Anasayfa Risale-i Nur Mana-i Harfi İmam-ı Mübin Nazari, Kitab-ı Mübin Bedihi Kader Tecellileridir
İmam-ı Mübin Nazari, Kitab-ı Mübin Bedihi Kader Tecellileridir Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 21 Eylül 2001 01:00

"Şu defterin vücudu, Yirmi Altıncı Sözde, hem Onuncu Sözün Haşiyesinde ispat edilmiştir."


Kader ile İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin mefhumları arasındaki bağlantıları "tahavvülat-ı zerrat" çerçevesinde ele almaya çalışmıştık. Bu konuya ışık tutan Yirmi Altıncı Söz'ün Üçüncü Mebhas'ından yardım almaya devam edecek olursak şu cümlelerle karşılaşıyoruz: "Evet, bir çekirdekte, hem bedihî olarak, irade ve evâmir-i tekviniyenin ünvanı olan Kitab-ı Mübînden haber veren ve işaret eden, hem nazarî olarak emir ve ilm-i İlâhînin bir ünvanı olan İmam-ı Mübînden haber veren ve remzeden iki kader tecellîsi var: Bedihî kader ise, o çekirdeğin tazammun ettiği ağacın maddî keyfiyat ve vaziyetleri ve heyetleridir ki, sonra gözle görünecek. Nazarî ise, o çekirdekte, ondan halk olunacak ağacın müddet-i hayatındaki geçireceği tavırlar, vaziyetler, şekiller, hareketler, tesbihatlardır ki, "tarihçe-i hayat" namıyla tabir edilen, vakit be vakit değişen tavırlar, vaziyetler, şekiller, fiiller, o ağacın dalları, yaprakları gibi intizamlı birer kaderî miktarı vardır. Madem en âdi ve basit eşyada böyle kaderin tecellîsi var. Elbette umum eşyanın vücudundan evvel yazılı olduğunu ifade eder ve az bir dikkatle anlaşılır."

Bu bölümde "şimdi"nin karşılığı "bedihi" oluşla, mazi ve müstakbel ise "nazari" oluşla ifade edilmektedir. Zerrelerin halden hale geçerek kaynaştığı bir alemde -ve yeni fiziğin verileri ile her bir zerrenin bütün ile bağlantılı olduğu bir ortamda- bu kavramlar daha iyi anlaşılır bir hale gelmiştir. Varlıkları teşkil ettikleri düşünülen milyarlarca zerrenin, belli kalıplar var da onların içinde hareket ediyormuş gibi sergiledikleri tavırlar, şuur ve idrak sahiplerinin zihinlerinde manaların oluşumuna zemin hazırlayan zerreler ile etkileşerek "şimdi"lik manasını netice verirler. Bu mana ile "elle tutulup, gözle görülmek", "hissetmek", "var bilmek" gibi pek çok mana yaşanır. Şehadet alemi, mülk alemi, varlıklar alemi dediğimiz kavramlar bu şekilde oluşturulur. Yani "varlık" manası da zerrelerin hareketi ve ruh denilen ayinede oluşturdukları ihtizaz, titreşim ve değişimin sonucu olmalıdır. Bu bağlantılar ise, ancak oluşum ve etkileşimler esnasındaki kayıtlarla kurulabilir. Aksi takdirde kopuk kopuk levhaların yan yana gelip kaybolmasından ibaret bir varlık alemi oluşurdu.

Varlıkların varlık aleminde algılandıkları süre boyunca içine girdikleri tavırlar, şekiller (metindeki tabirle "...tarihçe-i hayat namıyla tabir edilen vakit be vakit değişen tavırlar, vaziyetler, şekiller, fiiller") kaybolup gidecektir. Halbuki bu değişimler de farklı ifade tarzlarıdır. Onların da ağacın dalları, yaprakları gibi intizamla birer kaderî miktarı vardır. Çiçeğin şeklini, yaprakların büyüklüğünü tayin eden ve tohumdan çiçeğe her anını belli bir program ve kayıt altında yürüten sistem, rüzgarla salınımı da kayıt altına almış olmalıdır. Yıldızlar, insanlar, hayvanlar ve bitkiler sürekli bir değişim, gelişim ve başkalaşım içerisindedirler. Bu değişim ve başkalaşımlar da rasgele, gelişigüzel, tesadüfen değil, bir tayin ve takdir ile yürümektedir. Bu hallerden de manalar, tesbihatlar ve esma ifadeleri doğar. Bu hal tek tek fertlerde olduğu gibi bütünde de gözlenir. Zerrelerin birbirinden etkilendiği bir düzende, onlardan teşkil edilmiş gezegenlerin ahenkle dönüşünü, bitkilerin gelişimini, hayvanlar alemindeki işleyişleri, insanların köy, kasaba, şehir ve ülkelerdeki karıncalar misali işleyen topluluklarını yani bütün alemdeki hareketleri bir tahayyül edin!.. Bu akıl almaz işleyişin, sayısız zerrelerin akıl almaz bir süratle yaptıkları hareketlerle oluştuğunu bir düşünün!.. Böyle bir işleyişin plansız, programsız, birbirinden ilgisiz olduğu söylemek insanoğlunun ulaştığı ilim ve hikmet düsturlarına uyar mı?

Varlık ve hayatın her bir enstantanesi, en küçük zaman dilimlerinde vücuda gelen cüzleri zaman ve mekan içinde ayrışmış bütünlüğü ile manalara ve ilme dönüşmektedir. Çekirdekler, tohumlar ve genetik şifreler; her şeyin varlık sahnesine çıkmadan önce "ilmen" var edildiğine, dolayısı ile her bir şeyin gerçek şekilleri ve özleri ile kayıtlı olduğuna işaret ederler. Zerrelerin işleyişi de söz konusu bu kaydın işaretleridir. Bunlar; bizim algılayabileceğimiz vücut alemine (bedihi aleme) çıkmamış nazari varlıkların ifadesi olurlar. "Şimdi" olmamış geçmişler ilme dönüşürler, gelecekler ise zaten henüz ilmidir, nazaridir. Zahiri, farazi ve itibari bir vücut ile "şimdi" (hal-i hazır) yaşanır. Bu da "bedihi"lik olur. Aslı itibariyle bu da bir tür ilimdir. Ancak "gayr" görevini üstlenmiş vücut sahiplerinin ayinelerinde "mevcudiyet", "varlık" şeklinde ifadesini bulur. Evet, "kader, ilim nevindendir" ve iki türlü tecelli eder. Biri; irade sıfatından gelen yaratılış emirlerinin harici vücuda geçişi tarzında ifade edilir. Bu, bizim ölçülerimizle daha bedihi, açık, elle tutulur ve gözle görülür ifadeler bütünüdür. Bu tecelli daha çok Kitab-ı Mübin'i anlatır; plan, program demektir ve kaderin pratikteki ifadesidir. Kaderin bir de bütün bu işleyişlerin ilimden gelip ilme döndüklerini ifade eden, daha teorik ve zihni düzeyde, şehadet aleminin dışında eşya bağlantılarını kuran nazari tecellisi vardır. Bu ise "emir ve ilim" habercisidir. Yani, her şeyin başlangıcını, hazır halini, geçireceği safhaları, bitişini (yani evvelini, zahirini ve ahirini) bilen, programlayan ve bu çerçevede vücuda geçişi için emir verip, işleri yürüten bir merciin işaretçisidir. Bu işaret ve yaşanılan bu manalara İmam-ı Mübin denmektedir.

Zerreler, halden hale geçişleriyle, kaynaşmalarıyla, süratli hareketleriyle her an "varlık" adı verilen ifadelerin oluşumunda hizmet edip imkandan vücuba geçerken Kitab-ı Mübin manasını ifade ederler. Diğer taraftan ard arda gelen bu varlık levhalarının kaydı ile ilişkiler, durumlar, değişiklikler, başkalaşımlar tarzındaki ifadelerin zemini olurlar. Varlık düzeyinde çekirdekler, tohumlar, hafızalar gibi kayıt ifadeleri ile bağlantılı cereyan eden bu ifadeler, İmam-ı Mübin'i anlatırlar. Her iki halde, her iki türden ifade şeklinde hem bir plan, program, takdir kendini göstermekte hem de varlıkların ilme dönüşümü ile varlık tarlasının mahsulatı hasıl olmaktadır. Asıl olarak ilmi tecelliler olan İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin, kader tecellisini tamamlayan zeminler haline dönüşürler. Zaten zerreler de bu tecellinin sonucu ifade edilen ölçü ve takdir sınırları içinde tahavvül ediyor olmalıdır ki, varlık ve kainat bizim ölçülerimize uygun hal-i hazırdaki ifade şeklini alabilsin.


Bu makale 3873 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

  • Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
  • Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
  • Tehdit içeren mesajların içeriği (örneğin: cesaretiniz varsa bunu da yayınlayın, yayınlamazsanız şöyle yaparım vs.) kurallara aykırı olmasa bile yayınlanmaz!
  • Güvenlik kodu
    Yenile

     

    Anket

    Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
     
    Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
    Bugün10765
    Dün11172
    Bu Hafta43520
    Bu Ay391300
    Toplam12153466

    Sitede şuan 408 ziyaretçi var.


    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

    Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

    ... Ve mahzun Ayasofya

    ... Ve mahzun Ayasofya

    Topkapı Sarayı sonrasında büyük bir heyecanla Ayasofya Camiine geçtim. Ayasofya’nın içine girip gezmek nasip olmadı, ama hemen yanında, 1991 yılında ibadete açılan küçük bölümünde ikindi namazını eda ettik. Orada, sadece o küçük bölümünün değil Ayasofya’nın tamamının cami olarak tekrar ibadete açılması ve buraya müze kartla falan değil, abdestle...

    Bir ihanet öyküsü: Risale-i Nur nasıl yasaklanıyor?

    Bir ihanet öyküsü: Risale-i Nur nasıl yasaklanıyor?

    Durum tesbiti Malûmunuz; Kur’ân’ın bu asırdaki en mühim tefsiri olan Risale-i Nur dört aydır basılamıyor, iki cihan saadetinin vesilesi bu güzide eserler aylardır muhtaçlara ulaştırılamıyor.Kamuoyuna bandrol yasağı olarak yansıyan, şu an mecliste görüşülen torba kanun içinde yer alan bir kanun tasarısı ile Risale-i Nur’un devletleştirilmesine ya da devlet eliyle...

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

    Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

    Bayram zehir olmasın

    Bayram zehir olmasın

    Bu seneki Ramazan, yılın en uzun günlerine ve en sıcak mevsimine denk geldi. Tuttuğumuz oruçları Cenâb-ı Hak, kabul ve makbul eylesin. Gerek oruçlu halde ve gerekse Ramazan sonrası beslenme alışkanlıklarında ciddî değişiklikler olması sebebiyle, şeker, ritim, tansiyon, metabolizma, sinir sistemi gibi mekanizmalarda da önemli ölçüde değişimler meydana geliyor. var...

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    “Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

    Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Avrupa’nın genç fatihleri

    Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

    Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

    Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

    Osman Kurnaz

    Osman Kurnaz

    Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

    • RÖPORTAJ
    • NUR HABERLERİ
    • BASINDAN SEÇMELER
    • DÜNYA DÖNÜYOR
    • AVRUPA´DAN HABERLER
    İKİ sene arayla Mısır’a iki seyahat yapmıştık. Bunların ilkinde; El Ezher hocalarından Prof. Muhammed Ebu Leyla ve Ayn-şems Üniversitesi hocalarından ...

    Risale-i Nur eserlerine “bandrol yasağı” ve yayın hakkının Bakanlar Kuruluna devredilmesi konusunda Rota Haber’in sorularını cevaplandıran ...

    Pozitivizmin temsilcisi olan ateist ve materyalist felsefeciler her şeyin tesadüfen ve ezeli olan bir maddeden varolduğunu savunurlar ve bunu da aklî ...

    İlahiyatçı Prog. Dr. Adnan Demircan, Kur'ân'ın evrensel ilâhi mesajına bakılarak insanlığın yaşadığı bütün sorunlara çare bulunacağını söyledi. ...

    Emekli Müftü Yahya Alkın’la, Risale-i Nur’un diğer Kur’ân tefsirlerinden farklı yönlerinin neler olduğu ve Risale-i Nur’un sadeleştirilmek istenmesi ...

    Yeni Asya Neşriyat, yayına hazırladğıı risaleler için 3 Nisan’dan bu yana bandrol alamazken, İhlasnur Neşriyat kurucusu Said Özdemir “Ben de ...

    Yazar Mustafa Akyol, “Hür Adam” filminden yola çıkarak yaptığı Bediüzzaman Said Nursî değerlendirmesinde önemli noktalara vurgu yaparken, “Millî ...
    Risâle-i Nur Enstitüsü’nün üç yıl önce başlattığı Bediüzzaman Haftası’nın bu yıl da 18-26 Mart tarihleri arasında gerçekleştirileceğini ifade eden ...
    Nurs köyünde yapımı 3–4 senedir devam eden "Bediüzzaman Külliyesi", şükürler olsun ki tamamladı ve açılışa hazır hale geldi.

    Önümüzdeki 1 Ağustos ...
    Bir gün, aynı dünya görüşünü paylaşmadığımız bir arkadaşım bana: “Sizinle aynı dünya görüşünü paylaşmıyorum; ama şu okuma programlarınıza gıpta ...
    Suriyeli tanınmış âlim Prof. Dr. Said Ramazan el-Butî Yeni Asya'nın sorularını cevaplarken, Bediüzzaman Said Nursî'nin ilmî yönünün yanı sıra, ...
    Anlatılır ki, cömert birisi, Allah dostu bir zâta demiş ki: “Camide akşam namazı kılanların hepsini ziyafete dâvet ediyorum, namazdan sonra hepsini ...

    İlk emir “Oku!” idi.
    Ve her şey ondan sonra bilinmeye başladı.
    Hem de satır satır, hece hece...
    Kâinatın sırları bir bir açılmaya başladı.

    O sadece ...

    Ezelden ebede kadar olmuş ve olacak her şeyi sonsuz ilmiyle bilen ve kuşatan Cenâb-ı Hak, İlâhî ilmin bir unvanı olan Levh-i Mahfuz-u A’zam’da onları ...

    Köklü manevî kültürden mahrum medya, göz göre göre hakkı bâtıl, bâtılı hak gösteren tahrifatlarıyla insanlığın başına büyük gâileler ...

    Genç Yaklaşım’ın Aralık sayısında felâketler penceresinden, geride bıraktığımız yılın muhasebesi yapılıyor. Dergi, kapak konusu dışında, geçtiğimiz ...
    1989 yılında sosyalizm, komünizm resmen ve sistem olarak, SSCB şahsında çöküşünü ilân etti. Ve duvarlar yıkılıp hürriyet havası dünyayı sarınca, bu ...
    Tunus’un en saygı duyulan din adamlarından Abdüllâtif Mourou, Türkiye’yi gençliğinde birçok kez ziyaret ettiğini, Bediüzzaman Said Nursî ile son ...
    Başmüftü Dr. Mustafa Çeriç, ülkesinde yaşanan savaşta 600’ün üzerinde cami Sırplar tarafından yerle bir edilirken, kendisinin o dönemde ‘Hiçbir ...
    Uhuvvet-i hakîkî ile gönül ummanlarında birçok cihetle bayram tecellî eder. Saygının ve sevginin olmadığı yerlerde, istenilen mânâda bayram olmaz. ...

    Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtuhû...

    Avrupa ile Afrika arasında bir köprü vazifesi gören, Müslümanların “Endülüs” ismini verdikleri ...

    Yakında Brezilya ile birlikte Türkiye’ye de bir ziyaret planlayan Papa 16. Benediktus’un anavatanını ziyaretinde kendisine hoşamedide bulunanlardan ...

    FATİH Sultan Mehmed’in 1463’te Bosna Hersek’i fethederek, Osmanlı topraklarına katmasının ardından Fransiskan din adamlarının can ve mal güvenliği ...


    Bosna-Hersek’in Banoviçi kasabasından Aralık ayında mukaddes topraklara varmak için yola çıkan Senad Haciç, Türkiye’ye ulaştı. 52 gündür yürüyen ...

    Hollanda’ya ve dolayısıyla AB ülkelerine İslâmî açıdan ve ilim noktasında büyük pencereler açan ve istikbal için büyük inkişaflara hâmile olan ...
    • MAKALELER
    • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
    • KURAN HABERLERİ
    Kürsî; kelime olarak taht ve koltuk, yani oturduğu ve hâkim olduğu ve hükmettiği yer; mecâzî anlamı ile güç ve hâkimiyet anlamına gelmektedir. ...

    İlim öğrenmek, Resûl-i Ekrem’in (asm) hadisi ile ümmete şart kılınmıştır. İlim, okumak ile başlar, tefekkür ile derinleşir, feyizlerle nuranileşir.

    ...

    Ondokuzuncu Mektub’u son okuyuşuma kadar, bu risâlenin, başındaki âyetle bağlantısı üzerine hiç kafa yormamıştım. Bir vesileyle 19. Mektub’u ...

    Duâ, kulluğun özüdür. Hadis-i şeriflerde; ibâdetin özü olduğu, ibâdetin duâdan ibaret olduğu ifade edilir. Hadislerde duâ ile ilgili olarak;

    - ...

    Bazen çıra dibine karanlıktır. Bazen de “ülfet hastalığı“ başını alıp gidiyor. Bu ve emsali sayısız söz ve tesbitler hep bizler için. Fahr-i Kâinat ...

    Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

    Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

    Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

    Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) “ümmetimin ayı” olarak müjdelediği Ramazan’ın aynı zamanda Kur’ân ayı olması dolayısıyla, bu ayı da ...

    İSLÂM Toplumu Millî Görüş (IGMG) tarafından düzenlenen Avrupa Kur'ân-ı Kerim Tilâvet Yarışması’nın ...

    ANADOLU Gençlik Derneği Muğla Şubesi tarafından düzenlenen Kur’ân programı yoğun ilgi gördü. Sunuculuğunu Kur’ân okuma dünya birincisi Mustafa ...
    Adana’nIn Çukurova ilçesinde bir Kur’ân kursu öğretmeni, çocuklara din eğitimi verdikten sonra onları gezi ve piknik alanlarına götürerek ...
    Güneydoğu Asyalı insanlara İslâm'ı anlatma projesinin bir parçası olarak Kur'ân-ı Kerimin tamamı Nepal diline çevrildi. 5 yıllık bir çalışmanın ...
    • Mana-i Harfi
    • ENSTİTÜ YAZILARI
    • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
    • TARİHİ HAKİKATLER
    • RİSALE-İ NUR NEDİR?
    Günlük yaşantımızda yüzleştiğimiz pek çok olay, farklı özelliklerdeki nesneler hayatımızın özüne dair güzellikler ve ipuçları sunarlar. Meselâ, ...
    Varlık aleminin en ilginç özelliklerinden biri ilişkilerin kainatın her tarafında benzer tarzda kuruluyor olmasıdır. Su oluşturacak atomlar her ...
    Özellikle Ramazan aylarının pek hoş bir geleneğidir mukabele. Bir halka-i zikir misali halka tutan insanlar, göz, ağız kasları gibi ...

    Amerikan Psikiyatri Birliği'nin "Birey emasyonel (duyusal) çatışma ya da iç dış stres etkilerine, özel güçleri ve yetileri varmış ve ...

    Cenâb-ı Hakk’ın Samed ismi her şeyden müstağnî, üstün, hiçbir şeye muhtaç olmayan manasındadır. Her şeyin her şeyinde ve her halinde Allah’a muhtaç ...

    Bu kelime grubu, Osmanlıca tamlamalar kategorisindedir. İki farklı kelimenin birleştirilerek, tek bir mânâ için buluşturulması söz konusudur. ...
    Her şeyin bir sâbit, bir de değişen yüzü vardır. Bir şeyin sâbit yüzü itibariyle hep aynı kalması, ama değişen yüzü itibariyle de değişmesi ...
    Dünya kamuoyu birkaç gündür Wikileaks’in sızdırdığı, ABD’nin diplomatik sırlarını konuşuyor.

    Bu bilgileri kimin, nasıl, neden sızdırdığı; bu ...

    Bediüzzaman’ın Şuâlar adlı eserindeki içtihadı günümüz Müslümanlar’ının hareket tarzını belirlemesi açısından hizmet metodunda bir milad ...

    Ahmet Hakan’ın, İsmailağa Cemaati, Erbakancıları ve Nur talebelerini biribirine karıştırması üzerine, kamuoyunda uyanan istifhamlar üzerine; Nur ...

    Pişmanlık temiz, masum vicdanlara, cürümlerden, kusurlardan yansıyan yürek sızılarıdır. Hata fırtınalarından ve yanlış çağlayan girdaplardan ...
    Bahar geldi, çarşı pazar şenlendi. Sebze meyve tezgâhlarını seyretmek daha bir neşeli hâle geldi. Renklerin en güzelleriyle süslenmiş meyveler ...
    Üstad Bediüzzaman Hazretleri tarafından telif edilen ve Kur’ân’ın mânevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, hem asrımızın hem de istikbalin ilmî ...

    Gelişim basamak basamaktır. Her basamağın kendine ait rolleri vardır. Hepimiz rollerimizi yaşama şekliyle ve bu rollerin benliğimize kazandırdığı ...

    Bediüzzaman diyor ki:

    "Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile ...

    Tarihte 16 Haziran

    Büyük halk kahramanı Yörük Ali Efenin emrindeki "Millî kuvvetler" müfrezesi, Büyük Menderes bölgesi Malkoç Köprüsü civarında ...

    Yakın Tarihten Günümüze

    Yeni Asya'nın öncüsü ve büyük kardeşi olan İttihad gazetesi, 24 Ekim 1967'de çıkan ilk sayısıyla yayın hayatına başladı.

    Bu ...

    Risale–i Nur'dan

    Ehl–i bid’a, dinsizliklerine ve ilhadlarına şöyle bir bahane buluyorlar; diyorlar ki: "Âlem–i insaniyetin müteselsil hâdisâtına sebep ...

    Yıldırım’dan iki yıl sonra

    Büyük "Timur İmparatorluğu"nun kurucusu Emir Timur, rakibi ve muarızı olan Yıldırım Bayezid’den iki yıl sonra bugün (18 ...

    Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
    ...

    Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

    Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...
    Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...

    Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

    Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

    • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
    • MEDYADA SAİD NURSİ
    • SAİD NUR VE TALEBELERİ
    • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
    • SAİD NURSİ KİMDİR?

    Bediüzzaman’a göre demokratlık nedir? Özellikle Nur camiasında çoktandır cevabı aranan bir sual bu. Devamında, “Said Nursî’nin desteklediği ahrar ...

    1910’lu yılların başlarında şark aşiretleriyle yaptığı sohbetlerinde Said Nursî, “Ermeniler bize düşmanlık edip, hile ve hıyanet ediyor. Nasıl ...

    Bediüzzaman’dan adalet prensipleri:

    Yargı hür, bağımsız ve tarafsız olmalıdır: “Hükümetin daireleri içinde en ziyade hürriyetini muhafaza etmeye ve ...

    Bediüzzaman Said Nursî’nin te’lif edip, bizzat tashih ederek hayatında hem Osmanlıca yazı ile hem de yeni yazı ile neşrettiği Risale-i Nur ...

    Bediüzzaman’ın tesbitiyle, insanlığın ayak bastığı, “serbestiyet ve malikiyet” devrinde, herşey özelleştirilirken, Risale-i Nur’un, “yasal vârisleri, ...

    Milliyet’te yayınlanan İmralı zabıtlarında dikkat çeken bölümlerden biri, Öcalan’ın Bediüzzaman’la ilgili iddialarının yer aldığı kısımdı. Apo orada ...

    Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanlığı huzura kavuşturabilecek yeni bir medeniyet tasavvuru üzerine düşünmek gerekiyor.

    Son ...

    Yalnız bir adam Bediüzzaman; renk renk, desen desen gurbet gömleklerinin birini giyip birini çıkarıyor. Yalnızlık arkadaşı, yalınlık dostu, gurbet ...

    Hizan ilçesine bağlı Nurs Köyünde, Doğu Anadolu Kalkınma Programı (DAKAP) tarafından sağlanan 1 milyon liralık kaynakla Bediüzzaman Said Nursî’nin ...

    YENİ Asya Gazetesi’nden arkadaşlar arayıp hatırlatmasalardı Bediüzzaman Said Nursî’nin ölümünün 50. yılına ulaşıldığını hatırlamayacaktım (23 Mart ...

    1933'te Rize-Pazar Hisarlı köyünde dünyaya geldi. Ankara ve İstanbul'da Risale-i Nur neşriyatı ile başlayan hizmet hayatı ...

    Vefatının 56. yılında rahmetle anıyoruz

    Adı: Sabri.

    Soyadı: Arseven.

    Sıfatları: Sıddık, santral, Nur’un iskele memuru,

    Hulûsi-i sâni, büyük âlim.

    Geçen ay vefat eden, Bediüzzaman’ın yakın talebe ve hizmetkârlarından Mustafa Sungur ağabey, önceki gün Bahçelievler Hafız Ali Camii’nde düzenlenen ...

    Hastalar Risâlesini okurken aklıma hep merhum Re’fet Ağabey gelir. Herne kadar Hastalar Risâlesini yazan kâtipler arasında o yer almaklabirlikte ...

    Almanya’dan Davut Korkmaz’ın Abdullah Yeğin’e yazdığı son hizmet haberlerini ihtiva eden mektup:

    Efendimizin (asm) “Azîmeti uygulayın; ruhsatı kabul edin” tavsiyesini yerine getirme noktasında, bize bakan yönü itibarıyla, dînî yaşantımızda, ...

    Asrın Garibi, Acibi, Eşsizi, Benzersizi...
    Kısaca: Zamanın Sesi!

    Asrın hastalığı tefekkür eksikliği. Mevlâ’ya sarılmak dururken yalana sığınan milyonlarca insan. Bir ümitsizlik hâli, bir pejmürdelik ve ...
    1938 yılının Kasım ayıydı.

    Mevsim kış, zamansa Ramazandı.

    Herkes yılı, mevsimi, ayı biliyor, evinin kış hazırlıklarını yapıyor, yalnız ...
    Mardin’de, Ulu Cami civarındaki kalabalık çığlık çığlığa bağırıyordu:
    “Olmaz böyle bir şey… Bu adam çıldırmış olmalı… Düşüp ölecek şimdi…”
     
    ...

    MOLLA SAİD’İN MARDİN’E GELİŞ TARİHİ

    Büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin Mardin’de geçirmiş olduğu hayat devresi ile ilgili olarak yapılan ...

    Tarihte iz bırakmış ve büyük hizmetler ortaya koymuş şahsiyetlerin hayatları, daha sonra gelenler tarafından tahliller, yorumlar ve analizler ...


    Bitlis’e bağlı Nurs Köyünde doğdu. Küçük yaşlarda ilimle iştigale başladı. Medreselerde okudu, tahsil gördü. Harika bir zekâ ve kabiliyete sahip ...

    Her 19 Mayıs’ta, özellikle resmî kanallarında bir dizi “nutuk” çekilir; Anadolu’daki Kuva-i Milliye için övgüler dizilir. Bir şeyhülislâmın ...

    Yıl 1908.

    Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

    • Kitap Bahçesi

    Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

    Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

    Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

    Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

    Bu hafta sizlere Yeni Asya Neşriyat tarafından yayınlanan önemli bir kitabı tanıtmak istiyoruz: Sonsuz Gücün Anahtarı Besmelenin Esrarı. Kitap, ...

    Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

    Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...