Anasayfa Risale-i Nur Enstitü Yazıları “Hüden lil-müttakîn” sırrı
“Hüden lil-müttakîn” sırrı Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Temmuz 2012 00:00

“Hüden lİl-müttakîn” cümlesindeki nûr-u belâğat dört noktadan tezahür etmiştir:

1- “Bu cümlede mübteda mahzuftur. Bu hazf, cümleyi teşkil eden mübteda ile haber arasındaki ittihat öyle bir dereceye varmış ki, sanki mübteda hazf olmayıp haberin içerisine girmiş. Hâricen ikisi müttehit oldukları gibi, zihnen de müttehit olduklarına işarettir.”

Arapçada iki çeşit cümle vardır. İsim cümlesi ve fiil cümlesi. İsim ile başlayan cümleye isim cümlesi denir. Fiil ile başlayan cümleye fiil cümlesi denir. İsim cümlesi iki unsurdan oluşur: Mübteda ve Haber. Mübteda isimdir, haber ise o ismin yaptığı işi haber verir. Misâl: “Ali çalışkandır.” Bu cümlede “Ali” mübteda, “çalışkandır” kelimesi haberdir. “Hüden lil-müttakîn” cümlesi bir isim cümlesinin haberidir. Mübteda olan “Kur’ân” kelimesi gizlidir. Hazfedilmiş, yani gizlenmiştir. Tam cümle “Kur’ân müttakiler için hidayet rehberidir” şeklinde olması gerekirdi.

Burada mübteda olan “Kur’ân” kelimesi, “müttakilere hidayet” olmakta o dereceye varmıştır ki, Hidayet demek Kur’ân demektir, Kur’ân demek hidayet demektir. Zaten Kur’ân’ın bir adı da “Hüdâ” yani “Hidayet”tir. Bunun için Kur’ân kelimesine, yani mübtedaya ihtiyaç kalmamıştır. Sanki bu kelime, yani mübteda olan Kur’ân kelimesi gizlenmemiş, Hidayet kelimesinin içine girmiştir. Haricen, yani dış âlemde müttehit, yani bir olduğu gibi, insan zihninde de Kur’ân ve Hidayet birdir.

2- “‘Hâdî’ yerine ‘Hüden’, yani ism-i fâil mevkiinde masdarın kullanılması, tecessüm eden nûr-u hidayetten cevher-i Kur’ân’ın husûle geldiğine işarettir.”

Kur’ân hidayete sebep olduğu için yapan, sebep olan anlamında “İsm-i Fâil” yani bir işe sebep olan ve o işi yapan anlamında “Hâdî” denilmesi gerekirdi. Ama burada “Masdar” yani bu anlamdaki kelimelerin tamamının kökü olan “Hüden” kelimesinin kullanılması bütün hidayet ile ilgili her şeyin Kur’ân’dan kaynaklandığı anlamını ifade etmektedir. Bu kelimenin kök, yani “masdar” olarak kullanılması “Hidayet nurunun cisimleşerek Kur’ân şeklinde göründüğünü” ifade etmektedir. Böylece hidayet demek Kur’ân demektir. “Kur’ân hidayetin kendisidir” demektir. Masdar olarak “Hüden” kelimesinin kullanılmasının amacı budur.

3- “‘Hüden’deki tenvin-i tenkirden anlaşılıyor ki, hidayet-i Kur’ân öyle ince bir dereceye varmıştır ki, hakikati idrak edilemez. Ve öyle geniş bir sahayı işgal etmiştir ki, ihatası ilmen kabil değildir. Çünkü Marifenin zıddı olan “nekra”, ya şiddet-i hafadan olur veya kesret-i zuhurdan neş’et eder. Buna binaendir ki, “Tenkir, bazen tahkiri, bazen tâzimi ifade eder.””

Arapçada kelimeler “Marife” ve “Nekra” olmak üzere ikiye ayrılır. “Marife” belli, bilinen ve tanınan anlamındadır. “Nekra” ise bilinmeyen, tanınmayan ve anlaşılmayan anlamındadır. Marifenin alâmeti başında “Harf-i Tarif” denen “Elif ve Lam” kelimesinin bulunmasıdır. İsim olan kelimenin başında “Elif ve Lam” yoksa, kelimenin sonu tenvinli olur. Tenvin, nekra olan kelimelerde bulunur. “Hüden” kelimesi nekra olduğu için bunun anlamı, bilinemez, hakikati tam idrak edilemez demektir. “Kur’ân’ın hidayeti o derece ince ve esrarlıdır ki hakikati aklen tam olarak anlaşılmaz; ancak iman nuru ile kalben anlaşılabilir” demektir.

Hidayet o derece geniş bir sahayı ihata eder, kuşatır ki, ilmen onu kavramak ve ilmî bir şekilde izah etmek imkânı olmaz. “İlmen hidayeti anlatmak çok zordur” demektir.

Nekra’nın ifade ettiği, bilinmezlik, anlaşılmazlık iki şeyden kaynaklanır. Ya çok gizli olmasından veya çok açık bulunmasındandır. Hidayet hem çok gizlidir, hem de çok açıktır. Bunun için anlaşılması ve idrak edilmesi zordur. Hidayet Allah’ı bilmek ve tanımak olunca, “Allah’ı tanıyorum, biliyorum” diyen de aslında çok yönü ile Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kalıyorlar. Şeytan da Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kaldı ve Allah’ın emrine karşı çıktı ve lânetlendi. Bütün dinlerde Allah inancı vardır; her din ve mezhep mensubu kendini hidayete ermiş görür ve inanır, başkasını da hidayetten mahrum görür. Bediüzzaman “Allah’ı inkâr ve şirkin şiddet-i zuhurdan” olduğunu söyler. Aynı şekilde çok gizli olmasından da anlaşılamaz. Hidayet işte böyledir. Bunun için “Hüden” kelimesi marife değil nekra olarak zikredilmiştir.

Tenkir, yani bilinmezlik ifadesi olan nekra kelimelere iki temel anlam yükler: Birincisi, hakaret anlamındadır. İkincisi ise; tazim ve hürmettir. Bir hakaret kelimesi nekra ile ifade edilirken, hürmet ve saygı ifade eden kelimeler de nekra olarak ifadesini bulur. Burada “Hüden” kelimesinin nekra gelmesi, hidayetin azamet ve hürmetini ve tazim edilmesi gereken bir makamda olduğunu ifade eder.

4- “Müteaddit kelimelere bedel ism-i fâil sigası ile ihtiyar edilen ‘müttakîn’ ile yapılan îcaz, hidayetin semeresine ve tesirine işaret olduğu gibi, hidayetin vücuduna da bir delil-i innîdir.”

“Müttakîn” kelimesi Arapça İsm-i Faildir. Anlamı “takva sahibi olan kimse” demektir. Hâlbuki en kısa ve maksada en uygun yani veciz olan kelime yerine pek çok farklı kelime ve cümleler kullanılabilirdi. Meselâ, “insanları doğru yola ulaştırır” anlamında “Hüden ilâ sıratın müstakîm” gibi vb. pek çok farklı kelimelere tercihan “Müttakîn” kelimesinin burada kullanılması hidayetin meyvesinin ve insana tesirinin ancak “Takva’yı netice vermesidir.” Takvayı, yani “Allah korkusunu netice vermeyen hidayet, hidayet değildir” demektir. İlim ve hidayet insana Allah korkusu vermelidir. Yani Allah’tan korkarak Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıdır. Çünkü Allah korkusu insanı günahtan çeker. Hidayet burada ifadesini bulduğu gibi, Allah korkusunu netice verdiği ve kişiyi masiyetten çektiği ölçüde hidayettir. Şeytan günahtan korkmadı ve hâlâ da korkmuyor. Bir gün Allah’ın kendisini affedeceği ümidi ile insanları yoldan çıkarmaya devam ediyor. Allah’ı bilmediği için değil. Hz. Âdem (as) ise günahına pişman oluyor ve bir daha asla günaha yaklaşmıyor, Allah’tan korkuyor ve hidayete ulaşıyor.

“Bürhan-ı İnnî” ve “Bürhan-ı Limmî” iki delidir. (İşârâtü’l-İ’câz, 143) Biri eserden müessire, diğeri müessirden esere gider. Bürhan-ı İnnî eserden müessire olan delâlettir. Eserin ustasına delâletidir. Takva hidayetin semeresi olduğu için hidayete delil-i innî’dir.


Bu makale 6349 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün120
    Dün10889
    Bu Hafta47578
    Bu Ay362095
    Toplam13206899

    Sitede şuan 300 ziyaretçi var.


    Risale-i Nur: İpten adam alır!

    Risale-i Nur: İpten adam alır!

    İstanbul’da yaşayan bizim köylü meşhur bir ceza avukatı var. Onun için “İpten adam alır!” tabirini kullanırlar. Gerçekten çok ağır mahpusları ve duyduğuma göre idamlıkları kurtarmış.“Dâvâ vekili ve ipten adam almak!” ebedî hayat için de lâzımdır.Bu pencereden Asa-yı Musa’da yer alan Dördüncü Mesele’sine bakalım:Cihan Harbinden daha büyük bir hadise...

    Yeni Asya: Pusula ve deniz feneri

    Yeni Asya: Pusula ve deniz feneri

    Risale-i Nur’un “yasak kitap” muamelesi gördüğü, eserlerin gizlice basılıp dağıtıldığı, Nur sohbetlerinin polis ve jandarma baskınlarına uğrayıp Nurcuların karakol ve hapislerde eziyet gördüğü ve mahkemelerde yargılandığı bir dönemde yayın hayatına atılan Yeni Asya, yola çıktığı günden itibaren bu baskı ve yasaklarla mücadele etti.Nurculara yapılan...

    İzmir’in ulu çınarlarından Muazzam Özçınar ahirete intikal etti

    İzmir’in ulu çınarlarından Muazzam Özçınar ahirete intikal etti

    Sevgi dolu Muhabbet dolu, Aşk ve Şevk dolu bir insandı. İzmir’in ulu Çınarlarından biri Muazzam Özçınar seksen yaşında bereketli bir ömrün sonunda, hiç sarsılmamış bir Nur Talebesi olarak Rahmet-i Rahman’a kavuştu. 1965 yılında tanımıştım kendisini. Sık sık ziyaret ettiğimiz yorgancı dükkânına yine bir gün gittiğimizde “sen Risale-i Nur’u...

    Nurların dili

    Nurların dili

    “Her eser kendi diliyle doğar.” Daha sonra bu dilin değiştirilmesi, tadil ve tahrip edilmesi, o eseri de tahrip eder, değersizleştirir.Risale-i Nur da kendi dili ile doğmuş, orijinal hali ile okunmuş ve yayılmıştır. Bu hususta büyük mütefekkir Cemil Meriç şöyle diyor: “Said Nursî’nin kitapları tahkikî imanın birer kalesi; kendi gönlümüzden, kendi toprağımızdan...

    Siyasî ahlâk dersleri

    Siyasî ahlâk dersleri

    Başkasına ilâç tavsiye eden bir hekimin, öncelikle kendi sağlığı yerinde olması lâzım. Kendisi hasta iken, başkasını tedâvi edemez.Aynı şekilde, başkasına ahlâk dersi vermeye teşebbüs edenlerin, öncelikle kendilerinin ilkeli, ahlâklı davranması gerekir. Kendisi zikzaklar içinde düşe-kalka gidenler, başkasına istikametli yolu gösteremez. Buna ehliyeti ve liyâkati...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER
    Şeyh Said'in torunlarından, insan hakları savunucusu Muhammed Akar "100 yıl geçtiği halde, Bediüzzaman'ın Kürt meselesine ilişkin sunduğu reçete tek ...

    Mustafa Sungur, Üstadın müjdelediği gibi, Risale-i Nur’u bütün dünyanın tanıyacağını ve vazifesini yapacağını ifade ederek, Rusya’daki hizmetleri ...

    Yalan, baskı ve manipülasyon üzerine kurulu bir sistemimizin bulunduğunu söyleyen Taraf yazarı Ümit Kıvanç “Türkiye’de hemen hiçbir kavram yerli ...

    Eğer biz Risâle-i Nur’u hazmeder, nefsimizin tesiri altında kalmaz, birlik ve beraberlik içerisinde bir vücudun azaları gibi İhlâs ve Uhuvvet ...
    İstanbul’da yaşayan son levantenlerden 82 yaşındaki Giovanni Scognamillo ile sinemaya, dine, başörtüsüne ve sair birçok konuya dair sohbet ettik… ...
    Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet TIR'ı Beşinci Bölge turuna koordinatör İbrahim Özdabak yönetiminde başladı.

    Beşinci Bölge’nin ilk durağı Manisa’nın ...
    ADIYAMAN’DA organize edilen ve Senai Demirci’nin konuşmacı olarak katıldığı ‘’Bediüzzman’ın Penceresinde İman’’ konulu konferans büyük ilgi gördü. ...

    Maziden gelen mübarek beşaretler, işaretler gölgesinde, gelecek her yılın daha muhteşem kutlamalara muhatap olacağını var gücümüzle ve kemal-i ...

    İlimlerin şahı ve padişahı iman ilminin en gözde ve en sağlam unsuru belâgat ilmidir. Belki kadim ismiyle ifade edersek Kelâm ilmidir.

    Kelâm ilmi ...

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Recep Altepe, yazarımız Osman Zengin, Dr. Orhan Kaşlıoğlu ve Dr. Şemseddin ...

    Yılların tecrübeleri sonucu formüle edilmiş ‘özlü sözler’e ne kadar muhtaç olduğumuz bu günlerden biraz daha iyi anlaşılıyor. Bilhassa siyasetçiler ...
    Rızkın bereketlenmesi, belâ ve musîbetlerin defedilmesi Allah’tan korkarak olabilir. Ahlâklı güzel bir hayatı Allah’tan isteyip, bunu hayatın ...
    Hayat, denge ve ölçü sayesinde vardır. Sadece hayat mı? Neredeyse her şey bir denge, bir ölçü ve kendileri için çizilmiş maddî-manevî hassas ...
    Cemiyetin âhengini bozup ailelerin parçalanmasına yol açan ve en fecî cinayetlere sebep olan çirkin bir fiil var. Şeytanın yardım ve aldatmasıyla ...
    Anayasa paketinde yer alan maddeleri teker teker değerlendirmeye bugün de devam ediyoruz.

    * Madde 7: Greve katılan işçilerin ve ...
    Türkiye’nin terörle sarsıldığı, Anadolu’nun peşpeşe gelen şehidlerine ağladığı ve iki bin beş yüz sayfalık iddianâmesiyle, bir yıl dört ay sekiz gün ...
    “Oruç ayı”, “Kur’ân ayı”, “Duâ ayı” gibi sıfatlarla andığımız bir Ramazan ayı daha geldi çattı. Bu ay öyle özel, öyle mübarek bir ay ki, yılın 11 ...

    Bosna Hersek ve Sırbistan’ı barıştırma görevini üstlenen Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun gayretleri, sürecin en önemli adımının atılmasını sağladı. ...

    Gazetemizin Ankara Haber Müdürü Umut Yavuz, Ankara Pursaklar Asyanur Kültür Merkezi’nde “Büyük Ortadoğu Projesi ve Ortadoğu’da Oynanan Oyunlar” ...

    İSVİÇRE'DE halk oylamasıyla minarelere yasak getirilmesinin ardından, Danimarka’da da her 3 kişiden 2’sinin camilerde minareye karşı olduğu ...

    Türkiye’nin ilk uzun metraj animasyon filmi ‘Allah’ın Sadık Kulu: Barla’nın Almanya galası yapıldı.

    Ülkenin birçok kentinde 15 Aralık’ta yayına giren ...

    Eski Yugoslavya’dan, 20 yıl önce düzenlenen referandumla ayrılan Bosna-Hersek, bağımsızlığının 20. yıldönümünü kutladı. Üçlü Devlet Başkanlığı ...

    Askerlerİn maneviyatına özel önem veren Alman Ordusu amirleri, orduda görev yapan farklı dine mensup askerler için din adamı tahsis ediyor.

    ...
    Bediüzzaman Hazretlerinin Tarihçe-i Hayat eserinin en arkasında yer verdiği Avrupa Nur Cemaati′ne ait fotoğraf, işte bu köyde çekilmiş.

    ŞAHİNKÖY ...
    Hollanda hükümetinin 2008 yılından itibaren yurtdışından din görevlisi getirilmesinin tamamen yasaklanması yolundaki planına, hükümetin yabancılarla ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Kur’ân-ı Kerîm Allah kelâmı olup bir imtihan kitabıdır. Farklı anlamlara gelen kelime ve kelâmları olduğu gibi muhkem ve müteşabih âyetleri vardır. ...

    Ondokuzuncu Mektub’u son okuyuşuma kadar, bu risâlenin, başındaki âyetle bağlantısı üzerine hiç kafa yormamıştım. Bir vesileyle 19. Mektub’u ...
    Altıncı Nükte: Ramazan-ı Şerifin sıyâmı, Kur’ân-ı Hakîmin nüzulüne baktığı cihetle ve Ramazan-ı Şerif, Kur’ân-ı Hakîmin en mühim zaman-ı nüzulü ...

    Her asır, Kur’ân’ın hakikatleriyle aydınlanmıştır. Yine her asırda Kur’ân’ın elmas kılıçları dalâlete karşı mücadelesini sürdürmüş ve sürdürmektedir. ...

    Tecrübeyle sabit: Ahlâkı güzelleştirmenin iksiri dindir, imandır. Çünkü, yüksek ahlâkın imtizâcından yüksek haller çıkar.1 Yüce seciye ve hasletlerin ...

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    İSLÂM Toplumu Millî Görüş (IGMG) tarafından düzenlenen Avrupa Kur'ân-ı Kerim Tilâvet Yarışması’nın ...

    “Kur’ân ve İlmi Hakikatler” başlıklı sempozyumun ikincisi, 14 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak. Fırat Kültür Merkezi’de düzenlenecek sempozyumda, ...

    Irak’In kuzeyindeki Kerkük şehrinde düzenlenen yarışmada 120 kişi Kur’ân-ı Kerim’i güzel okumak için yarıştı. Şehirde yaşanan terör ve şiddet ...

    Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Manisa Akhisar’daki Hilâliye Kur’ân Kursları’nın 33. mezuniyet töreni binlerce vatandaşın katılımıyla coşkulu ...
    “Güzel Kur’ân-ı Kerim Okuma Yarışması” Adana birincileri belli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’ân Kursları’nda okuyan kız-erkek ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Akıcı nehirde yansıyan Güneş sabit olduğu için, onu yansıtan damlacıklar da sabitmiş gibi algılanır. Oysa, yansıtan damlacıklar sürekli ...
    Varlık aleminde neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamak için öncelikle her şeyin varlık sebebini bilmek gerekiyor. “Neden yok?” sorusu ancak ...
    Son zamanlarda herkes hayatta bir şeylerin eksildiğinin farkında ve bunu farklı şekillerde dile getiriyor. Özellikle incelik, nezaket, letafet ...
    Farklılaşma, yaşadığımız alemin fıtri bir sürecidir. Vücut bulan her şeyde bir farklılaşma ve kimlik oluşturma süreci gözlenmektedir. Bu canlı ve ...
    Bu âlem değişimlerin yeri. Hep başlangıçlar ve bitişler var. Çünkü sonsuz esmanın sınırlı alana ve dar mekana indirgenebilmesi ancak belirli ...
    Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatında Binbaşı Âsım Beyin ayrı bir yeri vardır. Asım Bey, Bediüzzaman Burdur’a sürgün edildiği zaman ve sonra ...

    SORU:

    Bediüzzaman Said Nursî’nin Muhakemât’ı yazma maksadını izah ettiği aşağıdaki metni açıklar mısınız?

    Bu kelime grubu, Osmanlıca tamlamalar kategorisindedir. İki farklı kelimenin birleştirilerek, tek bir mânâ için buluşturulması söz konusudur. ...
    Takva, “Allah’tan korkup menhiyâttan çekinme”,1 mânâsında olup “vikâye” ...
    Rububiyet, sözlük mânâsı olarak, Cenâb-ı Hakkın bütün zaman ve mekânlarda her türlü varlığa ...
    ”Kur’ân; şu âlem-i şehâdet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifâtât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i ...

    Sen olmasaydın, Ya Rab; biz nasıl yaşardık. Biz nasıl kendi kendimizi idare ederdik. Tüm bu görünen ve göremediğimiz âlemlerinin nasıl işlediğini, ...

    Gazetemiz Yazarı Latif Salihoğlu, cemaate ve hizmete gelen hücumların meşveretle aşılacağını söyledi.

    Manisa Yeni Asya Okuyucularının organize ettiği ...

    Gelişim basamak basamaktır. Her basamağın kendine ait rolleri vardır. Hepimiz rollerimizi yaşama şekliyle ve bu rollerin benliğimize kazandırdığı ...

    “Hem bu Birinci Mertebe, bana mahsus gâyet ehemmiyetli bir muhâkeme-i hissî ve gâyet ruhlu bir muâmele-i îmânî ve gâyet gizli bir mükâleme-i ...
    Risâle-i Nur'dan:

    “Tam münevverü’l–kalb bir abidi (kalbi nurlanmış bir mü’mini) küre–i arz (dünya) bomba olup patlasa, ihtimaldir ki onu korkutmaz. ...
    Risâle–i Nur'dan bir iktibas:

    Sultan Mehmed Fatih’in zamanında hikâye edilen meşhûr ve mânidar Cibali Baba kıssası nevinden olarak, bir kısım ehl–i ...

    İstanbul fethinin sembolü olan Ayasofya Camii, 24 Kasım 1934'te alınan bir Bakanlar Kurulu Kararıyla müzeye çevrildi.

    Bu mâbedin müzeye çevrilme işi ...

    ŞÂHİDLERİN beyânıyla, “Meclis sohbet salonu” ya da bugün “kulis” denilen “teneffüs dinlenme- salonu”nda 50- 60 mebus içindeki karşılaşmada önce ...
    Risale–i Nur'dan

    Ehl–i bid’a, dinsizliklerine ve ilhadlarına şöyle bir bahane buluyorlar; diyorlar ki: "Âlem–i insaniyetin müteselsil hâdisâtına sebep ...
    Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...

    Dünya hâllerinin yoğunluğu, hayatlarımızın bize yüklediği sorumlulukları ve bizim bütün bunlara karşı duruşumuz, imtihanımızın çerçevesini ...

    RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?

    Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...
    “Risâle-i Nur mesleği, tarikat değil, hakikattir, Sahabe mesleğinin bir cilvesidir.” (Bediüzzaman Said Nursî)
    Peygamberimizden (asm) iman dersi ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Bediüzzaman’ın tesbitiyle, insanlığın ayak bastığı, “serbestiyet ve malikiyet” devrinde, herşey özelleştirilirken, Risale-i Nur’un, “yasal vârisleri, ...

    Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

    Risale-i Nur Enstitüsü Adıyaman temsilciliği ile Adıyaman Kültür İlim Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Bediüzzaman’ın Milliyet Anlayışı’ konulu panel ...

    Risale-i Nur mesleğinin en temel özelliklerinden biri de, içtimaî ve siyasî meselelerle ilgili kaidelerin de var oluşudur.

    Bediüzzaman Hazretleri ...

    8. Risale-i Nur Kongresi’nin kapanış oturumu Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen panel ile son buldu. Akademisyenler Kongre sonucunda günümüzde ...

    Said Nursî’nin “Bediüzzaman” unvânı…
     
    “Hür Adam” filmi ile bir kez daha gündeme gelen Bediüzzaman’ın Ankara’ya dâveti, ilk Meclis’i ...

    “Bediüzzaman şimdi olsaydı?“ suâlinin gerekçesi ne olabilir ki? Böyle bir suâle neden ihtiyaç duyulur? Hangi müşkülü, hangi bilinmeyeni çözmek için ...

    Bediüzzaman Said Nursi ile Mustafa Kemal Paşa tartıştılar mı tartışmadılar mı? “Bu sahne gerçek dışı” deyip dava açanlar da oldu, “bağımsız bir ...

    “Doğu ve Güneydoğu Anadolu problemi, PKK terörü” her ne isim verilecekse, rejimin, sistemin, çarpık TC yapılanmasının uyguladığı “ırkçılık, baskı ve ...

    Sene 1958-60...

    Orta okul talebesiyim. O zaman milliyetçi ve mukaddesatçı eserleri okuyor ve takip ediyorum. Okuduğum bir çok eser var. İmam Gazalî, ...

    14 Haziran 2005 günü Hz. Mevlânâ diyarında, maddî ve manevî bir sıkıntı ve üzüntü içinde idim. Bir iş merkezinde karşılıklı konuşmalar devam ...

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin hizmetinde bulunan ve şu anda Bursa’da ikamet etmekte olan Üzeyir Şenler, hasta yatağında duâ bekliyor.

    On ...

    Bediüzzaman’ı hiç kimse kendisi kadar anlatamaz. Hariçten anlatanlar, ya muhabbetle, ya da husûmetle anlatırlar. Çünkü, muhabbet de, husûmet de ...

    Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin en birinci talebesi ve sır kâtibi olan Zübeyir Gündüzalp Ağabey, Bediüzzaman Hazretlerini ve Risale-i Nur’u ...

    l895'de Denizli'de doğdu. Şâir, edib, mutassavıf ve muallimdi. Bediüzzaman'ı l943'de Denizli'd tanıdı. l946'da vefat etti.

     

    Aziz kardeşlerim!

    Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlahîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, ...

    Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle “Gönüllü Alay Kumandanı” olarak Ermenilere ve Ruslara karşı talebeleriyle cansiperâne çarpışıp çetin ...

    Sual: “Bediüzzaman tevekkülü nasıl tarif ediyor?”

    Meşhur Seyyid Ali Çavuş, Çanakkale Savaşı’nda, tek başına 275 kilo ağırlığındaki gülleyi, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm ...

    Seni anlamadık Üstadım! Aramızdan maddeten ayrılışının kırk üçüncü sene-i devriyesinde hâlâ seni anlamamış olmaktan dolayı mahcûbuz.

    Osmanlı Araştırmaları Vakfı tarafından düzenlenen “Bediüzzaman Said Nursî’nin İlmî Şahsiyeti ve İcâzetnâmeleri” konulu toplantı İstanbul WOW Otel’de ...

    Vahdâniyetine şehadet mevzuunda Kendisi ve melekleri ile birlikte şahit göstermekle ilim erbâbının kıymet ve şerefini yücelten Cenâb-ı Allah’a sonsuz ...

    İstiklâl Mücadelesini yürüten Birinci Büyük Millet Meclisi, Nisan 1923’de seçim kararı alarak dağılmıştır. Yapılan seçimlerden sonra, Ağustos 1923’de ...

    Bediüzzaman’ın neseben Âl-i Beyt’ten olduğu, Peygamberimize (asm) uzanan “şecere-i nuraniye (nurlu soy ağacı)” hükmündeki seyyidlik ve şeriflik ...

    O, Garîb ve Bedîi bir insandı! Eşsiz ve güzel bir adamdı! Hak bildiği dâvâsında tavizsiz bir kahramandı! Asra ve asırlara meydan okuyan, hak ettiği ...

    • Kitap Bahçesi
    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    “Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

    Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

    Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

    Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

    ...

    Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...