Anasayfa Risale-i Nur Portreler Barbaros Hayreddin Paşa (1478-1546)
Barbaros Hayreddin Paşa (1478-1546) Yazdır e-Posta
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.   
Cuma, 14 Mart 2003 01:00

“Hem de İslâmiyet milliyeti denilen mazi derelerinde ve hal sahrâlarında ve istikbal dağlarında hayme-nişin olan ve Salâhaddin-i Eyyubî ve Celâleddin-i Harzemşah ve Sultan Selim ve Barbaros Hayreddin ve Rüstem-i Zal gibi ecdatlarınızdan emsalleri gibi dâhi kahramanlarla bir çadırda oturan bir aile gibi, herkesi başkasının haysiyet ve şerefiyle şereflendiren ve hayat-ı ulviyenin enmuzeci olan İslâmiyet milliyeti size emr-i kat'î ile emrediyor ki: Tâ herbiriniz umum İslâm'ın mâkes-i hayatı ve hâmi-i saadeti ve umum millet-i İslâm'ın ferdî bir misâl-i müşahhası olunuz. Zira, maksadın büyümesiyle himmet de büyür. Ve hamiyet-i İslâmiye'nin galeyanı ile ahlâk da tekemmül ve teâlî eder (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 59).”


 Osmanlı Devletinin en büyük denizcisi ve deniz kuvvetleri komutanıdır (kaptan-ı derya). Kazandırdığı zaferlerle Osmanlı denizciliği en parlak dönemini yaşamıştır. Akdeniz, Osmanlı Devletinin bir iç denizi haline getirilmiştir. Ömrünü denizlerde geçirmiştir. Beş dili (Arapça, Rumca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca) bilmektedir. Risâle-i Nur'da, İslâm tarihinin ve özellikle yaşadığımız coğrafyanın büyük kahramanları zikredilirken ondan da "dahi kahraman" (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 59) olarak söz edilmektedir. Vefat edince, "Denizin reisi öldü" ibaresi düşülmüştür.

Barbaros Hayreddin Paşa olarak tanınıp meşhur olan büyük denizcinin asıl adı Hızır'dır. Barbaros lakabı önceleri Avrupalılar tarafından ağabeyi Oruç için kullanıldı. Oruç, kırmızıya çalan sakal renginden ötürü "Barbarossa" lakabıyla anıldı. Daha sonra bu lakap Hızır için de kullanıldı. Hayreddin lakabı ise Yavuz Sultan Selim tarafından kendisine verildi. Böylece asıl adı olan Hızır kullanılmazken, Barbaros Hayreddin Paşa olarak tanınıp, meşhur oldu.

Midilli, Osmanlı Devletinin eline geçtikten sonra Hızır'ın babası Yakub, ailesini alarak buraya yerleşti. Burada Hızır ile birlikte dört oğlu dünyaya geldi. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1478 yılında doğduğu sanılmaktadır. Hızır önceleri deniz ticareti ile meşgul oldu, gemi işletti. Midilli, Selanik ve Eğriboz arasında ticaret yapmaya çalıştı. Ancak, Akdeniz hemen hemen tamamen korsanların kontrolünde olduğundan, ticareti sürdürmek çok zordu. Bu zorluklar içinde gemi işleten Hızır, Rodos şövalyeleri tarafından esir alındı. Bir fırsatını bulup kaçarak esaretten kurtuldu. Akabinde ağabeyi Oruç ile birlikte Tunus'un Cerbe adasına giderek burayı üs olarak kullanmaya başladı.

Hızır ve Oruç, Akdeniz'de faaliyetlerini sürdürerek İtalyan ve İspanyollara karşı çeşitli akınlarda bulundular. 1513 yılında İspanyolların elinde bulunan Cicelli'yi ele geçirdiler. Buradaki halk Oruç'u sultan ilan etti. Bir süre sonra kardeşler Middilli'ye döndüler. Bu tarihte Osmanlı tahtında oturan Yavuz Sultan Selim'e aracı göndererek Osmanlı himayesine girme arzularını ilettiler. Talepleri kabul gördükten sonra, İspanyolların işgali altında bulunan Cezayir'in yardımına koştular. Cezayir'i işgalden kurtardılar. Bir süre sonra (1518) İspanyollarla yaptıkları bir savaşta Oruç şehit oldu.

Hızır yalnız kaldıktan sonra bir kez daha İstanbul'a elçi gönderdi. Yavuz Sultan Selim, Hızır'ın himayesini kabul ettiği gibi kendisine; "Nasrüddin, Hayrüddin" diyerek iltifatlarda bulundu, Cezayir hakimi olarak kabul gördüğünü simgeleyen hatt-ı şerif gönderdi. Böylece Hızır resmen Osmanlı himayesine girmiş oldu. Ayrıca kendisine Anadolu'da gönüllü asker toplama yetkisi de verildi. Hızır, Cezayir'de Osmanlı padişahı adına hutbe okuturken kendisi de Hayreddin Paşa olarak anılmaya başlandı.

Hayreddin Paşa'nın mahiyeti ve gücü giderek arttı. Özellikle İspanyollarla İtalyanlara karşı çetin mücadelelere girişti. İspanyolların büyük baskısı altında yaşayan Gırnata Müslümanlarının yardımına koştu. Memleketlerini terketmek zorunda kalan bu insanların Afrika sahillerine gemilerle taşınmasına yardımcı oldu. Çok sayıdaki göçmen Cezayir'e de getirilerek buraya yerleşmeleri sağlandı. İspanyollarla yapılan mücadeleler sonunda muhtelif yerler ele geçirildi. Kanuni Sultan Süleyman, Hayreddin Paşa'yı donanma komutanlığına getirmek üzere İstanbul'a davet etti. O da, yerine evlatlığını vekil bırakarak yola çıktı.

Hayreddin Paşa, 27 Aralık 1533 tarihinde İstanbul'a vardı. Bir gün sonra da padişah tarafından kabul edilerek saraya çıktı. Akabinde Kaptan-ı Derya'lığa yani Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Aynı zamanda Kaptan-ı Deryalık makamının bürokrasi içindeki konumu da yükseltilerek Beylerbeyliği derecesine getirildi. Kaptan-ı Derya ilk iş olarak karışıklık halinde olan ve işgal altında bulunan Tunus'un üzerine yürüdü. 22 Eylül 1534 yılında burayı ele geçirdi. Ancak Avrupalılar hazırladıkları büyük bir donanma ile Tunus'un üzerine gelince, sayıca çok daha az olan Hayreddin Paşa kuvvetleri çekildi ve Tunus elden çıkmış oldu. Bu gelişmelerin olduğu sıralarda Avrupa, denizlerdeki Osmanlı hakimiyetinden ve gücünden rahatsız olmaya başladı. İspanyolların öncülük ettiği Avrupa ittifakı gerçekleştirilmeye çalışıldı. Avrupa ittifakı sağlanmaya çalışılırken, faaliyetlerini sürdüren Hayerddin Paşa, çok sayıdaki irili ufaklı adayı Osmanlı topraklarına kattı.

İspanya, Papalık, Venedik ve Portekizliler arasında yapılan ittifak anlaşmasını müteakiben Andrea Doria komutansında büyük bir donanma hazırlandı. Bu donanma 246 gemiden müteşekkil olup Korfu adasında toplandı. Buna karşılık Hayreddin Paşa'nın komutasındaki donanmada ise sadece 122 gemi yer almaktaydı. Her iki donanma Preveze açıklarında karşılaştı. 27-28 Eylül 1538 tarihlerinde meydana gelen savaş Osmanlı donanmasının zaferiyle neticelendi. Andrea Doria, sayıca kendilerinden çok daha az olan Osmanlı Donanmasının ilk evvel saldırıya geçmesi karşısında büyük bir şaşkınlık geçirdi. Kendini toparlamaya fırsat bulamadan geri çekilmek zorunda kaldı. Çok sayıda esir alındı. Osmanlı donanması çok az kayıp vermesine karşılık Haçlı donanması büyük bir bozguna uğradı.

Hayreddin Paşa'nın kazanılmasında büyük hisse sahibi olduğu bu zafer İslam dünyasında büyük bir sevince sebep olurken, Batıda o oranda üzüntüye sebep oldu. Bu mağlubiyet karşısında Hayreddin Paşa'ya olan hayranlıklarını gizlemediler. Diğer taraftan bu zaferle Barbaros, Kanuni Sultan Süleyman'ın da ilgisine mazhar oldu. Bu zaferden sonra Akdeniz tamamen Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçti. Venedikliler barış yapmak zorunda kaldıkları gibi bundan sonra vergi vermeye başladılar.

Kanuni Sultan Süleyman, Fransızların ricası üzerine, ortak hareket etmek ve Fransızlara yardım etmek maksadıyla Hayreddin Paşa'yı donanmasının başında gönderdi. Fransız donanması ile birlikte 20 Ağustos 1543 yılında bazı kaleler zapt edildi. Bir süre buralarda kalan donanma geri döndü. Dönüş sırasında Cenova'da esir tutulan Turgut Reis'i esaretten kurtardı. Bu sefer, Hayreddin Paşa'nın son büyük seferi oldu. Ömrü denizlerde geçen ve çok büyük zaferlerin kazanılmasına ön ayak olan, çok sayıda fetihleri gerçekleştiren Hayreddin Paşa, 1546 yılında hastalandı. Hastalığından kısa bir süre sonra da 5 Temmuz 1546 yılında vefat etti. Cenazesi, hayatta iken yaptırmış bulunduğu Beşiktaş'taki medresesinin yanına defnedildi. Vefatıyla birlikte "denizlerin reisi öldü" şeklindeki ifadelere yer verildi.

Hayreddin Paşa, Osmanlı donanmasına en parlak dönemini yaşattı. Denizlerde Osmanlı donanmasını zirveye taşıdı. Diğer taraftan kendi yetiştirmiş olduğu kaptan ve denizciler de çok büyük zaferlere imza attılar. Risâle-i Nur'da ismi zikredilirken, dahi ve kahramanlardan biri olarak tavsif edilmektedir. İslam coğrafyasında, tarihe mal olmuş bu büyük şahsiyetler, ırkı ve milliyeti ne olursa olsun, bütün Müslümanların gurur kaynağı olmuşlardır. Risâle-i Nur'da, bu hususun altı çizilerek dikkat çekilmektedir.


Bu makale 6093 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorumlar  

 
#2 mahmut polat 09-05-2011 13:39
valla Ayşe sen öyle yazmışsın da benim yazıcı saolsun......
Alıntı
 
 
#1 ayse sewil 02-01-2011 21:37
la bunu yazana kadar imanım gevredi ama deqer inş....!
Alıntı
 
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün1443
Dün9922
Bu Hafta23148
Bu Ay38480
Toplam15718966

Sitede şuan 129 ziyaretçi var.


Risale-i Nur’un meşrebi

Risale-i Nur’un meşrebi

Meşreb kaynaktan su içmek için kullanılan kaba verilen isimdir. Su içeceksiniz, ama hangi kaptan içeceksiniz? Risale-i Nur meşrebi işte bu kabdır.- Peki Risale-i Nurun meşrebi nedir?- Bediüzzaman bunu “Cevşenü’l-Kebir ve Celcelutiye”den aldığı kuvvet ve feyizle Hz. Hasan’ın (ra) kısacık hilâfetini uzun bir zamana çevirmek” şeklinde ifade etmiştir. (Emirdağ...

Tesettüre makyaj uyar mı?

Tesettüre makyaj uyar mı?

Bir dönem TRT’de ‘Medya Müfettişi’ programını yapan spiker Serra Karaçam, uzun bir arayıştan sonra tesettürü tercih etmiş. ‘İşsiz’ olduğu dönemde tesettürü tercih eden Karaçam, tesettürlü haliyle de “El Cezire”ye (Al Jazeera/Türkiye) kabul edilmiş.Karaçam, arayışı, tesettürü tercih edişi ve tesettürle ilgili soruları cevaplandırırken de tebrik...

Ankara’da uhuvvet buluşması

Ankara’da uhuvvet buluşması

Aylar öncesinden mevlid için çalışmalara başlamıştık. Şirin ilçemiz olan Karadeniz Ereğli’den mevlid için hazırlıklarımız son sür’at ve heyecanlı bir şekilde devam ediyordu.İşin belki de benim için zor tarafı daha önceden programlara katıldığım kardeşlerim değil de şu an bulunduğum hizmet yeri hem de kendim organize ettiğim kardeşlerimle yolculuk yapıyorum....

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır, istismar edenleri asla affetmez!

Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur!Risale-i Nur Kur’ân’ın malıdır ve Kur’ân ve onu istismar edenleri asla affetmez! Yakında hem istismarcılar, hem yanlış mana verip saptıranlar, hem de neşrini engelleyenler cezalarını bulur! Bazı halim selim ağabeyler affeder, ama, Risale-i Nur asla affetmez....

Bir gencin dilinden Yeni Asya

Bir gencin dilinden Yeni Asya

İnsan, varlığın kıymetini elinden gidince daha da derinlemesine hissediyor. Ve düşünceler hicrete dönüşüyor.Yolculuk başlarken, diğer yandan araştırma meyli ortaya çıkıyor. Yokluğun içinde varlığı yaratan Kadir-i Hikmet, tefekkür penceresiyle bizlere hakikatleri sergiliyor. Yoklukla, varlığın kıymetini anlayabilmek için yazdırılmıştır. Hayırlı tefekkürlü...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Güleçyüz, Zaman-Pazar’a konuştu:
Yeni Asya, başından beri psikolojik harekâtların hedefi oldu, ama hiçbirine boyun eğmedi


12 Eylül’de 470 gün ...

Kültür Bakanlığı’nın Risale-i Nur’a bandrol engeli  2. Ayını doldururken, Prof. Dr. Ahmet Battal yasağın hukukta benzerinin olmadığını söyledi.

...

Son günlerin en büyük eleştiri konusu “Kemalizm” ve “Kemalistler”. Başka bir ifade ile ulusalcılar. Biz de bu hafta Ulusalcıların fikir ...

“Ne zaman Risale-i Nur’u okumaya başladım, bütün sorularıma cevap buluyordum. Sanki aklımı okuyor gibi cevaplar geliyordu karşıma. Verilen bütün ...

“Said Nursî Belgeseli”nin yapımcılarından Cemalettin Canlı, Said Nursî’nin, Batının diliyle konuştuğu için eleştirimesine karşı entelektüelleri, ...

Üç ayı aşkın bir süredir Risale-i Nur eserlerinin basılması, ‘bandrol’ engeli sebebiyle mümkün olmuyor. Eserlerin yeni baskıların için ‘bandrol ...

Risâle-i Nur; Kur’ân ve hadîsin ihtiva ettiği bütün ilim dallarında söz sahibidir. Tefsir, hadîs, kelâm, fıkıh, tasavvuf, ahlâk, psikoloji, sosyoloji ...

Yaklaşık elli yıl geçti Mustafa Ekmekçi Ağabeyimizle tanıştığımız günün üzerinden...

İstanbul’da Kirazlımescid Sokak’taki dershane-i Nuriye, hayatını ...

Risale-i Nur Enstitüsü, düşünce tarihi boyunca çok farklı algılamalara ve tanımlamalara konu olan medeniyet kavramını Saraybosna’da düzenlediği 7. ...


Nisan ayı Kutlu Doğum faaliyetleriyle dopdolu geçti. Diyanetin hazırladıkları haricinde sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı programlar da çok ...

Batı’da aile hayatı tar ü mâr olmuş, fertler huzursuz, mutsuz, yanıyor. Ne yazık ki, “eşitlik, özgürlük, ekonomik bağımsızlığını kazanmak ve hedonizm ...

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin yakın talebe ve hizmetkârlarından, muhterem ağabeyimiz Mustafa Sungur’u Pazar günü kıldığımız cenaze ...

Balyoz darbe planı adı altında kamuoyuna akseden iddialarla ilgili olarak Genelkurmay’ın ortaya koyduğu tavır, planın dış tehdide ilişkin bir eğitim ...
Sıkıntılı, oldukça zor ve uzunca bir dönemden sonra, kısmen de olsa, başörtüsü yasağının son bulması bizim açımızdan sevindirici bir durumdu.

Lâkin ...
Negatifler yıkıcı oldukları için, tahribatı fazladır. Hemen tesirini gösterir. Tabi bir de kolaydır. Onun için yıkımlar çok hızlı gerçekleşir.

Bu, ...
Avustralya Parlamentosu bu hafta bir ilki yaşadı. Yıllardır bu ülkede tartışılan ve ümitle beklenen gün sonunda gerçekleşti. Avustralya hükümeti ...

Rusya’da Kaliningrad Mahkemesinin Risale-i Nur’dan bazı kitapları yasaklama kararı temyize gidiyor. Karara karşı sanal âlemde açılan imza ...

Başmüftü Dr. Mustafa Çeriç, ülkesinde yaşanan savaşta 600’ün üzerinde cami Sırplar tarafından yerle bir edilirken, kendisinin o dönemde ‘Hiçbir ...
İsrail’in Gazze’ye insanî yardım götüren “Mavi Marmara” gemisine yönelik saldırısına yönelik ...
1989 yılında sosyalizm, komünizm resmen ve sistem olarak, SSCB şahsında çöküşünü ilân etti. Ve duvarlar yıkılıp hürriyet havası dünyayı sarınca, bu ...
Almanya’da yedi yıldır bu vakitlerde yapılan Bediüzzaman buluşmalarının bu defaki konusu “İstikbale dair müjdeler”di.

Toplantılarda bu başlık ...

Risâle-i Nur’un Almanya’daki tesirine bir örnek olarak şu anekdotu da aktaralım:

“Said Nursî hakkında Alman Dışişleri Bakanlığının ‘Kültür Alış ...

Fransa’nın başkenti Paris’te mahkeme, başörtülü bir öğrenciyi derslere almayan özel eğitim merkezini mahkum etti. Mahkeme, ‘’ayrımcılık’’ suçundan ...

Fransız Le Figaro gazetesi, "Avrupa’nın başşehri" olarak adlandırılan Brüksel’de Müslümanların nüfusunun üçte birini oluşturduğuna dikkat çekti. ...
DANİMARKA’NIN olitiken gazetesi, İslâm dünyasında rahatsızlığa sebep olan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) karikatürlerini yeniden yayımlayarak, ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, metafizik âlemde yer işgal eden her ...

“Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidayetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zeban edelim (sürekli ...

Her işin bir ehli vardır. Her ehil adamın yaptığı işlerde muvaffakiyeti vardır. Her yapılan işten, her muvaffak olunan fiillerden bir zevk, bir ...

1. ESAS

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri İşaratü’l-İ’caz tefsirinde Kur’ân’ın dört ana unsuru olduğunu bildirmektedir. Bu unsurlar da, tevhid, ...

“Ezelî Güneş’in manevî hidayet nurlarını temsil eden Kur’ân-ı Kerîm, akıl ve kalp gözüyle hak ve hakikati görmeyi temin eder.”

Bediüzzaman Said Nursî ...

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

ZONGULDAK’IN Alaplı Müftülüğü Merkez Kur’ân Kursu’nda 42’si erkek toplam 85 vatandaş Kur’ân-ı Kerim öğreniyor.

Kursa katılan erkeklerin en ...

Şu sıralar Yeni Asya matbaalarında ve mücellithanesinde heyecanlı bir çalışma sürmekte. Gazetenin okurlarına Ramazan hediyesi olarak vereceği ...

ERZURUM’DA yaklaşık 500 yıldır aralıksız devam eden binbir hatim geleneği kapsamında Erzurum’da bir ay içerisinde vatandaşlar camilerde 12 bin 750 ...

Kazakistan Millî Uzay Ajansı Kazkosmos Başkanı Talgat Musabayev, “Uzay, önemli bir manevî ders mekânı; astronotlar arasında ateist bulunamaz. Uzaya ...

Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılını “Kur’ân yılı” olarak ilân etti ve buna uygun olarak çeşitli programlar ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?
Kainatta her hadise, en küçüğünden en büyüğüne bir maksat, hikmet ve hedefe yönelik olarak cereyan ediyor olmalı. Varlıkların hal lisanı bunu bize ...

"Hem vazifesinin hitamında 'Elhamdülilah' der"

Cennetin tarif edilmez lezzetlerinden ve Cehennemin kahredici azaplarından bir kısmı dünyada numuneler ve gölgeler şeklinde yaşanıyor. Bu türden ...
Zaman ve mekanın sınırlılığında cereyan eden şu varlık aleminde hayat, hep yeni başlangıçlar ve bitişlerin birbirini takip ettiği bir devirler ...
Varlık alemi, insanların genel beklentilerinin aksine sabit, kararlı, değişmeyen, tek düze bir yapı oluşturmaz. Aksine, maddi yapının özünün arka ...
Rububiyet, sözlük mânâsı olarak, Cenâb-ı Hakkın bütün zaman ve mekânlarda her türlü varlığa ...
CEVAP: ‘Halk yönetimi. Siyasî mekanizması seçimle kurulan, adalet ve hukukun üstünlüğüyle temel hak ve hürriyetleri sağlamayı amaçlayan idare ...

Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.

Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...

Osmanlı Devleti’nde ulema mensuplarının belirli bir mevkii vardı. Ulema sultana bağlı olmakla birlikte, dinin tatbikçisi ve hâmisi olarak ...
Bazen insan kendini sınırsızca hür hisseder. İlgilenmediği ve karışmadığı hadise kalmaz. Her şeyle içli dışlı olur. Kâinata bile çeki düzen ...

Risale-i Nur okumaları, asrımızın vahim özelliklerinden dolayı ehemmiyet arz etmektedir. Bir yanda dalâlet, öbür yanda sefahat fikirlerinin ağır ...

Hayat bir karmaşadır, bir kargaşadır akıp gidiyor. Günlük meşgaleler devasa meseleleri unutturuyor.

Arada bir durup, başımızı kaldırıp etrafımıza ...

Vefat yıldönümü (02.12.1888) münasebetiyle...

Bediüzzaman, Muhakemat isimli eserinde “Büyük adam her şeyde büyük olmak lâzım gelmez. Herkes kendi ...

Peygamberimizin (asm) ümmetin fesada gittiği zaman olarak haber verdiği ahirzamanın tam da felâket ve helâket asrı olan dönemini yaşamaktayız. ...

İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

Risâle–i Nur'dan bir iktibas:

Sultan Mehmed Fatih’in zamanında hikâye edilen meşhûr ve mânidar Cibali Baba kıssası nevinden olarak, bir kısım ehl–i ...
Risâle–i Nur'dan

Sırp bir neferin Avusturya Veliahtına attığı bir tek gülle, eski (Birinci) Harb–i Umumîyi patlattırdı, otuz milyon nüfusun mahvına ...

Yıldırım’dan iki yıl sonra

Büyük "Timur İmparatorluğu"nun kurucusu Emir Timur, rakibi ve muarızı olan Yıldırım Bayezid’den iki yıl sonra bugün (18 ...

Bediüzzaman diyor ki:

1338’de (Kasım 1922) Ankara’ya gittim. İslâm Ordusunun Yunan’a galebesinden neş’e alan ehl–i imanın kuvvetli efkârı ...

Yakın Tarihten Günümüze

Yeni Asya'nın öncüsü ve büyük kardeşi olan İttihad gazetesi, 24 Ekim 1967'de çıkan ilk sayısıyla yayın hayatına başladı.

Bu ...

Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.

Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...

Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği altı bin sayfayı aşkın Risâle-i Nur Külliyâtı için “Bu asrı, belki gelen istikbali tenvir ...
Risâle-i Nurlar yirminci asrın dalâlet vadilerine düşen insanlar için bir iman ve ilim hazinesidir. Her dikkatli okuyana bu hazineden istidadı ve ...

Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

Risâle-i Nûr, Kur’ân’ın asrımızı kucaklayan aydınlığıdır. Dayandığı nokta, bağlandığı ip, doğrudan doğruya Kur’ân’dır. Kur’ân’ın asrımızı şemsiyesi ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Üstadım Bediüzzaman Hazretleri ile bir hasbihâldir

Aziz Üstâdım! "Bu ahirzaman çok çalkalanıyor; bu fitne-i âhirzaman acip şeyler doğuracağını ihsas ...

Bediüzzaman’dan meşveret izahları:

Demokrasi, Kur’an’daki şûra ayetlerinin tecellîsidir ve meşverettir: “Meşrutiyet (cumhuriyet, demokrasi) ‘Ve ...

Şu satırlar, 25.4.08 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan bir yazıdan:

“Nur hareketinin izleyicilerinin 5-6 milyon dolayında, ...
Said Nursî'nin hayatını, mesleğini ve dünya görüşünü lâyıkıveçhiyle bilmeyenler, onunla ilgili söz ve yazılarında hata üstüne hata işlemekten ...
Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı olduğu ...

Bediüzzaman’ın tabiriyle “İslâmın zeki bir mahdumu olan Mısır”da yaşananları değerlendiren sosyolog-yazar Müfit Yüksel, Darbenin yapılış ...

Bir haf­ta sü­ren Al­man­ya se­ya­ha­tin­den çok gü­zel, çok ha­yır­lı ve bir o ka­dar da müj­de­li ha­ber­ler­le dön­dük.

Bu ha­yır­lı ve müj­de­li ...

Bediüzzaman Sâid Nursî; ömrünü insanları Allah’a îmâna ve Kur’ân’a davet ederek geçiren büyük bir müceddid ve âlim. Bu yolda çok fazla eziyet ...

Hür Adam filminin, resmî ideoloji açısından en provokatif sayılabilecek sahnesi afişe edilerek gündeme getirilmesine rağmen bir kesimde ...

Bediüzzaman Rusya’dan esaretten döneli henüz beş ayının dolmasına beş gün kala, Osmanlı Devleti ve İtilaf Devletleri arasında Mondros Ateşkes ...

**Öncelikle Bediüzzaman ile ilgili birkaç anınızı anlatır mısınız?

1959 yılının son günü yılbaşı gecesi İstanbul’daydı. Bize ders anlatmaya ...

Almanya’ya Risale-i Nur’u ilk götüren Nur Talebelerinden, Cemil Çelik Askerden 1956 yılında terhis olunca, köylüsü Hakkı Uzun Ağabeyle birlikte ...

1960’ın 12 Temmuz’u… Vakit, gece yarısına yaklaşıyor. Urfa’daki Halil İbrahim Dergâhı’ndan balyoz sesleri yükseliyor. Etrafı askerlerle çevrili ...

Tahirî Mutlu, 1900 yılında Isparta-Atabey’de doğdu. Ömrünü iman hizmetinde geçiren Tahirî Mutlu Ağabey 3 Nisan 1977 tarihinde vefat etti. Vasiyetine ...

Bundan bir hafta önce, büyük İslâm mütefekkiri Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin önemli iki talebesi, aynı günde vefat ettiler ve Cuma namazına ...

Bediüzzaman’ın sosyal öngörü ve keşifleri de enteresan ve çarpıcıdır. 90-100 yıl sonraki içtimâî (sosyal/toplumsal) ve siyasî değişimleri ...
Takvim yaprakları 23 Mart 1960 Çarşambayı gösteriyordu. Hicrî 1379 Ramazan’ının 25’inci günü idi. Saat 03.00’ü gösteriyordu.

Sahur vakti ...
Isparta vilayetinde kıymettar kardeşlerimin kucaklarında, teslim-i ruh edip, o mübarek toprakta defnolunmamı kalben niyaz ettim. Isparta benim için ...
1938 yılının Kasım ayıydı.

Mevsim kış, zamansa Ramazandı.

Herkes yılı, mevsimi, ayı biliyor, evinin kış hazırlıklarını yapıyor, yalnız ...
Bediüzzaman’ın naaşının nakli ve yeni kabrine tevdiiyle alâkalı basında çıkan haberler arşivlerde…

Meselâ 17 Temmuz 1960 tarihli Cumhuriyet ...

Yıl 1908.

Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

Dünkü "Dağa çıkmak..." başlıklı yazımızın devamını bir sonraki güne bırakarak, pek mühim bir meselenin yeniden gündeme gelmesi münasebetiyle, Hz. ...

İstiklâl Mücadelesini yürüten Birinci Büyük Millet Meclisi, Nisan 1923’de seçim kararı alarak dağılmıştır. Yapılan seçimlerden sonra, Ağustos 1923’de ...

Bediüzzaman'ın Hayat Seyri ve Safahatından Mühim Bir Kısmının Tarihleri

Türkiye yüz beş yıllık meşrûtiyet, doksan yıllık da cumhuriyet geçmişi olduğu halde henüz tam hürriyet ve cumhuriyete sahip olmuş değildir. Birinci ...

  • Kitap Bahçesi

Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

Bilhassa “cerbeze”nin had safhaya vardığı günümüzde çarpıtılan İslâmî mefhumlara en mühim örneklerden birisi olan “cihad”ı mevzu alan bir inceleme.

...

Geçen sene Eylül ayı ortalarından itibaren iki hafta müddetle hayat ve hatırasını tefrika ettiğimiz merhûm İsmail Hakkı Demir ile ilgili çalışmamız ...

“Şen” bir Nur sevdalısından “doğru şiir” örneği!

Hak (cc), Peygamber (asm) ve Üstad (ra) âşığı bir şairin kaleminden, nuranî hislerin satırlara ...

Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...