Anasayfa Gündem Basından Seçmeler Malatya Hadisesi ve Nur(cu)lar
Malatya Hadisesi ve Nur(cu)lar Yazdır e-Posta
M. Latif Salihoğlu tarafından yazıldı.   
Perşembe, 11 Nisan 2013 00:00

1950'li yıllarda Demokratları sıkıntıya sokan, Demokratlarla dindarların arasını bozmaya, hatta dindarları Demokratların aleyhine sevk etmeye matuf mürettep bazı hadiselerin vukua geldiği anlaşılıyor.

Bunlardan biri, bilâhare üzerinde duracağımız—ayrıca, Risâlelerde de bahsi geçen—Ticanîler Meselesidir.

Önemli bir diğer vukuat ise, 1952 yılı sonlarında yaşanan—ve yine Risâlelerde zikri geçen—Malatya Hadisesidir.

Şimdi, gerek fikir ve siyaset âleminde ve gerekse dinî cemaatler mâbeyninde büyük dalgalanmalara sebebiyet veren bu "Malatya Hadisesi" ve bağlantılı olarak zincirleme yaşanan gelişmelere projeksiyon tutmaya çalışalım.

Heyetin kararı: Yalman vurulsun

Tarihçe–i Hayat ve Emirdağ Lâhikası gibi risâlelerde beş–altı yerde bahsi geçen "Malatya hadisesi", 22 Kasım 1952'de meydana geldi.

Başbakan Adnan Menderes'le birlikte Malatya'ya giden Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman, Hüseyin Üzmez isimli lise talebesi tarafından tabanca ile vurularak yaralandı.

20 yaşındaki lise son sınıf talebesi Üzmez, "Allah düşmanı" dediği Yalman'ı, tam da Başbakan Menderes'in yanı başında vurdu. Yalman'a altı el ateş etti. Yalman'ın öldüğü zannedildi. Ancak, yaralı halde kurtuldu ve kısa süre sonra iyileşerek yeniden sağlığına kavuştu.

Üzmez, tutuklanarak hapse konuldu. 20 yıl cezaya çarptırıldı. Öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıl hapis yattı. Çıktıktan sonra hukuk tahsilini tamamlayarak avukat oldu. Fikir ve siyaset hayatına atıldı. MHP ile MSP arasında gidip geldi.

Yıllar önce İstanbul Fatih’te ortak bir tanıdığımızın işyerindeki karşılaşmamızda, siyasetteki idealini aynen şu sözlerle özetledi: "1960'lı yıllarda, Erbakan'ı MHP'nin başına getirtmek için vargücümle çalıştım; ancak, bunda muvaffak olamadım."

Gençliğinin on yılını hapiste geçiren 1931 doğumlu Üzmez, 2008'de başına gelen bir başka hadise sebebiyle, ömrünün âhirini de hapiste geçirmek gibi bir bahtsızlığa düçâr oldu.
* * *
Henüz bir lise talebesi olan Hüseyin Üzmez, durduk yerde gidip cinayet işlemedi. O, başkaları tarafından bu işe sevk edildi. Gerek Üzmez'in kendisinden dinleyerek ve gerekse o tarihte yaşanan hadise hakkında bilgisi ve hatta dahli bulunan zatlardan (A. Mansur ve M. Cemal gibi) duyup öğrendiğimiz kadarıyla, hadise aşağıda özetlediğimiz şekilde cereyan ediyor...

Büyük Doğucular, Milliyetçiler Derneği ve İslâm Demokrat Partisiyle fikren ve siyaseten irtibatlı olup onlarla müşterek çalışan taşradaki guruplardan “Malatya Grubu”, o tarihlerde bir toplantı yapıyor.

Toplantıda, Başbakan Menderes'le birlikte Malatya'ya geleceği haber alınan Vatan gazetesi başyazarı A. Emin Yalman'ın vurulup vurulmaması konusu müzakere ediliyor. Neticede, heyetten Yalman’ın vurulması kararı çıkıyor. (Mansur Hoca, bir görüşmemizde kendisinin aleyhte oy kullandığını söyledi.)

Bu kararın infazı için de, bir tetikçiye ihtiyaç var. Sonunda, aranan tetikçi bulunuyor: Hüseyin Üzmez...

Karar, Üzmez'e iletiliyor. Ancak, Yalman'ın nerede vurulmasının daha uygun olacağı ona söylenmiyor. O da gidip Yalman’ı takip ediyor ve kaldığı otelin yakınlarında üzerine şarjörü boşaltıyor.

Yalman, yaralı halde kurtuluyor. Hatta, bir müddet sonra gidip tetikçisiyle hapiste bir görüşmede bulunuyor.

Vatan gazetesinin haber kupüründe de görüldüğü gibi, Üzmez, bu hadisede kullanıldığını ve bu yaptığından dolayı da pişman olduğunu ifade ediyor.

Dahası, şunu söylüyor Üzmez: “Beni sizi vurmağa memur etmişlerdi. Vurmasaydım, beni öldüreceklerdi.” (Vatan, 29 Kasım 1952)

Bir şarjör merminin isabet ettiği söylenen Ahmet Emin Yalman’ın, nasıl olup da sûikasttan bir hafta sonra tetikçi Üzmez’le görüşüp röportaj yaptığı (29 Kasım 1952) hususu büyük bir muamma olarak kaldı.

Ve, tutuklamalar başlıyor


Yalman sûikastı hadisesi, ülke genelinde şok etkisi meydana getirdi.

Hadiseyi bahane eden ve bu fırsatı ganimet bilen derin odaklar, devletin refleksini dindarların aleyhinde harekete geçirdi. Cevat Rıfat, Necip Fazıl ile Osman Yüksel'in de aralarında bulunduğu Milliyetçiler Derneği, İslâm Demokrat Partisi ve Büyük Doğu Cemiyetinin ileri gelenlerinden 30–40 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bununla da yetinmeyen gizli din düşmanları, emniyet ve adliyenin kuvvetini bu kez Risâle–i Nur ve Nur Talebelerinin aleyhinde de istimal etmeye yeltendi. 20–25 merkezde operasyon yapıldı. Dâvâlar açıldı, bazı kimseler tutuklandı.

Bütün bu operasyonlarla yapılmak istenen şuydu: Mısır ve Suriye gibi yerlerde radikal İslâmcıların faaliyetini bahane ederek dinî inkişâfı baltalayan şer odakları, benzer bir tatbikatı Türkiye'de de sergilemek istediler. Ticanî meselesi gibi, Malatya hadisesini de bu maksatla kullanmaya yeltendiler. Ancak, gayelerinde muvaffak olamadılar, hedeflerine varamadılar. Plânları tutmadı.

Çünkü, meydanda "müsbet hareket" dersini telkin ile dindar kitleleri itidâle sevk eden Risâle–i Nur vardı. Şer güçlerin plânları, bu sâyede akim kaldı.

Lâhikalarda neler var?

Şimdi de “Malatya Hadisesi”nin zikredildiği muhtelif lâhika mektuplarından kısa bir derleme takdim ederek, bu hadisenin arka plânını aydınlatmaya çalışalım.

Emirdağ Lâhikası, sayfa 401: Halbuki bu otuz sene zarfında beş mahkeme aynı kitaplara beraat vermişler. Hem Malatya meselesi münasebetiyle yirmi mahkeme de alâkadar olmuştular. O yirmi mahkeme "Bir suç bulamıyoruz" demişler.

Emirdağ Lâhikası, sayfa 425: Medar–ı ibret ve hayret ve şükrandır ki: ...Adliyeler, beşi kat’î beraat ve umum kitapları suç yok diye iadeye karar vermeleri ve geçen Malatya hadisesi münasebetiyle yine gizli düşmanlarımız hükûmetin ve adliyenin nazar–ı dikkatini bizlere çevirmeye çalıştıkları halde, yirmi üç mahkeme demişler ki: "Suç bulamıyoruz."

Emirdağ Lâhikası, sayfa 373: (Hulûsi Beyin mektubundan) Aziz ve mübarek müşfik Üstadım. ...Malatya seyahatimde oradaki ...Büyük Doğucuların bu fakiri kendi zümrelerine katmak hususundaki tekliflerine, "Büyük Doğuculuk siyasî bir teşekkül müdür?" diye sordum. "Evet" dedikleri için....

Emirdağ Lâhikası, sayfa 321: Kat’î haberlere göre Afyon Mahkemesi "Nurun altı yüz bin fedakâr talebesi var" demesine binaen, Malatya hadisesi bahanesiyle, hiç olmazsa Nur Talebelerinden altı yüz faal ve muktedir olanlarını mahkemeye vermek plânı varken....

Tarihçe–i Hayat, sayfa 577: Üstad Bediüzzaman, İstanbul’daki muhâkemesinin berâetle neticelenmesini müteâkip Emirdağ’a geldi... Bu sıralarda Malatya Hâdisesi vukua geliyor, dindarlar aleyhinde bir sürü yalan, iftirâ, tezvir propagandası başlıyor.

Tarihçe–i Hayat, sayfa 586: Afyon Mahkemesi tarafından kitaplar serbest bırakılmadan, Malatya Hâdisesi münâsebetiyle bâzı vilâyet ve kasabalarda taharrîler yapıldı, mahkemeler açıldı. Ezcümle, Mersin’de, Rize’de, Diyarbakır’da Nurlar ve Nurcular aleyhine dâvâ açıldı. Neticede mahkemeler berâet verdi.

NOT: 1952 Malatya Hadisesinde tetikçi olarak kullanılan Hüseyin Üzmez, 1996’da Müslüm Gündüz’ün Kadıköy’de genç bir hanımla basıldığı evin sahibi olup, halen “şuyûu vukûundan beter” bir suçlamayla hapiste yatıyor.


Bu makale 2761 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün4435
    Dün10402
    Bu Hafta62295
    Bu Ay4435
    Toplam13576875

    Sitede şuan 413 ziyaretçi var.


    Günün Karikatürü

    Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
    Risale-i Nur: İpten adam alır!

    Risale-i Nur: İpten adam alır!

    İstanbul’da yaşayan bizim köylü meşhur bir ceza avukatı var. Onun için “İpten adam alır!” tabirini kullanırlar. Gerçekten çok ağır mahpusları ve duyduğuma göre idamlıkları kurtarmış.“Dâvâ vekili ve ipten adam almak!” ebedî hayat için de lâzımdır.Bu pencereden Asa-yı Musa’da yer alan Dördüncü Mesele’sine bakalım:Cihan Harbinden daha büyük bir hadise...

    Yeni Asya: Pusula ve deniz feneri

    Yeni Asya: Pusula ve deniz feneri

    Risale-i Nur’un “yasak kitap” muamelesi gördüğü, eserlerin gizlice basılıp dağıtıldığı, Nur sohbetlerinin polis ve jandarma baskınlarına uğrayıp Nurcuların karakol ve hapislerde eziyet gördüğü ve mahkemelerde yargılandığı bir dönemde yayın hayatına atılan Yeni Asya, yola çıktığı günden itibaren bu baskı ve yasaklarla mücadele etti.Nurculara yapılan...

    İzmir’in ulu çınarlarından Muazzam Özçınar ahirete intikal etti

    İzmir’in ulu çınarlarından Muazzam Özçınar ahirete intikal etti

    Sevgi dolu Muhabbet dolu, Aşk ve Şevk dolu bir insandı. İzmir’in ulu Çınarlarından biri Muazzam Özçınar seksen yaşında bereketli bir ömrün sonunda, hiç sarsılmamış bir Nur Talebesi olarak Rahmet-i Rahman’a kavuştu. 1965 yılında tanımıştım kendisini. Sık sık ziyaret ettiğimiz yorgancı dükkânına yine bir gün gittiğimizde “sen Risale-i Nur’u...

    Nurların dili

    Nurların dili

    “Her eser kendi diliyle doğar.” Daha sonra bu dilin değiştirilmesi, tadil ve tahrip edilmesi, o eseri de tahrip eder, değersizleştirir.Risale-i Nur da kendi dili ile doğmuş, orijinal hali ile okunmuş ve yayılmıştır. Bu hususta büyük mütefekkir Cemil Meriç şöyle diyor: “Said Nursî’nin kitapları tahkikî imanın birer kalesi; kendi gönlümüzden, kendi toprağımızdan...

    Siyasî ahlâk dersleri

    Siyasî ahlâk dersleri

    Başkasına ilâç tavsiye eden bir hekimin, öncelikle kendi sağlığı yerinde olması lâzım. Kendisi hasta iken, başkasını tedâvi edemez.Aynı şekilde, başkasına ahlâk dersi vermeye teşebbüs edenlerin, öncelikle kendilerinin ilkeli, ahlâklı davranması gerekir. Kendisi zikzaklar içinde düşe-kalka gidenler, başkasına istikametli yolu gösteremez. Buna ehliyeti ve liyâkati...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER
    Eğer biz Risâle-i Nur’u hazmeder, nefsimizin tesiri altında kalmaz, birlik ve beraberlik içerisinde bir vücudun azaları gibi İhlâs ve Uhuvvet ...

    Cami temeli atan slovenya başbakanı: avrupa, islam sayesinde farklı kültürlerin buluştuğu bir kıta oldu.

    DİNLER ARASI İŞBİRLİĞİ

    Slovenya Başbakanı ...

    Gençlerle ilgili güzel gelişmeleri gündemimizin ilk sıralarına çekiyoruz.

    Nerede güzel bir adım atılmışsa, nerede bir pozitif haber varsa hemen onu ...

    “AKP, on yılın sonunda bizi özü ve ruhu değişmeyen 12 Eylül rejimiyle baş başa bıraktı. Uludere olayı devletin ele geçirilmediğini, Kemalizmin devlet ...

    iSLÂMIN HEDEFİ, ŞU BEŞ DEĞERİ KORUMAKTIR: dİN, CAN, AKIL, NESİL VE MAL. aLKOL BU BEŞ DEĞERİ YIKAR. ALKOL, ÖNCE AKLI GİDERİR. HASTALIKLARA YOL AÇAR. ...

    Birçoğumuzun zannettiği gibi hayat, yalnız insanın doğumu ile ölümü arasındaki bir zaman dilimi değildir.

    İnanan insanların nazarında, ruhlar ...

    Bediüzzaman’ın hayatında, fikirlerinde ve mücadelesinde hürriyet kavramının önemini eserlerinden takip edelim.

    Hürriyet aşkı: Genç Said, fıtraten, ...

    Bir kaç yıl önce Risâle-i Nur Enstitüsü’nün organize ettiği seminerlerden birine, şu an Virginia Semineri dekanı olan Ian Markham misafir olmuş ve ...

    AMERİKALI mühtedi John Zacharias Crist Risâle-i Nurların sadeleştirilmesini tembellik bahanesi olarak yorumladı.

    SADELEŞTİRME İSTEĞİ TEMBELLİK ...

    Gebze'de yapılan programda konuşan Sakarya Üniversitesi öğretim üyelerinden Vehbi Karakaş, son günlerde yaşanan toplumsal bunalımları Bediüzzaman’ın ...
    İbadetlerin kişi üzerindeki etkisi, kişiden kişiye değişiyor. Kimine zor gelen, kimine kolaylaşıyor. Kimini yakan, kimini serinletiyor. Bu, ...

    Zamanımızın çoğunu çok lüzumlu işlere ayırmamız gerekmez mi? Ne ki, zamanımızın kıymetini bilemediğimiz gibi, nereye, ne kadar harcayacağımızı da ...

    Ülkemizdeki mevcut sistemin değişmek zorunda olduğunu söyleyen yerli ve yabancı uzmanlar bir noktada ittifak etmiş durumda: Türkiye düşünce ...

    Usta: “Genç Yorum Dergimizin etrafında teşekkül ettirdiğimiz bu gençlik hareketi iman hareketidir. Kalplere iman taşımak adına köprü olma ...

    Üslûbumu bilirsiniz, esprili ve kinayeli yazmayı severim, beceremesem de. Ama bu günkü yazım espri içermiyor. Zira muhtereme bir hanımefendi ile ...

    DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

    Ramazan’ın ikinci günüydü. Hatim ile sekiz rekât kıldırılan ve iki rekâtta bir selâm verilen teravih namazı için, komşularla beraber Kuveyt ...

    15 YIL önce Müslümanların yardımları ile Amsterdam Baarsjes semtinde satın alınan 10 bin metrekare arsa üzerine Türk-İslâm mimarisine uygun, ...

    Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Gazze’ye yardım götüren gemilere İsrail saldırısını görüşürken, “helikopterlerden inen askerlere sopalı ...

    FİLİSTİN Evkaf ve Diyanet Bakanı Mahmut El Habbash, ‘’İsrail hükümeti, oradaki İslami mirası tahrip etmek için 700 milyon dolar harcıyor. 1,5 milyar ...

    Lahey’deki Büyük Kilisede yapılan törene Hollanda Kraliçesi Beatrix, Başbakan Mark Rutte, kabine üyeleri, milletvekilleri ve üst düzey memurlar ...
    Bazı Avrupa gazetelerinde Hz. Muhammed'e (asm) atfedilen tasvirlerin, resim ve karikatürlerin, İslâm dünyasındaki infiallere rağmen, ısrarla ve ...
    2002 Mart’ında temeli atılan Schiedam Merkez Cami’de yaklaşık 2 bin kişi ibadet edebiliyor. Büyük bir yeşil kubbeyle kaplı külliye, 5 bin 300 ...

    Kuzey Ren Vestfalya eyalet meclisi, eyaletteki okullarda Müslüman öğretmenler için başörtü yasağı getirilmesini öngören yasa tasarısını reddetti.

    ...

    "Etnik ve dinî farklılıkların çok sık şiddetli çatışmalara neden olduğu bir dönemde, Fokolari Hareketinin getirdiği gelişme, insanlar, nesiller, ...

    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ
    “Kur’ân’ı tecvitli okumanın hükmü nedir? Bana âyetlerle cevap verin lütfen. Farz-ı kifayedir diyenler var; ne demektir farz-ı kifaye? Şimdi ...

    1399 yıl önce Hıra/Nur Dağı'ndan doğan Kur’ân nuru dünyayı aydınlatmaya başlamıştı. Bir kişi ile başlayan İslâm dini, artık dünyanın yarısını ve ...

    “..  onlar, namazlarında huşû içinde
    (kalbi ve bedeniyle tam teslimiyet halinde)dirler.
    (Mü’minun 2)

    Teslimiyet; teslim olma, kendini tamamen verme ...

    Kur’ân’ın üslubunda / ifade tarzında, harika / olağanüstü bedaat / güzellik; yani, görülmedik derecede, yenilik ve üstünlük vardır.

    Kur’ân’ın ...

    Her asır, Kur’ân’ın hakikatleriyle aydınlanmıştır. Yine her asırda Kur’ân’ın elmas kılıçları dalâlete karşı mücadelesini sürdürmüş ve sürdürmektedir. ...

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Güneydoğu Asyalı insanlara İslâm'ı anlatma projesinin bir parçası olarak Kur'ân-ı Kerimin tamamı Nepal diline çevrildi. 5 yıllık bir çalışmanın ...
    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...

    DEMOKRATİK Sendikalar Konfederasyonu (DESK) ve Din-Bir-Sen Genel Başkanı Lütfi Şenocak, her yıl yaşanan yaş sınırı tartışmalarının son bulması ...

    Okulların tatil edilmesinin ardından yaz kursları camilerimizde ve Kur’ân kurslarımızda açıldı. Bu kurslar, aslında üzerinde önemle durulması ...

    Bursa Müftü Vekili Mustafa Uyar, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’e, Bursa programı kapsamında ziyaret ettiği Yeşil Cami’de Prof. Dr. Mehmet Emin ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Yeknesaklık ve ünsiyet, yani tekdüzelik ve alışmışlık alemimizde önemli perdeler. İnsan alışık olduğu şeye kendini dost hissediyor, alışmak için ...
    Tevhid nazarı ile bakış ferdin sosyal yaşantı içindeki davranışlarının da merkezinde yer almalı. Mânâ-i harfi ile algılanan bir dünyada bütün ...
    Katı yapıların genel karakteri, bulunduğu alanı net kuşatmak ve başkaları ile birlikte olamamaktır. Oysa uzlaşma, kişilikli esnekliği gerekli ...

    Her insan ayrı bir âlem ve her insan ayrı bir kişilik olarak varlık içinde yer almakta ve kâinatla, çevresiyle uyum sağlamaktadır. Bu uyum ...

    Bu, insanın daha ana rahminde iken yaşadığı bir haldir. Marula denen on altı hücrelik dönemden sonra ana rahmine gömülünce artık annenin kanı ile ...

    Cenâb-ı Hakk’ın Samed ismi her şeyden müstağnî, üstün, hiçbir şeye muhtaç olmayan manasındadır. Her şeyin her şeyinde ve her halinde Allah’a muhtaç ...

    Risâle-i Nur’da kullanılan dil ve üslûp, eserin hayatiyetini sağlayan bir deri gibidir. Derisi soyulan herhangi bir canlı nasıl değersizleşirse, ...

    Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatında Binbaşı Âsım Beyin ayrı bir yeri vardır. Asım Bey, Bediüzzaman Burdur’a sürgün edildiği zaman ve sonra ...
    Türkçe’ye “peygamber” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça’da iki karşılığı bulunmaktadır; bunlardan birisi “Nebî”; diğeri de, “Resûl”dür. Hem ...

    İNSANLIK TARİHİNDE MEDENİYET KAVRAMININ GELİŞİMİ

    Medeniyetin kaynağı ile ilgili genel felsefî yaklaşımlar daha çok olayın mülk yönü ya da maddî ...

    Kafayı siyasetle bozmuş, tembellik döşeğine düşmüş bazı dostlarımız, “Risale-i Nur’u oku oku, ne olacak!” diye, siyaset meydanına atılmak gerektiğini ...

    Hep merak etmişimdir karıncanın işlerini… Bediüzzaman onların cumhuriyetçi olduklarını dile getirmişti.

    Sosyal hayatta cumhuriyet kavramı son yüz ...

    Ruhsat-ı Mutlaka, deyimini açıklamadan önce ruhsat nedir, mutlak ruhsat nasıl olur, ruhsatın karşısındaki kelime olan Azimet ne demektir, azimetli ...

    Said Nursî gibi, Kur’an’ın bu çağa mesajlarını vukuf ve isabetle yansıtan, müceddid kimliğine sahip bir âlim ve düşünürün vefat yıldönümleri, hem ...

    Na’büdü mütâlaaları-3

    Bu daire mükemmel ve muazzam bir manâ arz eder. Bu manâ ise cemaat şuuru ve ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    "Elhasıl: Sultan Selim'e biat etmişim. Onun ittihad–ı İslâm'daki fikrini kabul ettim.

    Bu meselede seleflerim, ...ve Sultan ...

    Osmanlıca ile birlikte Kur’ân harflerinin de yasaklanmasının ardından, sıra Muhammedî Ezanın yasaklanmasına gelmişti.

    Dünyada ve insanlık tarihinde ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Ne vakit ehl–i İslâm dine ciddî sahip olmuşlarsa, o zamana nispeten yüksek terakki etmişler. Buna şahit, Avrupa’nın en büyük ...

    Türkiye’de çok şey değişti, değişiyor, değişmeli...
    Her şeye devâ gibi gösterilmeye çalışılan “yeni süreç”ler de, söz konusu değişimin bir göstergesi.
    ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Bu havalide (Kastamonu, İnebolu...), hakikaten ümidimin fevkinde, Risâle–i Nur Talebelerinden iki kahraman yetiştiler: ...

    Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

    Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

    Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

    RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?

    Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...
    Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Bediüzzaman Said Nursî, 1907’de, Sultan Abdülhamid’e doğu meselesinin çözümü ile ilgili düşüncelerini aktarmak üzere İstanbul’a gelmiş, bir süre ...

    Bediüzzaman Said Nursî'nin en eski, en sâdık ve en çilekeş talebelerinden biri olan ve bundan tam 38 sene evvel (13 Mart 1970) bugün vefat eden ...

    Risale-i Nur Enstitüsü, bu sene, 8. Risale-i Nur Kongresi’nin konusunu “İnsanlık ve Dünya Barışı için Said Nursî’nin Milliyet Anlayışı” olarak ...

    Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...

    Tebbet Sûresi’nde Rabbimiz Ebû Leheb’e lânet ve bedduâ eder. Hem tebbet, “kurusun” mânâsına bedduâdır, Ebû Leheb hakkında inmiştir. Zira o, eziyet ...

    Said Nursî’nin vefatının 53. yılı kapsamında Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Temsilciliği tarafından “Bediüzzaman’ın Hayatı ve Fikirleri” konulu ...

    Risâle-i Nur müellifi olarak Bediüzzaman Said Nursî, ömrünün büyük kısmını zindanlarda, sürgünde geçirmiş olmasına rağmen dolu dolu bir hayat ...

    Bir ülke düşünün… Işıkları tamamen sönmüş, yaşayanların ise sesleri kısılmış. Ses soluk yok. Yalnızlar, ıssızlar ülkesi… Yıldırılmış, sindirilmiş ...

    23-30 Mart tarihleri arasında DÜZENLENEN Bediüzzaman Haftası’nda Bediüzzaman Said Nursî’nin DİNî ve SOSYAL MESAJLARININ ANLATILACAĞI PROGRAMLAR bir ...

    BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin Emirdağ’da 1944’ten sonra 16 sene ikamet ettiği evin tıpkısı yapıldı. Bediüzzaman’ın Emirdağ Çarşı Camii′sine bitişik ...

    1960’ın 12 Temmuz’u… Vakit, gece yarısına yaklaşıyor. Urfa’daki Halil İbrahim Dergâhı’ndan balyoz sesleri yükseliyor. Etrafı askerlerle çevrili ...

    Sayısız konferans ve seminerler veren halkla iç içe olan ve aynı dünyada ve alemde yaşayan kişiyi elbette bay ve bayan arayacaktır, soracaktır, ...

    Vefatının 18. yılında rahmet ve mağfiretle anıyoruz

    Bekir Berk, 1926 yılında Ordu’nun Uzunhisar nahiyesinin Delikkaya köyünde dünyaya geldi. ...

    Ali Aras, nâm-ı diğer Ali Çavuş, Bediüzzaman Hazretlerine küçük yaşlarda talebe olmuştur. O cihanşumül ulvî îman ve Kur’ân dâvâsı yolunda ona ...
    Büyük davalar, büyük insanların omuzlarında yükselir. İnsan için en büyük dava ise, iki cihan saadetini kazandıracak olan iman davasıdır. İlk insan ...

    Toplumda iyi ve doğrunun ne olduğunun farkında olup ancak hiçbir işe karışmayıp, çevrelerinde meydana gelen kötülüklere göz yuman, sadece kendi ...

    Yakîn derecesinde, şuhud derecesinde bir îmânın, bir îmân-ı tahkîkînin, kâinâta kâinât üstünden bakan bir îmânın haykırışıdır bu: “Gözümde ne ...

    1878’de dünyaya gelen ve 23 Mart 1960 yılında vefat eden Bediüzzaman’ın ilmî ve manevî şahsiyetini ve tecdid ve müceddidlik meselelerini kısaca ...

    27 Mayıs 1960 ihtilâlinden önce Risâle-i Nurlar hakkında verdiğim gerekçeli takipsizlik kararından dolayı sürgünden sürgüne yollandım. Adalet ...

    Fikir ve yorumları gibi, yaşayış tarzını da dikkat ve merakla araştırıp öğrenmeye çalıştığımız Üstad Bediüzzaman'ın, yeme ve içme alışkanlığı gibi ...

    Rûmî tarihle 1293, Milâdiye göre 1878 yılında doğan ve 23 Mart 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşan Bediüzzaman, seksen iki senelik uzun ve ...

    Bitlis’te bir okula Said Nursî isminin verilmesine tepki gösteren CHP Milletvekili Gürkut Acar, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’ya konuyla ...

    Türkiye yüz beş yıllık meşrûtiyet, doksan yıllık da cumhuriyet geçmişi olduğu halde henüz tam hürriyet ve cumhuriyete sahip olmuş değildir. Birinci ...

    -Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-

    İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.
     
    Gözlerime inanamıyorum diye ...

    Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

    • Kitap Bahçesi

    “İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

    ...

    Geçen sene Eylül ayı ortalarından itibaren iki hafta müddetle hayat ve hatırasını tefrika ettiğimiz merhûm İsmail Hakkı Demir ile ilgili çalışmamız ...

    Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

    Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

    ...