak hizmet etti. Emirdağ’da Bediüzzaman’ın doktorluğunu ...

    —Vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz—

    Mustafa Acet 1924 yılında Emirdağ’da doğdu. Hatıralarında ve kendisi ile yapılan mülâkatlarda çocukluk yılları ...

    Abdullah Yeğin, henüz bir ortaokul talebesi iken Bediüzzaman Said Nursî'yi ziyaret edip elini öpmüş ve talebesi olmuştu. Bediüzzaman o­na ...

    İmamlık yapan Hafız Enver Ceylan, imamlık yaptığı camide Bediüzzaman’ın namaz kılışını, “Sirkeci’de halkın tehacümünden kaçtığı için sakin bir yer ...

                “Ağır başlı kitaplar senin adına...

    En yiğit besteler, seni söyler!

    ..........

    Yangınlar alevinden geçip de ...

    Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin, talebelerine yazmış olduğu mektupları her okuyuşumda muhtevasından önce başlıklar beni her zaman düşündürmüştür. ...

    Türkiye’de zaman zaman gündeme getirilen çarpıtmalardan biri de “Bediüzzaman’ın tabutunun denize atıldığı” yakıştırması…

    Son olarak Güneri ...

    Geçmişte çok ızdıraplı ve çileli günler yaşandı. Hapisler, sürgünler, gözaltılar, baskılar, iftiralar, zehirlemeler ve daha niceleri. Ve bu ...

    Bir önceki yazımız olan “Bediüzzaman Hazretleri’nin İsim ve Unvanları” ile ilgili birçok mesaj aldık. Her bir isim ve unvan ile ilgili ayrı bir ...

    İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

    Prof. Dr. Şerif Mardin: Said Nursî İslam düşüncesine getirdiği yorumla, endüstri medeniyeti ve akılcı felsefenin açtığı boşluğu doldurdu.

    SOSYOLOJİK ...

    Artık gün geçmiyor ki basında ve sosyal medyada Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri ve Risâle-i Nur hakkında bir yazı ve yorum yazılmasın, fikir beyan ...

    Rûmî tarihle 1293, Milâdiye göre 1878 yılında doğan ve 23 Mart 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşan Bediüzzaman, seksen iki senelik uzun ve ...

    • Kitap Bahçesi

    Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

    ...

    Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

    Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

    “İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

    ...

    “Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

    Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...