Anasayfa Said Nursi Medyada Said Nursi Dindar nesil, müsbet milliyetçilik ve Said Nursi
Dindar nesil, müsbet milliyetçilik ve Said Nursi Yazdır e-Posta
Prof. D. Mevlüt Uyanık tarafından yazıldı.   
Salı, 14 Şubat 2012 00:04

altBirçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanlığı huzura kavuşturabilecek yeni bir medeniyet tasavvuru üzerine düşünmek gerekiyor.

Son dönemde eğitim ve öğretim alanındaki teknolojik gelişmeler ve dindar nesil tartışmalarını bir de bu bakış açısıyla değerlendirmek gerekir. Çünkü 17-19. yüzyıllara hâkim olduğunu, ama etkisini yitirdiğini düşündüğümüz pozitivist-materyalist bilgi ve bilim tasavvurunun dindar nesil tartışmalarıyla hâlâ etkilerini önemli oranda gösterdiği ortaya çıkmıştır. “Hem dindar; hem de çağdaş olunamaz mı?” diye soran Başbakan Erdoğan, dönemlerinde bir milyona yakın bilgisayar dağıtıldığını, eğitim ve öğretimde bilim ve teknolojiye olan yatırımların ortada olduğunu belirtti.  Öğrenci formatlamak diye bir niyetlerinin olmadığını, bunu 28 Şubat sürecinde nasıl ikna odalarıyla yapıldığına göndermeler yaptı.

Bu söyleme ciddî eleştiriler yöneltildi. “Devlet Dindar Nesil Yetiştirebilir mi?” başlıklı yazısında İhsan Dağı, AKP’nin iktidara gelmesinin pozitivist-Kemalist zihniyetin tepeden inmeci modernleşme teorilerinin tutmamasının sonucu olduğunu söyleyerek, acaba dindar nesil elli yıl sonra kimleri başımıza getirecek diye sorar? Aslında bu tutumların özünde Kemalizme öykünmek olduğunu vurgular. (Zaman, 7.2.2012) Taha Akyol ise “Anadolu insanı, bu dönemde hayat tarzlarına müdahale etmeyen, özgürlükçü bir laikliğin önemini görmüştür. Dindarlık ile din devleti istemenin farklı şey olduğunu, 2008 yılında yapılan bir anket çalışmasında din devleti isteyenlerin oranının yüzde sekize düşmesinin AKP zamanında olmasının bunun en önemli göstergesi olduğunu belirtmektedir. Muhafazakâr bir hükümetin başbakanı olarak dindarlaşmanın devlet eliyle değil, sivil toplum ve bireysel anlamda olabileceğine dikkat etmelidir” (Hürriyet.6.2.201) demektedir.

“Asıl Sorun Dindarlık Değil, Milliyetçilik” başlıklı yazısında Levent Köker (Zaman, 9.2.1012) 2 Eylül sonrası din kültürü ve zorunlu din derslerine göndermeler yaparak  dinin milliyetçiliğe mahkûm edildiğini söyler. Cumhuriyet laikliğinin kurumsal yapısı ve pratiği arasındaki çarpık ilişkiye, Ermeni büyük felâketine, nüfus mübadelesine velhasıl her şeye gönderme yapıyor. Eğer eğitimde çoğulcu ve eleştirel bir zihniyetin hâkim olmasını sağlamak istiyorsak, dini araçsallaştıran milliyetçilikleri tasfiye etmek gerekir diyor.

Peki, mille(t) ve milliyetçilik kavramını hiçbir analize tabii tutmadan böyle bir genelleme yapmanın tutarlılığı var mı? Düşünce tarihinde Muallim-i Sani diye nitelendirilen Farabi’den itibaren bu gelenekte, Mille(t) terimi, siyaset felsefesinin en özgün unsurudur.  Din/mille özdeşleşmesi pratik felsefe/siyaset, siyaset ve hukuk ilişkisini, siyasetin bir ilim olarak konularını, kanun koyucunun özelliklerini ve kanun koymanın usullerini ve vahyi bilginin buradaki yerini analiz eder.

Bu durumda, genellemelere giderek çoğulcu ve özgürlükçü bir yapı elde edeyim derken, hedef kitlesi, muhafazakâr, dinî ve millî değerleri önceleyen insanların çoğunlukta olduğu bir gazetede, mille(t) teriminin böyle tahrifinin tutarlığı nedir? Çünkü Bediuzzaman Said Nursî’nin verdiği mücadeleyi, onun dinî ve metafizik değerlerden arındırılmış seküler, maddeci-pozitivist bilgi, bilim tasavvuru ve bunlar üzerine kurulu medeniyet anlayışına yönelttiği eleştirileri bilenler, unsuriyet ve menfi milliyetçiliği nasıl beslediğini, sorunun “Müsbet milliyet” fikrini içselleştirememekten kaynaklandığını bilirler.

MÜSBET MİLLİYETÇİLİK VE DİNDARLIK

Said Nursî, bireysel hırs, heva ve hevesleri körükleyen, ırkçılık (unsuriyet) ve menfî milliyetçilikle kitle katliamlarına yol açan, Avrupa’nın o dönemdeki medeniyetine “Mim”siz medeniyet” der. Sefih ve aşağı niteliklere sahiptir, çünkü fazilet ve hüda üstüne tesis edilmemiştir. Menfaat, heves ve hevâ, güç, kuvvet, rekabet, çatışma ve çarpışma, tahakküm üzerine kurulduğundan olsa gerek, sebep olduğu kötülükler, ortaya çıkardığı iyiliklere baskın gelmiştir. Bu nedenden dolayı “Yeni Said döneminde” mevcut medeniyet ve onun getirilerinden uzak bir hayatı tercih etmekle kalmamış, onun en tahripkâr menfî özelliği olan unsuriyet/ırçılık ve menfî milliyetçiliğe sürekli dikkat çekerek Asya/Doğu toplumlarına taşınmasındaki tehlikeleri engellemeye çalışmıştır. Toplumsal işbirliğinde ırkçılık ve menfi milliyetçilik yerine “râbıta-i dinî ve sınıfî ve vatanîyi” kabul eder.

Nursî, “Müspet milliyet/çilik kavramını ayrıntılarıyla şöyle açıklar: “Hakîki unsuriyete değil, belki dil, din, vatan münâsebâtına bakılacak. Eğer üçü bir ise, zâten kuvvetli bir millet; eğer biri noksan olursa, tekrar milliyet dairesine dahildir.” Bu üç husus, bireysel hırs ve heveslerin tatmini için haddi aşmalara, tecavüzlere engel olup, insanı kamilliğe teşvik eder. Bunun için Hak ve hakikat için ittifak kurmak gerekiyor, erdemli hayat için dayanışma ve kardeşlik hukukunun kurulması gerekir. Ancak bu sayede, yani diğer insanlarla—yardımlaşma maksadıyla- bir araya gelmeleri, dayanışma ve paylaşmayı gerçekleştirmekle tabiatındaki mükemmeliyete ulaşabilir. Bu anlamda her ferdin üzerine düşeni yaptığı toplumlar kâmil/erdemlidirler. Çünkü burada insanlar saadete/mutluluğa ulaşmak ve hayr/iyilik için yardımlaşırlar. Buradaki temel kriter, saadet/mutluluğun salt iyilik/hayr ile elde edileceğidir.

“Nursî’ye göre, Müsbet milliyet”, toplumsal hayatın zorunlu bir ihtiyacı olup, dayanışma ve yardımlaşmayı sağlar. Bundan ortaya çıkacak güç ve kuvvet, İslâm kardeşliğini, birliğini temin ve hizmet eder. Bu vatanın çocukları, Abbasiler döneminden bu yana bin seneye yakın Kur’ân’ın bayraktarlığını yapmıştır. İnanmayanlara karşı izzet ve onur, müminlere karşı alçak gönüllü, merhametli olan ve Allah yolunda cihat eden topluluk (Maide Sûresi: 54.) ayetine göre davranmıştır.

Said Nursî, bu noktada, günümüz anayasa ve kimlik tartışmalarına oldukça önemli katkı sağlayacak bir tespitte bulunur. Türk milleti, Müslüman toplumlar içinde en çok ve en etkili olandır. Dünyanın her tarafında olan Türkler ise, Müslüman’dır. Sâir unsurlar gibi Müslim ve gayr-i Müslim olarak iki kısma ayrılmamışlardır. Nerede Türk tâifesi varsa, Müslümandır. Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler, Türklükten dahi çıkmışlardır—Macarlar gibi. Bu nedenle şu önemli uyarıda bulunur: “Ey Türk kardeş! Bilhassa sen dikkat et! Senin milliyetin İslâmiyetle hemhal olmuş, bütünleşmiştir. Kimliğini İslamiyetten ayıramazsın, eğer ayırmaya çalışırsan mahvolursun.”  (Mektûbât, 309-314)

Bu bağlamda Nursî, unsuriyet peşinde koşan, yani etnik ayrımcılık yapan Kürtlere de şöyle seslenir: “İslâm kardeşliği içinde bana dualarıyla yardım eden Kürdleri de ırkçılık ve menfî milliyetçilik düşüncesine fedâ etmeye çalışanlar, Kürt ismini taşıyan sınırlı sayıda birkaç dinsiz veya mezhepsizdir, onlardan uzak durmak gerekir. Aynı şekilde, Kürtçülüğü besleyen Türkçülükten de uzak durmak gerekir. Çünkü Türkçülük perdesi altına girenler, gerçekte Türk düşmanıdır. Mülhitlere karşı hiçbir cihetle dostluğumuz yok! Çünkü ilhâda giren ve Türkün hakîki bütün mefâhir-i milliyesini taşıyan İslâmiyet milliyesinden çıkmak isteyen adamları Türk bilmiyoruz. Türk perdesi altına girmiş frenk telâkkî ediyoruz! Çünkü, yüz bin defa Türkçüyüz deyip dâvâ etseler, ehl-i hakîkati kandıramazlar.”

Nursî, İslâm milletiyle ebedi ve hakiki bir kardeşlik kuran ve Türk denilen bu vatan ehl-i imanıyla çok yakından alakadar olduğunu, Kur’ân bayrağını dünyanın her tarafında taşıyan ve cihad eden bu vatan evlatlarının asla ve asla İslâm ile iftiharı unutmaması gerektiğini her daim vurgular. Irkçılar, toplumun musîbetzede ve hastalar tâifesidir, onlardan uzak durmak gerekir. Salih ve takvâ sahibi olanlarla birlikte hareket etmek gerekir. (Mektûbat,  407-412) Bunu sağlamak demek, din ve milliyeti özdeş kılmak demektir. Çünkü aralarındaki zahiri fark, itibari ve arizidir.  Hatta “din, milliyetin hayatı ve ruhudur.” Genel hukuk açısından din sevgisi, bağlılığı ve dinle onur duymak (hamiyet-i diniye) esas olmalı. Millet sevgisi ve gururu, din sevgisine hizmet etmeli, onun koruyucusu ve kuvveti olmalıdır. (Hutbe-i Sâmiye, 69) Bu husus oldukça önemlidir, zira günümüzde aramıza önemli bir tefrika olarak sunulan etnik ayrımcılığa düşmemenin yolu ancak böyle olabilir.

Köker’in ilgili yazıda Türklük ve Müslümanlık arasındaki ilişkinin kurgulamasına yönelik eleştiride bulunurken Ermeni “Büyük Felâketi” diye gönderme yaptığı sorun hakkında Said Nursî ne düşünüyor acaba? “Menfi milliyetçilik ile ilgili benzer bir durum Ermeniler ile eşit mi olacağız, onlar bizlere şöyle kötülük yaptılar?” şeklinde yöneltilen bir soru da ortaya çıkar. Buna “Onların hukuklarını koruyamadık, dinimizin gereği adaleti temin edemedik, sonra da istedik, ama gücümüz kalmadı, kendimizi dev aynasında görmememiz gerekir” diye cevap verir. Düşmanlığın sebebi olan baskılar kalkınca, dostluk ve barış eli milliyetlerin izzeti korunarak uzatılmalı, bu milletin saadet ve selâmeti bu ittifakla mümkün olacaktır. Diye devam eder. ”Hem de bizim düşmanımız ve bizi mahveden, cehâlet ağa, oğlu zaruret efendi ve torunu husumet beydir.” Ehl-i kitaba layık oldukları şekliyle davranmamız gerekir. Onlara rencide edeci sözlerle eziyet etmemiz gerekir, çünkü eziyet etmek dinimizce yasaklanmıştır. (Münazarat, 67-69, 71)

MÜSBET, ÖZGÜRLÜKÇÜ VE LİBERAL BİR MİLLİYETÇİ SÖYLEM

Çoğulcu ve özgürlükçü yapıya genelleme ve tek yönlü okumalarla nasıl ulaşılacak anlayamadım? Normatif siyasî bir doktrin olarak milliyetçilik ile kişinin kendini belirli bir kolektif varlığa ait hissetmesi anlamındaki ulusal kimliğin iki farklı olgu olduğunun bilincine vardığımız zaman müsbet, özgürlükçü ve liberal bir millet/çilik söylemi oluşturulamaz mı? Olabilir, eğer bunu başarabilirsek, otoriter ve totaliter ulusalcığın tersine iki noktada özgürleştirici tutuma sahip olunabilir: Milletin kendi kendini yönetmesi ideali ısrarla vurgulanır; ama bunu liberal bir şekilde; yani hükümetin hem anayasal; hem de temsili olmasını savunarak yapar. İkinci olarak bu söylem, her türlü gayr-i hukuki iç/ulusal; hem de uluslar arası baskı ve hâkimiyete karşı bir bilinçlilik durumu oluşturmaya katkı sağlar. İçinde bulunduğumuz coğrafyanın son durumunu da düşününce, dışarıya karşı dirençli olmanın yolunun içeride bütünlük ve yapıcılığı savunan “Müsbet milliyet/çi” bir öğretiye sahip olmanın önemi de açıktır. Bu anlamda, milliyetçiliği, ulusları birbirinden ayıran bir güç olarak görmez, ulusların farklı olmasının dışlayıcılığı (unsuriyeti/ırkçılığı) getirmeyeceğini vurgular. Dolayısıyla “Müsbet, Liberal ve Özgürlükçü Milliyet” söylemi, farklı din, dil ve ırkları ayrıştırıcı bir unsur olarak değil de, ulusal self-determinasyonun barışçı ve istikrarlı bir uluslararası düzenin esası olarak görmek şeklinde tezahür eder.

Sonuç: Dindar Nesil tartışmalarında olduğu gibi, eğitim konularını tartışırken, Nevzat Tarhan’ın  vurguladığı üzere, ‘algıları olgu sanan’ alıngan ve vehimli bakış açılarına dikkat etmek realiteyi görememe ve çarpıtma tutumundan kaçınmak gerekiyor. Çünkü dindarlığa siyasî anlam yüklenerek tartışılması “kindarlığın” artması gibi tehlikeli boyutlara yol açabilir. Eğer bu müzakereleri münakaşaya dönüştürmeden yapabilirsek, “değer eğitimi”ne müspet katkıda bulunabiliriz. Eğitim, “bireyin davranışında olumlu davranışlar meydana getirme” diye tanımlandığına göre, karakter eğitimi amaçlı kavram eğitiminde insanî değerlerin kavramsal olarak çocuklara öğretilmesinde hem aileye hem de devlete düşen görevler var. (http://www.haber7.com/haber/20120206/Karanligin-7-atlisi-ve-dindar-nesil-tartismalari.php, http://www.e-psikiyatri.com/psikiyatri-haberleri/dindar-nesil-tartismalarina-psikolojik-bakis/29395/ ) Eğer eğitim ve öğretimle bireyin davranışında olumlu değişmeler meydana getirmede mânevî değerlerimiz rasyonel, eleştirel ve tutarlı bir şekilde verilmezse, yani devlet kendi üzerine düşeni yapmazsa, işte o zaman din eğitimi ve öğretimi illegal yollarla yapılacak, bu da din(i)darlığı ve gruplar, cemaatler, toplumun diğer kesimleri arasında kindarlığı besleyecektir.


Bu makale 359 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Güvenlik kodu
Yenile

 

Anket

İhlas ve Uhuvvet risalelerini hangi sıklıkta okuyorsunuz?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün624
Dün3989
Bu Hafta15737
Bu Ay57010
Toplam5370995

Sitede şuan 64 ziyaretçi var.


Basit, kısa ve keskin yol

Basit, kısa ve keskin yol

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir. Hedef parça parça, bölüm bölüm anlamak ve kavramaksa Risâle-i Nurların bütünlüğü ve küllî manaları arasında bunu gerçekleştirmek lâzımdır. var addthis_product = 'jlp-1.2'; var addthis_config...

İmanımızı nasıl güçlendiririz?

İmanımızı nasıl güçlendiririz?

“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında “güç-enerji” üretebildiğimiz gibi; imanımızın barajı kalb ve santralı akıl ile diğer duygularımızı çalıştırabildiğimiz oranda imanımızı yükseltebiliriz. Aslında bunun formülleri basittir: * Hangi...

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada intişar eden ağaca benzetmiştir. “Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir” var addthis_product = 'jlp-1.2'; var...

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu kökten gelen yetmişe yakın kelime bulunmaktadır. Hamd kelimesi “medih ve övme” anlamında olup şükürden daha kapsamlıdır. Şu hadis-i şerif de bunu ifade etmektedir: ’’Allah’a hamd...

İmanlı bir hayat ve meyveleri

İmanlı bir hayat ve meyveleri

Bizlere hayali bile zevk veren, kıymetli bir mazhariyetimiz, abidâne geleceğimiz de olabilir. İmanlı-inançlı, İslâmiyetin sınırları ve emir dairesinde ubudiyet-i İlâhiyeye muvaffak olabildiğimiz mertebe ve derecelerde cennete girmek ve cennetten daha leziz olan Cemalullahı görebilmek. Bu ehl-i hizmet için bir gaye ve hedef değilken ihsan-ı İlâhiye boyun eğdirttirecek bir...

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ilişkilerdeki tavrı daima nezih olmuştur. Sünnet ekseninde bir hayat tarzının hakim olduğu yaşantısında öne çıkan hususiyetlerin Bediüzzaman’da sosyal ilişkilerdeki tavrı günümüze ölçü olarak pekâla...

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen insan, imân derslerine hava gibi, su gibi ihtiyaç duyuyor ve dünya hayatının gerilimli, bunaltıcı koşuşturmalarından sıyrılmak için bir vesile temenni ediyor. Kuş cıvıltıları ve baharın rengârenk Cemâl âyineleri...

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi bugün doluyor. Ancak çarpıtmalarla ve yanıltmalarla süreç bir başka boyuta vardırılıyor.İşaretler, Suriye’de de dezenformasyonlarla ve uydurma haberlerle karşılıklı bir tahrikin sürdüğünü;...

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi   “KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR” Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 sayılı Sebilürreşâd’da yazdığı “Kürdler ve İslâmiyet” başlıklı makalede, Kürt Şerif Paşa ile Ermeni Boğos Nubar Paşa'nın Paris’te “Kürdistan” ve “Ermenistan” devletlerinin kurulmasına...

Balkan Coğrafyası da Bediüzzaman’ı Bekliyor

Balkan Coğrafyası da Bediüzzaman’ı Bekliyor

Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği üniversitenin temelini atmasının yüzüncü yılında Saraybosna'da düzenlediği kongre ile gönüllerin fethinin ve manevî cihadın öne çıktığı bu zamanda bu mânâlara önemli bir katkıda bulundu.Balkan Coğrafyası Da Bediüzzaman’ı...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
Hollanda′dan her yıl Türkiye′ye 1 milyon 200 bin turist tatil için geliyor. Türkiye-Hollanda ilişkilerinde sadece turizm değil, ticaret ve yatırım ...
BEDİÜZZAMAN, ortaya koyduğu fikirleriyle Türkiye ve dünya için büyük bir değer. Bediüzzaman, fikirleriyle bugünün insanlarına büyük hizmetlerde ...

Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin

2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...

Kenan Evren'in sanık sıfatıyla mahkemeye çağrılmasını önemli bulan yazar Etyen Mahçupyan 12 Eylül mahkûm edildikten sonra yeni bir anayasanın ...
Hedefimiz öncelikle gençleri ve çocukları sanal bağımlılıktan korumaktır

SANAL BAĞIMLILIK TOPLUMUMUZ İÇİN YENİ BİR TEHLİKE

Teknoloji, çağımızda en ...

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...

Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...

Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...

Risâle-i Nur Enstitüsü’nün Trabzon Temsilciliğince düzenlenen “Bediüzzaman Said Nursî’ye göre İnsanlığın Kurtuluş Reçetesi Kur’ân Medeniyeti” paneli ...

Risâle-i Nurları okumak, anlayarak, mânâlarında zevk ve lezzet huzmelerinin içinde dolaşarak okumak... Bizim için Risâle-i Nurları okumak, okumanın ...

“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...

Bizlere hayali bile zevk veren, kıymetli bir mazhariyetimiz, abidâne geleceğimiz de olabilir. İmanlı-inançlı, İslâmiyetin sınırları ve emir ...

“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...

İkinci zuhur çağının iki ana tecdit çizgisi ve akımı var. Bunlardan birisi Arap alemine has olup İhvan-ı Müslimin hareketidir.

Diğeri de Türkiye ...

Tam da ‘başörtüsü yasağı bitti, bitiyor’ derken İzmir’den yeni yasak haberi geldi. Buna göre, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay ...

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...

Asya’dan Afrika’ya çatışma ve kriz bölgelerinde karışıklık ve kaos devam ediyor. Suriye’deki durum, elbette gündemin üst sırasında. Lâkin sâdece ...

TÜRKİYE Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Muharrem Balcı, alkolün uyuşturucuyla beraber dünyanın en büyük vebası olduğunu ifade etti.

Alkol, dünyanın ...

“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...

DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...

Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...

BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...

Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...

23 Mart Said Nursî’nin Hakk'a yürüdüğü gün, talebeleri bir hafta boyunca her yıl fikirlerini müzakere eden seminerler, konferanslar düzenliyor. Bu ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Risâle-i Nur, “Kur’ân-ı Kerim’de takip edilen maksad-ı aslî; ispat-ı Sani, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet esaslarına cumhur-i nası irşad ve isal ...

Nobel Ödül sahibi ilk Müslüman Prof. Dr. Abdüsselâm, Kur’ân’ın yaklaşık sekizde birinin, inananları tabiatı incelemeye, nihâî gerçeği arayışlarında ...

Kur’ân’ın, medeniyet harikaları, buluş ve keşiflerden “açıkça” bahsetmemesi noksanlık, kusur değil; bilâkis bir hikmettir; yerinde bir uygulamadır. ...

Said Nursi’nin okumuş olduğu fen-bilimleri ile din bilimlerini birleştirdiği, bilimi tevhid bakış açısıyla yorumlayarak bilimin içeresinden Allah’ın ...

Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, maddî ve metafizik âlemde yer işgal ...

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Türkiye genelinde yaz Kur’ân kursları cami ve Kur’ân kurslarında başladı. Adana’da da Müftü İsmail Canbolat, Sarıçam Aksoylar Kur'ân Kursu, ...
Okullar tatil olunca bazı anne ve babalar çocuklarının Kur’ân okumasını öğrenmelerini isterler. Kendileri bilmeyenler Kur’ân kursuna ...
Seçimlerin ardından yaşanan karmaşa devam ederken, Meclis henüz çalışmalara başlayamadı. Bu yüzden de seçim sonrasına bırakılan konular ...
Diyanet-Sen Giresun Şube Başkanı Fethi Karahüseyin, ebeveynlere çağrıda bulunarak, çocuklarını Kur’ân Kurslarına katılmalarını sağlamalarını ...
BAŞŞEHİR'de görev yapan din görevlisi Recai Özsoy, kendi yazdığı ve 150 kilogram ağırlığında, açıldığında eni 3 metre, boyu 107 santimetre olan ...
  • NURDAN KATRELER
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?

Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...

Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...

Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...

Eğer âhiretini seversen, işte sana mühim bir define: Onlara (ana babaya) hizmet et, rızalarını tahsil eyle. Eğer dünyayı seversen, yine onları memnun ...

Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...

Türkçe’ye “peygamber” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça’da iki karşılığı bulunmaktadır; bunlardan birisi “Nebî”; diğeri de, “Resûl”dür. Hem ...

Yeni Said, birçok yönden eskisinden farklı olduğu halde bir kısım eserlerinde “Eski Said’in kafasına” müracaat etmiştir.

Eski Said kafasıyla ...

Kur’ân-ı Kerim, mânâsı, lâfzı, nazmı bakımından mu'cizevî olduğu gibi, muhatabını ikna ederken kullandığı yöntem de beşer takatinin pek üstündedir. ...

Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.

Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...


Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir.

Hedef parça parça, bölüm bölüm ...

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. ...

-Zemin yüzünde çiçek açan genç Saidlerin mektubudur-

Aziz, sıddık, sarsılmaz, çekilmez, yorulmaz kardeşlerimiz,
Nurun fütuhatı bizleri sürura sevk ...

Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...

İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...

Münafıkların çabası ve gizli din düşmanlarının adliyeyi şaşırtıp hükûmeti iğfal etmesi sonucu, 1943 yılı Eylül ayı ortalarında dindarlara ...
ŞÂHİDLERİN beyânıyla, “Meclis sohbet salonu” ya da bugün “kulis” denilen “teneffüs dinlenme- salonu”nda 50- 60 mebus içindeki karşılaşmada önce ...
M. KEMAL’İN de aralarında bulunduğu on sekizi aşkın dâvetle Ankara’ya çağrılan Bediüzzaman’ın Meclis’te merasimle karşılanması, Meclis ...
Ortaya çıkan herbir belge, herbir vesika, Üstad Bediüzzaman'ın eserlerinde ve bilhassa Tarihçe–i Hayat isimli otobiyografisinde yazdıklarını ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

“Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...

Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.

Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...

Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...
ODTÜ Felsefe Bölümünden Prof. Dr. Yasin Ceylan, Radikal İki’deki “İslâm, Nurculuk ve Fethullah Gülen hareketi” başlıklı yazısında (19.04.09) ...
Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı olduğu ...
Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

Bediüzzaman Said Nursî vefatının 52. yıl dönümünde Eskişehir Yeni Asya Temsilciliği tarafından organize edilen konferansta anıldı.


Eskişehir Yunus ...

Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...

Diyarbakır Dicle Kent Yeni Asya Temsilciliği tarafından düzenlenen Bediüzzaman’ı anma toplantısı Diyarbakır Ava Düğün Salonunda yapıldı. Dicle ...
BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin vefatının 52. yıldönümü münasebetiyle İzmit Sabancı Kültür Merkezinde gazetemiz yazarı Şükrü Bulut’un konuşmacı olduğu ...

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kendisini imha etmeye çalışan güçlere meydan okurken, “Ölümüm hayatımdan çok hizmet edecek” diyordu. Gerçekten, hayatta ...

Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.

İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...

Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.

Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...

Tahirî Mutlu, 1900 yılında Isparta-Atabey’de doğdu. Ömrünü iman hizmetinde geçiren Tahirî Mutlu Ağabey 3 Nisan 1977 tarihinde vefat etti. Vasiyetine ...

İnsan hep birileri gibi olmak ister. Elbette Nur’un talebesi de birisini örnek alacaktır kendine. Nurun talebesi, Üstadına en çok benzeyeni örnek ...

Nisan ayı deyince aklımıza Nisan yağmurları gelir. Atalarımız Nisan yağmurlarını “şifa kaynağı” olarak görmüşler. Anadolu’da yağmurun en bol olduğu ...

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ...

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
 
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”

Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...


‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
 
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”

Bazılarının “Kürdî” tâbirinde ...

“Güneşin doğuşu başkadır orada, batışı başka,
Nur erleri orada eriştiler İlâhî aşka,
Sanki izleri hâlâ durur, toprak ve taşta.
Her daim dillerde ...

Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
 
“Kaçın… ...

İmam-ı Gazali’nin Kimya-yı Saadet’ini okurken bazı konular çağrışım yaptı. Büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursî ile benzerlikler arz ediyordu. ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabı, 1950’den sonra talebeleri tarafından hazırlanmıştır.

Tarihçe-i Hayat’ın ...

-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-

İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.
 
Gözlerime inanamıyorum diye ...

Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

Her çağın kendine özgü bir paradigması varsa, her âlimin de kendine özgü bir çağı okuyuş tarzı olmalıdır. Gazali kendi çağını nasıl özgün bir ...
  • KÜLTÜR SANAT
  • EDEBİYAT
  • ŞİİRLER
  • Kitap Bahçesi

DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...

TÜRKİYE’NİN bir çok il ve ilçesinde Risâle-i Nur Enstitüsünün düzenlediği ve Bediüzzaman Said Nursî Haftası çerçevesinde organize edilen anma ...

Her sene Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat yıldönümü vesilesiyle düzenlenen “Bediüzzaman Haftası" kapsamında, İstanbul Yeni Asya Hanım Okuyucuları, 24 ...

ROTTERDAM İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, vefatının 52’nci yıldönümünde, Bediüzzaman Said Nursî’nin kardeşliğe verdiği önemi ...

ÇORUM Yeni Asya temsilciliği tarafından Bediüzzaman Said Nursî’yi vefatının 52. yıldönümünde anmak üzere organize edilen "İnsanlığın Kurtuluş ...
Bir düşünelim, bir bakalım hele. Dün neredeydik, bugün nerede… Zelzele günlerini hatırlayalım. Daha da gerisine, gidebildiğimiz yere kadar ...
Hayat yeniden başlıyor her sabah. İnsanlar yollara dökülüyor her sabah. Ne kadar garip bu an; her şey, her yer. Bulutlar sanki tanıdık, bildik ...
İnsan şükür için yaratılmış.

Şükrün ne olduğunu bilen insanlar, Rablerine doyasıya şükretmek için ille de insanın başına pek seyrek olarak ...
“Ol âlem fahri Muhammed nebiler serveridir
Ver salâvat aşk ile, ol günahlar eridir”
Yunus Emre

Essalâtü ve’sselâm aleyke yâ Rasulallah…
Susmak, konuşmaktır. Susmak, düşünceler kitabının, konuşmak bölümüdür.
Susmak, derin bir sükût, uzun bir sükûttur.

Zihnimizde bağırışlar ...

Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.

İmanın ...

Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...

Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,

Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...

Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten

Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...

Boş durmuyor, yine iş başında birileri,
Topladılar başlarına cinleri, perileri,
Gözlerine batıyor adeta Nur Risâleleri,
Bozmaya çalışıyorlar, bazı ...

Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...