Anasayfa Risale-i Nur Enstitü Yazıları “Hüden lil-müttakîn” sırrı
“Hüden lil-müttakîn” sırrı Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Temmuz 2012 00:00

“Hüden lİl-müttakîn” cümlesindeki nûr-u belâğat dört noktadan tezahür etmiştir:

1- “Bu cümlede mübteda mahzuftur. Bu hazf, cümleyi teşkil eden mübteda ile haber arasındaki ittihat öyle bir dereceye varmış ki, sanki mübteda hazf olmayıp haberin içerisine girmiş. Hâricen ikisi müttehit oldukları gibi, zihnen de müttehit olduklarına işarettir.”

Arapçada iki çeşit cümle vardır. İsim cümlesi ve fiil cümlesi. İsim ile başlayan cümleye isim cümlesi denir. Fiil ile başlayan cümleye fiil cümlesi denir. İsim cümlesi iki unsurdan oluşur: Mübteda ve Haber. Mübteda isimdir, haber ise o ismin yaptığı işi haber verir. Misâl: “Ali çalışkandır.” Bu cümlede “Ali” mübteda, “çalışkandır” kelimesi haberdir. “Hüden lil-müttakîn” cümlesi bir isim cümlesinin haberidir. Mübteda olan “Kur’ân” kelimesi gizlidir. Hazfedilmiş, yani gizlenmiştir. Tam cümle “Kur’ân müttakiler için hidayet rehberidir” şeklinde olması gerekirdi.

Burada mübteda olan “Kur’ân” kelimesi, “müttakilere hidayet” olmakta o dereceye varmıştır ki, Hidayet demek Kur’ân demektir, Kur’ân demek hidayet demektir. Zaten Kur’ân’ın bir adı da “Hüdâ” yani “Hidayet”tir. Bunun için Kur’ân kelimesine, yani mübtedaya ihtiyaç kalmamıştır. Sanki bu kelime, yani mübteda olan Kur’ân kelimesi gizlenmemiş, Hidayet kelimesinin içine girmiştir. Haricen, yani dış âlemde müttehit, yani bir olduğu gibi, insan zihninde de Kur’ân ve Hidayet birdir.

2- “‘Hâdî’ yerine ‘Hüden’, yani ism-i fâil mevkiinde masdarın kullanılması, tecessüm eden nûr-u hidayetten cevher-i Kur’ân’ın husûle geldiğine işarettir.”

Kur’ân hidayete sebep olduğu için yapan, sebep olan anlamında “İsm-i Fâil” yani bir işe sebep olan ve o işi yapan anlamında “Hâdî” denilmesi gerekirdi. Ama burada “Masdar” yani bu anlamdaki kelimelerin tamamının kökü olan “Hüden” kelimesinin kullanılması bütün hidayet ile ilgili her şeyin Kur’ân’dan kaynaklandığı anlamını ifade etmektedir. Bu kelimenin kök, yani “masdar” olarak kullanılması “Hidayet nurunun cisimleşerek Kur’ân şeklinde göründüğünü” ifade etmektedir. Böylece hidayet demek Kur’ân demektir. “Kur’ân hidayetin kendisidir” demektir. Masdar olarak “Hüden” kelimesinin kullanılmasının amacı budur.

3- “‘Hüden’deki tenvin-i tenkirden anlaşılıyor ki, hidayet-i Kur’ân öyle ince bir dereceye varmıştır ki, hakikati idrak edilemez. Ve öyle geniş bir sahayı işgal etmiştir ki, ihatası ilmen kabil değildir. Çünkü Marifenin zıddı olan “nekra”, ya şiddet-i hafadan olur veya kesret-i zuhurdan neş’et eder. Buna binaendir ki, “Tenkir, bazen tahkiri, bazen tâzimi ifade eder.””

Arapçada kelimeler “Marife” ve “Nekra” olmak üzere ikiye ayrılır. “Marife” belli, bilinen ve tanınan anlamındadır. “Nekra” ise bilinmeyen, tanınmayan ve anlaşılmayan anlamındadır. Marifenin alâmeti başında “Harf-i Tarif” denen “Elif ve Lam” kelimesinin bulunmasıdır. İsim olan kelimenin başında “Elif ve Lam” yoksa, kelimenin sonu tenvinli olur. Tenvin, nekra olan kelimelerde bulunur. “Hüden” kelimesi nekra olduğu için bunun anlamı, bilinemez, hakikati tam idrak edilemez demektir. “Kur’ân’ın hidayeti o derece ince ve esrarlıdır ki hakikati aklen tam olarak anlaşılmaz; ancak iman nuru ile kalben anlaşılabilir” demektir.

Hidayet o derece geniş bir sahayı ihata eder, kuşatır ki, ilmen onu kavramak ve ilmî bir şekilde izah etmek imkânı olmaz. “İlmen hidayeti anlatmak çok zordur” demektir.

Nekra’nın ifade ettiği, bilinmezlik, anlaşılmazlık iki şeyden kaynaklanır. Ya çok gizli olmasından veya çok açık bulunmasındandır. Hidayet hem çok gizlidir, hem de çok açıktır. Bunun için anlaşılması ve idrak edilmesi zordur. Hidayet Allah’ı bilmek ve tanımak olunca, “Allah’ı tanıyorum, biliyorum” diyen de aslında çok yönü ile Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kalıyorlar. Şeytan da Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kaldı ve Allah’ın emrine karşı çıktı ve lânetlendi. Bütün dinlerde Allah inancı vardır; her din ve mezhep mensubu kendini hidayete ermiş görür ve inanır, başkasını da hidayetten mahrum görür. Bediüzzaman “Allah’ı inkâr ve şirkin şiddet-i zuhurdan” olduğunu söyler. Aynı şekilde çok gizli olmasından da anlaşılamaz. Hidayet işte böyledir. Bunun için “Hüden” kelimesi marife değil nekra olarak zikredilmiştir.

Tenkir, yani bilinmezlik ifadesi olan nekra kelimelere iki temel anlam yükler: Birincisi, hakaret anlamındadır. İkincisi ise; tazim ve hürmettir. Bir hakaret kelimesi nekra ile ifade edilirken, hürmet ve saygı ifade eden kelimeler de nekra olarak ifadesini bulur. Burada “Hüden” kelimesinin nekra gelmesi, hidayetin azamet ve hürmetini ve tazim edilmesi gereken bir makamda olduğunu ifade eder.

4- “Müteaddit kelimelere bedel ism-i fâil sigası ile ihtiyar edilen ‘müttakîn’ ile yapılan îcaz, hidayetin semeresine ve tesirine işaret olduğu gibi, hidayetin vücuduna da bir delil-i innîdir.”

“Müttakîn” kelimesi Arapça İsm-i Faildir. Anlamı “takva sahibi olan kimse” demektir. Hâlbuki en kısa ve maksada en uygun yani veciz olan kelime yerine pek çok farklı kelime ve cümleler kullanılabilirdi. Meselâ, “insanları doğru yola ulaştırır” anlamında “Hüden ilâ sıratın müstakîm” gibi vb. pek çok farklı kelimelere tercihan “Müttakîn” kelimesinin burada kullanılması hidayetin meyvesinin ve insana tesirinin ancak “Takva’yı netice vermesidir.” Takvayı, yani “Allah korkusunu netice vermeyen hidayet, hidayet değildir” demektir. İlim ve hidayet insana Allah korkusu vermelidir. Yani Allah’tan korkarak Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıdır. Çünkü Allah korkusu insanı günahtan çeker. Hidayet burada ifadesini bulduğu gibi, Allah korkusunu netice verdiği ve kişiyi masiyetten çektiği ölçüde hidayettir. Şeytan günahtan korkmadı ve hâlâ da korkmuyor. Bir gün Allah’ın kendisini affedeceği ümidi ile insanları yoldan çıkarmaya devam ediyor. Allah’ı bilmediği için değil. Hz. Âdem (as) ise günahına pişman oluyor ve bir daha asla günaha yaklaşmıyor, Allah’tan korkuyor ve hidayete ulaşıyor.

“Bürhan-ı İnnî” ve “Bürhan-ı Limmî” iki delidir. (İşârâtü’l-İ’câz, 143) Biri eserden müessire, diğeri müessirden esere gider. Bürhan-ı İnnî eserden müessire olan delâlettir. Eserin ustasına delâletidir. Takva hidayetin semeresi olduğu için hidayete delil-i innî’dir.


Bu makale 7932 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün1323
    Dün11113
    Bu Hafta1323
    Bu Ay271979
    Toplam16946671

    Sitede şuan 300 ziyaretçi var.


    Risale-i Nur’un meşrebi

    Risale-i Nur’un meşrebi

    Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER
    Türkiye tarihinin son çeyreğine damgasını vuran başörtüsü yasağı, 28 Şubat darbesiyle birlikte, İmam Hatip liseleri ve üniversitelerde aşamalı bir ...

    Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir. Kısaca ...

    TAKDİM

    Bursa’daki mahalle sohbetimize devam eden bir ağabeyimiz, bundan iki sene kadar önce, bir akşam sohbetine yanında sakallı bir zat ile geldi. ...

    Hep o anları yaşarız. ”Keşke, keşke...”
    Ama, iş işten geçmiş olur.
    Her insanın kıymeti himmeti nisbetindedir.
    Hayatını Bâkî yolunda sarfettiği nisbette ...

    İbadet niyetiyle camide kalmak anlamına gelen i’tikâftan murad tefekkür ağırlıklı bir ibadet olmasıdır. Kur’ân ve Sünnet kaynaklı i’tikâfı, ...

    Geçen yıl yeniden buluşmak temennisi ile ayrıldığımız, Barla Yeni Asya Vakfı Dinlenme Tesisleri’ne ve can dostlara kavuşma heyecanını bir yıl yaşadık ...

    Okurumuz Âdem Pala’nın, BİMER kanalıyla Diyanet’ten aldığı “Başkanlığımızca Said Nursî’ye ait İşaratül-İ’caz adlı eserin basılması ...

    Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Nurs köyünde yaptırılan ‘’Bediüzzaman Külliyesi’’ hizmete açıldı.

    Said Nursi’nin doğduğu köy olan Nurs’ta yapılan ...

    Isparta, 1980’e kadar devam edegelen, uzun süre ara verilmesinin ardından tekrar başlatılan Bediüzzaman Mevlidlerinin bu sene dördüncüsünü idrak ...

    Karşıt tepki kurma; küfrün, yâni inkârın psikodinamik altyapısını teşkil eden savunma mekanizmalarının en belirginlerindendir. Amerikan Psikiyatri ...

    Özel yetkili savcının MİT yöneticilerini KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağırması iktidar çevrelerinde hükümete karşı yeni bir darbe girişimi ...

    “Hani neler yapıyorsunuz? Bu zamanda sizler benim ilk talebelerim gibi olmalısınız. Isparta kahramanlarına arkadaş olma zamanıdır...”
    Bu cümleler ...

    Tıp otoriteleri, dışarıdan alınan mikrop ve darbeler hariç, pek çok hastalığın kaynağının “stres” olduğunda müttefik.

     Bediüzzaman’ın Hastalar ...

    Eski Said Dönemi Eserleri’nin (ESDE) ilk bölümü olarak tanzim edilen Makalât kısmında, Üstadın İkinci Meşrutiyet sonrasında farklı İstanbul ...
    Önceki akşam Avustralya’dan gelen Hıristiyan ve Müslüman cemaat temsilcilerinden oluşan bir grupla beraberdik. Başlarında Papa’nın dinler arası ...

    1985 yılında Kuveyt’e geldiğimizde, Kuveyt-Türkiye Kültür Anlaşması çerçevesinde 1 yıllık burslu olarak araştırma görevlisi sıfatıyla Kuveyt ...

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ...

    Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer, Viyana’daki Müslüman toplumu ileri gelenlerine başbakanlık binasında iftar yemeği verdi.

    Gusenbauer, iftar ...

    BİRLEŞMİŞ Milletler’de gazetecilere konuşan ünlü Yahudi akademisyen Norman Finkelstein, İsrail devletine yönelik sert eleştirilerde bulundu.

    ...

    Mainz Gustavburg Ayasofya Cami’inde 2007 yaz tatilinde Kur’ân kursu ve okuma programı düzenlendi. Tatile girilmesiyle başlayan program, beş hafta ...
    Bediüzzaman Said Nursi vefatının 48. yıldönümünde Almanya-Köln’de düzenlenen “Aile” konulu bir panelle anıldı. Geniş bir izleyici topluluğunun büyük ...
    Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) Köln'de tüm dinlerin temsilcileri ve sivil toplum temsilcilerine bir iftar verdi.

    KRM Başkanı Ali ...
    Lise ve üniversitede okuyan gençlerle programlanmış bir eğitim hizmeti için Almanya’dayım. Bu tür programlara Kültür ve Eğitim derneklerinin ...

    Danimarka Kopenhag şehrinden güzel bir akşam...

    1960’lı yıllarda Danimarka’ya gelen işçi yabancılar ile 2005’te gelen 3’üncü kuşak olarak ...

    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, maddî ve metafizik âlemde yer işgal ...

    “Ezelî Güneş’in manevî hidayet nurlarını temsil eden Kur’ân-ı Kerîm, akıl ve kalp gözüyle hak ve hakikati görmeyi temin eder.”

    Bediüzzaman Said Nursî ...

    Risâle-i Nur’u okuyunca Kur’ân’a olan sevgim, bağlılığım, saygım arttı. Meğer bilmiyormuşum değerini. Tarif edemeyeceğim kadar yüce bir kelâmmış ...

    Kur’ân hadimlerinin, Risale-i Nur’u okuyanların, iman hizmetkârlarının; bu ahirzaman dalâleti, sefahati ve gaflet dalgalarının hücumları zamanında ...

    Kur’ân-ı Kerîm bütün kâinatı ilgilendiren, mahlûkatın ve mevcudatın varlık sebeplerini, mânâlarını, sırlarını, taşıdığı değerleri insanlığa izah edip ...

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Gazeteniz Yeni Asya abonelerine Kur'ân Ayı Ramazan'da okunsun diye cüz cüz Kur'ãn hediye ediyor. Üstelik hediyeler Ramazan başlamadan peşinen ...
    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...

    MALATYA’DA düzenlenecek olan Kur’ân-ı Kerim’i en güzel okuma yarışmasında ön eleme yapılarak, finale katılacak 10 çocuk belirlendi.

    Meşale Derneği ...

    Baş İmam İbrahim Tunç, imamlığa başladığından beri mühendislik bilgisini kullanarak ve modern öğretim tekniklerini Kur’an öğretimine uyarlayarak, ...

    Kur’ân öğrenmeye hiçbir engel yok

    AFYONKARAHİSAR’DA, bir gözü görmeyen, diğer gözü de 18 derece miyop olan 63 yaşındaki Ümmet Uğuz, bir camide açılan ...

    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Bu gün ülkemiz için, İslam alemi için ve Risale-i Nur davası için çok önemli bir dönüm noktası. Ümit ediyoruz ki, insanlık, istikbal inkılapları ...
    "Birinci merhem:
    Bu gibi vesvese, ehl-i İtizâle lâyıktır. Çünkü, onlar derler: 'Medâr-ı teklif olan ef'âl ve eşya, kendi zâtında, âhiret ...
    “İhlası kazanmak ve muhafaza etmek ve manileri def etmek için" Yirmi Birinci Lem'a'da zikredilen altın düsturlardan üçüncüsü, "bütün kuvvetinizi ...
    Varlık aleminin en ilginç özelliklerinden biri ilişkilerin kainatın her tarafında benzer tarzda kuruluyor olmasıdır. Su oluşturacak atomlar her ...

    "Şu defterin vücudu Yirmi Altıncı Sözde, hem Onuncu Sözün haşiyesinde ispat edilmiştir."


    İnsan ve kâinat sürekli bir yenilenme ve değişim içinde. Ama bu değişim ve yenilenme aynı zamanda bir devr-i daim hâlini de beraberinde getiriyor.

    ...

    Eddâî
    Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
    Saidden yetmiş dokuz emvât bâ-âsâm âlâma.
    Sekseninci olmuştur mezara bir mezar taş,
    ...

    İnsanlardan müteşekkil gruplar, topluluklar, kurumlar da belli oranlarda insani özellikler taşırlar. İşleyişinin merkezinde insan olan kainatın ...

    “Burdur Şahitleri”nden Abdulgani Aras beyin, Üstad Bediüzzaman’la olan görüşmesi ve kendisinin hayat serencamıyla ilgili hatıralar, bir roman tadında ...

    İman- ibadet ilişkisi

    İmanla ibadet arasında doğrudan ilişki vardır. Bunu Bediüzzaman şöyle ifade eder: “Akaidî ve imanî hükümleri kavi ve ...

    “Fitne-i âhirzamânın müddeti zundur; biz bir faslındayız.” 1

    Beşinci Şuâ’daki ihbâr ile “Rivâyette var ki, ‘Fitne-i âhirzamân o kadar ...

    “Bir sene bu risâleleri ve bu dersleri anlayarak ve kabul ederek okuyan, bu zamanın mühim, hakîkatli bir âlimi olabilir. Eğer anlamasa da, madem ...

    Birkaç gün evvel bir televizyon kanalında bir bayan programcı meâlen şöyle bir ifâde kullandı:
       
    “Biz Müslümanlar bazı konularda yanlışlar ...

    Risâle-i Nur Külliyatının muhtelif yerlerinde bazı maddî hastalıklara değinilmiştir. Bu hastalıklardan ikisi, doğrudan Bediüzzaman’ın hayatıyla ...

    İnsanların iç dünyalarında hissettikleri “âidiyet duygusu” insana bahşedilmiş ehemmiyetli lâtifelerden olsa gerek. Zîrâ insanın acz ve zaafını ...

    İstanbul fethinin sembolü olan Ayasofya Camii, 24 Kasım 1934'te alınan bir Bakanlar Kurulu Kararıyla müzeye çevrildi.

    Bu mâbedin müzeye çevrilme işi ...

    Risâle–i Nur'dan bir nükte:

    Siyah Dutun Bir Meyvesi

    [O mübarek dut başında Eski Said, Yeni Said lisanıyla söylemiştir.]

    Muhatabım Ziya Paşa değil, ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Bu havalide (Kastamonu, İnebolu...), hakikaten ümidimin fevkinde, Risâle–i Nur Talebelerinden iki kahraman yetiştiler: ...

    Yakın Tarihten Günümüze

    Yeni Asya'nın öncüsü ve büyük kardeşi olan İttihad gazetesi, 24 Ekim 1967'de çıkan ilk sayısıyla yayın hayatına başladı.

    Bu ...

    Risâle–i Nur'dan

    Sırp bir neferin Avusturya Veliahtına attığı bir tek gülle, eski (Birinci) Harb–i Umumîyi patlattırdı, otuz milyon nüfusun mahvına ...
    “Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...
    Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...
    Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...

    Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
    ...

    Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Ferdin, ailenin, cemiyetin bütün müesseselerini tecdid eden, Kur’ânî ve Nebevî rota çizen Bediüzzaman, gazetelerin (basın, yayının) temel ...

    Aradan geçen seksen iki senelik zaman Şeyh Said hadisesinin tartışmasını bitiremedi. Bu konuda yüzlerce araştırma yapıldı. Değişik basın ve yayın ...

    Suriye’deki iç savaşın ve PKK’nın Suriye kolu PYD ile El Kaide’nin uzantısı El Nursa cephesi arasında yirmi gündür süren çatışmaların yeniden ...

    Zor bir görevdi bu 600 sene Dünyaya adaletle hükmetmiş, bin yıl İslâmiyete hizmet etmiş bir milletin göğsünden sökülüp alınmak istenmişti.

    1928 ...

    Bediüzzaman Said Nursî, 1907’de, Sultan Abdülhamid’e doğu meselesinin çözümü ile ilgili düşüncelerini aktarmak üzere İstanbul’a gelmiş, bir süre ...

    Van’a giden Bediüzzaman, kardeşi Abdülmecid’in evinde ve Nurşin Camii’nde kısa bir süre kaldıktan sonra Erek Dağı’nda, terk edilmiş bir kilisede ...

    Dünya Bülteni´nin haberine göre Rusya Yüksek mahkemesi, ülkede "Nurcular" olarak tanımladığı grubun faaliyet göstermesini yasakladı. Rusya Yüksek ...

    Bediüzzaman Said Nursî vefatının 52. yıl dönümünde Eskişehir Yeni Asya Temsilciliği tarafından organize edilen konferansta anıldı.


    Eskişehir Yunus ...

    Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...

    Bediüzzaman Said NURSÎ’nin vefatının 53.Yıldönümü dolayısıyla 23 Mart’ta başlayan Bediüzzaman Haftası kapsamında “İnsanlık ve Dünya Barışı İçin Said ...

    Evvelâ yaş ve hizmet bakımından çok önde olan, saff-ı evvel makamında, bizlerin üzerinde hakkı olan ve Hz. Bediüzzaman’a mektuplar yazan merhume ...

    (Vefatının 20. yılında rahmetle anıyoruz)

    Mustafa Acet, uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığında hattat olarak vazife yapmıştır. 1924 yılında ...

    Temmuz ayında bazı Nur Talebeleri de vazifelerini tamamlayıp fani dünyadan baki âleme göç ettiler.

    Muhacir Hafız Ahmed: Bediüzzaman’ın “saff-ı ...
    Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Mehmet Emin Birinci (Birinci Ağabey), 3 Nisan 2007 Salı günü yani bugün tedavi ...

    Halil Yürür:

    Bir gece fatihte, abdünnurun evinin bodrumunda teksir yaparken Peyamberimiz A.S. geldiler. Aşere-imübeşşere ile beraber geldiler. ...

    “İnsanın ihtiyâcât-ı zarûriyesi içinde en evvel lâzım olan, mekân ve meskendir. Mekânın en güzeli, nebatât ve eşcâra müştemil olan yerlerdir ve en ...

    Bediüzzaman’ın sosyal öngörü ve keşifleri de enteresan ve çarpıcıdır. 90-100 yıl sonraki içtimâî (sosyal/toplumsal) ve siyasî değişimleri ...
    Bediüzzaman, “matbuat lisanı”yla konuşmaya hayatının ilk devresinden başlar. İstanbul’u işgal eden İngilizlerin şeytanî plânlarla, gemiler dolusu ...

    Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu ...

    Van yolculuğumuz, uçağımızın İzmir Adnan Menderes Havaalanından havalanması ile başladı. Gezimize Bediüzzaman Said Nursî’yi ...

    İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

    İstiklâl Mücadelesini yürüten Birinci Büyük Millet Meclisi, Nisan 1923’de seçim kararı alarak dağılmıştır. Yapılan seçimlerden sonra, Ağustos 1923’de ...

    Bediüzzaman Hazretleri’nin İngilizlere karşı verdiği mücâhede ve İngiliz’in İstanbul’u işgâl ettiğinde onların cebbâr kumandanına karşı göstermiş ...

    Bazı konular vardır ki, sıklıkla gündeme getirilir, yahut kasıtlı şekilde ortalığa servis edilmeye çalışılır.

    İşte, o konulardan biri de 20. asırda ...

    Bediüzzaman Said Nursi hakkında yapılan biyografik çalışmalarda, henüz Miladi takvime göre ortak bir doğum tarihi ortaya konulamamıştır. Hatta biz bu ...

    • Kitap Bahçesi

    Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

    ...

    Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

    Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

    Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

    Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

    Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...