Anasayfa Risale-i Nur Portreler Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.)
Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Mayıs 2000 01:00
Abdülkadir-i Geylani (k.s.), Peygamber Efendimizin (s.a.v.), "Ümmetimin alimleri İsrail oğullarının peygamberleri gibidir" hadisi şerifine mazhar olarak, zamanının zulüm ve zulümatını dağıtıp, Kur'an nurlarını ve iman hakikatlerini neşrederek, manevi bir mehdi hükmüne geçti.1 Kutsi bir deha sahibi olan bu mübarek Zâtın, maneviyattaki terakkisi, hayatı boyunca devam etmiştir.2 İman hakikatlerini ilim yoluyla müşahede ve keşfetmiştir.

3 En önemli özelliklerinden birisi gaybden, özellikle istikbalden haber vermesi ve Kur'an hizmetinde bulunanlara verdiği müjdeli haberlerdir. Çünkü Allah'ın bildirmesiyle, bazı vakitlerde mazi ve müstakbeli hazır zaman gibi müşahede ederdi.4

Vefatından sonra da manevi tasarrufu devam eden Şah-ı Geylani, en büyük yardım edici, imdada koşan manasına gelen "Gavs-ı Azam" olarak meşhur olmuştur. Bu makam, hem gayrimüslim bir çok insanın hidayete ermesine vesile olması, hem de hayattayken ve vefatından sonra bir çok insanın manen yardımına koşmasına binaen kendisine verilmiştir. Sultanü'l-Evliya olan Gavs'ın, vefatından sonra da aynen hayatta olduğu gibi müritleriyle alakadar olduğu, yardımlarına yetiştiği, ehl-i keşif ve velayetin ittifakıyla kabul görmüştür.5 Bunun yanında, manevi makamlarda varılabilecek en yüce rütbe manasına gelen "Kutub" olarak da kabul edilir.

Asıl adı Muhyiddin Ebu Muhammed Abdülkadir b. Ebi Salih Musa Zengidost el-Geylani'dir. Babası, Bağdat'ta zenci dostu "zengidost," Arap olmayan-yabancı "acemî" manalarına gelen ünvanlarla tanınmıştır.

Muhyiddin 470 yılında (1077) Hazar denizinin güneybatısındaki Gilan eyalet merkezine bağlı Neyf köyünde doğdu. Babası Ebu Salih Musa'nın dindar bir kimse olduğu bilinmekte; ancak, hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Baba tarafından soyu Hz. Hasan'a (r.a.) dayanmaktadır. Annesi de devrin tanınmış zâhid ve ehli tariki olan Ebu Abdullah Savmaî'nin kızı, kadın velilerden Ümmü'l-Hayr Emetü'l-Cebbar Fatima'dır.

Küçük yaşta babasını kaybeden Muhyiddin, annesinin yanında ve dedesinin himayesinde büyüdü. Çocukluğundan itibaren en büyük gayesi, dönemin ilim ve kültür merkezi olan Bağdat'ta tahsil görmekti. On sekiz yaşına gelince annesinden izin alarak Bağdat'a gitti (1095). Burada ünlü alimlerden ders aldı ve kısa bir süre zarfında mezun olduktan sonra kendisine tahsis edilen medresede hadis, tefsir, kıraat, fıkıh, nahiv derslerini okutmanın yanı sıra, halkı da irşad etmekle meşgul oldu. Bir süre sonra yirmi beş yıl sürecek olan inzivaya çekildi. Bu sırada, kırk gün boyunca hiçbir şey yemediği anlar oldu. İnziva döneminin sonunda, oğluyla beraber hacca gitti. 561'de (1165-66) Bağdat'ta vefat etti.

Muhyiddin'in en önemli özelliklerinden bir tanesi—çocukluğu dahil olmak—üzere hiç yalan söylememesidir. Bu, aynı zamanda annesinin vasiyetidir. İlim tahsil etmek üzere Bağdat'a gideceği zaman annesi ona, 40 Dinar verir. Yolda eşkıya, kervanın etrafını sararak yolcuların mal ve paralarını aldıktan sonra, Muhyiddin'e parasının olup olmadığını sorar. Bunu üzerine Muhyiddin, 40 dinarının olduğunu söyler. Bu cevap soyguncuları hayrete düşürür. Doğruyu söylemesinin sebebi sorulduğunda, annesine söz verdiğini söyler. Annesinin yalan söylediğini bilemeyeceği ifade edilince; annem bilemeyebilir ancak, beni ve şu an çoluk çocuğun malını gasp eden sizleri bilen Allah vardır, karşılığını vermesi, soyguncuların gasp ettikleri malı iade ve tövbe etmelerine vesile olur.6

Geylani Hazretleri (k.s.), Cenab-ı Hakk'ın Hayy ismine mazhar olması hasebiyle, bir ihsan-ı İlahî olarak, kendisine bu meyanda keramet nasip olmuştur. Mesela; Gavs'ın himaye ve terbiyesindeki evladını ziyarete giden bir hanım, biricik oğlunun kuru ve siyah bir parça ekmek yediğini görünce, şikayet için Gavs'ın yanına gider ve onun kızartılmış tavuk yediğini görür. Sebebini sorması üzerine; Hazret-i Gavs tavuğa: 'Kum biiznillâh!' deyince o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp canlı tavuk olarak yemek kabından dışarı atlar. Hazret-i Gavs, kadına dönerek: 'Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin' karşılığını verir. Yani, oğlunun ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hakim olup, lezzeti şükür için istediği an, leziz şeyleri yiyebileceğini ima eder.7

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), nübüvvet vazifesi gereği, bazı konularda büyük şefkat göstermiştir. Mesela, Hz. Hasan ve Hüseyin'e (r.a.) küçük yaşlarında gösterdiği fevkalade şefkat ve ehemmiyetin sebebi, sadece akrabalıktan gelen muhabbet olmayıp, nübüvvet vazifesinin bir ucu ve varislerinin önemli bir cemaatinin temsilcileri olmaları sebebiyledir. Bundan dolayıdır ki, Peygamber Efendimizin Hz. Hasan'ı (r.a) şefkatle kucağına alıp başını öpmesinde, onun soyundan gelen Şah-ı Geylani gibi pek çok mehdi-misal şahsiyetlerin hissesi vardır. Cenab-ı Hakkın inayetiyle, bu mübarek nesli gören Peygamber Efendimiz, onları temsilen, cedleri olan Hz. Hasan'ın başını öpmüştür. Bunda Şah-ı Geylani'nin hissesi büyüktür.8

Eserleri

1- El-Gunye li-talibi tariki'l-hak: İman, tevhid ve ahlak konularını işler.
2- El-Fethu'r-Rabbani ve'l-feyzü'r-Rahmani: Vermiş olduğu vaazlarının toplandığı eserdir. Vefatından sonra talebeleri tarafından bir araya toplanmıştır.
3- Fütuhu'l-Gayb: Oğlu Abdürrezzak tarafından toplanmış olup, meclislerde yaptığı vaaz ve vasiyetini ihtiva etmektedir.
4- El-Füyüzatü'r-Rabbaniye fi evradi'l-Kadiriyye: Dua ve virdleri ihtiva eden risaledir.
5- Mektubat: On beş mektubundan oluşmaktadır.
6- Cila'ü'l-hatır min kelami Şeyh Abdülkadir.
7- Sırrü'l-esrar ve mazharü'l-envar: Ötelerden Haber adıyla Türkçe'ye tercüme edilmiştir.
8- Ed-Dela'il: Evrad ve Salavat-ı Kübra adlarıyla da anılır.
9- Es-Siracü'l-vehhac fi leyleti'l-Mirac: Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Mirac mucizesini konu alan eserdir.
10- Akidü'l-Bazi'l-eşheb: Muhyî mahlasını kullanan Geylani'nin (k.s.) Hamriyye, Ümmiyye, Taiyye, Lamiyye adlı kaside ve manzumelerini ihtiva eden eser.9

Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani ve Bediüzzaman

Şah-ı Geylani gaybten haber verdiği manzum bir eserinde, kendinden sekiz yüz sene sonra gelecek olan Bediüzzaman ve talebelerine açık bir şekilde ve ismen işaret etmiştir. Mecmuatü'l-Ahzâb adlı eserin birinci cildinin 562. sayfasındaki bölümlerde, ilgili bilgiler mevcuttur.10 Bu işaretlerden bazıları şunlardır:

1- Said ismi verilerek açık bir şekilde ifade edilmiş, geçim hususunda izzet ve saadetle geçineceği beyan edilmiştir. Bediüzzaman'ın küçüklüğünden itibaren minnet altına girmemesi, amcasının çorbasından yememesi, Doğudaki medreselerde geleneği olan talebelerin ihtiyaçlarının halk tarafından karşılanmasını kabul etmemesi ve talebelerini de bundan men etmesi.

2- Gavs'ın "vaktin Abdülkadir'i ol" ifadesinin cifir hesabıyla 1326 (1908) ettiği ve bu tarihte şeyhin bir talebesinin Kur'an hakikatlerini müdafaa edeceğine işaret ederek, Bediüzzaman'ın manevi mücahedeye atılacağını haber vermesi.

3- Said ve Bediüzzaman isimlerine işaret edilmesi.

4- Gavs'ın müridine, "korkma, sözlerini söyle" hitabında bulunarak Şarka ve Garba gideceğini, çok fitnelerle karşılaşacağını bildirerek tamamından mahfuz kalacağını bildirmesi.

5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Bediüzzaman Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı eserinde şu ifadelere yer verir:

"Sergüzeşt-i hayatımda geçen ve çoğunu gizlediğim çok harika vakıalar vardı. Kendimi hiç bir vecihle keramete lâyık görmediğim için onları bazen tesadüfe, bazen da başka esbaba isnad ediyordum. Şimdi kanaatim geliyor ki, o harikalar, Gavs-ı Azam'ın bir silsile-i kerametini teşkil ederler. Demek onun duasıyla, himmetiyle, ona kerameten ve bize ikram nev'inden, bir nev'i inayet-i İlâhiyeye mazhar olmuşuz."12

Bediüzzaman'ın hayatında Şah-ı Geylani'nin müstesna bir yeri vardır. Bediüzzaman, Tillo'da bulunduğu sırada Geylani Hazretlerinin ikazı ile Miran aşiret reisi Mustafa Paşaya giderek hidayete davet etmiş; ya zulmü terk edip namazını kılmasını veya kendisini öldüreceğini söylemiştir.13 Yine Darü'l-Hikmeti'l-İslamiye üyesi olduğu sırada Gavs'ın Fütuhu'l-Gayb adlı eserini okur. Burada, kendisi hasta olan ve tedavi olmayan birisinin, başkasının arayışlarına çare olamayacağı uyarısıyla karşılaşır. Bediüzzaman, Şeyhi tabip kabul ederek eserini okur ve çok istifade eder.14

Gavs-ı Azam, asırlar ötesinden verdiği haberlerle, hem Bediüzzaman'la, hem de Risale-i Nurla alakadar olduğunu göstermiştir. Ehl-i zındıkanın bütün takibat, tazyik, işkence, hapis gibi baskı ve engellemelerine rağmen Üstad Bediüzzaman ve talebeleri, Cenab-ı Hakk'ın inayeti ile muvaffak olması, Hz. Ali (r.a.) ile Gavs-ı Azam'ın (k.s.) Risale-i Nur ve müellifi Bediüzzaman Hazretleriyle ilgili kerametlerini teyid etmektedir.15

Gavs-ı Azam'ın en önemli hususiyetlerinden birisi ve belki de en önemlisi, hiçbir şahsı merci yapmadan, doğrudan doğruya Kur'an-ı Azimüşşandan ders almasıdır.16 "Ferdiyet" denilen ve çok az kişinin mazhar olduğu bu ihsan-ı İlahiye asrımızda, Kur'an-ı Kerim'in i'cazlı tefsiri olan Risale-i Nur ve onun müellifi mazhar olmuştur.

Netice olarak, keramat-ı Gavsiye ile Nurlara işaret edilerek, hizmetinin muvaffak olacağı müjdelenmiştir. Gavs-ı Azam'ın kasidesindeki "1345'te (1926) Kur'an'dan gelen bir nur ile insanlar karanlıklardan aydınlığa çıkarılacak" müjdesi, bu tarihte fevkalade bir şekilde neşre ve nurlandırmaya başlayan Risale-i Nur'a cifirce ve mealce tam tamına uygun düşmektedir. Bu uygunluk, Risale-i Nur'a işaretle birlikte, eserin ve onunla yapılan hizmetin makbuliyetini de göstermektedir.17

Dipnotlar:

1. Mektubat, s. 100-101; Lem'alar, s. 26; Hutbe-i Şamiye, s. 165.

2. Şualar, s. 94.

3. A.g.e., s. 94.

4. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 143.

5. Lem'alar, s. 422.

6. Ahmed Şahin, İslâm Büyükleri, YAY, s.165-166.

7. Lem'alar, s. 145.

8. A.g.e., s. 26.

9. Süleyman Uludağ, Abdülkadir-i Geylani, TDV İslâm Ansiklopedisi, I.C., s. 234-239.

10. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 127.

11. Aynı yer.

12. A.g.e., s. 142.

13. Tarihçe-i Hayat, s. 36.

14. A.g.e., s. 122.

15. A.g.e., s. 211.

16. A.g.e., s. 270.

17. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 95.


Bu makale 11459 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#6 Batu 27-03-2013 19:57
5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Burayı anlamadım. Niçin direk Allah'a dua etmemişte, ona etmiştir. Yani aklıma şu geldi, medet umma gibi ? bilgilendirilir sem mennun olurm
Alıntı
 
 
#5 NOX22 21-07-2010 17:43
muhammed faysal mungan 2008-08-28 15:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır

Yukarıda yazısını verdiğim din kardeşim.Sana birkaç lafım olsun.Sünnet s.a.v benzemek derken..O nun yaptıkları ile alakalıdır.Farzetki vefat ettin.RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHÜ TEALA Sana belki sorabilir EY KULUM BANA NE GETİRDİN?Senin cevabın olsa olsa bir terlik,takunya, cübbe,bir sarık ve göbeğime kadar inen bir sakal getirdim olur.Oysaki HZ.İBRAHİM Nede güzel söylemiş.(BİR KULUN AHİRET GÜNÜNDE RABBİNE SUNACAĞI ARI DURU BİR GÖNÜLDEN BAŞKA NE OLABİLİRKİ)Bu sözü ve S.A.V Davranışlarını temiz giyinmesini çevresine hoş görülü olmasını sözlerini vs.Kendine kılavuz edinmeni tavsiye ederim.Bir avuç sakal seni ahiret gününde kurtarmayabilir .Hürmetler kardeşim.Çook yazıcak düşüncem var ama malum yerimiz az...
Alıntı
 
 
#4 Cihan Koç 31-08-2008 14:26
NOT: Benden önceki yorumların üçüne birden ithaf olunur;

İt ürür, kervan yürür...

Ahmağın hak ettiği cevap, sükuttur...
Alıntı
 
 
#3 ölümüne nurcu 28-08-2008 19:41
Biz sizin gibileri cok gördük. zaten o gördügümüz sizin gibi olanlar, bir daha karsımıza cıkmaya cesaret edemiyorlar. cünkü nasiplerini aldılar. yazdıklarınızda n anladıgım kadarıyla siz de zamanın birinde herhangi bir nur talebesiyle karsılasanlarda nsınız. fazla oturmus ki, isinizi gücünüzü bırakıp Risale-i Nur sitelerine girip okuyorsunuz ve ancak isim veya iletisim adresi belirtmeden komik komik cümleler sarfediyorsunuz . be hey arkadasım, tarafgirlik gözlügünü cıkarıp hak namına okuyup anlamaya calıssana biraz bu hakikatleri.
Alıntı
 
 
#2 muhammed faysal mungan 28-08-2008 16:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır
Alıntı
 
 
#1 polim 17-08-2008 16:31
sizleri bir ve eşi benzeri olmayan allaha ibadete davet ediyorum tevhidsiz iman olmaz gavs yanlız allahtır taassupla körü körüne bağlanmayın dininizi araştırın cennet ve cehennem haktır son nefesin sahibi yanlız allah subhanuhu dur kişinin alim veya ulemadaki yanlız ilim öyrenmektir daha fazlası şirktir şirk allahın hakkı olanı başkasına vermesidir ümitte korkuda ve istemede
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün7593
Dün10686
Bu Hafta49996
Bu Ay324429
Toplam21789182

Sitede şuan 315 ziyaretçi var.


Risale-i Nur’un meşrebi

Risale-i Nur’un meşrebi

Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

Tesettüre makyaj uyar mı?

Tesettüre makyaj uyar mı?

Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

Ankara’da uhuvvet buluşması

Ankara’da uhuvvet buluşması

Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

Bir gencin dilinden Yeni Asya

Bir gencin dilinden Yeni Asya

İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Kültür Bakanlığı’nın Risale-i Nur’a bandrol engeli  2. Ayını doldururken, Prof. Dr. Ahmet Battal yasağın hukukta benzerinin olmadığını söyledi.

...

Danimarka Kopenhag şehrinden güzel bir akşam...

1960’lı yıllarda Danimarka’ya gelen işçi yabancılar ile 2005’te gelen 3’üncü kuşak ...

40 yıllık okuyucumuz emekli polis Atıf Güçlü hatıralarını bizimle paylaştı...

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben, Atıf Güçlü. Bolu iline ...
Hizmet ehli olmasına rağmen ön plana çıkmayan öyle kişiler var ki, bunlar kendi hallerinde, kimsenin minnetini çekmeden hayatlarını sürdürmeye ...
İlahiyatçı Prog. Dr. Adnan Demircan, Kur'ân'ın evrensel ilâhi mesajına bakılarak insanlığın yaşadığı bütün sorunlara çare bulunacağını söyledi. ...

Yeni dönem Said Nursî ile şekillenecek

NURSî’NİN ÖZGÜRLÜK VURGUSU

Prof. Dr. Mehmet Altan: Bugünden düne, dünden bugüne bakarken, Said Nursî’nin temel ...

Eğitimci-Yazar Halil Akgünler, Yeni Asya Vakfı Kahramanmaraş Şubesi tarafından düzenlenen organizasyonda "Bediüzzaman’ın Devlet Yönetimi Anlayışı" ...

Geçenlerde Fatih’teki Diyanet Yayınevi’ne, İşaratü’l-İ’cazı sormak için gittim. Kitabın satışa sunulup sunulmadığını sordum. Oradaki görevli ...

Her dem “ümmetî, ümmetî” diyebilen bir Elçi’den (asm) bahsedince, akan sular durur elbet. Peygamberî bir hâlettir başkaları için gözyaşı dökebilmek. ...

Van Hazret-i Ömer Camii’nde, başta peygamber efendimiz olmak üzere, Bediüzzaman hazretleri ve ehl-i imanın ruhuna mevlit okundu. Mevlide Türkiye’nin ...

Terördeki tırmanış, bizi zaten senelerdir içinden çıkamadığımız kanlı fâsit daireye, üstelik daha da ürkütücü boyutlar kazanmış olarak yeniden ...

Her seçim heyecanlıdır. 12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde başlayan heyecan da hem adaylar için, hem de partiler için sona erdi. Millet seçimini ...


TARİHTE, bir toplumun başına gelebilecek en büyük felâkete / semantik intihar’a biz maruz bırakıldık yalnızca: Dilimizin İslâmî muhtevasından ...

Mümkün olabilseydi dönüş dünki güne,

Gönlüm küçücük olmağı isterdi yine.

Burnumda tüter, hazla geçen hoş seneler!

Hayfâ! O günahsız çağımın ...

GÖSTERİME giren Hür Adam filminin yönetmeni Mehmet Tanrısever, parasal hiçbir sorun olmamasına, ellerinde yeterli kopya bulunmasına karşın, filmin ...

Rusya’nın başkenti Moskova’da farklı milletten inananlar gece geç saatlerden itibaren Merkez Camiini doldurdu. On binlerin sokaklarda bayram namazı ...

15 YIL önce Müslümanların yardımları ile Amsterdam Baarsjes semtinde satın alınan 10 bin metrekare arsa üzerine Türk-İslâm mimarisine uygun, ...

Büyük devletler, ihtiraslı siyasetçi ve politikacılar dünyaya kendi hesaplarına göre bir düzen getirme peşindeler. Onlara göre dünya ve hayat, sadece ...

Önceki hafta Fransa’da başlayan burka yasağı tartışması Danimarka’da da gündemde. Dün Danimarka Meclisine taşınan tartışmada bir süredir burkanın ...
Tevafuklarla dolu bir başlangıç yaptık oruç ayı Ramazan’a… New Orleans’taki Gustav kasırgası sebebiyle iki milyon insan tahliye edildi ve şehirler ...

Risale-i Nur’u tanıyan insanın en önemli vazifesi onu başkalarına da tanıtmaktır. Büyük bir hazineyi paylaşmak gibidir bu.

İşte Almanya yolculuğu ...

Hollanda’da İslâm ve yabancı karşıtı tutumuyla tanınan aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders’in, toplum içinde düşmanlık ...

Hollanda’ya ve dolayısıyla AB ülkelerine İslâmî açıdan ve ilim noktasında büyük pencereler açan ve istikbal için büyük inkişaflara hâmile olan ...
Fransa’da Müslümanlar arasında nüfus artışı diğer kesimlerdekine nisbetle hayli yüksek. Müslümanlar genel nüfusun yaklaşık % 6’sını oluşturdukları ...


Alman Sosyal Demokrat Partili (SPD) Rheinland-Pfalz Eyaleti Adalet Bakanı Jochen Hartloff, ülkesinde şeriat yargıçlarının görev yapmasının prensipte ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Kur’ân kâinatın yazılımı; kâinat Kur’ân’ın açılımıdır. Kur’ân’da her bir cümle bir âyettir. Âyet delil/belge, yol gösteren demektir. Molekül, hücre, ...

Semavi üç büyük dinden biri olan Musevilik; sonradan tahrif edilen şekliyle Yahudilik, Hz. Musa'ya Tevratla gönderilen dindir. Bu dinin mensuplarına ...

Kur’ân’ın üslubunda / ifade tarzında, harika / olağanüstü bedaat / güzellik; yani, görülmedik derecede, yenilik ve üstünlük vardır.

Kur’ân’ın ...

Nobel Ödül sahibi ilk Müslüman Prof. Dr. Abdüsselâm, Kur’ân’ın yaklaşık sekizde birinin, inananları tabiatı incelemeye, nihâî gerçeği arayışlarında ...

Muhakemât okumaları-2

Akıl ve nakil karşı karşıya geldiği, yani çatıştığı takdirde, hakikatı arama meyline sahip olan aklın asıl kabul ...

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Manisa Akhisar’daki Hilâliye Kur’ân Kursları’nın 33. mezuniyet töreni binlerce vatandaşın katılımıyla coşkulu ...
ERZURUM’DA yaklaşık 500 yıldır aralıksız devam eden binbir hatim geleneği kapsamında Erzurum’da bir ay içerisinde vatandaşlar camilerde 12 bin 750 ...

Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılını “Kur’ân yılı” olarak ilân etti ve buna uygun olarak çeşitli programlar ...

DİN Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen ‘Hafızlık, Kur'ân-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması’nın Antalya İl ...

Şu sıralar Yeni Asya matbaalarında ve mücellithanesinde heyecanlı bir çalışma sürmekte. Gazetenin okurlarına Ramazan hediyesi olarak vereceği ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
İmani vazife ve Kur'an hizmeti "gayet ağır ve büyük ve umumi ve kutsi." Ancak omzumuza konmuş bir insan-ı İlahi. Zaten vazifeler ve hizmetler ...
Zaman ve şartlara göre uygun olan hali sergilemesi, hücrenin ism-i Hakim'e mazhariyetinin açık bir görüntüsüdür. Her ismi parlak bir şekilde hücre ...
İnsanın yeryüzüne gönderilmesinde ve varlık âleminin yaratılmasında gözetilen temel maksadın sonsuz bir güzelliğin varlıklar şeklinde ifade ...
Ramazan ayını farklı bir konuma yükselten unsurlardan en önemli ikisi oruç ve Kur’an olmalı... Bu iki unsurun da insanın ruh ve beden sağlığı ...
Bütün irade ve işleyişlerin içinde dünyanın istikrarlı bir şekilde gelişen ve bütünleşen bir yapısı var. “Medeniyetler çatışması”, “Tarihin ...
Son yüzyılın büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî, insanlığın temel meseleleri hakkında Kur’ânî çözümler önermiştir. Bu çerçevede yaşadığı ...
CenÂb-i Hak Âdil-i Mutlak’tır. Eğer Cenâb-ı Hak, bu mutlak adaletiyle her haksızlığı, zulmü dünyada düzeltseydi, zalimlerin cezasını hemen ...
Bu kelime grubu, Osmanlıca tamlamalar kategorisindedir. İki farklı kelimenin birleştirilerek, tek bir mânâ için buluşturulması söz konusudur. ...

Eddâî
Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde
Saidden yetmiş dokuz emvât bâ-âsâm âlâma.
Sekseninci olmuştur mezara bir mezar taş,
...

Bediüzzaman 1946 yılında Afyon’a bağlı Emirdağ ilçesinde mecburî iskânda ve gözaltında bulunuyordu. Hapisten çıktığı halde hapisten yüz kat daha ...

Bir önceki "İmana hizmet cihetini tercih etmek" başlıklı yazımız hakkında müsbet yorum ve mesajlar yanında farklı yorum ve mesajlar da aldık.

...

Ağustos ayının sonunda bir okuma programında çekik gözlü bir Nur talebesi ile tanıştık: Abdûlhalim Bania… Filipinler’den gelmişti ve Türkçe ...

İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

Her işin bir rehberi vardır. Her iş sahibi kendi mesleğinin esaslarını, husûsiyetlerini o rehberden öğrenir. Nur Talebelerinin rehberi ise Hizmet ...

Fatiha’da Kur’ân’ın dört esası mevcuttur. “Malik-i yevmi’d-dîn”e kadarki kısmı tevhid esasını ihtivâ eder. “Malik-i yevmi’d-dîn” ise haşir ...
Bediüzzaman diyor ki:

Eski Said bir hiss–i kablelvuku ile "Bu Osmanlı ülkesinde büyük bir parlak nur çıkacak"; hattâ Hürriyetten (1908'den) evvel ...

Risâle-i Nur eserlerinin asrımızda Kur’ân’a ayine olduğunun bir göstergesi de içinde ihtiva ettiği müsbet fen ve felsefe ilimleridir. Bediüzzaman, ...

BEDÎÜZZAMAN’IN GARB SÜRGÜNÜ: 1926

Mûteber kaynaklara göre, sürgün:

Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayâtı: “Şeyh Said Hadisesi”(1) ile aynı yıl ...

Yıldırım’dan iki yıl sonra

Büyük "Timur İmparatorluğu"nun kurucusu Emir Timur, rakibi ve muarızı olan Yıldırım Bayezid’den iki yıl sonra bugün (18 ...

Bediüzzaman diyor ki:

İstibdat, kendini muhafaza etmek için herkese vesvese verdiği gibi, beni İnkılâptan (1908'den) on sene evvel aldattı ...

"Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur'u; ben o­nun zamanında gelseydim, Mesnevî'yi yazardım. o­nun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ...

Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...

Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın asrımızı kucaklayan aydınlığıdır. Dayandığı nokta, bağlandığı ip, doğrudan doğruya Kur’ân’dır. Kur’ân’ın asrımızı şemsiyesi ...

Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...

Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
Aradan geçen seksen iki senelik zaman Şeyh Said hadisesinin tartışmasını bitiremedi. Bu konuda yüzlerce araştırma yapıldı. Değişik basın ve yayın ...

Zor bir görevdi bu 600 sene Dünyaya adaletle hükmetmiş, bin yıl İslâmiyete hizmet etmiş bir milletin göğsünden sökülüp alınmak istenmişti.

1928 ...

Risale-i Nur mesleğinin en temel özelliklerinden biri de, içtimaî ve siyasî meselelerle ilgili kaidelerin de var oluşudur.

Bediüzzaman Hazretleri ...

Risale-i Nur’dan hürriyet bahisleri:

İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtır(Allah’ın kuludur)lar (Tarihçe, s. 95).

Hürriyet imanla parlar: ...

Bediüzzaman’ın tesbitiyle, insanlığın ayak bastığı, “serbestiyet ve malikiyet” devrinde, herşey özelleştirilirken, Risale-i Nur’un, “yasal vârisleri, ...

Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur Külliyatı’nın birçok yerinde Isparta ile ilgili izahatlar yapmaktadır. İlk önce 1926 Mayıs’ında Burdur’a, oradan ...

MECLİS zabıtlarıyla Bediüzzaman Said Nursî’nin (Rumî 9 Teşrin-i Sani 1338), milâdî 22 Kasım 1922 Perşembe günü Meclis’te “hoşâmedi (hoş geldin) ...

Bitlis İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen ‘Işık Şahsiyetler’ projesi kapsamında Bitlis Anadolu Lisesi öğrencileri, Bitlis’in ışık ...

Dersim çıkışıyla partisi içinden de epeyce tepki alan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, bir grup partili milletvekilinin deklarasyon ...

Yakın zaman önce, UNESCO’nun önümüzdeki yıllardan birini “Bediüzzaman yılı” ilan edeceğine dair haberler çıkmış; özellikle 2015 ve 2018 seneleri ...

Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur’un, Zübeyir Gündüzalp’in vefatının ardından yazdığı, 13 Nisan 1971 tarihli İttihad’da yayınlanan ...

Mazlûmların avukatı olarak bilinen ve Bediüzzaman Said Nursî’nin de avukatlığını yapan merhum avukat Bekir Berk, vefat yıldönümünde Eyüp’teki mezarı ...

Emin Bey, Şark aşiret beylerinden. Kastamonu'da Bediüzzaman'a hizmet etmişti. l943'de Denizli'de dokuz ay mevkuf kaldı. O da diğer Nur talebeleri ...

Aziz muhterem kardeşim...

Mademki İslâm’ın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun, bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun, o halde iyi dinle:

...

Şehid merhum Cevdet Baybara’ya rahmet vesilesiyle...

“Hiçbiriniz sakın ölümü temennî etmesin. Eğer o salih bir kimse ise (hayatta oldukça) ...

Bediüzzaman, dünya çapında şu muhteşem ölçüyü çıkarmış Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den:

“Hiçbir müfsid (bozguncu, fesat), ben müfsidim demez. Daima ...

Üstâdımız. Elime kalem düştü. İki kırmızı var yanı başımda. Kırmızı kitap, kırmızı çay. ’Çayımın şekeri’ oluyor nurlarla örülü zaman. Çayı ...

Türkiye’nin yüzyılı aşan demokratikleşme macerasında gelinen noktada ‘Nasıl bir demokratikleşme?’ sorusu karşısında en önemli referanslardan ...

Bediüzzaman, 1947 yılında, iktidar partisi CHP’nin genel sekreteri Hilmi Uran’a bir mektup yazmış ve bu mektubu daha sonra Emirdağ Lâhikası’nda ...

Fikir ve yorumları gibi, yaşayış tarzını da dikkat ve merakla araştırıp öğrenmeye çalıştığımız Üstad Bediüzzaman'ın, yeme ve içme alışkanlığı gibi ...

Kavramsal ve Tarihî Çerçeve

Milliyetçilik, Hıristiyan Batı toplumlarının “modernleşme” sürecinde ortaya çıkan ve sanayi toplumunun üretim ve tüketim ...

Yıl 1908.

Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

“Bahtiyar bir ihtiyar var. Etrafı sekiz yaşından seksen yaşına kadar bütün nesiller tarafından sarılmış. Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı… Fakat ...

Bazı konular vardır ki, sıklıkla gündeme getirilir, yahut kasıtlı şekilde ortalığa servis edilmeye çalışılır.

İşte, o konulardan biri de 20. asırda ...

Bitlis’te bir okula Said Nursî isminin verilmesine tepki gösteren CHP Milletvekili Gürkut Acar, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’ya konuyla ...

  • Kitap Bahçesi

“Müslümanların hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyedeki saadetlerinin anahtarı meşveret-i şer’iyedir. ‘Onların aralarındaki işleri istişare iledir. (Şura ...

Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

Bu hafta sizlere Yeni Asya Neşriyat tarafından yayınlanan önemli bir kitabı tanıtmak istiyoruz: Sonsuz Gücün Anahtarı Besmelenin Esrarı. Kitap, ...

“İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

...

Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...