Anasayfa Risale-i Nur Portreler Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.)
Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani (k.s.) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Mayıs 2000 01:00
Abdülkadir-i Geylani (k.s.), Peygamber Efendimizin (s.a.v.), "Ümmetimin alimleri İsrail oğullarının peygamberleri gibidir" hadisi şerifine mazhar olarak, zamanının zulüm ve zulümatını dağıtıp, Kur'an nurlarını ve iman hakikatlerini neşrederek, manevi bir mehdi hükmüne geçti.1 Kutsi bir deha sahibi olan bu mübarek Zâtın, maneviyattaki terakkisi, hayatı boyunca devam etmiştir.2 İman hakikatlerini ilim yoluyla müşahede ve keşfetmiştir.

3 En önemli özelliklerinden birisi gaybden, özellikle istikbalden haber vermesi ve Kur'an hizmetinde bulunanlara verdiği müjdeli haberlerdir. Çünkü Allah'ın bildirmesiyle, bazı vakitlerde mazi ve müstakbeli hazır zaman gibi müşahede ederdi.4

Vefatından sonra da manevi tasarrufu devam eden Şah-ı Geylani, en büyük yardım edici, imdada koşan manasına gelen "Gavs-ı Azam" olarak meşhur olmuştur. Bu makam, hem gayrimüslim bir çok insanın hidayete ermesine vesile olması, hem de hayattayken ve vefatından sonra bir çok insanın manen yardımına koşmasına binaen kendisine verilmiştir. Sultanü'l-Evliya olan Gavs'ın, vefatından sonra da aynen hayatta olduğu gibi müritleriyle alakadar olduğu, yardımlarına yetiştiği, ehl-i keşif ve velayetin ittifakıyla kabul görmüştür.5 Bunun yanında, manevi makamlarda varılabilecek en yüce rütbe manasına gelen "Kutub" olarak da kabul edilir.

Asıl adı Muhyiddin Ebu Muhammed Abdülkadir b. Ebi Salih Musa Zengidost el-Geylani'dir. Babası, Bağdat'ta zenci dostu "zengidost," Arap olmayan-yabancı "acemî" manalarına gelen ünvanlarla tanınmıştır.

Muhyiddin 470 yılında (1077) Hazar denizinin güneybatısındaki Gilan eyalet merkezine bağlı Neyf köyünde doğdu. Babası Ebu Salih Musa'nın dindar bir kimse olduğu bilinmekte; ancak, hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Baba tarafından soyu Hz. Hasan'a (r.a.) dayanmaktadır. Annesi de devrin tanınmış zâhid ve ehli tariki olan Ebu Abdullah Savmaî'nin kızı, kadın velilerden Ümmü'l-Hayr Emetü'l-Cebbar Fatima'dır.

Küçük yaşta babasını kaybeden Muhyiddin, annesinin yanında ve dedesinin himayesinde büyüdü. Çocukluğundan itibaren en büyük gayesi, dönemin ilim ve kültür merkezi olan Bağdat'ta tahsil görmekti. On sekiz yaşına gelince annesinden izin alarak Bağdat'a gitti (1095). Burada ünlü alimlerden ders aldı ve kısa bir süre zarfında mezun olduktan sonra kendisine tahsis edilen medresede hadis, tefsir, kıraat, fıkıh, nahiv derslerini okutmanın yanı sıra, halkı da irşad etmekle meşgul oldu. Bir süre sonra yirmi beş yıl sürecek olan inzivaya çekildi. Bu sırada, kırk gün boyunca hiçbir şey yemediği anlar oldu. İnziva döneminin sonunda, oğluyla beraber hacca gitti. 561'de (1165-66) Bağdat'ta vefat etti.

Muhyiddin'in en önemli özelliklerinden bir tanesi—çocukluğu dahil olmak—üzere hiç yalan söylememesidir. Bu, aynı zamanda annesinin vasiyetidir. İlim tahsil etmek üzere Bağdat'a gideceği zaman annesi ona, 40 Dinar verir. Yolda eşkıya, kervanın etrafını sararak yolcuların mal ve paralarını aldıktan sonra, Muhyiddin'e parasının olup olmadığını sorar. Bunu üzerine Muhyiddin, 40 dinarının olduğunu söyler. Bu cevap soyguncuları hayrete düşürür. Doğruyu söylemesinin sebebi sorulduğunda, annesine söz verdiğini söyler. Annesinin yalan söylediğini bilemeyeceği ifade edilince; annem bilemeyebilir ancak, beni ve şu an çoluk çocuğun malını gasp eden sizleri bilen Allah vardır, karşılığını vermesi, soyguncuların gasp ettikleri malı iade ve tövbe etmelerine vesile olur.6

Geylani Hazretleri (k.s.), Cenab-ı Hakk'ın Hayy ismine mazhar olması hasebiyle, bir ihsan-ı İlahî olarak, kendisine bu meyanda keramet nasip olmuştur. Mesela; Gavs'ın himaye ve terbiyesindeki evladını ziyarete giden bir hanım, biricik oğlunun kuru ve siyah bir parça ekmek yediğini görünce, şikayet için Gavs'ın yanına gider ve onun kızartılmış tavuk yediğini görür. Sebebini sorması üzerine; Hazret-i Gavs tavuğa: 'Kum biiznillâh!' deyince o pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp canlı tavuk olarak yemek kabından dışarı atlar. Hazret-i Gavs, kadına dönerek: 'Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin' karşılığını verir. Yani, oğlunun ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hakim olup, lezzeti şükür için istediği an, leziz şeyleri yiyebileceğini ima eder.7

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), nübüvvet vazifesi gereği, bazı konularda büyük şefkat göstermiştir. Mesela, Hz. Hasan ve Hüseyin'e (r.a.) küçük yaşlarında gösterdiği fevkalade şefkat ve ehemmiyetin sebebi, sadece akrabalıktan gelen muhabbet olmayıp, nübüvvet vazifesinin bir ucu ve varislerinin önemli bir cemaatinin temsilcileri olmaları sebebiyledir. Bundan dolayıdır ki, Peygamber Efendimizin Hz. Hasan'ı (r.a) şefkatle kucağına alıp başını öpmesinde, onun soyundan gelen Şah-ı Geylani gibi pek çok mehdi-misal şahsiyetlerin hissesi vardır. Cenab-ı Hakkın inayetiyle, bu mübarek nesli gören Peygamber Efendimiz, onları temsilen, cedleri olan Hz. Hasan'ın başını öpmüştür. Bunda Şah-ı Geylani'nin hissesi büyüktür.8

Eserleri

1- El-Gunye li-talibi tariki'l-hak: İman, tevhid ve ahlak konularını işler.
2- El-Fethu'r-Rabbani ve'l-feyzü'r-Rahmani: Vermiş olduğu vaazlarının toplandığı eserdir. Vefatından sonra talebeleri tarafından bir araya toplanmıştır.
3- Fütuhu'l-Gayb: Oğlu Abdürrezzak tarafından toplanmış olup, meclislerde yaptığı vaaz ve vasiyetini ihtiva etmektedir.
4- El-Füyüzatü'r-Rabbaniye fi evradi'l-Kadiriyye: Dua ve virdleri ihtiva eden risaledir.
5- Mektubat: On beş mektubundan oluşmaktadır.
6- Cila'ü'l-hatır min kelami Şeyh Abdülkadir.
7- Sırrü'l-esrar ve mazharü'l-envar: Ötelerden Haber adıyla Türkçe'ye tercüme edilmiştir.
8- Ed-Dela'il: Evrad ve Salavat-ı Kübra adlarıyla da anılır.
9- Es-Siracü'l-vehhac fi leyleti'l-Mirac: Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Mirac mucizesini konu alan eserdir.
10- Akidü'l-Bazi'l-eşheb: Muhyî mahlasını kullanan Geylani'nin (k.s.) Hamriyye, Ümmiyye, Taiyye, Lamiyye adlı kaside ve manzumelerini ihtiva eden eser.9

Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani ve Bediüzzaman

Şah-ı Geylani gaybten haber verdiği manzum bir eserinde, kendinden sekiz yüz sene sonra gelecek olan Bediüzzaman ve talebelerine açık bir şekilde ve ismen işaret etmiştir. Mecmuatü'l-Ahzâb adlı eserin birinci cildinin 562. sayfasındaki bölümlerde, ilgili bilgiler mevcuttur.10 Bu işaretlerden bazıları şunlardır:

1- Said ismi verilerek açık bir şekilde ifade edilmiş, geçim hususunda izzet ve saadetle geçineceği beyan edilmiştir. Bediüzzaman'ın küçüklüğünden itibaren minnet altına girmemesi, amcasının çorbasından yememesi, Doğudaki medreselerde geleneği olan talebelerin ihtiyaçlarının halk tarafından karşılanmasını kabul etmemesi ve talebelerini de bundan men etmesi.

2- Gavs'ın "vaktin Abdülkadir'i ol" ifadesinin cifir hesabıyla 1326 (1908) ettiği ve bu tarihte şeyhin bir talebesinin Kur'an hakikatlerini müdafaa edeceğine işaret ederek, Bediüzzaman'ın manevi mücahedeye atılacağını haber vermesi.

3- Said ve Bediüzzaman isimlerine işaret edilmesi.

4- Gavs'ın müridine, "korkma, sözlerini söyle" hitabında bulunarak Şarka ve Garba gideceğini, çok fitnelerle karşılaşacağını bildirerek tamamından mahfuz kalacağını bildirmesi.

5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Bediüzzaman Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı eserinde şu ifadelere yer verir:

"Sergüzeşt-i hayatımda geçen ve çoğunu gizlediğim çok harika vakıalar vardı. Kendimi hiç bir vecihle keramete lâyık görmediğim için onları bazen tesadüfe, bazen da başka esbaba isnad ediyordum. Şimdi kanaatim geliyor ki, o harikalar, Gavs-ı Azam'ın bir silsile-i kerametini teşkil ederler. Demek onun duasıyla, himmetiyle, ona kerameten ve bize ikram nev'inden, bir nev'i inayet-i İlâhiyeye mazhar olmuşuz."12

Bediüzzaman'ın hayatında Şah-ı Geylani'nin müstesna bir yeri vardır. Bediüzzaman, Tillo'da bulunduğu sırada Geylani Hazretlerinin ikazı ile Miran aşiret reisi Mustafa Paşaya giderek hidayete davet etmiş; ya zulmü terk edip namazını kılmasını veya kendisini öldüreceğini söylemiştir.13 Yine Darü'l-Hikmeti'l-İslamiye üyesi olduğu sırada Gavs'ın Fütuhu'l-Gayb adlı eserini okur. Burada, kendisi hasta olan ve tedavi olmayan birisinin, başkasının arayışlarına çare olamayacağı uyarısıyla karşılaşır. Bediüzzaman, Şeyhi tabip kabul ederek eserini okur ve çok istifade eder.14

Gavs-ı Azam, asırlar ötesinden verdiği haberlerle, hem Bediüzzaman'la, hem de Risale-i Nurla alakadar olduğunu göstermiştir. Ehl-i zındıkanın bütün takibat, tazyik, işkence, hapis gibi baskı ve engellemelerine rağmen Üstad Bediüzzaman ve talebeleri, Cenab-ı Hakk'ın inayeti ile muvaffak olması, Hz. Ali (r.a.) ile Gavs-ı Azam'ın (k.s.) Risale-i Nur ve müellifi Bediüzzaman Hazretleriyle ilgili kerametlerini teyid etmektedir.15

Gavs-ı Azam'ın en önemli hususiyetlerinden birisi ve belki de en önemlisi, hiçbir şahsı merci yapmadan, doğrudan doğruya Kur'an-ı Azimüşşandan ders almasıdır.16 "Ferdiyet" denilen ve çok az kişinin mazhar olduğu bu ihsan-ı İlahiye asrımızda, Kur'an-ı Kerim'in i'cazlı tefsiri olan Risale-i Nur ve onun müellifi mazhar olmuştur.

Netice olarak, keramat-ı Gavsiye ile Nurlara işaret edilerek, hizmetinin muvaffak olacağı müjdelenmiştir. Gavs-ı Azam'ın kasidesindeki "1345'te (1926) Kur'an'dan gelen bir nur ile insanlar karanlıklardan aydınlığa çıkarılacak" müjdesi, bu tarihte fevkalade bir şekilde neşre ve nurlandırmaya başlayan Risale-i Nur'a cifirce ve mealce tam tamına uygun düşmektedir. Bu uygunluk, Risale-i Nur'a işaretle birlikte, eserin ve onunla yapılan hizmetin makbuliyetini de göstermektedir.17

Dipnotlar:

1. Mektubat, s. 100-101; Lem'alar, s. 26; Hutbe-i Şamiye, s. 165.

2. Şualar, s. 94.

3. A.g.e., s. 94.

4. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 143.

5. Lem'alar, s. 422.

6. Ahmed Şahin, İslâm Büyükleri, YAY, s.165-166.

7. Lem'alar, s. 145.

8. A.g.e., s. 26.

9. Süleyman Uludağ, Abdülkadir-i Geylani, TDV İslâm Ansiklopedisi, I.C., s. 234-239.

10. Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 127.

11. Aynı yer.

12. A.g.e., s. 142.

13. Tarihçe-i Hayat, s. 36.

14. A.g.e., s. 122.

15. A.g.e., s. 211.

16. A.g.e., s. 270.

17. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 95.


Bu makale 8258 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#6 Batu 27-03-2013 19:57
5- Bediüzzaman'ın, daha sekiz-dokuz yaşlarından itibaren, etraftaki ahalinin Nakşi olmasına rağmen kendisinin Gavs'a bağlanması; hatta, bir şeyi kaybolduğunda, "Ya Şeyh! bu şeyimi buldur, sana bir Fatiha okuyacağım" dedikten hemen sonra Gavs'ın yardımına yetişmesi.11

Burayı anlamadım. Niçin direk Allah'a dua etmemişte, ona etmiştir. Yani aklıma şu geldi, medet umma gibi ? bilgilendirilir sem mennun olurm
Alıntı
 
 
#5 NOX22 21-07-2010 17:43
muhammed faysal mungan 2008-08-28 15:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır

Yukarıda yazısını verdiğim din kardeşim.Sana birkaç lafım olsun.Sünnet s.a.v benzemek derken..O nun yaptıkları ile alakalıdır.Farzetki vefat ettin.RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHÜ TEALA Sana belki sorabilir EY KULUM BANA NE GETİRDİN?Senin cevabın olsa olsa bir terlik,takunya, cübbe,bir sarık ve göbeğime kadar inen bir sakal getirdim olur.Oysaki HZ.İBRAHİM Nede güzel söylemiş.(BİR KULUN AHİRET GÜNÜNDE RABBİNE SUNACAĞI ARI DURU BİR GÖNÜLDEN BAŞKA NE OLABİLİRKİ)Bu sözü ve S.A.V Davranışlarını temiz giyinmesini çevresine hoş görülü olmasını sözlerini vs.Kendine kılavuz edinmeni tavsiye ederim.Bir avuç sakal seni ahiret gününde kurtarmayabilir .Hürmetler kardeşim.Çook yazıcak düşüncem var ama malum yerimiz az...
Alıntı
 
 
#4 Cihan Koç 31-08-2008 14:26
NOT: Benden önceki yorumların üçüne birden ithaf olunur;

İt ürür, kervan yürür...

Ahmağın hak ettiği cevap, sükuttur...
Alıntı
 
 
#3 ölümüne nurcu 28-08-2008 19:41
Biz sizin gibileri cok gördük. zaten o gördügümüz sizin gibi olanlar, bir daha karsımıza cıkmaya cesaret edemiyorlar. cünkü nasiplerini aldılar. yazdıklarınızda n anladıgım kadarıyla siz de zamanın birinde herhangi bir nur talebesiyle karsılasanlarda nsınız. fazla oturmus ki, isinizi gücünüzü bırakıp Risale-i Nur sitelerine girip okuyorsunuz ve ancak isim veya iletisim adresi belirtmeden komik komik cümleler sarfediyorsunuz . be hey arkadasım, tarafgirlik gözlügünü cıkarıp hak namına okuyup anlamaya calıssana biraz bu hakikatleri.
Alıntı
 
 
#2 muhammed faysal mungan 28-08-2008 16:09
s a şimdi sizin söyledikleriz dogru ama şimdiki nur talebeleri risaleleri kuran dan çok okuyor ve okutuyor hadisten çok üstadın sözleri söyleniyorr ve sünetti seniye olan sakal bıramıyorlar bence bu hatadır
Alıntı
 
 
#1 polim 17-08-2008 16:31
sizleri bir ve eşi benzeri olmayan allaha ibadete davet ediyorum tevhidsiz iman olmaz gavs yanlız allahtır taassupla körü körüne bağlanmayın dininizi araştırın cennet ve cehennem haktır son nefesin sahibi yanlız allah subhanuhu dur kişinin alim veya ulemadaki yanlız ilim öyrenmektir daha fazlası şirktir şirk allahın hakkı olanı başkasına vermesidir ümitte korkuda ve istemede
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün4367
Dün11634
Bu Hafta16002
Bu Ay363782
Toplam12125948

Sitede şuan 326 ziyaretçi var.


Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

Bayram zehir olmasın

Bayram zehir olmasın

Bu seneki Ramazan, yılın en uzun günlerine ve en sıcak mevsimine denk geldi. Tuttuğumuz oruçları Cenâb-ı Hak, kabul ve makbul eylesin. Gerek oruçlu halde ve gerekse Ramazan sonrası beslenme alışkanlıklarında ciddî değişiklikler olması sebebiyle, şeker, ritim, tansiyon, metabolizma, sinir sistemi gibi mekanizmalarda da önemli ölçüde değişimler meydana geliyor. var...

Risale-i Nur ve devlet tekeli

Risale-i Nur ve devlet tekeli

Meşhur şair Enverî pazaryerinde bir kalabalığa rast gelir. Bakar ki ortada bir adam yüksekçe bir yere çıkmış birkaç yıl önce yazmış olduğu kasidelerini kendi şiiri diye okuyor; halk da alkışlıyor ve bahşiş veriyor. Enverî adamı bozmak istemez bekler, kalabalık dağılınca adamın yanına yaklaşır ve sorar: “Bu şiirler kimin?” Adam cevaplar: “Tabiî ki...

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ ve Risale-i Nur

Velâyet-i Kübrâ; en büyük velilik. Cenâb-ı Hakk’ın insana yakın olmasına bakan ve peygamber varisi olmaktan gelen velilik mesleğidir. Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden, kisbden (çalışmaktan) ziyade vehbiyetle gidilen, mahiyeti çok yüksek, meşakkatli, zevk ve lezzetleri az olan velâyettir. Misal olarak, peygamberlerin, sahabelerin ve ahirzamanda Hz. Mehdi ve...

Yeni Asya hak bildiğini söyler

Yeni Asya hak bildiğini söyler

4 aya yakındır Risale-i Nur’a 'bandrol' vermeyenler, bu işi çok kolay yapabileceklerini, 'yüzde bir'lik gördükleri Yeni Asya’yı ise sileceklerini düşündüler; ama yanıldılar. En cabbar bir kumandanın bitiremediği, darbelerin tüketemediği ve kayıtlara “Sen kimsin?” diye geçen Yeni Asya’nın sessiz kalmasını mı beklediler? var addthis_product = 'jlp-1.2'; var...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

“Avrupa'da en hızlı gelişen din İslâm. Sadece İngiltere'ye baktığımızda son 10 yılda 100 bin kişinin İslâmı tercih ettiğini görüyoruz. 100 yıl önce ...

Ben, cemaatlerin toplumsal bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Cemaatler dinin o toplumda yaşanabilmesi için oluşmuş yapılardır; bunlar bir ihtiyaca ...

Araştırmacı-Yazar İslâm Yaşar’la Bediüzzaman üzerine bir sohbet

İnsanlar yaptıkları işlerle anılırlar. Tarihe adını geçirmiş insanlar da o tozlu ...

Hep o anları yaşarız. ”Keşke, keşke...”
Ama, iş işten geçmiş olur.
Her insanın kıymeti himmeti nisbetindedir.
Hayatını Bâkî yolunda sarfettiği nisbette ...

Yolculuk esnasında kendilerinin yalnız bırakıldığını savunan Şahiner "O gemide neden bir hükümet yetkilisi yoktu. Bizi almaya uçak gönderdiklerini ...

İllere gittiğimiz bütün programlarda bir şey hep dikkatimi çekegeldi.
Yapılacak faaliyetlerin içinde gençler varsa, o faaliyetler daha verimli, daha ...

Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Diyanet olarak Risaleleri basmaya devam edeceğiz, ama tekelimize almadan. Çünkü Risale-i Nur ümmetin malıdır.
 
BANDROL ...

Demokratik açılım projesi bağlamında ucundan kıyısından Bediüzzaman’ın da gündeme gelmeye başladığı 2010 yılını, bu defa odağında doğrudan Said ...
Risâle-i Nur Enstitüsü’nün üç yıl önce başlattığı Bediüzzaman Haftası’nın bu yıl da 18-26 Mart tarihleri arasında gerçekleştirileceğini ifade eden ...

Bediüzzaman’ın önde gelen talebelerinden Zübeyir Gündüzalp, 1950’de Ankara Üniversitesinde verdiği ve Üstadın tensibiyle Sözler’in sonuna konulan ...

Tam şerefle 45 yılını doldurması sebebiyle Yeni Asya için bir vefa yazısı da benim yazmam gerekirdi. Çünkü kolay değil 45 yıllık kader arkadaşıyız. ...

RAMAZAN yaklaşırken, herkesi keyifli bir telâş sarmaya başladı.

Her yıl gündeme gelen, kimlerin oruç tutabileceği sorusu ise mevsim normallerinin ...

Baharın güzellikleri kendisini göstermeye başladı. Her yer yeşilliklerle, rengârenk çiçeklerle bezendi. Kışın keskin ve üşütücü soğukları geride ...

Siyaset tarihimizde derin izler bırakacak hadiselerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. “Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şûrâdır” ilkesiyle ...

Asrımızın en önemli hastalıklarından birisi de sıkıntı hastalığıdır. Çevremizde birçok insanın görünürde bir sebep olmaksızın sıkıntı yaşadığını, ...

Avustralya’nın Melbourne şehrinde 8 milyon dolara mal olacak İslâm Müzesinin temeli İslâm İşbirliği Teşkilâtı Genel Sekreteri Ekmeleddin ...

Dünyadaki bütün Müslümanlardan tepki alan ve hatta papazların bile itiraz ettiği Hz. Muhammed aleyhindeki yeni film, dünya gündemini meşgul etmeye ...

‘’Artık havalar iyice soğudu. Kuş sesleri duyulmaz oldu. Şimdi sadece anasını yada babasını kardeşini yitiren çocukların ağlamaları duyulabiliyor.

...

İslâm ülkelerinde ve Amerika’dan Japonya’ya kadar pekçok dünya ülkesinde kılınan Cuma namazından sonra Soma’da şehit düşen madenciler için dua ...

DİTİB İmperia Şubesi tarafından İtalya’nın İmperia şehrindeki Modern Tiyatro’da düzenlenen programda Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim ...

Hollanda’ya ve dolayısıyla AB ülkelerine İslâmî açıdan ve ilim noktasında büyük pencereler açan ve istikbal için büyük inkişaflara hâmile olan ...
Müslüman olanların kısm-ı azamı, bilhassa bayanlar Muhammed (asm) isminin “m” harfini almaktadırlar. Bu itibarla Müslümanlığı seçen pek çok bayanın ...

İki haftalık yılbaşı tatilinin ilk günü.

Rotterdam’dan dokuz kişilik bir grupla Almanya Duisburg’da altı günlük okuma programına katılmak için yola ...

“Barut kokulu Beyrut” deyimini duymamış olabilirsiniz. Bir şehrin adının “barut”a benzemesi, o şehrin kaderinin de baruta benzemesine etki eder mi ...

“Avrupa, bir İslâm devletine hamiledir, günün birinde onu doğuracak; Osmanlılar da Avrupa ile hamiledir, o da onu doğuracak. (...)

Avrupa’da Kur’ân’a ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ
Kur’ân talebesi olma gayretindeki bir insanın, ondan ve onu anlamaya çalışanlardan istifade ettiği satırlardır..

Son üç yıldır tedricen Kur’ân-ı ...

“Nebe Sûresini okumanın fazileti nedir? İniş sebebi nedir? Gün içinde ne zamanlarda okunur?”

Kur’ân-ı Kerîm nazil oluyordu. Peygamberimiz (asm) onu yazdırmak ve neşretmek vazifesi ile mükellefti. Ama ne var ki “Ümmi Peygamber” olduğu için ...

Bir tesbite göre; kudret kitabı mânâsında olan “kitâb-ı mübîn”, Kur’ân’dan ibârettir. “Yaş ve kuru ne varsa apaçık bir kitapta yazılmıştır” 1 âyeti ...

Said Nursi’nin okumuş olduğu fen-bilimleri ile din bilimlerini birleştirdiği, bilimi tevhid bakış açısıyla yorumlayarak bilimin içeresinden Allah’ın ...

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Irak’taki en önemli Sünnî gruplardan biri olan İslâm Partisi, Irak’ta görev yapan bir Amerikan askerinin Kur’ân-ı Kerim’e hakaret etmesini kınadı ...

KAPALIÇARŞI'DA satılmak istenen altın işlemeli, el yazması Kur’ân-ı Kerim’e el konuldu.

Kapalıçarşı’da tarihî bir Kur’ân-ı Kerim satılmaya çalışıldığı ...

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) “ümmetimin ayı” olarak müjdelediği Ramazan’ın aynı zamanda Kur’ân ayı olması dolayısıyla, bu ayı da ...
Avrupa Birliği (AB) Leonarda da Vinci programı kapsamında, Turgutlu İmam Hatip ve Anadolu İmam Hatip Lisesi, Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen 24 çeşit ...

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Muhittin Akgül, toplumda yaşanan aile içi şiddet ve diğer şiddet olaylarının ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Bu mekanizma sosyal hayatın her safhasında uygulanmakla birlikte, bizim ele alacağımız boyutu, yine manevi hayatla ilgili kısmı olacaktır. ...
Cüz'i ya da farazi bir iradenin, eşyanın anlık şekillenmelerinden Kudret'in küllî iradesi tecelli ederken dikkate alındığı, hayatın her safhasında ...
İnsanın ruh halini en belirgin şekilde etkileyen hâl, olaylara bakışı ve çevresinde yaşanan olayların âleminde ne ifade ettiği olmalıdır. Bu ...
“Hem bununla beraber, o çirkin sözler, senin kalbin sözleri değil. Çünkü, senin kalbin, ondan müteessir ve müteessiftir. Belki, kalbe yakın ...
İnsan psikolojisi üzerinde etkili olan iç ve dış baskı unsurlarına karşı, ruhta, bazı savunma mekanizmaları gelişmiştir. Bu mekanizmalar yerinde ...


Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...

İnsan şimdiye kadar çok farklı şekillerde tanımlanmıştır. İslami anlayışta; her vakit bir nankörlüğe, aceleciliğe, zulme ve cahilliğine meyyal ...

Bediüzzaman’ın yarım asırlık süreyi aşkın bir zaman diliminde, zihninden bir türlü çıkmayan, en büyük ideali ve gaye-i hayalim dediği ve devamlı ...

Dünya kamuoyu birkaç gündür Wikileaks’in sızdırdığı, ABD’nin diplomatik sırlarını konuşuyor.

Bu bilgileri kimin, nasıl, neden sızdırdığı; bu ...

Dünyanın geleceğinde farklı medeniyetler buluşacaklar mı, yoksa çatışacaklar mı? Bu son dönemlerde geliştirilen farklı teoriler ile ortaya ...

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir.

Hedef parça parça, bölüm bölüm ...

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin acz, fakr, şefkat ve tefekkür yolu olarak tarif ettiği îman ve Kur’ân hizmetinin dört büyük esasından birisi ...
Zaman zaman içime çekilir, tefekkür penceremi aralar, vücudumun neresinde olduğu meçhul olan ene’min zerresine girer, tefekkür ederim; ...

Risale-i Nurlar yüksek ilahiyat ilmidir.

“İlimlerin şahı ve padişahı iman ilmidir.”

Her ilmin bir dili vardır.

O ilmi o dille öğrenmek zorunludur.

...

Risale-i Nur’un sadeleştirilmesini savunanlar, Üstadın bir mektubunda geçen ifadelerini dayanak gösteriyorlar.

Evvelâ söz konusu mektup, Kastamonu ...

Bediüzzaman diyor ki:

Eski Said bir hiss–i kablelvuku ile "Bu Osmanlı ülkesinde büyük bir parlak nur çıkacak"; hattâ Hürriyetten (1908'den) evvel ...
Risâle–i Nur'dan

...İmam–ı Ali’nin (ra) adi bir Yahudî ile muhakemesi ve medar–ı fahriniz olan Salâhaddin–i Eyyûbî’nin miskin bir Hıristiyan ile ...

Risâle–i Nur'dan birkaç iktibas

Resûl–i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm, nakl–i sahih–i kat'î ile ferman etmiş: "Yaklaşmakta olan bir şerden vay ...

Bediüzzaman diyor ki:

Harb–i Umumîde, esaretle (1916–1918), Rusya’nın şark–ı şimalîsinde (kuzey–doğusunda), çok uzak olan Kosturma vilâyetinde ...
M. KEMAL’İN de aralarında bulunduğu on sekizi aşkın dâvetle Ankara’ya çağrılan Bediüzzaman’ın Meclis’te merasimle karşılanması, Meclis ...
Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...
“Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...

RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?

Lâhika sözlükte, ek, ilâve demektir. Lâhika mektupları ise Nur risalelerinin ekleridir. Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve ...

Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın asrımızı kucaklayan aydınlığıdır. Dayandığı nokta, bağlandığı ip, doğrudan doğruya Kur’ân’dır. Kur’ân’ın asrımızı şemsiyesi ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Bediüzzaman Said Nursî’nin te’lif edip, bizzat tashih ederek hayatında hem Osmanlıca yazı ile hem de yeni yazı ile neşrettiği Risale-i Nur ...

Risale-i Nur mesleğinin en temel özelliklerinden biri de, içtimaî ve siyasî meselelerle ilgili kaidelerin de var oluşudur.

Bediüzzaman Hazretleri ...

Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...

Risale-i Nur isimli külliyatıyla bilinen Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili en çok merak edilen soru Meclis'e soruldu.

Türkiye Partisi (TP) ...

Tenkitte ölçü

Soru: Madem ki Hür Adam filmini daha vizyona girmeden önce seyrettiniz, niçin tenkidinizi hemen yapmadınız? Filmde tesbit ...

53. vefat yıldönümünde bir kez daha rahmetle andığımız Bediüzzaman Said Nursî, bir asrı aşkındır üzerinde çalışılmayı ve içinin doldurulmasını ...

YENİ Asya Gazetesi’nden arkadaşlar arayıp hatırlatmasalardı Bediüzzaman Said Nursî’nin ölümünün 50. yılına ulaşıldığını hatırlamayacaktım (23 Mart ...

Çok partili demokrasiye geçildikten sonra liderler arasında cereyan eden siyasî polemiklerde zaman zaman Said Nursî’nin adının da geçtiği, tarihî bir ...

Mazlûmların avukatı olarak bilinen ve Bediüzzaman Said Nursî’nin de avukatlığını yapan merhum avukat Bekir Berk, vefat yıldönümünde Eyüp’teki mezarı ...

- Haydar Gündüzalp Ağabeyime hürmet ve muhabbetlerimle… -

Onu tanımak bahtiyarlığına eremedim, ama fıtraten onu hep kendime yakın bildim.

Bazı ...

Yıl 1947’nin puslu yılları. Yirmi yaşlarında genç bir delikanlı İstanbul’da askerliğini yapıyordu. Askerliğinin bitmesine az bir zaman kala ...

1906’da Ermenek’te doğdu. Uzun seneler Anadolu’nun muhtelif yerlerinde hükümet tabibi olarak hizmet etti. Emirdağ’da Bediüzzaman’ın doktorluğunu ...

Nisan yağmurları bizi başka dünyalara alıp götürmektedir. Merhum teyzem Nisan yağmurları yağmaya başlayınca, onları adeta toprağa düşürmek ...
Bediüzzaman’ın mezarının naklinde “yakını” olarak hazır bulundurulan Konya İmam Hatip Okulu meslek dersleri öğretmeni kardeşi Abdülmecid ...
CİZRE’Yİ titreten Miran Aşireti Reisi Mustafa Paşa’nın gözlerinde, hayret ve şaşkınlık şimşekleri çakıyordu. Yırtıcı bakışları, önünde ayağa ...

Fesübhanallah. Hiç umulmadık kişilerin ağzından “Bediüzzaman Hazretleri Adnan Menderes’e oy verdi” diye başlayıp: “Bediüzzaman Hazretleri hayatta ...

Ulemanın rolü manevidir. Bu rol maddileştiği ve kurumsallaştığında; kuvveden fiile çıktığında teokratik düzen haline gelir. Teokrasinin olduğu yerde ...
Bediüzzaman siyasetçi değildir. Gizli veya açık, hiçbir zaman ve zeminde siyasî bir ikbal ve makam peşinde olmamıştır. Fakat şartları müsait ...

Risale-i Nur Hareketinin meslek ve meşrep düsturları içinde önem arz eden en temel meselelerden birisi de milliyet anlayışıdır. Bediüzzaman ...

Bediüzzaman’ın neseben Âl-i Beyt’ten olduğu, Peygamberimize (asm) uzanan “şecere-i nuraniye (nurlu soy ağacı)” hükmündeki seyyidlik ve şeriflik ...

Her çağın kendine özgü bir paradigması varsa, her âlimin de kendine özgü bir çağı okuyuş tarzı olmalıdır. Gazali kendi çağını nasıl özgün bir ...

Dünkü "Dağa çıkmak..." başlıklı yazımızın devamını bir sonraki güne bırakarak, pek mühim bir meselenin yeniden gündeme gelmesi münasebetiyle, Hz. ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabı, 1950’den sonra talebeleri tarafından hazırlanmıştır.

Tarihçe-i Hayat’ın ...
  • Kitap Bahçesi

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

“Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

Neşriyatımızı dikkatle takip eden okuyucularımıza bugün de bir kitap tanıtımımız var. Kitabımız tarihî bir roman: Sır İçinde Sır.

Neşriyat olarak ...

Bu hafta sizlere Yeni Asya Neşriyat tarafından yayınlanan önemli bir kitabı tanıtmak istiyoruz: Sonsuz Gücün Anahtarı Besmelenin Esrarı. Kitap, ...