Anasayfa Risale-i Nur Portreler Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.)
Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Mayıs 2000 01:00
Abdülkadir-i Geylani (k.s.), Peygamber Efendimizin (s.a.v.), "Ümmetimin alimleri İsrail oğullarının peygamberleri gibidir" hadisi şerifine mazhar olarak, zamanının zulüm ve zulümatını dağıtıp, Kur'an nurlarını ve iman hakikatlerini neşrederek, manevi bir mehdi hükmüne geçti.1 Kutsi bir deha sahibi olan bu mübarek Zâtın, maneviyattaki terakkisi, hayatı boyunca devam etmiştir.2 İman hakikatlerini ilim yoluyla müşahede ve keşfetmiştir.

3 En önemli özelliklerinden birisi gaybden, özellikle istikbalden haber vermesi ve Kur'an hizmetinde bulunanlara verdiği müjdeli haberlerdir. Çünkü Allah'ın bildirmesiyle, bazı vakitlerde mazi ve müstakbeli hazır zaman gibi müşahede ederdi.4

Vefatından sonra da manevi tasarrufu devam eden Şah-ı Geylani, en büyük yardım edici, imdada koşan manasına gelen "Gavs-ı Azam" olarak meşhur olmuştur. Bu makam, hem gayrimüslim bir çok insanın hidayete ermesine vesile olması, hem de hayattayken ve vefatından sonra bir çok insanın manen yardımına koşmasına binaen kendisine verilmiştir. Sultanü'l-Evliya olan Gavs'ın, vefatından sonra da aynen hayatta olduğu gibi müritleriyle alakadar olduğu, yardımlarına yetiştiği, ehl-i keşif ve velayetin ittifakıyla kabul görmüştür.5 Bunun yanında, manevi makamlarda varılabilecek en yüce rütbe manasına gelen "Kutub" olarak da kabul edilir.

Asıl adı Muhyiddin Ebu Muhammed Abdülkadir b. Ebi Salih Musa Zengidost el-Geylani'dir. Babası, Bağdat'ta zenci dostu "zengidost," Arap olmayan-yabancı "acemî" manalarına gelen ünvanlarla tanınmıştır.

Muhyiddin 470 yılında (1077) Hazar denizinin güneybatısındaki Gilan eyalet merkezine bağlı Neyf köyünde doğdu. Babası Ebu Salih Musa'nın dindar bir kimse olduğu bilinmekte; ancak, hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Baba tarafından soyu Hz. Hasan'a (r.a.) dayanmaktadır. Annesi de devrin tanınmış zâhid ve ehli tariki olan Ebu Abdullah Savmaî'nin kızı, kadın velilerden Ümmü'l-Hayr Emetü'l-Cebbar Fatima'dır.

Küçük yaşta babasını kaybeden Muhyiddin, annesinin yanında ve dedesinin himayesinde büyüdü. Çocukluğundan itibaren en büyük gayesi, dönemin ilim ve kültür merkezi olan Bağdat'ta tahsil görmekti. On sekiz yaşına gelince annesinden izin alarak Bağdat'a gitti (1095). Burada ünlü alimlerden ders aldı ve kısa bir süre zarfında mezun olduktan sonra kendisine tahsis edilen medresede hadis, tefsir, kıraat, fıkıh, nahiv derslerini okutmanın yanı sıra, halkı da irşad etmekle meşgul oldu. Bir süre sonra yirmi beş yıl sürecek olan inzivaya çekildi. Bu sırada, kırk gün boyunca hiçbir şey yemediği anlar oldu. İnziva döneminin sonunda, oğluyla beraber hacca gitti. 561'de (1165-66) Bağdat'ta vefat etti.

Muhyiddin'in en önemli özelliklerinden bir tanesi—çocukluğu dahil olmak—üzere hiç yalan söylememesidir. Bu, aynı zamanda annesinin vasiyetidir. İlim tahsil etmek üzere Bağdat'a gideceği zaman annesi ona, 40 Dinar verir. Yolda eşkıya, kervanın etrafını sararak yolcuların mal ve paralarını aldıktan sonra, Muhyiddin'e parasının olup olmadığını sorar. Bunu üzerine Muhyiddin, 40 dinarının olduğunu söyler. Bu cevap soyguncuları hayrete düşürür. Doğruyu söylemesinin sebebi sorulduğunda, annesine söz verdiğini söyler. Annesinin yalan söylediğini bilemeyeceği ifade edilince; annem bilemeyebilir ancak, beni ve şu an çoluk çocuğun malını gasp eden sizleri bilen Allah vardır, karşılığını vermesi, soyguncuların gasp ettikleri malı iade ve tövbe etmelerine vesile olur.6

Geylani Hazretleri (k.s.), Cenab-ı Hakk'ın Hayy ismine mazhar olması hasebiyle, bir ihsan-ı İlahî olarak, kendisine bu meyanda keramet nasip olmuştur. Mesela; Gavs'ın himaye ve terbiyesindeki evladını ziyarete giden bir hanım, biricik oğlunun kuru ve siyah bir parça ekmek yediğini görünce, şikayet için Gavs'ın yanına gider ve onun kızartılmış tavuk yediğini görür. Sebebini sorması üzerine; Hazret-i Gavs tavuğa: 'Kum biiznillâh!' deyince o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp canlı tavuk olarak yemek kabından dışarı atlar. Hazret-i Gavs, kadına dönerek: 'Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin' karşılığını verir. Yani, oğlunun ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hakim olup, lezzeti şükür için istediği an, leziz şeyleri yiyebileceğini ima eder.7

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), nübüvvet vazifesi gereği, bazı konularda büyük şefkat göstermiştir. Mesela, Hz. Hasan ve Hüseyin'e (r.a.) küçük yaşlarında gösterdiği fevkalade şefkat ve ehemmiyetin sebebi, sadece akrabalıktan gelen muhabbet olmayıp, nübüvvet vazifesinin bir ucu ve varislerinin önemli bir cemaatinin temsilcileri olmaları sebebiyledir. Bundan dolayıdır ki, Peygamber Efendimizin Hz. Hasan'ı (r.a) şefkatle kucağına alıp başını öpmesinde, onun soyundan gelen Şah-ı Geylani gibi pek çok mehdi-misal şahsiyetlerin hissesi vardır. Cenab-ı Hakkın inayetiyle, bu mübarek nesli gören Peygamber Efendimiz, onları temsilen, cedleri olan Hz. Hasan'ın başını öpmüştür. Bunda Şah-ı Geylani'nin hissesi büyüktür.8

Eserleri

1- El-Gunye li-talibi tariki'l-hak: İman, tevhid ve ahlak konularını işler.
2- El-Fethu'r-Rabbani ve'l-feyzü'r-Rahmani: Vermiş olduğu vaazlarının toplandığı eserdir. Vefatından sonra talebeleri tarafından bir araya toplanmıştır.
3- Fütuhu'l-Gayb: Oğlu Abdürrezzak tarafından toplanmış olup, meclislerde yaptığı vaaz ve vasiyetini ihtiva etmektedir.
4- El-Füyüzatü'r-Rabbaniye fi evradi'l-Kadiriyye: Dua ve virdleri ihtiva eden risaledir.
5- Mektubat: On beş mektubundan oluşmaktadır.
6- Cila'ü'l-hatır min kelami Şeyh Abdülkadir.
7- Sırrü'l-esrar ve mazharü'l-envar: Ötelerden Haber adıyla Türkçe'ye tercüme edilmiştir.
8- Ed-Dela'il: Evrad ve Salavat-ı Kübra adlarıyla da anılır.
9- Es-Siracü'l-vehhac fi leyleti'l-Mirac: Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Mirac mucizesini konu alan eserdir.
10- Akidü'l-Bazi'l-eşheb: Muhyî mahlasını kullanan Geylani'nin (k.s.) Hamriyye, Ümmiyye, Taiyye, Lamiyye adlı kaside ve manzumelerini ihtiva eden eser.9

Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani ve Bediüzzaman

Şah-ı Geylani gaybten haber verdiği manzum bir eserinde, kendinden sekiz yüz sene sonra gelecek olan Bediüzzaman ve talebelerine açık bir şekilde ve ismen işaret etmiştir. Mecmuatü'l-Ahzâb adlı eserin birinci cildinin 562. sayfasındaki bölümlerde, ilgili bilgiler mevcuttur.10 Bu işaretlerden bazıları şunlardır:

1- Said ismi verilerek açık bir şekilde ifade edilmiş, geçim hususunda izzet ve saadetle geçineceği beyan edilmiştir. Bediüzzaman'ın küçüklüğünden itibaren minnet altına girmemesi, amcasının çorbasından yememesi, Doğudaki medreselerde geleneği olan talebelerin ihtiyaçlarının halk tarafından karşılanmasını kabul etmemesi ve talebelerini de bundan men etmesi.

2- Gavs'ın "vaktin Abdülkadir'i ol" ifadesinin cifir hesabıyla 1326 (1908) ettiği ve bu tarihte şeyhin bir talebesinin Kur'an hakikatlerini müdafaa edeceğine işaret ederek, Bediüzzaman'ın manevi mücahedeye atılacağını haber vermesi.

3- Said ve Bediüzzaman isimlerine işaret edilmesi.

4- Gavs'ın müridine, "korkma, sözlerini söyle" hitabında bulunarak Şarka ve Garba gideceğini, çok fitnelerle karşılaşacağını bildirerek tamamından mahfuz kalacağını bildirmesi.

5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Bediüzzaman Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı eserinde şu ifadelere yer verir:

"Sergüzeşt-i hayatımda geçen ve çoğunu gizlediğim çok harika vakıalar vardı. Kendimi hiç bir vecihle keramete lâyık görmediğim için onları bazen tesadüfe, bazen da başka esbaba isnad ediyordum. Şimdi kanaatim geliyor ki, o harikalar, Gavs-ı Azam'ın bir silsile-i kerametini teşkil ederler. Demek onun duasıyla, himmetiyle, ona kerameten ve bize ikram nev'inden, bir nev'i inayet-i İlâhiyeye mazhar olmuşuz."12

Bediüzzaman'ın hayatında Şah-ı Geylani'nin müstesna bir yeri vardır. Bediüzzaman, Tillo'da bulunduğu sırada Geylani Hazretlerinin ikazı ile Miran aşiret reisi Mustafa Paşaya giderek hidayete davet etmiş; ya zulmü terk edip namazını kılmasını veya kendisini öldüreceğini söylemiştir.13 Yine Darü'l-Hikmeti'l-İslamiye üyesi olduğu sırada Gavs'ın Fütuhu'l-Gayb adlı eserini okur. Burada, kendisi hasta olan ve tedavi olmayan birisinin, başkasının arayışlarına çare olamayacağı uyarısıyla karşılaşır. Bediüzzaman, Şeyhi tabip kabul ederek eserini okur ve çok istifade eder.14

Gavs-ı Azam, asırlar ötesinden verdiği haberlerle, hem Bediüzzaman'la, hem de Risale-i Nurla alakadar olduğunu göstermiştir. Ehl-i zındıkanın bütün takibat, tazyik, işkence, hapis gibi baskı ve engellemelerine rağmen Üstad Bediüzzaman ve talebeleri, Cenab-ı Hakk'ın inayeti ile muvaffak olması, Hz. Ali (r.a.) ile Gavs-ı Azam'ın (k.s.) Risale-i Nur ve müellifi Bediüzzaman Hazretleriyle ilgili kerametlerini teyid etmektedir.15

Gavs-ı Azam'ın en önemli hususiyetlerinden birisi ve belki de en önemlisi, hiçbir şahsı merci yapmadan, doğrudan doğruya Kur'an-ı Azimüşşandan ders almasıdır.16 "Ferdiyet" denilen ve çok az kişinin mazhar olduğu bu ihsan-ı İlahiye asrımızda, Kur'an-ı Kerim'in i'cazlı tefsiri olan Risale-i Nur ve onun müellifi mazhar olmuştur.

Netice olarak, keramat-ı Gavsiye ile Nurlara işaret edilerek, hizmetinin muvaffak olacağı müjdelenmiştir. Gavs-ı Azam'ın kasidesindeki "1345'te (1926) Kur'an'dan gelen bir nur ile insanlar karanlıklardan aydınlığa çıkarılacak" müjdesi, bu tarihte fevkalade bir şekilde neşre ve nurlandırmaya başlayan Risale-i Nur'a cifirce ve mealce tam tamına uygun düşmektedir. Bu uygunluk, Risale-i Nur'a işaretle birlikte, eserin ve onunla yapılan hizmetin makbuliyetini de göstermektedir.17

Dipnotlar:

1. Mektubat, s. 100-101; Lem'alar, s. 26; Hutbe-i Şamiye, s. 165.

2. Şualar, s. 94.

3. A.g.e., s. 94.

4. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 143.

5. Lem'alar, s. 422.

6. Ahmed Şahin, İslâm Büyükleri, YAY, s.165-166.

7. Lem'alar, s. 145.

8. A.g.e., s. 26.

9. Süleyman Uludağ, Abdülkadir-i Geylani, TDV İslâm Ansiklopedisi, I.C., s. 234-239.

10. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 127.

11. Aynı yer.

12. A.g.e., s. 142.

13. Tarihçe-i Hayat, s. 36.

14. A.g.e., s. 122.

15. A.g.e., s. 211.

16. A.g.e., s. 270.

17. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 95.


Bu makale 8231 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#6 Batu 27-03-2013 19:57
5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Burayı anlamadım. Niçin direk Allah'a dua etmemişte, ona etmiştir. Yani aklıma şu geldi, medet umma gibi ? bilgilendirilir sem mennun olurm
Alıntı
 
 
#5 NOX22 21-07-2010 17:43
muhammed faysal mungan 2008-08-28 15:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır

Yukarıda yazısını verdiğim din kardeşim.Sana birkaç lafım olsun.Sünnet s.a.v benzemek derken..O nun yaptıkları ile alakalıdır.Farzetki vefat ettin.RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHÜ TEALA Sana belki sorabilir EY KULUM BANA NE GETİRDİN?Senin cevabın olsa olsa bir terlik,takunya, cübbe,bir sarık ve göbeğime kadar inen bir sakal getirdim olur.Oysaki HZ.İBRAHİM Nede güzel söylemiş.(BİR KULUN AHİRET GÜNÜNDE RABBİNE SUNACAĞI ARI DURU BİR GÖNÜLDEN BAŞKA NE OLABİLİRKİ)Bu sözü ve S.A.V Davranışlarını temiz giyinmesini çevresine hoş görülü olmasını sözlerini vs.Kendine kılavuz edinmeni tavsiye ederim.Bir avuç sakal seni ahiret gününde kurtarmayabilir .Hürmetler kardeşim.Çook yazıcak düşüncem var ama malum yerimiz az...
Alıntı
 
 
#4 Cihan Koç 31-08-2008 14:26
NOT: Benden önceki yorumların üçüne birden ithaf olunur;

İt ürür, kervan yürür...

Ahmağın hak ettiği cevap, sükuttur...
Alıntı
 
 
#3 ölümüne nurcu 28-08-2008 19:41
Biz sizin gibileri cok gördük. zaten o gördügümüz sizin gibi olanlar, bir daha karsımıza cıkmaya cesaret edemiyorlar. cünkü nasiplerini aldılar. yazdıklarınızda n anladıgım kadarıyla siz de zamanın birinde herhangi bir nur talebesiyle karsılasanlarda nsınız. fazla oturmus ki, isinizi gücünüzü bırakıp Risale-i Nur sitelerine girip okuyorsunuz ve ancak isim veya iletisim adresi belirtmeden komik komik cümleler sarfediyorsunuz . be hey arkadasım, tarafgirlik gözlügünü cıkarıp hak namına okuyup anlamaya calıssana biraz bu hakikatleri.
Alıntı
 
 
#2 muhammed faysal mungan 28-08-2008 16:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır
Alıntı
 
 
#1 polim 17-08-2008 16:31
sizleri bir ve eşi benzeri olmayan allaha ibadete davet ediyorum tevhidsiz iman olmaz gavs yanlız allahtır taassupla körü körüne bağlanmayın dininizi araştırın cennet ve cehennem haktır son nefesin sahibi yanlız allah subhanuhu dur kişinin alim veya ulemadaki yanlız ilim öyrenmektir daha fazlası şirktir şirk allahın hakkı olanı başkasına vermesidir ümitte korkuda ve istemede
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün11522
Dün15702
Bu Hafta41112
Bu Ay299151
Toplam12061317

Sitede şuan 186 ziyaretçi var.


Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

O madalyalar tam tersine olsaydı...

O madalyalar tam tersine olsaydı...

Siyaset âleminde propaganda gücü çok yüksek olan kesimler, cereyanlar var. Bunların başında da mevcut iktidarın gönüllü propagandistleri gelir. Övgüde de, yergi de sınır tanımaz derecede ileri gideler.Meselâ, bunlar bir kişiye, yahut bir zümreye damgayı vurup yapıştırdı mı, sen kırk yıl uğraşsan, yine de yerinden söküp atamazsın.Keza, övdükleri adamı göklere...

Risale-i Nur’a bandrol yasağı

Risale-i Nur’a bandrol yasağı

Bediüzzaman Hazretleri “Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır” diyerek gelecek nesilleri ümit ve sevinçle müjdeler. Hayatı sürgünler, hapisler, zehirlenmeler, mahkemelerde geçen Bediüzzaman her ânını Risale-i Nur dâvâsına vakfedip mahkûm olduğu hapishaneleri mektep...

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

Gündem ve Yeni Asya

Gündem ve Yeni Asya

Temscilciler toplantısından (meşveret) çıkan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleme kararı, bazılarını kızdırmış. Twitter ve Facebook’tan hakaretler, ithamlar gırla gidiyor. Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Kâzım Güleçyüz’ün de dediği gibi, biz de “Yeni Asya’nın İhsanoğlu’na destek kararına gelen tepkilerdeki üslûbun seviyesizliği ve iğrençliği dahi...

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

İsrail katliama doymuyor

İsrail katliama doymuyor

Batının “kendini savunma hakkını kullanıyor” tavrından cesaret alan İsrail, saldırılarını şiddetlendirdi.EN AZ 40 KİŞİYİ DAHA KATLETTİİsrail ordusunun, Gazze′ye karşı başlattığı saldırılarda kara operasyonunu takviye kuvvetlerle “genişleteceğini” duyurmasından sonra Gazze′nin doğu mahallelerine hedef gözetmeden düzenlediği saldırıda, Şucaiyye...

Bediüzzaman ve mihenk!

Bediüzzaman ve mihenk!

Bediüzzaman, dünya çapında şu muhteşem ölçüyü çıkarmış Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’den:“Hiçbir müfsid (bozguncu, fesat), ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Bediüzzaman Hazretlerinin vefat ettiği 23 Mart 1960 tarihinden bugüne baktığımızda, Türkiye’de ve dünyada hizmetlerimiz nereye gelmiştir? Kısaca ...

Kısaca özgeçmişinizden bahseder misiniz?

1960 Adıyaman-Merkez doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Adıyaman’da bitirdim. İçimde ...

Meclis Anayasa Komisyonunda, İİKV Genç Hukukçular Topluluğu adına Risale-i Nur eksenli bir sunum yapan Said Mürsel Çeşitcioğlu, yeni ve sivil bir ...

Âlem-i İslâmda üç nur, birbiri arkası sıra inkişafa başlıyor... Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek... Bu kışın devamına ihtimâl ...

Abdülmecid Nursî’nin torunu Seyda Ünlükul: Risale-İ Nur’un neşrine engel olunması vahim bir hatadır, vazgeçilsin.

BAKANLIĞIN AÇIKLAMASI DOĞRU DEĞİL

...

İlahiyatçı-yazar Süleyman Kösmene, Aksaray Ortaköy ilçesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde ‘’Peygamber Efendimiz’in (asm) Aile Hayatı’’ konulu bir ...

Geçtiğimiz Pazar günü Isparta Ulu Camii’nde öğle namazını müteâkiben başta Hz. Peygamber (asm) olmak üzere Sahabe-i Kiram, Tâbiin, Tebe-i Tabiîn, ...

Risale-i Nur’a bandrol engeli, meğer asıl niyetin öncü sinyaliymiş. Asıl hedef, eserlerin basım hakkını Kültür Bakanlığının tekeline almakmış. Ve biz ...

RİSALE-İ Nur Enstitüsü, Bediüzzaman Haftası kapsamında, bütün Türkiye’de çeşitli programlar düzenliyor.

Bunlardan biri de 16 Mayıs 2010 tarihinde ...

Bediüzzaman’ın hayatında, fikirlerinde ve mücadelesinde hürriyet kavramının önemini eserlerinden takip edelim.

Hürriyet aşkı: Genç Said, fıtraten, ...

İman ve hayat aşamalarıyla iç içe yaşanacak olan "şeriat" merhalesi, siyaseti de içine almayacak mı? Elbette alacak. Ama bu da fıtrî bir akış ...
Hak ve hürriyetlerin yanında insanlığın ulaştığı önemli bir diğer merhale de şudur: Ortak değerler etrafında toplanmak!

Bu gerçeği, bir zamanlar, ...

Mü’minlerin seccadede geçen zaman dilimlerinin, ibadet vakitlerinin ‘nasıllığı’ çok önemlidir. Belki de hava durumumuzun ‘nasıllığı’, ibadet ...

Savaşlar ve gerekçeleri zamana göre değişiyor. Haberleşme ve iletişim imkânlarının artması ve yükselen demokrasi ile artık yapılacak her işte, her ...
BU tam anlamıyla tarihin zembereğinin boşalması; yakın gelecekten hatta dünden başlıyor, sonsuz geçmişe kadar gidiyor, bütün karanlık perdeler arka ...
Tevafuklarla dolu bir başlangıç yaptık oruç ayı Ramazan’a… New Orleans’taki Gustav kasırgası sebebiyle iki milyon insan tahliye edildi ve şehirler ...

1985 yılında Kuveyt’e geldiğimizde, Kuveyt-Türkiye Kültür Anlaşması çerçevesinde 1 yıllık burslu olarak araştırma görevlisi sıfatıyla Kuveyt ...

27.05.2013 – Buenos Aires
Esselâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtuhu

Aziz, sıddık ağabey ve kardeşlerimiz,

Evvelen; seksen sene bir manevî ömr-ü ...

Aksa Kültür ve Miras Müessesesi, İsrail yönetimine bağlı kurum ve kuruluşların Mescid-i Aksa’yı kuşatma girişimlerini hızlandırdıklarını bildirdi. ...

ÇİN’İN başşehri Pekin’de Müslümanlar, 11 ayın sultanı Ramazanda ilk iftarını dualarla açtı. İftar öncesinde Niucie Camisi’nin külliyesinde gönüllü ...

İsveç’in başşehri Stockholm’deki Fittja Ulu Cami minarelerinden Cuma günleri ezan okunması için yapılan başvuruya Botkyrka Belediye Meclisi’nden ...

Önce, Almanya’da yapılan bir araştırma neticesini aktaralım: Alman Konrad Adenauer Vakfı’nın Almanya’da yaşayan başı örtülü Türk kadınlarına ilişkin ...

Kapkaççı ve hırsızların yeni hedefi, yaz tatillerini Türkiye’de geçirmek isteyen gurbetçilerimiz oldu. Arabası çalınan gurbetçimiz Muharrem Keskin, ...

Edward Gibbon, Thomas Carlyle ve Johann Wolfgang Goethe: İslam dininin kurucusu Hz. Muhammed (S.A.V.) birçok batılı aydınları hayret içinde bıraktı

...
Almanya’nın Baden - Württemberg Eyaleti’nde 2006 yılı sonbaharında İslam dersleri verilmeye başlanıyor. Hristiyan Demokrat Birlik partisi üyesi olan ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Şeytan değişik taktikler uygulayarak kötü, çirkin, olumsuz şeyleri güzel gösterir. Değişik baskılar uygulayarak rûhî ve kalbî rahatsızlıklara iter. ...

-Hafız Gönenli Mehmed Efendi’nin vefat yıl dönümü münasebetiyle-

Cumhuriyet döneminin en meşhur kıraat âlimlerinden ve asıl ismi Mehmed Öğütçü ...
Muhakemât okumaları-2

Akıl ve nakil karşı karşıya geldiği, yani çatıştığı takdirde, hakikatı arama meyline sahip olan aklın asıl kabul ...

Semavi üç büyük dinden biri olan Musevilik; sonradan tahrif edilen şekliyle Yahudilik, Hz. Musa'ya Tevratla gönderilen dindir. Bu dinin mensuplarına ...

1399 yıl önce Hıra/Nur Dağı'ndan doğan Kur’ân nuru dünyayı aydınlatmaya başlamıştı. Bir kişi ile başlayan İslâm dini, artık dünyanın yarısını ve ...

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

DİYANET İşleri Başkanlığınca düzenlenen Yaz Kur’ân Kursları’nda engelli öğrenciler için brail alfabesiyle işaret dilini bilen öğreticiler ...

DİYANET İşleri Başkanlığı, camilerin sadece yaz tatilinde değil 12 ay Kur’ân kursu hizmeti vermesi için harekete geçti.

Camilerin uygun bir ...

Kazakistan Millî Uzay Ajansı Kazkosmos Başkanı Talgat Musabayev, “Uzay, önemli bir manevî ders mekânı; astronotlar arasında ateist bulunamaz. Uzaya ...

Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılını “Kur’ân yılı” olarak ilân etti ve buna uygun olarak çeşitli programlar ...

Baş İmam İbrahim Tunç, imamlığa başladığından beri mühendislik bilgisini kullanarak ve modern öğretim tekniklerini Kur’an öğretimine uyarlayarak, ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?

"Birinci Vecih-Birinci Yara

"Şeytan, evvelâ şüpheyi kalbe atar. Eğer kalp kabul etmezse, şüpheden şetm'e döner. Hayale karşı şetme ...

Akıcı nehirde yansıyan Güneş sabit olduğu için, onu yansıtan damlacıklar da sabitmiş gibi algılanır. Oysa, yansıtan damlacıklar sürekli ...
Bu renk çoğunlukla değişimin ve farklılaşmanın, başka şekillere dönüşümün rengi olarak ifade edilmektedir. Bu ...
Varlığın işleyişinde "kanun" olarak algılanan ve adlandırılan unsurlar, aslında tarzın tekrarının ifadesidir. Yani varlığın işleyişinde bir tarz ...
İnsanın ruh halini en belirgin şekilde etkileyen hâl, olaylara bakışı ve çevresinde yaşanan olayların âleminde ne ifade ettiği olmalıdır. Bu ...
Dünya kamuoyu birkaç gündür Wikileaks’in sızdırdığı, ABD’nin diplomatik sırlarını konuşuyor.

Bu bilgileri kimin, nasıl, neden sızdırdığı; bu ...

Bediüzzaman’ın önde gelen talebelerindendir. Uzun süre kendisinin hizmetinde bulunmuştur. Bediüzzaman’ın mânevî evlâdıdır.

Mustafa Sungur, 1929 ...

İNSANLIK TARİHİNDE MEDENİYET KAVRAMININ GELİŞİMİ

Medeniyetin kaynağı ile ilgili genel felsefî yaklaşımlar daha çok olayın mülk yönü ya da maddî ...

Tefekkür, ‘düşünmek, fikri belli bir sahada çalıştırmak’ demektir. İnsanın istidadındaki genişlik ve zenginlik, onun fikir dünyasına da aksetmekte ...

Genelde eserlere, o eserlerin beslendiği kaynakların dili yansır. Risâle-i Nur dili için de aynı şeyi söylemek mümkündür. Risâle-i Nur müellifi kimin ...

“Fazla fevkalâde hüsn-ü zan ve müfritâne âlî makâm vermek yerine, fevkalâde sadâkat ve sebât ve müfritâne irtibât ve ihlâs lazımdır. Onda ...
Üstad Hazretlerinin telif ettiği eserler bir bütündür. Hepsi de çok kıymetlidir. Hükümleri kıyamete kadar bâkîdir. Çünkü âyet ve hadislerden ...

“Fitne-i âhirzamânın müddeti zundur; biz bir faslındayız.” 1

Beşinci Şuâ’daki ihbâr ile “Rivâyette var ki, ‘Fitne-i âhirzamân o kadar ...

Bediüzzaman, “Nur talebelerinin birinci gayesi, hedefi, maksadı, çabası, hatta vazifesi, Kur’ân’ın, ispata dayalı en etkili tefsirlerinden birisi ...

Risâle–i Nur'un lisânı sadedir. Yani fıtrîdir; katkısız, katışıksızdır. Orijinaldir. Aynı zamanda Kur'ân'ın nuruna istinad ettiği için nurlu, feyizli ...

Bediüzzaman diyor ki:

İstibdat, kendini muhafaza etmek için herkese vesvese verdiği gibi, beni İnkılâptan (1908'den) on sene evvel aldattı ...

Osmanlıca ile birlikte Kur’ân harflerinin de yasaklanmasının ardından, sıra Muhammedî Ezanın yasaklanmasına gelmişti.

Dünyada ve insanlık tarihinde ...

Bediüzzaman diyor ki:

1338’de (Kasım 1922) Ankara’ya gittim. İslâm Ordusunun Yunan’a galebesinden neş’e alan ehl–i imanın kuvvetli efkârı ...

Tarih boyunca eğitimde büyük reformlar, savaş, kriz gibi olağanüstü hallerin ardından yapılmıştır. Bu yenilikçi tavır, Osmanlı Devleti’nin son ...

ŞÂHİDLERİN beyânıyla, “Meclis sohbet salonu” ya da bugün “kulis” denilen “teneffüs dinlenme- salonu”nda 50- 60 mebus içindeki karşılaşmada önce ...
Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...

“Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

Kur’ân-ı ...

Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın asrımızı kucaklayan aydınlığıdır. Dayandığı nokta, bağlandığı ip, doğrudan doğruya Kur’ân’dır. Kur’ân’ın asrımızı şemsiyesi ...

Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
...

Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...
  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Risale-i Nur’dan hürriyet bahisleri:

İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtır(Allah’ın kuludur)lar (Tarihçe, s. 95).

Hürriyet imanla parlar: ...

Bediüzzaman’dan adalet prensipleri:

Yargı hür, bağımsız ve tarafsız olmalıdır: “Hükümetin daireleri içinde en ziyade hürriyetini muhafaza etmeye ve ...

Yazar Soner Yalçın'ın "Efendi-2" isimli kitabı, büyük bir gürültü ve sansasyonla piyasaya sürüldü.

Kitap hakkındaki ilk duyuruyu, Hürriyet ...

O muharebeler (1. Dünya Savaşı) esnasında, Ermeni fedâileri bazı yerlerde çoluk çocuğu kesiyorlardı.

Buna karşı Ermenilerin çocukları da bazan ...

Suriye’deki iç savaşın ve PKK’nın Suriye kolu PYD ile El Kaide’nin uzantısı El Nursa cephesi arasında yirmi gündür süren çatışmaların yeniden ...

Said Nursî’nin “Bediüzzaman” unvânı…
 
“Hür Adam” filmi ile bir kez daha gündeme gelen Bediüzzaman’ın Ankara’ya dâveti, ilk Meclis’i ...

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, “Bediüzzaman kucaklayıcıdır” dedi.

Rektör Battal: Bediüzzaman kucaklayıcıdır

Yüzüncü Yıl ...

Tarihî yeşil ve münevver Bursa, Hz. Üstadımızın lisanında “Anadolu’nun medresesi” olması hasebiyle sekiz senedir bir gelenek hâline getirdiği ...

Kemalist rejimin önce bizzat M. Kemal kanalıyla ve cazip tekliflerle ilettiği “Birlikte çalışalım” teklifini geri çeviren Said Nursî, sonrasında her ...

Bediüzzaman Said Nursî’nin Isparta’da ikamet ettiği ve 1977 yılında tescil edilen tarihî evini tehdit eden 7 katlı bina inşaatının yapımına yeniden ...

Bundan üç hafta önce, büyük İslâm mütefekkiri Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin önemli iki talebesi aynı günde vefat ettiler. Biri merhum Kâmil ...

Fedakâr ve kahraman dâvâ adamı, çileli hayatında ümidi yaşayan, sarsılmaz Nur zincirinin önemli bir halkası Mustafa Sungur Ağabey Hakk’a yürüdü…

...

Bir arkadaşımız o­nun için “bir tesettür meşalesi” demişti. Çok yerinde bir tesbit. Bediüzzaman’ın kendisi için kainata’da değişmem dediği Zübeyir ...

Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.

İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...

Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur’un, Zübeyir Gündüzalp’in vefatının ardından yazdığı, 13 Nisan 1971 tarihli İttihad’da yayınlanan ...

Üstad Bediüzzaman Said Nursî kendi hayatını üç döneme ayırıp, eski Said, yeni Said ve üçüncü Said olarak değerlendirmiştir.

Bu üç dönem birbirinin ...

Ramazan’ın kelime mânâsı yakmak, güneşin sıcaklığı, şiddetle yakmak, oruç tutan mü’minin günahlarını yakması, mahvetmesidir. 1

Sıcakların ...

Yıl 1993…
24 Şubat…

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Said Nursî Hazretleri’nin itibarının iade edilmesini kararlaştırmıştı….

Bediüzzaman’ın itibarının bir ...

Geçmişte çok ızdıraplı ve çileli günler yaşandı. Hapisler, sürgünler, gözaltılar, baskılar, iftiralar, zehirlemeler ve daha niceleri. Ve bu ...

Bir çok meselede olduğu gibi, Bediüzzaman, siyasette de toptancı bir yaklaşım, yani “ya hep, ya hiç” şeklindeki bir anlayış içerisinde ...

MOLLA SAİD’İN MARDİN’E GELİŞ TARİHİ

Büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin Mardin’de geçirmiş olduğu hayat devresi ile ilgili olarak yapılan ...

İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

Bitlis’te bir okula Said Nursî isminin verilmesine tepki gösteren CHP Milletvekili Gürkut Acar, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’ya konuyla ...

Artık gün geçmiyor ki basında ve sosyal medyada Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri ve Risâle-i Nur hakkında bir yazı ve yorum yazılmasın, fikir beyan ...

Cenâb-ı Hak, sonsuz şefkat ve merhametinin gereği olarak, bu imtihan yeri ve misafirhane olan dünyada, insanların dalâlete gitmemesi ve insaniyet ...

  • Kitap Bahçesi

“Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

“İnsan bir yolcudur. Sabavetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.”

...

Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...