Koronavirüs bağlamında mukaddes mesajlar

Allah kelâmı Kur’ân-ı Kerîm’in hitabı sadece Müslümanlara değil; bütün kâinata, bütün insanlığadır.
“İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.” 1

İşte yaptıklarımızın bazı kötü sonuçlarını dünyada dahi bildiriyor. İklimlerin değişmesi, tsunamiler, depremler, kaos, bereketsizlik, terör… Yetmedi ve ibret alınmadı; deli dana, kuş gribi, domuz gribi, kene belası, çekirge istilâsı, karınca istilâsı, korona ve daha bir yığın belâ… İlerde daha nelerin insanoğlunu beklediğini Allah’tan başka kim bilebilir!..

“O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacaktır. O gün, onlardan her bir kişinin kendisine yetecek kadar işi ve derdi vardır.”2

Bakınız, Rabbimiz; o dehşetli günün küçücük nümunelerinden bazen dünyada da gösteriyor. Bugün virüs korkusuyla insanlar birbirlerinden kaçmıyor mu?

Allah Resûlü (asm) buyuruyor:

“Bir milletin içinde zina-fuhuş ortaya çıkıp, nihayet o millet (topluluk) bu günahı aleni olarak işlediğinde; mutlaka içlerinde Taun hastalığı ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde vukuu bulmamış hastalıklar yayılır.” 3

Dünya devletlerinde (ülkemiz dahil) yapılan zulüm, haksızlık ve adaletsizliklere çoğunluğun sessiz kalmasıyla musîbetin çapı da o nisbette genişliyor, umumîleşiyor.

Umumiyet kesbeden musîbetlere karşı Rabbimiz, sonsuz merhametiyle, sakınma yollarını da bildiriyor. Hatta bugünkü pandemi sebebiyle bilim adamlarının ve devlet ricalinin öne sürdüğü sakınma prensiplerine, “Evde kal!” emir ve tavsiyelerine Kur’ân’dan yorum getirilebiliyor ve Resulullah’ın (asm) tavsiyesi hatırlatılıyor.

İşte Kur’ân-ı Kerîm’den getirilen delil: “Bir zaman cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları Süleyman’ın emrinde toplanmış, birlikte sevk ve idare ediliyordu. Nihayet Karınca vadisine geldiklerinde, karıncaların emiri şöyle dedi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; aman, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!” 4

Buradan alınabilecek mukaddes mesaj: “Ey insanlar evde kalın, ta ki virüs size zarar vermesin.”

Karınca küçüktür. İnsan zayıftır. Milyonlar defa büyütüldükten sonra ancak görülebilen bir mikroba mağlûp olan insanoğlunun, zayıflık ve âcizlikte karıncadan geri kalır tarafı yoktur.

Ve yine bulaşıcı hastalıklarda Peygamber Efendimiz’in (asm) karantinayı emrettiğini; “Veba’nın olduğu yere girmeyin, oradan çıkmayın dediğini” biliyoruz. Hz. Ömer, Şam’a gittiğinde orada çıkan “Amvas” vebasını duyunca geri dönmüştür.

Mukaddes mekânların lisan-ı hal mesajları da  önemli.

Camilerimiz kapalı. Lisan-ı halleriyle, “Evinizde kalın, evlerinizi düzeltin sonra bize gelin” diyorlar âdeta…

Kur’ân hatimlerimizin okunup bağışlandığı, hadis ve fıkıh kitaplarının okunduğu, Risale-i Nur sayfalarındaki iman ve Kur’ân hakikatlerinin ders ve müzakeresinin yapıldığı İslâmî medreseler ve Nur saçan dershanelerimiz; “Evinizde kalın, evlerinizi küçük birer  medrese-i Nurîyeye çevirin, sonra bize koşun” diyorlar lisan-ı halleriyle..

Kâbe-i Muazzama kapılarını bize kapattı. Lisan-ı haliyle âdeta şöyle diyor:

“Evinizde kalın. Size sizden daha yakın olan Rabbinizin huzurunda, uzaktan bana yönelerek namazlarınızı cemaatle eda edin. Korkmayın, benim kapılarım eninde sonunda size yine açılacaktır.

Medine-i Münevvere’deki Mescid-i Nebevî ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa kapılarını bize kapattılar.

Mânen şöyle diyorlar: Kendinize dönün. Kalplerinizi ve niyetlerinizi düzeltin, kardeş olduğunuzu bilin, biribirinizle uğraşmaktan vazgeçin. Bir ve beraber olun ki, Mescid-i Aksa’yı esaretten kurtarabilesiniz. Ayasofya’nın zincirlerini çözüp, mü’minlerle doldurup taşırabilesiniz.”

Dipnotlar:

1- Rum, 41.
2- Abese, 34/42.
3- İbni Mace, Fiten, bab: 22 hadis: 4019.
4- Neml Sûresi, 17/18/19.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*