Madem Hak’tır, hukuku zayi etmeyecektir

alt“De ki: ‘Kimdir gökten ve yerden sizi rızıklandıran? Kimdir kulak ve gözler yaratıp size veren? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran?

Kimdir kâinatı yerli yerince tedbir ve idare eden?’ Onlar diyecekler ki, ‘Allah’tır.’ Öyleyse, ‘Hâlâ Ona ortak koşmaktan korkmaz mısınız?’ de. İşte hak olan Rabbiniz Allah Odur.” (Yunus Sûresi: 31-32.)
İşte, başta der: “Sema ve zemini, rızkınıza iki hazine gibi müheyya edip, oradan yağmuru, buradan hububatı çıkaran kimdir? Allah’tan başka koca sema ve zemini iki mutî hazinedar hükmüne kimse getirebilir mi? Öyle ise, şükür ona münhasırdır.”

İkinci fıkrada der ki: “Sizin azalarınız içinde en kıymettar göz ve kulaklarınızın maliki kimdir? Hangi tezgâh ve dükkândan aldınız? Bu lâtîf kıymettar göz ve kulağı verecek, ancak Rabbinizdir. Sizi icad edip terbiye eden Odur ki, bunları size vermiştir. Öyle ise, yalnız Rab Odur; Ma’bud da O olabilir.”

Üçüncü fıkrada der: “Ölmüş yeri ihya edip, yüz binler ölmüş taifeleri ihya eden kimdir? Hak’tan başka ve bütün kâinatın Hâlık’ından başka şu işi kim yapabilir? Elbette O yapar, O ihya eder. Madem Hak’tır, hukuku zayi etmeyecektir, sizi bir mahkeme-i kübraya gönderecektir. Yeri ihya ettiği gibi, sizi de ihya edecektir.”

Dördüncü fıkrada der: “Bu azîm kâinatı bir saray gibi, bir şehir gibi kemâl-i intizamla idare edip tedbirini gören, Allah’tan başka kim olabilir? Madem Allah’tan başka olamaz; koca kâinatı bütün ecramıyla gayet kolay idare eden kudret, o derece kusursuz, nihayetsizdir ki, hiçbir şerik ve iştirake ve muavenet ve yardıma ihtiyacı olamaz. Koca kâinatı idare eden, küçük mahlûkatı başka ellere bırakmaz. Demek, ister istemez ‘Allah’ diyeceksiniz.”

İşte, birinci ve dördüncü fıkra Allah der, ikinci fıkra Rab der, üçüncü fıkra el-Hak der. “İşte hak olan Rabbiniz Allah Odur.” (Yunus Sûresi: 32.) ne kadar mu’cizâne düştüğünü anla. İşte, Cenâb-ı Hakkın azîm tasarrufatını, kudretinin mühim mensucatını zikreder; sonra da o azîm âsârın, mensucatın destgâhı, “İşte hak olan Rabbiniz Allah Odur.” (Yunus Suresi: 32.) yani Hak, Rab, Allah isimlerini zikretmekle, o tasarrufat-ı azîmenin menbaını gösterir.

Sözler, Yirmi Beşinci Söz, s. 469

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

Bediüzzaman Said Nursi

Kur’an’ı çağa tefsir ederek, “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, bu dünyadaki vazifem nedir?” sorularına cevaplar sunan, “iman-ı tahkiki”, “ahlâk” ve “istikamet” rehberi Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*