Anasayfa Risale-i Nur Portreler Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.)
Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Mayıs 2000 01:00
Abdülkadir-i Geylani (k.s.), Peygamber Efendimizin (s.a.v.), "Ümmetimin alimleri İsrail oğullarının peygamberleri gibidir" hadisi şerifine mazhar olarak, zamanının zulüm ve zulümatını dağıtıp, Kur'an nurlarını ve iman hakikatlerini neşrederek, manevi bir mehdi hükmüne geçti.1 Kutsi bir deha sahibi olan bu mübarek Zâtın, maneviyattaki terakkisi, hayatı boyunca devam etmiştir.2 İman hakikatlerini ilim yoluyla müşahede ve keşfetmiştir.

3 En önemli özelliklerinden birisi gaybden, özellikle istikbalden haber vermesi ve Kur'an hizmetinde bulunanlara verdiği müjdeli haberlerdir. Çünkü Allah'ın bildirmesiyle, bazı vakitlerde mazi ve müstakbeli hazır zaman gibi müşahede ederdi.4

Vefatından sonra da manevi tasarrufu devam eden Şah-ı Geylani, en büyük yardım edici, imdada koşan manasına gelen "Gavs-ı Azam" olarak meşhur olmuştur. Bu makam, hem gayrimüslim bir çok insanın hidayete ermesine vesile olması, hem de hayattayken ve vefatından sonra bir çok insanın manen yardımına koşmasına binaen kendisine verilmiştir. Sultanü'l-Evliya olan Gavs'ın, vefatından sonra da aynen hayatta olduğu gibi müritleriyle alakadar olduğu, yardımlarına yetiştiği, ehl-i keşif ve velayetin ittifakıyla kabul görmüştür.5 Bunun yanında, manevi makamlarda varılabilecek en yüce rütbe manasına gelen "Kutub" olarak da kabul edilir.

Asıl adı Muhyiddin Ebu Muhammed Abdülkadir b. Ebi Salih Musa Zengidost el-Geylani'dir. Babası, Bağdat'ta zenci dostu "zengidost," Arap olmayan-yabancı "acemî" manalarına gelen ünvanlarla tanınmıştır.

Muhyiddin 470 yılında (1077) Hazar denizinin güneybatısındaki Gilan eyalet merkezine bağlı Neyf köyünde doğdu. Babası Ebu Salih Musa'nın dindar bir kimse olduğu bilinmekte; ancak, hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Baba tarafından soyu Hz. Hasan'a (r.a.) dayanmaktadır. Annesi de devrin tanınmış zâhid ve ehli tariki olan Ebu Abdullah Savmaî'nin kızı, kadın velilerden Ümmü'l-Hayr Emetü'l-Cebbar Fatima'dır.

Küçük yaşta babasını kaybeden Muhyiddin, annesinin yanında ve dedesinin himayesinde büyüdü. Çocukluğundan itibaren en büyük gayesi, dönemin ilim ve kültür merkezi olan Bağdat'ta tahsil görmekti. On sekiz yaşına gelince annesinden izin alarak Bağdat'a gitti (1095). Burada ünlü alimlerden ders aldı ve kısa bir süre zarfında mezun olduktan sonra kendisine tahsis edilen medresede hadis, tefsir, kıraat, fıkıh, nahiv derslerini okutmanın yanı sıra, halkı da irşad etmekle meşgul oldu. Bir süre sonra yirmi beş yıl sürecek olan inzivaya çekildi. Bu sırada, kırk gün boyunca hiçbir şey yemediği anlar oldu. İnziva döneminin sonunda, oğluyla beraber hacca gitti. 561'de (1165-66) Bağdat'ta vefat etti.

Muhyiddin'in en önemli özelliklerinden bir tanesi—çocukluğu dahil olmak—üzere hiç yalan söylememesidir. Bu, aynı zamanda annesinin vasiyetidir. İlim tahsil etmek üzere Bağdat'a gideceği zaman annesi ona, 40 Dinar verir. Yolda eşkıya, kervanın etrafını sararak yolcuların mal ve paralarını aldıktan sonra, Muhyiddin'e parasının olup olmadığını sorar. Bunu üzerine Muhyiddin, 40 dinarının olduğunu söyler. Bu cevap soyguncuları hayrete düşürür. Doğruyu söylemesinin sebebi sorulduğunda, annesine söz verdiğini söyler. Annesinin yalan söylediğini bilemeyeceği ifade edilince; annem bilemeyebilir ancak, beni ve şu an çoluk çocuğun malını gasp eden sizleri bilen Allah vardır, karşılığını vermesi, soyguncuların gasp ettikleri malı iade ve tövbe etmelerine vesile olur.6

Geylani Hazretleri (k.s.), Cenab-ı Hakk'ın Hayy ismine mazhar olması hasebiyle, bir ihsan-ı İlahî olarak, kendisine bu meyanda keramet nasip olmuştur. Mesela; Gavs'ın himaye ve terbiyesindeki evladını ziyarete giden bir hanım, biricik oğlunun kuru ve siyah bir parça ekmek yediğini görünce, şikayet için Gavs'ın yanına gider ve onun kızartılmış tavuk yediğini görür. Sebebini sorması üzerine; Hazret-i Gavs tavuğa: 'Kum biiznillâh!' deyince o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp canlı tavuk olarak yemek kabından dışarı atlar. Hazret-i Gavs, kadına dönerek: 'Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin' karşılığını verir. Yani, oğlunun ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hakim olup, lezzeti şükür için istediği an, leziz şeyleri yiyebileceğini ima eder.7

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), nübüvvet vazifesi gereği, bazı konularda büyük şefkat göstermiştir. Mesela, Hz. Hasan ve Hüseyin'e (r.a.) küçük yaşlarında gösterdiği fevkalade şefkat ve ehemmiyetin sebebi, sadece akrabalıktan gelen muhabbet olmayıp, nübüvvet vazifesinin bir ucu ve varislerinin önemli bir cemaatinin temsilcileri olmaları sebebiyledir. Bundan dolayıdır ki, Peygamber Efendimizin Hz. Hasan'ı (r.a) şefkatle kucağına alıp başını öpmesinde, onun soyundan gelen Şah-ı Geylani gibi pek çok mehdi-misal şahsiyetlerin hissesi vardır. Cenab-ı Hakkın inayetiyle, bu mübarek nesli gören Peygamber Efendimiz, onları temsilen, cedleri olan Hz. Hasan'ın başını öpmüştür. Bunda Şah-ı Geylani'nin hissesi büyüktür.8

Eserleri

1- El-Gunye li-talibi tariki'l-hak: İman, tevhid ve ahlak konularını işler.
2- El-Fethu'r-Rabbani ve'l-feyzü'r-Rahmani: Vermiş olduğu vaazlarının toplandığı eserdir. Vefatından sonra talebeleri tarafından bir araya toplanmıştır.
3- Fütuhu'l-Gayb: Oğlu Abdürrezzak tarafından toplanmış olup, meclislerde yaptığı vaaz ve vasiyetini ihtiva etmektedir.
4- El-Füyüzatü'r-Rabbaniye fi evradi'l-Kadiriyye: Dua ve virdleri ihtiva eden risaledir.
5- Mektubat: On beş mektubundan oluşmaktadır.
6- Cila'ü'l-hatır min kelami Şeyh Abdülkadir.
7- Sırrü'l-esrar ve mazharü'l-envar: Ötelerden Haber adıyla Türkçe'ye tercüme edilmiştir.
8- Ed-Dela'il: Evrad ve Salavat-ı Kübra adlarıyla da anılır.
9- Es-Siracü'l-vehhac fi leyleti'l-Mirac: Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Mirac mucizesini konu alan eserdir.
10- Akidü'l-Bazi'l-eşheb: Muhyî mahlasını kullanan Geylani'nin (k.s.) Hamriyye, Ümmiyye, Taiyye, Lamiyye adlı kaside ve manzumelerini ihtiva eden eser.9

Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani ve Bediüzzaman

Şah-ı Geylani gaybten haber verdiği manzum bir eserinde, kendinden sekiz yüz sene sonra gelecek olan Bediüzzaman ve talebelerine açık bir şekilde ve ismen işaret etmiştir. Mecmuatü'l-Ahzâb adlı eserin birinci cildinin 562. sayfasındaki bölümlerde, ilgili bilgiler mevcuttur.10 Bu işaretlerden bazıları şunlardır:

1- Said ismi verilerek açık bir şekilde ifade edilmiş, geçim hususunda izzet ve saadetle geçineceği beyan edilmiştir. Bediüzzaman'ın küçüklüğünden itibaren minnet altına girmemesi, amcasının çorbasından yememesi, Doğudaki medreselerde geleneği olan talebelerin ihtiyaçlarının halk tarafından karşılanmasını kabul etmemesi ve talebelerini de bundan men etmesi.

2- Gavs'ın "vaktin Abdülkadir'i ol" ifadesinin cifir hesabıyla 1326 (1908) ettiği ve bu tarihte şeyhin bir talebesinin Kur'an hakikatlerini müdafaa edeceğine işaret ederek, Bediüzzaman'ın manevi mücahedeye atılacağını haber vermesi.

3- Said ve Bediüzzaman isimlerine işaret edilmesi.

4- Gavs'ın müridine, "korkma, sözlerini söyle" hitabında bulunarak Şarka ve Garba gideceğini, çok fitnelerle karşılaşacağını bildirerek tamamından mahfuz kalacağını bildirmesi.

5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Bediüzzaman Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı eserinde şu ifadelere yer verir:

"Sergüzeşt-i hayatımda geçen ve çoğunu gizlediğim çok harika vakıalar vardı. Kendimi hiç bir vecihle keramete lâyık görmediğim için onları bazen tesadüfe, bazen da başka esbaba isnad ediyordum. Şimdi kanaatim geliyor ki, o harikalar, Gavs-ı Azam'ın bir silsile-i kerametini teşkil ederler. Demek onun duasıyla, himmetiyle, ona kerameten ve bize ikram nev'inden, bir nev'i inayet-i İlâhiyeye mazhar olmuşuz."12

Bediüzzaman'ın hayatında Şah-ı Geylani'nin müstesna bir yeri vardır. Bediüzzaman, Tillo'da bulunduğu sırada Geylani Hazretlerinin ikazı ile Miran aşiret reisi Mustafa Paşaya giderek hidayete davet etmiş; ya zulmü terk edip namazını kılmasını veya kendisini öldüreceğini söylemiştir.13 Yine Darü'l-Hikmeti'l-İslamiye üyesi olduğu sırada Gavs'ın Fütuhu'l-Gayb adlı eserini okur. Burada, kendisi hasta olan ve tedavi olmayan birisinin, başkasının arayışlarına çare olamayacağı uyarısıyla karşılaşır. Bediüzzaman, Şeyhi tabip kabul ederek eserini okur ve çok istifade eder.14

Gavs-ı Azam, asırlar ötesinden verdiği haberlerle, hem Bediüzzaman'la, hem de Risale-i Nurla alakadar olduğunu göstermiştir. Ehl-i zındıkanın bütün takibat, tazyik, işkence, hapis gibi baskı ve engellemelerine rağmen Üstad Bediüzzaman ve talebeleri, Cenab-ı Hakk'ın inayeti ile muvaffak olması, Hz. Ali (r.a.) ile Gavs-ı Azam'ın (k.s.) Risale-i Nur ve müellifi Bediüzzaman Hazretleriyle ilgili kerametlerini teyid etmektedir.15

Gavs-ı Azam'ın en önemli hususiyetlerinden birisi ve belki de en önemlisi, hiçbir şahsı merci yapmadan, doğrudan doğruya Kur'an-ı Azimüşşandan ders almasıdır.16 "Ferdiyet" denilen ve çok az kişinin mazhar olduğu bu ihsan-ı İlahiye asrımızda, Kur'an-ı Kerim'in i'cazlı tefsiri olan Risale-i Nur ve onun müellifi mazhar olmuştur.

Netice olarak, keramat-ı Gavsiye ile Nurlara işaret edilerek, hizmetinin muvaffak olacağı müjdelenmiştir. Gavs-ı Azam'ın kasidesindeki "1345'te (1926) Kur'an'dan gelen bir nur ile insanlar karanlıklardan aydınlığa çıkarılacak" müjdesi, bu tarihte fevkalade bir şekilde neşre ve nurlandırmaya başlayan Risale-i Nur'a cifirce ve mealce tam tamına uygun düşmektedir. Bu uygunluk, Risale-i Nur'a işaretle birlikte, eserin ve onunla yapılan hizmetin makbuliyetini de göstermektedir.17

Dipnotlar:

1. Mektubat, s. 100-101; Lem'alar, s. 26; Hutbe-i Şamiye, s. 165.

2. Şualar, s. 94.

3. A.g.e., s. 94.

4. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 143.

5. Lem'alar, s. 422.

6. Ahmed Şahin, İslâm Büyükleri, YAY, s.165-166.

7. Lem'alar, s. 145.

8. A.g.e., s. 26.

9. Süleyman Uludağ, Abdülkadir-i Geylani, TDV İslâm Ansiklopedisi, I.C., s. 234-239.

10. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 127.

11. Aynı yer.

12. A.g.e., s. 142.

13. Tarihçe-i Hayat, s. 36.

14. A.g.e., s. 122.

15. A.g.e., s. 211.

16. A.g.e., s. 270.

17. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 95.


Bu makale 8646 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#6 Batu 27-03-2013 19:57
5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Burayı anlamadım. Niçin direk Allah'a dua etmemişte, ona etmiştir. Yani aklıma şu geldi, medet umma gibi ? bilgilendirilir sem mennun olurm
Alıntı
 
 
#5 NOX22 21-07-2010 17:43
muhammed faysal mungan 2008-08-28 15:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır

Yukarıda yazısını verdiğim din kardeşim.Sana birkaç lafım olsun.Sünnet s.a.v benzemek derken..O nun yaptıkları ile alakalıdır.Farzetki vefat ettin.RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHÜ TEALA Sana belki sorabilir EY KULUM BANA NE GETİRDİN?Senin cevabın olsa olsa bir terlik,takunya, cübbe,bir sarık ve göbeğime kadar inen bir sakal getirdim olur.Oysaki HZ.İBRAHİM Nede güzel söylemiş.(BİR KULUN AHİRET GÜNÜNDE RABBİNE SUNACAĞI ARI DURU BİR GÖNÜLDEN BAŞKA NE OLABİLİRKİ)Bu sözü ve S.A.V Davranışlarını temiz giyinmesini çevresine hoş görülü olmasını sözlerini vs.Kendine kılavuz edinmeni tavsiye ederim.Bir avuç sakal seni ahiret gününde kurtarmayabilir .Hürmetler kardeşim.Çook yazıcak düşüncem var ama malum yerimiz az...
Alıntı
 
 
#4 Cihan Koç 31-08-2008 14:26
NOT: Benden önceki yorumların üçüne birden ithaf olunur;

İt ürür, kervan yürür...

Ahmağın hak ettiği cevap, sükuttur...
Alıntı
 
 
#3 ölümüne nurcu 28-08-2008 19:41
Biz sizin gibileri cok gördük. zaten o gördügümüz sizin gibi olanlar, bir daha karsımıza cıkmaya cesaret edemiyorlar. cünkü nasiplerini aldılar. yazdıklarınızda n anladıgım kadarıyla siz de zamanın birinde herhangi bir nur talebesiyle karsılasanlarda nsınız. fazla oturmus ki, isinizi gücünüzü bırakıp Risale-i Nur sitelerine girip okuyorsunuz ve ancak isim veya iletisim adresi belirtmeden komik komik cümleler sarfediyorsunuz . be hey arkadasım, tarafgirlik gözlügünü cıkarıp hak namına okuyup anlamaya calıssana biraz bu hakikatleri.
Alıntı
 
 
#2 muhammed faysal mungan 28-08-2008 16:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır
Alıntı
 
 
#1 polim 17-08-2008 16:31
sizleri bir ve eşi benzeri olmayan allaha ibadete davet ediyorum tevhidsiz iman olmaz gavs yanlız allahtır taassupla körü körüne bağlanmayın dininizi araştırın cennet ve cehennem haktır son nefesin sahibi yanlız allah subhanuhu dur kişinin alim veya ulemadaki yanlız ilim öyrenmektir daha fazlası şirktir şirk allahın hakkı olanı başkasına vermesidir ümitte korkuda ve istemede
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün5263
Dün9140
Bu Hafta14403
Bu Ay319197
Toplam12840023

Sitede şuan 327 ziyaretçi var.


Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Güleçyüz, Zaman-Pazar’a konuştu:
Yeni Asya, başından beri psikolojik harekâtların hedefi oldu, ama hiçbirine boyun eğmedi


12 Eylül’de 470 gün ...

Abdullah Yeğin Risale-i Nur’un müsbet hareket düsturuyla daima tamiri tavsiye ettiğini, birlik ve beraberliği, insanlar arasında uhuvveti, muhabbeti, ...

Hukukçu Kadir Akbaş, bugüne kadar 27 milyon nüsha basılmış, Bediüzzaman’ın yasal mirasçılarının basımına karşı çıkmadığı risale-i nurların “öksüz ...

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

1945 yılında Çanakkale ili, Biga ilçesi, Balıklı Çeşme Köyünde doğdum. Çocukluğum bu köyde geçti. İlk okulu köyümüzde ...

VEFATININ 37. YILI MÜNASEBETİYLE RAHMETLE ANDIĞIMIZ ZÜBEYİR GÜNDÜZALP'İ, YENİ ASYA GAZETESİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ ALİ VAPURLU’YLA KONUŞTUK.

...

Dalgalar denince ilk akla gelen denizin dalgaları. Fakat “dalga” tâbir ve ifadesi her yerde kullanılır ve şiirlerde, sözlerde, kitaplarda velhâsıl ...

Bediüzzaman’ı Urfa’da ziyaret edenlerden Hafız Mustafa Öztop Harranî Hoca, Hakkın rahmetine kavuştu. Harrani Hoca, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ...

Cemaat arası müfritâne irtibat çerçevesinde diğer kardeşler gibi, biz de çağrılan hizmet mahallerine elimizden geldiği kadar gitmeye gayret ediyoruz. ...

Uluslararası Öğrenci Buluşması’nda icba standını ziyaret eden yabancılar, farklı dillere tercüme edilmiş Risale-i Nurları merakla inceledi.

...

Ders günlerinden bir gün dü.Hem tâziye, hem de dersti, beraber. Kalabalık cemaate dar geldi o an, mekân. Ama, gönül sığınca, elbet gövde de sığar. ...
Bugüne kadar Tarihçe-i Hayat ve Mesnevî-i Nuriye gibi temel eserlerinde defaatle okuduğumuz metnin M. Kemal’e yazılan bir mektup olduğu şeklinde bir ...
Kimi zaman sahte şeyhlere bakıp, gerçek şeyhleri de tenkit eder ve yerin dibine batırırız. Oysa bu insafsızlıktır. Herşeyin sahtesi, sû-i ...
BİR ÂYET, BİR YORUM

“İşe o sabredenler, başlarına bir musîbet geldiğinde ‘Biz Allah’ınız ve sonunda O’na döneceğiz’ derler.” (Bakara:2/156)

...
Türkiye’nin bir çok alanda içinde bulunduğu bunalımlı halden nasıl çıkacağı pek çok akl-ı selimin kafa yorduğu bir sorudur. Meselâ Mehmet Altan, ...

Aslında böyle bir yazı olmayacaktı. Daha doğrusu bu yazı, böyle yazılmayacaktı..

Bir niyet ki, sekseninde bir Nurcu’nun röportajıyla biz gençlere ...

Başmüftü Dr. Mustafa Çeriç, ülkesinde yaşanan savaşta 600’ün üzerinde cami Sırplar tarafından yerle bir edilirken, kendisinin o dönemde ‘Hiçbir ...
İsrail’in Gazze Şeridine Cuma gününden bu yana sürdürdüğü hava harekâtında ölü sayısı 21’e yükselirken, yaralı sayısı da 73’e ulaştı. Ürdün ...
Anayasa mahkemesinin başörtüsü kararı İslam alemini üzüntüye gark etti. Ancak madalyonun bir de öbür yüzü var. Yani meleküt ciheti. Arş-ı azamdan ...
ABD Başkanı Barack Obama, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla Müslümanlara hitaben bir mesaj yayınladı. Obama, mesajında, “Ramadan Kareem ...
Rusya Devlet Başkanı Medvedev, “Toplumun bulunduğu yerlerde az alkollü içkilerin de tüketilmemesi için daha ağır yasalar çıkarmak lâzım. Örneğin ...
İsveç´in başşehri Stockholm’de, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İsveç’teki Türklerin katkılarıyla yaptırılan Fittja Ulu Camii, Diyanet İşleri Başkanı ...
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Avrupa’nın, İslâm’ı, Hıristiyanlıkla mukayese ettiğini ve Avrupa’da yaşayan Türklerin üzerinde İslâm’ı ...

Balkanlar irili ufaklı devletlerden meydana gelen ve çeşitli ırkların da birlikte yaşadığı toprak parçası.

Sırtlarında Macaristan, Romanya, ...

Kısa bir zaman diliminde dünyanın sayılı hür ülkelerinden tamamıyla bahsetmek mümkün değildir. Fakat gördüklerimizi de yabana atamayız. Bilhassa ...

Almanya’da yapılan bir araştırma, başörtülü Türk kadınlarının çoğunun demokratik düşüncelere sahip olduğunu ortaya koydu.

Hristiyan Demokrat Birlik ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Risâle-i Nur, “Kur’ân-ı Kerim’de takip edilen maksad-ı aslî; ispat-ı Sani, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet esaslarına cumhur-i nası irşad ve isal ...

Türkçe'de kullanılan "ölüm" kelimesinin Arapça karşılığı "mevt"tir. Mevt kelimesinin Arap dilinin en geniş lügati sayılan Lisanü'l-Arab'ta bir çok ...

Altıncı Nükte: Ramazan-ı Şerifin sıyâmı, Kur’ân-ı Hakîmin nüzulüne baktığı cihetle ve Ramazan-ı Şerif, Kur’ân-ı Hakîmin en mühim zaman-ı nüzulü ...

Kur’ân-ı Kerîm bütün kâinatı ilgilendiren, mahlûkatın ve mevcudatın varlık sebeplerini, mânâlarını, sırlarını, taşıdığı değerleri insanlığa izah edip ...

Biz kitabı Kur’ân’la tanıdık. Kur’ân sayesinde kitabı sevmeyi ve hürmet etmeyi öğrendik. Fakat bu Kur’ân kurslarında hocaların, cami köşelerinde ...

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Dİyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Aydın, 21 Haziran Pazartesi günü başlayacak yaz Kur’ân kurslarında, çocukların ...

Şu sıralar Yeni Asya matbaalarında ve mücellithanesinde heyecanlı bir çalışma sürmekte. Gazetenin okurlarına Ramazan hediyesi olarak vereceği ...

Kazakistan Millî Uzay Ajansı Kazkosmos Başkanı Talgat Musabayev, “Uzay, önemli bir manevî ders mekânı; astronotlar arasında ateist bulunamaz. Uzaya ...

DİN Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen ‘Hafızlık, Kur'ân-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması’nın Antalya İl ...

DİYANET İşleri Başkanlığınca düzenlenen Yaz Kur’ân Kursları’nda engelli öğrenciler için brail alfabesiyle işaret dilini bilen öğreticiler ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Özellikle Ramazan aylarının pek hoş bir geleneğidir mukabele. Bir halka-i zikir misali halka tutan insanlar, göz, ağız kasları gibi ...
Varlığın işleyiş şekline, eşya içinde farklılıkların ortaya çıkışına baktığımızda kaynağın hep teklik olduğunu gözlüyoruz. Şu an herkesin kabul ...

"Bu yaranın merhemi budur:

"Bak, ey biçare vesveseli adam! Telaş etme. Çünkü, senin hatırına gelen, şetm değil, belki tahayyüldür. ...

Amerikan Psikiyatri Birliğinin; "Birey, emosyonel (duygusal) çatışma ya da iş ve dış stres etkenlerine, diğerlerinin gereksinimlerini ...
Son dönemlerde iletişim becerileri, başarının sırları, etkili olma, kişisel gelişim gibi konularda pek çok eğitim programı düzenleniyor ve ...

Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.

Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...

Bediüzzaman’ın gaye-i hayali ve en büyük ideali olan Medresetüzzehra’nın tesisi için Bitlis Valisi Tahir Paşa’nın referans mektubuyla 1907 yılının ...

Dünyaya gözünü açan her insanın, durup düşünmek fırsatını bulduğu an zihnine hücum eden bazı esaslı sorular vardır:
“Ben kimim? Bu dünyada ne ...

İyi, dosdoğru bir hayat yaşamak herkes için arzulanır bir şeydir; her ne yolla olursa olsun insani hassasiyetleri bütünüyle yitirmemişsek isekher ...

Ferd-i ferid, sözlüklerde “eşi benzeri olmayan ferd, seçilmiş kişi” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımı en ...
Öncelikle Risâle-i Nûr prensiplerini kendi nefsimizde yaşamaya gayret etmeliyiz. Önce kendimizi merkeze almaya çalışmalı ve “Nefsini ıslâh ...

Mesnevi-i Nuriye’deki, “Nazarla niyet mahiyet-i eşyayı tağyir eder (çevirir). Günahı sevaba, sevabı günaha kalb eder. Evet, niyet âdi bir hareketi ...

Ağaç, iki çekirdek arasında ağaçtır; ilkin içinden çıktığı evveli olanı, son olarak içinde dürüldüğü âhiri olanı. Bütün bir ağacın program ve ...

İfsat, dinsizlik, ahlâksızlık komitelerinin, kısacası deccalizmin bu zamandaki ahlâkî tahribatına karşı Kur’ân ahlâkını bize öğretecek, nefsimizi ...

Özellikle 1980’li yıllardan itibaren ülkemize Batı kaynakları tarafından aktarılan Toplam Kalite Çalışmaları, hız kesmeden değişik versiyonlarıyla ...

Yakın Tarih Yazıları

Isparta'daki Er Eğitim Tugayı Camiinin temel atma merasimine dâvet edilen Bediüzzaman Said Nursî, Besmele ve duâlarla temele ilk ...

Bediüzzaman diyor ki:

Harb–i Umumîde, esaretle (1916–1918), Rusya’nın şark–ı şimalîsinde (kuzey–doğusunda), çok uzak olan Kosturma vilâyetinde ...

Günün Tarihi 4-5 Mart 1934 5-6 Mart 1980

Bediüzzaman diyor ki:

Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş ...

Risâle–i Nur'dan birkaç iktibas

Resûl–i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm, nakl–i sahih–i kat'î ile ferman etmiş: "Yaklaşmakta olan bir şerden vay ...

Bediüzzaman diyor ki:

Biliniz ki, asker ocağı cesîm ve muntazam bir fabrikaya benzer; bir çark itaatsizlik etse, bütün fabrika herc ü merc olur. ...

Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...

Dünya, dersine çalışıyor

 

Kur’ân tefsiri Risâle-i Nurlar, asrı tenvir etmeye devam ediyor. Artık Anadolu’nun kasabalarından, ...

Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...
  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Risale-i Nur Enstitüsü Adıyaman temsilciliği ile Adıyaman Kültür İlim Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Bediüzzaman’ın Milliyet Anlayışı’ konulu panel ...

Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...

Zor bir görevdi bu 600 sene Dünyaya adaletle hükmetmiş, bin yıl İslâmiyete hizmet etmiş bir milletin göğsünden sökülüp alınmak istenmişti.

1928 ...

Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülümser Heper, önceki gün bahsettiğimiz ve iddialarının bir kısmını ...

Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

Bediüzzaman Sâid Nursî; ömrünü insanları Allah’a îmâna ve Kur’ân’a davet ederek geçiren büyük bir müceddid ve âlim. Bu yolda çok fazla eziyet ...

“Bu asrı ve gelen istikbali tenvir edebilir bir mu'cize-i Kur’âniye” olan Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi Bediüzzaman Said Nursî, müceddid olarak ...


BEDİÜZZAMAN Said Nursi, Burdur’da dualarla alındı.

Burdur’da Bediüzzaman programı

BEDİÜZZAMAN Said Nursi, Burdur’da dualarla alındı. Merkezi Burdur’da ...

Sünûhat’ta “Bir nefer takımda, bölükte, taburda, fırkada birer rabıtası, birer vazifesi olduğu gibi, herkesin heyet-i içtimaîyede müteselsil, revabıt ...

Bir haf­ta sü­ren Al­man­ya se­ya­ha­tin­den çok gü­zel, çok ha­yır­lı ve bir o ka­dar da müj­de­li ha­ber­ler­le dön­dük.

Bu ha­yır­lı ve müj­de­li ...

(Vefatının 20. yılında rahmetle anıyoruz)

Mustafa Acet, uzun yıllar Diyanet İşleri Başkanlığında hattat olarak vazife yapmıştır. 1924 yılında ...

1911 yılı baharıydı.
Bir Cuma günü, Şam’daki Emeviye Camii’ne toplanan ve aralarında yüzden fazla âlimin de bulunduğu on bine yakın insanın ...

ZÜBEYİR GÜNDÜZALP

Mart ayı Üstad Bediüzzaman’ın hayatında tevafukların yaşandığı bir ay olduğu gibi Nisan ayı da bir tevafuk eseri olarak Nur ...

—Vefat yıldönümünde rahmetle anıyoruz—

Mustafa Acet 1924 yılında Emirdağ’da doğdu. Hatıralarında ve kendisi ile yapılan mülâkatlarda çocukluk yılları ...

Bundan üç hafta önce, büyük İslâm mütefekkiri Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin önemli iki talebesi aynı günde vefat ettiler. Biri merhum Kâmil ...

Yirminci asrın başlarında bir ses yükseliyordu Anadolu’nun bağrından. Elbette yeniydi bu fikirler. İlhamdan da öte, Kur’ân nurlarından gelen ...

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
 
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”

Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...

Bediüzzaman, nefis terbiyesine, en etkili metottan başlar: Önce nefsini terbiye eder. Risâle-i Nur için, “Evvela tercümanını iknaa çalışır!” ...

Üstad Bediüzzaman Said Nursî kendi hayatını üç döneme ayırıp, eski Said, yeni Said ve üçüncü Said olarak değerlendirmiştir.

Bu üç dönem birbirinin ...

31 Mart Olayı, Türk modernleşme tarihini anlayabilmek için kullanılan önemli malzemelerden birisi olmuştur. “İleri” ve “geri” ifadeleri ...

ISPARTA’NIN Eğirdir ilçesindeki Barla kasabasında anayol kavşağına 06.12.2011 tarihli İl Genel Meclisi kararıyla “Bediüzzaman Said Nursî ...

Bir önceki yazımız olan “Bediüzzaman Hazretleri’nin İsim ve Unvanları” ile ilgili birçok mesaj aldık. Her bir isim ve unvan ile ilgili ayrı bir ...

İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

Tarihte iz bırakmış ve büyük hizmetler ortaya koymuş şahsiyetlerin hayatları, daha sonra gelenler tarafından tahliller, yorumlar ve analizler ...

Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatında birçok kumandan, paşa, hoca, şeyh, müdde-i umûmî, vali, asker, hâkim, muallim ile sayısız insan vardır. Bunların ...

  • Kitap Bahçesi

Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

...

Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...