Risale-i Nur’dan demokratlara bakış

Risale-i Nur Külliyatı’nda demokratlar ve demokratlık ile ilgili epey açıklama yer almaktadır.

Özellikle Emirdağ Lâhikası mektupları bu noktada ehemmiyetlidir. Bediüzzaman Hazretleri demokratlık ve demokratlarla ilgili gerekli izah ve açıklamaları da yapmıştır. Bizler de özellikle son zamanlarda tekrar ihtiyaç arz eden demokratlık ve demokratlar mevzuunu Risale-i Nur’dan incelemek istedik. Ulaştığımız hakikatleri ve üzerinde tefekkür ettiğimiz düşüncelerimizi paylaşmak istiyoruz.

Demokratlar, “meslek itibariyle öteki iki cereyan-ı azîmenin [âhirzamanda hükmeden iki dehşetli dinsizlik cereyanının] durmasında ve def etmesinde mecbûrî vazîfeleri olmasından, bu vatana ve İslâmiyete büyük bir faydası dokunabilir. Bu cihetten biz, Demokratları iktidar yerinde muhafaza etmeye Kur’ân menfâatına kendimizi mecbûr biliyoruz.”1 diyen Bediüzzaman Hazretleri’nin bu meseleye ne kadar ehemmiyet verdiğini görüyoruz. Bu cihetle Nur Talebeleri Kur’ân ve vatan ve İslâmiyet nâmına Demokratları muhafaza etmeye çalışıyorlar. Bundan başka bir hesap içine girmiyorlar. Çünkü Bediüzzaman Hazretleri; “Husûsan oradaki eski tahrîbatı tâmirâta başlayan hakikî vatanperverler olan Demokrat namında hamiyetli Ahrarlar, yani hürriyetperverler, Nur ve Nurcuları takdir etmelerine çok minnettarım. Onların muvaffakiyetine çok duâ ediyorum. İnşâallah, o Ahrarlar istibdad-ı mutlakı kaldırıp tam bir hürriyet-i şer’iyeye vesile olacaklar”2 demektedir. Böylece Demokratların en ehemmiyetli vazifeleri “istibdad-ı mutlakı kaldırıp tam bir hürriyet-i şer’iyeye vesile olmaları”dır. Bundan başka “dehşetli, baştaki iki cereyana siyâsetlerince muarız oldukları için” demokratlar lehinde “ehl-i dini yardıma dâvet ediyoruz.” Bediüzzaman’ın ifadeleriyle “‘Aman, çabuk hakikat-i İslâmiyeye yapışınız!’ ihtar ediyoruz ki, vatan ve millet ve onların hayatı ve saadeti, hakaik-i Kur’âniyeye dayanmak ve bütün âlem-i İslâmı arkasında ihtiyat kuvveti yapmak ve uhuvvet-i İslâmiye”ye yapışmalarını istiyoruz. Yine “Risale-i Nur’u müsaderelerden kurtarıp neşrine hizmet etsinler. Bu vatandaki dindarları kendine taraftar etsinler. Ve selâmeti bulsunlar”3 diyoruz.

Hem bu vatandaki istibdadın kırılmasıyla hürriyet-i şer’iyeye bu milletin mazhariyete başlamasına demokratlar çalışmış ve çalışmalıdırlar. Bu vazifeler tamamıyla o Ahrar, hürriyetperver Demokratların omuzlarındadır. Hem Demokratların millete vaad ettikleri din hürriyetini temin etmeleri için tekrar toparlanmaları ve vazifelerini tekmil etmeleri gerekiyor. Bu sebeple halkın muhabbetini kazanarak kendi kuvvetinden yirmi defa daha bir kuvvet elde etmesi elzem görünüyor.

Bediüzzaman Hazretleri demokratları muhtelif sıfatlarla tavsif etmiştir: “Dindar Demokratlar”4, “Dine hürmetkâr Demokratlar”5, “Dinde hissesi az Demokratlar”6, “Dinde lâubali Demokratlar”7, “Kahraman Demokratlar”8, “Hakikî vatanperverler olan Demokratlar”9, “Demokrat namında hamiyetli Ahrarlar, yani hürriyetperverler”10, “Dine taraftar Demokratlar”11, “Dindar hürriyetperverler olan Demokratlar”12, “Bizi ve âlem-i İslâm’ı pekçok sevindiren Demokratlar”13…

Görüldüğü üzere demokratları tek ve dar bir kalıba sokarak kabul etmek mümkün görülmüyor. Öyleyse demokratlara Üstad’ın tarifi ve bakışı ile geniş bir perspektiften bakmak icab ediyor. Çünkü “demokratlık” asrımızda mergup bir meta hükmünde olup, siyasette ve siyasetçilerde geçer akçe durumundadır. Hoşgörülü olmak, muhalif siyâsetdaşına tahammül etmek, haddi aşmayarak siyasetin meşrû zeminlerinde mücahede etmek, demokratik hür zeminleri izhar edip hizmet etmek demokratlığın gereğidir. Özellikle toplumun mânevî değerleri ve umûmun mukaddes kabulleri üzerinden siyaset yapmamak demokratların en önemli çizgileri olmalıdır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü noktasında ideolojilerle değil, demokratik programları ile yarışan bir siyâsî misyondur demokratlık. Milletin ekseriyetini nazar-ı dikkate alarak hizmet etmeyi şiar edinmek, toplumun bütün kesimlerini çatışmalardan muhafaza etmektir demokratlık. Toplum kesimlerinin karşı karşıya gelmelerine fırsat vermeyen bir harekettir demokratlık. Siyâseti fıtrî zemininde istimal etmek, şeffaf bir yönetim mekanizmasını tesis etmek, millete hizmeti esas maksat yapmak ve hükümet olmayı millete ve vatana hizmetkârlık noktasında ehliyetli kadrolarla donatmak demokratlığın en bariz göstergeleri olmalıdır.

Demokratlar, hürriyet-i vicdan düsturunu kabul edip tatbik etmeye çalışan hamiyetli ahrar konumunda olan siyasetçilerdir. Hakikî adalet ve hürriyet için çalışırlar. Demokratların bütün kuvvetleriyle milletin zararına çalışan cereyanlara karşı vaziyet almaları zarurîdir. Hem Nurcuları, hem ulemâyı, hem milleti memnun ve minnettar etmek mecburiyetindedirler. Demokratlar din hürriyetlerine taraftarlık ederler ve millete vaad ettikleri din hürriyetini temin etmeye çalışırlar. “Şimdi milletin arzusuyla şeâir-i İslâmiyenin serbestiyetine vesile olan Demokratlar, hem mevkilerini muhafaza, hem vatan ve milleti memnun etmek çâre-i yegânesi, ittihad-ı İslâm cereyanını kendine nokta-i istinad yapmaktır.”14 diyen Bediüzzaman’ın tavsiyesi ne kadar manidardır. Demokratlar, bekalarını temin etmek isterlerse, tamamıyla bu şiâra karşı bir siyâset takip etmeleri gerekmektedir. Demokratların tekrar siyaset başına geçmeleri, muattal kalan vazifelerini tekmil etmeleri vatan, millet ve İslâmiyet hesabına elzem görünmektedir. Nur Talebeleri Risale-i Nur’dan aldıkları derslere istinaden Üstadları gibi davranarak, tekrar demokratlara nokta-i istinad olmaları, onların muzafferiyeti için duâ etmeleri, vazifelerini onlara ihtar etmeleri, laubali kısmını ciddî ikaz etmeleri, ehl-i dini onların yardımına dâvet etmeleri gerekiyor. Hem demokratlar tekrar dirilmek için bir dane-i hak olan mesleklerini tekrar harekete geçirecek fıtrî meyelana geçmeleri mecburidir. Tutmuş oldukları doğru yolda sebat edip tekrar kuvve-i cazibe kazanarak, nokta-i istinad ve kuvve-i mânevîleri olan Nurcuların desteğini alarak vazifelerine avdet etmelidirler.

Dipnotlar:
1- Emirdağ Lâhikası-II, s: 208.
2- Emirdağ Lâhikası-II, s: 20.
3- Emirdağ Lâhikası-II, s: 210.
4- Emirdağ Lâhikası-II, s: 161.
5- Emirdağ Lâhikası-II, s: 164.
6- Emirdağ Lâhikası-II, s: 208.
7- Emirdağ Lâhikası-II, s: 209.
8- Emirdağ Lâhikası-II, s: 50.
9- Emirdağ Lâhikası-II, s: 20.
10- Emirdağ Lâhikası-II, s: 20.
11- Emirdağ Lâhikası-II, s: 243.
12- Emirdağ Lâhikası-II, s: 173.
13- Emirdağ Lâhikası-II, s: 53.
14- Emirdağ Lâhikası-II, s: 24.

YAZDIR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*