Her Şey Kontrol Altında

İnsan bedeninde binlerce kontrol sistemi iş görmektedir. Bunların en başta geleni genetik kontrol sistemidir. Bu, bütün hücrelerin içinde işleyen hücre içi fonksiyonları kontrol eden ve aynı zamanda bütün hayat süreçlerini kontrol eden bir sistemdir. Daha pek çok kontrol sistemi, organların her bir bölümündeki fonksiyonların takibi için ayrı ayrı işler. Diğer bir kısım sistemler bedenin bütünündeki ahengi sağlamak üzere organlar arası iş görürler.

Meselâ, solunum sistemi, sinir sistemi ile uyum içerisinde çalışır ve hücre dışı sıvıdaki karbondioksit konsantrasyonunu düzenler. Karaciğer ve pankreas hücre dışı sıvıdaki glikoz konsantrasyonunu düzenler. Böbrekler ise hücre dışındaki vücut sıvılarının hidrojen, sodyum, potasyum, fosfat ve diğer iyonlarının konsantrasyonlarını düzenlerler.

Şimdi dünyadaki milyarlarca insanı bir göz önüne getirelim. İşte, evde, uyuyan, koşturan, bu zaman kesitinde her biri farklı işlerle meşgul olan milyarlarca insanın her birinin bedeninde, bu ahenk içinde çalışan binlerce kontrol sistemi; veri alıyor, bilgi veriyor ve her yeni duruma göre anında bedenin selameti ve sağlığı için gerekli tedbirleri alıp, mükemmel bir organizasyon ve akıl almaz bir ahenk içinde çalışıyorlar. Yine diğer canlı türlerinde milyarların ifade edemediği tarzda kontrol mekanizmaları çalışıyor. Kimmi hava ortamında, kimi su içinde; solunumu, kalp atışları, sinir sistemi ve dolaşım sistemi ile hücre içinde başlayan ve bedenin tamamına ve nihayetinde belki varlık aleminin, kâinatın tamamına uzanan bir canlılık ahengi ve bir hayat organizasyonu kendini hissettiriyor.

Hayatın idamesi için her bir canlının solunumu ya da farklı sistemlerinin çalışması sonucu ortaya çıkan karbondioksit, metan gibi artıkların çevreye dağılımından yine her bir bitki ve canlının ihtiyacı olan oksijen, nitrojen, glukoz gibi ihtiyaçların zamanında ulaştırılması, çevre ısısının dengelenmesine kadar pek çok unsur çevre ve canlı arasında hayatı netice verecek bir ahengi gerekli kılıyor. Caddeden gelen araba sesleri, koşuşturan insanlar, odanızdaki saksıda açan çiçek, akvaryumda yüzen balıklar, şehrinizde şu an her biri farklı şeylerle meşgul insanlar, yine şu an kimi geceyi, kimi gündüzü yaşayan, kimi soğukta kimi sıcakta bulunan milyarlarca insan, ormanları doldurmuş sayısız bitki ve hayvan çeşidi, okyanuslardaki balıklar, mercanlar ve daha birçok canlı türü… hepsi ama hepsi birbiri ile irtibatlı, birbiri ile alakadar. Yine bütün bunların yer aldığı dünya, güneş, ay, diğer gezegenler ve kainatın genelini kuşatan yıldızlar, gezegenler, kara delikler, beyaz cüceler de birbiri ile sıkı bir irtibat ve cihanşümul çekim kuvveti yanında mükemmel bir organizasyon çerçevesinde sıkı bir alış-veriş içindedirler ve nötrinolor gibi parçacıkların arada gidip gelişi ile organik bir yapı oluştururlar. Bir hücre zarının oluşumu ve bu zardan iyon alış verişleri ile güneşten ya da diğer yıldızlardan gelen fotonlar ve nitrinolar arasında sıkı bir bağ olduğunu düşündüğünüzde nasıl muhteşem bir organizasyonun ve ne büyüklükte bir bütünün parçası olduğunuzu hayranlıkla görüyorsunuz. Bütünde ve parçalarda muhteşem bir organizasyon ve akıllara durgunluk veren bir ahenk var.

Her bir sistem; verilerin takibi, duruma uygun değişikliklerin yapılması ve işleyişin aksamaması yönünde ideal kontrol sistemleri geri beslemeler ve kusursuz cevaplar ile işliyor. Atomda, hücrede, organda, bedende, sosyal düzende, dünyada ve nihayet kainatın tamamında hem iç organizasyon hem organlar arası organizasyon hem de hiyerarşik düzen mükemmel işliyor. Bütün sistemlerin birbiri ile bu kadar sıkı irtibatlı olduğu bir düzende elektron ve proton arası mesafeden, kandaki potasyum düzeyine, hücre zarında sodyum geçiş kanalının işleyişine, beden vücut ısısından dünyadaki ekolojik dengeye ve dünyanın eğikliğinden güneş sistemi içindeki yıldız ve gezegenlerin birbirine uyumlu dönüşleri ve mesafelerini muhafaza etmelerine kadar her şey kontrollü.

Kontrol sistemleri bir kontrol fiiline işaret ediyor. Kontrol fiili ise bir kontrol edene yani faile işaret ediyor. Bu kontrol edici atomu da, hücreyi de, güneş ve gezegenleri de bilecek, bunlarla ilgili en ince sorulara cevap verebilecek ve en detay bölgelerde değişiklik yapabilecek bir kudrete sahip olmalı. Kısacası ilmi ve kudreti olmalı. Her şey, her zamanda ve aynı anda O’nun iradesi, kontrolü ve yönetimi altında olmalı ki, sınırsız sayıda elemanı bulunan bu muhteşem kainat orkestrasından ahenkli bir ses, gece ve gündüzler şeklindeki ritimler, renk renk çiçekler şeklindeki melodiler ortaya çıksın.

Her nefes alışımızda kanımızdaki oksijen ve karbondioksitin hesap edilip atmosferdeki oksijen oranının buna göre bütün atmosferdeki denge içinde tanzim edildiğini düşündüğümüzde müthiş bir kontrol ve tanzim içinde yaşadığımızı daha iyi anlıyoruz. Şu an New York’da ya da Delhi’de nefes alıp veren bir şahsın nefes alış hızına göre kendi nefes alış verişlerinizi ayarlamak gibi bir zorunluluğu getiren kendi kendine işleyişi kabul etmek mi, yoksa her şeyin kontrolü elinde, bütün işleyişlerin dizgini tasarrufunda olan sonsuz kudret sahibi Kadir-i Zülcelal’e inanıp, onun rahatlığını yaşamak mı daha kolay?

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*