Kişi kendini bildiği sürece ‘İNSAN’

Yazar Dursun Ali Taşçı, “Terbiye, Rabb’in insandaki tecellisidir, fıtratın gelişim sürecidir, yani Rabbanî olmaktır” dedi.

Beyazıt Ramazan Sohbetleri’nde konuşan eğitimci-yazar Dursun Ali Taşçı, “Terbiye, Rabb’in insandaki tecellisidir, fıtratın gelişim sürecidir, yani Rabbanî olmaktır” dedi. Beyazıt Ramazan Sohbetleri’nin ikinci konuşmacısı ise Mesnevî sohbetleriyle tanınan eğitimci yazar Dursun Ali Taşçı oldu. “Terbiye üzerine konuşmadığımızdan beri, insan daha da zalimleşti” diyerek sözlerine başlayan Taşçı, uygarlık ve medeniyet aynı olmadığı gibi eğitim ve terbiyenin de aynı olamayacağını ifade etti. İnsanın fânîlik duygusunun müthiş bir kimlik oluşturduğunu dile getiren Taşçı, insanın ne olduğu ve olacağı sorularına insanlık tarihî boyunca bir cevap bulunamadığına dikkat çekti. Peygamber Efendimizin “Çocuklarınıza bırakacağınız en değerli miras iyi bir ahlâktır” hadisini naklederek ahlakın niteliğine değinen Taşçı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir insan kendini bulamamışsa dünyanın tek başına kralı da olsa zalimdir. Dünyada verilen eğitimden geçenler bu dünyayı kana buluyor. Kişi kendini bildiği sürece insandır. Hakk’ı da böylece tanıyabilir. Rum Suresi 30. ayette fıtrat kavramı geçiyor. Bunun sonucunda Allah’ın yasakladığı bir şeyi insan yaparsa insanlıktan çıkar. Din bir araçtır, onunla insan yapılır. Kim o aracı kullanmazsa insan yapamaz. Zalim bir insan bir toplumun başına geçince Firavunlaşır, o zaman her şey daha kötü olur. “Terbiye, Rabb’in insandaki tecellisidir, fıtratın gelişim sürecidir, yani Rabbanî olmaktır”diyen Taşçı, bana göre terbiyenin başka tanımı yoktur. Fıtratınızı ne kadar kemale erdirebilirseniz, o kadar terbiye olursunuz. Kur’ân’daki Lokman Suresi’ndeki tavsiyeler insanı terbiye eder” dedi. 

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*