Anasayfa Risale-i Nur Mana-i Harfi İmam-ı Mübin Nazari, Kitab-ı Mübin Bedihi Kader Tecellileridir
İmam-ı Mübin Nazari, Kitab-ı Mübin Bedihi Kader Tecellileridir Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 21 Eylül 2001 01:00

"Şu defterin vücudu, Yirmi Altıncı Sözde, hem Onuncu Sözün Haşiyesinde ispat edilmiştir."


Kader ile İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin mefhumları arasındaki bağlantıları "tahavvülat-ı zerrat" çerçevesinde ele almaya çalışmıştık. Bu konuya ışık tutan Yirmi Altıncı Söz'ün Üçüncü Mebhas'ından yardım almaya devam edecek olursak şu cümlelerle karşılaşıyoruz: "Evet, bir çekirdekte, hem bedihî olarak, irade ve evâmir-i tekviniyenin ünvanı olan Kitab-ı Mübînden haber veren ve işaret eden, hem nazarî olarak emir ve ilm-i İlâhînin bir ünvanı olan İmam-ı Mübînden haber veren ve remzeden iki kader tecellîsi var: Bedihî kader ise, o çekirdeğin tazammun ettiği ağacın maddî keyfiyat ve vaziyetleri ve heyetleridir ki, sonra gözle görünecek. Nazarî ise, o çekirdekte, ondan halk olunacak ağacın müddet-i hayatındaki geçireceği tavırlar, vaziyetler, şekiller, hareketler, tesbihatlardır ki, "tarihçe-i hayat" namıyla tabir edilen, vakit be vakit değişen tavırlar, vaziyetler, şekiller, fiiller, o ağacın dalları, yaprakları gibi intizamlı birer kaderî miktarı vardır. Madem en âdi ve basit eşyada böyle kaderin tecellîsi var. Elbette umum eşyanın vücudundan evvel yazılı olduğunu ifade eder ve az bir dikkatle anlaşılır."

Bu bölümde "şimdi"nin karşılığı "bedihi" oluşla, mazi ve müstakbel ise "nazari" oluşla ifade edilmektedir. Zerrelerin halden hale geçerek kaynaştığı bir alemde -ve yeni fiziğin verileri ile her bir zerrenin bütün ile bağlantılı olduğu bir ortamda- bu kavramlar daha iyi anlaşılır bir hale gelmiştir. Varlıkları teşkil ettikleri düşünülen milyarlarca zerrenin, belli kalıplar var da onların içinde hareket ediyormuş gibi sergiledikleri tavırlar, şuur ve idrak sahiplerinin zihinlerinde manaların oluşumuna zemin hazırlayan zerreler ile etkileşerek "şimdi"lik manasını netice verirler. Bu mana ile "elle tutulup, gözle görülmek", "hissetmek", "var bilmek" gibi pek çok mana yaşanır. Şehadet alemi, mülk alemi, varlıklar alemi dediğimiz kavramlar bu şekilde oluşturulur. Yani "varlık" manası da zerrelerin hareketi ve ruh denilen ayinede oluşturdukları ihtizaz, titreşim ve değişimin sonucu olmalıdır. Bu bağlantılar ise, ancak oluşum ve etkileşimler esnasındaki kayıtlarla kurulabilir. Aksi takdirde kopuk kopuk levhaların yan yana gelip kaybolmasından ibaret bir varlık alemi oluşurdu.

Varlıkların varlık aleminde algılandıkları süre boyunca içine girdikleri tavırlar, şekiller (metindeki tabirle "...tarihçe-i hayat namıyla tabir edilen vakit be vakit değişen tavırlar, vaziyetler, şekiller, fiiller") kaybolup gidecektir. Halbuki bu değişimler de farklı ifade tarzlarıdır. Onların da ağacın dalları, yaprakları gibi intizamla birer kaderî miktarı vardır. Çiçeğin şeklini, yaprakların büyüklüğünü tayin eden ve tohumdan çiçeğe her anını belli bir program ve kayıt altında yürüten sistem, rüzgarla salınımı da kayıt altına almış olmalıdır. Yıldızlar, insanlar, hayvanlar ve bitkiler sürekli bir değişim, gelişim ve başkalaşım içerisindedirler. Bu değişim ve başkalaşımlar da rasgele, gelişigüzel, tesadüfen değil, bir tayin ve takdir ile yürümektedir. Bu hallerden de manalar, tesbihatlar ve esma ifadeleri doğar. Bu hal tek tek fertlerde olduğu gibi bütünde de gözlenir. Zerrelerin birbirinden etkilendiği bir düzende, onlardan teşkil edilmiş gezegenlerin ahenkle dönüşünü, bitkilerin gelişimini, hayvanlar alemindeki işleyişleri, insanların köy, kasaba, şehir ve ülkelerdeki karıncalar misali işleyen topluluklarını yani bütün alemdeki hareketleri bir tahayyül edin!.. Bu akıl almaz işleyişin, sayısız zerrelerin akıl almaz bir süratle yaptıkları hareketlerle oluştuğunu bir düşünün!.. Böyle bir işleyişin plansız, programsız, birbirinden ilgisiz olduğu söylemek insanoğlunun ulaştığı ilim ve hikmet düsturlarına uyar mı?

Varlık ve hayatın her bir enstantanesi, en küçük zaman dilimlerinde vücuda gelen cüzleri zaman ve mekan içinde ayrışmış bütünlüğü ile manalara ve ilme dönüşmektedir. Çekirdekler, tohumlar ve genetik şifreler; her şeyin varlık sahnesine çıkmadan önce "ilmen" var edildiğine, dolayısı ile her bir şeyin gerçek şekilleri ve özleri ile kayıtlı olduğuna işaret ederler. Zerrelerin işleyişi de söz konusu bu kaydın işaretleridir. Bunlar; bizim algılayabileceğimiz vücut alemine (bedihi aleme) çıkmamış nazari varlıkların ifadesi olurlar. "Şimdi" olmamış geçmişler ilme dönüşürler, gelecekler ise zaten henüz ilmidir, nazaridir. Zahiri, farazi ve itibari bir vücut ile "şimdi" (hal-i hazır) yaşanır. Bu da "bedihi"lik olur. Aslı itibariyle bu da bir tür ilimdir. Ancak "gayr" görevini üstlenmiş vücut sahiplerinin ayinelerinde "mevcudiyet", "varlık" şeklinde ifadesini bulur. Evet, "kader, ilim nevindendir" ve iki türlü tecelli eder. Biri; irade sıfatından gelen yaratılış emirlerinin harici vücuda geçişi tarzında ifade edilir. Bu, bizim ölçülerimizle daha bedihi, açık, elle tutulur ve gözle görülür ifadeler bütünüdür. Bu tecelli daha çok Kitab-ı Mübin'i anlatır; plan, program demektir ve kaderin pratikteki ifadesidir. Kaderin bir de bütün bu işleyişlerin ilimden gelip ilme döndüklerini ifade eden, daha teorik ve zihni düzeyde, şehadet aleminin dışında eşya bağlantılarını kuran nazari tecellisi vardır. Bu ise "emir ve ilim" habercisidir. Yani, her şeyin başlangıcını, hazır halini, geçireceği safhaları, bitişini (yani evvelini, zahirini ve ahirini) bilen, programlayan ve bu çerçevede vücuda geçişi için emir verip, işleri yürüten bir merciin işaretçisidir. Bu işaret ve yaşanılan bu manalara İmam-ı Mübin denmektedir.

Zerreler, halden hale geçişleriyle, kaynaşmalarıyla, süratli hareketleriyle her an "varlık" adı verilen ifadelerin oluşumunda hizmet edip imkandan vücuba geçerken Kitab-ı Mübin manasını ifade ederler. Diğer taraftan ard arda gelen bu varlık levhalarının kaydı ile ilişkiler, durumlar, değişiklikler, başkalaşımlar tarzındaki ifadelerin zemini olurlar. Varlık düzeyinde çekirdekler, tohumlar, hafızalar gibi kayıt ifadeleri ile bağlantılı cereyan eden bu ifadeler, İmam-ı Mübin'i anlatırlar. Her iki halde, her iki türden ifade şeklinde hem bir plan, program, takdir kendini göstermekte hem de varlıkların ilme dönüşümü ile varlık tarlasının mahsulatı hasıl olmaktadır. Asıl olarak ilmi tecelliler olan İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin, kader tecellisini tamamlayan zeminler haline dönüşürler. Zaten zerreler de bu tecellinin sonucu ifade edilen ölçü ve takdir sınırları içinde tahavvül ediyor olmalıdır ki, varlık ve kainat bizim ölçülerimize uygun hal-i hazırdaki ifade şeklini alabilsin.


Bu makale 6488 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün4639
    Dün10147
    Bu Hafta23121
    Bu Ay292019
    Toplam22418894

    Sitede şuan 491 ziyaretçi var.


    Risale-i Nur’un meşrebi

    Risale-i Nur’un meşrebi

    Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Tesettüre makyaj uyar mı?

    Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Ankara’da uhuvvet buluşması

    Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

    Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    Bir gencin dilinden Yeni Asya

    İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

    Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER

    Toplumu tanıdıkça önyargıların azaldığını ifade eden Mansur, “Gördüm ki çok değişik insanlar var. Beyin olarak geniş görüşlü biri başörtülü ...

    Mavi Marmara Gemisi’ne İsrail’in saldırması sonrası çıkan tartışmalar acaba yeni mi? Yoksa bölgede gerçekleşen güç yarışının ve çatışmasının net ...

    Pozitivizmin temsilcisi olan ateist ve materyalist felsefeciler her şeyin tesadüfen ve ezeli olan bir maddeden varolduğunu savunurlar ve bunu da aklî ...

    İlahiyatçı Prog. Dr. Adnan Demircan, Kur'ân'ın evrensel ilâhi mesajına bakılarak insanlığın yaşadığı bütün sorunlara çare bulunacağını söyledi. ...

    Eğitimci-yazar Süleyman Karacelil, Kutlu Doğum Haftası faaliyetlerinin gönüllülük esasına göre göre düzenlenmesi gerektiğini belirterek, ...

    11 Mart tarihinde Almanya’nın Köln şehrinde, „Yeni Asya Hanımlar Nur Ekolü“ tarafından düzenlenen Seminer’de Bediüzzaman Said Nursî, vefatının 52. ...

    “Andolsun, Allah’ın Rasûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb ...

    Nur hizmeti, dünyanın her tarafında olduğu gibi, esas çıkış noktası olan Nurs köyünde de bütün ihtişamıyla devam edip gidiyor.

    Üstelik, bu hizmet ...


    Şu Kâinat Sahibi yaptığı her şeyi bilerek yapıyor. Bütün kâinatı bilerek tedbir ve tedvir ediyor. Görerek terbiye ediyor.

    Her şeyde maslahatları, ...

    Felâket ve helâket zamanları olan 19 ve 20. Asırlar da tahribatlarını şu yolla yapmışlardı: Milletin 1000 yıldan beri kullandığı “elif-ba” (alfabe) ...

    MGK’nın 28 Şubat 1997’deki toplantısına izafeten “28 Şubat süreci” olarak adlandırılıp post-modern darbe ya da müdahale gibi nitelemelere konu olan ...

    Bazılarınızın, “Ahmet Battal yine garip bir başlık atmış” dediğini duyar gibiyiz.

    Olsun, okuyunuz bakalım garip mi?
    Konfüçyüs’e atfedilen meşhur bir ...

    Yavuz Bülent Bâkiler, 1931’de Devlet Matbaasında basılan ve 1950’ye kadar okullarda okutulan Tarih kitabında Peygamberimizin nasıl anlatıldığını ...

    Ortadoğu ve Körfez bölgesinde yaklaşık dört ay boyunca çalıştım. Gemiyle gittiğim limanlarda birçok insanla tanışma ve konuşma fırsatım oldu. ...

    Pendik’ten Ahmed Ağabeyimizin, daha önce yazdığımız “Duânın etkisi, yansıması ve dönüşü” mevzuunun genişletilerek ele alınmasının mümkün olup ...

    “Ölülerinizi hayırla yãd ediniz!” buyuruyor, Peygamber Efendimiz... Hadis-i şerif, iki aslî unsura sahib: Birincisi, ölünün aidiyetini tãrif ediyor; ...

    Minsk şehrinde düzenlenen uluslar arası kitap fuarında, ziyaretçiler farklı dillerde basılmış Risale-i Nur eserlerine yoğun ilgi gösterdi.
     
    ...

    Sabahın ilk saatleri...

    Henüz gün ışımamış...

    Bir cezaevinin önü...

    Gazeteciler, fotoğrafçılar, TV kame-raları...

    Gazetemizin Ankara Haber Müdürü Umut Yavuz, Ankara Pursaklar Asyanur Kültür Merkezi’nde “Büyük Ortadoğu Projesi ve Ortadoğu’da Oynanan Oyunlar” ...

    Çeşitli rüzgarlar var, çeşitli rüzgarların olduğu gibi, fikir rüzgarları da vardır. Türkiye’mizde ve dünyada bir zamanlar sahiller rüzgarı vardı ve ...

    Bir program, ama ne çok meyvesi var. Tıpkı bire bin veren bir meyveli ağaç gibi. Görüşmekler, tanışmaklar, sohbetler; arkadaşlıklar, dostluklar, ...

    Bediüzzaman Said Nursi vefatının 48. yıldönümünde Almanya-Köln’de düzenlenen “Aile” konulu bir panelle anıldı. Geniş bir izleyici topluluğunun büyük ...
    Almanya’da yedi yıldır bu vakitlerde yapılan Bediüzzaman buluşmalarının bu defaki konusu “İstikbale dair müjdeler”di.

    Toplantılarda bu başlık ...

    Hanımların Hollanda’da ağırlığı her sahada hissedilmektedir. Türk asıllı olup orada dünyaya gelen hanımlara da, sonradan ebeveynleri tarafından ...

    II. Viyana Seyahati

    Daha evvelden hiç gitmediğimiz Avusturya’ya, bu sene peşpeşe iki defa gidip görmek nasip oldu.

    İlk gidişimiz, bundan altı hafta ...

    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ

    Said Nursi’nin okumuş olduğu fen-bilimleri ile din bilimlerini birleştirdiği, bilimi tevhid bakış açısıyla yorumlayarak bilimin içeresinden Allah’ın ...

    Kur'an-ı Kerim, manasıyla, üslubuyla, kelimeleriyle, açıklamalarıyla, camiiyetiyle, gaybdan verdiği haberleriyle, gençliğini korumasıyla ve ...

    Şükürler olsun ki, Kur’ân-ı Kerîm’i okumayı öğrenmenin önündeki engeller kalktıkça, Kur’ân’ı kalbine yazanlar çoğalmaya başladı. 28 Şubat 1997 ...

    İstanbul’da yaşamanın en önemli avantajlarından ve en güzel taraflarından biri de bence, Cuma namazınızı isterseniz Eyüp Sultan’da, Süleymaniye’de, ...

    -Hafız Gönenli Mehmed Efendi’nin vefat yıl dönümü münasebetiyle-

    Cumhuriyet döneminin en meşhur kıraat âlimlerinden ve asıl ismi Mehmed Öğütçü ...

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Malezya, “gelişmiş ülke” statüsünü kazanan ilk Müslüman ülke olmak istiyor. İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi Malezya’nın başbakanı Abdullah ...

    DİN Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen ‘Hafızlık, Kur'ân-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması’nın Antalya İl ...

    Gazeteniz Yeni Asya abonelerine Kur'ân Ayı Ramazan'da okunsun diye cüz cüz Kur'ãn hediye ediyor. Üstelik hediyeler Ramazan başlamadan peşinen ...

    DİYANET İşleri Başkanlığınca düzenlenen Yaz Kur’ân Kursları’nda engelli öğrenciler için brail alfabesiyle işaret dilini bilen öğreticiler ...

    KIrşehİr Merkez ve ilçelerinde görev yapan Din Görevlileri arasında “Hafızlık, Kur’ân-ı Kerim’i ve Ezanı Güzel Okuma Final Yarışması” yapıldı.

    ...

    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Eğer ruhumuz, cesedimizin şekillendirildiği ilk anlarda onunla irtibatlı olsaydı ve hafızamız olup da yaşadıklarımızı kaydetseydi, aczi anlatmaya ...
    Bu konuyu anlamaya bir deneyle başlayalım. Elinize beyaz bir kağıt alın ve üç ayrı yerine "1" rakamı yazıp çevrenizdekilere kağıtta ne yazılı ...

    Eğer desen: "Bu derece mü'minlere muzır ve müz'iç olan vesvese ne hikmete binaen bize belâ olmuş?"

    Elcevap: İfrâta varmamak, hem galebe ...

    Bu savunma mekanizması, aynı zamanda bir his yanılması ile bağlantılıdır. Ferdin tam olarak benimsemediği inançları kabullenmesine yardımcı ...
    Hayat insana aczini ve fakrını çok farklı şekillerde yaşatıyor. Hastalıklara, musibetlere, felaketlere karşı aczimiz, pek çok anda elimizden bir ...

    Bediüzzaman’ın yarım asırlık süreyi aşkın bir zaman diliminde, zihninden bir türlü çıkmayan, en büyük ideali ve gaye-i hayalim dediği ve devamlı ...

    Kelime olarak “şüphe, işkil, kuruntu, tereddüt; kalbe gelen asılsız kötü ve sinsi düşünce” ...

    Fazilet sahiplenildiğinde, Sahib-i Hakiki'sini yansıtmadığında, ancak vitrinde satılan bir elbise gibidir. "Gıpta damarını tahrik"ten öte bir anlam ...

    “Hüda, İnsaniyet ve Medeniyet Masası”

    Aklî ve ruhî dengesi yerinde olan her insan mutlu olmak istemekte, mutluluk için bir şeyler yapmaya ...

    “Hüden lİl-müttakîn” cümlesindeki nûr-u belâğat dört noktadan tezahür etmiştir:

    1- “Bu cümlede mübteda mahzuftur. Bu hazf, cümleyi teşkil eden ...

    Üstad Bediüzzaman Hazretleri, güneşin batışının ardından, birden, ihtiyarsız tarzda kalbe ihtar edilen Felak Sûresi’nin zahir ve aşikâr gaybî ...

    “Aziz, sıddık kardeşlerim! Kat’î kanaatim gelmiş ki, gizli dinsizler, resmî bazı memurları aldatıp Nurun mahrem büyük risaleleri içinde yalnız ...

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri tarafından Şam’da Cami-i Emevî’de irad edilen, çok ehemmiyetli görüldüğü için bir haftada iki defa tab edilen bu ...

    Kendisini Risale-i Nur Talebesi olarak görenler haftada bir gün ev derslerine katılır, istifade ederler. Fakat "ev dersi" derken ben bunu ...

    Risale-i Nur okumaları, asrımızın vahim özelliklerinden dolayı ehemmiyet arz etmektedir. Bir yanda dalâlet, öbür yanda sefahat fikirlerinin ağır ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    "Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile ...

    Yakın Tarihten Portreler

    Bütün dâvâsı “imâna hizmet” olan Said Nursî'ye düşmanlık edenlerin, o zâta kin ve öfke dolu sözlerle saldıranların, akla ...

    Yıldırım’dan iki yıl sonra

    Büyük "Timur İmparatorluğu"nun kurucusu Emir Timur, rakibi ve muarızı olan Yıldırım Bayezid’den iki yıl sonra bugün (18 ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    Beşerin başı ihtiyar; edvâr–ı hamsesi (beş devri) var: (1) Vahşet ve bedeviyet, (2) memlûkiyet, (3) esâret, şimdi dahi (4) ...
    Bediüzzaman diyor ki:

    Eski Said bir hiss–i kablelvuku ile "Bu Osmanlı ülkesinde büyük bir parlak nur çıkacak"; hattâ Hürriyetten (1908'den) evvel ...

    Dünya, dersine çalışıyor

     

    Kur’ân tefsiri Risâle-i Nurlar, asrı tenvir etmeye devam ediyor. Artık Anadolu’nun kasabalarından, ...

    Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...

    BİRİNCİ BÖLÜM

    Risale-i Nur'un meslek ve meşrebi

    Bir fikir hareketi ya da bir düşünce sistemi incelenirken, evvelâ incelemeye esas ...

    “Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

    Kur’ân-ı ...

    Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...
    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?
    Adam işten yorgun-argın evine döner. Yemeğini yer, koltuğuna çöker ve gazetesini okumaya başlar. Bu sırada hamur yoğuran hanımı, bir fıkra ...

    İnsan hayatının en önemli dinamiklerinden birisi de eğitimdir. Eğitim deyince sadece sosyal hayatın gereklerini öğreten ilim anlaşılmamalıdır. İnsan ...

    Bediüzzaman’dan adalet prensipleri:

    Yargı hür, bağımsız ve tarafsız olmalıdır: “Hükümetin daireleri içinde en ziyade hürriyetini muhafaza etmeye ve ...

    Bediüzzaman Said Nursî, 1907’de, Sultan Abdülhamid’e doğu meselesinin çözümü ile ilgili düşüncelerini aktarmak üzere İstanbul’a gelmiş, bir süre ...

    1- “İşte şimdi salâhat ve mahareti, tabir-i âharla fazîleti ve hamiyeti, nur-u kalb ve nur-u fikri cem’ edenler, vezâife kifayet etmezler. Öyle ise, ...

    Kaderin sevkiyle Doğu Anadolu’dan Batı Anadolu’ya, Orta Doğudan Balkanlara, Rusya’dan Avrupa’ya kadar değişik il, ilçe ve memleketlere uğrayan ve bir ...

    TÜBA’YA yeni bir biçim vermek isteyen Kanun Hükmünde Kararname’nin tartışma götürmez biçimde yanlış olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini de ...

    Kemalist rejimin önce bizzat M. Kemal kanalıyla ve cazip tekliflerle ilettiği “Birlikte çalışalım” teklifini geri çeviren Said Nursî, sonrasında her ...

    BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin Emirdağ’da 1944’ten sonra 16 sene ikamet ettiği evin tıpkısı yapıldı. Bediüzzaman’ın Emirdağ Çarşı Camii′sine bitişik ...

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin vefatının 53. yıldönümü dolayısıyla Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı ile Risale-i Nur Enstitüsünün ...

    Mübarek vatan toprakları üzerinde yüzlerce beldede, sulhceza, ağırceza mahkemelerinde ve savcılıklarda Risale-i Nurları okuyan masum Müslümanlar ...

    Osman Demirci Hocanın, Fatih Camii’ni, avlusunu ve çevredeki yolları, sokakları dolduran binlerce insanın iştirakiyle kıldırdığı namazı müteakip, ...
    Risale-i Nur’un ilk muhataplarının, ihtiyaca göre parça parça yazdırılan her bir risale elle çoğaltılmak ve ...

    1906’da Ermenek’te doğdu. Uzun seneler Anadolu’nun muhtelif yerlerinde hükümet tabibi olarak hizmet etti. Emirdağ’da Bediüzzaman’ın doktorluğunu ...

    —Mehmed Karadal'ın anısına...—

    Kabrini düşün, yalnız, soğuk, dar, karanlık bir haps-i münferid...

    Hani eve gelir gelmez uzandığın lambanın düğmesi, ...

    Bediüzzaman Said Nursî’nin hayat safhaları için kullanılan Eski Said, Yeni Said ve Üçüncü Said tâbirleri, Risale-i Nur hizmetinin anlaşılması ve ...

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri birçok mektup ve risâlesinde, yıllardır gazete okumadığını, dünyadaki olayları izlemediğini ve merak ...

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) Efendimizden sonra gelen büyük İslâm mütefekkirlerini ve gönül sultanlarını zirveye çıkaran, kalplerde ve ...

    Bediüzzaman, 1907’de, zamanın kültür merkezi olan Fatih-Çarşamba semtindeki Şekerci Han’a yerleşir, kapısına “Burada her müşkül halledilir, her ...
    18-20 Mart tarihleri arasında Risale-i Nur Enstitüsü tarafından her yıl düzenlenen Risale-i Nur Kongresi dolayısıyla şerefli belde, Suriye’nin ...

    O, Garîb ve Bedîi bir insandı! Eşsiz ve güzel bir adamdı! Hak bildiği dâvâsında tavizsiz bir kahramandı! Asra ve asırlara meydan okuyan, hak ettiği ...

    “Bahtiyar bir ihtiyar var. Etrafı sekiz yaşından seksen yaşına kadar bütün nesiller tarafından sarılmış. Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı… Fakat ...

    İstiklâl Mücadelesini yürüten Birinci Büyük Millet Meclisi, Nisan 1923’de seçim kararı alarak dağılmıştır. Yapılan seçimlerden sonra, Ağustos 1923’de ...

    Risale-i Nur Hareketinin meslek ve meşrep düsturları içinde önem arz eden en temel meselelerden birisi de milliyet anlayışıdır. Bediüzzaman ...

    Prof. Dr. Şerif Mardin: Said Nursî İslam düşüncesine getirdiği yorumla, endüstri medeniyeti ve akılcı felsefenin açtığı boşluğu doldurdu.

    SOSYOLOJİK ...

    • Kitap Bahçesi

    Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

    “Müslümanların hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyedeki saadetlerinin anahtarı meşveret-i şer’iyedir. ‘Onların aralarındaki işleri istişare iledir. (Şura ...

    Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

    Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

    Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

    Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...