Anasayfa Risale-i Nur Enstitü Yazıları “Hüden lil-müttakîn” sırrı
“Hüden lil-müttakîn” sırrı Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Temmuz 2012 00:00

“Hüden lİl-müttakîn” cümlesindeki nûr-u belâğat dört noktadan tezahür etmiştir:

1- “Bu cümlede mübteda mahzuftur. Bu hazf, cümleyi teşkil eden mübteda ile haber arasındaki ittihat öyle bir dereceye varmış ki, sanki mübteda hazf olmayıp haberin içerisine girmiş. Hâricen ikisi müttehit oldukları gibi, zihnen de müttehit olduklarına işarettir.”

Arapçada iki çeşit cümle vardır. İsim cümlesi ve fiil cümlesi. İsim ile başlayan cümleye isim cümlesi denir. Fiil ile başlayan cümleye fiil cümlesi denir. İsim cümlesi iki unsurdan oluşur: Mübteda ve Haber. Mübteda isimdir, haber ise o ismin yaptığı işi haber verir. Misâl: “Ali çalışkandır.” Bu cümlede “Ali” mübteda, “çalışkandır” kelimesi haberdir. “Hüden lil-müttakîn” cümlesi bir isim cümlesinin haberidir. Mübteda olan “Kur’ân” kelimesi gizlidir. Hazfedilmiş, yani gizlenmiştir. Tam cümle “Kur’ân müttakiler için hidayet rehberidir” şeklinde olması gerekirdi.

Burada mübteda olan “Kur’ân” kelimesi, “müttakilere hidayet” olmakta o dereceye varmıştır ki, Hidayet demek Kur’ân demektir, Kur’ân demek hidayet demektir. Zaten Kur’ân’ın bir adı da “Hüdâ” yani “Hidayet”tir. Bunun için Kur’ân kelimesine, yani mübtedaya ihtiyaç kalmamıştır. Sanki bu kelime, yani mübteda olan Kur’ân kelimesi gizlenmemiş, Hidayet kelimesinin içine girmiştir. Haricen, yani dış âlemde müttehit, yani bir olduğu gibi, insan zihninde de Kur’ân ve Hidayet birdir.

2- “‘Hâdî’ yerine ‘Hüden’, yani ism-i fâil mevkiinde masdarın kullanılması, tecessüm eden nûr-u hidayetten cevher-i Kur’ân’ın husûle geldiğine işarettir.”

Kur’ân hidayete sebep olduğu için yapan, sebep olan anlamında “İsm-i Fâil” yani bir işe sebep olan ve o işi yapan anlamında “Hâdî” denilmesi gerekirdi. Ama burada “Masdar” yani bu anlamdaki kelimelerin tamamının kökü olan “Hüden” kelimesinin kullanılması bütün hidayet ile ilgili her şeyin Kur’ân’dan kaynaklandığı anlamını ifade etmektedir. Bu kelimenin kök, yani “masdar” olarak kullanılması “Hidayet nurunun cisimleşerek Kur’ân şeklinde göründüğünü” ifade etmektedir. Böylece hidayet demek Kur’ân demektir. “Kur’ân hidayetin kendisidir” demektir. Masdar olarak “Hüden” kelimesinin kullanılmasının amacı budur.

3- “‘Hüden’deki tenvin-i tenkirden anlaşılıyor ki, hidayet-i Kur’ân öyle ince bir dereceye varmıştır ki, hakikati idrak edilemez. Ve öyle geniş bir sahayı işgal etmiştir ki, ihatası ilmen kabil değildir. Çünkü Marifenin zıddı olan “nekra”, ya şiddet-i hafadan olur veya kesret-i zuhurdan neş’et eder. Buna binaendir ki, “Tenkir, bazen tahkiri, bazen tâzimi ifade eder.””

Arapçada kelimeler “Marife” ve “Nekra” olmak üzere ikiye ayrılır. “Marife” belli, bilinen ve tanınan anlamındadır. “Nekra” ise bilinmeyen, tanınmayan ve anlaşılmayan anlamındadır. Marifenin alâmeti başında “Harf-i Tarif” denen “Elif ve Lam” kelimesinin bulunmasıdır. İsim olan kelimenin başında “Elif ve Lam” yoksa, kelimenin sonu tenvinli olur. Tenvin, nekra olan kelimelerde bulunur. “Hüden” kelimesi nekra olduğu için bunun anlamı, bilinemez, hakikati tam idrak edilemez demektir. “Kur’ân’ın hidayeti o derece ince ve esrarlıdır ki hakikati aklen tam olarak anlaşılmaz; ancak iman nuru ile kalben anlaşılabilir” demektir.

Hidayet o derece geniş bir sahayı ihata eder, kuşatır ki, ilmen onu kavramak ve ilmî bir şekilde izah etmek imkânı olmaz. “İlmen hidayeti anlatmak çok zordur” demektir.

Nekra’nın ifade ettiği, bilinmezlik, anlaşılmazlık iki şeyden kaynaklanır. Ya çok gizli olmasından veya çok açık bulunmasındandır. Hidayet hem çok gizlidir, hem de çok açıktır. Bunun için anlaşılması ve idrak edilmesi zordur. Hidayet Allah’ı bilmek ve tanımak olunca, “Allah’ı tanıyorum, biliyorum” diyen de aslında çok yönü ile Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kalıyorlar. Şeytan da Allah’ı tam olarak tanımadığı için hidayetten mahrum kaldı ve Allah’ın emrine karşı çıktı ve lânetlendi. Bütün dinlerde Allah inancı vardır; her din ve mezhep mensubu kendini hidayete ermiş görür ve inanır, başkasını da hidayetten mahrum görür. Bediüzzaman “Allah’ı inkâr ve şirkin şiddet-i zuhurdan” olduğunu söyler. Aynı şekilde çok gizli olmasından da anlaşılamaz. Hidayet işte böyledir. Bunun için “Hüden” kelimesi marife değil nekra olarak zikredilmiştir.

Tenkir, yani bilinmezlik ifadesi olan nekra kelimelere iki temel anlam yükler: Birincisi, hakaret anlamındadır. İkincisi ise; tazim ve hürmettir. Bir hakaret kelimesi nekra ile ifade edilirken, hürmet ve saygı ifade eden kelimeler de nekra olarak ifadesini bulur. Burada “Hüden” kelimesinin nekra gelmesi, hidayetin azamet ve hürmetini ve tazim edilmesi gereken bir makamda olduğunu ifade eder.

4- “Müteaddit kelimelere bedel ism-i fâil sigası ile ihtiyar edilen ‘müttakîn’ ile yapılan îcaz, hidayetin semeresine ve tesirine işaret olduğu gibi, hidayetin vücuduna da bir delil-i innîdir.”

“Müttakîn” kelimesi Arapça İsm-i Faildir. Anlamı “takva sahibi olan kimse” demektir. Hâlbuki en kısa ve maksada en uygun yani veciz olan kelime yerine pek çok farklı kelime ve cümleler kullanılabilirdi. Meselâ, “insanları doğru yola ulaştırır” anlamında “Hüden ilâ sıratın müstakîm” gibi vb. pek çok farklı kelimelere tercihan “Müttakîn” kelimesinin burada kullanılması hidayetin meyvesinin ve insana tesirinin ancak “Takva’yı netice vermesidir.” Takvayı, yani “Allah korkusunu netice vermeyen hidayet, hidayet değildir” demektir. İlim ve hidayet insana Allah korkusu vermelidir. Yani Allah’tan korkarak Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınmalıdır. Çünkü Allah korkusu insanı günahtan çeker. Hidayet burada ifadesini bulduğu gibi, Allah korkusunu netice verdiği ve kişiyi masiyetten çektiği ölçüde hidayettir. Şeytan günahtan korkmadı ve hâlâ da korkmuyor. Bir gün Allah’ın kendisini affedeceği ümidi ile insanları yoldan çıkarmaya devam ediyor. Allah’ı bilmediği için değil. Hz. Âdem (as) ise günahına pişman oluyor ve bir daha asla günaha yaklaşmıyor, Allah’tan korkuyor ve hidayete ulaşıyor.

“Bürhan-ı İnnî” ve “Bürhan-ı Limmî” iki delidir. (İşârâtü’l-İ’câz, 143) Biri eserden müessire, diğeri müessirden esere gider. Bürhan-ı İnnî eserden müessire olan delâlettir. Eserin ustasına delâletidir. Takva hidayetin semeresi olduğu için hidayete delil-i innî’dir.


Bu makale 4755 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün6316
    Dün8080
    Bu Hafta51429
    Bu Ay168293
    Toplam10737585

    Sitede şuan 303 ziyaretçi var.


    “Sakın sakın, siyaset sizi tefrikaya atmasın”

    “Sakın sakın, siyaset sizi tefrikaya atmasın”

    Seçim maratonunun son haftasına da girmek üzereyiz. Bu sürecin özellikle 17 Aralık’ı takip eden ilk günlerinden itibaren yer yer çok hararetli, öfkeli tartışmalar, eleştiriler, suçlamalar yapıldı. Gıybetler edildi. İşi hakaret, tezyif, hattâ küfür ve tekfir noktasına vardıranlar dahi oldu. Ve bunlar devam ediyor. Aslında siyasetin ve hele seçim yarışının tabiatı...

     Okursanız gözünüz mü aşınır?

    Okursanız gözünüz mü aşınır?

    Son zamanlarda “Siyasal İslâmcıların (Millî Görüşçülerin), İlahiyatçıların, tasavvuf-tarikatçıların, yazarların, ilim adamlarının” da Bediüzzaman Said Nursî ve te’lif ettiği Risale-i Nur Külliyatı hakkındaki sitayişkârane bahisleri takdire şayan. Başbakanından Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na, birçok bakan, milletvekilinden yazarına...

    5. Risale-i Nur Gençlik Kongresi Masa Çalışmaları

    5. Risale-i Nur Gençlik Kongresi Masa Çalışmaları

    Risale-i Nur Enstitüsü olarak her yıl hazırlanmakta olan Risale-i Nur Gençlik Kongresi’nin 5. geçen hafta sonu İstanbul ve Ankara’da düzenlendi. Kongre’nin konusu olarak belirlenen “İslÂm Medeniyetinin İhyasında Sünnet-i Seniyye Hakikati” başlığı altında dört masa çalışması yapıldı. 45 gencin sunumlarını gerçekleştirdiği masa çalışmaları,...

    Risale-i Nur’dan “siyaset” dersleri

    Risale-i Nur’dan “siyaset” dersleri

    Durduk yere adeta kıyasıya bir “ölüm kalım mücadelesi”ne dönüştürülen 30 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kalmışken, 2009 mahallî seçimleri öncesinde çıkan bir yazımızda (22.3.09) Risale-i Nur’dan aktardığımız bazı ölçüleri bir kez daha tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz. O ölçülerin ifade edildiği pasajlardan biri:“İman hizmeti, iman...

    Sadece Risale-i Nur'u vardı

    Sadece Risale-i Nur'u vardı

    Tarihçe-i Hayat’ta geçen “Evlâd ü ıyâl, mal, mülk, hiçbir şey ve yeryüzünde taht-ı temellükünde bir karış yeri yoktu; yalnız bir Risâle-i Nur'u vardı. Her şeyi o idi. Sevinci, medâr-ı tesellîsi o idi” ifadeleri büyük bir hakikati ifade ediyor ve bizleri derin bir tefekküre sevk ediyor. İnsanlar birbirlerine soruyor "Evin, araban var mı?" Hatta artık kız...

    İade-i İtibar

    İade-i İtibar

    Yıl 1993…24 Şubat…TBMM İnsan Hakları Komisyonu Said Nursî Hazretleri’nin itibarının iade edilmesini kararlaştırmıştı…. Bediüzzaman’ın itibarının bir yere gittiği yoktu zaten.Fakat bazı kafalarda tabu olarak görülüyordu.Milletin nezdinde itibarı o zamanda yüksekti, şimdide.Kıyamete kadar da öyle kalacaktı.Yıllarca devletin emniyet ve istihbaratını meşgul...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    Belarus’taki fuarda Risale-i Nur ilgisi

    Belarus’taki fuarda Risale-i Nur ilgisi

    Minsk şehrinde düzenlenen uluslar arası kitap fuarında, ziyaretçiler farklı dillerde basılmış Risale-i Nur eserlerine yoğun ilgi gösterdi.  Belarus’taki fuarda Risale-i Nur  ilgisi5-9 Şubat 2014 tarihleri arasında Belarus’un başşehri Minsk’te 21. Minsk Uluslararası Kitap Fuarı düzenlendi. Organizasyonda 26 devletten 600 adet stand yer alırken bu ülkelerin vatandaşı...

    Bediüzzaman Menderes’in şahsına mı oy verdi?

    Bediüzzaman Menderes’in şahsına mı oy verdi?

    Fesübhanallah. Hiç umulmadık kişilerin ağzından “Bediüzzaman Hazretleri Adnan Menderes’e oy verdi” diye başlayıp: “Bediüzzaman Hazretleri hayatta olsaydı, bugün Tayyip Erdoğan’a oy verirdi” diye devam eden sözler işitiyoruz. Üstad Bediüzzaman’ın hayatını ve bilhassa meslek-meşreb düstûrlarını az buçuk bilen bir kimse, bu tür isnat ve iddiaların gerçeği...

     Osman Kurnaz Ağabey ve Almanya hizmetleri

    Osman Kurnaz Ağabey ve Almanya hizmetleri

    Isparta’nın Eğirdir kazasının Sarıidris Köyü... Bu köy, Barla Gölünün doğu yakasına düşer. Diğer yakasında ise Barla ve Çamdağı var.Hepimizin malûmu olduğu gibi Üstad Hazretleri Çam Dağı’na çıkar, tefekküre dalar. Masmavi göl, gölün etrafı yemyeşil, sıra dağlarla kapalı. Masmavi gökyüzü... Üstadın Yıldız Sarayına değişmem dediği mübarek...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER
    *Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
    1950 Makedonya Köprülü vilayeti Valandova kazası Kızıldoğan köyü doğumluyum. 1961 Haziran’ında ilkokulu ...

    Cami temeli atan slovenya başbakanı: avrupa, islam sayesinde farklı kültürlerin buluştuğu bir kıta oldu.

    DİNLER ARASI İŞBİRLİĞİ

    Slovenya Başbakanı ...

    Yeni Asya’dan Ali Toker Beyefendi “Yusuf kardeşim, Cevşen ve Türkçe açıklamasına Kur’ân hattıyla bize bir kompozisyon yapıver” dedi. Sadece Cevşen’i ...

    Araştırmacı-Yazar İslâm Yaşar’la Bediüzzaman üzerine bir sohbet

    İnsanlar yaptıkları işlerle anılırlar. Tarihe adını geçirmiş insanlar da o tozlu ...

    İKİ sene arayla Mısır’a iki seyahat yapmıştık. Bunların ilkinde; El Ezher hocalarından Prof. Muhammed Ebu Leyla ve Ayn-şems Üniversitesi hocalarından ...

    Risale-i Nur mesleğinin dört temel esasından birinin şevk-i mutlak olduğunu, hareket ve faaliyetle kemalini bulacak olan hayatta himmet ve ...

    Gazetemizin 45. yılını 45 plâkalı ilde kutlamak güzel bir tevafuk olmuştu. Kısa süren bir yolculuktan sonra programımızı ifa edeceğimiz salona ...

    Memur-Sen Türkiye Buluşmasında Türkiye’de sorunların aşılması için kardeşliğin önemine temas eden Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, ...

    Risale-i Nur dairesine sıdk ve ihlâs ile girenlerin kazançları pek azîm ve küllîdir”1 diyor Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri.

    Ömrünün son ...

    Yeni Asya Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mehmet Mehmet Kutlular, Yeni Asya okuyucuları ile bir araya geldi. Kutlular, Risâle-i Nur Hizmetinin bu günlere ...
    Mânâsı: Mülkün ezelî ve ebedî sahibi.

    “De ki: Ey Mülkün Sahibi Allah’ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip alırsın, dilediğini ...

    Altmışlı yıllarda ismi Nur camiasında çokça bilinen bir Nur hizmetkârıydı Tahir Ağabey. En büyük özelliği de Nur Risalelerinden saatlerce ezberden ...

    Türkiye, yeni bir referandum sürecinin içine girmiş bulunuyor. Mevcut anayasanın Meclis'te ve AYM'de değişikliğe uğrayarak son şeklini alan 26 ...
    Güzelliğin ne güzel çeşitleri, ne revnaktar renkleri, ne değişik şekilleri, ne başka halleri var. Farklı kabiliyetler, farklı cihâzâtlar, farklı ...

    Her gidişin yol arkadaşıdır yollar! Üzerindeki her çizgi bir yığın yılı barındırmakta, yollar da; hüzünler, sevinçler, ayrılıklar, kavuşmalar… Çoğu ...

    EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİVESSİGARA
     
    Sigaranın zararlarından, helal ya da haram olduğundan bahsetmeye gerek yok. Bunu, hakkelyakin ...

    Avustralya’nın Melbourne şehrinde 8 milyon dolara mal olacak İslâm Müzesinin temeli İslâm İşbirliği Teşkilâtı Genel Sekreteri Ekmeleddin ...

    İnsan zaaflarla donatılmış bir canlı. Her bir ihtiyaç, ekonomide yeni sektörlerin yolunu açmış. Acıktığı için tarım ve gıda sanayi gelişiyor, ...

    FİLİSTİN Evkaf ve Diyanet Bakanı Mahmut El Habbash, ‘’Maddî ve manevî olarak, basın olarak bizimle birlikte olmanız gerekir. Kudüs’ün kandillerini ...

    Japonya'da dün sabah meydana gelen 8.9 büyüklüğündeki depremin sebep olduğu dev dalgalar, ülkenin kuzeydoğu kıyılarını vurdu. Şiddeti konusunda ...
    MOSKOVA, sosyalist rejimin çöküşünden yaklaşık 20 yıl sonra ‘İmam Hatip’ talebi ile Ankara’nın kapısını çaldı. Akşam Gazetesi’nde yer alan habere ...

    Düseldorf’a geleli birkaç gün oldu.

    Buradaki kardeşlerimizin davetlisi olarak, Kurban Bayramı tatilini içine alan iki haftalık bir hizmet programı ...

    Bediüzzaman Hazretlerinin Tarihçe-i Hayat eserinin en arkasında yer verdiği Avrupa Nur Cemaati′ne ait fotoğraf, işte bu köyde çekilmiş.

    ŞAHİNKÖY ...

    27 Ocak 2003’de 80 yaşında vefat eden Schimmel, İslâm üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan bir mütefekkirdi… Vefat yıldönümü vesilesiyle o­nu ve ...

    Almanya’da Peygamber Efendimizin (a.s.m.) doğum günü münasebetiyle düzenlenen Kutlu Doğum programları her geçen yıl artıyor. Almanya genelinde her ...

    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ
    “Kur’ân’da ve hadislerde geçen sağ ve sol konusunu açıklar mısınız? Sağın iyiyi ve solun kötüyü temsil etmesinin hikmeti nedir?”
    28 Şubat, başta başörtülüler olmak üzere, imam-hatipler, dolayısıyla meslek liseleri ve Kur’ân kurslarına gidecek çocuklara indirdi en büyük ...

    Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, maddî ve metafizik âlemde yer işgal ...

    Kur’ân-ı Kerîm bütün kâinatı ilgilendiren, mahlûkatın ve mevcudatın varlık sebeplerini, mânâlarını, sırlarını, taşıdığı değerleri insanlığa izah edip ...

    Bir tesbite göre; kudret kitabı mânâsında olan “kitâb-ı mübîn”, Kur’ân’dan ibârettir. “Yaş ve kuru ne varsa apaçık bir kitapta yazılmıştır” 1 âyeti ...

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Malezya, “gelişmiş ülke” statüsünü kazanan ilk Müslüman ülke olmak istiyor. İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi Malezya’nın başbakanı Abdullah ...
    Son 4 yıldır eğlendirici oyunlar, bulmacalar ve resimlerle eğitim verilen Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yaz Kur’ân kurslarına ilgi her geçen ...
    Yüzde yüz yanlış olan ‘yasak’larda ısrar edilmesi, insanı hayrete düşürüyor. 28 Şubat süreciyle başlatılan bir yasak da “ilköğretim 5. sınıfı ...

    KAPALIÇARŞI'DA satılmak istenen altın işlemeli, el yazması Kur’ân-ı Kerim’e el konuldu.

    Kapalıçarşı’da tarihî bir Kur’ân-ı Kerim satılmaya çalışıldığı ...

    ERZURUM’DA yaklaşık 500 yıldır aralıksız devam eden binbir hatim geleneği kapsamında Erzurum’da bir ay içerisinde vatandaşlar camilerde 12 bin 750 ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Varlık aleminde işleyen temel sırlardan biri şeffafiyettir. Bu sırra mazhar olanlar cismen ve şeklen kendilerini ön plana çıkarmazlar. Eşya ...
    Maddeye bakışımız ve onun hayatımıza kattığı anlam insanlık aklının ortak ürünü olan çalışmalarla gittikçe daha genişliyor. Madde ve mânâ ayrımı ...
    Tahavvülat-ı zerrat bahsinin girişi ya da önsözü diyebileceğimiz "Mukaddime"nin ilk cümlesi şöyledir: "Tahavvülat-ı zerrat, Nakkaş-ı Ezeli'nin ...
    Cennetin tarif edilmez lezzetlerinden ve Cehennemin kahredici azaplarından bir kısmı dünyada numuneler ve gölgeler şeklinde yaşanıyor. Bu türden ...
    Varlığın besmelesi Âlemlerin Rabbi’nin güzelliklerine yönelik çok güçlü bir duygu olmalıdır. Bu mukaddes ve mualla duygu ile şekillenen varlık ...
    Rububiyet, sözlük mânâsı olarak, Cenâb-ı Hakkın bütün zaman ve mekânlarda her türlü varlığa ...
    Para ve zevk.
    Bu iki nesnenin bitmez, tükenmez, zehirli boş hülyaları. O erişemediğim ve eriştiğim takdirde dahi beni hayatta mesut ...

    Fazilet sahiplenildiğinde, Sahib-i Hakiki'sini yansıtmadığında, ancak vitrinde satılan bir elbise gibidir. "Gıpta damarını tahrik"ten öte bir anlam ...

    İnsanoğlu için en büyük merak konusu olan şeylerin başında muhtemelen kendi yaradılış gerçeği, kâinatla olan alâkası ve ikisi arasındaki ...
    Her şeyin bir sâbit, bir de değişen yüzü vardır. Bir şeyin sâbit yüzü itibariyle hep aynı kalması, ama değişen yüzü itibariyle de değişmesi ...

    Risale-i Nur’u tanıyan, öğrenen ve bilenler Risale-i Nur’un kendilerini nasıl tanıdığını ve bildiğini merak ediyorlarsa iman ilminin en parlak ...

    Günümüzde görüşüp konuştuğumuz insanlar karamsarlıklar, sıkıntılar içerisinde sürekli birilerinden, bir şeylerin ters gittiğinden şikâyetler ...

    Durduk yere adeta kıyasıya bir “ölüm kalım mücadelesi”ne dönüştürülen 30 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kalmışken, 2009 mahallî seçimleri ...

    Fıtratı insan, insanın yaratılışından, imtihana tabi oluşundan dolayı daima gayr-i müsbete, menfiliğe ve müsbete, güzelliği meyillidir. Çünkü Cenab-ı ...

    İnsan köprülerden geçe geçe son köprüye varacak, işte o zaman köprüleri bir kenara bırakıp kendisi için hazırladığı ebedî hayatını yaşamaya ...

    Tarih boyunca eğitimde büyük reformlar, savaş, kriz gibi olağanüstü hallerin ardından yapılmıştır. Bu yenilikçi tavır, Osmanlı Devleti’nin son ...

    Risâle–i Nur'dan iki nükte (1994 baskılı nüshalar)

    Birincisi: “İnsan, kendi vazifesini yapıp Cenâb–ı Hakkın vazifesine karışmamalı. "Meşhurdur ki, ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Sual: Sen bu zamanın hâdisâtına, fitne–i âhirzaman diyorsun. Halbuki hadiste vârid olmuş ki, “Âhirzamanda Allah Allah ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Harb–i Umumîde, esaretle (1916–1918), Rusya’nın şark–ı şimalîsinde (kuzey–doğusunda), çok uzak olan Kosturma vilâyetinde ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Harb–i Umumiden evvel (1913), ben Van’da iken, bazı dindar ve müttaki zatlar yanıma geldiler, dediler ki: “Bazı ...

    “Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

    Kur’ân-ı ...

    Meslek; kelime anlamı itibariyle; usûl, tarz, tutulan yol, davranış, doktrin ve sistem demektir. Meşrep ise; tabiat, huy, mizaç, âdet, ahlâk, hareket ...

    Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın asrımızı kucaklayan aydınlığıdır. Dayandığı nokta, bağlandığı ip, doğrudan doğruya Kur’ân’dır. Kur’ân’ın asrımızı şemsiyesi ...

    Risale-i Nur bu asırda iman hakikatlerini ispat görevini yüklenmiş ve asır insanının mizacına, hastalıklarına göre Kur’ân eczanesinden reçeteler ve ...

    “Risâle-i Nûr, sefine-i Nuh gibi, Anadolu'yu cebel-i Cudî hükmüne getirip, küre-i arzın yangınından ve tokatından kurtulmasına bir sebeptir.” ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Müfteri iftiraya doymaz.

    Siz bir dizi iftirasını çürütün, o­na en sağlam, en keskin delillerle cevap verin, o kısa sürede ortaya yeni bir ...

    Suriye’deki iç savaşın ve PKK’nın Suriye kolu PYD ile El Kaide’nin uzantısı El Nursa cephesi arasında yirmi gündür süren çatışmaların yeniden ...

    Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

    Doç. Dr. Gülümser Heper’in diğer bir önemli yanılgı ve çelişkisi de, Said Nursî’nin modern ...

    Yazar Soner Yalçın'ın "Efendi-2" isimli kitabı, büyük bir gürültü ve sansasyonla piyasaya sürüldü.

    Kitap hakkındaki ilk duyuruyu, Hürriyet ...

    Tarihî yeşil ve münevver Bursa, Hz. Üstadımızın lisanında “Anadolu’nun medresesi” olması hasebiyle sekiz senedir bir gelenek hâline getirdiği ...

    Bediüzzaman sıkıntılı Eskişehir hapsinden sonra kuş uçmaz kervan geçmez bir il olan Kastamonu vilayetine mecburî ikamete sevk edilir. Yolların tozlu ...

    Bir haf­ta sü­ren Al­man­ya se­ya­ha­tin­den çok gü­zel, çok ha­yır­lı ve bir o ka­dar da müj­de­li ha­ber­ler­le dön­dük.

    Bu ha­yır­lı ve müj­de­li ...

    Bitlis’te bir okula Said-i NursÎ Anadolu İmam Hatip Lisesi ismi verilmesine rağmen, şimdiye kadar MEB, sisteminde okul ismiyle ilgili bir değişiklik ...

    Risale-i Nur isimli külliyatıyla bilinen Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili en çok merak edilen soru Meclis'e soruldu.

    Türkiye Partisi (TP) ...
    Merhum ve şehid Zübeyir Gündüzalp hakkında yazılan kitap sayısı yanılmıyorsam onu geçti. Bu güzel ve mükemmel insanı, yıllar önce rüyamda, ...

    Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin hizmetinde bulunan ve şu anda Bursa’da ikamet etmekte olan Üzeyir Şenler, hasta yatağında duâ bekliyor.

    On ...

    MOLLA Said’in Mardin hayatında çok özel bir yeri olan, Ensari ailesinin önemli ve değerli simalarından biri de şüphesiz Abdülgani Beydir. ...

    Bediüzzaman bütün âleme ders vermiştir

    Hakkı Yavuztürk kimdir?

    Hakkı Yavuztürk, 1934’de Kemaliye’de doğdu. Sağlık memurluğu yaptı ve bu alanda emekli ...

    "İsmini nasıl duydum"

    "Bu fakir, Urfa'nın çevresindeki sakin, nim-bedevi, ekrad aşairinden birisi olan Badıllı aşiretinin çok eskiden beri ...

    Yakîn derecesinde, şuhud derecesinde bir îmânın, bir îmân-ı tahkîkînin, kâinâta kâinât üstünden bakan bir îmânın haykırışıdır bu: “Gözümde ne ...

    Büyük İslâm âlimi, Kur’ân müfessiri ve çağın müceddidi Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin 43. vefat yıldönümü, Bağdat başta olmak üzere Irak ...

    Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
     
    “Kaçın… ...

    “Aziz sıddık kardeşlerim!

    Bu yaz mevsimi, gaflet zamanı ve derd-i maişet meşgalesi hengâmı ve şuhur-u selâsenin çok sevaplı ibadet vakti ve zemin ...

    Bediüzzaman, Şark’taki aşiretlere verdiği “meşrûtiyet”, bugünkü anlamıyla demokrasi ve hürriyet derslerinde, “Bizim düşmanımız cehâlet, zarûret ...

    “Bahtiyar bir ihtiyar var. Etrafı sekiz yaşından seksen yaşına kadar bütün nesiller tarafından sarılmış. Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı… Fakat ...

    Dünkü "Dağa çıkmak..." başlıklı yazımızın devamını bir sonraki güne bırakarak, pek mühim bir meselenin yeniden gündeme gelmesi münasebetiyle, Hz. ...

    Tarihte iz bırakmış ve büyük hizmetler ortaya koymuş şahsiyetlerin hayatları, daha sonra gelenler tarafından tahliller, yorumlar ve analizler ...

    -Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-

    İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.
     
    Gözlerime inanamıyorum diye ...

    İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

    • Kitap Bahçesi

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

    “BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...

    Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

    Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

    “İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

    ...

    Neşriyatımızı dikkatle takip eden okuyucularımıza bugün de bir kitap tanıtımımız var. Kitabımız tarihî bir roman: Sır İçinde Sır.

    Neşriyat olarak ...