| Bediüzzaman hangi tarihte doğdu? |
|
|
| Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 05 Şubat 2005 01:00 |
|
Yani Miladi1873’le başlayan farklı doğum tarihleri zinciri, düzeltilmek maksadıyla önce 1876 ve daha sonra da 1877 yılına çekilmiştir. Fakat, bizim Bediüzzaman’ın doğum yılı olarak ortaya koymaya çalıştığımız Miladi 1878 tarihine bu zamana kadar ulaşılamamıştır. Takvim Sorunu Said Nursi, yaşadığı dönem itibariyle üç ayrı takvimle muhatap olmuştur. Bunlardan ilki Hicri Takvimdir. Hicri Takvim, Hz. Peygamberin Mekke’den Medine’ye hicretini milat kabul eden, yani Miladi 622 yılında başlayan ve Müslüman Arapların ayın devrelerini esas alarak geliştirdiği bir takvimdir. Bir yıl—ayların gün sayısı toplamına göre—354 ya da 355 gündür. Türkler de İslam’ı kabul ettikten sonra, 1 Ocak 1926’ya kadar bu takvimi kullandılar. İkincisi Rumi Takvim(Mali Takvim)’dir. Osmanlı Devletinde, Ay yılı ile güneş yılı arasındaki 11 günlük farktan kaynaklanan problemleri gidermek maksadıyla, 17. yüzyılın ortalarından itibaren kullanılmaya başlanan Rumi takvim, mali ve idari işlerde ve yazışmalarda kullanılıyordu. Doğum tarihleri de bu tarihe göre kaydediliyordu. Rumi takvim 1926’dan itibaren bütçe dışında bütün resmi işlemlerden kaldırıldı. Üçüncüsü ise 1 Ocak 1926’dan itibaren kullanmaya başladığımız Miladi Takvim(Gregoryen Takvimi)’dir. Hz. İsa’nın doğumunu 0(sıfır) kabul eden ve 15 Ekim 1582 tarihinde son şeklini alan bu takvime göre yıl, 365 güne sabitlenerek takvimin doğru gitmesi sağlanmıştır. Hicri, Rumi ve Miladi yıllar arasındaki gün farklılıkları ve artık yıllar nedeniyle, Hicri takvime göre binikiyüzdoksanbeş (1295) ve Rumi takvime göre binikiyüzdoksanüç (1293) olarak kayıtlı olan Bediüzzaman’ın doğum tarihini, bugün kullandığımız Miladi takvime çevirmede yanlış sonuca ulaşmak kaçınılmaz olmuştur.1
Doğum tarihiyle ilgili ilk yanlış bilgi 1957 yılında Bediüzzaman’ın talebeleri tarafından neşredilen Tarihçe-i Hayat isimli eserde verilmiştir. Bu eserde doğum tarihi Hicri(H)1290-Miladi(M).1873 olarak yer almaktadır.2 Hicri 1290’ın Miladi karşılığı 1873 olmakla birlikte3 H. 1290 tarihine başka hiçbir yerde rastlanılmamaktadır. Bediüzzaman’ ın doğum yılı olarak Hicri 1295’in doğruluğundan şüphe yoktur. Zira hem Bediüzzaman’ın beyanına göre resmi makamlarca doldurulan kimlik belgelerinde4 doğum yılı olarak bu tarih yer almaktadır, hem de pek çok yerde5 geçen Rumi(R). 1293 tarihinin Hicri karşılığı 1295’tir.6 Yani R.1293 ile H. 1295 arasında sağlama yapılmıştır. Bu iki tarih de doğrudur. Said Nursi’nin doğum yılı olarak şimdiye kadarki çalışmalarda ulaşılan ikinci yanlış sonuç ise M. 1876’dır.7 Bediüzzaman’ın kronolojik olarak hayatının anlatıldığı en önemli kaynaklardan olan, Necmeddin Şahiner’in kaleme aldığı, Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi isimli eserde yer alan bu yanlış, Rumi Takvimden Hicri Takvime yapılan tarih çeviriminden kaynaklanmıştır. Zira, Rumi tarih 1293 olarak verilmektedir, ki bu M. 1876’yı karşılamamaktadır.8 Doğru tarih nedir peki? Elimizde doğumu gün ve ay olarak gösteren bir bilgi olmadığına göre kabaca yıldan hareketle doğru tarihi yakalamak durumundayız. Bu konuda ulaşılan bir çok kaynak Rumi olarak 1293’ü göstermektedir. Bunlardan en önemlileri Bediüzzaman’ın 26 Eylül 1337 yani 26.09.1921 tarihinde aldığı Hüviyet Cüzdanı9 ve yine 17 Teşrin-i evvel 1337 yani 17.10.1921 tarihinde kendi beyanıyla doldurulup Darü’l Hikmeti’l İslamiye reisliğine sunulan özgeçmişidir10 . Ayrıca Bediüzzaman’ın talebesi Müküslü Hamza’nın11 ve yeğeni Abdurrahman’ın(Nursi)12 yazdığı tarihçelerde de R.1293 tarihi zikredilmektedir. Yine Said Nursi kendi eserleri olan Lem’alar13 ve Şualar’da14 doğum tarihini 1293 olarak ifade etmektedir. Tarih Çevirme Kılavuzuna baktığımızda Rumi 01.I.1293 ile 19.X.1293 arasındaki zaman dilimi, Miladi 1877 tarihine karşılık geliyor. Yani R. 1293’ün ilk on ayı M. 1877 yılının içinde yer alıyor. Bu noktadan hareketle doğum tarihini 1877 olarak kabul etmek doğru gibi gelebilir. Ki bunu bazı eserlerde görüyoruz.15 Bediüzzaman’ın Doğum Yılı İçin Doğru Tarih 1878’dir Ancak, yukarıda zikrettiğimiz M. 1877’yi karşılayan Rumi on ay içinde, Hicri 1295’i bulamıyoruz. H. 1295, tam da R. 1293’ün içindeki M. 1877 tarihinin bitiminden beş gün sonra başlamaktadır.16 Yani belgelerle sabit olan R. 1293 ve H. 1295 tarihlerinin Miladi olarak kesiştikleri yıl 1878’dir.17 Bir başka ifadeyle Hicri 1295 yılının başladığı 01 Muharrem (R. 24 Kanun-ı evvel 1293) ile Rumi 1293 yılının bittiği 28 Şubat (H. 08 Rebiü’l evvel 1295) tarihlerinin kesiştiği Miladi dönem, 05 Ocak 1878 ile 12 Mart 1878 arasıdır.18 Bu durumda Bediüzzaman Said Nursi’nin doğum yılı, her halükarda 1878’dir. Yani Bediüzzaman Said Nursi, 5 Ocak1878 ve12 Mart 1878 tarihleri arasında bir günde dünyaya gözlerini açmıştır. Umarız bundan sonra yapılacak olan yayınlar bu bilginin ışığı altında Bediüzzaman’ın doğum tarihini doğru bir şekilde yazarlar. Ve yine umarız bu küçük araştırma akademik disiplin altında yapılacak olan biyografi yada tarihçe-i hayat çalışmaları için bir başlangıç olur. DİPNOTLAR: |
|
Müstakbel cennet gençlerinin genç... |
|
Abdil Yıldırım |
|
|
28 Şubat ve Demirel |
|
Ahmet Said Akgül |
|
|
Önce İftira Ettiler, Şimdi İtiraf... |
|
Davut Şahin |
|
|
Atomların hareketi ve Kuantum Mek... |
|
Halil Akgünler |
|
|
Demokratların ahı mı tuttu? |
|
M. Nureddin Kutan |
|
|
Analarımızı anmak |
|
Mikail Yaprak |
|
|
Hakikat güneşi İslâm “bahane” kal... |
|
Nejat Eren |
|
|
Ayasofya zincirlerinden kurtulmay... |
|
Osman Zengin |
|
|
Futbol Hastalığı |
|
Prof. Dr. Mustafa NUTKU |
|
|
Riyanın mahşerdeki görüntüsü |
|
Süleyman Kösmene |
|
|
Bilmek cehaleti giderir mi? |
|
Şükrü Bulut |
|
|
Güzel düşünen hayatından lezzet a... |
|
Vehbi Horasanlı |
|
Sitede şuan 61 ziyaretçi var.
Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin
2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...
Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...
“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...
“İnsan bir yolcudur; ruhlar âleminden, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ve sırattan geçen bir yolculuğu ...
Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...
“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...
DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...
Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...
BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...
Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...
Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.
Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.
Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...
Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...
Ben nasıl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden ben mahrum kaldıkça, sizde bulunduğundan memnun oluyorum, kendimindir telâkkî ...
Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet ...
Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.
Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...
Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...
Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...
Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...
Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...
Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.
Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...
Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”
Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...
Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...
Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...
Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.
İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...
Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.
Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...
Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”
Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...
‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”
Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
“Kaçın… ...
-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-
İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi,
onun validesidir.
Gözlerime inanamıyorum diye ...
Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...
DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...
Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.
İmanın ...
Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...
Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,
Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...
Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten
Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...
Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”
Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...
“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur
Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...
Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?
Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...
“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...
Yorumlar
www.risaletashih.com/.../58-
hani her asırda bir alim .............
Ancak Biyografide, ba'zı yanlış târih çevirmeleri görülüyor. Bunun da sebebi, bizde farklı iki devrede farklı iki Rûmî takvim kullanıldığının dikkate alınmaması olsa gerek. Şöyle ki:
Biliyoruz ki, meşhûr 31 Mart 1325 Hâdisesinin Mîlâdî karşılığı 13 Nisan 1909?dur. Arada hem yıl, hem ay ve gün farkı bulunmaktadır. Bornova 9 Eylûl Şehidler Âbidesinde ise, Rûmî târihle Mîlâdî târih arasında sâdece yıl farkı görülmektedir, ay ve gün farkı yoktur. Acabâ, bir yanlışlık olabilir mi?!.. Hemen belirtelim, bir yanlışlık yok.. Peki, neden o öyle, bu böyle?.. Çünki, iki farklı devrede iki farklı Rûmî Takvim kullanılmıştır da ondan.. Mes?eleyi kısaca şöyle îzah edebiliriz:
Julyen esaslı Rûmî Takvim: 13 Mart 1840 Mîlâdî-Gregoryen târih karşılığı olarak, 1 Mart 1256 (9 Muharrem 1256) târîhi ile başlamış, 15 Şubat 1332 (28 Şubat 1917) günü bitimine kadar yılbaşı 1 Mart ve günleri 13 (1800ler için 12) gün geri olarak devâm etmiştir. Uzun yılların verdiği alışkanlıklar sebebiyle, kaldırıldıktan sonra da gayr-i resmî olarak i?tibârını sürdüren Julyen esaslı Rûmî târihler, halkın teâmülleri dikkate alınarak bugün de takvimlerimizde gösterilmektedi r.
Rûmî-Julyen Târihlerin (1 Mart 1256 - 15 Şubat 1332) Mîlâdîye Çevrilmesi: Hangi Rûmî târih çevriliyorsa;
a)-1800?ler için, gün sayısına 12 eklenerek Mîlâdî ay ve gün, 1 Ocak ? 12 Mart arası için 585, değilse 584 eklenerek Mîlâdî yıl,
b)-1900?ler için, gün sayısına 13 eklenerek Mîlâdî ay ve gün, 1 Ocak ? 13 Mart arası için 585, değilse 584 eklenerek Mîlâdî yıl bulunur.
Bedîüzzamân?ın doğumu: (24 K. evvel - 28 Şubat 1293 R.) - ( 05 Ocak - 12 Mart 1878 M.)
Bitlis Vâlisi Tâhir Paşa'nın tavsiye mektubu: 03 Teşrînisâni 1323 R. - 16 Kasım 1907 M.
31 Mart Vak?ası: 31 Mart 1325 R. - 13 Nisan 1909 M.
Ruslara esir düşmesi: 19 Şubat 1331 R. - 03 Mart 1916 M.
Gregoryen esaslı Rûmî Takvim: 15 Şubat 1332 Rûmî-Julyen târîhini 1Mart 1333 Rûmî-Gregoryen târîhi (1Mart 1917) takip etmiş, böylece Mîlâdî Takvimle aradaki gün farkı sıfırlanmıştır. 1333 ; 10 ay devâm etmiş, 1334 Rûmî yılı, 1918 Mîlâdî yılı ile ayni günde başlamıştır. Rûmî Takvim, Mîlâdî Takvimle aradaki ay ve gün farkı giderilmiş olarak 31 Kânûnievvel 1341 (1925) sonuna kadar kullanılmıştır. Rûmî Takvimden Mîlâdî Takvime intika?l eden; (Teşrînievvel, T.sâni, Kânûnievvel, K.sâni) isimleri 10 Ocak 1945?de, (Ekim, Kasım, Aralık, Ocak) olarak değiştirilmişti r.
Rûmî-Gregoryen Târihlerin (1Mart 1333 - 31K.evvel 1341) Mîlâdîye Çevrilmesi: Gün ve ay farkı yok. Yılı bulmak için Rûmî seneye 584 eklenecek.
Bedîüzzamân?ın Vatana Avdet Belgesi : 17 Haziran 1334 (1918)
Esâretten dönüş haberini veren Tanin Gazetesinin târihi: 16 Ramazan 1336 - 25 Haziran 1334 -1918
MAHREC Pâyesi verildiğine dâir İrâde-i Seniyye Lâyihası: 26 Ağustos 1334 (1918)
MAHREC Pâyesinin tebliğ vesîkası: 29 Ağustos 1334 (1918)
Dârü?l-Hikmette iken doldurulan nüfus tezkeresi ve eşkâlini bildiren belgenin târihi: 26 Eylûl 1337 (1921)
TBMMde "Hoşgeldin Merâsimi" ile karşılanması: 09 T.Sâni (Kasım) 1338 (1922)
Ankara MEVKIFından, Genbûze MEVKIFına.. tren bileti:
21/4/39 (1923) 17/4/39 (1923)
Dahâ fazla bilgi için: risaletashih.890m.com/
Selâm ve duâlarımla..
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için