Referanduma Evren Desteği

Image
12 Eylül’de anayasa referandumu yapılacak.

Bu referanduma en büyük “evet” desteğini kim veriyor dersiniz?

AKP seçmeni mi?

Hayır.

Çünkü AKP seçmeni içinde en az %20 civarında hayır oyu olduğu söyleniyor.

Peki muhalefet partileri mi?

Hayır.

Onların tümü zaten ‘kökten hayırcı’.

Peki bazı ‘hık deyici yandaş medya grubu mu’, yoksa patronlar kulübü mü?

Hayır, hiç birisi değil.

En büyük evet desteği bizzat 12 Eylül’ün kurucusu olan Evren Paşadan geldi.

Evet, yanlış duymadınız.

Netekim Paşa diye anılan Evren Paşadan.

Bakın 12 Eylül referandumu için ne demiş Paşamız:

Image“Eğer halk ‘evet’ der, geçici 15. maddeyi kaldırırsa, o zaman hiç yargılamaya da gerek yok, ben intihar ederim!”

Gördünüz mü ince desteği.

Şimdi düşünün bir kez, 12 Eylülden sıkıntı çekip de Evren Paşanın bu sözü üzerine kim evet demez?

Paşanın sözü kitleleri evet demek için çok ince ve hassas bir teşviktir.

Tıpkı ANAP’a verilen destek gibi.

Şöyle bir hatırlayın 1983 seçimlerini.

Evren Paşa ve şürekası 3 partiye müsaade etmişti.

Seçimlere yakın Turgut Sunalp’ın ‘horoz Partisinden’ yana açık tavır koymuştu Paşa.

Millet ise bu tavra karşı büyük bir tepki ile ANAP denilen partiye büyük bir destek vermişti.

O yıldan bu yana da 12 Eylül’ün en büyük hedefi olan Demokrat Kitle daha belini doğrultamamıştı.

İşte Evren Paşa ömrünün son noktasında yine aynı oyunu oynuyor.

Milleti tahrik edip ‘ince bir evet desteği’ veriyor.

Bu da AKP için verilmiş örtülü bir destek anlamını taşıyor.

Kendince haklı da.

Zira 12 Eylül ve 28 Şubat rejimleri AKP perdesi altında aynı hızı ile devam ediyor.

Ne idi 12 Eylül’ün hedefi?

Dindar cemaatleri dünyevileştirmek, Kemailizm ideolojisini devam ettirmek, sembolleşen başörtüsü yasağını acımasızca uygulamak, Askeri bürokrasinin ağırlığını sürekli olarak hissettirmek.

Tüm bunlar ise AKP tarafından isteyerek ve arzu edilerek uygulanan şeyler.

Bakmayın siz onların “dindar görüntülerine”

Ya da “hanımlarının başörtülü olmasına”

Perdeler arkasında nice oyunlar dönüyor.

Cemaatler ANAP’la başlayan dünyevileşme seyrinde AKP ile en üst seviyeye çıktılar.

Helal ve haram sınırları çiğnendi.

Sekiz yıldır örtü yasağı en acımasız bir şekilde tatbik ediliyor.

CHP bile iktidar olsa bu yasağı bu kadar katı uygulayamazdı.

Kemalizm ise adeta AKP ile bütünleşti.

Camilerde vaaz ve hutbelere kadar soktular bu işi.

Haktan, hürriyetten ve adaletten bahseden hükumet sekiz yıldır Ankara’da Bediüzzaman mevlidine izin vermiyor.

Bu gün askeri bürokrasi hiçbir devirde olmadığı kadar güçlüdür.

Bakmayın siz o sahte görüntülere.

AKP’nin samimiyetsiz 12 Eylül hesaplaşması sözlerine.

Bunlar bizzat işin içinde.

Şimdi bu durumda Evren Paşa AKP’ye örtülü destek vermesin de kime versin?

 

Image

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez!

6 Yorum

  1. “Şimdi bu durumda Evren Paşa AKP’ye örtülü destek vermesin de kime versin?”
    Pensilvanya’dan Erzuruma ulemâ, meşâyih, âbi, derviş dervişân, şâkird şâkirdân, mücâhid, müteaahhid desteğini de unutmayalım.. Yâni, 1982 “EVET”çileri yine sahnede.. Târih tekerrür ediyor.. Hazırlanan ilmiklere boyunlarımızı kendimiz uzatıyoruz.. Kendi çukurumuzu kendimiz kazıyoruz.. Garip ama gerçek..

  2. 1982 Referandumunda, HÂYIR diyenleri yâni darbe anayasasına ve darbecibaşının cumhurbaşkanlığına oy vermeyenleri komünistlerle birlik olmakla ithâm eden EVETçiler vardı.. Darbe şakşakçılığında sınır filân tanımıyorlardı.. 12 Eylül meş?ûm darbesi o derece yüce idi ki; Mohaçlar?ın, Çanakkaleler?in, .. sözü mü olurdu!.. Darbe yardakçıları, darbe anayasasını ve darbecibaşını %92 ile kabûl ettirmeyi başardılar cansipârâne gayretleri ile..

    EVETçiliğin tadı damaklarında kalmış olmalı ki, ayni kanâat önderlerini ak sakallarıyle 30 sene evvelsinin gençliği, dinçliği ve heyecânı ile yine podyumlarda görüyoruz.. Darbe anayasasının kabûlü için gösterdikleri ayni gayreti, bâzı maddelerini değiştirmek için gösteriyorlar bu def?a?!.. O maddeler değişince anayasa demokrat, hürriyetçi olacakmış!.. Sevsinler sizin hürriyetçiliğinizi, demokratlığınızı.. Sakın dahâ sütlü bir sağmal bulmuş olmayasınız?!..

  3. Sayın Akgül
    Siyasi iktidarı desteklemiyorsunuz diye, yetersiz olsa da ülke için yararı kesin olan bir referandumun önemini küçük göstermek için Evren’in EVET çi olduğunu iddia etmek çok basit ve gülünç bir iddiadır. “saidnursi” adını taşıyan bir sitede yazılan yazıların üstadın adına yaraşır ciddiyette olmalıdır. Lütfen dikkat ediniz.

  4. Bu tip yorumlari eskiden de duyardik, seviye icin ibret- i Alem olarak kitaplastirip gelecek nesillere aktarmali ki, kendisini Nurcu olarak adlandiran kisilerin 2010 yilinda ki ruh hallerini daha iyi anlasinlar.
    Bizim Nurcular da Kilicdaroglunu hic aratmayacak yaftalama kabiliyeti varmista bizler bilmiyormustuk.

    Tebrik ederim, gerek yazara, gerekse yorum yapanlara

  5. öyle bir anayasa düşünün ki birirnci maddesi Allah yoktur diyor ikinci üçüncü maddesi Peygamber vardır İbadet vardır diyor istediğiniz kadar değişiklik yapın ne yazar ben bir partinin diktasıyla oylanan oyuna alet olmamak için hayır kullandım

  6. Hükümetin amansız muhalifi Sözcü gazetesi, yine Başbakan Erdoğan’ı kızdıracak. Günlerdir ‘olaya yaratacak sırrı açıklıyoruz’ diye anons eden gazete, o haberi bugün duyurdu.

    “Tayyip darbeci dediği Evren’in hayranı çıktı” sürmanşetiyle okurların karşısına çıktı. Gazete Evren’e övgüler yağdırmayı da ihmal etmedi.

    O sır Erdoğan’ın 2003 yılında milletvekili seçilip Başbakan olduktan sonra kendisine yaptığı ziyaret sırasında söyledikleri sözler olduğu ortaya çıktı. O ziyarette Evren’e cam vazo hediye etmiş.

    “Sırrı Nasıl öğrendin?” diye soran Evren’e röportajı yapan Akbay, “Gazeteciler her şeyi eninde sonunda öğreniriz” diye cevap verdi.

    “YAPTIĞIM İYİLİKLERDEN SÖZ ETTİ”

    “Artık bunu saklamanın bir anlamı yok” diyen Evren, Sözcü’den Ertuğrul Akbay ile yaptığı röportajda şu ifadelere yer veriyor:

    “Hatta, Kalender Orduevi’ne makam otosuyla değil…
    Sivil arabasıyla geldi…
    Biz de kimseye haber vermeden gizlice içeri aldık.
    Yarım saat kadar oturdu
    Niçin gelmiş?
    Bana saygılarını… Sevgilerini sundu…
    Bu ülkeye yaptığım iyiliklerden söz etti
    Başka?
    Elimde teyp yok ki…
    Aklımda kalan bunlar…”

    Evren ve Erdoğan 1998 yılında Mehmet Ağar’ın oğlunun nikah töreninde karşılaşmışlar. Evren nikah şahidi, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak da Erdoğan nikah kıymış. Büyük Kulüp’te gerçekleşen nikahı gazete “Büyük Kulüp’te büyük buluşma!” diye sundu.

    “İSTANBUL’U UÇURURDUM”

    Tören bitikten sonra Erdoğan ile aralarındaki konuşmayı Evren, şöyle aktarıyor:

    “Oturduğum masaya geldi…
    Konuştuk…
    O’na; Devlet Başkanlığım sırasında…
    Zamanın Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’a yaptığım yardımlardan falan söz ettim.
    Bunun üzerine Tayyip Erdoğan bana; Ahh Paşam Ahh, dedi…
    Sizin zamanınızda ben olacaktım ki Belediye Başkanı…
    Neler neler yapar…
    Sizin desteğinizle İstanbul’u uçururdum!.. “
    Kaynak:www.cafesiyaset.com

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*