Kurbanlıklar görücüde

Image
Sual: “Kurbanlık alırken, hayvan kesildikten sonra işkembesi, bağırsağı, ayağı, derisi, kellesi hariç olacak şekilde, safi eti ve kemiği (karkas eti) tartılarak fiyatı belirlenmek üzere kurbanlık alım ve satımı yapılıyor. Böyle bir alışveriş usulüyle kurban almak caiz midir? Yapılan akit sahih midir?”

Bir iyilik, kucaklaşma ve kaynaşma bayramının daha gölgesi üzerimize düşmeye başladı. Kurban bayramı gibi İslâm dinine mahsus bir merhameti paylaşma bayramı bir kez daha yakında sıcak aile yuvalarımıza misafir olacak inşâallah. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, kurban bayramında koca küre-i arz, büyüklüğü nisbetinde, Allahü ekber, Allahu ekber kelime-i kudsiyesini semavattaki seyyarat arkadaşlarına işittirecek. Binler hacıların Arafat’ta ve bayramda beraber ve birden Allahu ekber sadaları, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın bin dört yüz küsur sene evvel âl ve sahabeleriyle söylediği ve emrettiği Allahu ekber kelâmının bir nevi aks-i sadâsı hükmünde asrımızda, arzımızda ve gönlümüzde çınlayacak.1 Bu günlerde gönüller bunun için heyecanlı. Pazarlar bunun için canlı.
Yanlış anlaşılmasın; bu bir et bayramı değildir. Bu bir kurban bayramıdır. Allah’a yakınlaşmanın sosyal muhteva kazandığı bir bayramdır. Bu bayramda fert Allah’a yakınlık kurduğu ibadeti, toplum fertleriyle paylaşıyor.
Kurbanlık hayvan alırken dikkat edeceğimiz en önemli husus: Hayvanı belirlemek ve hayvanı kendimize vacip kılmaktır. Bu, hayvanı görmek, tercih etmek, üzerinde karar vermek ve kesin bir şekilde satın almakla olur. Telefonla, ya da yüz yüze de olsa hayvanı görüp belirlemeksizin, satıcıya “Hayvanlarından birisini bana ayır. Fiyatını sonra görüşürüz.” demekle kurbanlık hayvan satın alınmış ve kendimize vacip kılınmış olmaz. Çünkü esasen böyle bir akit sahih olmaz.
Hayvan pazarı veya satıcılar gezilir, hayvanlar görülür, fiyatları sorulur, danışabileceğimiz kimseler varsa danışılır, hayvanın kurbanlık şartlarını haiz olup olmadığı, kusur taşıyıp taşımadığı, yaşı, başı, boyu, endamı incelenir. Üzerinde karar kılınacaksa, fiyatı ile ilgili pazarlık teklif edilecekse edilir. Verilen teklife göre satıcının kabulü dikkate alınarak, belirlenen bir hayvan üzerinde karar verilir, el sıkışılır.
Para peşin verilecekse verilir. Hayvan veresiye alınacaksa, parasının ne zaman ödeneceği konusunda satıcı ile kesin mutabakata varılır. Bu durumda pazarlığın kesin olduğunu belirlemek için kapora verilmesi şer’î bir davranış olur. Para kurbanda veya daha ileri bir günde verilecekse,—satıcı kabul ettikten sonra bu mümkündür—ona göre anlaşma yapılır. Bu anlaşmanın sözde kalmayıp kâğıt üzerine geçirilmesi ve yazılması veya senede bağlanması Kur’ân’ın emridir. Bu dikkate alınır.
Pazarlığı kesinleşen ve satın alınan hayvanın teslim alınması esastır. Satıcı kabul ettiği takdirde hayvan kurbana kadar satıcıda da bırakılabilir. Fakat satıcı buna zorlanmamalı, bu bir ön şart olarak koşulmamalı, ön şart koşulacaksa, satıcının kurbana kadar bakım ücreti almasının hakkı olduğu bilinmeli, eğer satıcı kendiliğinden–-ya da örfte olduğu gibi fiyatın içinde olarak—bu hizmeti verirse, bunu tamamen rızasıyla yaptığı bilinmelidir. Fakat hayvan artık, kurban için vacip bir hayvan hükmünde, satın alan kişiye veya kişilere ait olmuştur. Uhrevî bir mahiyet taşıyan bu aidiyet, sırat köprüsünü, cenneti ve ebediyeti içine alan bir değer ihtiva ettiğinden kutsaldır.
Hayvanın fiyatı götürü olarak veya canlı kilo usulüyle ya da güvenilir başka bir usul varsa onunla ve nihayet pazarlık usulüyle başta belirlenebileceği gibi, kesildikten sonra neresinin tartılacağı ve kilo başı fiyatının ne olacağı-–yine pazarlık ve nihayet karşılıklı anlaşma yoluyla—belli edilmek şartıyla kesim sonrası tartı usulüyle de belirlenebilir. Bunda bir sakınca yoktur. Çünkü ortada aldatma veya aldanma yoktur. Çünkü ortada, sonradan ihtilâfa sebep olacak bir belirsizlik yoktur. Kurbanlık hayvan, kesim sonrası et ve kemiği tartılarak parası verilmek suretiyle alınmışsa eğer, kilo fiyatının başta belirlenmesi gerekir ve bu yeterlidir.
Meselâ, kesim yapıldıktan sonra hayvanın safi eti ve kemiği 250 kilo geldi. Diyelim ki, kilo başı 20 liradan anlaşmışlardı. Bu durumda 250 ile 20’nin çarpımı sonucu diyelim 5000 lira tuttu. Netice itibariyle hayvanın fiyatı belli olmuş oldu. En başta kilogram fiatı belli idi zaten. Böyle bir akit sahihtir. Çünkü bunda ihtilaf, hile ve aldatma yoktur. Başta kilo fiyatının ve hangi parçalarının tartılacağının belli olması kâfidir. Alışverişin caiz olması için bu yeterlidir. 
Huzurlu alışverişler ve huzurlu bir bayram duâlarımla…

DUÂ

Ey Rabb-i Rahim’im! Bizi kitabına itaatkâr kıl! Bizi isyankâr kılma! Bizi işlerimizde adaletli kıl! Bizi zalim kılma! Bizi yürek sahiplerine merhametli kıl! Bizi katı yürekli kılma! Bizi kendine kul eyle! Biz başkalara kul eyleme! Amelimizi rızana yol eyle! Kahrına, gazabına yol eyleme! Bizi birr’e, hayra, sevaba nail eyle! Bizi şerre, kötülüğe, ucba mâil eyleme! Bize meleklerinin sesini işit! Bize dessasların desiselerini işitme! Âmin!

Dipnot: 1- Şuâlar, s. 210

 

Image

image_pdf
Süleyman Kösmene

1963 Mersin Gülnar doğumlu olan Süleyman Kösmene, ilköğrenimini doğduğu köy olan Yarmasu köyünde yaptı. 1981 Mersin İmam-Hatip Lisesi; 1986 Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. Milli Eğitimin çeşitli kademelerinde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Yeni Asya Gazetesi Fıkıh Günlüğü köşesinde günlük yazılar yazmakta olan yazarımız, İstanbul’da yayın yapan Bizim Radyo’da ve EuroNur.tv’de programlar yapmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*