Hikmetler mecmuası: Lahana

Turpgiller familyasından önemli bir grubu teşkil eden lahana çeşitleri, insanlara koruyucu ve tedavi edici şifa kaynağı olarak tanzim edilmiş, bereketli bir ihsan-ı İlâhi’dir. Dünya üzerinde yaklaşık dört yüz çeşit lahana bulunmaktadır.

Sırasıyla Çin, Hindistan, Türkiye, Rusya, Güney Kore, Japonya ve ABD lahana üretiminde üst sıralarda yer almaktadır. İnsanlar, 2500 yıl önce lahananın değerini anlayarak, çeşitli kültürlerde gıda ve ilâç olarak kullanmışlardır. Tarihî kaynaklara göre, ilk olarak Çinli askerler tarafından tuzlanarak yendiği, ayrıca Çin Seddi’nin yapımında çalışan işçilerin de dayanma güçlerini korumak amacıyla, lahana ile beslendikleri bildirilmektedir. Sonraları Alman denizcilerin uzun süren keşif yolculuklarında, C vitamini eksikliğini karşılayabilmek için, mayalanmış lahanadan faydalandıkları da bilinmektedir. Lahana kelimesi dilimize Yunanca ‘Lahanahi’- sebze kelimesi aslından alınmıştır. Lahana grubundaki bitkiler, gıda olarak faydalanılan kısımlarına göre sınıflandırılabilir. Yaprakları üst üste kapanarak, sık bir baş şeklinde olan baş lahana ve Brüksel lahanası, gevşek ve açık yapraklı karalahana, çiçekleri ve çiçek sapları kalınlaşarak değişen karnabahar ve brokoli ya da gövdeleri etlenerek yumru halini alan alabaş lahana, en çok bilinen çeşitleridir. Serin iklimlerde yetişen lahanalar dayanıklı bir kış sebzesi ve destek gıdasıdır. İlâhî hikmetlerle bir şifa ve destek güç hazinesi olarak hazırlanan lahana nimetinin ihtiva ettiği hayat kimyasallarını ve şifalı olduğu hastalık hallerini gözden geçirmeye çalışacağız.

Bütün lahana çeşitlerinde bol miktarda potasyum, sodyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, selenyum, demir, lif, B- C- E- K ve yalnız lahanada bulunan, mide ve bağırsakların iç yüzlerini koruyan U vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca antikanserojen olan antioksidanlardan zengin olduğu yapılan araştırmalarla değeri her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. “Lahana özellikle anti kanser bileşenler, fitokimyasallar açısından son derece zengindir. Bu bileşenler, vücudun antioksidan ve detoksifikasyon (toksinleri etkisiz hale getirerek, vücuttan atma) mekanizmalarını aktive ederek dengeler ve böylelikle kanser oluşumuna sebep olan maddelerin elenmesi sağlanır. Kanserli hastaların özellikle kolon, akciğer, gırtlak ve göğüs kanserinde lahana kürüne başvurması oldukça yaygındır. Polonya’lı kadınlar üzerinde yapılan araştırmaya göre, haftada üç ya da daha fazla porsiyon çiğ, az pişmiş veya salamura lahana yiyen kadınlarda, haftada bir buçuk porsiyon yiyen kadınlara oranla kanser olma riskinin % 75 daha az olduğu gözlenmiştir.” 1

Lahanaya yüklenen değerli kimyasal bileşiklerden “İndol grubu, gıdalardan aldığımız kanserojen maddeleri bağlayıp, etkisiz hale getirebiliyor. Lahanadaki bir başka kanser savaşçısı madde grubu Glukosinolat’lar ‘ADETA KOVALIYOR KANSER HÜCRELERİNİ’, bu aktif madde grubu, vücuda alındıktan sonra daha güçlü bir kanser savaşçısı olan ‘İzo-tiyosiyanat’lara dönüşüyor ve esas etkiyi bu madde gösteriyor. Yapılan çalışmalar genellikle turpgiller ailesi üzerinde yapılmış olsa da, 94 çalışmanın % 70’inde, lahananın bu konuda diğerlerinden daha etkili olduğu görüşü hakim, özellikle de mide, kalın bağırsak ve akciğer kanserleri konusunda.”2 Lahananın ihtiva ettiği 1000 kadar hayat kimyasallarıyla, zengin bir sağlık ve şifa deposu intizamıyla tanzim edildiğinden, başta sindirim faaliyetine yardımcı olup, kanda şeker oranını düşürerek bir nevi insülin rolü oynar. Kanda biriken zararlı atık maddelerin atılmasına yardım ederek kanı temizler ve anemi (kansızlık) hastalığının giderilmesine destek verir. Damla (GUT) hastalığında fayda sağlar.

Rabb-ı Rahim’imiz (cc), başta geçim darlığı çekenler olmak üzere, bütün insanların kolaylıkla ulaşabilmeleri için, her aile bütçesine uygun olan lahana nimeti “sinir ağrıları, sinir yorgunluğu, sürmenaj, ruhî bunalım ve depresyon hallerinde çok faydalıdır. Kalp çarpıntısı, uykusuzluk, fazla kiloların kontrol edilip atılmasında ve ses kısıklığında faydalıdır. Gastrit, spastik kolit (kalın bağırsak iltihabı ile birlikte, kalın bağırsağın aşırı tembelliği), kronik kabızlık, kronik karaciğer iltihabı ile safra yollarındaki fonksiyon bozukluğunda etkilidir. Eklem ağrılarında ve asabi ağrılarda rahatlatıcı etkisi vardır. Bolca yendiğinde gut hastalığına fayda sağlar. Lahana turşusu basur (hemoroit) ve memeli basurda faydalıdır. Zayıflatıcı olarak günde 2-3 bardak lahana turşusu suyu içilmelidir. Sirozda her gün iki bardak lahana suyu içilmelidir. Ses kısıklığı, ses telleri rahatsızlığında bolca lahana yenir. Mor lahana sıkılması ile elde edilen şurup öksürük ve bronşite karşı faydalıdır.” 3

Bütün bu araştırmalar ve edinilen tecrübeler göz önünde bulundurulduğunda, lahananın harika bir sağlık ve şifa kaynağı olduğu ve çok güçlü bir KANSER DÜŞMANI GIDA olduğu anlaşılmaktadır. Lahanada bulunan enzimler “OLAĞANÜSTÜ BİR LÜTUFLA kanser hücresini buluyor ve kanserleşmiş hücrelerde daha fazla bulunan karışık bir enzimle, kanser hücresi için toksik bir bileşene dönüşüyor, kanser hücrelerinin üremesini bloke ederken, sağlıklı hücrelere zarar verilmemektedir.”4 Aciz ve muhtaç insanlara gönderilen ilâhî desteklerin, mütevazi toprağın bağrında hazırlandığı ve ikram edildiği, bu faaliyetin kendi kendine ve kontrolsüz şekilde olmadığı düşüncesiyle, ülfetli nazarların uyanması ve ibretli derslerin alınması unutulmamalıdır. Bu mütevazi duruşlu, harika bir nimet olan lahananın sağlıklı üretilmesi ve bol bol tüketilmesi, vücut sağlığımız yönünden gerekli, ucuz bir destektir. Çeşitli yemeklerde, çiğ olarak salatalarda ve probiyotik kaynağı olan sirkeli turşularda tüketilmesi, sağlığımıza son derece destek sağlayacaktır.

SAĞLICAKLA KALIN.

Feyzullah Ergün

Dipnotlar
1- Dr. David GROTTO, Hayat Kurtaran 101 Yiyecek, s. 235 Martı Yayıncılık.
2- Dr. Elif GÜVELOĞLU, Kansere Karşı Savunmasız Değilsin! S.218 Postiga Yayınları 2012.
3- Tahsin PALAZ, Şifa Reçeteleri, s. 269, Hikmet Neşriyat 2001.
4- Dr. Elif GÜVELOĞLU, Kanser İyileşir, s. 162, Hayykitap 2015..

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*