Anasayfa Risale-i Nur Portreler Barbaros Hayreddin Paşa (1478-1546)
Barbaros Hayreddin Paşa (1478-1546) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 14 Mart 2003 01:00

“Hem de İslâmiyet milliyeti denilen mazi derelerinde ve hal sahrâlarında ve istikbal dağlarında hayme-nişin olan ve Salâhaddin-i Eyyubî ve Celâleddin-i Harzemşah ve Sultan Selim ve Barbaros Hayreddin ve Rüstem-i Zal gibi ecdatlarınızdan emsalleri gibi dâhi kahramanlarla bir çadırda oturan bir aile gibi, herkesi başkasının haysiyet ve şerefiyle şereflendiren ve hayat-ı ulviyenin enmuzeci olan İslâmiyet milliyeti size emr-i kat'î ile emrediyor ki: Tâ herbiriniz umum İslâm'ın mâkes-i hayatı ve hâmi-i saadeti ve umum millet-i İslâm'ın ferdî bir misâl-i müşahhası olunuz. Zira, maksadın büyümesiyle himmet de büyür. Ve hamiyet-i İslâmiye'nin galeyanı ile ahlâk da tekemmül ve teâlî eder (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 59).”


 Osmanlı Devletinin en büyük denizcisi ve deniz kuvvetleri komutanıdır (kaptan-ı derya). Kazandırdığı zaferlerle Osmanlı denizciliği en parlak dönemini yaşamıştır. Akdeniz, Osmanlı Devletinin bir iç denizi haline getirilmiştir. Ömrünü denizlerde geçirmiştir. Beş dili (Arapça, Rumca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca) bilmektedir. Risâle-i Nur'da, İslâm tarihinin ve özellikle yaşadığımız coğrafyanın büyük kahramanları zikredilirken ondan da "dahi kahraman" (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 59) olarak söz edilmektedir. Vefat edince, "Denizin reisi öldü" ibaresi düşülmüştür.

Barbaros Hayreddin Paşa olarak tanınıp meşhur olan büyük denizcinin asıl adı Hızır'dır. Barbaros lakabı önceleri Avrupalılar tarafından ağabeyi Oruç için kullanıldı. Oruç, kırmızıya çalan sakal renginden ötürü "Barbarossa" lakabıyla anıldı. Daha sonra bu lakap Hızır için de kullanıldı. Hayreddin lakabı ise Yavuz Sultan Selim tarafından kendisine verildi. Böylece asıl adı olan Hızır kullanılmazken, Barbaros Hayreddin Paşa olarak tanınıp, meşhur oldu.

Midilli, Osmanlı Devletinin eline geçtikten sonra Hızır'ın babası Yakub, ailesini alarak buraya yerleşti. Burada Hızır ile birlikte dört oğlu dünyaya geldi. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1478 yılında doğduğu sanılmaktadır. Hızır önceleri deniz ticareti ile meşgul oldu, gemi işletti. Midilli, Selanik ve Eğriboz arasında ticaret yapmaya çalıştı. Ancak, Akdeniz hemen hemen tamamen korsanların kontrolünde olduğundan, ticareti sürdürmek çok zordu. Bu zorluklar içinde gemi işleten Hızır, Rodos şövalyeleri tarafından esir alındı. Bir fırsatını bulup kaçarak esaretten kurtuldu. Akabinde ağabeyi Oruç ile birlikte Tunus'un Cerbe adasına giderek burayı üs olarak kullanmaya başladı.

Hızır ve Oruç, Akdeniz'de faaliyetlerini sürdürerek İtalyan ve İspanyollara karşı çeşitli akınlarda bulundular. 1513 yılında İspanyolların elinde bulunan Cicelli'yi ele geçirdiler. Buradaki halk Oruç'u sultan ilan etti. Bir süre sonra kardeşler Middilli'ye döndüler. Bu tarihte Osmanlı tahtında oturan Yavuz Sultan Selim'e aracı göndererek Osmanlı himayesine girme arzularını ilettiler. Talepleri kabul gördükten sonra, İspanyolların işgali altında bulunan Cezayir'in yardımına koştular. Cezayir'i işgalden kurtardılar. Bir süre sonra (1518) İspanyollarla yaptıkları bir savaşta Oruç şehit oldu.

Hızır yalnız kaldıktan sonra bir kez daha İstanbul'a elçi gönderdi. Yavuz Sultan Selim, Hızır'ın himayesini kabul ettiği gibi kendisine; "Nasrüddin, Hayrüddin" diyerek iltifatlarda bulundu, Cezayir hakimi olarak kabul gördüğünü simgeleyen hatt-ı şerif gönderdi. Böylece Hızır resmen Osmanlı himayesine girmiş oldu. Ayrıca kendisine Anadolu'da gönüllü asker toplama yetkisi de verildi. Hızır, Cezayir'de Osmanlı padişahı adına hutbe okuturken kendisi de Hayreddin Paşa olarak anılmaya başlandı.

Hayreddin Paşa'nın mahiyeti ve gücü giderek arttı. Özellikle İspanyollarla İtalyanlara karşı çetin mücadelelere girişti. İspanyolların büyük baskısı altında yaşayan Gırnata Müslümanlarının yardımına koştu. Memleketlerini terketmek zorunda kalan bu insanların Afrika sahillerine gemilerle taşınmasına yardımcı oldu. Çok sayıdaki göçmen Cezayir'e de getirilerek buraya yerleşmeleri sağlandı. İspanyollarla yapılan mücadeleler sonunda muhtelif yerler ele geçirildi. Kanuni Sultan Süleyman, Hayreddin Paşa'yı donanma komutanlığına getirmek üzere İstanbul'a davet etti. O da, yerine evlatlığını vekil bırakarak yola çıktı.

Hayreddin Paşa, 27 Aralık 1533 tarihinde İstanbul'a vardı. Bir gün sonra da padişah tarafından kabul edilerek saraya çıktı. Akabinde Kaptan-ı Derya'lığa yani Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Aynı zamanda Kaptan-ı Deryalık makamının bürokrasi içindeki konumu da yükseltilerek Beylerbeyliği derecesine getirildi. Kaptan-ı Derya ilk iş olarak karışıklık halinde olan ve işgal altında bulunan Tunus'un üzerine yürüdü. 22 Eylül 1534 yılında burayı ele geçirdi. Ancak Avrupalılar hazırladıkları büyük bir donanma ile Tunus'un üzerine gelince, sayıca çok daha az olan Hayreddin Paşa kuvvetleri çekildi ve Tunus elden çıkmış oldu. Bu gelişmelerin olduğu sıralarda Avrupa, denizlerdeki Osmanlı hakimiyetinden ve gücünden rahatsız olmaya başladı. İspanyolların öncülük ettiği Avrupa ittifakı gerçekleştirilmeye çalışıldı. Avrupa ittifakı sağlanmaya çalışılırken, faaliyetlerini sürdüren Hayerddin Paşa, çok sayıdaki irili ufaklı adayı Osmanlı topraklarına kattı.

İspanya, Papalık, Venedik ve Portekizliler arasında yapılan ittifak anlaşmasını müteakiben Andrea Doria komutansında büyük bir donanma hazırlandı. Bu donanma 246 gemiden müteşekkil olup Korfu adasında toplandı. Buna karşılık Hayreddin Paşa'nın komutasındaki donanmada ise sadece 122 gemi yer almaktaydı. Her iki donanma Preveze açıklarında karşılaştı. 27-28 Eylül 1538 tarihlerinde meydana gelen savaş Osmanlı donanmasının zaferiyle neticelendi. Andrea Doria, sayıca kendilerinden çok daha az olan Osmanlı Donanmasının ilk evvel saldırıya geçmesi karşısında büyük bir şaşkınlık geçirdi. Kendini toparlamaya fırsat bulamadan geri çekilmek zorunda kaldı. Çok sayıda esir alındı. Osmanlı donanması çok az kayıp vermesine karşılık Haçlı donanması büyük bir bozguna uğradı.

Hayreddin Paşa'nın kazanılmasında büyük hisse sahibi olduğu bu zafer İslam dünyasında büyük bir sevince sebep olurken, Batıda o oranda üzüntüye sebep oldu. Bu mağlubiyet karşısında Hayreddin Paşa'ya olan hayranlıklarını gizlemediler. Diğer taraftan bu zaferle Barbaros, Kanuni Sultan Süleyman'ın da ilgisine mazhar oldu. Bu zaferden sonra Akdeniz tamamen Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçti. Venedikliler barış yapmak zorunda kaldıkları gibi bundan sonra vergi vermeye başladılar.

Kanuni Sultan Süleyman, Fransızların ricası üzerine, ortak hareket etmek ve Fransızlara yardım etmek maksadıyla Hayreddin Paşa'yı donanmasının başında gönderdi. Fransız donanması ile birlikte 20 Ağustos 1543 yılında bazı kaleler zapt edildi. Bir süre buralarda kalan donanma geri döndü. Dönüş sırasında Cenova'da esir tutulan Turgut Reis'i esaretten kurtardı. Bu sefer, Hayreddin Paşa'nın son büyük seferi oldu. Ömrü denizlerde geçen ve çok büyük zaferlerin kazanılmasına ön ayak olan, çok sayıda fetihleri gerçekleştiren Hayreddin Paşa, 1546 yılında hastalandı. Hastalığından kısa bir süre sonra da 5 Temmuz 1546 yılında vefat etti. Cenazesi, hayatta iken yaptırmış bulunduğu Beşiktaş'taki medresesinin yanına defnedildi. Vefatıyla birlikte "denizlerin reisi öldü" şeklindeki ifadelere yer verildi.

Hayreddin Paşa, Osmanlı donanmasına en parlak dönemini yaşattı. Denizlerde Osmanlı donanmasını zirveye taşıdı. Diğer taraftan kendi yetiştirmiş olduğu kaptan ve denizciler de çok büyük zaferlere imza attılar. Risâle-i Nur'da ismi zikredilirken, dahi ve kahramanlardan biri olarak tavsif edilmektedir. İslam coğrafyasında, tarihe mal olmuş bu büyük şahsiyetler, ırkı ve milliyeti ne olursa olsun, bütün Müslümanların gurur kaynağı olmuşlardır. Risâle-i Nur'da, bu hususun altı çizilerek dikkat çekilmektedir.


Bu makale 5414 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#2 mahmut polat 09-05-2011 13:39
valla Ayşe sen öyle yazmışsın da benim yazıcı saolsun......
Alıntı
 
 
#1 ayse sewil 02-01-2011 21:37
la bunu yazana kadar imanım gevredi ama deqer inş....!
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün3359
Dün11866
Bu Hafta59951
Bu Ay15225
Toplam12169897

Sitede şuan 316 ziyaretçi var.


 Risale-i Nur’a ekmek ve ilâç gibi ihtiyaç var

Risale-i Nur’a ekmek ve ilâç gibi ihtiyaç var

Risâle-i Nur’un en önemli özelliklerinden birisi, sadece iddia etmemesi, aklî, mantıkî, ilmî, vicdânî deliller ile ispat ve izah etmesidir: “Risâle-i Nur, Kur’ân’ın bir mânevî mu’cizesi olarak imânın esâsâtını kurtarıyor. Mevcut imândan istifâde cihetine değil, belki çok deliller ve parlak bürhanlar ile imânın isbatına ve tahkikine, muhafazasına ve...

... Ve mahzun Ayasofya

... Ve mahzun Ayasofya

Topkapı Sarayı sonrasında büyük bir heyecanla Ayasofya Camiine geçtim. Ayasofya’nın içine girip gezmek nasip olmadı, ama hemen yanında, 1991 yılında ibadete açılan küçük bölümünde ikindi namazını eda ettik. Orada, sadece o küçük bölümünün değil Ayasofya’nın tamamının cami olarak tekrar ibadete açılması ve buraya müze kartla falan değil, abdestle...

Küçük Sözler ve bandrol

Küçük Sözler ve bandrol

Tarihî ve çok manidar bir tesbitle bu korkunç bandrol olayına döneceğim. Takriben 1970 yıllarında adlî tatile az bir zaman kala, Nurun Avukatı merhum Bekir Berk Van ilimizde. Gelişinin birinci sebebi; Van Çatak ilçesinde soy ismi “Baynal” olan bir terzi ağabeyimiz Nur Külliyatı’ndan “Küçük Sözler” kitabını iş yerinde bulundurduğu için mahkemeye verilmiş. Gün...

Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak ve Bediüzzaman’la sohbet

Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar okuduğunu anlamak çok da zor değildir… Hali, davranışları, yaşantısı ve konuşmaları okuduklarından başka bir şey değildir. Öyleyse ne olmak istiyorsak, onu o miktarda okumalıyız. Okuduklarımızın tesiri üzerimizde fazla...

Bayram zehir olmasın

Bayram zehir olmasın

Bu seneki Ramazan, yılın en uzun günlerine ve en sıcak mevsimine denk geldi. Tuttuğumuz oruçları Cenâb-ı Hak, kabul ve makbul eylesin. Gerek oruçlu halde ve gerekse Ramazan sonrası beslenme alışkanlıklarında ciddî değişiklikler olması sebebiyle, şeker, ritim, tansiyon, metabolizma, sinir sistemi gibi mekanizmalarda da önemli ölçüde değişimler meydana geliyor. var...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Bediüzzaman’ın Ramazan günleri

Manevi hasat mevsimi olan üç aylar, Receb ile başlayıp Şaban ile devam ediyor, Ramazan ile nihayet buluyor. Şimdi üç ayların dolunayı olan, ruhumuzu nurlu mehtabı ile aydınlatan Ramazanı ayını yaşamaktayız. Bilindiği gibi Ramazan geldiğinde toplumda ve fertlerde dinî uygulamalarda daha fazla bir şevk yaşanır. Daha fazla namaz kılınır. Meselâ teravih namazı (bazıları...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Son günlerin en büyük eleştiri konusu “Kemalizm” ve “Kemalistler”. Başka bir ifade ile ulusalcılar. Biz de bu hafta Ulusalcıların fikir ...

Hollanda′dan her yıl Türkiye′ye 1 milyon 200 bin turist tatil için geliyor. Türkiye-Hollanda ilişkilerinde sadece turizm değil, ticaret ve yatırım ...

Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin

2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...

Seneye üç ayları görebileceğimizden emin miyiz? Öyle ise gün bu gündür, zaman şimdidir ve şimdinin hakkını vermemiz gerekir. Üç ayları ve mübarek ...

El Kafarna, Türkiye’den daha fazla yardım ve destek beklediklerini belirterek, “Mavi Marmara’da bizim için kanınızı feda ettiniz. O, bir dönüm ...

Mevcut hükümetin son zamanlarda ilgilendiği konulara bakılırsa, güya korumaya çalıştığı tekelleştirmeye çalıştığı Risale-i Nur eserlerinin muhtevası ...

Osmanlı sadrazamlarından Sokullu Mehmet Paşa zamanında ve 1571 yılında fethedilen Kıbrıs, maddî ve manevî stratejik önemi olan bir adadır.

...

1. Sadeleştirme olayı Risâle-i Nur’a âşık olanlar arasında ihtilâfa yol açmamalı!

Son zamanlarda konu ile alâkalı ciddî bir münakaşa ve televizyon ...

Risale-i Nur hareketi bir asra yaklaşan hâl ve mazisiyle vatan ve milletin birlik ve bütünlüğünde çok önemli bir vazifeyi ifâ etti ve etmeye devam ...

YARPCA (Yeni Asya Araştırma ve Yayın Merkezi) heyeti içerisinde gazetemizi ziyarette bulunan Amerikalı Prof. Dr. Kevin Barrett, ...
Yaz, aynı zamanda sünnet ve nikâh düğünlerinin yoğunlukla yaşandığı bir mevsim. Ne var ki, heyecan ve mutluluk, şiddetle yasaklanan, şeytanın ...
Başörtüsü yasağıyla ilgili konular tartışılınca herkesin aklına gelen şey üniversitelerde uygulanan ‘kanunsuz ...

Bir aylık misafir…
Bir bakıyorsunuz, aylar devretmiş birer birer ve Ramazan gelivermiş.
Bir bakıyorsunuz, günler geçivermiş Ramazan
gidivermiş. Güvercin ...

‘Ol’ veya ‘Kün’ 1 emri olmasaydı, kâinatta hareket, canlılık olur muydu? Olamazdı, çünkü, fizikte dahi diyoruz ki, duran bir cisim hareket ediyorsa, ...

Tesettür, yani ‘örtünme’nin sınırları bellidir. Kişilerin bu ölçülere uyması ya da uymaması neticeyi değiştirmez. ‘Tesettür’ü temin ettikten sonra, ...

Mısır, Suriye rejiminin yaptığı insan hakları ihlâllerini kınayan bir BM Genel Kurul karar tasarısını tanıtım amacıyla BM Genel Kurulu üyeleri ...

Modern çağda insanoğlunun yüz yüze geldiği en büyük mücadele, insanın kendi açgözlülüğü ve hırsının çevremiz üzerinde yol açtığı yıkıcı ve harap ...

Batının “kendini savunma hakkını kullanıyor” tavrından cesaret alan İsrail, saldırılarını şiddetlendirdi.

EN AZ 40 KİŞİYİ DAHA KATLETTİ

İsrail ...

Önceki akşam Avustralya’dan gelen Hıristiyan ve Müslüman cemaat temsilcilerinden oluşan bir grupla beraberdik. Başlarında Papa’nın dinler arası ...
“Oruç ayı”, “Kur’ân ayı”, “Duâ ayı” gibi sıfatlarla andığımız bir Ramazan ayı daha geldi çattı. Bu ay öyle özel, öyle mübarek bir ay ki, yılın 11 ...
1991 yılından bu yana Prag Başpiskoposu olarak hizmet eden ve Papa II. John Paul’ün halefi olabilecek adaylar arasındayken bu göreve seçilmeyen ...

Hollanda’da İslâm karşıtlığı üzerinden politika yapan Geert Wilders liderliğindeki parti, Orta ve Doğu Avrupalıları hedef alınca Avrupa ...

Gurbette yaşayanlar bilir, ama vatanda olanlar merak eder: Ramazan gurbette nasıldır? Elbette davulla sahura, ezanla iftara geçilmiyor gurbette. Ama ...
Almanya’nın Gustavsburg okuyucularının hizmetleri 2007 yılında gazetemizde yayınlanmıştı. 2008 Ocak ayında tekrar Almanya’ya gittiğimde başlatmış ...

Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ
Kur’ân talebesi olma gayretindeki bir insanın, ondan ve onu anlamaya çalışanlardan istifade ettiği satırlardır..

Son üç yıldır tedricen Kur’ân-ı ...
”Kur’ân; âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvî dillerinin tercüman-ı ebedîsidir.” (Sözler, 2004, s. 589)

Âyât-ı tekviniye; Yüce Rabbimizin kâinata ...

Dâvetiye, beşerî ilişkiler açısından, insanların sevinç, keder, bilgi paylaşımı vb. alâkalarını kendilerine yakın hissettikleri insanlarla ve ...

Belagatın Tarifi

Belagat, sözlükte “Ustalıklı, güzel ve etkili konuşma sanatı”, “sözün fasih ve açık seçik olması” ve “söz sanatı kurallarının tümü” ...

Dünyaca meşhur Lübnanlı yazar Amin Maalouf bir romanında, Birinci Dünya Savaşı sonlarında Fransızlar tarafından işgal edilen Beyrut sokaklarından bir ...

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

ZONGULDAK’IN Alaplı Müftülüğü Merkez Kur’ân Kursu’nda 42’si erkek toplam 85 vatandaş Kur’ân-ı Kerim öğreniyor.

Kursa katılan erkeklerin en ...

Kur’Ân-i Kerim okumak için önlerine çıkan ‘engeli’ aşmaya karar veren görme engelliler, İstanbul ...
“Kur’ân ve İlmi Hakikatler” başlıklı sempozyumun ikincisi, 14 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak. Fırat Kültür Merkezi’de düzenlenecek sempozyumda, ...

DİN Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen ‘Hafızlık, Kur'ân-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması’nın Antalya İl ...

Gazeteniz Yeni Asya abonelerine Kur'ân Ayı Ramazan'da okunsun diye cüz cüz Kur'ãn hediye ediyor. Üstelik hediyeler Ramazan başlamadan peşinen ...
  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Kul samîmî niyetle amelini yerine getirmiş eksiksiz olması noktasında üzerine düşeni yaptığına inanmış ve İlâhî rızayı kazanmış ise amelde ...
Dağların yüklenmekten çekindikleri teklifi kabul eden insan, esas olarak imtihanı benlikle veriyor. Hayat bu temel kavram etrafında dönüyor. ...
Kainat; yaratılanlar, oluşlar başlangıç ve sonuyla, bütün teferruatıyla düşünüldüğünde akıl almaz bir muamma. Kainatın başlangıcı, gezegen, yıldız ...
İnsandaki düşünce ve tefekküre yönelik kuvve ve akıl, tarafsız bir hâkim konumunda işler. Bu yüzden hükmü koymadan önce, doğruyu ve yanlışı ...
Zaman ve mekanın sınırlılığında cereyan eden şu varlık aleminde hayat, hep yeni başlangıçlar ve bitişlerin birbirini takip ettiği bir devirler ...

Hz. İbrahim'in (a.s.) peygamberliği, İslâm peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m.) insanlık ve peygamberlik zincirinin ilk halkası Hz. Adem (a.s.) gibi ...

Yeni Said, birçok yönden eskisinden farklı olduğu halde bir kısım eserlerinde “Eski Said’in kafasına” müracaat etmiştir.

Eski Said kafasıyla ...

Takva, “Allah’tan korkup menhiyâttan çekinme”,1 mânâsında olup “vikâye” ...

Kur’ân-ı Kerîm Allah kelâmı olup bir imtihan kitabıdır.

İhtilâfların rahmet yönü

Kur’ân-ı Kerîm Allah kelâmı olup bir imtihan kitabıdır. Farklı ...

Her şeyin bir sâbit, bir de değişen yüzü vardır. Bir şeyin sâbit yüzü itibariyle hep aynı kalması, ama değişen yüzü itibariyle de değişmesi ...

Her mü’min tebliğ görevi, “emr-i bil-ma’ruf, nehy-i an’il-münker” mefhumunda formule edilmiş. Yani, gerçeği, hakikati, doğruyu, iyiyi, güzel anlatma, ...

“Kabr-i kalbden hakaik çıplak çıktı; nâmahrem olan kimseler nazar etmesin.”
Bediüzzaman Said Nursî

...
Üstad Bediüzzaman Hazretleri tarafından telif edilen ve Kur’ân’ın mânevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, hem asrımızın hem de istikbalin ilmî ...
Said Nur ve talebelerini seyrederken, insan kendini âdetâ Asr-ı Saadette hissediyor. Yüzleri nûr, içleri nûr, dışları nûr... Hepsi huzûr ...

Risâle başları ve sonları mühim sırları ihtar eder mahiyette, işârî olarak değişik pencereler açıp gizliliği gösterir güzellikte. İnce ve derin bir ...

Bediüzzaman diyor ki:

Bu havalide (Kastamonu, İnebolu...), hakikaten ümidimin fevkinde, Risâle–i Nur Talebelerinden iki kahraman yetiştiler: ...

Birinci Dünya Savaşı

Dünyayı, İslâm âlemini ve Osmanlı Devletini etkisi altına alan son yüzyılın en büyük olayı şüphesiz Birinci Dünya ...

Tarihte 16 Haziran

Büyük halk kahramanı Yörük Ali Efenin emrindeki "Millî kuvvetler" müfrezesi, Büyük Menderes bölgesi Malkoç Köprüsü civarında ...

Yıllar boyu bu haller devam etti…

“Nurcular…”

Başta Bediüzzaman ve talebeleri…

Bir asra yaklaşan bir zaman diliminde takip edildiler ve fişlendiler...

...

Osmanlıca ile birlikte Kur’ân harflerinin de yasaklanmasının ardından, sıra Muhammedî Ezanın yasaklanmasına gelmişti.

Dünyada ve insanlık tarihinde ...

RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?

Dünya, dersine çalışıyor

 

Kur’ân tefsiri Risâle-i Nurlar, asrı tenvir etmeye devam ediyor. Artık Anadolu’nun kasabalarından, ...

Günümüz insanının ömrü kısa. İşler dallanıp budaklanmış, hayat şartları ağır. Sanayi ve teknoloji harikaları, hayatımızı kolaylaştırırken, diğer ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

“Risâle-i Nûr, sefine-i Nuh gibi, Anadolu'yu cebel-i Cudî hükmüne getirip, küre-i arzın yangınından ve tokatından kurtulmasına bir sebeptir.” ...
  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
Bediüzzaman Said Nursî'nin en eski, en sâdık ve en çilekeş talebelerinden biri olan ve bundan tam 38 sene evvel (13 Mart 1970) bugün vefat eden ...

Said Nursî hürriyet için diyor ki:

Adalet, hürriyet ve eşitlik şeriattadır: Şeriat-ı garra kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Asr-ı ...

Suriye’deki iç savaşın ve PKK’nın Suriye kolu PYD ile El Kaide’nin uzantısı El Nursa cephesi arasında yirmi gündür süren çatışmaların yeniden ...

Yazar Soner Yalçın'ın "Efendi-2" isimli kitabı, büyük bir gürültü ve sansasyonla piyasaya sürüldü.

Kitap hakkındaki ilk duyuruyu, Hürriyet ...

Şu satırlar, 25.4.08 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan bir yazıdan:

“Nur hareketinin izleyicilerinin 5-6 milyon dolayında, ...

Bediüzzaman’ın gayesini, meslek ve meşrebini bilmek Nur Talebeleri açısından önemli bir vecibe.

Onun fikir ve düşüncelerini doğru bir şekilde anlamak ...

Yeni çağda devletin etki ve faaliyet alanının küçülüp sivil toplumun alanının genişlediğine işaret eden Kâzım Güleçyüz, Bediüzzaman’ın bu gerçeği yüz ...

SAİD Nursi’nin hayatını konu alan ‘Hür Adam’ filmi, daha gösterime girmeden hayli geniş bir tartışma başlattı. Dün kaldığımız yerden devam ...

HAYATA aktarılamayan, hayata hayat katamayan, hayatiyet kazandıramayan bir düşüncenin kıymeti harbiyesi yoktur. En derinlikli düşünce, hayattan ...

Bediüzzaman Said Nursî’nin dinî hizmetleriyle birlikte vatanî/millî hizmetleri, daha Osmanlı devrinde resmen takdir edilir.

Bediüzzaman’ın ...
(Vefatının 49. yılında rahmet vesilesiyle...)

Maddî ve mânevî havanın adeta buz kestiği bir 5 Ocak akşamı, çevresinde “Terzi Mehmet” olarak tanınan ...
Pek çok lâhika mektubunda, kendisinden “Nur fabrikasının sahibi” şeklinde bahsedilen Merhum Hafız Ali Ağabey, Üstad Hazretlerinin oldukça ...

Mehmet Özel Ağabey aslen Çorum Tarhankozlusu Köyü’nden. 1957’li yıllarda Burdur’da askerken Isparta’da Üstâd Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni ...

Nur Talebeleri, İslâmiyete hizmetleri esnâsında, gizli İslâmiyet düşmanı, insafsız, cebbâr zâlimlerin entrikalarıyla mâruz kaldıkları ...
Risale-i Nur’un ilk muhataplarının, ihtiyaca göre parça parça yazdırılan her bir risale elle çoğaltılmak ve ...

Geçmişte çok ızdıraplı ve çileli günler yaşandı. Hapisler, sürgünler, gözaltılar, baskılar, iftiralar, zehirlemeler ve daha niceleri. Ve bu ...

Bediüzzaman’ın mezarının naklinde “yakını” olarak hazır bulundurulan Konya İmam Hatip Okulu meslek dersleri öğretmeni kardeşi Abdülmecid ...
18-20 Mart tarihleri arasında Risale-i Nur Enstitüsü tarafından her yıl düzenlenen Risale-i Nur Kongresi dolayısıyla şerefli belde, Suriye’nin ...
Tarih, 1991 yılının bahar ayları. Birinci Körfez Savaşının sona erdiği günler. Gazetemizin merkez binası henüz Cağaloğlu'nda.

Bir gün, vakit ...
Bediüzzaman Said Nursî, İslâm toplumunun, tarihî süreç içinde, üç ana konuda iç çatışma yaşadığını belirtir: (1) Adalet-i mahza - adalet-i ...

Cenâb-ı Hak, sonsuz şefkat ve merhametinin gereği olarak, bu imtihan yeri ve misafirhane olan dünyada, insanların dalâlete gitmemesi ve insaniyet ...

Rûmî tarihle 1293, Milâdiye göre 1878 yılında doğan ve 23 Mart 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşan Bediüzzaman, seksen iki senelik uzun ve ...

Türkiye yüz beş yıllık meşrûtiyet, doksan yıllık da cumhuriyet geçmişi olduğu halde henüz tam hürriyet ve cumhuriyete sahip olmuş değildir. Birinci ...

İstibdat ne şekilde olursa olsun, isterse Meşrûtiyet libası giysin gelsin, rast gelsem sille vuracağım” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin, sahabe ...

İstiklâl Mücadelesini yürüten Birinci Büyük Millet Meclisi, Nisan 1923’de seçim kararı alarak dağılmıştır. Yapılan seçimlerden sonra, Ağustos 1923’de ...

  • Kitap Bahçesi

Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...

Risâle-i Nur prensipleri çerçevesinde açılımlar

Dünyaya ve ahirete yönelik çeşitli mevzuların “Risâle-i Nur’un bakış açısıyla” değerlendirildiği, ...

Çocuk terbiyesinde maneviyâtın ehemmiyetini mevzu alan ve bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin fikirleri istikametinde yorumlayan bir inceleme. ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...

Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...