Anasayfa Risale-i Nur Portreler Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.)
Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Mayıs 2000 01:00
Abdülkadir-i Geylani (k.s.), Peygamber Efendimizin (s.a.v.), "Ümmetimin alimleri İsrail oğullarının peygamberleri gibidir" hadisi şerifine mazhar olarak, zamanının zulüm ve zulümatını dağıtıp, Kur'an nurlarını ve iman hakikatlerini neşrederek, manevi bir mehdi hükmüne geçti.1 Kutsi bir deha sahibi olan bu mübarek Zâtın, maneviyattaki terakkisi, hayatı boyunca devam etmiştir.2 İman hakikatlerini ilim yoluyla müşahede ve keşfetmiştir.

3 En önemli özelliklerinden birisi gaybden, özellikle istikbalden haber vermesi ve Kur'an hizmetinde bulunanlara verdiği müjdeli haberlerdir. Çünkü Allah'ın bildirmesiyle, bazı vakitlerde mazi ve müstakbeli hazır zaman gibi müşahede ederdi.4

Vefatından sonra da manevi tasarrufu devam eden Şah-ı Geylani, en büyük yardım edici, imdada koşan manasına gelen "Gavs-ı Azam" olarak meşhur olmuştur. Bu makam, hem gayrimüslim bir çok insanın hidayete ermesine vesile olması, hem de hayattayken ve vefatından sonra bir çok insanın manen yardımına koşmasına binaen kendisine verilmiştir. Sultanü'l-Evliya olan Gavs'ın, vefatından sonra da aynen hayatta olduğu gibi müritleriyle alakadar olduğu, yardımlarına yetiştiği, ehl-i keşif ve velayetin ittifakıyla kabul görmüştür.5 Bunun yanında, manevi makamlarda varılabilecek en yüce rütbe manasına gelen "Kutub" olarak da kabul edilir.

Asıl adı Muhyiddin Ebu Muhammed Abdülkadir b. Ebi Salih Musa Zengidost el-Geylani'dir. Babası, Bağdat'ta zenci dostu "zengidost," Arap olmayan-yabancı "acemî" manalarına gelen ünvanlarla tanınmıştır.

Muhyiddin 470 yılında (1077) Hazar denizinin güneybatısındaki Gilan eyalet merkezine bağlı Neyf köyünde doğdu. Babası Ebu Salih Musa'nın dindar bir kimse olduğu bilinmekte; ancak, hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Baba tarafından soyu Hz. Hasan'a (r.a.) dayanmaktadır. Annesi de devrin tanınmış zâhid ve ehli tariki olan Ebu Abdullah Savmaî'nin kızı, kadın velilerden Ümmü'l-Hayr Emetü'l-Cebbar Fatima'dır.

Küçük yaşta babasını kaybeden Muhyiddin, annesinin yanında ve dedesinin himayesinde büyüdü. Çocukluğundan itibaren en büyük gayesi, dönemin ilim ve kültür merkezi olan Bağdat'ta tahsil görmekti. On sekiz yaşına gelince annesinden izin alarak Bağdat'a gitti (1095). Burada ünlü alimlerden ders aldı ve kısa bir süre zarfında mezun olduktan sonra kendisine tahsis edilen medresede hadis, tefsir, kıraat, fıkıh, nahiv derslerini okutmanın yanı sıra, halkı da irşad etmekle meşgul oldu. Bir süre sonra yirmi beş yıl sürecek olan inzivaya çekildi. Bu sırada, kırk gün boyunca hiçbir şey yemediği anlar oldu. İnziva döneminin sonunda, oğluyla beraber hacca gitti. 561'de (1165-66) Bağdat'ta vefat etti.

Muhyiddin'in en önemli özelliklerinden bir tanesi—çocukluğu dahil olmak—üzere hiç yalan söylememesidir. Bu, aynı zamanda annesinin vasiyetidir. İlim tahsil etmek üzere Bağdat'a gideceği zaman annesi ona, 40 Dinar verir. Yolda eşkıya, kervanın etrafını sararak yolcuların mal ve paralarını aldıktan sonra, Muhyiddin'e parasının olup olmadığını sorar. Bunu üzerine Muhyiddin, 40 dinarının olduğunu söyler. Bu cevap soyguncuları hayrete düşürür. Doğruyu söylemesinin sebebi sorulduğunda, annesine söz verdiğini söyler. Annesinin yalan söylediğini bilemeyeceği ifade edilince; annem bilemeyebilir ancak, beni ve şu an çoluk çocuğun malını gasp eden sizleri bilen Allah vardır, karşılığını vermesi, soyguncuların gasp ettikleri malı iade ve tövbe etmelerine vesile olur.6

Geylani Hazretleri (k.s.), Cenab-ı Hakk'ın Hayy ismine mazhar olması hasebiyle, bir ihsan-ı İlahî olarak, kendisine bu meyanda keramet nasip olmuştur. Mesela; Gavs'ın himaye ve terbiyesindeki evladını ziyarete giden bir hanım, biricik oğlunun kuru ve siyah bir parça ekmek yediğini görünce, şikayet için Gavs'ın yanına gider ve onun kızartılmış tavuk yediğini görür. Sebebini sorması üzerine; Hazret-i Gavs tavuğa: 'Kum biiznillâh!' deyince o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp canlı tavuk olarak yemek kabından dışarı atlar. Hazret-i Gavs, kadına dönerek: 'Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin' karşılığını verir. Yani, oğlunun ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hakim olup, lezzeti şükür için istediği an, leziz şeyleri yiyebileceğini ima eder.7

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), nübüvvet vazifesi gereği, bazı konularda büyük şefkat göstermiştir. Mesela, Hz. Hasan ve Hüseyin'e (r.a.) küçük yaşlarında gösterdiği fevkalade şefkat ve ehemmiyetin sebebi, sadece akrabalıktan gelen muhabbet olmayıp, nübüvvet vazifesinin bir ucu ve varislerinin önemli bir cemaatinin temsilcileri olmaları sebebiyledir. Bundan dolayıdır ki, Peygamber Efendimizin Hz. Hasan'ı (r.a) şefkatle kucağına alıp başını öpmesinde, onun soyundan gelen Şah-ı Geylani gibi pek çok mehdi-misal şahsiyetlerin hissesi vardır. Cenab-ı Hakkın inayetiyle, bu mübarek nesli gören Peygamber Efendimiz, onları temsilen, cedleri olan Hz. Hasan'ın başını öpmüştür. Bunda Şah-ı Geylani'nin hissesi büyüktür.8

Eserleri

1- El-Gunye li-talibi tariki'l-hak: İman, tevhid ve ahlak konularını işler.
2- El-Fethu'r-Rabbani ve'l-feyzü'r-Rahmani: Vermiş olduğu vaazlarının toplandığı eserdir. Vefatından sonra talebeleri tarafından bir araya toplanmıştır.
3- Fütuhu'l-Gayb: Oğlu Abdürrezzak tarafından toplanmış olup, meclislerde yaptığı vaaz ve vasiyetini ihtiva etmektedir.
4- El-Füyüzatü'r-Rabbaniye fi evradi'l-Kadiriyye: Dua ve virdleri ihtiva eden risaledir.
5- Mektubat: On beş mektubundan oluşmaktadır.
6- Cila'ü'l-hatır min kelami Şeyh Abdülkadir.
7- Sırrü'l-esrar ve mazharü'l-envar: Ötelerden Haber adıyla Türkçe'ye tercüme edilmiştir.
8- Ed-Dela'il: Evrad ve Salavat-ı Kübra adlarıyla da anılır.
9- Es-Siracü'l-vehhac fi leyleti'l-Mirac: Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Mirac mucizesini konu alan eserdir.
10- Akidü'l-Bazi'l-eşheb: Muhyî mahlasını kullanan Geylani'nin (k.s.) Hamriyye, Ümmiyye, Taiyye, Lamiyye adlı kaside ve manzumelerini ihtiva eden eser.9

Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani ve Bediüzzaman

Şah-ı Geylani gaybten haber verdiği manzum bir eserinde, kendinden sekiz yüz sene sonra gelecek olan Bediüzzaman ve talebelerine açık bir şekilde ve ismen işaret etmiştir. Mecmuatü'l-Ahzâb adlı eserin birinci cildinin 562. sayfasındaki bölümlerde, ilgili bilgiler mevcuttur.10 Bu işaretlerden bazıları şunlardır:

1- Said ismi verilerek açık bir şekilde ifade edilmiş, geçim hususunda izzet ve saadetle geçineceği beyan edilmiştir. Bediüzzaman'ın küçüklüğünden itibaren minnet altına girmemesi, amcasının çorbasından yememesi, Doğudaki medreselerde geleneği olan talebelerin ihtiyaçlarının halk tarafından karşılanmasını kabul etmemesi ve talebelerini de bundan men etmesi.

2- Gavs'ın "vaktin Abdülkadir'i ol" ifadesinin cifir hesabıyla 1326 (1908) ettiği ve bu tarihte şeyhin bir talebesinin Kur'an hakikatlerini müdafaa edeceğine işaret ederek, Bediüzzaman'ın manevi mücahedeye atılacağını haber vermesi.

3- Said ve Bediüzzaman isimlerine işaret edilmesi.

4- Gavs'ın müridine, "korkma, sözlerini söyle" hitabında bulunarak Şarka ve Garba gideceğini, çok fitnelerle karşılaşacağını bildirerek tamamından mahfuz kalacağını bildirmesi.

5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Bediüzzaman Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı eserinde şu ifadelere yer verir:

"Sergüzeşt-i hayatımda geçen ve çoğunu gizlediğim çok harika vakıalar vardı. Kendimi hiç bir vecihle keramete lâyık görmediğim için onları bazen tesadüfe, bazen da başka esbaba isnad ediyordum. Şimdi kanaatim geliyor ki, o harikalar, Gavs-ı Azam'ın bir silsile-i kerametini teşkil ederler. Demek onun duasıyla, himmetiyle, ona kerameten ve bize ikram nev'inden, bir nev'i inayet-i İlâhiyeye mazhar olmuşuz."12

Bediüzzaman'ın hayatında Şah-ı Geylani'nin müstesna bir yeri vardır. Bediüzzaman, Tillo'da bulunduğu sırada Geylani Hazretlerinin ikazı ile Miran aşiret reisi Mustafa Paşaya giderek hidayete davet etmiş; ya zulmü terk edip namazını kılmasını veya kendisini öldüreceğini söylemiştir.13 Yine Darü'l-Hikmeti'l-İslamiye üyesi olduğu sırada Gavs'ın Fütuhu'l-Gayb adlı eserini okur. Burada, kendisi hasta olan ve tedavi olmayan birisinin, başkasının arayışlarına çare olamayacağı uyarısıyla karşılaşır. Bediüzzaman, Şeyhi tabip kabul ederek eserini okur ve çok istifade eder.14

Gavs-ı Azam, asırlar ötesinden verdiği haberlerle, hem Bediüzzaman'la, hem de Risale-i Nurla alakadar olduğunu göstermiştir. Ehl-i zındıkanın bütün takibat, tazyik, işkence, hapis gibi baskı ve engellemelerine rağmen Üstad Bediüzzaman ve talebeleri, Cenab-ı Hakk'ın inayeti ile muvaffak olması, Hz. Ali (r.a.) ile Gavs-ı Azam'ın (k.s.) Risale-i Nur ve müellifi Bediüzzaman Hazretleriyle ilgili kerametlerini teyid etmektedir.15

Gavs-ı Azam'ın en önemli hususiyetlerinden birisi ve belki de en önemlisi, hiçbir şahsı merci yapmadan, doğrudan doğruya Kur'an-ı Azimüşşandan ders almasıdır.16 "Ferdiyet" denilen ve çok az kişinin mazhar olduğu bu ihsan-ı İlahiye asrımızda, Kur'an-ı Kerim'in i'cazlı tefsiri olan Risale-i Nur ve onun müellifi mazhar olmuştur.

Netice olarak, keramat-ı Gavsiye ile Nurlara işaret edilerek, hizmetinin muvaffak olacağı müjdelenmiştir. Gavs-ı Azam'ın kasidesindeki "1345'te (1926) Kur'an'dan gelen bir nur ile insanlar karanlıklardan aydınlığa çıkarılacak" müjdesi, bu tarihte fevkalade bir şekilde neşre ve nurlandırmaya başlayan Risale-i Nur'a cifirce ve mealce tam tamına uygun düşmektedir. Bu uygunluk, Risale-i Nur'a işaretle birlikte, eserin ve onunla yapılan hizmetin makbuliyetini de göstermektedir.17

Dipnotlar:

1. Mektubat, s. 100-101; Lem'alar, s. 26; Hutbe-i Şamiye, s. 165.

2. Şualar, s. 94.

3. A.g.e., s. 94.

4. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 143.

5. Lem'alar, s. 422.

6. Ahmed Şahin, İslâm Büyükleri, YAY, s.165-166.

7. Lem'alar, s. 145.

8. A.g.e., s. 26.

9. Süleyman Uludağ, Abdülkadir-i Geylani, TDV İslâm Ansiklopedisi, I.C., s. 234-239.

10. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 127.

11. Aynı yer.

12. A.g.e., s. 142.

13. Tarihçe-i Hayat, s. 36.

14. A.g.e., s. 122.

15. A.g.e., s. 211.

16. A.g.e., s. 270.

17. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 95.


Bu makale 8769 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#6 Batu 27-03-2013 19:57
5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Burayı anlamadım. Niçin direk Allah'a dua etmemişte, ona etmiştir. Yani aklıma şu geldi, medet umma gibi ? bilgilendirilir sem mennun olurm
Alıntı
 
 
#5 NOX22 21-07-2010 17:43
muhammed faysal mungan 2008-08-28 15:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır

Yukarıda yazısını verdiğim din kardeşim.Sana birkaç lafım olsun.Sünnet s.a.v benzemek derken..O nun yaptıkları ile alakalıdır.Farzetki vefat ettin.RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHÜ TEALA Sana belki sorabilir EY KULUM BANA NE GETİRDİN?Senin cevabın olsa olsa bir terlik,takunya, cübbe,bir sarık ve göbeğime kadar inen bir sakal getirdim olur.Oysaki HZ.İBRAHİM Nede güzel söylemiş.(BİR KULUN AHİRET GÜNÜNDE RABBİNE SUNACAĞI ARI DURU BİR GÖNÜLDEN BAŞKA NE OLABİLİRKİ)Bu sözü ve S.A.V Davranışlarını temiz giyinmesini çevresine hoş görülü olmasını sözlerini vs.Kendine kılavuz edinmeni tavsiye ederim.Bir avuç sakal seni ahiret gününde kurtarmayabilir .Hürmetler kardeşim.Çook yazıcak düşüncem var ama malum yerimiz az...
Alıntı
 
 
#4 Cihan Koç 31-08-2008 14:26
NOT: Benden önceki yorumların üçüne birden ithaf olunur;

İt ürür, kervan yürür...

Ahmağın hak ettiği cevap, sükuttur...
Alıntı
 
 
#3 ölümüne nurcu 28-08-2008 19:41
Biz sizin gibileri cok gördük. zaten o gördügümüz sizin gibi olanlar, bir daha karsımıza cıkmaya cesaret edemiyorlar. cünkü nasiplerini aldılar. yazdıklarınızda n anladıgım kadarıyla siz de zamanın birinde herhangi bir nur talebesiyle karsılasanlarda nsınız. fazla oturmus ki, isinizi gücünüzü bırakıp Risale-i Nur sitelerine girip okuyorsunuz ve ancak isim veya iletisim adresi belirtmeden komik komik cümleler sarfediyorsunuz . be hey arkadasım, tarafgirlik gözlügünü cıkarıp hak namına okuyup anlamaya calıssana biraz bu hakikatleri.
Alıntı
 
 
#2 muhammed faysal mungan 28-08-2008 16:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır
Alıntı
 
 
#1 polim 17-08-2008 16:31
sizleri bir ve eşi benzeri olmayan allaha ibadete davet ediyorum tevhidsiz iman olmaz gavs yanlız allahtır taassupla körü körüne bağlanmayın dininizi araştırın cennet ve cehennem haktır son nefesin sahibi yanlız allah subhanuhu dur kişinin alim veya ulemadaki yanlız ilim öyrenmektir daha fazlası şirktir şirk allahın hakkı olanı başkasına vermesidir ümitte korkuda ve istemede
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün12806
Dün10648
Bu Hafta23454
Bu Ay246679
Toplam13091483

Sitede şuan 325 ziyaretçi var.


Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Hopa’da ikamet eden Rafet Lokumcu Amca ile Tiflis’te karşılaştık ve Risale-i Nur’la tanışmasının hikâyesini dinledik. Bediüzzaman’ın hediye ...

Türkiye’nin gündemi herkesin bildiği gibi anında değişebiliyor. Demokratik açılım derken silâhlar konuşmaya başlıyor.

YAZAR ESRA YALAZAN: TOPLUMSAL ...

Yeni Asya’nın sorularını cevaplayan Taraf yazarı Hilâl Kaplan, eserleri, hayatı ve özgün duruşuyla Said Nursî’nin kendisini en çok etkileyen ...

Toplumu tanıdıkça önyargıların azaldığını ifade eden Mansur, “Gördüm ki çok değişik insanlar var. Beyin olarak geniş görüşlü biri başörtülü ...

Abdülkadir Badıllı Ağabey ile çalışma odasında, kitapların sıcaklığı arasında ve Bediüzzaman’dan bol bol hatıraların yer aldığı bir mekânda geçen ...

Yalova’da ne zamandır böylesi bir manzaraya hasret kalmıştık.

Vefatının 54. yıl dönümünde Bediüzzaman’ı anma vesilesiyle, Yalova’da yapılan “Müsbet ...

ÜSTAD Bediüzzaman Said Nursî, gazetemiz yazarı Latif Salihoğlu ve hukukçu-yazar Nihat Derindere’nin konuşmacı olarak ...

Üstad Bediüzzaman, bir Lâhika mektubunda, “Medar-ı ibrettir ki, burada (Emirdağı’nda) Risale-i Nur serbest okunup yazılırken—hilâf-ı âdet—başta bu ...

Pek çok vesileyle daha önce yolum Akdeniz’in incisi Antalya’ya düşmüştü. Ancak ilk kez farklı bir ...
6-7 Mayıs günlerinde Akdeniz’de heyecan ve coşku doruktaydı. Denizin hırçın dalgasını sakinleştiren, esen fırtınayı tatlı bir ...
Türkiye’nin bir çok ilinde “Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet TIR’ı“ adı altında yapılan faaliyetler, Konya’da arkadaşların himmet ve gayretleriyle ...

Şeytanın tasallutundan kurtulmanın yollarından birisi rûhu/duyguları geliştirmek, tekâmül ettirmek ve dolayısıyla psiko-fizyolojik mekanizmayı ...

Asla ümitsizliğe kapılmamalıdır. Çünkü, yeis, ferd, aile ve milletlerin en dehşetli bir hastalığıdır. Bir yönüyle, acizlik ve korkudan kaynaklanır.

...

İçim fena oldu. Nerden geldik biz bu konuya?”

Konu: Ölüm. Hayat kadar olağan bir hadise olsa da bahsi geçince görmezden gelinen hep o oluyor. Sanki ...

Aslında, ehemmiyetli olduğu için, hergün bu mevzûu yazmak, yazılanları okumak ve dikkatleri bu noktaya çekmek gerekir.

Zirâ, kitaplı bir milletiz, ...

MALEZYA-Türkiye Kültür Derneği, 26 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 27. Singapur Kitap Fuarına katılarak İngilizce, Çince ve Malayca ...

Uhuvvet-i hakîkî ile gönül ummanlarında birçok cihetle bayram tecellî eder. Saygının ve sevginin olmadığı yerlerde, istenilen mânâda bayram olmaz. ...

DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

MALEZYALI astronot Dr. Sheikh Muszaphar Shukor, uzayda nasıl bir ibadet yapılacağını göstermek için 9’uncu Müslüman astronot olarak uzaya gittiğini ...

Bir ilki yaşıyoruz. Türkiye’den kilometrelerce uzakta geçiriyoruz Ramazan’ı. Ama mesafelerin değiştiremediği hakikatler, muhabbet ve uhuvvet, bir ...

Kuzey Ren Vestfalya eyalet meclisi, eyaletteki okullarda Müslüman öğretmenler için başörtü yasağı getirilmesini öngören yasa tasarısını reddetti.

...

Risâle-i Nur’un Almanya’daki tesirine bir örnek olarak şu anekdotu da aktaralım:

“Said Nursî hakkında Alman Dışişleri Bakanlığının ‘Kültür Alış ...

MOSKOVA, sosyalist rejimin çöküşünden yaklaşık 20 yıl sonra ‘İmam Hatip’ talebi ile Ankara’nın kapısını çaldı. Akşam Gazetesi’nde yer alan habere ...

Almanya’nın Giessen şehrinde farklı şehirlerden gelmiş yirmi gencimizle okuma programımız başladı.

Programda ilk dikkatimi çeken şey, burada yaşayan ...

47 Türk din görevlisi Almanya’da göreve başlamadan önce eğitim programına katıldı. Din görevlileri 400 saatlik kurs kapsamında Almanya’daki ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Umumî bir Cumartesi dersinde Risale-i Nur’dan ayrı bir şevkle, ayrı bir heyecanla okuduğumuz bir bölüm üzerine çöl kumlarıyla ilgili kısım ...

Altıncı Nükte: Ramazan-ı Şerifin sıyâmı, Kur’ân-ı Hakîmin nüzulüne baktığı cihetle ve Ramazan-ı Şerif, Kur’ân-ı Hakîmin en mühim zaman-ı nüzulü ...
Ondokuzuncu Mektub’u son okuyuşuma kadar, bu risâlenin, başındaki âyetle bağlantısı üzerine hiç kafa yormamıştım. Bir vesileyle 19. Mektub’u ...

Türkçe'de kullanılan "ölüm" kelimesinin Arapça karşılığı "mevt"tir. Mevt kelimesinin Arap dilinin en geniş lügati sayılan Lisanü'l-Arab'ta bir çok ...

“Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidayetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zeban edelim (sürekli ...

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

MALATYA’DA düzenlenecek olan Kur’ân-ı Kerim’i en güzel okuma yarışmasında ön eleme yapılarak, finale katılacak 10 çocuk belirlendi.

Meşale Derneği ...

DEMOKRATİK Sendikalar Konfederasyonu (DESK) ve Din-Bir-Sen Genel Başkanı Lütfi Şenocak, her yıl yaşanan yaş sınırı tartışmalarının son bulması ...

Irak’taki en önemli Sünnî gruplardan biri olan İslâm Partisi, Irak’ta görev yapan bir Amerikan askerinin Kur’ân-ı Kerim’e hakaret etmesini kınadı ...

Baş İmam İbrahim Tunç, imamlığa başladığından beri mühendislik bilgisini kullanarak ve modern öğretim tekniklerini Kur’an öğretimine uyarlayarak, ...

“Güzel Kur’ân-ı Kerim Okuma Yarışması” Adana birincileri belli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’ân Kursları’nda okuyan kız-erkek ...
  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Çevremizle, varlıklarla olan bağlantımız genellikle algılarımızın çizdiği sınır dahilindedir. Her sabah kalktığımızda yatağımız, odamızdaki ...
Burada kastedilen kişilikte yaşanan bir bölünmedir. Yaşadığı duygusal stresi kaldıramayan özellikle zayıf kişilikler, bir savunma arayışı ...
İnsanın ruh halini en belirgin şekilde etkileyen hâl, olaylara bakışı ve çevresinde yaşanan olayların âleminde ne ifade ettiği olmalıdır. Bu ...
Çevremizde cereyan eden oluşlar, yani kainat ya da kevnler, varlıklar alemi sürekli bir şeyler anlatma çabası içinde. Şimşeğin çakışında, ...

Eğer desen: "Bu derece mü'minlere muzır ve müz'iç olan vesvese ne hikmete binaen bize belâ olmuş?"

Elcevap: İfrâta varmamak, hem galebe ...

Sosyal hayat içinde dinin rolü farklı zamanlarda farklı şekillerde ele alınmıştır. Ancak bu tanımın asıl kaynağı nübüvvet ve ...

Para ve zevk.
Bu iki nesnenin bitmez, tükenmez, zehirli boş hülyaları. O erişemediğim ve eriştiğim takdirde dahi beni hayatta mesut ...

Bediüzzaman’ın önde gelen talebelerindendir. Uzun süre kendisinin hizmetinde bulunmuştur. Bediüzzaman’ın mânevî evlâdıdır.

Mustafa Sungur, 1929 ...

İnsan ve kâinat sürekli bir yenilenme ve değişim içinde. Ama bu değişim ve yenilenme aynı zamanda bir devr-i daim hâlini de beraberinde getiriyor.

...

CenÂb-i Hak Âdil-i Mutlak’tır. Eğer Cenâb-ı Hak, bu mutlak adaletiyle her haksızlığı, zulmü dünyada düzeltseydi, zalimlerin cezasını hemen ...

Hayat bir karmaşadır, bir kargaşadır akıp gidiyor. Günlük meşgaleler devasa meseleleri unutturuyor.

Arada bir durup, başımızı kaldırıp etrafımıza ...

İmanın rükünlerinin önde gelenlerinden biri olan haşir, yani öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmak insan için en büyük bir nokta-i ...

Kuvve-i akliye-i melekiye insana; nef’ ve zararı, iyi ve kötüyü birbirinden temyiz için verilmiştir.

İdrâk, anlama ve tefekkür âleti olan ...

Bir asra yaklaşan uzun ve bereketli ömrünü iman ve Kur’ân hakikatlerine vakfeden ve hem Sünnet-i Seniyye, hem de şeair-i İslâmiyenin ihyasına feda ...

Anadolu’nun bu bereketli toprakları, nice büyük kültür hazinelerinin oluşmasına mekân olmuştur. En sıkıntılı dönemlerini yaşadığı son iki asırda ...

Risâle–i Nur'dan

...İmam–ı Ali’nin (ra) adi bir Yahudî ile muhakemesi ve medar–ı fahriniz olan Salâhaddin–i Eyyûbî’nin miskin bir Hıristiyan ile ...
Risâle-i Nur'dan:

“Tam münevverü’l–kalb bir abidi (kalbi nurlanmış bir mü’mini) küre–i arz (dünya) bomba olup patlasa, ihtimaldir ki onu korkutmaz. ...

Birinci Dünya Savaşı

Dünyayı, İslâm âlemini ve Osmanlı Devletini etkisi altına alan son yüzyılın en büyük olayı şüphesiz Birinci Dünya ...

Türkiye’de çok şey değişti, değişiyor, değişmeli...
Her şeye devâ gibi gösterilmeye çalışılan “yeni süreç”ler de, söz konusu değişimin bir göstergesi.
...

Bediüzzaman diyor ki:

Ne vakit ehl–i İslâm dine ciddî sahip olmuşlarsa, o zamana nispeten yüksek terakki etmişler. Buna şahit, Avrupa’nın en büyük ...

“Risale-i Nur, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın taht-ı tasarrufunda olduğundan, ona uzanan, ilişmek isteyen her el kırılır ve her dil kurur.

Kur’ân-ı ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...

Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
Aytunç Altındal ve zihindaşları, yani Kemalist, müstebit, seküler, dayatmacı rejimi destekleyenler, karşıt bütün hareketleri, kendileri için ...

Said Nursî hürriyet için diyor ki:

Adalet, hürriyet ve eşitlik şeriattadır: Şeriat-ı garra kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Asr-ı ...

O muharebeler (1. Dünya Savaşı) esnasında, Ermeni fedâileri bazı yerlerde çoluk çocuğu kesiyorlardı.

Buna karşı Ermenilerin çocukları da bazan ...

Üstad Bediüzzaman, İttihad ve Terakki’yi şahıslarından dolayı değil savunduğu “hürriyet, müsâvât ve adalet” fikirlerinden dolayı desteklemiştir. Ama ...

Bediüzzaman’a göre demokratlık nedir? Özellikle Nur camiasında çoktandır cevabı aranan bir sual bu. Devamında, “Said Nursî’nin desteklediği ahrar ...

Risale-i Nur isimli külliyatıyla bilinen Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili en çok merak edilen soru Meclis'e soruldu.

Türkiye Partisi (TP) ...

Said Nursî’nin vefatının 53. yılı kapsamında Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Temsilciliği tarafından “Bediüzzaman’ın Hayatı ve Fikirleri” konulu ...

“Bediüzzaman şimdi olsaydı?“ suâlinin gerekçesi ne olabilir ki? Böyle bir suâle neden ihtiyaç duyulur? Hangi müşkülü, hangi bilinmeyeni çözmek için ...

Bediüzzaman’ın; “Beni dünyaya çağırma, ona geldim, fena buldum” diyerek vermek istediği mesajı bizler maalesef doğru okuyamadık, tam tersine dört el ...

Şanlıurfa’da, Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat ettiği İpek Palas Oteli, restorasyon çalışmalarının ardından hizmete açıldı.

Bediüzzaman’ın vefat ...

Otuz beş sene evvel Ankara’ya ilk geldiğim sıralarda tanımıştım onu. Güler yüzlü, sempatik, babacan tavırlı bir dâvâ adamıydı. Ahmet Abiş ağabey ...

“Sayın hakimler! Bir din âlimi ile görüşmek, o­nun din hakikatlerine ait kitaplarını okumak ve yazmak ve din arkadaşlarının imdadına koşmak üzere ...

Onu eskiler iyi tanır.

Aslen Tosyalı’dır.
Kastamonu’nun Tosya’sı…
Gençliğin verdiği efkâr ile meyhanede arkadaşları ile “kafayı çekiyor” Sadık ...

Hastalar Risâlesini okurken aklıma hep merhum Re’fet Ağabey gelir. Herne kadar Hastalar Risâlesini yazan kâtipler arasında o yer almaklabirlikte ...

Nur Risalelerinin şehid kahramanı Hafız Ali l3l3 (l898')'de İslamköy'ünde dünyaya geldi. l944 sensinde ise Denizli'de ebediye göçtü.

Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle “Gönüllü Alay Kumandanı” olarak Ermenilere ve Ruslara karşı talebeleriyle cansiperâne çarpışıp çetin ...

Yıl 1993…
24 Şubat…

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Said Nursî Hazretleri’nin itibarının iade edilmesini kararlaştırmıştı….

Bediüzzaman’ın itibarının bir ...

Aslında toplumumuz, Bediüzzaman’ın nasıl bir ilmî şahsiyete sahip olduğunu ve pek çok sahada ortaya koyduğu önemli tesbitleri bilmiyor.

...

Bediüzzaman Hazretlerinin, Risâle-i Nur’un telifinde vehbî ilme mazhar olduğunun bazı misâllerine dünkü yazımızda değinmiştik.

Risâle-i Nur’da sıkça ...

Toplumdaki yaygın kanaat insanların ancak yaşlandıkları zaman dünya hayatından ellerini eteklerini çekerek, ahiret için hazırlık yapmaları ...

-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-

İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.
 
Gözlerime inanamıyorum diye ...

İstiklâl Mücadelesini yürüten Birinci Büyük Millet Meclisi, Nisan 1923’de seçim kararı alarak dağılmıştır. Yapılan seçimlerden sonra, Ağustos 1923’de ...

Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatında birçok kumandan, paşa, hoca, şeyh, müdde-i umûmî, vali, asker, hâkim, muallim ile sayısız insan vardır. Bunların ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabı, 1950’den sonra talebeleri tarafından hazırlanmıştır.

Tarihçe-i Hayat’ın ...

ISPARTA’NIN Eğirdir ilçesindeki Barla kasabasında anayol kavşağına 06.12.2011 tarihli İl Genel Meclisi kararıyla “Bediüzzaman Said Nursî ...

  • Kitap Bahçesi

Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...

Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...