Kadir Gecesi

“Şüphesiz, biz onu (Kur’ân’ı) Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir selâmet vardır.” (Kadr Sûresi, 1-5)

İman dilimi içinde, hakkında müstakil sûre indirilen belki de tek gece Kadir Gecesidir. Bir konu için, bırakınız müstakil bir sûreyi, bir kelime ile bile olsa Kur’ân’da yer bulmak çok önemli bir hakikati ifade etmektedir. Bu gece ile alâkalı olarak müstakil bir sure inmiş ve onun özelliklerinden, faziletinden bahsediyorsa, bu gecenin, dünya zamanları içinde çok çok önemli bir yerinin olduğunu gösterir. Bu gecenin bu kadar önem kazanmasının hikmeti ne olabilir? Sûrenin içerisinde bu hikmetler çok açık şekilde ifade edilmiştir.

Kadir Gecesinin önemi, o gecede Kur’ân’ın indirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Kur’ân, Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına (Beytü’l-İzze’ye) toplu olarak bu gecede indirilmiştir. (Bu toptan indirilişin Berat Gecesinde olduğu da rivayetler arasında vardır. Duhan Sûresi, 44/3) İnsanlığın rehberi, hayat düsturları, kâinat kitabının ezelî tercümesi, tekvinî âyetleri okuyan çeşitli dillerin ebedî tercümanı, şehadet ve gayb âlemlerini şerh ve izah eden, yerde ve gökte tecelli eden Allah’ın isimlerini açıklayan, gizli satırların altındaki hakikatleri açıklayan bu mukaddes kitabın indirildiği zaman elbette çok önemli bir zamandır. Kıymeti çok yüksektir. Zaten “kadr” kelimesi, kıymet, fazilet, üstünlük olarak Türkçemizde ifade edilmektedir. Dolayısıyla bu gecenin fazileti, kadr ü kıymeti elbette yüksek ve üstün olacaktır.

Dünya semasından Peygamberimize (asm) inmeye başlaması da yine Kadir Gecesinde olmuştur. Bu durum, bu gecenin faziletini bir kat daha arttırmaktadır. İnsanlığı cehalet karanlıklarından kurtarıp aydınlığa, boğazı sıkılmışlıktan kurtarıp nefes almaya çıkaran bu kitap bu gecede ilk defa gelmiş “Oku!” emrini vererek ilmin faziletine, insanlığı kurtaracak olan şeyin ilim ve onunla amel etmek olduğuna dikkat çekmiştir. Kurtuluşun başlangıç noktası bu gece olması bir üstünlük vesilesi olmuştur.

“Eğer Allah’a ve (hak ile batılın) ayrıldığı gün, iki topluluğun karşılaştığı (Bedir) günü kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz…” (Enfal, 8/41) âyetinin de ifade ettiği gibi, İslam tarihinin en önemli savaşı olan Bedir Harbinin kazanıldığı gece Kadir Gecesine denk geldiği için bu gece ayrıca bir önem kazanmaktadır.

Bu gece, içinde Kadir Gecesi olmayan bin aydan daha hayırlıdır. Bu seksen küsur senelik bir ömür demektir. Ömrü boyunca on defa Kadir Gecesi ihya etmiş bir insan, sekiz yüz sene yaşamış gibi bir netice elde etmektedir. Bu durum Allah’ın bu ümmete bir ikramıdır. Kısa ömürlü bu ümmet, bu kısa ömür içinde binler sene ömür kazandırabilecek böyle önemli zaman dilimlerine mazhar olmuştur. Az zamanda çok büyük neticeler elde etme imkânına kavuşmuştur. Bu zamanların kıymetini bilip ona göre davranmak, Allah’ın bu rahmetine mazhar olmaya çalışmak inananların boynuna borçtur.

Kadir kelimesinde, tazyik, sıkıştırma, daraltma manaları da vardır. Sûrenin sonunda “Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner” âyetinin de ifade ettiği gibi, Kur’ân’ın nüzule başladığı o gecede melekler dünya semasını öylesine doldurdular ki adeta bir sıkışıklık yaşandı. Her Kadir Gecesinde bu sıkışıklık yaşanmaktadır. Dünyevî örneğinden konuşmak gerekirse, bir trafik tıkanması yaşanmaktadır. Her hayırlı iş için melekler ve ruhlar dünyamıza teşrif etmektedirler. Rahmet simgesi olan bu varlıklarla dünya seması adeta dolmaktadır. Arzî olan dünyamız sanki semavîleşmekte, Cennet haline dönmektedir.

Tan yerinin ağarmasına kadar gönlü açık, gözü açık olan mü’minlere melekler selâm verirler. “Selâm” kelimesi hayrın şerre üstün geldiğini, meleklerin mü’minlere selâm verdiğini ifade etmektedir. Cebrail (as) karşınızda ve size selâm veriyor olarak hayal ediniz. Ne muhteşem bir manzara, ne yüce bir fazilet! Böyle bir fazilet için insan seksen sene ömrünü feda etse, liyakati var. Hâlbuki ki Allah, seksen senelik bir de ömür ikram ediyor. Allah’ın lütfu ne büyüktür.

Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin. Bizleri de affet.

Kadir Geceniz mübarek olsun. Affa mazhar olanlardan olasınız.

image_pdfimage_print
Ali Sarıkaya

Adana’nın Saimbeyli İlçesi Çeralan Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve Liseyi Konya İHL de okudu. 1976 da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Milli Eğitimin çeşitli okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Osmaniye’de yaşamaktadır. Osmaniye’de yerel bir gazetede haftalık yazılar yazmaktadır.

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*