Anasayfa Gündem Röportaj Asker vesayeti bitmedi, sadece imajı geriletildi
Asker vesayeti bitmedi, sadece imajı geriletildi Yazdır e-Posta
H.Hüseyin Kemal tarafından yazıldı.   
Salı, 31 Ocak 2012 00:20

“AKP, on yılın sonunda bizi özü ve ruhu değişmeyen 12 Eylül rejimiyle baş başa bıraktı. Uludere olayı devletin ele geçirilmediğini, Kemalizmin devlet katında olduğu gibi durduğunu gözler önüne serdi. Anayasayı ve 600 yasayı değiştirmeyen iktidar, vekillerin maaşlarının Meclisten geçirilmesinde, şike yasasının çıkarılmasında ve Uludere’de yaşananların gizli kalmasında büyük performanslar gösterdi.”

BAKANLAR ‘2014’E KADAR DEĞİŞİM BEKLEMEYİN’ DİYOR

“İktidar bugün devleti ele geçirdiğini düşünerek büyük kavgalar ettiği büyük burjuvazi ve askerle anlaşmak arzusu içinde. Bakan arkadaşlarım 2014’e kadar değişim konusunda birşey beklenmemesini söylüyor, bunun nedeni olarak da kimin başbakan, kimin cumhurbaşkanı olacağı gibi siyasî pozisyon tartışmalarını gösteriyorlar.”

Askerî vesayet bitmedi, sadece imajı geriletildi

Mehmet Altan yazdıklarıyla çizdikleriyle ortada olan bir aydın. Beğendiğiniz düşünceleri olduğu gibi beğenmediğiniz fikirleri de olabilir. Fakat demokrasi ve hukuk içinde herkesin konuşma hakkı vardır. Kaldı ki insanları demokrasi istiyor diye baskılamak ayrı bir tartışmanın konusudur. Bu hafta Türkiye’nin ve Mehmet Altan’ın başına gelenleri konuştuk. İşte Mehmet Altan’ın yorumları…

PARTİ İÇİ DEMOKRASİ OLMADAN DEMOKRATİK ANAYASA OLMAZ

2012 Anayasa yılı olacak deniliyor. Yeni bir anayasa konusunda ümitli misiniz?

Siyasî partiler yeni anayasa meselesini ciddîye alsalardı son genel seçime kendi anayasa taslaklarıyla katılırlardı. Mesela AKP seçime kendi anayasa taslağıyla katılsaydı şimdi arkasında yüzde elli oy alacak bir taslak olurdu. Bir de 12 Eylül rejiminin değişmesi için anayasa kadar önemli olan dönüşüm ateşinin yeniden yakılma ihtiyacıdır.  Öncelikle şunu görmek gerekir ki yeni anayasayı yapacak olan siyaset kurumu 12 Eylül rejiminin ürünü. Bu gerçeği siyasetçiler duymazdan geliyor. Siyasi partiler kanununu, seçim yasasını, meclis iç tüzüğünü değiştirmeden anayasal değişimin çok zor olduğunu düşünüyorum. Parti içi demokrasinin olmadığı, seçim sisteminin demokrasiyi desteklemediği bir yerde demokratik değişimlerin zamanında gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Bunun yanında iktidarın gündeme getirdiği Cemevlerinin statüsü netleşmedi, Kürtlerin alfabesi hâlâ yasak, oy potansiyeli olmadığı için gayrimüslimlerin sorunları görmezden geliniyor. Anayasayı değiştirmeden önce 12 Eylül’ün 600 yasasını değiştirmek kimsenin aklına gelmiyor. Bu 600 yasayı değiştirmek için iktidarın hiçbir konsensüse ihtiyacı yok!

Değişim sürecinin durduğunu mu düşünüyorsunuz?

Hepimiz gittik referandumda AKP’ye büyük destek verdik. Fakat referandumda değiştirilen yasalara ait uyum yasaları çıkmadı. Sadece HSYK ile ilgili olanlar çıktı.

HALK OLUP BİTENDEN ENDİŞELİ

Referandumda “Evet” dediğinize pişman mısınız?
Hayır, asla pişman değilim. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Referandum dönemindeki tartışmaların halkın değişim bilincini yükselteceğini düşünüyordum hakeza öyle oldu.

Anayasayı ve 600 yasayı değiştirmeyen iktidar vekillerin maaşlarının meclisten geçirilmesinde, şike yasasının çıkarılmasında ve Uludere’de yaşananların gizli kalmasında büyük performanslar gösterdi. Anadolu’da gezdiğimde halkın olup bitenden haberdar olduğunu görüyorum. Aynı zamanda gelinen noktadan endişe duyuyor. Siyaset kurumunun eskiye dönüşünü görmek hepimizi hüzne gark ediyor. Bakan arkadaşlarım 2014’e kadar değişim konusunda bir şey beklenmemesini söylüyor. Bunun nedeni olarak da kimin başbakan kimin cumhurbaşkanı olacağı gibi siyasî pozisyon tartışmalarını gösteriyorlar.

AKP ASKER VE BÜYÜK BURJUVAZİ İLE UZLAŞMAK İSTİYOR

Sizce AKP demokratikleşme çabaların bir kenara bırakıp devletleşme süreci mi yaşıyor?
Devleti toplumsal bir mekanizma, canlı bir metabolizma, hukuksal bir örgüt olduğunu unutulunca kurumların başındaki insanların ele geçirilmesi halinde devletin de ele geçirileceği zannediliyor.

AKP kendinden önceki siyasî partilerin başına gelenlerden neden ders çıkarmıyor?

Bu çok önemli bir soru. Toplum siyasetçileri bireysel çıkarları dışında hareket eden insanlar olarak düşünüyor. Siyasetçi iyi yaşamak, sınıf atlamak isteyen bir şekilde kendi mesleğinde başarı gösterememiş, siyaset asansörüyle yukarı tırmanmaya çalışan ve çıktığı yerde ömür boyu kalmaya çalışan, amacı iktidarda olmak isteyen insandır. İktidar bugün devleti ele geçirdiğini düşünerek büyük kavgalar ettiği büyük burjuvazi ve askerle anlaşmak arzusu içinde. Halkın her halükarda arkasında olacağını düşünüyor. Bu yeni pozisyon da değişim ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Halbuki 12 Eylül rejimini değiştirmenin kavgasını vermemiz gerekir.

28 ŞUBAT’TAN DAHA KANLI BİR DÖNEM YAŞANABİLİR

AKP’nin sivil siyaset olarak devletin siyasetine etki edebildiğini düşünüyor musunuz? Yoksa küçük bir etki büyütülüyor mu?

Devletin kritik kurumlarının başındaki insanların kendine biat ettiğini düşünmenin ne kadar tehlikeli olduğunu Uludere’de gördük. Dink Cinayeti’den beş yıl sonra devletin kendi cenahına yakın isimlerin suça bulaştığında nasıl korunduğunu gördük. AKP döneminde gerçekleşen Behçet Okyay, Hrant Dink ve Uludere failî meçhul cinayetleri konusunda ciddi şeyler yapılmıyor. İnsanlara “Müslümanlar iktidar oldu” mantığıyla hareket etmek yerine devletin halkı mağdur etmeyeceği bir rejim oluşturulmalı. “Müslümanlar iktidara geldi, Kemalistlerden rövanş alıyoruz. O zaman değişime gerek, yok nimetleri kendi aramızda paylaşalım” mantığı 28 Şubat’tan daha büyük kanlı bir fırtına meydana getirir.

Bu dehşet verici bir analiz?

Uludere olayı devletin ele geçirilmediğini, Kemalizmin devlet katında olduğu gibi durduğunu bizlere gösterdi. Uludere hükümetin yediği ağır bir goldür. Bombalama kararını kimin verdiğini bilmiyoruz! Eğer siz buraya demokrasiyi, hukuku getirmezseniz devlet içindeki dalgalanmalara dayanmanız mümkün değil. Eski yapı bütün melanetiyle duruyor! Fakat iktidar gelinen noktada “herkes bana biat etsin, sus pus olsun değişime gerek yok” diyor.

ON YILIN SONUNDA HÂLÂ 12 EYLÜL REJİMİYLE BAŞBAŞAYIZ

Ama siz hareket geçmek için sus pus bekleyen kadroların Kemalistler olduğunu söylüyorsunuz?
Ordunun vesayeti bitmedi, sadece imajı geriletildi. Yarın Amerika’da cumhuriyetçiler işbaşına gelir, orduyla işbirliği yaparsa hepimiz tepetaklak oluruz. Bu nedenle Türkiye’de demokrasinin geri gitmeyeceği AB standartlarında bir sistem kurulması gerekir. Şunu net olarak anlatmak isterim: Millî güvenlik derslerine asker kişilerin girmemesinden, YAŞ’taki oturma düzeninden, 12 Eylül paşalarının yargılanmasından hepimiz memnunuz, ancak bu değişimler demokrasiyi geri götürmeyecek düzeyde değiller! Bunların hepsinden geri dönülebilir. Bir dönem sonra YAŞ’taki oturma düzeni değişebilir. Çünkü YAŞ Kanunu değişmiyor. Özetle AKP, on yılın sonunda bizi özü ve ruhu değişmeyen 12 Eylül rejimiyle baş başa bıraktı!

28 ŞUBAT’TA BİLE İŞSİZ KALMADIM

AKP’ye oy veren insanlar bunun farkında mı?
Bunu ilk toplumun bahçıvanları görür. Şahsen 28 Şubat’ta bile işsiz kalmadım. Çıkarı, maddî beklentisi olmayan, değişim siyasetini benimseyen, bu ülkenin zenginliği ve özgürlüğü için ömür boyu koşan insanlar bir bahçıvan gibi kötü gidişatı görüp feryat ederler. Bu tespitler doğru ve isabetliyse halka yayılır.

28 Şubat askeri darbe döneminde işinizden olmadınız mı?
Hayır, sadece yazı sayım azaldı. Ama işim vardı.
Size yaşatılanlar için, “28 Şubat döneminden daha ağır” diyebilir miyiz?
Kendi açımdan evet. Bir şekilde demokrasi diyerek ömrümü tükettim. Şunu gördüm ki demokraside kalmak iyi bir şeymiş, ileri demokrasi tehlikeli çünkü. Onu bunu susturmaya kalkmak, sansür uygulamak, ayar vermeye kalkmak, bunun çoğulcu demokraside yeri yoktur.

BİAT KÜLTÜRÜ BEKLEMENİN İTTİHAT TERAKKİ MANTIĞINDAN FARKI YOK

Medyada ne tür baskılar var?
İktidarın gölgesi altındaki yerlerde büyük baskı var. Görünmeyen bir el var sanki. İnsanlar kendileri otosansür uyguluyorlar. Onun dışında gücü yetene sindirme ve baskı var. Yazıların başlığından içeriğine kadar değiştiriliyor. Kemalist rejimde yazılamayanlar vardı. Bugün de yazılamayan şeyler birikmeye başladı; Uludere’ye ağzını açmamak, şikeyi pas geçmek. İnsanlar sadece yazdıklarından değil, yazmadıklarından da sorumludur. Eleştirinin olmaması AKP de yarayan bir durum değildir. Eleştiri olmadan bilim adamı, aydın, yazarlık olmaz. Eleştiremediğin adamı methetmek dalkavukluktur. Muazzam bir biat kültürü beklemek, abartılı propaganda yapmak İttihat Terakki mantığından farklı değil!

ASKERLE YAPILAN KAVGA DAHA NETTİ

Sizce medya 28 Şubat’tan daha mı çorak?
28 Şubat’ta muhatap askerler olduğu için işin sınırları netti. Daha yüz yüze bir kavgaydı. İleri demokrat olduğunu söyleyen yapı içinde görünmeyen el ve ayak hareketleri var. Bunlar, daha sinsi ve görünmez. Askerler göz önündeydi. Bugün görünmeyen bir elle demokrasi isteyenler oksijensiz bırakılmak isteniyor. Henüz Türkiye yazılarına sansür gelen, yazdıklarına sansür gelen yazarlardan haberdar değil! Geçtiğimiz haftalarda Genelkurmay'ın siyasî demeçleri sonucu bazı aydınlar tarafından suç duyurusu yapıldı. Ancak inanılmaz bir şekilde hükümete yakın medya bu suç duyurusunu çok küçük gördü. Eskiden olsaydı askerin siyasî demeçler vermesine karşı çıkılarak bu suç duyurusu büyütülürdü. Bu bile medyada ne tür değişimlerin olduğu konusunda ipucu veriyor.

Başyazarlıktan sonra da yazarlıktan alındınız. Sürecin sonunda pişmanlık duyduğunuz bir durum var mı?

İnsanın iç huzuru ve ilkeleri çok önemli. Onlarca yıllık hayatıma geri dönüp baktığımda içim çok rahat. Demokrasi adına ödenecek bedelleri ödüyorum. Bizim derdimizin demokrasi olduğunu anlayamayacak düzeyde insanların varlığı ürkütücü.

Bugüne kadar AKPi’yi birçok konuda desteklediniz. Hatta sizin AKP’ci olduğunuz ithamıyla eleştirilere maruz kaldınız…

Doğru yapılan her şeyi desteklerim. AKP bugün güzel bir şey yapsa alkışlarım. Ben AK- P’den önce vardım, AKP’den sonra da olacağım. Benim belli bir fikri geçmişim var. Bu geçmişten ne bir propagandacı, ne de biat çıkmaz. Derdim Türkiye’de değişim siyasetinin egemen olması. Kanlı bir 28 Şubat ihtimalinin ortadan kalkması.

İKTİDARA “DUR” DİYECEK VİCDAN SAHİBİ MÜSLÜMANLARDIR

28 Şubat'ta ilkeleriniz gereği bugün iktidarda olanların siyaset yapma hakkını savundunuz. Savunduğunuz insanların sizin özgürlüğünüzü kısıtlayabileceğini düşünüyor muydunuz?

Bu kadar olacağını düşünmemiştim. Ama Müslümanlık altında rant peşinde koşan, dalkavuklukları sayesinde para kazanan insanları, vicdan sahibi Müslümanlardan ayırmak gerekir. İktidarın bu gidişatına “dur” diyecek olanlar yine o vicdan sahibi Müslümanlardır. İktidara bugün olmasa bile yarın bedel ödeteceklerdir. Türkiye artık geçmişe ait siyasî kurnazlıkları kabul etmeyecek düzeye gelmiştir

AKP’nin karşısına demokrat bir muhalefet çıkacağını düşünüyor musunuz?

İktidarlar hayatın arzusunu, toplumun dinamiklerini karşılayamayınca kendi içinden muhalifler çıkarırlar. Mazlum-Der’in Uludere raporu bile toplumdaki değişimi ve adalet anlayışını ortaya koyan muazzam bir çalışma. Vicdan üzerinden bakıldığında hükümetin yaptığı haksızlıkları görmemek mümkün değil. AKP'li bir arkadaşım neden sadece CHP belediyelerinin yolsuzlukları üzerine gidildiğini anlayamadığını söyledi!

AKP’yi son kertede nasıl değerlendiriyorsunuz?

AKP belediye işlerinde, sağlık, ulaştırma gibi bazı konularda hayırlı işler yaptı. Fakat sistemin değişip dönüşmesi konusunda yetersiz ve tembel davranıyor. Türkiye’nin sorunlu dosyaları açılıyor, kapanmıyor.

ORDU BİZE KIPIRDAMA DEDİĞİNDE DİNLEMEDİK

Rejimle Ergenekon örgütünün göbek bağını düşünürsek dâvâ süreci nasıl devam eder?
Ergenekon sürecinde yapılanlar çok önemliydi, fakat bunun arkasındaki yapı ortaya çıkarılamadı. İktidar Ergenekon operasyonları sayesinde devleti ele geçirdiğini düşünüyor. Hatta Ergenekon sürecini kapatalım algısı içinde. Halka sadece simgesel şeylerle mesaj veriliyor, ama hiçbir askeri rahatsız edecek yasa çıkarılmıyor. Referandumda, askeri yargının değişmesi için verilen oylara karşın uyum yasası çıkarılmadığı için askeri mahkemeler olduğu gibi işlemeye devam ediyor.

Hükümetin liberallerle yollarını ayırdığı tartışmalarına ne dersiniz?
AKP ya da hükümet ilke ve değişim üzerinden bakan herkesle yollarını ayırıyor. AKP bugün bir şeyler yapıyormuş gibi durup herkesi susturmak istiyor. Ordu bize kıpırdama dediğinde onu dinlemedik, bırakın sivil geçinen siyasî kurumları. AKP belki 12 Eylül rejiminin kendine yaramayacağını görüp refleksle geri dönebilir.


Bu makale 333 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Güvenlik kodu
Yenile

 

Anket

İhlas ve Uhuvvet risalelerini hangi sıklıkta okuyorsunuz?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün261
Dün3989
Bu Hafta15374
Bu Ay56647
Toplam5370632

Sitede şuan 114 ziyaretçi var.


Günün Karikatürü

Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm
Basit, kısa ve keskin yol

Basit, kısa ve keskin yol

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir. Hedef parça parça, bölüm bölüm anlamak ve kavramaksa Risâle-i Nurların bütünlüğü ve küllî manaları arasında bunu gerçekleştirmek lâzımdır. var addthis_product = 'jlp-1.2'; var addthis_config...

İmanımızı nasıl güçlendiririz?

İmanımızı nasıl güçlendiririz?

“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında “güç-enerji” üretebildiğimiz gibi; imanımızın barajı kalb ve santralı akıl ile diğer duygularımızı çalıştırabildiğimiz oranda imanımızı yükseltebiliriz. Aslında bunun formülleri basittir: * Hangi...

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada intişar eden ağaca benzetmiştir. “Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir” var addthis_product = 'jlp-1.2'; var...

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu kökten gelen yetmişe yakın kelime bulunmaktadır. Hamd kelimesi “medih ve övme” anlamında olup şükürden daha kapsamlıdır. Şu hadis-i şerif de bunu ifade etmektedir: ’’Allah’a hamd...

İmanlı bir hayat ve meyveleri

İmanlı bir hayat ve meyveleri

Bizlere hayali bile zevk veren, kıymetli bir mazhariyetimiz, abidâne geleceğimiz de olabilir. İmanlı-inançlı, İslâmiyetin sınırları ve emir dairesinde ubudiyet-i İlâhiyeye muvaffak olabildiğimiz mertebe ve derecelerde cennete girmek ve cennetten daha leziz olan Cemalullahı görebilmek. Bu ehl-i hizmet için bir gaye ve hedef değilken ihsan-ı İlâhiye boyun eğdirttirecek bir...

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ilişkilerdeki tavrı daima nezih olmuştur. Sünnet ekseninde bir hayat tarzının hakim olduğu yaşantısında öne çıkan hususiyetlerin Bediüzzaman’da sosyal ilişkilerdeki tavrı günümüze ölçü olarak pekâla...

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen insan, imân derslerine hava gibi, su gibi ihtiyaç duyuyor ve dünya hayatının gerilimli, bunaltıcı koşuşturmalarından sıyrılmak için bir vesile temenni ediyor. Kuş cıvıltıları ve baharın rengârenk Cemâl âyineleri...

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi bugün doluyor. Ancak çarpıtmalarla ve yanıltmalarla süreç bir başka boyuta vardırılıyor.İşaretler, Suriye’de de dezenformasyonlarla ve uydurma haberlerle karşılıklı bir tahrikin sürdüğünü;...

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi   “KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR” Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 sayılı Sebilürreşâd’da yazdığı “Kürdler ve İslâmiyet” başlıklı makalede, Kürt Şerif Paşa ile Ermeni Boğos Nubar Paşa'nın Paris’te “Kürdistan” ve “Ermenistan” devletlerinin kurulmasına...

Balkan Coğrafyası da Bediüzzaman’ı Bekliyor

Balkan Coğrafyası da Bediüzzaman’ı Bekliyor

Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği üniversitenin temelini atmasının yüzüncü yılında Saraybosna'da düzenlediği kongre ile gönüllerin fethinin ve manevî cihadın öne çıktığı bu zamanda bu mânâlara önemli bir katkıda bulundu.Balkan Coğrafyası Da Bediüzzaman’ı...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
Hollanda′dan her yıl Türkiye′ye 1 milyon 200 bin turist tatil için geliyor. Türkiye-Hollanda ilişkilerinde sadece turizm değil, ticaret ve yatırım ...
BEDİÜZZAMAN, ortaya koyduğu fikirleriyle Türkiye ve dünya için büyük bir değer. Bediüzzaman, fikirleriyle bugünün insanlarına büyük hizmetlerde ...

Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin

2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...

Kenan Evren'in sanık sıfatıyla mahkemeye çağrılmasını önemli bulan yazar Etyen Mahçupyan 12 Eylül mahkûm edildikten sonra yeni bir anayasanın ...
Hedefimiz öncelikle gençleri ve çocukları sanal bağımlılıktan korumaktır

SANAL BAĞIMLILIK TOPLUMUMUZ İÇİN YENİ BİR TEHLİKE

Teknoloji, çağımızda en ...

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...

Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...

Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...

Risâle-i Nur Enstitüsü’nün Trabzon Temsilciliğince düzenlenen “Bediüzzaman Said Nursî’ye göre İnsanlığın Kurtuluş Reçetesi Kur’ân Medeniyeti” paneli ...

Risâle-i Nurları okumak, anlayarak, mânâlarında zevk ve lezzet huzmelerinin içinde dolaşarak okumak... Bizim için Risâle-i Nurları okumak, okumanın ...

“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...

Bizlere hayali bile zevk veren, kıymetli bir mazhariyetimiz, abidâne geleceğimiz de olabilir. İmanlı-inançlı, İslâmiyetin sınırları ve emir ...

“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...

İkinci zuhur çağının iki ana tecdit çizgisi ve akımı var. Bunlardan birisi Arap alemine has olup İhvan-ı Müslimin hareketidir.

Diğeri de Türkiye ...

Tam da ‘başörtüsü yasağı bitti, bitiyor’ derken İzmir’den yeni yasak haberi geldi. Buna göre, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay ...

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...

Asya’dan Afrika’ya çatışma ve kriz bölgelerinde karışıklık ve kaos devam ediyor. Suriye’deki durum, elbette gündemin üst sırasında. Lâkin sâdece ...

TÜRKİYE Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Muharrem Balcı, alkolün uyuşturucuyla beraber dünyanın en büyük vebası olduğunu ifade etti.

Alkol, dünyanın ...

“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...

DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...

Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...

BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...

Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...

23 Mart Said Nursî’nin Hakk'a yürüdüğü gün, talebeleri bir hafta boyunca her yıl fikirlerini müzakere eden seminerler, konferanslar düzenliyor. Bu ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Risâle-i Nur, “Kur’ân-ı Kerim’de takip edilen maksad-ı aslî; ispat-ı Sani, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet esaslarına cumhur-i nası irşad ve isal ...

Nobel Ödül sahibi ilk Müslüman Prof. Dr. Abdüsselâm, Kur’ân’ın yaklaşık sekizde birinin, inananları tabiatı incelemeye, nihâî gerçeği arayışlarında ...

Kur’ân’ın, medeniyet harikaları, buluş ve keşiflerden “açıkça” bahsetmemesi noksanlık, kusur değil; bilâkis bir hikmettir; yerinde bir uygulamadır. ...

Said Nursi’nin okumuş olduğu fen-bilimleri ile din bilimlerini birleştirdiği, bilimi tevhid bakış açısıyla yorumlayarak bilimin içeresinden Allah’ın ...

Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, maddî ve metafizik âlemde yer işgal ...

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Türkiye genelinde yaz Kur’ân kursları cami ve Kur’ân kurslarında başladı. Adana’da da Müftü İsmail Canbolat, Sarıçam Aksoylar Kur'ân Kursu, ...
Okullar tatil olunca bazı anne ve babalar çocuklarının Kur’ân okumasını öğrenmelerini isterler. Kendileri bilmeyenler Kur’ân kursuna ...
Seçimlerin ardından yaşanan karmaşa devam ederken, Meclis henüz çalışmalara başlayamadı. Bu yüzden de seçim sonrasına bırakılan konular ...
Diyanet-Sen Giresun Şube Başkanı Fethi Karahüseyin, ebeveynlere çağrıda bulunarak, çocuklarını Kur’ân Kurslarına katılmalarını sağlamalarını ...
BAŞŞEHİR'de görev yapan din görevlisi Recai Özsoy, kendi yazdığı ve 150 kilogram ağırlığında, açıldığında eni 3 metre, boyu 107 santimetre olan ...
  • NURDAN KATRELER
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?

Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...

Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...

Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...

Eğer âhiretini seversen, işte sana mühim bir define: Onlara (ana babaya) hizmet et, rızalarını tahsil eyle. Eğer dünyayı seversen, yine onları memnun ...

Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...

Türkçe’ye “peygamber” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça’da iki karşılığı bulunmaktadır; bunlardan birisi “Nebî”; diğeri de, “Resûl”dür. Hem ...

Yeni Said, birçok yönden eskisinden farklı olduğu halde bir kısım eserlerinde “Eski Said’in kafasına” müracaat etmiştir.

Eski Said kafasıyla ...

Kur’ân-ı Kerim, mânâsı, lâfzı, nazmı bakımından mu'cizevî olduğu gibi, muhatabını ikna ederken kullandığı yöntem de beşer takatinin pek üstündedir. ...

Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.

Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...


Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir.

Hedef parça parça, bölüm bölüm ...

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. ...

-Zemin yüzünde çiçek açan genç Saidlerin mektubudur-

Aziz, sıddık, sarsılmaz, çekilmez, yorulmaz kardeşlerimiz,
Nurun fütuhatı bizleri sürura sevk ...

Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...

İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...

Münafıkların çabası ve gizli din düşmanlarının adliyeyi şaşırtıp hükûmeti iğfal etmesi sonucu, 1943 yılı Eylül ayı ortalarında dindarlara ...
ŞÂHİDLERİN beyânıyla, “Meclis sohbet salonu” ya da bugün “kulis” denilen “teneffüs dinlenme- salonu”nda 50- 60 mebus içindeki karşılaşmada önce ...
M. KEMAL’İN de aralarında bulunduğu on sekizi aşkın dâvetle Ankara’ya çağrılan Bediüzzaman’ın Meclis’te merasimle karşılanması, Meclis ...
Ortaya çıkan herbir belge, herbir vesika, Üstad Bediüzzaman'ın eserlerinde ve bilhassa Tarihçe–i Hayat isimli otobiyografisinde yazdıklarını ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

“Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...

Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.

Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...

Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...
ODTÜ Felsefe Bölümünden Prof. Dr. Yasin Ceylan, Radikal İki’deki “İslâm, Nurculuk ve Fethullah Gülen hareketi” başlıklı yazısında (19.04.09) ...
Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı olduğu ...
Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

Bediüzzaman Said Nursî vefatının 52. yıl dönümünde Eskişehir Yeni Asya Temsilciliği tarafından organize edilen konferansta anıldı.


Eskişehir Yunus ...

Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...

Diyarbakır Dicle Kent Yeni Asya Temsilciliği tarafından düzenlenen Bediüzzaman’ı anma toplantısı Diyarbakır Ava Düğün Salonunda yapıldı. Dicle ...
BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin vefatının 52. yıldönümü münasebetiyle İzmit Sabancı Kültür Merkezinde gazetemiz yazarı Şükrü Bulut’un konuşmacı olduğu ...

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kendisini imha etmeye çalışan güçlere meydan okurken, “Ölümüm hayatımdan çok hizmet edecek” diyordu. Gerçekten, hayatta ...

Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.

İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...

Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.

Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...

Tahirî Mutlu, 1900 yılında Isparta-Atabey’de doğdu. Ömrünü iman hizmetinde geçiren Tahirî Mutlu Ağabey 3 Nisan 1977 tarihinde vefat etti. Vasiyetine ...

İnsan hep birileri gibi olmak ister. Elbette Nur’un talebesi de birisini örnek alacaktır kendine. Nurun talebesi, Üstadına en çok benzeyeni örnek ...

Nisan ayı deyince aklımıza Nisan yağmurları gelir. Atalarımız Nisan yağmurlarını “şifa kaynağı” olarak görmüşler. Anadolu’da yağmurun en bol olduğu ...

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ...

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
 
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”

Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...


‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
 
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”

Bazılarının “Kürdî” tâbirinde ...

“Güneşin doğuşu başkadır orada, batışı başka,
Nur erleri orada eriştiler İlâhî aşka,
Sanki izleri hâlâ durur, toprak ve taşta.
Her daim dillerde ...

Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
 
“Kaçın… ...

İmam-ı Gazali’nin Kimya-yı Saadet’ini okurken bazı konular çağrışım yaptı. Büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursî ile benzerlikler arz ediyordu. ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabı, 1950’den sonra talebeleri tarafından hazırlanmıştır.

Tarihçe-i Hayat’ın ...

-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-

İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.
 
Gözlerime inanamıyorum diye ...

Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

Her çağın kendine özgü bir paradigması varsa, her âlimin de kendine özgü bir çağı okuyuş tarzı olmalıdır. Gazali kendi çağını nasıl özgün bir ...
  • KÜLTÜR SANAT
  • EDEBİYAT
  • ŞİİRLER
  • Kitap Bahçesi

DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...

TÜRKİYE’NİN bir çok il ve ilçesinde Risâle-i Nur Enstitüsünün düzenlediği ve Bediüzzaman Said Nursî Haftası çerçevesinde organize edilen anma ...

Her sene Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat yıldönümü vesilesiyle düzenlenen “Bediüzzaman Haftası" kapsamında, İstanbul Yeni Asya Hanım Okuyucuları, 24 ...

ROTTERDAM İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, vefatının 52’nci yıldönümünde, Bediüzzaman Said Nursî’nin kardeşliğe verdiği önemi ...

ÇORUM Yeni Asya temsilciliği tarafından Bediüzzaman Said Nursî’yi vefatının 52. yıldönümünde anmak üzere organize edilen "İnsanlığın Kurtuluş ...
Bir düşünelim, bir bakalım hele. Dün neredeydik, bugün nerede… Zelzele günlerini hatırlayalım. Daha da gerisine, gidebildiğimiz yere kadar ...
Hayat yeniden başlıyor her sabah. İnsanlar yollara dökülüyor her sabah. Ne kadar garip bu an; her şey, her yer. Bulutlar sanki tanıdık, bildik ...
İnsan şükür için yaratılmış.

Şükrün ne olduğunu bilen insanlar, Rablerine doyasıya şükretmek için ille de insanın başına pek seyrek olarak ...
“Ol âlem fahri Muhammed nebiler serveridir
Ver salâvat aşk ile, ol günahlar eridir”
Yunus Emre

Essalâtü ve’sselâm aleyke yâ Rasulallah…
Susmak, konuşmaktır. Susmak, düşünceler kitabının, konuşmak bölümüdür.
Susmak, derin bir sükût, uzun bir sükûttur.

Zihnimizde bağırışlar ...

Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.

İmanın ...

Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...

Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,

Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...

Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten

Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...

Boş durmuyor, yine iş başında birileri,
Topladılar başlarına cinleri, perileri,
Gözlerine batıyor adeta Nur Risâleleri,
Bozmaya çalışıyorlar, bazı ...

Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...