Anasayfa Risale-i Nur Enstitü Yazıları “Hüden lil-müttakîn” sırrı
“Hüden lil-müttakîn” sırrı Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Temmuz 2012 00:00

“Hüden lİl-müttakîn” cümlesindeki nûr-u belâğat dört noktadan tezahür etmiştir:

1- “Bu cümlede mübteda mahzuftur. Bu hazf, cümleyi teşkil eden mübteda ile haber arasındaki ittihat öyle bir dereceye varmış ki, sanki mübteda hazf olmayıp haberin içerisine girmiş. Hâricen ikisi müttehit oldukları gibi, zihnen de müttehit olduklarına işarettir.”

Arapçada iki çeşit cümle vardır. İsim cümlesi ve fiil cümlesi. İsim ile başlayan cümleye isim cümlesi denir. Fiil ile başlayan cümleye fiil cümlesi denir. İsim cümlesi iki unsurdan oluşur: Mübteda ve Haber. Mübteda isimdir, haber ise o ismin yaptığı işi haber verir. Misâl: “Ali çalışkandır.” Bu cümlede “Ali” mübteda, “çalışkandır” kelimesi haberdir. “Hüden lil-müttakîn” cümlesi bir isim cümlesinin haberidir. Mübteda olan “Kur’ân” kelimesi gizlidir. Hazfedilmiş, yani gizlenmiştir. Tam cümle “Kur’ân müttakiler için hidayet rehberidir” şeklinde olması gerekirdi.

Burada mübteda olan “Kur’ân” kelimesi, “müttakilere hidayet” olmakta o dereceye varmıştır ki, Hidayet demek Kur’ân demektir, Kur’ân demek hidayet demektir. Zaten Kur’ân’ın bir adı da “Hüdâ” yani “Hidayet”tir. Bunun için Kur’ân kelimesine, yani mübtedaya ihtiyaç kalmamıştır. Sanki bu kelime, yani mübteda olan Kur’ân kelimesi gizlenmemiş, Hidayet kelimesinin içine girmiştir. Haricen, yani dış âlemde müttehit, yani bir olduğu gibi, insan zihninde de Kur’ân ve Hidayet birdir.

2- “‘Hâdî’ yerine ‘Hüden’, yani ism-i fâil mevkiinde masdarın kullanılması, tecessüm eden nûr-u hidayetten cevher-i Kur’ân’ın husûle geldiğine işarettir.”

Kur’ân hidayete sebep olduğu için yapan, sebep olan anlamında “İsm-i Fâil” yani bir işe sebep olan ve o işi yapan anlamında “Hâdî” denilmesi gerekirdi. Ama burada “Masdar” yani bu anlamdaki kelimelerin tamamının kökü olan “Hüden” kelimesinin kullanılması bütün hidayet ile ilgili her şeyin Kur’ân’dan kaynaklandığı anlamını ifade etmektedir. Bu kelimenin kök, yani “masdar” olarak kullanılması “Hidayet nurunun cisimleşerek Kur’ân şeklinde göründüğünü” ifade etmektedir. Böylece hidayet demek Kur’ân demektir. “Kur’ân hidayetin kendisidir” demektir. Masdar olarak “Hüden” kelimesinin kullanılmasının amacı budur.

3- “‘Hüden’deki tenvin-i tenkirden anlaşılıyor ki, hidayet-i Kur’ân öyle ince bir dereceye varmıştır ki, hakikati idrak edilemez. Ve öyle geniş bir sahayı işgal etmiştir ki, ihatası ilmen kabil değildir. Çünkü Marifenin zıddı olan “nekra”, ya şiddet-i hafadan olur veya kesret-i zuhurdan neş’et eder. Buna binaendir ki, “Tenkir, bazen tahkiri, bazen tâzimi ifade eder.””

Arapçada kelimeler “Marife” ve “Nekra” olmak üzere ikiye ayrılır. “Marife” belli, bilinen ve tanınan anlamındadır. “Nekra” ise bilinmeyen, tanınmayan ve anlaşılmayan anlamındadır. Marifenin alâmeti başında “Harf-i Tarif” denen “Elif ve Lam” kelimesinin bulunmasıdır. İsim olan kelimenin başında “Elif ve Lam” yoksa, kelimenin sonu tenvinli olur. Tenvin, nekra olan kelimelerde bulunur. “Hüden” kelimesi nekra olduğu için bunun anlamı, bilinemez, hakikati tam idrak edilemez demektir. “Kur’ân’ın hidayeti o derece ince ve esrarlıdır ki hakikati aklen tam olarak anlaşılmaz; ancak iman nuru ile kalben anlaşılabilir” demektir.

Hidayet o derece geniş bir sahayı ihata eder, kuşatır ki, ilmen onu kavramak ve ilmî bir şekilde izah etmek imkânı olmaz. “İlmen hidayeti anlatmak çok zordur” demektir.

Nekra’nın ifade ettiği, bilinmezlik, anlaşılmazlık iki şeyden kaynaklanır. Ya çok gizli olmasından veya çok açık bulunmasındandır. Hidayet hem çok gizlidir, hem de çok açıktır. Bunun için anlaşılması ve idrak edilmesi zordur. Hidayet Allah’ı bilmek ve tanımak olunca, “Allah’ı tanıyorum, biliyorum” diyen de aslında çok yönü ile Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kalıyorlar. Şeytan da Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kaldı ve Allah’ın emrine karşı çıktı ve lânetlendi. Bütün dinlerde Allah inancı vardır; her din ve mezhep mensubu kendini hidayete ermiş görür ve inanır, başkasını da hidayetten mahrum görür. Bediüzzaman “Allah’ı inkâr ve şirkin şiddet-i zuhurdan” olduğunu söyler. Aynı şekilde çok gizli olmasından da anlaşılamaz. Hidayet işte böyledir. Bunun için “Hüden” kelimesi marife değil nekra olarak zikredilmiştir.

Tenkir, yani bilinmezlik ifadesi olan nekra kelimelere iki temel anlam yükler: Birincisi, hakaret anlamındadır. İkincisi ise; tazim ve hürmettir. Bir hakaret kelimesi nekra ile ifade edilirken, hürmet ve saygı ifade eden kelimeler de nekra olarak ifadesini bulur. Burada “Hüden” kelimesinin nekra gelmesi, hidayetin azamet ve hürmetini ve tazim edilmesi gereken bir makamda olduğunu ifade eder.

4- “Müteaddit kelimelere bedel ism-i fâil sigası ile ihtiyar edilen ‘müttakîn’ ile yapılan îcaz, hidayetin semeresine ve tesirine işaret olduğu gibi, hidayetin vücuduna da bir delil-i innîdir.”

“Müttakîn” kelimesi Arapça İsm-i Faildir. Anlamı “takva sahibi olan kimse” demektir. Hâlbuki en kısa ve maksada en uygun yani veciz olan kelime yerine pek çok farklı kelime ve cümleler kullanılabilirdi. Meselâ, “insanları doğru yola ulaştırır” anlamında “Hüden ilâ sıratın müstakîm” gibi vb. pek çok farklı kelimelere tercihan “Müttakîn” kelimesinin burada kullanılması hidayetin meyvesinin ve insana tesirinin ancak “Takva’yı netice vermesidir.” Takvayı, yani “Allah korkusunu netice vermeyen hidayet, hidayet değildir” demektir. İlim ve hidayet insana Allah korkusu vermelidir. Yani Allah’tan korkarak Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıdır. Çünkü Allah korkusu insanı günahtan çeker. Hidayet burada ifadesini bulduğu gibi, Allah korkusunu netice verdiği ve kişiyi masiyetten çektiği ölçüde hidayettir. Şeytan günahtan korkmadı ve hâlâ da korkmuyor. Bir gün Allah’ın kendisini affedeceği ümidi ile insanları yoldan çıkarmaya devam ediyor. Allah’ı bilmediği için değil. Hz. Âdem (as) ise günahına pişman oluyor ve bir daha asla günaha yaklaşmıyor, Allah’tan korkuyor ve hidayete ulaşıyor.

“Bürhan-ı İnnî” ve “Bürhan-ı Limmî” iki delidir. (İşârâtü’l-İ’câz, 143) Biri eserden müessire, diğeri müessirden esere gider. Bürhan-ı İnnî eserden müessire olan delâlettir. Eserin ustasına delâletidir. Takva hidayetin semeresi olduğu için hidayete delil-i innî’dir.


Bu makale 5584 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün8211
    Dün11919
    Bu Hafta8212
    Bu Ay355992
    Toplam12118158

    Sitede şuan 209 ziyaretçi var.


    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

    Bayram zehir olmasın

    Bayram zehir olmasın

    Bu seneki Ramazan, yılın en uzun günlerine ve en sıcak mevsimine denk geldi. Tuttuğumuz oruçları Cenâb-ı Hak, kabul ve makbul eylesin. Gerek oruçlu halde ve gerekse Ramazan sonrası beslenme alışkanlıklarında ciddî değişiklikler olması sebebiyle, şeker, ritim, tansiyon, metabolizma, sinir sistemi gibi mekanizmalarda da önemli ölçüde değişimler meydana geliyor. var...

    Korsan madde bayrama yetişmedi

    Korsan madde bayrama yetişmedi

    Bu yılki Ramazan’a damgasını vuran olaylar içinde bizim açımızdan en fazla öne çıkanı, Risale-i Nur neşriyatına konulan keyfî bandrol uygulamasına ilaveten, güya bu meselenin çözümü için ortaya atılarak torba kanuna tıkıştırılan korsan madde ile risalelerin devlet tekeline alınmak istenmesiydi. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu gündemine taşınan bu madde, bütün...

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

    Yeni Asya hak bildiğini söyler

    Yeni Asya hak bildiğini söyler

    4 aya yakındır Risale-i Nur’a 'bandrol' vermeyenler, bu işi çok kolay yapabileceklerini, 'yüzde bir'lik gördükleri Yeni Asya’yı ise sileceklerini düşündüler; ama yanıldılar. En cabbar bir kumandanın bitiremediği, darbelerin tüketemediği ve kayıtlara “Sen kimsin?” diye geçen Yeni Asya’nın sessiz kalmasını mı beklediler? var addthis_product = 'jlp-1.2'; var...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    Âlem-i İslâmda üç nur, birbiri arkası sıra inkişafa başlıyor... Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek... Bu kışın devamına ihtimâl ...

    Mavi Marmara Gemisi’ne İsrail’in saldırması sonrası çıkan tartışmalar acaba yeni mi? Yoksa bölgede gerçekleşen güç yarışının ve çatışmasının net ...

    Risale-i Nur Enstitüsü Genel Sekreteri Ahmet Dursun,

    8. Risale-i Nur Kongresi’nin konusunun neden “milliyetçilik” olarak tesBit edildiğini açıklarken, ...

    DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, Yeni Asya’nın sorularını cevaplandırırken, “Bediüzzaman Said Nursî′nin koymuş olduğu tüm ölçüler hepimiz için önemli ...

    Kenan Evren'in sanık sıfatıyla mahkemeye çağrılmasını önemli bulan yazar Etyen Mahçupyan 12 Eylül mahkûm edildikten sonra yeni bir anayasanın ...

    Bediüzzaman ve Risale-i Nur’la ilgili orijinal tesbitler yapan Yusuf Kaplan, “Bize esaslı bir ruh üflemiş ve İslâm düşünce geleneğinin son halkası ...

    Ayşenur Yaşar’ın kaleme aldığı, İzmir Yeni Asya Hanım okuyucuların hazırlayıp sunduğu “Nurun Fedaileri” adlı tiyatro ile Risâle i Nur hizmetinin ...

    Risale-i Nur Külliyatının yayın hakkının Bakanlar Kuruluna devredilmesini öngören kanun maddesine itirazlar devam ediyor. Av. A. Kadir Akbaş, ...

    İslâm toplumlarında mevlid-i şerif okuma ve okutma geleneği çeşitli şekillerde (doğum, ölüm, evlenme, sünnet vb.) devam etmektedir. Mevlidler ...

    Anadolu illerimizde Risale-i Nur merkezli içe dönük hizmetlerimiz devam ediyor. En son 22 Şubat 2014 tarihinde Malatyalı Nur fedâilerinin dâvetine ...

    İbadetlerın, hayırların, yani insanlığın faydasına olacak güzel işlerin hayatı niyet iledir. Yok olması da ucb, riya ve gösteriş iledir. Yani, ...
    Fâtiha’daki ‘İhdinâ’s-sırâte’l-müstakîm’ (Sırat-ı müstakîm üzere bize hidayet ver) duâsı hidâyetin istikâmette olduğunu gösterir.1 Duâmızın ...

    İsrail saldırısında, kuşatılan sivil yardım gemilerine “izin” verip koruyucu gözlemci verilmemesine, ardından yardıma koşmayıp İsrail’in insafına ...

    İttihadın en önemli şartlarından biri de, meşrû ölçüler ve ahlâkî değerler dışında hiçbir sınırlamanın olmadığı bir hürriyet ortamı. Farklı fikir ...
    Ya Tevvab! Tövbelerimizi kabul edip, günahlarımızı bağışlarsın. Tövbenin asıl mânâsı dönmek olduğu için biz ...

    DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

    Melbourne’a geleli beş hafta oldu. Ama bu beş haftada otuz yıldır Türkiye’de görmek isteyip de göremediğimiz manzaralar gördük. ”Sen de çok abarttın. ...
    Hürriyetlerin altın çağında halen dünyanın dört bir yanında dikta rejimlerinin yaşıyor olması insanlık için yeterince utanç verici bir durumdur. ...

    Mükerrer defalar gittiğim KKTC’ye ilk gidişim takriben çeyrek asır önce olmuştu. Yeni Asya neşriyat tarafından piyasaya sürülen ve “İnanç ve Namaz” ...

    Risale-i Nurlara Doha’da büyük ilgi

    Katar’ın başşehri Doha, 23. Uluslar arası Kitap Fuarı’na ev sahipliği yapıyor. Ülkede her yıl düzenlenen ve ...

    Edward Gibbon, Thomas Carlyle ve Johann Wolfgang Goethe: İslam dininin kurucusu Hz. Muhammed (S.A.V.) birçok batılı aydınları hayret içinde bıraktı

    ...

    Türkiye’nin ilk uzun metraj animasyon filmi ‘Allah’ın Sadık Kulu: Barla’nın Almanya galası yapıldı.

    Ülkenin birçok kentinde 15 Aralık’ta yayına giren ...

    Almanya Merkez Müslüman Konseyi Başkanı Aiman Mazyek, Papa 16. Benedict’in “İslam’da radikallik” yorumlarına tepki göstererek, Roma Katolik ...

    Kuzey Ren Vestfalya eyalet meclisi, eyaletteki okullarda Müslüman öğretmenler için başörtü yasağı getirilmesini öngören yasa tasarısını reddetti.

    ...

    Ailemin, akrabalarımın ve yakınlarımın büyük kısmının bulunduğu Van–Erciş ve Gürpınar’da ve havalisinde meydana gelen ve bir çok hikmetle ve ...

    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ
    “Kur’ân’da ve hadislerde geçen sağ ve sol konusunu açıklar mısınız? Sağın iyiyi ve solun kötüyü temsil etmesinin hikmeti nedir?”

    Duâ, ruhumuzun derinliklerinden bizi idare eden kâinatın Yaratıcısıyla buluşmamızı; kendi sınırlı gücümüze değil, O’nun bizimle olan sınırsız gücüne ...

    ”Kur’ân; âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvî dillerinin tercüman-ı ebedîsidir.” (Sözler, 2004, s. 589)

    Âyât-ı tekviniye; Yüce Rabbimizin kâinata ...
    Ramazan ayını farklı bir konuma yükselten unsurlardan en önemli ikisi oruç ve Kur'ân olmalı... Bu iki unsurun da insanın ruh ve beden sağlığı ...

    Bir tesbite göre; kudret kitabı mânâsında olan “kitâb-ı mübîn”, Kur’ân’dan ibârettir. “Yaş ve kuru ne varsa apaçık bir kitapta yazılmıştır” 1 âyeti ...

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Seçimlerin ardından yaşanan karmaşa devam ederken, Meclis henüz çalışmalara başlayamadı. Bu yüzden de seçim sonrasına bırakılan konular ...

    ZONGULDAK’IN Devrek ilçesinde, İmam Hatip Liseleri Arası Hafızlık Kur’ân-ı Kerim ve Ezanı Güzel Okuma yarışmaları ...

    İSLÂM Toplumu Millî Görüş (IGMG) tarafından düzenlenen Avrupa Kur'ân-ı Kerim Tilâvet Yarışması’nın ...

    “Kur’ân ve İlmi Hakikatler” başlıklı sempozyumun ikincisi, 14 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak. Fırat Kültür Merkezi’de düzenlenecek sempozyumda, ...
    Okullar tatil olunca bazı anne ve babalar çocuklarının Kur’ân okumasını öğrenmelerini isterler. Kendileri bilmeyenler Kur’ân kursuna ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    "Ey maraz-ı vesvese ile mübtela!..............; mahiyetini bilsen onu tanısan gider."

    Vesvese ile ilgili olarak bilinmesi ...

    Bu savunma mekanizması, aynı zamanda bir his yanılması ile bağlantılıdır. Ferdin tam olarak benimsemediği inançları kabullenmesine yardımcı ...

    İnsanlık alemi olarak topyekün kabul ettiğimiz iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin şeklindeki varlık kategorileri toplumun kültür yapısı, tarih ...

    Yaşadığımız dönemin değer yargıları tamamen dünya hayatı ile bağlantılı olarak şekillenmiş. Geçimini temin ve dünyevi bir ...
    Bir çok hücrenin çekirdeğinde, hücre izlenmek üzere boyandığında, hafif şekilde boya alan noktacık şeklinde bir veya iki adet yapı yer alır. ...
    Cehennemin en önemli yaratılış hikmeti Cenâb-ı Hakk’ın kendisine, isim ve sıfatlarının tecellilerine bakan yönüdür. Cenâb-ı Hakk’ın iki türlü ...

    Bediüzzaman’ın hayatında müstesna bir değeri haiz bulunan, büyük ağabeyi molla Abdullah’ın oğlu olan yeğeni Abdurrahman Nursî, 1903 yılında Nurs’ta ...

    Barla sıddıklarından olan Hulusi Bey, 1896 yılında Elazığ/Harput’ta dünyaya geldi. 25 Temmuz 1986 yılında Elazığ’da vefat etti. ...

    Günümüzden altmış yedi sene önce 4 Aralık 1945 tarihli gazeteler ‘İstanbul’da komünist görüşlü basın organlarına ait gazete matbaalarının ve ...

    “Bir fert umumun selâmeti için fedâ edilmez”

    Bu yazımızda “siyasal İslâm”ın, İslâm toplumlarındaki yerini tesbite çalışacağız.  “Siyasal İslâm”ın, ...

    Felâket ve musibetler için İlâhî ikaz yorumu yapıldığında en çok sorulan suallerden biri şu: “O ikaz veya cezaya sebebiyet verdiren hata ve ...

    Kandil; Latince “aydınlatıcı; mum, lamba” anlamındaki “candela” kelimesinden Arapça kındîl’in Türkçe’ye geçmiş şeklidir. Selçuklularla Osmanlıların ...

    Bu yaz, Risale-i Nur’la beraberliğimizin 40. yılını doldurduk. Külliyatı, 1973 Temmuz’unda henüz 14 yaşında iken okumaya başlamıştık; zaman su gibi ...

    19-20. asrın maddeperest felsefesi, hayata tek gözle bakarak manevî, uhvevî hayatı, dolayısıyla dini bir kenara itti. Hatta ona savaş açtı. Var ...

    Sözlükte; dostluk, vefalılık, içten bağlılık, içten dostluk, doğruluk, sıdk sahibi olma, güçlü dostluk1 anlamlarına gelen sadakat, sıdk mastarından ...

    Tarihte 16 MAYIS

    Sultan Fatih'in Kırım Seferi

    Fatih Sultan Mehmed'in meşhûr "Kırım Seferi" 16 Mayıs 1475’te başladı. Gedik Ahmet Paşanın kumanda ...

    Risâle–i Nur'dan birkaç iktibas

    Resûl–i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm, nakl–i sahih–i kat'î ile ferman etmiş: "Yaklaşmakta olan bir şerden vay ...

    Günün Tarihi 4-5 Mart 1934 5-6 Mart 1980

    Bediüzzaman diyor ki:

    Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    İstibdat, kendini muhafaza etmek için herkese vesvese verdiği gibi, beni İnkılâptan (1908'den) on sene evvel aldattı ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    "Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile ...
    Risâle-i Nurlar yirminci asrın dalâlet vadilerine düşen insanlar için bir iman ve ilim hazinesidir. Her dikkatli okuyana bu hazineden istidadı ve ...

    Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

    Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

    Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
    ...

    Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...

    Risale-i Nur bu asırda iman hakikatlerini ispat görevini yüklenmiş ve asır insanının mizacına, hastalıklarına göre Kur’ân eczanesinden reçeteler ve ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Risale-i Nur Enstitüsü Adıyaman temsilciliği ile Adıyaman Kültür İlim Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Bediüzzaman’ın Milliyet Anlayışı’ konulu panel ...

    Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı olduğu ...

    Şeriat dairesindeki hürriyet, gelişmenin birinci kapısıdır: Asya’nın ve âlem-i İslamın istikbalde terakkîsinin birinci kapısı meşrutiyet-i meşrua ve ...

    Müfteri iftiraya doymaz.

    Siz bir dizi iftirasını çürütün, o­na en sağlam, en keskin delillerle cevap verin, o kısa sürede ortaya yeni bir ...

    Ferdin, ailenin, cemiyetin bütün müesseselerini tecdid eden, Kur’ânî ve Nebevî rota çizen Bediüzzaman, gazetelerin (basın, yayının) temel ...

    Bediüzzaman’ın; “Beni dünyaya çağırma, ona geldim, fena buldum” diyerek vermek istediği mesajı bizler maalesef doğru okuyamadık, tam tersine dört el ...

    Hizan ilçesine bağlı Nurs Köyünde, Doğu Anadolu Kalkınma Programı (DAKAP) tarafından sağlanan 1 milyon liralık kaynakla Bediüzzaman Said Nursî’nin ...

    Said Nursî’nin “Bediüzzaman” unvânı…
     
    “Hür Adam” filmi ile bir kez daha gündeme gelen Bediüzzaman’ın Ankara’ya dâveti, ilk Meclis’i ...

    YENİ Asya Gazetesi’nden arkadaşlar arayıp hatırlatmasalardı Bediüzzaman Said Nursî’nin ölümünün 50. yılına ulaşıldığını hatırlamayacaktım (23 Mart ...

    Dersim çıkışıyla partisi içinden de epeyce tepki alan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, bir grup partili milletvekilinin deklarasyon ...

    1933'te Rize-Pazar Hisarlı köyünde dünyaya geldi. Ankara ve İstanbul'da Risale-i Nur neşriyatı ile başlayan hizmet hayatı ...

    Mübarek vatan toprakları üzerinde yüzlerce beldede, sulhceza, ağırceza mahkemelerinde ve savcılıklarda Risale-i Nurları okuyan masum Müslümanlar ...

    Akşamın karanlığının önce hangi taraftan istilâya başladığını tam farkedemedim. Ama sanki Cennet Bahçesi’nin de bir kenarını teşkil ettiği dere ...

    Vefatının 79. yılında rahmet duâsıyla...

    Yılların ve yolların buz tuttuğu zamanlardı…

    Ahir zamanda beklenilen dehşetli zatların icraatta bulunduğu ...

    Vefatının 6. yılında Hakkı Yavuztürk’ü rahmetle anıyoruz

    HATIRALAR Hakkı Yavuztürk anlatıyor:

    * Büyük Üstad, gerek şahsî yaşayışı ve gerekse Risâle-i ...

    Özel niteliğe sahip bazı isimlerin yerine, başka bir isim ikame edilemez. İşte “Bediüzzaman Said Nursî” ismi de böyle bir isim. Bu ismin yerine başka ...


    ‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
     
    “‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”

    Bazılarının “Kürdî” tâbirinde ...
    Bediüzzaman’ın kesbî ilmi deryalar gibidir: 1882 yılında başladığı eğitimini mükellefiyet çağına varmadan, 14 yaşında “Kisve-i ilme bürün!” ...
    Isparta vilayetinde kıymettar kardeşlerimin kucaklarında, teslim-i ruh edip, o mübarek toprakta defnolunmamı kalben niyaz ettim. Isparta benim için ...
    * Bediüzzaman az konuşur, çok tefekkür ederdi.

    * Yatsı namazından sonra yatıp, iki-üç saat sonra kalkıp, “teheccüd” namazını kılar, sabah ...

    Bediüzzaman’ın neseben Âl-i Beyt’ten olduğu, Peygamberimize (asm) uzanan “şecere-i nuraniye (nurlu soy ağacı)” hükmündeki seyyidlik ve şeriflik ...

    Yıl 1908.

    Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

    Bitlis’te bir okula Said Nursî isminin verilmesine tepki gösteren CHP Milletvekili Gürkut Acar, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’ya konuyla ...

    O, Garîb ve Bedîi bir insandı! Eşsiz ve güzel bir adamdı! Hak bildiği dâvâsında tavizsiz bir kahramandı! Asra ve asırlara meydan okuyan, hak ettiği ...


    Bitlis’e bağlı Nurs Köyünde doğdu. Küçük yaşlarda ilimle iştigale başladı. Medreselerde okudu, tahsil gördü. Harika bir zekâ ve kabiliyete sahip ...

    • Kitap Bahçesi

    Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

    “İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

    ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

    Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...