Anasayfa Said Nursi Said Nursi kimdir?
SAİD NURSİ KİMDİR?
Bediüzzaman’ın babası Sofi Mirza’nın nesli Yazdır e-Posta
Mehmet Selim Mardin tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 05 Mayıs 2014 22:59

altHayatını çiftçilik ve hayvancılıkla geçiren, kendi halinde ehl-i takva olan Bediüzzaman’ın babası Sofi Mirza’nın yetiştirdiği evlâtlarından, kendisinin ne kadar ilme ve âlime değer verdiğini anlamak mümkün.

Büyük bir takva sahibi olan Sofi Mirza’nın en büyük özelliği hak hukuk konusunda ve haram helâl ayrımında büyük bir titizlik ve hassasiyete sahip olmasıydı. Ayrıca mütevaziliği ve insanlara karşı olan alçakgönüllülüğü hayatının vazgeçilmez prensibi idi. Kendisi âlim olmadığı halde cinsiyet farkı gözetmeden bütün çocuklarını iyi bir medrese eğitimine teşvik etmiş ve bu sayede âlim bir aileye sahip olmuştur. Doğum tarihi konusunda her hangi bir bilgiye sahip olamadığımız Sofi Mirza’nın 1920 yılında vefat ettiği bilinmektedir. Eşi Nuriye hanım da takvada beyinden geri olmadığı gibi, yetiştirdiği çocuklarına verdiği tesirli derslerle, çocuklarının eğitimine büyük katkıları olmuştur.

Bu mübarek ailenin yaş sırasına göre çocukları, 1. Dürriyye, 2. Abdullah, 3. Said (Bediüzzaman), 4. Mehmed, 5. Abdülmecid, 6. Hanım ve 7. Mercan’dır.

Bazı araştırmalarda Dürriye’den sonra Hanım’ın adı geçiyorsa da resmî nüfus kayıtları incelendiğinde Hanım’ın Molla Mirza’nın altıncı çocuğu olduğu görülecektir.

Sofi Mirza ailesi, soyadı kanunu çıktıktan sonra nüfus tescilleri “Okur” soy ismi ile kayıtlara geçirilmiştir.

altSırası ile Sofi Mirza’nın ailesi ile ilgili elde edebildiğimiz bilgileri aktaralım:

1- Dürriye: En büyük kız evladı olan Dürriye’nin doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili bir bilgiye henüz ulaşılabilmiş değiliz. Nüfus kayıtlarının harf inkılabından sonra ciddi anlamda işlenemediği, bu yüzden bir çok veriden mahrum kaldığımızı belirtelim. Dürriye hanımla ilgili bilebildiğimiz, Bediüzzaman’ın Rus Harbi’nde şehid düşen yeğeni Ubeyd’in annesi olduğu ve Birinci Cihan Harbi’nden evvel Nurs deresine düşerek şehiden boğulduğudur.

2- Abdullah: Âlim ve fazıl bir zat olan Molla Abdullah’ın doğum tarihi ile ilgili bir bilgi yoktur. Ancak vefat tarihi 1914’tür. Bediüzzaman’ın yeğeni ve manevi evladı ve talebesi olan merhûm Abdurrahman’ın babasıdır. Abdurrahman dışında Bedia adında kız çocuğunun olduğu da biliniyor. 1902 doğumlu olan oğlu Abdurrahman, M. Kemal’in halasının torunu olan Hatice hanımla evlenmiş ve Vahdet Suat adında 10.08.1928 tarihinde tek erkek evlâdı olmuştur. Hanımı Hatice hanım ikinci evladının doğumu esnasında bebeği ile beraber vefat etmiştir. Sipahioğlu soy ismini alan Abdurrahman Nursî’nin oğlu Vahdet Suat karikatürist ve ressamlık yapmış olup, halen Ankara’da hayatını geçirmektedir.

3- Said: Risale-i Nur Külliyatı adlı Kur’an tefsirinin müellifi olup Bediüzzaman lakabıyla bilinen Said, 1878 yılında Nurs köyünde doğdu. Hayatını iman ve Kur’an hizmetine verdiğinden dolayı evlenmedi. Bekâr olarak 23 Mart 1960 tarihinde Şanlıurfa’da vefat etti. Nüfus kayıtlarında soy ismi Okur diye geçmiş ise de bu soy ismini hiç kullanmadı. Köyün adına izafeten Nursî soy ismi ile tanındı.

4- Mehmed: Mirza Efendi’nin bahtiyar evlâtlarından birisi de, dördüncü çocuğu olan Mehmed Okur’dur. Bediüzzaman Hazretleri’nin bir küçüğüdür. İsmi Muhammed veya Mehmed olarak anılır. Resmiyette Mehmet’tir. Fakat ona hep Muhammed denilmiştir. Molla Muhammed, Nurs köyünde yıllarca imamlık yapmıştır. Âlim ve fâzıl bir zattır. Fizikî olarak kısa boylu, sakallıdır. Güzel bir yazıya sahiptir. Tahsilini doğunun medreselerinde yapmış, akabinde yıllarca halkı iman ve Kur’ân hizmetleriyle tenvir etmiştir.

Mehmet Okur, evlenmiş fakat hiç çocuğu olmamıştır. Çocuk hasretini, Zübeyir isminde birini evlâtlık alarak dindirmiştir. Zübeyir, aslında Rus ve Ermenilerin Birinci Cihan Harbi’ndeki işgalleri sırasında o yörelerde kalan bir çocuktur. Zübeyir, o yıllarda İslâm’a girerek Müslüman olur. Mehmet Okur 1879 Nurs doğumlu olup, 26.02.1950 tarihinde vefat etmiştir.

5- Abdülmecid: Sofi Mirza Efendi’nin yaş sırasına göre beşinci çocuğudur. Bediüzzaman’ın küçük kardeşidir. Hanedanın diğer mümtaz fertleri gibi, Abdülmecid Efendi de âlim, fazıl, alçakgönüllü ve son derece tevazu sahibidir. 1884 yılında Nurs köyünde dünyaya gelir. Tahsilini şarkta yapar. Vanlı Şeyh Gazali Efendi’nin torunu Rabia hanımla evlenir. Bu evliliklerinden biri kız olmak üzere beş çocuğu olur. Çocuklarının isimleri, yaş sırasına göre şöyledir: Selahaddin, Fuad, Nihat, Suat, Saadet.

Selahaddin, Abdülmecid Efendi’nin ilk çocuğudur. Küçük yaşlarda vefat etmiştir.

Fuad, Abdülmecid Efendi’nin ikinci çocuğudur. Yüksek Ziraat Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi iken, 11 Haziran 1944 tarihinde vefat etmiştir. Abdülmecid Efendi, oğlu Fuad’ın genç yaşta vefatına çok üzülmüştür. Bu nedenle, biricik oğlunun hasretiyle, onun anısına “Fuadiye Risâlesi” ismini verdiği bir manzum eser yazmıştır.

Suad, 1929’da doğmuştur. 4 Ekim 1993 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Amcası Said Nursî’yi hayatta iken Emirdağ’da ziyaret etmiştir. Polis memurluğundan emekli olmuştur. Çocuklarından üçü hâlen hayattadır. Bunlardan biri Seyda Ünlükul’dur.

Abdülmecid Efendi’nin Nihat ismindeki mahdumu 1925 doğumlu olup genç yaşında 1957 yılında dar-ı bekâya irtihal etmiştir. 1932 doğumlu Mukaddes Türkan hanımla evlenmiş olup, bebek yaşlarında olan Nuriye Mukaddes ve Muzaffer Nahide adlı kızları da vefat etmişlerdir.

Abdülmecid Efendinin son çocuğunun ismi 1940 doğumlu Saadet’tir. İlkokul öğretmenliğinden emekli olup halen Konya’da ikamet etmektedir.

Sofi Mirza’nın en çok çocuğa sahip olan beşinci çocuğu olan Abdülmecid, adının Türkçe karşılığı olan “Ünlükul” soy ismini almıştır.

6- Hanım: Sofi Mirza’nın “Hanım” ismindeki kız çocuğunun büyük ve meşhur bir âlime olarak yetiştiği rivayetler arasındadır. Bu merhûme hanım, Birinci Cihan Harbi’nden evvel, Molla Said isminde âlim bir zâtla evlenmiş, bilâhare 1913 senesinde Şeyh Selim veya Bitlis Hadisesi ismiyle meşhur “Hürriyet’in İlânı”na karşı hükümete isyan edenlerin arasında bu Molla Said’in de ismi karışmasıyla, kocasıyla birlikte Şam’a hicret etmişlerdir. Şam’da çok talebesi olan Molla Said Efendi ders okuturken, takıldığı çetin mes’eleleri, perde ve hicap arkasında oturan hanımı, âlime Hanım’a sorarmış. O ise hiç duraklamadan hemen mes’eleyi çözer, cevap verirmiş, diye hâlen Şam’da hayatta olan Bitlisli Molla Abdulazîz Efendinin hatıralarında geçer.1

Hanım’ın resmî nüfus kayıtlarına göre doğum tarihi 1890 olup, 1945 tarihinde Mekke-i Mükerreme’de tavaf ederken vefat etmiştir.

7- Mercan: Sofi Mirza Efendi’nin yedinci ve son çocuğu Mercan’dır. Mercan, Nurs doğumludur. Feke İbrahim denilen bir şahısla evlenmiştir. Evlendiği bu zatın da çok dindar ve iyi bir insan olduğu anlatılır. Mercan Hanım’ın, Feke İbrahim’den bir kız ve bir erkek olmak üzere iki çocuğu olmuştur.  Mercan’ın kızının hayatta olan yedi torunu vardır.2 Mercan’ın doğum ve vefat tarihleri bilinmemektedir.

Sofi Mirza’nın nesline resmî makamlarca verilen “Okur” soy ismini kullanan hiç kimse kalmadı. Sadece Abdülmecid Nursî’nin Ünlükul soy ismi ile Molla Abdullah’ın torunu olan Vahdet Suat’ın kullandığı Sipahioğlu soy ismi kullanılmaya devam ediliyor.

Sonuç olarak; Sofi Mirza’nın nesli, Molla Abdullah ve Abdulmecid Nursî’nin nesilleri ile sürdürülmektedir. Bir tevafuk eseri olarak her iki nesil “Suat” ismi ile devam ediyor. Abdulmecid Nursî oğlu Suat ile Molla Abdullah’ın torunu Vahdeti Suat. Suat’ın kelime anlamı, mutlulukla, saadetle ilgili; mutlu anlamlarına gelmektedir ki bunun da kısaca karşılığı Said’dir.

KAYNAKLAR:
1- Mufassal Tarihçe-i Hayat, Abdülkadir Badıllı, sh. 73
2- Mustafa Öztürkçü, Yeni Asya, 03. 04. 2008


 
Bediüzzaman Yazdır e-Posta
M. Ali Kaya tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 26 Nisan 2014 08:29

Yıl 1908.

Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı olan İstanbul’a geliyor. (Eski Said Dönemi Eserleri, 2012, s.19.)

•Padişah Halife Sultan Abdülhamid’e nasihat ediyor.

•Ayasofya’da ulemaya ders veriyor.

•Osmanlı’nın doğu politikasını eleştiriyor ve yol gösteriyor.

•Osmanlı devletinin “Eğitim Politikasını” eleştiriyor ve yol gösteriyor.

•İstibdadı eleştiriyor, hürriyet ve meşrûtiyeti savunuyor, içini dolduruyor.


 
1923-50 arası ve 1950 sonrası Bediüzzaman’ın tavrı Yazdır e-Posta
Orhan Dindar tarafından yazıldı.   
Salı, 04 Şubat 2014 23:30

İstiklâl Mücadelesini yürüten Birinci Büyük Millet Meclisi, Nisan 1923’de seçim kararı alarak dağılmıştır. Yapılan seçimlerden sonra, Ağustos 1923’de İkinci Büyük Millet Meclis toplanmış ve artık, 1950 yılına kadar devam edecek olan Tek Parti tahakkümüne giden sürece girilmiştir. Bediüzzaman’ın siyasetten tamamen alâkasını kestiği bu dönemdeki tavrını, 1930’lu yılların başında ifâde ettiği ve o dönemdeki siyasî yapının karakterini de ortaya koyan aşağıdaki cümleler özetlemektedir:

“Siyâsete giren ya muvâfık olur veya muhâlif olur. Eğer muvâfık olsa, mâdem memur veya mebus değilim, o halde siyâsetçilik bana fuzûli ve mâlâyâni bir şeydir. Eğer muhâlif siyâsete girsem, ya fikirle veya kuvvetle karışacağım. Eğer fikirle olsa, bana ihtiyaç yok; çünkü mesâil tavazzuh etmiş, herkes benim gibi bilir. Beyhûde çene çalmak mânâsızdır. Eğer kuvvet ile ve hâdise çıkarmak ile muhâlefet etsem, husûlü meşkuk bir maksat için binler günaha girmek ihtimali var. Birinin yüzünden çoklar belâya düşer.”1


 
Bediüzzaman nasıl bir muallimdir? Yazdır e-Posta
Mehmet Tosun tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 08 Ocak 2014 21:41

“Asırlar geçti, birer birer söndü meşaleler. İrfan asâletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk; kültür. Genç kuşaklar, Batı’nın bit pazarlarından ithal edilmiş bu hazır elbiselere küçümseyerek bakıyor. Hoca öğretmen oldu, talebe öğrenci. Öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öğretmez, yetiştirir, aydınlatır. Öğrenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan” diyen Cemil Meriç bizlere bir bakıma hoca nedir, öğretmen nedir, talebe nedir gibi sorulara güzel bir üslâpla cevap vermiştir. (Bu Ülke, s.100)

Üstad Bediüzzaman gerçek bir eğitimcidir. Talebeleri de ilme talip olmaları cihetiyle de gerçek birer talebedirler. Çünkü eğitimde, “gönüllülük” esastır. Bu gibi birçok eğitim ilkelerini Bediüzzaman Hazretleri bizlere göstermiştir.


 
İstanbul’u işgal eden İngiliz başkumandanı ve Bediüzzaman Yazdır e-Posta
Baki Çimiç tarafından yazıldı.   
Pazar, 10 Kasım 2013 22:30

Bediüzzaman Hazretleri’nin İngilizlere karşı verdiği mücâhede ve İngiliz’in İstanbul’u işgâl ettiğinde onların cebbâr kumandanına karşı göstermiş olduğu kahramanlık ve şecâat Risâle-i Nur satırları içersinde mevcuttur. Hatta Hutuvat-ı Sitte eseri ile matbuât lisânıyla İngilizlerin altı desîsesini deşifre ederek bütün planlarını bozmuştur. Ancak bu İngiliz cebbâr kumandanın kim olduğu ismen zikredilmemiştir.


 
Bediüzzaman’ın boyun eğmediği ‘dört kumandan’ Yazdır e-Posta
Baki Çimiç tarafından yazıldı.   
Pazar, 03 Kasım 2013 23:25

Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatında birçok kumandan, paşa, hoca, şeyh, müdde-i umûmî, vali, asker, hâkim, muallim ile sayısız insan vardır. Bunların bir kısmı kendisine dostâne davranırken, bir kısmı ise adavetkârâne tavır göstermiş ve muameleler yapmışlardır.

O, şahsına yapılan muamelelere asâyişi muhâfaza ve müsbet hareket düsturları içerisinde sabır içinde metânetle dayanırken, dâvâsı ile ilgili muamelelerde şecâatini ve kahramanlığını her zeminde göstermiştir. Son dersinde de: “Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım, birçok hadiselerle sabit olmuş. Meselâ, Rusya’da kumandana ayağa kalkmamak, Divan-ı Harb-i Örfîde idam tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suallerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi, dört kumandanlara karşı bu tavrım, tahakkümlere boyun eğmediğimi gösteriyor”1 diyordu.


 
Bediüzzaman, hakikî hürriyet ve cumhuriyet Yazdır e-Posta
Ahmet Demirdöğmez tarafından yazıldı.   
Cuma, 01 Kasım 2013 22:36

Türkiye yüz beş yıllık meşrûtiyet, doksan yıllık da cumhuriyet geçmişi olduğu halde henüz tam hürriyet ve cumhuriyete sahip olmuş değildir. Birinci Meşrûtiyeti saymazsak 1908’de ilân edilen İkinci Meşrûtiyet ve 1923 yılında kabul edilen Cumhuriyet bunca yıla rağmen isim ve resimden öteye gidememiş, içi doldurulamamıştır. Yani bir türlü hakikî meşrûtiyete, hürriyete ve günümüzdeki karşılıklarıyla demokrasiye ve cumhuriyete geçilememiştir.


 
Bende-i Şâh-ı Merdân Yazdır e-Posta
Baki Çimiç tarafından yazıldı.   
Pazar, 20 Ekim 2013 22:38

Bir önceki yazımız olan “Bediüzzaman Hazretleri’nin İsim ve Unvanları” ile ilgili birçok mesaj aldık. Her bir isim ve unvan ile ilgili ayrı bir çalışma yapılması gereği de vardı bu mesajlarda. İnşâallah dedik ve duâ hükmünde kabul ettik. Bu yazımızda “Şâh-ı Merdân ve Bende-i Şâh-ı Merdân” unvanları üzerinde durmak istedik. Şunu hassaten belirtmek isteriz ki; Bediüzzaman Hazretleri hakkında yazarken çok dikkatli olmalıyız. Üstâd Hazretleri’nin şahsı ve dâvâsı için yaptığımız araştırmalarda bilgi, belge, kaynak ve basılı evrakları bulmalı ve net ifadeler kullanmalıyız.


 
Bediüzzaman Hazretleri’nin isim ve unvanları Yazdır e-Posta
Baki Çimiç tarafından yazıldı.   
Pazar, 13 Ekim 2013 20:22

O, Garîb ve Bedîi bir insandı! Eşsiz ve güzel bir adamdı! Hak bildiği dâvâsında tavizsiz bir kahramandı! Asra ve asırlara meydan okuyan, hak ettiği unvanlarını tarîhe yazdıran ender bir şahsiyetti. Savaş meydanlarında korkusuz bir cengâver, şecaât sahibi bir komutandı! İlmi umman bir âlim; asrımızı ve gelecek istikbali yazdığı Kur’ân reçetesi ile nurlandıran bir müceddiddi. Tam ve dâimi bir Üstâddı. “Hem en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem mehdi, hem mürşid, hem kutb-u a’zam”1 olarak bilinen bir zât-ı nuranîydi. Ve “siyâset âleminde, diyânet âleminde, saltanat âleminde, cihad âlemindeki çok dairelerde icraatları”2 olan Mehdi-i Âhirzamandı.


 
Bediüzzaman’ın hakikî üstadı Kur’ân’dır Yazdır e-Posta
Baki Çimiç tarafından yazıldı.   
Pazar, 06 Ekim 2013 20:11

Artık gün geçmiyor ki basında ve sosyal medyada Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri ve Risâle-i Nur hakkında bir yazı ve yorum yazılmasın, fikir beyan edilmesin.

Bundan bir cihetle memnun oluyoruz. Asrımızı ve istikbâli, özellikle hayatta olduğu zamanda fikirleriyle ve eserleri olan Risâle-i Nur Külliyatı ile sarsan ve meşgul eden Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri, vefatından sonra da sarsmaya ve meşgul etmeye devam ediyor. Çünkü O, “mevtim, hayatımdan fazla o hizmete vasıta olur ümidini besliyorum” demişti. Ehl-i dalâlete de “Ben rahmet-i İlâhiyeden ümîd ederim ki, mevtim hayâtımdan ziyâde dine hizmet edecek ve ölümüm başınızda bomba gibi patlayıp, başınızı dağıtacak. Cesaretiniz varsa ilişiniz. Yapacağınız varsa göreceğiniz de var.” diyerek haykırmıştı. Ve aynen dediği gibi olmuş ve de olmaya devam ediyor. Üstâd Bedîüzzamân Hazretleri  “Kur’ân’ın sönmez ve söndürülmez mânevî bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya isbat edeceğim ve göstereceğim!” dedi ve bu hâl hâdisat-ı âlemce bizzat ispat edilmiş oldu.


 
Said Nursî ve milliyetçilik Yazdır e-Posta
Ahmet Yıldız tarafından yazıldı.   
Cuma, 06 Eylül 2013 00:00

Kavramsal ve Tarihî Çerçeve

Milliyetçilik, Hıristiyan Batı toplumlarının “modernleşme” sürecinde ortaya çıkan ve sanayi toplumunun üretim ve tüketim kalıplarıyla, matbaa kapitalizminin tetiklediği kitle iletişiminden beslenen bütüncül bir ideoloji ve siyasî akımdır. Dinî bağlanmanın aslî aidiyeti oluşturduğu modern-öncesi toplumlarda, dinin sahip olduğu bütünleştirici ve meşrûlaştırıcı fonksiyon, modern dönemde seküler bir din niteliğine bürünen milliyetçi tasavvur1 ve ideoloji tarafından sağlanmaktadır. Bu niteliğiyle milliyetçilik, seküler/bu dünyacı bir varoluş tasavvuruna dayanan, bilgi ve moral anlayışını ulusal aidiyet ve ulusal çıkar ekseninde tanımlayan bir doktrindir. Devletler arası düzenin ulus devletlerden oluşmasını veri olarak alan milliyetçi söylem, ulusaltı ve üstü hamiyyetlerin ulusal hamiyete hadim olmasını şart koşar.


 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 4
 

Anket

Arap baharı sizce bir demokrasi / hürriyet hareketi midir yoksa bir devrim midir?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün4631
Dün15815
Bu Hafta44157
Bu Ay267382
Toplam13112186

Sitede şuan 312 ziyaretçi var.


Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu ve Risale-i Nur

Bilgi toplumu nedir, Risale-i Nur, Müslümanları “bilgi toplumu” haline getirmek için nasıl bir metot uyguluyor? Bilgi toplumu şöyle tarif ediliyor: Temel üretim faktörü bilgidir. Bilginin işlenmesinde, depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojileri baz alınır.Bilgi toplumunun temel unsurları okumak, araştırmak, incelemek, haberdar olmak, bilgi üretmek, bilgi almak,...

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya’nın mücadelesi demokrasinin önünü açıyor

Yeni Asya 45 yıldır iman hizmetiyle hürriyet mücadelesini birlikte ve iç içe götürürken, önüne çıkarılan engelleri aşmak için hukuk zemininde ortaya koyduğu gayretlerle Türkiye’nin antidemokratik yasa ve uygulamalardan adım adım kurtulmasına da çok önemli ve tarihî katkılarda bulundu. Meselâ onyıllar boyunca Nurcular başta olmak üzere dindarlara karşı...

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

İman hizmeti ve hürriyet mücadelesi

Risale-i Nur hizmeti, asıl gündemi ve hedefi olan imanları tahkim ve takviye noktasındaki tahşidatını sürdürürken, aynı zamanda verdiği mücadele ile gerçek bir hürriyetin de önünü açıyor. Bu yönüyle, iman hizmeti ve demokrasi mücadelesi iç içe geçmiş olarak yürüyor.Bediüzzaman’ın bir taraftan iman hakikatlerini anlatırken, diğer taraftan meşrûtiyet,...

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Bediüzzaman’ın “bir reyi var”; varis ağabeylerin kaç reyi var!

Risale-i Nur’u okuyor diye hüsn-ü zanda bulunduğum, bir bakanlıkta genel müfettiş olarak çalışan kadim bir dostumla karşılaştım. İlk sözü: “Ah, Yeni Asya’cı kardeşim! Nasıl bu hataya düştünüz!” demesin mi gülerek!Biz de, Risale-i Nur’un siyaset meydanlarında istismarı, münafıkane bandrol yasağı ve devletleştirilmek istenmesi, “menfaat üzerine dönen...

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Meşveret heyeti ikna etmek zorunda değil

Bazı kardeşlerimiz, İstişare heyetinin, cemaat fertlerini bile ikna edemedikleri ileri sürerek, aldığı kararların geçersiz olduğunu ima eden mesajlar gönderiyorlar. Şûrâ, yani, istişare heyeti, ferdi ikna etmek zorunda değildir. Ancak fert, meşveretin, şûrânın aldığı kararlara-muhalif de olsa, hatta kararlar yanlış da olsa uymak zorundadır.Meşveretin esası,...

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bediüzzaman’dan ezber bozan duruşlar

Bizler, içtimâî ve siyâsî hayatın çalkantılarında boğulmamak için Risale-i Nur prensipleri doğrultusunda meşveret ile hareket ederek, harekâtımızı şahs-ı mânevî ruhu ile teyid edip yerine getiriyoruz. Neticesini de Rabbimize bırakıyoruz. Öncelikle bir kaç sual ile girmek istiyorum? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kendisini tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir...

Avrupa’nın genç fatihleri

Avrupa’nın genç fatihleri

Bir haftayı aşkın son Avrupa seyahatimiz esnasında yeni bir fütûhâtın, sevindirici yeni bazı inkişafların farkına vardık: Temiz fıtratlı Müslüman gençlik, aslî dâvâsına tam sahip çıkıyor; bu misyonunu, hâl ve kàl diliyle âleme ilân ve ispat ediyor.Mevcut hâl ve gidişat, Üstad Bediüzzaman’ın bir asır evvel söylemiş olduğu “Avrupa, bir İslâm devleti...

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bayram, Gazzeli çocukların da hakkı

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ve huzurlu olur ve olsun.Ne yazık ki bazı senelerin bayramı buruk yaşanıyor. İslâm dünyasının, din kardeşlerimizin ve insanlık ortak noktasında buluştuğumuz başkalarının katliâma maruz kaldığı bir vakitte, gerçek...

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

“Hüsn-ü zan, adem-i itimat” Bediüzzaman’a mı ait?

Elbistan’dan Ruhi Pak kardeşimiz, “Bediüzzaman’ın diye naklettiğiniz ‘hüsn-ü zan, adem-i itimat’ sözünü Risale-i Nur’da bulamadık. Siz kaynağını bulabildiniz mi?” diye sordu.Bu söz Bediüzzaman’ın değil, “Nurun kumandanı, Nur’un kahramanı” şeklinde tanımladığı talebesi Zübeyir Gündüzalp Ağabeye aittir. Acaba o söz, Üstad’ın basılmamış...

Osman Kurnaz

Osman Kurnaz

Ahlen, Almanya’ya giden her okuyucumuzun mutlaka uğradığı orta büyüklükte şirin bir kasaba, ama ülkedeki Nur hizmetinin en önemli merkezlerinden biri. Çoğunluğunu yakındaki maden ocağında çalışan, ama aralarında kendi işlerini kuranların da bulunduğu Türklerin oluşturduğu Nur talebeleri, burayı olduğu gibi Almanya’yı da nurlandıran manevî hizmetlere imza...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER

Ben, cemaatlerin toplumsal bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Cemaatler dinin o toplumda yaşanabilmesi için oluşmuş yapılardır; bunlar bir ihtiyaca ...

Gördüğü bir afişle Risale-i Nur’u ve Yeni Asya gazetesini tanıyan Ahmet Özünver, sonrasında yaşadığı güzel değişimleri bizlerle paylaştı.

Van ilimizin ...

Mavi Marmara Gemisi’ne İsrail’in saldırması sonrası çıkan tartışmalar acaba yeni mi? Yoksa bölgede gerçekleşen güç yarışının ve çatışmasının net ...

28 Şubat′ta yaşadığı baskı ve zulümleri kaleme aldığı Başörtüsüne Özgürlük Yolunda-Görülmüştür adlı kitabında anlatan yazar-aktivist Hüda Kaya, ...

40 YILLIK OKUR VE YAZARIMIZ ABDİL YILDIRIM: Abdil Bey, Yeni Asya’nın kırkıncı yılında, kırk yıllık Yeni Asya okuyucuları ile röportaj yapılması ...

Risâle-i Nur; Kur’ân ve hadîsin ihtiva ettiği bütün ilim dallarında söz sahibidir. Tefsir, hadîs, kelâm, fıkıh, tasavvuf, ahlâk, psikoloji, sosyoloji ...

Son yıllarda terhis belgesini alarak berzah âlemine intikal eden Nur kahramanları kafilesi, yeni katılımlarla ebed yolculuğuna devam ediyor. Bunların ...

Arabadan ses gelince kulak veriyor, tıkırtısını dikkate alıyor, çizilince çiziğini gideriyor, yıllık periyodik bakımlarını yaptırıyorken; kalbimizden ...

Gazetemizin 45. yılını 45 plâkalı ilde kutlamak güzel bir tevafuk olmuştu. Kısa süren bir yolculuktan sonra programımızı ifa edeceğimiz salona ...

Pazar Gençlik Grubu, 1994-1995 yıllarında, kıymetli eğitimci Sedat Beyin amcası olan Mustafa Beyin, ‘Hocam benim bir yeğenim var. Üniversite okumak ...

Bir hadis-i şerifte “En üstün cihad, zalim hükümdara karşı hakkı söylemektir” buyuruluyor. Bu hadis-i şerifi referans alarak Bediüzzaman ...

Hepimizin başındaki kendi ellerimizle büyütüp besleyip taçlandırdığımız dünya meşgaleleri, eğer meşrû daire ve yollarda olmazsa başımıza belâ olur. ...

Bediüzzaman hürriyet meselesine de müsbet yaklaşır. Onu, olumsuz işlerde tamamen serbestlik olarak görmez. Öncelikle hürriyeti, “imanın bir ...

Bir çift gözün bu yazıdan bir beklentisi olduğunu hissediyor gibiyim. Sevgili okur, küçükken doktor olma hayalim olmamıştı benim. Bu yüzden olmadığım ...

Allah'ım! Kur'ân'ı akıllarımızın, kalblerimizin, ruhlarımızın nuru ve nefislerimizin de mürşidi yap. Âmin

Mesnevi-i Nuriye, Katre, s. 65

Kalbim bir ...

Bir Ramazan ayını daha oruçla ihya etmeyi nasip eden Allah’a hamd olsun. Ömrü olanlar bugün bayram edecek. İnşallah her günümüz bayram gibi sevinçli ...

Japonya'da dün sabah meydana gelen 8.9 büyüklüğündeki depremin sebep olduğu dev dalgalar, ülkenin kuzeydoğu kıyılarını vurdu. Şiddeti konusunda ...
İslâm âleminin genel gidişatını ve yakın gelecekteki tablosunu Türkiye üzerinden görmek ve okumak mümkün.

Arap dünyasının gidişatını ve yakın ...
İSVİÇRE'DE halk oylamasıyla minarelere yasak getirilmesinin ardından, Danimarka’da da her 3 kişiden 2’sinin camilerde minareye karşı olduğu ...

Temeli geçtiğimiz yıl atılan Nepal’deki Said Nursî Medresetüzzehra Camii’nin inşaatı devam ediyor.

Ankaralı bağışçıların katkılarıyla Nepal’de inşa ...

İsviçre’nin Schaffhausen şehri, geçen hafta sonu fevkalade bir sıradışılığına şahit oldu. İsviçre’de Müslümanların Bediüzzaman adına yapılan çağrıya ...

Almanya’da cumhurbaşkanı adayı konusunda, eski Doğu Almanya’da (DDR) insan hakları savunucusu olarak faaliyet göstermiş olan Joachim Gauck üzerinde ...

Hessen Eyaleti İçişleri Bakanlığı, söz konusu testle Alman vatandaşı olabilmek için gerekli kriterleri ortaya koydu.

İslâma ve Bediüzzaman Said Nursî’ye olan ilgisi ile tanınan, Cevşen âşığı Vatikan eski Türkiye Temsilcisi Georges Marovitch, tedavi gördüğü Özel ...
İngiltere’de Müslüman toplumun nüfusu, toplumun diğer kesimlerine göre 10 kat daha hızlı artıyor. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi rakamlarına göre, ...
  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Her işin bir ehli vardır. Her ehil adamın yaptığı işlerde muvaffakiyeti vardır. Her yapılan işten, her muvaffak olunan fiillerden bir zevk, bir ...

Kur’ân-ı Kerîm nazil oluyordu. Peygamberimiz (asm) onu yazdırmak ve neşretmek vazifesi ile mükellefti. Ama ne var ki “Ümmi Peygamber” olduğu için ...

Nur derslerinin saff-ı evvel muhatapları arasında yer alma mazhariyetine nail kılınan bahtiyarlardan biri de Emekli Yüzbaşı Refet Barutçu. ...

Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, metafizik âlemde yer işgal eden her ...

Her insanın yapısında, şahsiyetinde, nefsinde birtakım olumsuz özellikler olabileceği Kur’ân’da, “...Nefisler ise ‘kıskançlığa ve bencil tutkulara’ ...

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

DİN Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından İmam Hatip Liseleri arasında düzenlenen ‘Hafızlık, Kur'ân-ı Kerim ve Ezan Okuma Yarışması’nın Antalya İl ...

Ramazan ayı sebebiyle Rusya’nın başşehri Moskova’da 7’nci Uluslararası Kur’ân-ı Kerim okuma yarışması düzenlendi. Yarışmada birinciye 60 bin ...
Hattat Hüseyin Kutlu’nun hat san'atıyla 5 yılda yazdığı Kur'ân-ı Kerim, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun da katıldığı bir eprogramda ...
Kur’Ân-i Kerim okumak için önlerine çıkan ‘engeli’ aşmaya karar veren görme engelliler, İstanbul ...

DİYANET İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye’nin dört bir yanında bulunan erkek Kur’ân Kursları arası, ...

  • Mana-i Harfi
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?

"Dördüncüsü: Hadsiz âlem-i misâl gibi gayet geniş âlem-i melekût ve gayr-i mahdut sâir uhrevî âlemlere birer mahsulat veya tezyinat veya ...

“Budur ki: Mânâlar kalbden çıktıkları vakit, sûretlerden çıplak olarak hayale girerler; oradan sûretleri giyerler. Hayal ise, her vakit bir ...

"Çünkü, bütün ukûlü hayrette bırakan, hikmetli bir cemâl-i sanat, faydalı bir hüsn-ü nakış göstererek Sani-i Zülcelâlin medayihine bir ...

Varlık aleminin genel kuralı, her şeyin aslına dönmesidir. Yeryüzünde her şeyin teklikten geldiğini ve tekliğe döndüğünü ortaya koyan pek çok ...

Bediüzzaman, Risale-i Nur’da sık sık “cemaat, şahs-ı manevî” vurgusu yapar. Himmetleri, enerjileri, gayretleri, dikkatleri şahıs değil, şahs-ı manevî ...

Son haftalarda bazı İslâm ülkelerinde ortaya çıkan çeşitli içtimâî hareketler hararetli tartışmalara konu oluyor.
 
Giriş

Son haftalarda ...

“Bir fert umumun selâmeti için fedâ edilmez”

Bu yazımızda “siyasal İslâm”ın, İslâm toplumlarındaki yerini tesbite çalışacağız.  “Siyasal İslâm”ın, ...

“Burdur Şahitleri”nden Abdulgani Aras beyin, Üstad Bediüzzaman’la olan görüşmesi ve kendisinin hayat serencamıyla ilgili hatıralar, bir roman tadında ...

Son yüzyılın büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî, insanlığın temel meseleleri hakkında Kur’ânî çözümler önermiştir. Bu çerçevede yaşadığı ...

Kalbin önemli olmasının başka bir nedeni sınırsız muhabete beşiklik yapmasından kaynaklanır. Muhabbet ise kâinat ölçeğinde bir öneme haizdir. ...

Şahs-ı mânevî; mânevî şahıs, belli bir şahıs olmayıp, kendisine bir şahıs gibi muâmele edilen şirket, cemaat, cemiyet gibi ortaklıklar; belli ...

Zât-ı Hayy-ı Kayyûm (Varlığı ve dirliği her an için olup gökleri ve yerleri her an için tutan, her şeye, her hususta iktidârı ve gücü yeten Allah), ...

Kişiliğimizin oluşmasında en önemli rolü oynayan ahlâktır. Tarih boyunca peygamberlik müessesesi ve felsefenin temel uğraşı olan ahlâkı da ...

Dokuzuncu Söz’ün Birinci Nüktesi’ne baktığımızda kısa bir cümle olmasına rağmen çok yoğun mânâlarla karşılaşıyoruz.

“Namazın mânâsı Cenâb-ı ...

Tahavvülat-ı zerrât, eşyada hususan âlem-i şehadette Esmâ’-nın gergef gergef dokunan ince nakış ve tezyinâtının muhteşem ve sırlarla dolu tecellisi. ...

Osmanlıca ile birlikte Kur’ân harflerinin de yasaklanmasının ardından, sıra Muhammedî Ezanın yasaklanmasına gelmişti.

Dünyada ve insanlık tarihinde ...

Bediüzzaman diyor ki:

Eski Harb–i Umumiden evvel (1913), ben Van’da iken, bazı dindar ve müttaki zatlar yanıma geldiler, dediler ki: “Bazı ...
Risâle-i Nur'dan:

“Tam münevverü’l–kalb bir abidi (kalbi nurlanmış bir mü’mini) küre–i arz (dünya) bomba olup patlasa, ihtimaldir ki onu korkutmaz. ...
Bediüzzaman diyor ki:

"Bence yol ikidir; mizânın (terazinin) iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile ...
Bediüzzaman diyor ki:

Beşerin başı ihtiyar; edvâr–ı hamsesi (beş devri) var: (1) Vahşet ve bedeviyet, (2) memlûkiyet, (3) esâret, şimdi dahi (4) ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

Düşünme, tefekkür, insan olmanın temel özelliklerindendir.1 Değeri de ürettiği fikirler oranındadır. Zira, beynimiz/zihnimiz, aklımız, ...
Telif ettiği Nur Risâleleriyle bir çok alanda tecdid vazifesini gerçekleştiren büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Hazretleri, Asr-ı Saadet sonrası ...

Hayatımızın bir anlamı olmalı. Güzel yaşamak ve mutlu olmak, sevdiklerimizin yanımızda olması, uzun bir ömre sahip olmak gibi şeyler dünya ...

"Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur'u; ben o­nun zamanında gelseydim, Mesnevî'yi yazardım. o­nun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?
Doç. Dr. Gülümser Heper’in diğer bir önemli yanılgı ve çelişkisi de, Said Nursî’nin modern ...

Zor bir görevdi bu 600 sene Dünyaya adaletle hükmetmiş, bin yıl İslâmiyete hizmet etmiş bir milletin göğsünden sökülüp alınmak istenmişti.

1928 ...

1910’lu yılların başlarında şark aşiretleriyle yaptığı sohbetlerinde Said Nursî, “Ermeniler bize düşmanlık edip, hile ve hıyanet ediyor. Nasıl ...

Her zamandan daha fazla ihtiyaç hissettiğimiz ve muhtaç olduğumuz tesanüd hakkında Risale-i Nur’da zikredilen Bediüzzaman Said Nursî’nin bazı ...

Yazar Soner Yalçın'ın "Efendi-2" isimli kitabı, büyük bir gürültü ve sansasyonla piyasaya sürüldü.

Kitap hakkındaki ilk duyuruyu, Hürriyet ...

Hür Adam filminin, resmî ideoloji açısından en provokatif sayılabilecek sahnesi afişe edilerek gündeme getirilmesine rağmen bir kesimde ...

Bediüzzaman Hazretleri talebelerine hitaben yazdığı mektuplarının tamamına yakınında “Aziz Sıddık” kardeşlerim kelimelerini tercih etmiş.

Onlarca ...

Kaderin sevkiyle Doğu Anadolu’dan Batı Anadolu’ya, Orta Doğudan Balkanlara, Rusya’dan Avrupa’ya kadar değişik il, ilçe ve memleketlere uğrayan ve bir ...

Geçen ay vefat eden Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP) Genel Başkanı Şerafettin Elçi ile ilgili olarak ilginç ve manidar bir anekdot:

“Şerafettin ...

Bediüzzaman’ın tabiriyle “İslâmın zeki bir mahdumu olan Mısır”da yaşananları değerlendiren sosyolog-yazar Müfit Yüksel, Darbenin yapılış ...

Temmuz ayında bazı Nur Talebeleri de vazifelerini tamamlayıp fani dünyadan baki âleme göç ettiler.

Muhacir Hafız Ahmed: Bediüzzaman’ın “saff-ı ...

Kafkaslardan göç ederek Karaman ili Ermenek ilçesine yerleşen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Zübeyir Gündüzalp 1944 yılında Risâle-i Nurları ...

Bir arkadaşımız o­nun için “bir tesettür meşalesi” demişti. Çok yerinde bir tesbit. Bediüzzaman’ın kendisi için kainata’da değişmem dediği Zübeyir ...

Vefatının 18. yılında rahmet ve mağfiretle anıyoruz

Bekir Berk, 1926 yılında Ordu’nun Uzunhisar nahiyesinin Delikkaya köyünde dünyaya geldi. ...

Üsküdar Belediyesi’nin Ramazan Vapurunda konuşan Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur, “O herkese karşı daima iyilik içerisinde oldu. ...

Meşrûtiyetin, yani demokrasinin millet, hükümet ve meclis ile olan ilişkisini en iyi şekilde anlamak için, fikirleriyle asra damgasını vuran ...

Demokrat Parti iktidarının ilk yıllarıydı. Demokratlar ekonomik kalkınmanın yanında, din ve vicdan hürriyetini ve temel hakları koruyacaklarını ...
Son zamanlarda İslâm âleminde meydana gelen olaylar herkesin dikkatini çekmekte ve farklı kesimler tarafından bazı tahliller ve tesbitler ...
Bediüzzaman, 1907’de, zamanın kültür merkezi olan Fatih-Çarşamba semtindeki Şekerci Han’a yerleşir, kapısına “Burada her müşkül halledilir, her ...

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
 
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”

Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...

“Asırlar geçti, birer birer söndü meşaleler. İrfan asâletini kaybetti. Hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntılarına yeni bir ad bulduk; ...

Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

Yıl 1908.

Türkçeyi iyi bilmeyen, yazma sanatına malik olmayan yeni uyanmış bir Kürd olan Bediüzzaman, otuz yaşında cihan devleti Osmanlının payitahtı ...

O, Garîb ve Bedîi bir insandı! Eşsiz ve güzel bir adamdı! Hak bildiği dâvâsında tavizsiz bir kahramandı! Asra ve asırlara meydan okuyan, hak ettiği ...

Bediüzzaman Hazretleri’nin İngilizlere karşı verdiği mücâhede ve İngiliz’in İstanbul’u işgâl ettiğinde onların cebbâr kumandanına karşı göstermiş ...

  • Kitap Bahçesi

Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

Önce kısa bir alıntı: “‘Kâmil insan’ yolunda öncelikli görevimiz, maddî-manevî açılardan sağlıklı bir hayat sürmektir. ‘Sağlıklı hayat’ta cinselliğin ...

Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezince hazırlanan “Risale-i Nur Neden Sadeleştirilemez?” adlı kitap çıktı.

Köprü dergisinin ilgili sayıları ile ...

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

Yarınımızın büyüklerinin “Hoca Dede”si Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni “çocuklara tanıtmak ve sevdirmek” gayesiyle hazırlanan bir ...