| Asker vesayeti bitmedi, sadece imajı geriletildi |
|
|
| H.Hüseyin Kemal tarafından yazıldı. |
| Salı, 31 Ocak 2012 00:20 |
|
“İktidar bugün devleti ele geçirdiğini düşünerek büyük kavgalar ettiği büyük burjuvazi ve askerle anlaşmak arzusu içinde. Bakan arkadaşlarım 2014’e kadar değişim konusunda birşey beklenmemesini söylüyor, bunun nedeni olarak da kimin başbakan, kimin cumhurbaşkanı olacağı gibi siyasî pozisyon tartışmalarını gösteriyorlar.” Askerî vesayet bitmedi, sadece imajı geriletildi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ OLMADAN DEMOKRATİK ANAYASA OLMAZ 2012 Anayasa yılı olacak deniliyor. Yeni bir anayasa konusunda ümitli misiniz? Siyasî partiler yeni anayasa meselesini ciddîye alsalardı son genel seçime kendi anayasa taslaklarıyla katılırlardı. Mesela AKP seçime kendi anayasa taslağıyla katılsaydı şimdi arkasında yüzde elli oy alacak bir taslak olurdu. Bir de 12 Eylül rejiminin değişmesi için anayasa kadar önemli olan dönüşüm ateşinin yeniden yakılma ihtiyacıdır. Öncelikle şunu görmek gerekir ki yeni anayasayı yapacak olan siyaset kurumu 12 Eylül rejiminin ürünü. Bu gerçeği siyasetçiler duymazdan geliyor. Siyasi partiler kanununu, seçim yasasını, meclis iç tüzüğünü değiştirmeden anayasal değişimin çok zor olduğunu düşünüyorum. Parti içi demokrasinin olmadığı, seçim sisteminin demokrasiyi desteklemediği bir yerde demokratik değişimlerin zamanında gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Bunun yanında iktidarın gündeme getirdiği Cemevlerinin statüsü netleşmedi, Kürtlerin alfabesi hâlâ yasak, oy potansiyeli olmadığı için gayrimüslimlerin sorunları görmezden geliniyor. Anayasayı değiştirmeden önce 12 Eylül’ün 600 yasasını değiştirmek kimsenin aklına gelmiyor. Bu 600 yasayı değiştirmek için iktidarın hiçbir konsensüse ihtiyacı yok! Değişim sürecinin durduğunu mu düşünüyorsunuz? Hepimiz gittik referandumda AKP’ye büyük destek verdik. Fakat referandumda değiştirilen yasalara ait uyum yasaları çıkmadı. Sadece HSYK ile ilgili olanlar çıktı. HALK OLUP BİTENDEN ENDİŞELİ Referandumda “Evet” dediğinize pişman mısınız? Anayasayı ve 600 yasayı değiştirmeyen iktidar vekillerin maaşlarının meclisten geçirilmesinde, şike yasasının çıkarılmasında ve Uludere’de yaşananların gizli kalmasında büyük performanslar gösterdi. Anadolu’da gezdiğimde halkın olup bitenden haberdar olduğunu görüyorum. Aynı zamanda gelinen noktadan endişe duyuyor. Siyaset kurumunun eskiye dönüşünü görmek hepimizi hüzne gark ediyor. Bakan arkadaşlarım 2014’e kadar değişim konusunda bir şey beklenmemesini söylüyor. Bunun nedeni olarak da kimin başbakan kimin cumhurbaşkanı olacağı gibi siyasî pozisyon tartışmalarını gösteriyorlar. AKP ASKER VE BÜYÜK BURJUVAZİ İLE UZLAŞMAK İSTİYOR Sizce AKP demokratikleşme çabaların bir kenara bırakıp devletleşme süreci mi yaşıyor? AKP kendinden önceki siyasî partilerin başına gelenlerden neden ders çıkarmıyor? Bu çok önemli bir soru. Toplum siyasetçileri bireysel çıkarları dışında hareket eden insanlar olarak düşünüyor. Siyasetçi iyi yaşamak, sınıf atlamak isteyen bir şekilde kendi mesleğinde başarı gösterememiş, siyaset asansörüyle yukarı tırmanmaya çalışan ve çıktığı yerde ömür boyu kalmaya çalışan, amacı iktidarda olmak isteyen insandır. İktidar bugün devleti ele geçirdiğini düşünerek büyük kavgalar ettiği büyük burjuvazi ve askerle anlaşmak arzusu içinde. Halkın her halükarda arkasında olacağını düşünüyor. Bu yeni pozisyon da değişim ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Halbuki 12 Eylül rejimini değiştirmenin kavgasını vermemiz gerekir. 28 ŞUBAT’TAN DAHA KANLI BİR DÖNEM YAŞANABİLİR AKP’nin sivil siyaset olarak devletin siyasetine etki edebildiğini düşünüyor musunuz? Yoksa küçük bir etki büyütülüyor mu? Devletin kritik kurumlarının başındaki insanların kendine biat ettiğini düşünmenin ne kadar tehlikeli olduğunu Uludere’de gördük. Dink Cinayeti’den beş yıl sonra devletin kendi cenahına yakın isimlerin suça bulaştığında nasıl korunduğunu gördük. AKP döneminde gerçekleşen Behçet Okyay, Hrant Dink ve Uludere failî meçhul cinayetleri konusunda ciddi şeyler yapılmıyor. İnsanlara “Müslümanlar iktidar oldu” mantığıyla hareket etmek yerine devletin halkı mağdur etmeyeceği bir rejim oluşturulmalı. “Müslümanlar iktidara geldi, Kemalistlerden rövanş alıyoruz. O zaman değişime gerek, yok nimetleri kendi aramızda paylaşalım” mantığı 28 Şubat’tan daha büyük kanlı bir fırtına meydana getirir. Bu dehşet verici bir analiz? Uludere olayı devletin ele geçirilmediğini, Kemalizmin devlet katında olduğu gibi durduğunu bizlere gösterdi. Uludere hükümetin yediği ağır bir goldür. Bombalama kararını kimin verdiğini bilmiyoruz! Eğer siz buraya demokrasiyi, hukuku getirmezseniz devlet içindeki dalgalanmalara dayanmanız mümkün değil. Eski yapı bütün melanetiyle duruyor! Fakat iktidar gelinen noktada “herkes bana biat etsin, sus pus olsun değişime gerek yok” diyor. ON YILIN SONUNDA HÂLÂ 12 EYLÜL REJİMİYLE BAŞBAŞAYIZ Ama siz hareket geçmek için sus pus bekleyen kadroların Kemalistler olduğunu söylüyorsunuz? AKP’ye oy veren insanlar bunun farkında mı? 28 Şubat askeri darbe döneminde işinizden olmadınız mı? BİAT KÜLTÜRÜ BEKLEMENİN İTTİHAT TERAKKİ MANTIĞINDAN FARKI YOK Medyada ne tür baskılar var? ASKERLE YAPILAN KAVGA DAHA NETTİ Sizce medya 28 Şubat’tan daha mı çorak? Başyazarlıktan sonra da yazarlıktan alındınız. Sürecin sonunda pişmanlık duyduğunuz bir durum var mı? İnsanın iç huzuru ve ilkeleri çok önemli. Onlarca yıllık hayatıma geri dönüp baktığımda içim çok rahat. Demokrasi adına ödenecek bedelleri ödüyorum. Bizim derdimizin demokrasi olduğunu anlayamayacak düzeyde insanların varlığı ürkütücü. Bugüne kadar AKPi’yi birçok konuda desteklediniz. Hatta sizin AKP’ci olduğunuz ithamıyla eleştirilere maruz kaldınız… Doğru yapılan her şeyi desteklerim. AKP bugün güzel bir şey yapsa alkışlarım. Ben AK- P’den önce vardım, AKP’den sonra da olacağım. Benim belli bir fikri geçmişim var. Bu geçmişten ne bir propagandacı, ne de biat çıkmaz. Derdim Türkiye’de değişim siyasetinin egemen olması. Kanlı bir 28 Şubat ihtimalinin ortadan kalkması. İKTİDARA “DUR” DİYECEK VİCDAN SAHİBİ MÜSLÜMANLARDIR 28 Şubat'ta ilkeleriniz gereği bugün iktidarda olanların siyaset yapma hakkını savundunuz. Savunduğunuz insanların sizin özgürlüğünüzü kısıtlayabileceğini düşünüyor muydunuz? Bu kadar olacağını düşünmemiştim. Ama Müslümanlık altında rant peşinde koşan, dalkavuklukları sayesinde para kazanan insanları, vicdan sahibi Müslümanlardan ayırmak gerekir. İktidarın bu gidişatına “dur” diyecek olanlar yine o vicdan sahibi Müslümanlardır. İktidara bugün olmasa bile yarın bedel ödeteceklerdir. Türkiye artık geçmişe ait siyasî kurnazlıkları kabul etmeyecek düzeye gelmiştir AKP’nin karşısına demokrat bir muhalefet çıkacağını düşünüyor musunuz? İktidarlar hayatın arzusunu, toplumun dinamiklerini karşılayamayınca kendi içinden muhalifler çıkarırlar. Mazlum-Der’in Uludere raporu bile toplumdaki değişimi ve adalet anlayışını ortaya koyan muazzam bir çalışma. Vicdan üzerinden bakıldığında hükümetin yaptığı haksızlıkları görmemek mümkün değil. AKP'li bir arkadaşım neden sadece CHP belediyelerinin yolsuzlukları üzerine gidildiğini anlayamadığını söyledi! AKP’yi son kertede nasıl değerlendiriyorsunuz? AKP belediye işlerinde, sağlık, ulaştırma gibi bazı konularda hayırlı işler yaptı. Fakat sistemin değişip dönüşmesi konusunda yetersiz ve tembel davranıyor. Türkiye’nin sorunlu dosyaları açılıyor, kapanmıyor. ORDU BİZE KIPIRDAMA DEDİĞİNDE DİNLEMEDİK Rejimle Ergenekon örgütünün göbek bağını düşünürsek dâvâ süreci nasıl devam eder? Hükümetin liberallerle yollarını ayırdığı tartışmalarına ne dersiniz? |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Riyanın mahşerdeki görüntüsü |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Bilmek cehaleti giderir mi? |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 114 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.