| Bürokrasi dünyayı tanısa... |
|
|
| Faruk Çakır tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 08 Şubat 2012 00:00 |
Her ne kadar dünya bir köy haline gelmiş olsa da, zihinleri ve sistemleri ‘dünyaya kapalı’ olanların bu fırsattan istifade imkânları olmuyor. 12 Eylül 1980 darbesi bahane edilerek Türkiye’de yaşayanlara uygulanan vizeler ülkemizin dünyaya kapalı kalmasına da sebep olmuştur. Son yıllarda bazı ülkelerle vizelerin karşılıklı olarak kaldırılmış olması iyi yönde atılmış bir adım.Maddî anlamda yoğun ilişkilerimizin olduğu Avrupa ülkeleriyle aramızda hâlâ vize duvarının olması ise tam bir çelişki. Her defasında vize politikasının yumuşayacağı ifade edilse de, tatmin edici bir gelişme olmadı. Tabiî ki vizelerin kalkması tek başına yeterli değil. Önemli olan bu ülkelere niçin gidildiğidir. Sadece gezmek ve eğlenmek maksadıyla yurt dışana çıkmak, israf bile sayılabilir. “Alınız ilmini, irfanını” anlayışıyla yabancı ülkeleri gezmek ve görmek icap eder. Geçen gün, uzun yıllar Avrupa’da çalışmış bir ahbabımız “Merak ediyorum. Başta belediye başkanları olmak üzere Türkiye’yi idare edenler dünya ülkelerini gezmiyor mu? Geziyorlarsa, onların nasıl şehirler kurduğunu, problemlerini nasıl hallettiklerini görmüyor mu?” diyordu. Elbette Türkiye’yi idare edenler fazlasıyla yurt dışına “inceleme ve araştırma seyahati” yapıyorlar, ama maalesef bunlar ekseriyetle ‘seyahat’ olarak kalıyor. Kendi kendimize yaptığımız propagandaların içinin boş olduğunu anlamak için dünyayı tanımak durumundayız. Bu bakımdan sadece bürokrasi mensuplarının değil, maddî imkânı olan herkesin başka ülkelere gitmemesinde fayda var. Dünya ülkelerini tanıyanlar mutlak surette o ülkelerden, o kültürlerden çıkaracak bir ders bulur ve bulmalı. “Yabancı ülkeler”i tanımanın önemini anlatan iki tesbit aktarmak istiyoruz. Biri, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Naci Koru’dan. Koru, “Geleceğin diplomatları nasıl olacak?” sorusunu şöyle cevaplandırmış: “Bölge dillerine çok büyük önem veriyoruz. İstiyoruz ki bölgeye gönderdiğimiz, Asya’ya, Afrika’ya gönderdiğimiz, Ortadoğu’ya gönderdiğimiz memurlarımız buralara isteyerek gitsin. Özellikle İngilizce, Fransızca, Almanya dışında dillerin konuşulduğu ülkelere gönderdiğimiz diplomatların o ülkenin dilini bilmemeleri durumunda orada görevlerini tam olarak yapmaları mümkün değil. Bu oran yükselsin istiyoruz. Orada büyükelçiden en alt memura kadar yerel dili, yerel kültürü bilecekler. Hem daha mutlu olacaklar hem de devletlerine daha iyi hizmet verecekler. Şu andaki büyükelçilerimizin yüzde 69’u görev yaptıkları ülkenin lisanını konuşmuyor. Hayalim bu oranı tersine çevirmek. (...) Riyad’da Arapça bilmeyen büyükelçinin etkin olması mümkün değil. Bir prensle konuşamazsınız. Tercüman almak zorundasınız. Afrika’ya, İngilizce bilen ve Afrika’yı sevmeyen birini gönderirseniz işleriniz aksar. Yeni giren çalışanlarımıza, ‘Dil kursuna gidin, faturayı da bize gönderin’ diyoruz.” (Konuşan: Barçın Yinanç, Radikal, 22 Ocak 2012) Benzer bir tesbiti de geçenlerde TBMM Başkanı Cemil Çiçek yapmıştı. NTV’deki “Mehmet Barlas ile 45 Dakika” adlı programa katılan Çiçek, 30 yıl süreyle adalet bürokrasinin üst kademesinde görev yapan bir isme bir vesile ile bir talebinin olup olmadığını sormuş. Cevaben, “Devlete 30 yıl hizmet ettik. Benim durumumda olan kişileri bir defa olsun yurt dışına göndermediler. İşimiz gereği yurt dışına çıksak, belli ölçülere göre ‘yurt dışı görevi’ yapsak hem dünyayı tanır hem de daha faydalı olurduk” anlamına gelen bir cevapla karşılaşmış. Bu cevabı değerlendiren TBMM Başkanı Çiçek, adalet camiasında dil bilen bürokrat sayısının az olduğundan bahisle, “Düşünün ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yüzlerce sayfa tutan kararlar alıyor. Bu kararlar Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Fakat bu kararları orjinal dilinden okuyup değerlendirecek hukuk insanı sayımız yetersiz” anlamında konuşmuştu. Bir yanda bulunduğu ülkenin dilini konuşamayan büyükelçi gerçeği, bir yanda da Türkiye’yi de yakından ilgilendiren AİHM kararlarını yorumlamakta sıkıntı çeken hukuk bürokrasisi. İşimiz kolay değil, vesselâm... |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Karadeniz Ereğli Anadolu İHL’den ... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Yemeğe tuz ile başlamak |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Sanata Dair -2 Devrimci sanatta c... |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 77 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.