| "Nurculuk" denince akla niye hemen onun adı gelir? |
|
|
| Ahmet Dursun tarafından yazıldı. |
| Pazar, 26 Nisan 2009 07:56 |
Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle
İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı
olduğu sorusu pratikteki hayat göz önüne alındığında mühim paradoksları
karşımıza çıkarmaktadır. Radikal’in Pazar günkü ekinde Prof. Yasin
Ceylan imzası ile çıkan “İslâm, Nurculuk ve Fethullah Gülen Hareketi ”
başlıklı yazı—bazı yanılgıları içerse de—bu paradokslara işaret etmesi
yönüyle önemlidir.
Yazarın en önemli yanılgılarından biri, Risâle-i Nur’u yalnızca İslâm’a bir methiye ve moderniteye karşı bir savunma olarak görmesi ve Risâle-i Nurların da 21. asırdaki bir Müslümanın hayat rehberi olamayacağını düşünmesidir. Bu düşüncesinin gerekçesi, Nur Cemaatinin içinde fetva verebilecek bir otoritenin olmamasıdır. Bu dar çerçeveden bakış, Said Nursî’nin kurmaya çalıştığı düşünce sistemiyle, insan ve medeniyet algısıyla terstir. “Genellikle barışçıl, şiddetten uzak, modern hayat biçimiyle çatışmayan bir çizgi çizen Nurcular, daha özgür bir ortamda nasıl yaşayacaklar?” sorusunun cevabı gayet basittir. Elbette ki daha özgürce… Yüz yılı aşkındır özgürlüğün peşinden koşan bir cemaat için daha özgür bir ortam ‘nurun ala nur’dur. Yazarın can alıcı sorusu bundan sonradır. “Başka bir deyişle laik rejimin baskıları altında mazereti olan bir İslâmî yaşantıyla iktifa eden bu cemaat yarın iktidarın bir kısmını ele geçirirse, daha mükemmel olabilecek İslâmî yaşantıya nasıl geçecekler?” sorusu esasen yazımın başında belirttiğim paradoksa da işaret etmektedir. Bilindiği gibi ne Bediüzzaman’ın, ne de onu takip edenlerin iktidarın tamamını ya da bir kısmını ele geçirmek gibi bir niyetleri asla olmamıştır. Nurcular, içinde bulundukları toplumun diğer fertleri gibi, tabiatıyla iktidardan bazı taleplerde bulunmuşlardır. O taleplerin en önemlileri de özgürlüğün, demokrasinin yerleşmesi, temel hak ve hürriyetlerin genişlemesi yönünde olmuştur. Zannımca, yazarı böyle düşündüren, bir kısım Müslümanların İslâmî hakikatleri tam mânâsıyla hayata geçirecek entelektüel olgunluğa erişmeden iktidarın bir şekilde içinde ya da yanında yer almış olmaları ve buralarda gayri İslâmî-ahlâkî davranışları sergilemeleridir. İslâm ahlâk ve akaidini yaşama noktasında zafiyeti bulunanların toplumu İslâmileştirme iddiasıyla iktidara talip olmaları kendi içinde çelişkilidir ve İslâm algısını değiştirecek tarzda tehlikelidir. Bediüzzaman, kendisini çevreleyen ve ağır baskılar altında tutan ağır şartlara rağmen tavizsiz bir şekilde İslâmî duruşun nasıl olması gerektiğini göstermiş ve Müslümanca yaşayışını yine tavizsiz şekilde sürdürmüş, faziletli bir toplumun bireylerin vicdanından başlayarak yayılan ve böylece topluma mâl olan bir inkılâpla olabileceğini savunmuş; bu noktada amacına ulaşmak için şöyle veya böyle hiçbir şekilde iktidarın yandaşı olmamış, iktidar talep etmemiş, sadece iktidardan, yukarıda zikrettiğim doğrultuda, talepleri olmuştur. Bugün iktidarı oluşturan partinin İslâmcı bir gelenekten geliyor olması ve bu geleneğe mensup olanların önemli bir maddî güce kavuşmuş olmaları; ayrıca iktidarı açıktan destekleyen İslâmî bir cemaatin de önemli sayılabilecek ekonomik ve toplumsal gücü elinde barındırıyor olması toplumun İslâmîleştiği anlamına gelmediği gibi birçoklarını da endişelendirmektedir. Bu bağlamda, Said Nursî’nin iman hakikatlerinin hiçbir şeye âlet edilemeyeceğini mükerreren vurgulaması, siyasetle ilgili kesin sınırlar çizmesi ayrı bir önem kazanıyor. Trajları yüksek İslâmî-muhafazakâr gazetelere ve milyonlara hitap eden muhafazakâr bir medya gücüne rağmen toplumdaki yozlaşmanın durdurulamaması üzerinde önemle durulması gereken bir durumdur. Nurculuk açısından bir tehlikeye işaret eden yazarın şu tesbiti dikkate değerdir. “İslâm dinini bir ruh ve ahlâk disiplini olarak takdim eden Nur hareketinin siyasî bir hüviyet kazanması” birçok tehlikeyi de içinde barındırmaktadır. Elbette ki İslâm bir ruh ve ahlâk disiplinidir ve yazarın belki de zikretmeye gerek duymadığı şekilde bu disiplinin topluma şamil olmasını ister. Bunun da yollarını gösterir. Esasen Nurculuk diğer akımların tersine bunu en doğru şekilde yorumlayan ve bunun nasıl olabileceğinin yol haritasını çizen yegâne ekoldür. Siyasete ve milliyetçiliğe kaymak elbette ki hem Nurculuğun, hem de İslâm’ın özüne aykırıdır. Nurculuk adından imtina edenlerin yine “Nurculuk” markasını hasretle kullanmaları ve Nurculuğun ruhuna ters düşen ilişkiler içinde bulunmaları şaşılacak bir şeydir. Yazar bunu önemli misallerle vurguluyor. Meselâ, Said Nursî ile Mustafa Kemal arasındaki ihtilâfa dikkat çekiyor. Bize göre de Nurculuk ve Atatürkçülük yan yana gelemeyecek iki zıt kutuptur. Bunların bir arada olabileceği görüntüsünü verenlerin Nurculuk ile ilişkileri hem pratik değerler, hem de kavramsal olarak iyice irdelenmelidir. Temel yanılgı; hayatın her alanında Müslümanca yaşamayı savunan ve bunu bir hayat tarzı haline getirerek fiilen uygulayan Nurculuğun aslında pek de ‘Nurculuk’ olarak adlandıramayacağımız bir kesim tarafından temsil edilidiği zannıdır. |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Riyanın mahşerdeki görüntüsü |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Bilmek cehaleti giderir mi? |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 74 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Yorumlar
re de ***iman ve küfr yanyana gelemiyecek iki kutbdur.Birincisi tartı
şılabilir,ikinc isi ise tartışma götürmez bir hakikatdir.
Emirdağ Lâhikası-l, s. 70.
Şimdi TÜM NURCU KARDEŞLERE SESLENİYORUM ? Yeniasya Cemaatten Hariç Hangi Cemaat Meşverete Önem Veriyor ?
Bana Allah rızası İçin Söyleyin En Üstteki Ağabey Ne derse O ? Böylemi Ögretti Bize Üstadımız ?
-1- 1- İşlerinde onlarla istişâre et. (Âl-i İmran Sûresi: 159.)
emriyle, kardeşlerimle bir meşverete muhtacım.
Emirdağ Lâhikası-I, s. 23.
Siz, meşveretle ne lâzımsa yaparsınız. Fakat ihtiyatla, telaşsız, velveleye vermemek tazım.
Emirdağ Lâhikası-l, s. 141.
Bundan sonra her meselemizde emir, Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsini temsil eden has şakirtlerin ve sizlerindir. Benim de şimdi bir reyim var.
Mümkün olduğu kadar geçici rüzgarlara ehemmiyet vermeyiniz, bakmayınız. Zaten mabeyninizde samîmi tesanüd ve meşveret-i şer'iye, sizi öyle şeylerden muhafaza eder. İçinizdeki şahs-ı mânevînin fıkrini, o meşveretle bildirir.
Kastamonu Lâhikası, s.91.
Selametle
neden bu kadar alinganlasiyoru z ki, neden tabulari yikma cesareti göstermiyoruz ki, neden, neden????
Neden Rasulullah in(S.A.V.) bile tartisilabildig i bir dünya da herhangi bir cemaat lideri tartisilamasin! !! Hakaret gibi unsurlari icermeyen her fikri okurum, asla da o fikri beyan edenlere karsi bir negatif tutum icine girmem.
Malum Hoce Efendi ve cemaati büyüdü, güzelde isler yapiyorlar, hepsini olmasa da büyük cogunlugunu alkislarim. Aslinda bir ara kendisininde istifade ettigi Nur Cemaati prensiplerini biraz reforme(kendisi ne uyarliyarak) hizmetini devam ettirmektedir. Allah yardimcilari olsun.
Lakin aklima su soru da gelmiyor degil, her ne kadar Risalelerden istifade etseler de, onlari Nurcu diyebilirmiyiz?
Nasil ki günde 3-5 ögün kebab yiyen insani Kebabci diyemezsek, bence o güzel insanlarin bulundugu cemaate de NURCU(!) diyemeyiz.
Zaten Nurculuk davasi güdülseydi, Gülen Hareketi sempozyumlari ve Ensitütüleri kurulmazdi(Saki n buradan karsi oldugum anlasilmasin).
Kanaatimce o Hareket, baslibasina ayri bir tarikattir ve de lideri Muhterem Fethullah Gülen Hoca Efendidir.
Sukadarini da ifade etmem müsade edin, aynen bu sitede de Mehmet Kutlular tartisilmaz, hatasiz kabul edilir, biz dogu toplumlarinda ne hikmetse, LIDERLER(!) tartisilmaz, ONLAR(!) hata etmezler, hem risale okuruz (Münazarat ve Lahikalar...) hemde bir seyhe(LIDERE) biat ederiz, o lider de asla kusur islemez :)
Kanaatimcer, her cemaatin mensuplari artik "Kral ciplak" demeyi ögrenmeli, biat etmekten ziyade hür fikirlerini ortaya koyarak, daha güzel hizmet etme imkaninin gelismesine katki saglamali....
Ah su gözünü sevdigim makamlar yok mu, insani cezbediyor, her yere dalkavuklar sariyor, sonra da Demokrasi bilmem ne naralari atiyoruz, icinde bulundugumuz cemaatler ne derece demokrat ki, ülkeye demkrosi istiyoruz, gülünesi haller..
Ayrica kamuya malolmus kisiler hakkinda yorum yapmanin, fikir üretmenin giybet olacagi kanatinde degilim...
Amacim hic kimseyi karalamak ya da kücültmek degildir, sayet öyle anlasiliyorsa, özür dilerim.
Selamlarimla
öncü yazı;diğer bir deyişle kimsenin söyleyemediği iç düşüncelerin dışa vurumu...Üstad ile hoca arasında hiçbir bakımdan benzerlik yoktur.
adam defaatle Nurcu olmadığını söylemekte
nurculukla taban tabana zıt görüşler savunmak ta
başörtüsü gibi islamın şeairine Cevaz vermek te
1971 izmir mahkemesinde alakası olmadığını beyan etmiş
darbeyi öven sözler söylemiş ya da izin vermiştir
herkesin malumau ecevitin ölümden sonra şiirler methiyeler yazmıştır ona
peki nurculuğun mesleğinde özünde bu varmı
Üstad Hazretlerinin hayatına bir bakın
angilikan kilisesi papzının 6 sorusuna 600 kelime ile cevap istediğini duyunca tepkisi ne olmuştur
ecevitin farkına ne ki söylemlerin den farklı olan sadece kılıf değiştirmiş halidir lütfen kaç defa şahit oldum risalelre sahip çıkmadıklarına ve yıllarca o cemaate gidip ''müslüman parayı bu kadar sevmez diyen kişi yadfa kişileri'' 1500 veya 2000 kadar mahkemeden beraat alan bir eseri tedbir diye okumuyorlar.böylemi temsil etmekte risaleleri.40 yıldır bu davayı körlere de gösterecek tarzda bangır bangır bağıran Yeni Asya dır.polisinden miti ne kadar takip edilmek te
darbeye karşı olduğu için yapılan haksızlık lar
bir yıla yakın gazee kapatıldı.imtiyaz sahibi Mehmet KUTLULAR abimiz deprem ilahi ikaz dediği için 273 gün hapis yattı yapılan mevlidler konferansla anma günleri ve daha bir çok hizmet var.......
hoca efen diden ALLAH razı olsun ama onun yolu ayrıdır nurcu değildir ALLAH hizmetini makbul eylesin
derse davet ediyorum ya dinlenirsek ya ses kaydı olursa
tedbir tedbir tedbir
başak bişiy yok
metroda otobüste risale okuyan kardeşimize ''sana tedbiri öğretmediler mi diye laf söylemekte''1500 den fazla mahkeme görmüş hepsinden beraat etmiş amerikadaki DEV kütüphane dahil her yerde var ken bu tedbir neyin nesi biri bana açıklasın?
birde 1973 yıllarında izmir mahkemesin de NURCU olmadığnı bizzat kendi söyleyen hocaefendi dir.
kendi grubunda yıllardır bulunan kişiler bile müslüman parayı bu kadar sevmez sevmemeli diyor
hakkaten merakedşyorum hala hoca efendi nin temsil ettiğini söyleyen varmı dır.zaman yetrli olmadığından ayrılmak zorundayım sizleri kırdımsa bana helal ediniz a e o
"Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır."diyorsunuz ama, bir mümin kardesine "utanmiyor musun"hakaretamiz ifadesine müsaade ediyorsunuz hem bu tahir said kardeşim bu sitenin ruhunu bilen birine benziyor yoksa herkes öyle Quoting diye yazimi alinti yapamaz üzüldüm doğrusu biz muhabbet fedileriyiz müsbet harekete mecburuz birilerinin menfi yorum ve fetvalarının taşıyıcısı biz olmayalım biz hep mümbeti doğruyu nazara verelim kuranı, sünneti, risale-i nuru ihlası, uhuvveti nazara verelim takva dairesinde olduğumuzu gösterelim birilerinin menfilikleriyle ugraşmayalim diyoruz tahir said kardeşimin hoca efendi hakkında nazara verdikleri bütün nurcuların malumudur biz işimize bakalım vazifemizi yapıp vazife-i ilahiyeye karışmayalım hem mümin kardeşine utanmıyor musun diye hitap edenin savunduklarına yazık olur siteye yazık olur bize yazık olur hepimize yazık olur hülasa bendeniz hem tahir hem said olan kardeşime hakkımı helal ediyorum selamunaleykum pürkusr kardeşiniz abdülbaki sarayli
Tesekkürler
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için