İslâmiyet, Risale-i Nur ve Avrupa’nın geleceği

Bir buçuk aya yaklaşan Avrupa Hizmet turunun üçüncü haftasına girdim elhamdülillâh. Bu bölümün tamamı Fransa’da geçti. Sadece çok değerli hizmet adamı muhterem ve merhum Osman Kurnaz Ağabeyin son demlerine ve cenazesine gittiğimiz iki günlük Almanya gezisi hariç.

Fransa’dan sonra Avrupa’nın kuzeyine doğru yol alacağız inşaallah. Bir buçuk ayı geçecek bu gezimiz sırasında uğradığımız ülkelerdeki intibalarımızı da sizlerle paylaşmak isteriz nasip olursa.

Üç haftalık bu defaki Fransa gezimizin kısa bir değerlendirmesini ve on yıl evvel geldiğim buradaki hizmetlerle şimdiki faaliyetleri kısaca kıyaslama şansım oldu. Bunların mutluluğunu ve hazzını yaşarken; bu zevkleri bana lütfeden Rabbime sonsuz şükürler ediyorum. Ayrıca bu konuda bana vazife ve sorumluluk veren en başta Yeni Asya Gazetesi Yönetim Kurulumuz olmak üzere, yurt dışı hizmetlerinde görev alan heyetimizin üyelerine de aciz şahsıma; “şahs-ı manevî” adına verdikleri bu sorumluluktan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu defa Fransa’ya beni dâvet eden başta Abdullah kardeşimiz olmak üzere buradaki hizmetlerde her türlü katkı ve paylaşımı birlikte paylaşan, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarak duâlar ediyor, duâlarını bekliyorum.

Yeni Asya camiası adına “Yurt Dışı Hizmetleri” babında konunun ağırlığı ve sorumluluğun idraki içersinde, ileriye dönük plan ve program dâhilinde üzerimize tevdi edilen bu görevi beş seneye yakın bir zamandan beri elimizden geldiği kadar yerine getirmeye çalışıyoruz. Mensubu olmakla şeref duyduğum Yeni Asya camiasının “şahs-ı manevisi” adına bunu; Rabb-i Rahimimin bir inayeti ve nimeti olarak kabul ediyor ve elimden geldiği kadar sorumluluğumu yerine getirmeye çalışıyorum.

Sekiz yıl önce hizmet elemanı kızımla geldiğim Fransa’daki vaziyeti; 25.4.2006 tarihli gazetemizdeki “Hasbihal” köşesinde şöyle değerlendirmişim:

“FRANSA’DA İSLÂM TOPLUMU VE NUR HİZMETLERİ”

“Fransa’da hizmetler çok yönlü olarak sürüyor, sürdürülüyor. Hizmetin her yönüyle yerleştiği ana merkez ülke Türkiye olunca dış ülkelerde yapılacak hizmetlerin burada yetişen elemanlar vasıtasıyla götürülmesi de kaçınılmaz bir gerçek oluyor. Bayanlara yönelik hizmetleri de işin ehli elemanlar tarafından organize ve rehberlik yapılması ve yurt içi ve dışı hizmetlerin birlikte entegre ve organizasyonu da hizmetlerin geleceği için önemli olduğu için belki de bir ilki gerçekleştirdiğimizi de tahmin ediyorum… İlgi ve dikkatlerinin çok iyi durumda olduğunu gözlemledim. Bilhassa gençlerin ve çocukların da bu sohbetlere katılması, buradaki Müslüman toplum açısından oldukça manidar. Bulunduğumuz mekânda bulunan dershane bu çevredeki ailelerin adeta bir kültür merkezi durumunda. Burada ilkokul ve ortaokula giden hem kız hem de erkek çocuklara, Kur’ân öğretiliyor, dini bilgiler veriliyor. Onların hoşuna gidecek çeşitli san’at ve kültürel aktiviteler yapılıyor.” (Y. Asya, 25.4.2006)

Şimdi ise durum oldukça farklı hale gelmiş. Aynı binada farklı mekânlarda buradaki ihtiyaçları “şimdilik” karşılayacak güzel ve modern, erkek ve bayanlar için iki ayrı mekân yapılmış. Bu işin “nüvesini” teşkil eden aslında bir aile var. Abdullah kardeş ve eşi bu dâvâya baş koymuş ve irtibat kurdukları her aile ve çocuklarını bir şekilde bu mekânlara dâvet edip “kudsî hizmetin” gereği olan “tebliğ ve dâveti” senelerden beri hakkıyla yerine getirmeye çalışıyorlar. Bunda da önemli bir merhale kat edip amaca ulaşmışlar. Allah ebeden onlardan ve kardeşlerinden razı olsun. Şu anda bu kudsî dâvânın “şahs-ı maneviye” mal olması aşamasına gelinmiş. Her gün çeşitli kesimlerden dershaneleri dolduran genç ve müdavimler bunların işaretleri. Bu nüveler zaman içerisinde tomurcuk ve meyve aşamasına doğru hızla yol alıyorlar. Allah himmet, hizmet, gayret ve enerjilerini arttırsın. (Âmin)

Buraya geldim geleli hemen hemen hiçbir boş günümüz ve saatimiz olmadı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Dershaneler devamlı faal. Anaokulundan başlayan “hizmet” faaliyetleri nesilden nesile kesintisiz her kademede devam edip gidiyor.

Her kademede ders ve programa katılan esnafın, bayanların, çocukların ve gençlerin bu devamlılıklarında bu mutlu ailenin ve nesebî kardeşleri Hüseyin kardeşin ailesinin, Metin kardeşin ve ailesinin büyük emekleri var. Bu üç aile “yüz on bir” kuvvetinin sırrının tatbikatını bizzat burada yaşıyorlar. Genel hizmet faaliyetlerinin içerisinde; Kur’ân okumaktan Risale derslerine, ilâhilerden ilmihal derslerine, gezilerden ikram ve her kademede yapılan “okuma programlarına” kadar Türkiye’de ne varsa burada da onları fazlasıyla görmek mümkün.       

Araştırmaların işaret ettiğine göre; 2050 Avrupa’sında; Avrupa’nın birinci dininin İslâm olacağı ve Müslüman nüfusun elli milyona ulaşacağı tahminleri boş olmasa gerek. Bunun emare ve işaretlerini görüp yaşıyoruz elhamdülillah.

Fransa’nın başşehri Paris büyük bir banliyö. Çok modern bir şehir. Nur dâvâsı için önemli olan konu ise; böyle bir şehrin dört tarafında hemen hemen her gün Nur derslerinin yapılmakta olmasıdır. Bu İslâmiyet ve Avrupa açısından çok farklı ve sevinç verici bir hakikat ve manzara. Bir ders ânında kardeşlerimizden birisinin: “Abi, Paris etrafında yirmi tane dershane var ve her gün buralarda Risale-i Nur dersi yapılıyor!” demesi gerçekten çok önemli bir haber. Bu çok ibretlik ve sevindirici bir haber. Ben de size istikbale ait bu haber ve manzarayı iletiyorum.

İsviçre sınırında, bizim bulunduğumuz yere oldukça uzak bir şehre yeni bir dershane açan bir avuç Anadolu çocuğunun bu medenî cesaretini ve samimî gayretlerini yerinde görüp tebrik etmek için ziyaret gittik. Bir avuç gencin o heyecanı, ilgisi, sevgisi, samimiyeti ve gayreti istikbalin İslâmiyet güneşinin parıltılarından selâm getiriyordu. Tebrik ettik. Neşemize neşe kattılar. Allah onlardan razı olsun. Hizmet ve gayretleri bereketli, ihlâslı ve daimî olsun inşaallah.

Bu mekâna giderken ikindi namazını; dağ başı denecek bir yerde bir köyün içerisindeki “Karadeniz Lokantası”nda çalışan Mustafa isimli gencin yardımları ve ikramlarıyla eda etmek nasip oldu. Ertesi gün dönüşte de başka bir güzergâhtaki bir şehirde “Selimiye Camii”nde akşam namazını eda etmek nasip oldu. Ecnebî diyarındaki bu olumlu gelişme ve işaretler, namazla şereflenen mekânların ve namaz kılanların sayısının artıyor olması… Ne büyük nimet ve devletin içerisindeyiz elhamdülillâh!  

“Avrupa, Avrupa duy sesimizi!” diye ilâhilerimiz vardı. Avrupa’da yaşayan Nurun hadimleri Avrupa’ya bu sesi çoktan duyurmuşlar elhamdülillâh. Şimdilerde gerekli manevî alt yapıları yapmakla meşguller. Duâmız, insanlığın aradığı bu mutlu tabloların çoğalması ve yaygınlaştırılmasıdır. İşin içine zındıka komitelerinin parmak sokmamasıdır. Samimî Müslümanların metod, usûl ve esas hataları yapmamalarıdır.

Burada eksikliğini hissettiğim çok önemli olan bir konu var. O da yerli Fransız halkına yönelik şu anda fazla bir tebliğ ve dâvet faaliyetinin olmamasını müşahede ettim. Bir de Risale-i Nur eserlerinin Fransız diline tercümesi konusunda istenilen atılım ve faaliyetin henüz tam rayına oturmamış olduğunu tesbit ettim. Genç ve dinamik bir Türk Müslüman nüfus var. Bu yeni neslin Fransızcayla birlikte Türkçeyi de “anadili” olarak öğrenip kavraması sağlanması gerekiyor. Bununla birlikte biz de anavatan olarak inşaallah dünyaya açılan penceremiz olan “yurt dışı hizmet” faaliyetlerimizde genel olarak dünyada en çok kullanılan dillerde çok iyi tercümeler yaparak ve elemanlar hazırlayıp hizmete kazandırarak bu konuları değerlendirip müsbet manada gelişmeleri sağlayıp takip etmemiz gerekiyor. Bunlar hedeflerimiz arasındadır.

Bu ve benzeri konularda daha çok yazılacak şeyler var. Şimdilik bu kadarla iktifa edelim. Nasip olursa fırsat buldukça umumu ilgilendiren konuları ileride zaman içerisinde inşaallah paylaşmaya çalışırız.

Fransa’dan, Avrupa’dan, her kademedeki ve yaştaki Müslüman kardeşlerimizin sizlere selâm ve duâlarını iletiyorum. Onların da sizlerden duâlar beklediğini tebliğ ediyorum.

Cenâb-ı Hak; onları ve bizleri her türlü kötülük ve fesattan muhafaza eylesin. İhlâsımızı, gayretimizi, samimiyet ve hizmetlerimiz arttırsın inşaallah. (Âmin) FOSSES, PARİS

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*