| Vay, sen misin Said Nursî çalışan? |
|
|
| Kürşat Bumin tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:32 |
TÜBA’YA yeni bir biçim vermek isteyen Kanun Hükmünde Kararname’nin tartışma götürmez biçimde yanlış olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini de belirtmiştim.Yanlış ve düzeltilmesi gereken bir kararname idi, çünkü “akademilerin özerkliği”ne -diğer özerk kurumlardan farklı olarak- ayrıca özen gösterilmesi gerekiyordu. TÜBA’nın bugünkü problemli yapısından da söz etmiştim. Özellikle de üyelerinin çok büyük bölümünün “pozitif bilimler” olarak anılan bilimlerle iştigal edenler arasından seçilmiş olmasına ve Akademi’nin “kamuoyuna duyuruları” faslında üzerine vazife olmayan tartışmalara girmesi dolayısıyla. Söz konusu Kararname’ye matematikçi Prof. Ali Nesin de itiraz ediyor. Hem de ağır bir dille. “Hükümetin aldığı kararın Türkiye için bir yüzkarası olduğunu” vurgulayan Nesin, sözlerine şöyle devam etmiş: “Bildiğim kadarıyla Mussolini’nin İtalyası’nda benzer bir karar alınmıştı.” (Benzetmek gibi olmasın ama!) “bilim-devlet” ilişkisinde Nesin’in verdiği bu örnekten çok önce Sovyetler Birliği’nde 40’lı yıllarda “proletaryanın bilimi”ni ilan eden Lyssenko’yu hatırlamak gerekir. Lenin Tarımsal Bilimler Akademisi’nin 48-52 yılları arasında biyoloji/ tarımsal bilim araştırmalarının başında olan Lyssenko, devletin bilim alanına müdahalesi konusunda bilim tarihinin bugüne kadar gördüğü en dehşetengiz örneği sergilemiştir. Bilim dünyanının üzerine çöken bu kâbusu 1948’de Stalin döneminin bir yetkilisi “Büyük Stalin’in, zamanımızın en büyük bilgininin adını bir kere bile anmadan bilimden nasıl söz edebiliriz?” sözleriyle özetliyordu. (İsterseniz bu soruyu Sovyetler Birliği’nin büyük genetik uzmanı Vavilov cevaplasın: “Bizi diri diri yakabilirken ama bizi devletin tepesindeki birisi istiyor diye düşüncelerimizden vazgeçiremezler.”) Lyssenko olayı hiç şüphesiz bilimin resmi ideolojinin bir aygıtı olmasının modern zamanlarda karşılaşılan en iyi örneğiydi. “Büyük Stalin”in himayesinde yaşanan bu maskaralık sadece Sovyetler Birliği’nde değil, mesela Fransa’da da Fransız Komünist Partisi’nin (FKP) hararetle savunduğu bir “bilim politikası” idi. Lyssenko’nun o zamana kadar bilinen “kalıtım teorisini” (“Burjuvazinin Bilimi” olarak!) reddeden görüşleri FKP’nin “Les Lettres françaises” adlı dergisinde yayımlanan bir röportajda “Büyük bir bilimsel olay” başlığı altında yayımlanıyordu. Stalinizmin bilime yönelik bu çıkarmasının FKP’ye yakın bazı bilim adamları tarafından kınanması gecikmedi. Partiye yakın olan ünlü bilim adamı Jacques Monod, bu olaydan sosyalizmin Sovyetler Birliği’nde düştüğü grotesk durumun delili olarak söz ediyor, Jean Rostand, “Kromozomları politikleştirmek gülünçlüğü içine düşmeyelim” diyordu. Niçin hatırlatıyorum bu eski hikayeyi? Bu işin, yani devletin “bilim dünyası”na müdahale etmesinin ne kadar sakıncalı ve dolayısıyla uzak durulması gereken bir tavır olduğu gerçeğini desteklemek için tabii ki... TÜBA’ya dönecek olursak: TÜBA -son günlerde bazı köşelerde de hatırlatıldığı gibi- “resmi ideoloji”ye yakınlığını Şerif Mardin’i üyeliğe kabul etmeyerek ispatlamış bir kurum. “Bilimler Akademisi”, Mardin’in üyeliğini “Vay sen misin Saidi Nursi çalışan?” diyerek reddetmişti. Mardin, o günlerde yaptığı açıklamada “Benim işim toplumu belirleyen olguların arkasındaki dünyayı incelemek. Din de bu olguların en önemlisi. Doğal olarak aynı şey tarikat ve cemaatler için de geçerli. Türkiye’de Nakşibendiliği bilmeyen Türkiye’den bir şey anlamaz” diyordu. Ama TÜBA, ısrarlıydı; “Bu olgu da incelenmesin, hatta olmasın!” der gibiydi. Çünkü “din”, bilimlerin üzerine eğileceği makbul olgular arasında değildi. Zamanında konuya ilişkin şu yorumu yapmışım: “Haddinden fazla ‘çocukça’ bir tutum tabii ki... Yani sanki, bilim adamının iltifat etmediği olgular bilime konu edilmediği müddetçe ‘yok sayılabilir’ler!” Şerif Mardin’in konuya ilişkin şu sözlerini de aktarayım: “Benim yaptığım çalışmayı, ‘Dincileri koruyan bir tavır sergiliyor’ diye eleştirenler oldu. Halbuki Saidi Nursi sosyolojik bir çalışmadır. Akademi dünyasında bile bilimsel bir çalışma böyle algılanıyorsa, şaşırmanın gereği yok.” Toparlayacak olursam: Lyssenko olayı gibi Şerif Mardin’in TÜBA’ya kabul edilmemesi de devletin tek yol olarak gösterdiği “ideoloji”nin (her ne ise) bilim dünyasına müdahalesinin ortaya ne tür gülünç durumlar çıkardığının örnekleridir. Dolayısıyla bu örneklerden ders alınması gerekir. Diğer devlet aygıtları gibi “Yürütme” de sınırlarını bilecek. Bunun yanında tabii ki, adında “Akademi” yazan kurumlar da titizlikle korumak zorunda oldukları “özerkliklerini” söz konusu “ideolojiler”e asla feda etmeyecek. Kürşat Bumin Yeni Şafak, 13.9.2011 |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Riyanın mahşerdeki görüntüsü |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Bilmek cehaleti giderir mi? |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 65 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.