Risale-i Nur dersleri nasıl yapılmalı?

Üstad Bediüzzaman’ın bu gayet açık ve net tavsiyelerinden anlıyoruz ki, umumi derslerde okuyucunun tafsilatlı izahlara gerek kalmadan, her mizaç ve meşrepteki dinleyici okunan derslerden istidadanı göre istifade eder. Aklı tam manasıyla her meseleyi anlamasa dahi ruhu, kalbi vicdanı hissesini alarak, tatmin olur.

Risale-i Nur derslerini yapanların bir çoğu, kendi mizacına ve meşrebine uygun, alışık olduğu bir tarzda ders yapıyorlar. Böyle bir tercih kendi açısından doğru ve isabetli bir durum olmakla beraber farklı mizaç değişik huy ve meşreplere sahip olan dinleyiciler nezdinde bazen hoş karşılanmıyor, hatta bazı tenkit ve itirazlara sebebiyet veriyor.

Şahsî okumalarda elbette herkes hoşlandığı, alışık olduğu, mizacına uygun bulduğu şekilde Nur derslerini yapabilir. Bunda herhangi bir beis olamaz. Velâkin farklı mizaç ve meşreplerden, değişik fikir ve düşüncelerden mürekkep; değişik yaşlardan müteşekkil, farklı kültür seviyelerinden insanların bir araya geldiği umumî derslerde dersi yapan kişinin, iştirak edenlerinin umumunun kültür sevilerini, mizaç farklılıklarını dkkate alarak dersi yapması daha doğru, daha istifadeli olacaktır.

Söz gelimi hiçbir izaha gerek duymadan düz okumaktan istifade eden ve bu çeşit okumayı prensip edinen bir şakirt umu- ma ders yaparken de hoşuna giden bu tarz ile ders yapınca, bu defa da izahlı, sorulu cevaplı şeklindeki dersleri tercih eden dinleyiciler tatmin olmadıkları için; “kardeşim okuduklarını anlayamıyoruz; biraz izah etseniz..” gibi dilek ve temennilerde bulunabileceklerini unutmamak lâzım.

Veya çok açıklamalı, sorulu cevaplı tafsilatlı ders yapmayı adet haline getiren bir başkası da, umuma ders yaparken de bir paragraf okuyup dakikalarca tafsilatlı izahlarla dersi sürdürür. Bazen de farkına varmadan Risale-i Nur’da olmayan bazı kıssa veya yorumlarla konunun dışına çıkanlar olur. Bu tarz ders işleme şekline de itirazlar olacaktır.

O halde bu işin doğrusu nedir? Umumî derslere iştirak eden bütün dinleyicilerin yapılan derslerden lâyıkıyla istifade etmeleri için nasıl bir ders tarzı, tercih edilmelidir? Yapılan derslerden hiç kimsenin rahatsız olmadan, herhangi bir tenkit veya itiraza gerek duymadan, bütün dinleyicilerin huzur-u kalple müstefit ve mutmain olmaları için dersi yapanın hangi hususlara, dikkat etmesi gerekir?

Her meselede bize yol gösteren Üstad Bediüzzaman Risale-i Nur derslerinin ne şekilde yapılması gerektiğini, Risale-i Nur’da bize göstermiştir. Ayrıca, Zübeyir Ağabeyin konferansta Üstad’dan naklettiği şu tesbitlere de kulak vermek gerekir:

“Risale-i Nur, imanî meseleleri lüzumu derecesinde izah etmiş. Risale-i Nur’un hocası, Risale-i Nur’dur. Risale-i Nur başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidadı nispetinde kendi kendine istifade eder. Aklınız her bir meseleyi tam anlamasa da ruh, kalp ve vicdanınız hissesini alır. Ne kadar istifade etseniz büyük bir kazançtır. Okunan Türkçe veya Arapça bir Risalenin izahı başka bir Risalede varsa onu getirip okuyun.”

Üstad Bediüzzaman’ın bu gayet açık ve net tavsiyelerinden anlıyoruz ki, umumî derslerde okuyucunun tafsilatlı izahlara gerek kalmadan, her mizaç ve meşrepteki dinleyici okunan derslerden istidadına göre istifade eder. Aklı tam manasıyla her meseleyi anlamasa dahi ruhu, kalbi, vicdanı hissesini alarak, tatmin olur. İlle de bir açıklama, bir izah gerekiyorsa da Zübeyir Ağabeyin ifadesiyle; ”sadırdan değil de satırdan..” tavsiyesi çerçevesinde Risale-i Nur kaynaklı mesele kıssa veya temsillerle kısa izahlar yapılabilir.

Not: Malatya’nın ehli hizmet Nur Talebelerinden Rauf Hakan ve ailesinin elim bir trafik kazası geçirdiğini, Rauf kardeşin eşi Gülseren Hanım vefat etmiş, bazı yakınları da yaralanmıştır. Merhume Gülseren Hanıma Allah’tan rahmet dilerken, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Hüseyin Gültekin

image_pdf

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*