“Hayır cephesi” nasıl dağıtılır?

Siyaset Günlüğü

alt%51 evet, %49 hayır…

16 Nisanda çıkan sonuç bu.

Seçimler normal seyrini izlese problem yoktu.

Ama işin içine YSK girince işler değişti.

Mühürsüz oy pusulası meselesi de 16 Nisan sonuçlarını tartışmalı hale getirdi.

Daha şimdiden referandum “şaibeli” damgasını yedi.

Hem iç kamuoyunda…

Hem de dış ülkeler nezdinde…

Cumhurun Reisi 21 Mayısta partinin de Reisi olmaya hazırlanırken, bir doğuya, bir batıya;

bir kuzeye bir güneye giderek gündemi değiştirmeye çalışıyor.

Ama nafile…

Bir kez damga yendi.

Silinecek gibi gözükmüyor.

Bu işin bir cephesi.

Diğer tarafta ise mühim bir konu gündeme gelmeye başladı.

O da “hayır cephesini” dağıtma konusu.

%49 ciddi bir rakam. Şayet bu cephe dağıtılmaz ve başkanlık seçimlerine böyle gidilirse tekrar %51 rakamını bulmak kolay olmayacaktır.

Öyle ise?

Evet cephesindeki “algı operasyon teorisyenlerinin” en önemli işi bu olsa gerek.

Yani hayır cephesindeki o kitleyi bölmek, parçalamak ve dağıtmak.

Ellerinde çok büyük bir basın kitlesi var. Önemli noktalarda etkili adamları da bu işe hazır. Bunu çok da kolay yapabilirler.

Peki nasıl dağıtılır hayır cephesi?

Bakın şöyle:

Öncelikle ana muhalefet karıştırılır. Birbirine düşürülür. Yumuşak ve toplayıcı üslup kullanmaya çalışılan ana muhalefet lideri gözden düşürülür. Kurultaylar, yeni başkan adayları gündeme gelir, istifalar olur vs…

Bütün bunları gördük mü?

Gördük ve görmeye de devam edeceğiz…

Peki başka neler olur?

Hassasiyetler kaşınır.

Şöyle ki:

Hayır cephesi içinde mühim bir laik kesim var. Neredeyse yarısı böyle. Geriye kalan ise muhafazakar görüntüde.

Peki bu iki kesim arasını nasıl açarsınız?

Laik cepheyi tahrik ederek. Bir televizyon kanalında durup dururken çıkar birlileri laik kesimleri tahrik edecek bazı laflar eder. Onların kutsal saydıkları kişilerin özel hayatlarını karıştırır. Ondan sonra bu kesim ayaklanır, muhafazakar görüntüdeki kesime ağza alınmayacak laflar ederler. Kabir ziyaretleri başlar, yollarda yürünür, makamı yüksek yerlere mektuplar yazılır, her kes göreve çağrılır, vs…

Böylece hayır cephesinden kopuşlar başlar.

Tüm bunları da gördük mü?

Evet, belki dahası da gelecek.

İşte son zamanlarda cereyan eden hadislere bir de bu açıdan bakın.

Evet cephesinin ne tür bir plan ve oyun peşinde olduğunu görürsünüz.

Bazıları bu sözlerimizi ütopya veya mübalağa görebilir.

Ancak;

Bu tür oyunlar, referandum gibi bir meseleye şaibe karıştırma yanında çok küçük kalır.

Bunlardan her şey beklenir.

Artık ölçü kalmadı.

Çünkü 2019 yolunun taşları daha şimdiden döşenmeye başlandı.

Bu noktada dikkatimizi çeken garip bir durum daha var:

O da medya cephesinde yine işin içine “Nurcuları” karıştırma gayretleri.

Zira laik kesimi tahrik eden eski bir video de gündeme geldi.

Bu videoyu niye vizyona soktular anlaşılması zor.

Gerçi derin güçlerin iki kesime kinleri kıyamete kadar devam eder.

Biri “nurcular”… Diğeri “demokratlar”…

Derin güçler her zaman cemaatler içinde ölçüsüz adamları rezervde tutarlar.

Yeri geldiği zaman da kullanırlar.

Bu da böyle bir refleksten mi kaynaklanıyor, bilemiyoruz.

Bu noktada iki ihtimal akla geliyor.

Birincisi:

Yukarıda yazdığımız konu. Yani hayır cephesinin dağıtılması için.

İkincisi ise:

Bu ölçüsüz şahıslar üzerinden Nurculara bir operasyon yapmak.

Gerçi nurcuların basındaki dili olan Yeni Asya’nın dimdik ayakta olması bu tür operasyonları akim bırakır.

Ancak yine de dikkatli olmak lazım.

Bakalım hayırlısı…

Son söz İbrahim Hakkı Hazretlerinin:

Görelim mevla neyler…

Neylerse güzel eyler…

image_pdf
Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez!

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*