Risale-i Nur’un içtimaî meselelerini yorum yetkisi kimin?

Kimi zaman fanatik “siyasal dinciler veya dindar siyasalcılar”, “Falanca, filanca Risale-i Nur’u okuyor, ama, sizin gibi düşünmüyor, bizi destekliyor!” gibi fasit bir argümanla çıkar karşımıza…

Aslında Risale-i Nur’da yoruma gerek kalmayacak kadar herşey apaçıktır.

Özellikle içtimai, siyasi meseleler.

Yüzde 80’i anlaşılır. Apaçık ve nettir.

Yüzde 20’si de sahaların uzmanları, otoriteleri, ilim adamlarına hitap ediyor.

Nur Taleberinin hocası, kişiler, varisler, ağabeyler, hatta Üstad değil, Risale-i Nur’dur. “Risâle-i Nur’un hocası Risâle-i Nur’dur. Risâle-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidâdı nisbetinde kendi kendine istifâde eder.” 1

Ve bunu bizzat kendisini aradan çıkararak uygulamaya geçirir:

“Benimle hakikat meşrebinde sohbet etmek ve görüşmek isteyen adam hangi risaleyi açsa, benimle değil, hâdim-i Kur’â n olan Üstadıyla görüşür ve hakaik-i imaniyeden zevkle bir ders alabilir.”2

Risale-i Nur’u, “varisler, ağabeyler” değil, cemaat, meşveret, şah-ı manevi yorumlayacaktır:

Hz. Resulüllah’ın (asm), Asr-ı Saadet’teki meşveret sistemini çağımıza taşıyan Bediüzzaman, “Nur cemaatinde istişare ve şer’i meşveret esastır.

● Her meselemizde emir, Risale-i Nur’un şahs-ı manevisini temsil eden has şakirtlerin ve sizlerindir. Benim de şimdi bir reyim var.

● Siz, meşveretle ne lazımsa yaparsınız.3

● Şimdi siz, aranızda münakaşasız bir meşveret ediniz. Kararınızı kabul ederim…4

● Asıl fikir sahibi, sizler ve Risale-i Nur’un has şakirtleri ve müdakkik naşirleri, meşveretle, maslahat ne ise yaparsınız.5

● Bu kudsi hizmette teenni ile, meşveretle, ihtiyatla çalışmak lazımdır.6

● Şakirtlerin uygun görmesiyle… o vazifeleri taksimü l-a’mal (işbölümü) suretinde herbir şakirt bir vazifesini yapmaya başlasın.7

● Aranızdaki samimi tesanüt ve meşveret-i şer’iye, sizi öyle şeylerden muhafaza eder. İçinizdeki şahs-ı manevinin fikrini, o meşveretle bildirir.8

● Meşveret istibdat ve tahakkümün belâsından kurtarır..9

Dipnotlar:
1-Sözler, s. 723.
2-Kastamonu Lahikası, s. 24.
3-Bediüzzaman, Emirdağ, s. 125.
4-Bediüzzaman, Şualar, s. 289.
5-Age, s. 96.
6-Age, s. 73.
7-Age, s. 164.
8- Kastamonu Lahikası, s. 91.
9-Divan-ı Harb-i Örfi, 59.

YAZDIR

BENZER KONUDA MAKALELER:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*