Kur’ân’dan uzaklaşan yanar!

Kendi öz varlığımız olan İslâmî kimliğimize uzak kalma, yabancılaşmanın neticesi; bu yabanileşmenin ortaya çıkardığı boşlukların başka yabancı fikir ve düşüncelerle dolması ve hayata geçirilmesi olmuştur…
Okuyan Müslüman çok olması lâzımken; okuyan yabanî fikirli insan çok… Düşünen mü’minler olması gerekirken; tersinden ve zararlı şekilde düşünen insan çok… Doğru ve dürüst insanlar çok olması lâzımken; içerde ve dışarda inanmadığı halde doğru ve dürüst olan insan çok…

Bütün bunların birinci sebebi ve kaynağı iman zayıflığı ve itikadsizlikten hasıl olan ümitsizlik, yeis olurken; gerçekçi olmayan hedefler ve amaçlara yönelmek de etken birer sebep olmuşlardır…

Elbette ki dünyalıların, dünya adına fazla iş yükünü Müslümanların, mü’minlerin omuzlarına yüklemeleri ve bunu da safdil Müslümanların isteyerek ve severek talip olup kabullenmeleri işin cabası…

Ve bakıyoruz en ufak bir hadisede, en küçük bir olayda endişe ve ümitsizlik gelişimi ortaya çıkıyor… Sebebi dünya adına hareket etme, dünya adına çalışma, dünya adına menfaatlerin kaybolması veya kesilmesi endişesi… Zaten dünyalı da işin farkında, onlar da sevinerek ve ısrarla Müslümanlara fazla iş yükü yüklüyorlar…

Yine önemli bir faktörde şahsî becerisizliklerimizi topluma mal ediyoruz ve yüklüyoruz… Sanki biz yapmadık onlar yapıyor… Kabullenme olmadığı gibi, hatalarımızı ısrarla müdafaadan da geri kalmıyoruz…

En önemlisi de uhrevî hizmetlerle, dünyevî hizmet ve menfaatleri iltibas edilmesi oluyor… Sanki ebedî kalacakmışız gibi dünyaya… Hiç gitmeyecekmişiz gibi ancak hatırladıkça ahirete çalışıyoruz, bakıyoruz ve yönümüzü çeviriyoruz…

İyice anlaşılmayan ve iç dünyamızda çatışan inançlar bizler için daima sorumlu rekabetlere ve olumsuz işlere yol açar… Çare; daima Kur’ân bilgisi ve ahlâkıyla donanımlı olmak ve bunu edeple ve ısrarla hayata geçirmek olmalıdır… Kendi öz varlığımız ve kaynağımız budur… Uzaklaşan yanar…

Rifat Okyay

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*