Anasayfa Risale-i Nur Portreler Barbaros Hayreddin Paşa (1478-1546)
Barbaros Hayreddin Paşa (1478-1546) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 14 Mart 2003 01:00

“Hem de İslâmiyet milliyeti denilen mazi derelerinde ve hal sahrâlarında ve istikbal dağlarında hayme-nişin olan ve Salâhaddin-i Eyyubî ve Celâleddin-i Harzemşah ve Sultan Selim ve Barbaros Hayreddin ve Rüstem-i Zal gibi ecdatlarınızdan emsalleri gibi dâhi kahramanlarla bir çadırda oturan bir aile gibi, herkesi başkasının haysiyet ve şerefiyle şereflendiren ve hayat-ı ulviyenin enmuzeci olan İslâmiyet milliyeti size emr-i kat'î ile emrediyor ki: Tâ herbiriniz umum İslâm'ın mâkes-i hayatı ve hâmi-i saadeti ve umum millet-i İslâm'ın ferdî bir misâl-i müşahhası olunuz. Zira, maksadın büyümesiyle himmet de büyür. Ve hamiyet-i İslâmiye'nin galeyanı ile ahlâk da tekemmül ve teâlî eder (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 59).”


 Osmanlı Devletinin en büyük denizcisi ve deniz kuvvetleri komutanıdır (kaptan-ı derya). Kazandırdığı zaferlerle Osmanlı denizciliği en parlak dönemini yaşamıştır. Akdeniz, Osmanlı Devletinin bir iç denizi haline getirilmiştir. Ömrünü denizlerde geçirmiştir. Beş dili (Arapça, Rumca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca) bilmektedir. Risâle-i Nur'da, İslâm tarihinin ve özellikle yaşadığımız coğrafyanın büyük kahramanları zikredilirken ondan da "dahi kahraman" (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 59) olarak söz edilmektedir. Vefat edince, "Denizin reisi öldü" ibaresi düşülmüştür.

Barbaros Hayreddin Paşa olarak tanınıp meşhur olan büyük denizcinin asıl adı Hızır'dır. Barbaros lakabı önceleri Avrupalılar tarafından ağabeyi Oruç için kullanıldı. Oruç, kırmızıya çalan sakal renginden ötürü "Barbarossa" lakabıyla anıldı. Daha sonra bu lakap Hızır için de kullanıldı. Hayreddin lakabı ise Yavuz Sultan Selim tarafından kendisine verildi. Böylece asıl adı olan Hızır kullanılmazken, Barbaros Hayreddin Paşa olarak tanınıp, meşhur oldu.

Midilli, Osmanlı Devletinin eline geçtikten sonra Hızır'ın babası Yakub, ailesini alarak buraya yerleşti. Burada Hızır ile birlikte dört oğlu dünyaya geldi. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1478 yılında doğduğu sanılmaktadır. Hızır önceleri deniz ticareti ile meşgul oldu, gemi işletti. Midilli, Selanik ve Eğriboz arasında ticaret yapmaya çalıştı. Ancak, Akdeniz hemen hemen tamamen korsanların kontrolünde olduğundan, ticareti sürdürmek çok zordu. Bu zorluklar içinde gemi işleten Hızır, Rodos şövalyeleri tarafından esir alındı. Bir fırsatını bulup kaçarak esaretten kurtuldu. Akabinde ağabeyi Oruç ile birlikte Tunus'un Cerbe adasına giderek burayı üs olarak kullanmaya başladı.

Hızır ve Oruç, Akdeniz'de faaliyetlerini sürdürerek İtalyan ve İspanyollara karşı çeşitli akınlarda bulundular. 1513 yılında İspanyolların elinde bulunan Cicelli'yi ele geçirdiler. Buradaki halk Oruç'u sultan ilan etti. Bir süre sonra kardeşler Middilli'ye döndüler. Bu tarihte Osmanlı tahtında oturan Yavuz Sultan Selim'e aracı göndererek Osmanlı himayesine girme arzularını ilettiler. Talepleri kabul gördükten sonra, İspanyolların işgali altında bulunan Cezayir'in yardımına koştular. Cezayir'i işgalden kurtardılar. Bir süre sonra (1518) İspanyollarla yaptıkları bir savaşta Oruç şehit oldu.

Hızır yalnız kaldıktan sonra bir kez daha İstanbul'a elçi gönderdi. Yavuz Sultan Selim, Hızır'ın himayesini kabul ettiği gibi kendisine; "Nasrüddin, Hayrüddin" diyerek iltifatlarda bulundu, Cezayir hakimi olarak kabul gördüğünü simgeleyen hatt-ı şerif gönderdi. Böylece Hızır resmen Osmanlı himayesine girmiş oldu. Ayrıca kendisine Anadolu'da gönüllü asker toplama yetkisi de verildi. Hızır, Cezayir'de Osmanlı padişahı adına hutbe okuturken kendisi de Hayreddin Paşa olarak anılmaya başlandı.

Hayreddin Paşa'nın mahiyeti ve gücü giderek arttı. Özellikle İspanyollarla İtalyanlara karşı çetin mücadelelere girişti. İspanyolların büyük baskısı altında yaşayan Gırnata Müslümanlarının yardımına koştu. Memleketlerini terketmek zorunda kalan bu insanların Afrika sahillerine gemilerle taşınmasına yardımcı oldu. Çok sayıdaki göçmen Cezayir'e de getirilerek buraya yerleşmeleri sağlandı. İspanyollarla yapılan mücadeleler sonunda muhtelif yerler ele geçirildi. Kanuni Sultan Süleyman, Hayreddin Paşa'yı donanma komutanlığına getirmek üzere İstanbul'a davet etti. O da, yerine evlatlığını vekil bırakarak yola çıktı.

Hayreddin Paşa, 27 Aralık 1533 tarihinde İstanbul'a vardı. Bir gün sonra da padişah tarafından kabul edilerek saraya çıktı. Akabinde Kaptan-ı Derya'lığa yani Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Aynı zamanda Kaptan-ı Deryalık makamının bürokrasi içindeki konumu da yükseltilerek Beylerbeyliği derecesine getirildi. Kaptan-ı Derya ilk iş olarak karışıklık halinde olan ve işgal altında bulunan Tunus'un üzerine yürüdü. 22 Eylül 1534 yılında burayı ele geçirdi. Ancak Avrupalılar hazırladıkları büyük bir donanma ile Tunus'un üzerine gelince, sayıca çok daha az olan Hayreddin Paşa kuvvetleri çekildi ve Tunus elden çıkmış oldu. Bu gelişmelerin olduğu sıralarda Avrupa, denizlerdeki Osmanlı hakimiyetinden ve gücünden rahatsız olmaya başladı. İspanyolların öncülük ettiği Avrupa ittifakı gerçekleştirilmeye çalışıldı. Avrupa ittifakı sağlanmaya çalışılırken, faaliyetlerini sürdüren Hayerddin Paşa, çok sayıdaki irili ufaklı adayı Osmanlı topraklarına kattı.

İspanya, Papalık, Venedik ve Portekizliler arasında yapılan ittifak anlaşmasını müteakiben Andrea Doria komutansında büyük bir donanma hazırlandı. Bu donanma 246 gemiden müteşekkil olup Korfu adasında toplandı. Buna karşılık Hayreddin Paşa'nın komutasındaki donanmada ise sadece 122 gemi yer almaktaydı. Her iki donanma Preveze açıklarında karşılaştı. 27-28 Eylül 1538 tarihlerinde meydana gelen savaş Osmanlı donanmasının zaferiyle neticelendi. Andrea Doria, sayıca kendilerinden çok daha az olan Osmanlı Donanmasının ilk evvel saldırıya geçmesi karşısında büyük bir şaşkınlık geçirdi. Kendini toparlamaya fırsat bulamadan geri çekilmek zorunda kaldı. Çok sayıda esir alındı. Osmanlı donanması çok az kayıp vermesine karşılık Haçlı donanması büyük bir bozguna uğradı.

Hayreddin Paşa'nın kazanılmasında büyük hisse sahibi olduğu bu zafer İslam dünyasında büyük bir sevince sebep olurken, Batıda o oranda üzüntüye sebep oldu. Bu mağlubiyet karşısında Hayreddin Paşa'ya olan hayranlıklarını gizlemediler. Diğer taraftan bu zaferle Barbaros, Kanuni Sultan Süleyman'ın da ilgisine mazhar oldu. Bu zaferden sonra Akdeniz tamamen Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçti. Venedikliler barış yapmak zorunda kaldıkları gibi bundan sonra vergi vermeye başladılar.

Kanuni Sultan Süleyman, Fransızların ricası üzerine, ortak hareket etmek ve Fransızlara yardım etmek maksadıyla Hayreddin Paşa'yı donanmasının başında gönderdi. Fransız donanması ile birlikte 20 Ağustos 1543 yılında bazı kaleler zapt edildi. Bir süre buralarda kalan donanma geri döndü. Dönüş sırasında Cenova'da esir tutulan Turgut Reis'i esaretten kurtardı. Bu sefer, Hayreddin Paşa'nın son büyük seferi oldu. Ömrü denizlerde geçen ve çok büyük zaferlerin kazanılmasına ön ayak olan, çok sayıda fetihleri gerçekleştiren Hayreddin Paşa, 1546 yılında hastalandı. Hastalığından kısa bir süre sonra da 5 Temmuz 1546 yılında vefat etti. Cenazesi, hayatta iken yaptırmış bulunduğu Beşiktaş'taki medresesinin yanına defnedildi. Vefatıyla birlikte "denizlerin reisi öldü" şeklindeki ifadelere yer verildi.

Hayreddin Paşa, Osmanlı donanmasına en parlak dönemini yaşattı. Denizlerde Osmanlı donanmasını zirveye taşıdı. Diğer taraftan kendi yetiştirmiş olduğu kaptan ve denizciler de çok büyük zaferlere imza attılar. Risâle-i Nur'da ismi zikredilirken, dahi ve kahramanlardan biri olarak tavsif edilmektedir. İslam coğrafyasında, tarihe mal olmuş bu büyük şahsiyetler, ırkı ve milliyeti ne olursa olsun, bütün Müslümanların gurur kaynağı olmuşlardır. Risâle-i Nur'da, bu hususun altı çizilerek dikkat çekilmektedir.


Bu makale 5492 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#2 mahmut polat 09-05-2011 13:39
valla Ayşe sen öyle yazmışsın da benim yazıcı saolsun......
Alıntı
 
 
#1 ayse sewil 02-01-2011 21:37
la bunu yazana kadar imanım gevredi ama deqer inş....!
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün5437
Dün11454
Bu Hafta16891
Bu Ay16891
Toplam12537717

Sitede şuan 189 ziyaretçi var.


Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
Meşrûtiyetin 100. yılını değerlendirirken, meşrûtiyete taraf olmuş bir İslâm âliminin fikirlerini yani Bediüzzaman'ı sizlerle paylaşmak istedik. ...
İKİ sene arayla Mısır’a iki seyahat yapmıştık. Bunların ilkinde; El Ezher hocalarından Prof. Muhammed Ebu Leyla ve Ayn-şems Üniversitesi hocalarından ...

Abdülkadir Badıllı Ağabey ile çalışma odasında, kitapların sıcaklığı arasında ve Bediüzzaman’dan bol bol hatıraların yer aldığı bir mekânda geçen ...

Merhum Eşref Edip Fergan’ı vefat yıldönümünde üstad Bediüzzaman’la yaptığı bir röportajı yayınlayarak onu rahmetle anıyoruz.

Belki yirmi yedi, yirmi ...

“Konstantiniyye elbette feth olunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne mutlu askerdir o askerler.” hadis-i şerif’ine mazhar olan Fatih ...

Yazarımız Latif Salihoğlu, Siirt’teki toplantıda konuştu: “Emeviler ırkçılığı Müslümanların başına belâ ettiler. Irkçılık, daha sonra Fransız ...

Yaz mevsimiyle beraber tatil ve dinlenme sezonu da başlamış oldu.

Risale-i Nur mensupları bu güzel mevsimi en iyi değerlendirmenin yolunu her ...



30.11.2013 – 08.12.2013 tarihleri arasında Konya’ da düzenlenen Konya Kitap Fuarı’ na Yeni Asya Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi, Araştırmacı Yazar ...

MÜNAZARAT, Bediüzzaman’ın ilk dönem eserleri arasında yer almasına rağmen, sanki bugün yazılmış gibi, yaşadığımız Kürt sorununa kalıcı ve köklü çözüm ...

Tuba Ünlü, “Risale-i Nur’un bu asırda bütün lâtifelerimize kadar öğrettiği iman esasları ve devamında gelen ahlâkî esaslar, ibadet, duygu kontrolü ...

Ramazan-ı Şerif, orucuyla, insan hayatına hem şahsî, hem de içtimâî yönden maddî ve manevî mühim tesirleri olan pek çok hikmetlere sahiptir. Hem ...

Türkiye’nin ciddî bir anayasa değişikliğine ihtiyacı olduğu son günlerin fikri değildir. Baskıcı bir rejimin bekası ...

Madde 19: AYM’nin iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışması esası getirilerek bununla ilgili detaylar düzenleniyor. Anayasa değişikliğinde iptale, ...

Bugün 27 Mayıs... 1960’ta yapılan askeri darbenin 50’nci yılı... Darbeciler; Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı ve Dışişleri ...

Köşkteki 29 Ekim resepsiyonunda tanıştığımız THY Genel Müdürü Temel Kotil, sohbetimizde rötarlı uçuş şikâyetlerini azaltma noktasında hayli mesafe ...

Torbalı Belediyesi’nin düzenlediği “Kurtuluş Etkinlikleri” kapsamında Torbalı Yeni Asya temsilciliği tarafından dâvet edilen gazetemiz yazarı Halil ...

Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer, Viyana’daki Müslüman toplumu ileri gelenlerine başbakanlık binasında iftar yemeği verdi.

Gusenbauer, iftar ...

İslam’ın düşmanları Müslüman dünyayı adeta bir gladyatör arenası olarak görmektedir.

Bazı Müslüman ülkelerdeki siyasî karışıklıklar buradaki ...

Saygı ve saygısızlık, hukuk ve hukuksuzluk insanlık âleminin muhtaç olduğu çok önemli derslerden birkaç tanesidir. Bunun derin noktaları ...

Bir çoğumuzun ilk kez duyduğu ama önemli bir cümle “Dünya Vicdan Günü”.

Otuzuncu Harf Edebiyat ve Düşünce Dergisi 16 Mart’ı Dünya Vicdan Günü olarak ...

Sultanımız Hz. Mevlânâ, 735. sene-i devriyesi münasebetiyle başta Konya ili olmak üzere bir çok şehir ve ülkede bütün haşmetiyle anılırken, onun en ...

Filozof ve tarih profesörü Susan Buck-Morss, “Tarihî süreçte İslâmî ögeler incelenmeden Batı medeniyetine ait olgular yorumlanamaz, dolayısıyla ...

Van Doors: İslâm’ı okuyarak öğrendim

Hollanda’nın aşırı sağcı, İslâm karşıtı Geert Wilders’ın Özgürlük Partisi’nin önemli isimlerinden olan ve Mart ...

Almanya’ya karayolu ile 1991 yılında gittiğimde oralardaki hizmetleri görmüş ve şevklenmiştim. Çünkü o fedakâr insanlar 200 kilometre uzaklara ...

Yapılan bir araştırma Almanya’da yaşayan Müslümanların dinlerini yaşama oranının gittikçe artmakta olduğunu ortaya koydu. Son araştırmada elde ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Günümüzde, toplumun bir kesiminde Kur’ân-ı Kerîm, sadece namazlarda, mevlidlerde ve kabirlerde, Ramazan ayında mukabelelerde ve taziyelerde okunan ...

Her işin bir ehli vardır. Her ehil adamın yaptığı işlerde muvaffakiyeti vardır. Her yapılan işten, her muvaffak olunan fiillerden bir zevk, bir ...

”Kur’ân; şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi...” (Sözler, 2004, s. 589)

Âlem-i insaniyet; insanlık âlemidir. Demek ki Kur’ân, insanlık âleminin ...

İlim öğrenmek, Resûl-i Ekrem’in (asm) hadisi ile ümmete şart kılınmıştır. İlim, okumak ile başlar, tefekkür ile derinleşir, feyizlerle nuranileşir.

...

Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, maddî ve metafizik âlemde yer işgal ...

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılını “Kur’ân yılı” olarak ilân etti ve buna uygun olarak çeşitli programlar ...

Bursa Müftü Vekili Mustafa Uyar, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’e, Bursa programı kapsamında ziyaret ettiği Yeşil Cami’de Prof. Dr. Mehmet Emin ...
Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Manisa Akhisar’daki Hilâliye Kur’ân Kursları’nın 33. mezuniyet töreni binlerce vatandaşın katılımıyla coşkulu ...
Adana’nIn Çukurova ilçesinde bir Kur’ân kursu öğretmeni, çocuklara din eğitimi verdikten sonra onları gezi ve piknik alanlarına götürerek ...

DEMOKRATİK Sendikalar Konfederasyonu (DESK) ve Din-Bir-Sen Genel Başkanı Lütfi Şenocak, her yıl yaşanan yaş sınırı tartışmalarının son bulması ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Bu, çok sıklıkla karşılaşılan bir savunma mekanizması olmamakla birlikte, günlük yaşantıda sergilenen pek çok davranışın alt yapısında ...
Sosyal düzen içinde kötülük kavramının yer alması muhtemelen başlangıcında fertlerin kendilerine yaptıkları haksızlıktan kaynaklandı. İnsanlar ...
Hayatın zorlukları ve sıkıntıları, fertleri zaman zaman bunalımlar, çözümsüzlükler ve çaresizlikler girdabına sokmaktadır. Dünyadaki gelişmeler, ...

"Evet, tahavvülat-ı zerrat, alem-i gaybdan olan her şeyin geçmiş aslında ve gelecek neslindeki intizamata medar ve ilim ve emr-i İlahinin ...

Kâinat kitabında çok net ifade edilmiş sırlardan biri, intizam. Sanî'in kendini ifade ederken satırlara yerleştirdiği çok açık ama sır olmuş bir ...
CEVAP: ‘Halk yönetimi. Siyasî mekanizması seçimle kurulan, adalet ve hukukun üstünlüğüyle temel hak ve hürriyetleri sağlamayı amaçlayan idare ...

Toplum olarak bir empati sorunuyla iç içe yaşadığımızı inkâr edemeyiz. Kendimizi fert ve cemaat bazında, “ötekinin” yerine koyamayışımız, ...

İman- ibadet ilişkisi

İmanla ibadet arasında doğrudan ilişki vardır. Bunu Bediüzzaman şöyle ifade eder: “Akaidî ve imanî hükümleri kavi ve ...
Osmanlı Devleti’nde ulema mensuplarının belirli bir mevkii vardı. Ulema sultana bağlı olmakla birlikte, dinin tatbikçisi ve hâmisi olarak ...

İnsan ve kâinat sürekli bir yenilenme ve değişim içinde. Ama bu değişim ve yenilenme aynı zamanda bir devr-i daim hâlini de beraberinde getiriyor.

...

Okumak bir intisaptır, bir bağlanmaktır ve bir aidiyettir. Okuduğunuz ne ise siz ondan ibaretsiniz denilebilir. Gerçekte bir kişinin neleri ne kadar ...

“Risâleti’n-Nur, bu asrı, belki gelen istikbali tenvir edebilir bir mu’cize-i Kur’âniyedir.”  Bediüzzaman

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, ...

Risâle-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesi tarafından “Risâle-i Nur Modelleri” konulu III. Arama Konferansı gerçekleştirildi. Büyük Anadolu Oteli’nde ...

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Cenab-ı Hak’ka vasıl olacak (ulaşacak) tarikler (yollar) pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur’ân’dan alınmıştır. ...

Muhabbet, uhuvvet, sevmek, İslâmiyetin mizacıdır, rabıtasıdır.” (Bediüzzaman)

“Risâle-i Nur zinciriyle kuvvetli uhuvvet, öyle bir hasenedir ki, bin ...

Yakın Tarihten Portreler

Bütün dâvâsı “imâna hizmet” olan Said Nursî'ye düşmanlık edenlerin, o zâta kin ve öfke dolu sözlerle saldıranların, akla ...

Münafıkların çabası ve gizli din düşmanlarının adliyeyi şaşırtıp hükûmeti iğfal etmesi sonucu, 1943 yılı Eylül ayı ortalarında dindarlara ...
Bediüzzaman diyor ki:

"Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile ...

Risâle–i Nur'dan küçük bir iktibas: Aziz, sıddık kardeşlerim, Eski zamanda bir şeyhin müridleri pek çok olmasından, o memleketin hükûmeti siyasetçe ...

En zor ve sıkıntılı bir zamanda (1920) Anadolu topraklarını istilâ etmeye hazırlanan Yunanistan'ın başındaki Kral Aleksander, evinde beslediği maymun ...

Meslek-i Risale-i Nur; Risale-i Nur yolu, Risale-i Nur mesleği ve tarzıdır. Elbette ki Risale-i Nur’un Kur’ân ve sünnetten alınan bir mesleği vardır.
...

Üstad Bediüzzaman, Kastamonu mektuplarından birinde, Risale-i Nur’un İslâmî hakikatlere dair ihtiyaçlara kâfi geldiğini ve başka eserlere ihtiyaç ...
“Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...

BİRİNCİ BÖLÜM

Risale-i Nur'un meslek ve meşrebi

Bir fikir hareketi ya da bir düşünce sistemi incelenirken, evvelâ incelemeye esas ...

Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...
  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülümser Heper, önceki gün bahsettiğimiz ve iddialarının bir kısmını ...

Bediüzzaman Said Nursî, 1907’de, Sultan Abdülhamid’e doğu meselesinin çözümü ile ilgili düşüncelerini aktarmak üzere İstanbul’a gelmiş, bir süre ...

Cemaatler arası birliğin ilk şartı hürriyet ve asayişi korumak: Muhabbet-i din saikasıyla teşekkül eden cemaatlerin iki şartla umumunu tebrik ve ...

İnsanların bu zamanda aradığı iman hakikatlerini, Risale-i Nur ile insanlara ulaştırmak için safi ve halis bir iman hizmeti lâzımdır. Onun için ...

1910’lu yılların başlarında şark aşiretleriyle yaptığı sohbetlerinde Said Nursî, “Ermeniler bize düşmanlık edip, hile ve hıyanet ediyor. Nasıl ...

Talebelerini ‘el üstünde tutan’ üstadların sayısı belki bir elin parmakları adediyle sınırlıdır. Vefat yıl dönümünde rahmetle yâd ettiğimiz Üstad ...

Yeni çağda devletin etki ve faaliyet alanının küçülüp sivil toplumun alanının genişlediğine işaret eden Kâzım Güleçyüz, Bediüzzaman’ın bu gerçeği yüz ...

Bir haf­ta sü­ren Al­man­ya se­ya­ha­tin­den çok gü­zel, çok ha­yır­lı ve bir o ka­dar da müj­de­li ha­ber­ler­le dön­dük.

Bu ha­yır­lı ve müj­de­li ...

Mikail Bilal Yaprak, Konya STK’larının Ufuk Turu-8 toplantısıyla ilgili yazımızdaki “Anayasa Mahkemesi eski üyesi Sacit Adalı’nın, günümüz ...

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin vefatının 53. yıldönümü dolayısıyla Bediüzzaman Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı ile Risale-i Nur Enstitüsünün ...

Mazlûmların avukatı olarak bilinen ve Bediüzzaman Said Nursî’nin de avukatlığını yapan merhum avukat Bekir Berk, vefat yıldönümünde Eyüp’teki mezarı ...

Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.

İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ'Yİ GÖREN VE MÜTE-ADDİT DEFALAR ZİYARET EDEN SON ŞAHİTLER'DEN ALAEDDİN YILMAZTÜRK (84) SİLİVRİKAPI MEZARLIĞI'NDA TOPRAĞA ...

İslâm âlimlerinden, Seyda Mehmet Emin Er,104 yaşında Ankara’da tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Er’in cenazesi, dün Cuma namazının ardından ...

Temmuz ayında bazı Nur Talebeleri de vazifelerini tamamlayıp fani dünyadan baki âleme göç ettiler.

Muhacir Hafız Ahmed: Bediüzzaman’ın “saff-ı ...

            “Ağır başlı kitaplar senin adına...

En yiğit besteler, seni söyler!

..........

Yangınlar alevinden geçip de ...

Nur menzillerinin önemli bir halkasını teşkil eden Nurs köyü, kendisini çepeçevre kuşatan dağlar arasında, Nurun ilk hatıralarını tazelemek isteyen ...

Bediüzzaman, 1947 yılında, iktidar partisi CHP’nin genel sekreteri Hilmi Uran’a bir mektup yazmış ve bu mektubu daha sonra Emirdağ Lâhikası’nda ...

Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) Efendimizden sonra gelen büyük İslâm mütefekkirlerini ve gönül sultanlarını zirveye çıkaran, kalplerde ve ...

Bediüzzaman, 1895’te, henüz 17 yaşında iken, eski kelâm ilminin (İslâm felsefesinin), İslâm dîni hakkındaki şek ve şüphelerin reddine kâfi ...

Cenâb-ı Hak, sonsuz şefkat ve merhametinin gereği olarak, bu imtihan yeri ve misafirhane olan dünyada, insanların dalâlete gitmemesi ve insaniyet ...

Tarihte iz bırakmış ve büyük hizmetler ortaya koymuş şahsiyetlerin hayatları, daha sonra gelenler tarafından tahliller, yorumlar ve analizler ...

Rûmî tarihle 1293, Milâdiye göre 1878 yılında doğan ve 23 Mart 1960 yılında Hakkın rahmetine kavuşan Bediüzzaman, seksen iki senelik uzun ve ...

Seksen üç senlik bir hayat. Yetmiş yedi senelik bir manevi cihad ve mukaddes bir davanın hadimliğini yapmak.

Bitmeyen bir enerji. Susmayan bir ...

Yıl 1908.

Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

  • Kitap Bahçesi
Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

...

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

Şiirlerle Bediüzzaman ve talebelerinin serencamı

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin hayatını büyük ölçüde kronolojik olarak mevzu alan, ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...