Oruç tutan kalemler

Yazarlar oruç tutar da, kalemleri tutmaz mı?

Aslında her bir yazar bizatihî kalemdir zaten. Dilimizden düşmeyen tabirler arasında, “genç kalemler”in, yahut “usta kalemler”in ayrı bir yeri vardır. Tanınmış bir yazar vefat edince, “bir usta kalemi daha kaybettik” deriz. Her neyse, girizgâhdaki muradımız belli olduğuna göre, muradımız olan mevzuya girebiliriz.

Ramazan Risalesinde geçen, “Ve o orucun ekmeli ise; mide gibi bütün duyguları, gözü, kulağı, kalbi, hayali, fikri gibi cihazat-ı insaniyeye dahi bir nevi oruç tutturmaktır.” hükmü de bizi bu sonuca vardırır. Kendileri de, kalemleri de oruçsuz olan yazarlar, oruçlu kalemimizin bahsine bile değmezler ya, kısaca bir değinelim yine de..

Ramazan’da bile içkisini sol yanına koyup purosunu tüttüre tüttüre, çalakalem yazanlara, Müslüman mahallesinde salyangoz satarak bir de dinden, imandan dem vuran demlenmiş kafalara, sadece ölümü hatırlatırız. “Kabir var; hiç kimse inkâr edemez. Herkes, ister istemez oraya girecek.”

Hem zaten Üstâd Bediüzzaman, daha yüz yıl öncesinden öylelerine şöyle seslenmiş:

“Seni kim tevkil etmiştir? Fetvâyı nereden alıyorsun? (…) Ağzını kapat!”

Onların büyük bir mevkideki reisleri, “Biz Allah Allah diye diye geri kaldık; Avrupa top tüfek diye diye ileri gitti.” Dediğinde, Bediüzzamandan tokat gibi şu cevabı almış:

“Madem ölüm var, kabre girilecek, bu hayat gidiyor, bâki bir hayat geliyor. Bir defa top tüfek denilse, bin defa Allah Allah demek lâzım gelir. Hem Allah yolunda olsa, tüfek de Allah der, top da Allahu ekber diye bağırır, Allah ile iftar eder, imsak eder.”

Evet, hayatın hakikî mânasını idrak eden, ömrünü Hayy-ı Bâki’nin yolunda sarfeden, dünyanın ahirete bakmayan fani yüzünün oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu bilen, vakit hitama erince ölümün yüzüne gülen bir mü’min için hayat; imsak ile iftar arası gibidir. Ramazan’da belli bir süre içinde helal olan yeme içmeden ve bazı muamelelerden kendini alıkoyduğu gibi, sair zamanlarda da günah ve haramlara karşı oruç tutar, kabir ile iftar açar, imtihan ve yasakların olmadığı saadet âlemine göçer.

Oruçlu kalemimizden saçılan kelimeler şimdilik bu kadar. Ramazan-ı Şerifiniz ve gelen Leyle-i Kadr’iniz mübarek olsun.

YAZDIR

Mikail Yaprak

Eğitimci – Şair – Yazar

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*