Anasayfa Gündem Basından Seçmeler Malatya Hadisesi ve Nur(cu)lar
Malatya Hadisesi ve Nur(cu)lar Yazdır e-Posta
M. Latif Salihoğlu tarafından yazıldı.   
Perşembe, 11 Nisan 2013 00:00

1950'li yıllarda Demokratları sıkıntıya sokan, Demokratlarla dindarların arasını bozmaya, hatta dindarları Demokratların aleyhine sevk etmeye matuf mürettep bazı hadiselerin vukua geldiği anlaşılıyor.

Bunlardan biri, bilâhare üzerinde duracağımız—ayrıca, Risâlelerde de bahsi geçen—Ticanîler Meselesidir.

Önemli bir diğer vukuat ise, 1952 yılı sonlarında yaşanan—ve yine Risâlelerde zikri geçen—Malatya Hadisesidir.

Şimdi, gerek fikir ve siyaset âleminde ve gerekse dinî cemaatler mâbeyninde büyük dalgalanmalara sebebiyet veren bu "Malatya Hadisesi" ve bağlantılı olarak zincirleme yaşanan gelişmelere projeksiyon tutmaya çalışalım.

Heyetin kararı: Yalman vurulsun

Tarihçe–i Hayat ve Emirdağ Lâhikası gibi risâlelerde beş–altı yerde bahsi geçen "Malatya hadisesi", 22 Kasım 1952'de meydana geldi.

Başbakan Adnan Menderes'le birlikte Malatya'ya giden Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman, Hüseyin Üzmez isimli lise talebesi tarafından tabanca ile vurularak yaralandı.

20 yaşındaki lise son sınıf talebesi Üzmez, "Allah düşmanı" dediği Yalman'ı, tam da Başbakan Menderes'in yanı başında vurdu. Yalman'a altı el ateş etti. Yalman'ın öldüğü zannedildi. Ancak, yaralı halde kurtuldu ve kısa süre sonra iyileşerek yeniden sağlığına kavuştu.

Üzmez, tutuklanarak hapse konuldu. 20 yıl cezaya çarptırıldı. Öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıl hapis yattı. Çıktıktan sonra hukuk tahsilini tamamlayarak avukat oldu. Fikir ve siyaset hayatına atıldı. MHP ile MSP arasında gidip geldi.

Yıllar önce İstanbul Fatih’te ortak bir tanıdığımızın işyerindeki karşılaşmamızda, siyasetteki idealini aynen şu sözlerle özetledi: "1960'lı yıllarda, Erbakan'ı MHP'nin başına getirtmek için vargücümle çalıştım; ancak, bunda muvaffak olamadım."

Gençliğinin on yılını hapiste geçiren 1931 doğumlu Üzmez, 2008'de başına gelen bir başka hadise sebebiyle, ömrünün âhirini de hapiste geçirmek gibi bir bahtsızlığa düçâr oldu.
* * *
Henüz bir lise talebesi olan Hüseyin Üzmez, durduk yerde gidip cinayet işlemedi. O, başkaları tarafından bu işe sevk edildi. Gerek Üzmez'in kendisinden dinleyerek ve gerekse o tarihte yaşanan hadise hakkında bilgisi ve hatta dahli bulunan zatlardan (A. Mansur ve M. Cemal gibi) duyup öğrendiğimiz kadarıyla, hadise aşağıda özetlediğimiz şekilde cereyan ediyor...

Büyük Doğucular, Milliyetçiler Derneği ve İslâm Demokrat Partisiyle fikren ve siyaseten irtibatlı olup onlarla müşterek çalışan taşradaki guruplardan “Malatya Grubu”, o tarihlerde bir toplantı yapıyor.

Toplantıda, Başbakan Menderes'le birlikte Malatya'ya geleceği haber alınan Vatan gazetesi başyazarı A. Emin Yalman'ın vurulup vurulmaması konusu müzakere ediliyor. Neticede, heyetten Yalman’ın vurulması kararı çıkıyor. (Mansur Hoca, bir görüşmemizde kendisinin aleyhte oy kullandığını söyledi.)

Bu kararın infazı için de, bir tetikçiye ihtiyaç var. Sonunda, aranan tetikçi bulunuyor: Hüseyin Üzmez...

Karar, Üzmez'e iletiliyor. Ancak, Yalman'ın nerede vurulmasının daha uygun olacağı ona söylenmiyor. O da gidip Yalman’ı takip ediyor ve kaldığı otelin yakınlarında üzerine şarjörü boşaltıyor.

Yalman, yaralı halde kurtuluyor. Hatta, bir müddet sonra gidip tetikçisiyle hapiste bir görüşmede bulunuyor.

Vatan gazetesinin haber kupüründe de görüldüğü gibi, Üzmez, bu hadisede kullanıldığını ve bu yaptığından dolayı da pişman olduğunu ifade ediyor.

Dahası, şunu söylüyor Üzmez: “Beni sizi vurmağa memur etmişlerdi. Vurmasaydım, beni öldüreceklerdi.” (Vatan, 29 Kasım 1952)

Bir şarjör merminin isabet ettiği söylenen Ahmet Emin Yalman’ın, nasıl olup da sûikasttan bir hafta sonra tetikçi Üzmez’le görüşüp röportaj yaptığı (29 Kasım 1952) hususu büyük bir muamma olarak kaldı.

Ve, tutuklamalar başlıyor


Yalman sûikastı hadisesi, ülke genelinde şok etkisi meydana getirdi.

Hadiseyi bahane eden ve bu fırsatı ganimet bilen derin odaklar, devletin refleksini dindarların aleyhinde harekete geçirdi. Cevat Rıfat, Necip Fazıl ile Osman Yüksel'in de aralarında bulunduğu Milliyetçiler Derneği, İslâm Demokrat Partisi ve Büyük Doğu Cemiyetinin ileri gelenlerinden 30–40 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bununla da yetinmeyen gizli din düşmanları, emniyet ve adliyenin kuvvetini bu kez Risâle–i Nur ve Nur Talebelerinin aleyhinde de istimal etmeye yeltendi. 20–25 merkezde operasyon yapıldı. Dâvâlar açıldı, bazı kimseler tutuklandı.

Bütün bu operasyonlarla yapılmak istenen şuydu: Mısır ve Suriye gibi yerlerde radikal İslâmcıların faaliyetini bahane ederek dinî inkişâfı baltalayan şer odakları, benzer bir tatbikatı Türkiye'de de sergilemek istediler. Ticanî meselesi gibi, Malatya hadisesini de bu maksatla kullanmaya yeltendiler. Ancak, gayelerinde muvaffak olamadılar, hedeflerine varamadılar. Plânları tutmadı.

Çünkü, meydanda "müsbet hareket" dersini telkin ile dindar kitleleri itidâle sevk eden Risâle–i Nur vardı. Şer güçlerin plânları, bu sâyede akim kaldı.

Lâhikalarda neler var?

Şimdi de “Malatya Hadisesi”nin zikredildiği muhtelif lâhika mektuplarından kısa bir derleme takdim ederek, bu hadisenin arka plânını aydınlatmaya çalışalım.

Emirdağ Lâhikası, sayfa 401: Halbuki bu otuz sene zarfında beş mahkeme aynı kitaplara beraat vermişler. Hem Malatya meselesi münasebetiyle yirmi mahkeme de alâkadar olmuştular. O yirmi mahkeme "Bir suç bulamıyoruz" demişler.

Emirdağ Lâhikası, sayfa 425: Medar–ı ibret ve hayret ve şükrandır ki: ...Adliyeler, beşi kat’î beraat ve umum kitapları suç yok diye iadeye karar vermeleri ve geçen Malatya hadisesi münasebetiyle yine gizli düşmanlarımız hükûmetin ve adliyenin nazar–ı dikkatini bizlere çevirmeye çalıştıkları halde, yirmi üç mahkeme demişler ki: "Suç bulamıyoruz."

Emirdağ Lâhikası, sayfa 373: (Hulûsi Beyin mektubundan) Aziz ve mübarek müşfik Üstadım. ...Malatya seyahatimde oradaki ...Büyük Doğucuların bu fakiri kendi zümrelerine katmak hususundaki tekliflerine, "Büyük Doğuculuk siyasî bir teşekkül müdür?" diye sordum. "Evet" dedikleri için....

Emirdağ Lâhikası, sayfa 321: Kat’î haberlere göre Afyon Mahkemesi "Nurun altı yüz bin fedakâr talebesi var" demesine binaen, Malatya hadisesi bahanesiyle, hiç olmazsa Nur Talebelerinden altı yüz faal ve muktedir olanlarını mahkemeye vermek plânı varken....

Tarihçe–i Hayat, sayfa 577: Üstad Bediüzzaman, İstanbul’daki muhâkemesinin berâetle neticelenmesini müteâkip Emirdağ’a geldi... Bu sıralarda Malatya Hâdisesi vukua geliyor, dindarlar aleyhinde bir sürü yalan, iftirâ, tezvir propagandası başlıyor.

Tarihçe–i Hayat, sayfa 586: Afyon Mahkemesi tarafından kitaplar serbest bırakılmadan, Malatya Hâdisesi münâsebetiyle bâzı vilâyet ve kasabalarda taharrîler yapıldı, mahkemeler açıldı. Ezcümle, Mersin’de, Rize’de, Diyarbakır’da Nurlar ve Nurcular aleyhine dâvâ açıldı. Neticede mahkemeler berâet verdi.

NOT: 1952 Malatya Hadisesinde tetikçi olarak kullanılan Hüseyin Üzmez, 1996’da Müslüm Gündüz’ün Kadıköy’de genç bir hanımla basıldığı evin sahibi olup, halen “şuyûu vukûundan beter” bir suçlamayla hapiste yatıyor.


Bu makale 2736 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün9770
    Dün13402
    Bu Hafta74555
    Bu Ay297780
    Toplam13142584

    Sitede şuan 350 ziyaretçi var.


    Günün Karikatürü

    Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

    Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

    Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

    Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

    Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

    Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    YENİ ASYA’nın sorularını cevaplayan Prof. dr. Ahmet Battal: “Yıllardır Risale-i Nur Külliyatını basmaya devam eden yayınevleri engellenemez.”
     
    ...

    "Namaz kılmayı alışkanlık haline getirdiği için" deniz harp okulu son sınıfında ordudan atılan dr. Hakan yalman: "bir gün namaz kılarken 'nöbetçi ...

    Danimarka Kopenhag şehrinden güzel bir akşam...

    1960’lı yıllarda Danimarka’ya gelen işçi yabancılar ile 2005’te gelen 3’üncü kuşak ...

    Mücahit Bilici: Kemalistler, insanları laikleştirmek ve Müslümanlıktan uzaklaştırmak için Türklük vurgusu yaptılar. Şimdi de Türk yapmak için, ...

    “Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne mutlu askerdir o askerler.” hadis-i şerif’ine mazhar olan Fatih ...

    Üstad Bediüzzaman, bir Lâhika mektubunda, “Medar-ı ibrettir ki, burada (Emirdağı’nda) Risale-i Nur serbest okunup yazılırken—hilâf-ı âdet—başta bu ...

    Eskiden Nur talebelerinin buluşma yerleri hapishaneler ve mahkemeler idi. Merhum Avukat Bekir Berk o günkü zor şartlarda ülkeyi bir baştan bir başa ...

    Kültür Bakanlığı, üç ayı aşkın bir zamandır Risale-i Nur’a uyguladığı bandrol engeline dair açıklamalarında standart olarak hep aynı iddiayı ...

    Risale-i Nur’un devlet eli ile basımı kendi içinde imtihanları barındırıyor.

    Bir kısmımız bu hareketin mevcut derin ve resmi anlayışın tekeli ve ...

    Kanun yapma tekniğinin bütün temel kuralları hiçe sayılıp ilgili ilgisiz birçok madde içine sokularak ve yeterince tartışılmasına da fırsat ...

    Doğa Bilimleri Derneği Genel Sekreteri Biyoteknolog Müge Kanay, günümüz teknolojisinin bile çözemediği örümcek ağının özelliklerinin nihayet ortaya ...

    Milletin birliğini temsil etmesi gereken, ama bugüne kadar devlete musallat olan resmî ideoloji sebebiyle maalesef o fonksiyonu icra edemeyen ...

    “Küçük masumlar taifesi bir hiss-i kable’l-vuku ile Risâle-i Nur ile saadet bulacaklarını ve tehlike-i maneviyelerden kurtulacaklarını ...

    Tarihte 27 Mayıs

    Başkomutana alçakça muamele

    Demokrat Parti iktidarına son vererek Başbakan ve bakanları katleden 27 Mayıs (1960) darbecilerinin ...

    Geçen sene yapılan 12 Eylül referandumunda mini anayasa paketi yüzde 58 oyla kabul edildiğinde gündeme gelen talep “Sıra yeni anayasada” sözünde ...
    Avustralyalı bir genç İslam dinini nasıl seçtiğini anlatıyor. Usta standapçıları aratmayan bir üslupla anlatılan hikâyenin, düşündürücü yanı ağır ...
    BÜTÜN Bütün dünyada olduğu gibi Endonezya’da da Risâle-i Nur tercümeleri devam ediyor.

    Risâle-i Nur Külliyatından ‘Sözler’in tercümesine devam ...
    Geçenlerde vefat eden inşaat mühendisi Muammer Gabalı Ağabeyi 2007 yılında ziyaretine gittiğimde enteresan bir olay anlatmıştı. Medine’de yaşayan ...
    Türkiye, KKTC, Libya, Pakistan ve İran’dan 30’a yakın üniversite rektörü Uluslar arası Üniversiteler Konseyi (IUC) öncülüğünde İran’ın Tebriz ...

    Şili’yi vuran 8,8 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısı 300’ü geçti. Hükümet yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, ölü sayısının giderek ...

    İsveç’in başşehri Stockholm’deki Fittja Ulu Cami minarelerinden Cuma günleri ezan okunması için yapılan başvuruya Botkyrka Belediye Meclisi’nden ...

    Remscheid’deki Ditib merkez camii’nin temel atma törenine katılan Kuzey Ren Vestfalya eyaleti uyum bakanı Guntram Schneider,İislâm dininin uzun ...

    Alman içişleri bakanı: İnsanların ruhî dengelerini sağlayabilmeleri için Allah’a ve dine inanmaları çok önemli.

    ALMAN ANAYASASI DİNE DOST

    ′′İnsanların ...

    Almanya’nın Köln şehrindeki şehir parkında okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak amacıyla oluşturulan ve geçen yıl ‘’Fikir Ülkesi’’ ödülüne değer ...
    İngiltere’deki Irklararası İlişkiler Enstitüsünün yayınladığı rapora göre, Avrupa’da çok kültürlülüğün önündeki en büyük engel, İslâm fobisi. Rapor, ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ
    Bır çok okuyucumuzdan şu meâlde bir hayli e-posta aldım:

    “4.7.2010 tarihli yazınızda âyet sayısını 6666 olarak vermişsiniz, oysa bu sayı ...
    Kürsî; kelime olarak taht ve koltuk, yani oturduğu ve hâkim olduğu ve hükmettiği yer; mecâzî anlamı ile güç ve hâkimiyet anlamına gelmektedir. ...
    Ondokuzuncu Mektub’u son okuyuşuma kadar, bu risâlenin, başındaki âyetle bağlantısı üzerine hiç kafa yormamıştım. Bir vesileyle 19. Mektub’u ...

    Dâvetiye, beşerî ilişkiler açısından, insanların sevinç, keder, bilgi paylaşımı vb. alâkalarını kendilerine yakın hissettikleri insanlarla ve ...

    Kur’ân’ın üslubunda / ifade tarzında, harika / olağanüstü bedaat / güzellik; yani, görülmedik derecede, yenilik ve üstünlük vardır.

    Kur’ân’ın ...

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    ERZURUM’DA yaklaşık 500 yıldır aralıksız devam eden binbir hatim geleneği kapsamında Erzurum’da bir ay içerisinde vatandaşlar camilerde 12 bin 750 ...
    Kur’Ân-i Kerim okumak için önlerine çıkan ‘engeli’ aşmaya karar veren görme engelliler, İstanbul ...
    Adana’nIn Çukurova ilçesinde bir Kur’ân kursu öğretmeni, çocuklara din eğitimi verdikten sonra onları gezi ve piknik alanlarına götürerek ...
    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...

    Kazakistan Millî Uzay Ajansı Kazkosmos Başkanı Talgat Musabayev, “Uzay, önemli bir manevî ders mekânı; astronotlar arasında ateist bulunamaz. Uzaya ...

    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Molekül yapısındaki varlıkların en gelişmişi herhalde DNA ve RNA adı verilen Deoksiribo Nükleik Asit ve Ribo Nükleik Asit adındaki maddelerin ...
    Türkiye'de olup, hele de İstanbul'da yaşayıp da Topkapı Sarayı'nı, Dolmabahçe Sarayı'nı gezmemek büyük bir kayıptır. İnce sanatlar, muhteşem ...
    "Ey maraz-ı vesvese ile mübtela!..............; mahiyetini bilsen onu tanısan gider."

    Vesvese ile ilgili olarak bilinmesi ...

    Varlık aleminde işleyen temel sırlardan biri şeffafiyettir. Bu sırra mazhar olanlar cismen ve şeklen kendilerini ön plana çıkarmazlar. Eşya ...

    Olayların bizim algılarımıza ulaşan boyutunun ötesinde anlamları olmalı. Çünkü varlık maddî âlemde ve gözlenen boyutun ötesinde bir sırla işliyor ...

    İnsan ve kâinat sürekli bir yenilenme ve değişim içinde. Ama bu değişim ve yenilenme aynı zamanda bir devr-i daim hâlini de beraberinde getiriyor.

    ...

    Bediüzzaman 1946 yılında Afyon’a bağlı Emirdağ ilçesinde mecburî iskânda ve gözaltında bulunuyordu. Hapisten çıktığı halde hapisten yüz kat daha ...

    İstişare nedir? İstişare, sadece, bir hizmeti yapacak olan kişinin ya da kişilerin birilerine danışması ve o­nların da fikrini alması demek ...

    Meselâ, her ikinizin Hâlıkınız bir, Mâlikiniz bir, Mâbudunuz bir, Râzıkınız bir—bir, bir, bine kadar bir, bir. Hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, ...

    Türkçe’ye “peygamber” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça’da iki karşılığı bulunmaktadır; bunlardan birisi “Nebî”; diğeri de, “Resûl”dür. Hem ...
    Bir göz açıp kapamak tabiri; kısa bir zaman dilimini, bir lâhzayı, bir ân-ı vahidi anlatmak için kullanılır. Ama o kısa ânın içerisinde ...

    Gelişim basamak basamaktır. Her basamağın kendine ait rolleri vardır. Hepimiz rollerimizi yaşama şekliyle ve bu rollerin benliğimize kazandırdığı ...

    Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur yoluyla Kur’ânî mesleklerin en sağlam ve en selâmetlisini bizlere sunmuştur. Enbiya ve Sahabe mesleğinin bir ...

    İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

    Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin, Sikke-i Tasdik-i Gaybî isimli eserinin 156. sayfasında, dokuz, on bir, on iki, on beş, on dört yaşındaki ...

    Yıllar boyu bu haller devam etti…

    “Nurcular…”

    Başta Bediüzzaman ve talebeleri…

    Bir asra yaklaşan bir zaman diliminde takip edildiler ve fişlendiler...

    ...

    İstanbul fethinin sembolü olan Ayasofya Camii, 24 Kasım 1934'te alınan bir Bakanlar Kurulu Kararıyla müzeye çevrildi.

    Bu mâbedin müzeye çevrilme işi ...

    BEDÎÜZZAMAN’IN GARB SÜRGÜNÜ: 1926

    Mûteber kaynaklara göre, sürgün:

    Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayâtı: “Şeyh Said Hadisesi”(1) ile aynı yıl ...

    Risâle–i Nur'dan iki nükte (1994 baskılı nüshalar)

    Birincisi: “İnsan, kendi vazifesini yapıp Cenâb–ı Hakkın vazifesine karışmamalı. "Meşhurdur ki, ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Said bir hiss–i kablelvuku ile "Bu Osmanlı ülkesinde büyük bir parlak nur çıkacak"; hattâ Hürriyetten (1908'den) evvel ...

    RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?

    Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...

    "Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur'u; ben o­nun zamanında gelseydim, Mesnevî'yi yazardım. o­nun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ...

    Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

    Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

    “Risâle-i Nûr, sefine-i Nuh gibi, Anadolu'yu cebel-i Cudî hükmüne getirip, küre-i arzın yangınından ve tokatından kurtulmasına bir sebeptir.” ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Bediüzzaman’ın tesbitiyle, insanlığın ayak bastığı, “serbestiyet ve malikiyet” devrinde, herşey özelleştirilirken, Risale-i Nur’un, “yasal vârisleri, ...

    Her zamandan daha fazla ihtiyaç hissettiğimiz ve muhtaç olduğumuz tesanüd hakkında Risale-i Nur’da zikredilen Bediüzzaman Said Nursî’nin bazı ...

    Bediüzzaman’dan adalet prensipleri:

    Yargı hür, bağımsız ve tarafsız olmalıdır: “Hükümetin daireleri içinde en ziyade hürriyetini muhafaza etmeye ve ...

    Ferdin, ailenin, cemiyetin bütün müesseselerini tecdid eden, Kur’ânî ve Nebevî rota çizen Bediüzzaman, gazetelerin (basın, yayının) temel ...

    Üstad Bediüzzaman, İttihad ve Terakki’yi şahıslarından dolayı değil savunduğu “hürriyet, müsâvât ve adalet” fikirlerinden dolayı desteklemiştir. Ama ...

    Geçen Pazar günü Ankara Pursaklar Yeni Asya Kültür Merkezinde “Müceddidler Silsilesi ve Bediüzzaman Said Nursî” konulu bir seminer veren ilahiyatçı ...

    Büyük tartışmalar eşliğinde gösterime giren “Hür Adam”ın yankıları devam ediyor. Eksiklikleri bir yana; film Bediüzzaman’ı gündeme taşıması ...

    Birbirine hemen her yönüyle zıt ve muhalif düşen iki meşhûr isim var: Bediüzzaman Said Nursî ve Mustafa Kemal Atatürk.

    Bu iki muasır ismi sadece ...

    Türk sinemasının öncü isimlerinden Yücel Çakmaklı Seyr Fm’de Mahmut Bıyıklı’nın sunduğu Söyleşi programının konuğu oldu. Sinema hayatına dair ...

    Hilmi Yavuz “Asr-ı Saadet ve demokrasi” başlıklı yazısında, konuyu ‘İslam Dini Açısından Din-Devlet İlişkileri’ adlı çalışmasında ele alan Dr. Fahri ...

    Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur’un, Zübeyir Gündüzalp’in vefatının ardından yazdığı, 13 Nisan 1971 tarihli İttihad’da yayınlanan ...

    Geçen ay vefat eden, Bediüzzaman’ın yakın talebe ve hizmetkârlarından Mustafa Sungur ağabey, önceki gün Bahçelievler Hafız Ali Camii’nde düzenlenen ...

    1929'da Eflâni'de doğdu. Kastamonu           

    Gölköy ...

    İslâmköy denince, Nur hizmeti itibariyle akla ilk gelen isim merhûm Hafız Ali’dir.

    7 Mart 1944’te Denizli Hapsinde iken Üstad’ına bedel vefat eden ...

    Nur Talebeleri, İslâmiyete hizmetleri esnâsında, gizli İslâmiyet düşmanı, insafsız, cebbâr zâlimlerin entrikalarıyla mâruz kaldıkları ...
    Mardin’de, Ulu Cami civarındaki kalabalık çığlık çığlığa bağırıyordu:
    “Olmaz böyle bir şey… Bu adam çıldırmış olmalı… Düşüp ölecek şimdi…”
     
    ...
    Demokrat Parti iktidarının ilk yıllarıydı. Demokratlar ekonomik kalkınmanın yanında, din ve vicdan hürriyetini ve temel hakları koruyacaklarını ...

    Aziz kardeşlerim!

    Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlahîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, ...

    Bu gün takvim yaprakları 23 Mart’ı gösteriyor. Bediüzzaman Hazretlerinin dar-ı bekâya irtihal edişinin 46. sene-i devriyesi bu gün.

    Bediüzzaman, dünya çapında şu muhteşem ölçüyü çıkarmış Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den:

    “Hiçbir müfsid (bozguncu, fesat), ben müfsidim demez. Daima ...

    Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatında birçok kumandan, paşa, hoca, şeyh, müdde-i umûmî, vali, asker, hâkim, muallim ile sayısız insan vardır. Bunların ...

    Her 19 Mayıs’ta, özellikle resmî kanallarında bir dizi “nutuk” çekilir; Anadolu’daki Kuva-i Milliye için övgüler dizilir. Bir şeyhülislâmın ...

    Bediüzzaman'ın Hayat Seyri ve Safahatından Mühim Bir Kısmının Tarihleri


    Bitlis’e bağlı Nurs Köyünde doğdu. Küçük yaşlarda ilimle iştigale başladı. Medreselerde okudu, tahsil gördü. Harika bir zekâ ve kabiliyete sahip ...

    İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

    • Kitap Bahçesi

    Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

    “İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

    ...

    Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

    Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

    Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

    Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...