Anasayfa Risale-i Nur Enstitü Yazıları “Hüden lil-müttakîn” sırrı
“Hüden lil-müttakîn” sırrı Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Temmuz 2012 00:00

“Hüden lİl-müttakîn” cümlesindeki nûr-u belâğat dört noktadan tezahür etmiştir:

1- “Bu cümlede mübteda mahzuftur. Bu hazf, cümleyi teşkil eden mübteda ile haber arasındaki ittihat öyle bir dereceye varmış ki, sanki mübteda hazf olmayıp haberin içerisine girmiş. Hâricen ikisi müttehit oldukları gibi, zihnen de müttehit olduklarına işarettir.”

Arapçada iki çeşit cümle vardır. İsim cümlesi ve fiil cümlesi. İsim ile başlayan cümleye isim cümlesi denir. Fiil ile başlayan cümleye fiil cümlesi denir. İsim cümlesi iki unsurdan oluşur: Mübteda ve Haber. Mübteda isimdir, haber ise o ismin yaptığı işi haber verir. Misâl: “Ali çalışkandır.” Bu cümlede “Ali” mübteda, “çalışkandır” kelimesi haberdir. “Hüden lil-müttakîn” cümlesi bir isim cümlesinin haberidir. Mübteda olan “Kur’ân” kelimesi gizlidir. Hazfedilmiş, yani gizlenmiştir. Tam cümle “Kur’ân müttakiler için hidayet rehberidir” şeklinde olması gerekirdi.

Burada mübteda olan “Kur’ân” kelimesi, “müttakilere hidayet” olmakta o dereceye varmıştır ki, Hidayet demek Kur’ân demektir, Kur’ân demek hidayet demektir. Zaten Kur’ân’ın bir adı da “Hüdâ” yani “Hidayet”tir. Bunun için Kur’ân kelimesine, yani mübtedaya ihtiyaç kalmamıştır. Sanki bu kelime, yani mübteda olan Kur’ân kelimesi gizlenmemiş, Hidayet kelimesinin içine girmiştir. Haricen, yani dış âlemde müttehit, yani bir olduğu gibi, insan zihninde de Kur’ân ve Hidayet birdir.

2- “‘Hâdî’ yerine ‘Hüden’, yani ism-i fâil mevkiinde masdarın kullanılması, tecessüm eden nûr-u hidayetten cevher-i Kur’ân’ın husûle geldiğine işarettir.”

Kur’ân hidayete sebep olduğu için yapan, sebep olan anlamında “İsm-i Fâil” yani bir işe sebep olan ve o işi yapan anlamında “Hâdî” denilmesi gerekirdi. Ama burada “Masdar” yani bu anlamdaki kelimelerin tamamının kökü olan “Hüden” kelimesinin kullanılması bütün hidayet ile ilgili her şeyin Kur’ân’dan kaynaklandığı anlamını ifade etmektedir. Bu kelimenin kök, yani “masdar” olarak kullanılması “Hidayet nurunun cisimleşerek Kur’ân şeklinde göründüğünü” ifade etmektedir. Böylece hidayet demek Kur’ân demektir. “Kur’ân hidayetin kendisidir” demektir. Masdar olarak “Hüden” kelimesinin kullanılmasının amacı budur.

3- “‘Hüden’deki tenvin-i tenkirden anlaşılıyor ki, hidayet-i Kur’ân öyle ince bir dereceye varmıştır ki, hakikati idrak edilemez. Ve öyle geniş bir sahayı işgal etmiştir ki, ihatası ilmen kabil değildir. Çünkü Marifenin zıddı olan “nekra”, ya şiddet-i hafadan olur veya kesret-i zuhurdan neş’et eder. Buna binaendir ki, “Tenkir, bazen tahkiri, bazen tâzimi ifade eder.””

Arapçada kelimeler “Marife” ve “Nekra” olmak üzere ikiye ayrılır. “Marife” belli, bilinen ve tanınan anlamındadır. “Nekra” ise bilinmeyen, tanınmayan ve anlaşılmayan anlamındadır. Marifenin alâmeti başında “Harf-i Tarif” denen “Elif ve Lam” kelimesinin bulunmasıdır. İsim olan kelimenin başında “Elif ve Lam” yoksa, kelimenin sonu tenvinli olur. Tenvin, nekra olan kelimelerde bulunur. “Hüden” kelimesi nekra olduğu için bunun anlamı, bilinemez, hakikati tam idrak edilemez demektir. “Kur’ân’ın hidayeti o derece ince ve esrarlıdır ki hakikati aklen tam olarak anlaşılmaz; ancak iman nuru ile kalben anlaşılabilir” demektir.

Hidayet o derece geniş bir sahayı ihata eder, kuşatır ki, ilmen onu kavramak ve ilmî bir şekilde izah etmek imkânı olmaz. “İlmen hidayeti anlatmak çok zordur” demektir.

Nekra’nın ifade ettiği, bilinmezlik, anlaşılmazlık iki şeyden kaynaklanır. Ya çok gizli olmasından veya çok açık bulunmasındandır. Hidayet hem çok gizlidir, hem de çok açıktır. Bunun için anlaşılması ve idrak edilmesi zordur. Hidayet Allah’ı bilmek ve tanımak olunca, “Allah’ı tanıyorum, biliyorum” diyen de aslında çok yönü ile Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kalıyorlar. Şeytan da Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kaldı ve Allah’ın emrine karşı çıktı ve lânetlendi. Bütün dinlerde Allah inancı vardır; her din ve mezhep mensubu kendini hidayete ermiş görür ve inanır, başkasını da hidayetten mahrum görür. Bediüzzaman “Allah’ı inkâr ve şirkin şiddet-i zuhurdan” olduğunu söyler. Aynı şekilde çok gizli olmasından da anlaşılamaz. Hidayet işte böyledir. Bunun için “Hüden” kelimesi marife değil nekra olarak zikredilmiştir.

Tenkir, yani bilinmezlik ifadesi olan nekra kelimelere iki temel anlam yükler: Birincisi, hakaret anlamındadır. İkincisi ise; tazim ve hürmettir. Bir hakaret kelimesi nekra ile ifade edilirken, hürmet ve saygı ifade eden kelimeler de nekra olarak ifadesini bulur. Burada “Hüden” kelimesinin nekra gelmesi, hidayetin azamet ve hürmetini ve tazim edilmesi gereken bir makamda olduğunu ifade eder.

4- “Müteaddit kelimelere bedel ism-i fâil sigası ile ihtiyar edilen ‘müttakîn’ ile yapılan îcaz, hidayetin semeresine ve tesirine işaret olduğu gibi, hidayetin vücuduna da bir delil-i innîdir.”

“Müttakîn” kelimesi Arapça İsm-i Faildir. Anlamı “takva sahibi olan kimse” demektir. Hâlbuki en kısa ve maksada en uygun yani veciz olan kelime yerine pek çok farklı kelime ve cümleler kullanılabilirdi. Meselâ, “insanları doğru yola ulaştırır” anlamında “Hüden ilâ sıratın müstakîm” gibi vb. pek çok farklı kelimelere tercihan “Müttakîn” kelimesinin burada kullanılması hidayetin meyvesinin ve insana tesirinin ancak “Takva’yı netice vermesidir.” Takvayı, yani “Allah korkusunu netice vermeyen hidayet, hidayet değildir” demektir. İlim ve hidayet insana Allah korkusu vermelidir. Yani Allah’tan korkarak Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıdır. Çünkü Allah korkusu insanı günahtan çeker. Hidayet burada ifadesini bulduğu gibi, Allah korkusunu netice verdiği ve kişiyi masiyetten çektiği ölçüde hidayettir. Şeytan günahtan korkmadı ve hâlâ da korkmuyor. Bir gün Allah’ın kendisini affedeceği ümidi ile insanları yoldan çıkarmaya devam ediyor. Allah’ı bilmediği için değil. Hz. Âdem (as) ise günahına pişman oluyor ve bir daha asla günaha yaklaşmıyor, Allah’tan korkuyor ve hidayete ulaşıyor.

“Bürhan-ı İnnî” ve “Bürhan-ı Limmî” iki delidir. (İşârâtü’l-İ’câz, 143) Biri eserden müessire, diğeri müessirden esere gider. Bürhan-ı İnnî eserden müessire olan delâlettir. Eserin ustasına delâletidir. Takva hidayetin semeresi olduğu için hidayete delil-i innî’dir.


Bu makale 5547 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün1667
    Dün15702
    Bu Hafta31257
    Bu Ay289296
    Toplam12051462

    Sitede şuan 386 ziyaretçi var.


    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

    O madalyalar tam tersine olsaydı...

    O madalyalar tam tersine olsaydı...

    Siyaset âleminde propaganda gücü çok yüksek olan kesimler, cereyanlar var. Bunların başında da mevcut iktidarın gönüllü propagandistleri gelir. Övgüde de, yergi de sınır tanımaz derecede ileri gideler.Meselâ, bunlar bir kişiye, yahut bir zümreye damgayı vurup yapıştırdı mı, sen kırk yıl uğraşsan, yine de yerinden söküp atamazsın.Keza, övdükleri adamı göklere...

    Risale-i Nur’a bandrol yasağı

    Risale-i Nur’a bandrol yasağı

    Bediüzzaman Hazretleri “Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır” diyerek gelecek nesilleri ümit ve sevinçle müjdeler. Hayatı sürgünler, hapisler, zehirlenmeler, mahkemelerde geçen Bediüzzaman her ânını Risale-i Nur dâvâsına vakfedip mahkûm olduğu hapishaneleri mektep...

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

    Gündem ve Yeni Asya

    Gündem ve Yeni Asya

    Temscilciler toplantısından (meşveret) çıkan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleme kararı, bazılarını kızdırmış. Twitter ve Facebook’tan hakaretler, ithamlar gırla gidiyor. Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Kâzım Güleçyüz’ün de dediği gibi, biz de “Yeni Asya’nın İhsanoğlu’na destek kararına gelen tepkilerdeki üslûbun seviyesizliği ve iğrençliği dahi...

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    İsrail katliama doymuyor

    İsrail katliama doymuyor

    Batının “kendini savunma hakkını kullanıyor” tavrından cesaret alan İsrail, saldırılarını şiddetlendirdi.EN AZ 40 KİŞİYİ DAHA KATLETTİİsrail ordusunun, Gazze′ye karşı başlattığı saldırılarda kara operasyonunu takviye kuvvetlerle “genişleteceğini” duyurmasından sonra Gazze′nin doğu mahallelerine hedef gözetmeden düzenlediği saldırıda, Şucaiyye...

    Bediüzzaman ve mihenk!

    Bediüzzaman ve mihenk!

    Bediüzzaman, dünya çapında şu muhteşem ölçüyü çıkarmış Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den:“Hiçbir müfsid (bozguncu, fesat), ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    İLAHİYAT Fakültelerine Arapça hazırlık sınıflarının konulmasıyla beraber, kendimizi Mısırlı hocamız Eymen İbrahim Ahmed’in dersinde bulduk. ...

    Geçtiğimiz aylarda elime bir kitap geçti: “Su Üstüne Yazı Yazmak” kitabını biraz karıştırdıktan sonra yazarının Amerikalı bir profesör olduğunu ve ...

    Meclis Anayasa Komisyonunda, İİKV Genç Hukukçular Topluluğu adına Risale-i Nur eksenli bir sunum yapan Said Mürsel Çeşitcioğlu, yeni ve sivil bir ...

    “Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne mutlu askerdir o askerler.” hadis-i şerif’ine mazhar olan Fatih ...

    Dış politika yazarı Mustafa Özcan “Mısır'da yeni doğacak rejimin ideolojik renginden çok askerî veya sivil olup olmayacağı birinci derecede önemli. ...

    Bir önceki yazıda Nur dairesi içinde zuhûr eden “müridane irtibat” hastalığı cümlesinden seyyar ve seyyah kısmının muhtemel zararlarına dikkat çektik. ...

    Bir zamanlar Nur Talebesi olmak cesaret isterdi.

    Bütün cesaretini ortaya koyamayan o dâvâda yürüyemez idi.

    Bu haller ilk defa Bediüzzaman ...

    ‘Ehl-i dalâlet bir Said’den korkuyordu, şimdi Saidler genç Saidler binler oldu. Artık, ehl-i dalâlet titremelidir”1 diyen felâket ve helâket asrının ...

    Değişen dünya hadiseleri, geniş ve küllî meseleler ve şartlar altında isabetli hizmet-i Kur’âniyeyi yapmak, Hulusi ağabeyin tabiriyle ihtiyarımız ve ...

    Manisa ve İzmir Yeni Asya okuyucuları piknikte buluştu. Manisa ve ilçelerinin organize ettiği geleneksel hale gelen Salihli Demir Köprü Barajı ...

    Bilerek veya bilmeyerek insanların işledikleri hata ve kusurlardan dolayı, çoğu zaman, bunun nedenini, niçinini hiç düşünmeden, bu hataları ve ...

    Gazetemiz Genel Yayın Müdürü ve Başyazarı Kâzım Güleçyüz’ün Lefkoşa Yakın Doğu Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde verdiği “Bediüzzaman Said ...

    Bu memlekette o kadar çok Kemalist, ya da Atatürkçü geçinen kişi ve gruplar var ki, hangisinin gerçek, ...

    Umut olmadan bir hayat sürdürmek elbette imkânsızdır. Zira umut, yola devam edebilme gücünü kendinde bulabilmektir. Bir gaye-i hayali olanın pek ...

    Said Nursî, asıl önemli olanın maksatta ittifak ve ittihad olduğuna, bunun dışındaki meslek, meşrep, metod farklarının mü’minler arasında mevcut ...
    İSRAİL dünyaya rağmen Gazze inadını sürdürüyor. Gazze Konvoylarını zorla durdurmaya, dünyayı göstermelik soruşturmalarla oyalamaya da devam ediyor. ...
    Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad ile Baas Partisi ülkede sosyal ve siyasal yaşama ilişkin çeşitli adımların atılmasına karar verildiği açıklaması ...
    Güney ve Güney Doğu Asya’da yer alan 6 ülkeden Müslüman âlim ve mütefekkirler Bangladeş’in Dhaka şehrinde geçen hafta düzenlenen “İslam: Barış, ...

    Afrika’da yaşanan gelişmeler, menfaat üzerine dönen ‘dünya siyaseti’nin kötülüğünü bir defa daha ortaya koymuş oldu. Hatırlanacağı üzere Fransa, ...

    İsrail’in Gazze’ye insanî yardım götüren “Mavi Marmara” gemisine yönelik saldırısına yönelik ...

    Almanya’daki Üstadı anma programları, 2000’den bu yana her sene tekrarlanıyor. Biz bu toplantıların altısına katıldık.

    2001’den 2006’ya gelen ...

    Alman Haber Ajansi dpa’nın haberine göre, Federal Almanya’da yaşayan dört milyon Müslümana dikkat çeken Bilim Konseyi, Alman üniversitelerinde de ...

    Hollanda’da İslâm ve yabancı karşıtı tutumuyla tanınan aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders’in, toplum içinde düşmanlık ...

    İsviçre'nin Zürih Kanton Meclisi hafta başında 'okullarda çocukların kıyafetinden velilerin sorumlu olacağına' dair karar aldı. Bu kararın alınmasına ...

    Merkezi Almanya’nın Essen kentinde bulunan Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin (TAM) Direktörü Faruk Şen, Almanya’daki Türklerin yaklaşık yüzde 30’unun ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Günlük konuşmalarımızda sık sık “İdrak ettik, yüksek idrak sahibi, idraksiz, anlayışsız!” gibi kelimeler kullanırız. Acaba idrak, diğer bir ifadeyle ...

    28 Şubat, başta başörtülüler olmak üzere, imam-hatipler, dolayısıyla meslek liseleri ve Kur’ân kurslarına gidecek çocuklara indirdi en büyük ...
    Yüce Allah tarafından (Hakka: 43) vahiy yolu ile (Yunus: 12) Arapça olarak (Yusuf: 2) peyderpey (Furkan: 32) Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (asm) ...

    Kur’ân kâinatın yazılımı; kâinat Kur’ân’ın açılımıdır. Kur’ân’da her bir cümle bir âyettir. Âyet delil/belge, yol gösteren demektir. Molekül, hücre, ...

    “Nebe Sûresini okumanın fazileti nedir? İniş sebebi nedir? Gün içinde ne zamanlarda okunur?”

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    ERZURUM’DA yaklaşık 500 yıldır aralıksız devam eden binbir hatim geleneği kapsamında Erzurum’da bir ay içerisinde vatandaşlar camilerde 12 bin 750 ...

    Baş İmam İbrahim Tunç, imamlığa başladığından beri mühendislik bilgisini kullanarak ve modern öğretim tekniklerini Kur’an öğretimine uyarlayarak, ...

    “Güzel Kur’ân-ı Kerim Okuma Yarışması” Adana birincileri belli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’ân Kursları’nda okuyan kız-erkek ...
    Adana’nIn Çukurova ilçesinde bir Kur’ân kursu öğretmeni, çocuklara din eğitimi verdikten sonra onları gezi ve piknik alanlarına götürerek ...
    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet'e bağlı olarak camilerde açılan yaz Kur'ân kurslarına katılabilmek için ilköğretim 5. ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Hayatımızdaki temel bir problemlerden biri, bütün düşüncelerimizin mülk âleminin yatay ilişkileri içinde şekillenmiş olmasıdır. Melekût ve mülkün ...
    Varlıklar aleminde ya da eşyanın mülk boyutunda işleyiş, bu alemin seyircisi olan insandaki nizam anlayışına uygun tarzda yürümekte; her şey zaman ...
    Varlık düzeni esas olarak aklın işleyişini mi, yoksa kalbin işleyişini mi merkeze koyuyor? Bütün işleyişin nihai meyvesi duygular olduğuna göre ...
    Bir çok hücrenin çekirdeğinde, hücre izlenmek üzere boyandığında, hafif şekilde boya alan noktacık şeklinde bir veya iki adet yapı yer alır. ...
    Tahavvülat-ı zerrat, yani zerrenin değişimi veya diğer bir deyişle fizikteki atomun ve atom altı zerrelerin (partikül) hareketinin incelenmesidir ...
    Bediüzzaman Said Nursî iman ve Kur’ân hizmetinde orijinal kelime ve kavramlarla pek çok şeyi ifade etmiştir. İşte onların birisi de “Barla ...

    İslâm literatüründe “kürsü”, “arş” ve “sema” kelimeleri çok defa birlikte kullanılır. Bunlar nerelerde geçmekte ve ne anlama gelmektedirler?

    ...

    YARATILIŞLA BİRLİKTE GELEN SÖZLEŞME

    İnsan, her şeye kadir olan Allah tarafından yaratılmıştır. Yaratılmış olan insanın yaratıcı karşısındaki ...


    Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...

    GİRİŞ

    Günümüzün en önemli problemi İslâm cemiyeti içinde birlik ve beraberliğin sağlanmasıdır.

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bundan yüz sene önce ...

    Her insanın doğuştan var olan hürriyet hakkı, insanlık tarihi boyunca uğrunda oluk oluk kanlar dökülen en temel haklardandır.

    İnsanlığın; vahşet ve ...

    Nur Talebeliğinin ölçüsünü anlamak için, şüphesiz, Risale-i Nur’a ve Bediüzzaman’ın hayatına bakmak gerekir. Bediüzzaman, eserlerinde Risale-i Nur ...

    İnkisâr-ı hayâl; hayal kırıklığı ve umduğunu bulamamaktır. Bir nevî yeistir. Emelin düşmanıdır. Hayal, cevher-i insâniyetin en küçük ve en ...
    RİSÂLE-İ NUR’DAN:
     
    “Âdil ve Hakîm-i Mutlak’ın Rahman ve Rahîm ismine kasem ederim: Nev’-î beşer, şer ve kubh ve bâtılı, zahmetsiz ...
    Fâtır-ı Hakîm insanların mâhiyetine çok çeşitli duygular, hisler yerleştirmiştir. Bu hislerin ba’zıları ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Harb–i Umumiden evvel (1913), ben Van’da iken, bazı dindar ve müttaki zatlar yanıma geldiler, dediler ki: “Bazı ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Harb–i Umumîde, esaretle (1916–1918), Rusya’nın şark–ı şimalîsinde (kuzey–doğusunda), çok uzak olan Kosturma vilâyetinde ...

    Risâle–i Nur'dan küçük bir iktibas: Aziz, sıddık kardeşlerim, Eski zamanda bir şeyhin müridleri pek çok olmasından, o memleketin hükûmeti siyasetçe ...

    Yakın Tarih Yazıları

    Komünist diktatör Tito liderliğindeki Yugoslavya'nın baskıcı yönetimi altına giren Bosnalı Müslümanlar için Türkiye’de 1945 ...

    İstanbul fethinin sembolü olan Ayasofya Camii, 24 Kasım 1934'te alınan bir Bakanlar Kurulu Kararıyla müzeye çevrildi.

    Bu mâbedin müzeye çevrilme işi ...

    Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

    Risale-i Nur bu asırda iman hakikatlerini ispat görevini yüklenmiş ve asır insanının mizacına, hastalıklarına göre Kur’ân eczanesinden reçeteler ve ...

    Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...

    Dünya hâllerinin yoğunluğu, hayatlarımızın bize yüklediği sorumlulukları ve bizim bütün bunlara karşı duruşumuz, imtihanımızın çerçevesini ...

    Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.

    Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    8. Risale-i Nur Kongresi’nin kapanış oturumu Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen panel ile son buldu. Akademisyenler Kongre sonucunda günümüzde ...

    Bediüzzaman’a göre demokratlık nedir? Özellikle Nur camiasında çoktandır cevabı aranan bir sual bu. Devamında, “Said Nursî’nin desteklediği ahrar ...

    Risale-i Nur Enstitüsü, bu sene, 8. Risale-i Nur Kongresi’nin konusunu “İnsanlık ve Dünya Barışı için Said Nursî’nin Milliyet Anlayışı” olarak ...

    O muharebeler (1. Dünya Savaşı) esnasında, Ermeni fedâileri bazı yerlerde çoluk çocuğu kesiyorlardı.

    Buna karşı Ermenilerin çocukları da bazan ...

    Risale-i Nur Enstitüsü Adıyaman temsilciliği ile Adıyaman Kültür İlim Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Bediüzzaman’ın Milliyet Anlayışı’ konulu panel ...

    Cumhuriyet gazetesinde sekiz gün boyunca (4–11 Haziran 2008) yayınlanan "Hedefteki Diyarbakır" başlıklı yazı dizisinin sonlarında, ağırlıklı ...

    ŞANLIDER Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa İsmet Erdoğan, iki aile arasında yaşanan gerginliği Bediüzzaman’ın bir sözünü hatırlatarak bitirdi. ŞANLIDER ...

    19 Mart 1960. Gece yarısı, saat 02.00 sıraları…

    Ateşler içinde yanan biri var. Ömür boyu yangınların ortasında çırpınmış durmuştu zaten. Alevlerin ...

    Yeniçağ gazetesinin en popüler milliyetçi yazarlarından Sabahattin Önkibar'ın yazılarını, herşeye rağmen okumaya değer buluyorum. Mümkün olduğunca ...

    Risale-i Nur Enstitüsünün düzenlediği “İnsanlık ve Dünya Barışı İçin Said Nursî’nin Milliyet Anlayışı” başlıklı 8. Risale-i Nur Kongre’sinin kapanış ...

    Yine mahzun İlâhî renkler ve nakışlarla dokulu baharımız...
    Gam-gûn gönüllerimiz yine kırgın...
    Nisanımıza yine hazan yağmuru düştü...
    ...
    İnsan vatansız olmaz, vatan da insansız.

    Her insan bir yerde doğar. Doğduğu ülke vatanı, şehirse memleketidir. İnsan oraları o hisle sever. ...

    Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur’un, Zübeyir Gündüzalp’in vefatının ardından yazdığı, 13 Nisan 1971 tarihli İttihad’da yayınlanan ...

    43 sene önce Hakk’ın rahmetine aramızdan bir yıldız gibi kayıp giden ve gönüllerimizden hiç çıkmayan Abdülmecid (Nursî) Ünlükul bir ummandı. Nasıl ...

    Hakkı Yavuztürk kimdir?
    Hakkı Yavuztürk, 1934’de Kemaliye’de doğdu. Sağlık memurluğu yaptı ve bu alanda emekli oldu. 1952’de Risâle-i Nur’ları ...

    23 Mart 1960 Üstad Bediüzzaman’ın sevgilisine kavuştuğu tarihtir. Mücahidâne devam eden şerefli bir hayatın bu dünyadaki son demidir. Dini bu ...

    Üstâdımız. Elime kalem düştü. İki kırmızı var yanı başımda. Kırmızı kitap, kırmızı çay. ’Çayımın şekeri’ oluyor nurlarla örülü zaman. Çayı ...

    1878 ile başlayıp 1960’la noktalanan bereketli, meşakkatli ve çileli bir hayatın sahibi olan Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin kabri ...

    18-20 Mart tarihleri arasında Risale-i Nur Enstitüsü tarafından her yıl düzenlenen Risale-i Nur Kongresi dolayısıyla şerefli belde, Suriye’nin ...
    Kesbî ve vehbî ilme mazhar olan Bediüzzaman, başta ferdin, âilenin, toplumun; İslâm, Hıristiyan âlemi ve insanlığın bütün hastalıklarını teşhis ...

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de her canlı gibi ölümü tatmış ve 23 Mart 1960’ta, Urfa’da son nefesini vererek ebedî âleme göç etmişti. ...

    Rûmî tarihle 1293, Milâdiye göre 1878 yılında doğan ve 23 Mart 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşan Bediüzzaman, seksen iki senelik uzun ve ...

    Vahdâniyetine şehadet mevzuunda Kendisi ve melekleri ile birlikte şahit göstermekle ilim erbâbının kıymet ve şerefini yücelten Cenâb-ı Allah’a sonsuz ...

    Bitlis’te bir okula Said Nursî isminin verilmesine tepki gösteren CHP Milletvekili Gürkut Acar, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’ya konuyla ...

    Kavramsal ve Tarihî Çerçeve

    Milliyetçilik, Hıristiyan Batı toplumlarının “modernleşme” sürecinde ortaya çıkan ve sanayi toplumunun üretim ve tüketim ...

    • Kitap Bahçesi

    “BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...

    Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

    Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    “Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

    Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

    Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...