Günümüzde tarafgirlik

Ülkemizde demokrasinin ne kadar işlediği belli değil diyemeyeceğim, çünkü hiçbir şekilde işlemediği belli.

Demokrasi en başta insanların kendilerini hür bildikleri bir sistemin adıdır. İnsan hak ve hürriyetleri ne âlemde? İnsanlar geleceğe güvenle ve ümitle bakabiliyor mu?

Siyasîlerin çizdiği pembe tablo doğru mu? Yoksa aldatılıyor muyuz? Siyasîlerin her icraatına bir hikmeti vardır diye alkış tutuyorsanız, dini siyasete alet edenlerin isabetli olsa bile mes’ul olacağını söyleyen Bediüzzaman’ın görüşlerine ehemmiyet vermeyip, her meseleye siyaset ve tarafgirlikle bakarsanız, o zaman size söyleyecek tek sözümüz vardır. Allah ıslah etsin ve gerçeği göstersin.

“Din, mal-i umumîdir hiç kimsenin onu tekeline alması mümkün değildir diyerek” görüşünü pervasızca ifade eden Hazreti Üstadın, ve bunun gibi manevi cihad için meydana çıkmak lâzım ise, bunun aşk-ı İslamiyet ve hamiyeti diniye ile isabetli olacağını aksi halde siyaset ve tarafgirlikle meydana çıkmanın çok yanlış olacağını, aşk-ı İslâmiyet ve hamiyeti diniye ile çıkanlar hata bile etseler affedileceğini, fakat siyaset ve tarafgirlikle çıkanlar isabette etse mes’ul olacaklarını gayet açık bir şekilde ifade etmiştir.

Bugün AKP’ye taraftar olan, dün siyasal İslâmın tam karşısında olan kimselere şunu hatırlatmak isterim:

Taraftar olduğunuz parti demokrat olduğu için değil, iktidara gelmenin yolu demokratlıktan geçtiği için o surette görünmek istemişlerdir.

Tarafgirliğin ne kadar yanlış ve aldatıcı olduğunu şu vakıa çok güzel anlatmaktadır: Tarafgirlikte ölçüyü kaçıran birisi Hazreti Osman (ra) gibi birine Yahudi demektedir. Bu tehlikeli ifadeyi duyan alim bir zat bu kimseyi ziyarete gider ve bu kimseye çok iyi bir damat adayından bahseder. Ve kızını buna verebilir misin diye sorar. Adam da “O kadar iyi ise veririm” der. Fakat bir kusurunun olduğunu ve bu gencin Yahudi olduğunu söyler. O tarafgir adam hiddetle böyle bir şeyin olamayacağını söyleyince sebebini sorar. “Ben kızımı bir Yahudiye verecek kadar deli değilim” deyince, o alim zat “Peki, Peygamberimiz iki kızını da Hz. Osman’a verdi. Yahudi olsa verir miydi?” deyince o tarafgir olan kimse tövbe ederek tarafgirliğin kendisini getirdiği tehlikeli durumu idrak edebilmiş.

Demek ki tarafgirlik Hz. Osman gibi fazileti sayılamayacak birisine Yahudi dedirtip tövbe ettiriyorsa, darısı bizim tarafgirlerin başına.

Hasan Şen

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*