Risale-i Nur okumaları; hazlar, lezzetler, zevkler

Asrımızın imansızlık hastalığı, gafleti, tembelliği, sefaleti karşısında; bunların hepsine karşı asrın hastalıklarının ilâcı, devası olan muhteşem Kur’ân tefsirleri Risale-i Nurların okunması, anlaşılması ve bilgilerinin elde edilebilmesi için ne kadar takip edilecek yol ve taktikler, usûller varsa hepsine müracaat etmek, başvurmak ve aramak lâzımdır.
Eskiden beri Risale okumalarında, takip edilen yollarda herhangi bir yenilik varsa veya revizyon mevcutsa incelenmeli, karşılaştırılmalı ve kendi kapasitemize, zihnimizin kabiliyetine, aklımızın seviyesine göre bize en uygun tarz, yol ve şekilde karar vererek okumalara devam edebilmeliyiz.

İdeal okumayı yakalayacağız diye normal bir şekilde devam ettirdiğimiz Risale okumalarını kesmemeliyiz. Normal okumaları devam ettirirken; daha detaylı ve geniş manadaki okuma argelerine devam edebilmeliyiz. Bu bizim okuma, anlama ve anlatabilmede elde edeceğimiz ve başkalarına kıyasla kendimize çeki düzen verebileceğimiz stratejik programımız olmalıdır. Bizim için önemli olmasa da Risale-i Nur okumaları için bu program önemlidir…

Risale-i Nur okumalarını detaylı hale getirecek planlanmış, tatbik edilebilir ve devam ettirebilir programlar daima aklımızı, zihnimizi ve çalışma gayretlerimizi meşgul etmelidir. Adeta hayatımızdaki her iş, her faaliyet, her hareket bu programa katkıda bulunmalı ve bu okuma programından bir parça olmalıdır…

Nasıl ki sabahtan itibaren dünya adına yapılacak işleri sıraya koyup, bu planlı sıralamayı da başarılı bir şekilde yapabilmek için bir gayret sarfediyor, bir efor harcıyoruz; öyle de kendi açımızdan ve başkalarına da faydalı olabilmek noktalarından Risale-i Nur okumalarını Risale-i Nur anlatım özellikleri, konuları ve manaları itibariyle sıralamak ve kendimizin faydalanabileceği şekil tasnife tutmak zarurîdir…

Göreceğiz ki; yukarıdaki işlemleri sırasıyla ve yavaş yavaş yoluna koydukça Risale-i Nur okumalarından hasıl olan manevî, kudsî ve tesirli lezzetler, hazlar ve zevkler benliğimizi sarıyor ve bizi hiçbir maddî şeyle kıyas edilmeyecek şekilde manevî bir atmosfer kucaklıyor.

Evet şunu iyi biliyoruz herhangi bir dünyevî menfaat, hazlar, zevkler ve lezzetler için Risale-i Nur okunmaz. Okunmamalıdır da!.. Fakat ihsan-ı İlâhî ve ikram-ı İlâhî tarafından bizler okumalar esnasında veya neticesinde tevcih edilen her türlü ihsan ve ikram kabilinden; huzura, saadete, haz ve zevklere, lezzetlere de sırtımızı dönecek bir lüksümüz de olamaz her halde…

Rifat Okyay

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*