Anasayfa Said Nursi Said Nursi ve Talebeleri 58 yıl önce dar-ı bekaya irtihal eden, 'nur iskele memuru': Santral Sabri Efendi
58 yıl önce dar-ı bekaya irtihal eden, 'nur iskele memuru': Santral Sabri Efendi Yazdır e-Posta
Ahmet Özdemir tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 20 Şubat 2012 00:01

1893 yılında Barla’ya bağlı Bedre köyünde dünyaya gelen Sabri Efendi, 20 Şubat 1954 tarihinde Eğirdir’in Pazar Köyünden kendi köyüne dönerken bindiği kamyonun devrilmesiyle beyin kanaması geçirmiş ve Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Bediüzzaman, Sabri Efendinin cenazesine bizzat iştirak etmiştir. Kabri Bedre mezarlığındadır.

Risâleler yazıldıktan sonra okuyucusuyla buluşuncaya kadar uzun bir yolculuk yapardı. Serüven diyebileceğimiz uzun ve meşakkatli bir yolculuktur bu. Nur talebeleri bir fabrikanın çarkları gibi birbirleriyle uyumlu çalışmışlar ve risalelerin bizlere kadar ulaşmalarına—Allah’ın yardımı ile—vesile olmuşlardır.

Risalelerde “nur iskele memuru” diye geçen bir kavram vardır. Peki, Nur iskele memuru nedir? Görevi nedir? Bu unvana sahip nur talebesi kimdir?

Bu soruların cevaplarını Merhum Sabri Efendinin hayatını ve hizmetlerini dikkatlice incelediğimizde bulabiliriz. Sabri Efendi, Risale-i Nur’da “Hulusi-i sâni Sabri”, “santral Sabri”, “Nur iskele memuru Sabri”, “Risale-i Nur’un kaptanı Sabri”, “Nur iskelesinin nâzır-ı bînazîri”, “Nur iskelesi nazırı Sabri”, “Hoca Sabri” ve “Sıddık Sabri” gibi unvanlarla sıkça zikredilmektedir.

Sabri Efendinin hakiki isminin “Muhammed Sabri” olduğunu Risale-i Nur’da bir haşiyeden öğreniyoruz. Said Nursi kendisiyle nura hizmet edenleri şu ünvanlarla takdir eder:

“Hulusi ihlâsıyla, Sabri takdiriyle, Süleyman sadakatiyle, Bekir hizmet ve gayretiyle, hizmet-i Kur’an’da bulundular.” (Lem’alar, s. 83)

Onun Üstada yazdığı mektuplar Barla Lahikası’nda Hulusi Beyden sonra ayrı bir bölüm içinde yer almaktadır. Muhammed Sabri Efendi, uzun süre Eğirdir’e bağlı Bedre köyünde imamlık yapmıştır. Bir ara—malum Türkçe ezan meselesinden olsa gerek—istifa etmeyi bile düşünmüştür. Bunu Bediüzzaman’a sormuştur. Üstad yazdığı mektupta “İmamet vazifesinde Risaletü’n-Nur’a zarar yok; ruhsatla amel niyetiyle şimdilik çekilme” (Kastamonu Lahikası, s. 10) diyerek onu istifa kararından vaz geçirmiştir.

Sabri Efendi âlim bir zattır. Said Nursî’ye talebe olup, onun mukaddes davasına hizmet eden bahtiyarlardandır. Bediüzzaman’la birlikte Denizli’de hapis yatan Sabri Efendi için lahika mektuplarında çeşitli iltifatlar ve takdirkâr cümleler bulunmaktadır. Bediüzzaman’ın, Hoca Sabri ve Hafız Ali’nin “Mugayyebât-ı Hamseye dair Sûre-i Lokman’ın âhirindeki âyetin hakkında mühim suâl”e verdiği cevap günümüzün bu konudaki sıkıntılarını giderecek özelliktedir (Bknz. Lem’alar, s. 280-284).

Hacı Sabri Efendi, Nur Risalelerinin yayınlandığı ilk yıllarda santrallik vazifesini hakkıyla yapmıştır. Bulunduğu yerden civar köylere Nurları yaymıştır. Barla’da bulunan Bediüzzaman’la bir santral gibi irtibat kurmuştur. Ölünceye kadar da bu görevini devam ettirmiştir.

O tarihlerde devletin posta hizmetlerinden yararlanmak çok zordu. Çünkü nur talebelerinin her şeyleri yakın takipte idi. Adeta devletin adamları Bediüzzaman ve Nur talebelerinin peşinde idi. Baskınlar devam ediyordu. Sabri Efendi Üstaddan gelen tashih edilmiş ilk nüshaları İslâmköy’de bulunan Hafız Ali’ye ve Eğirdir’de görev yapan Hulusi Beye en kısa zamanda ulaştırırdı. Onlar da çoğaltarak “nur postaları” adı verilen ulaklarla diğer yerlere götürürlerdi.

Kara ulaşımının henüz olmadığı veya yetersiz olduğu yıllardı. Eğirdir Gölü sahillerinde her köyün, nahiye ve kazalarının iskeleleri vardı. Aradaki ulaşım göl üzerinden sağlanırdı. Bedre, İlama ve Barla iskeleleri birbirini takip ederek sahil boyunca uzanırdı. Sabri Efendi, bulunduğu Bedre köyünde “Nur iskele memuru” olarak da vazifesini yapıyordu. Risale-i Nurları Bedre iskelesinden diğer köylere tevzi ederdi. Sadakat ve bağlılığının bir nişanesi olarak Bediüzzaman kendisine “Sıddık Sabri” unvanını vermişti. Ona, Albay Hulusi Yahyagil’e nisbet ederek “Hulusi-i Sani” yani “İkinci Hulusi” diye de hitap ediyordu Bediüzzaman.

Bediüzzaman bir mektubunda Sabri Efendi için şöyle diyordu: “Sabri kardeş, senin fasılalı iki mektubun, hizmetinin makbuliyetine iki şahid-i gaybî gösterdi. Senin tabirinle Nur fabrikasına ben de ‘Elfü elfi maşâallah, barekallah, veffekakellah’ derim. Senle Sıddık Süleyman, benim nazarımda ve fikrimde ve duamda daima beraber bulunduğunuzdan, seninle konuştuğum vakit, omuz omuza ikinizi beraber görüyorum. Mâsum ve mübarek çocuklarınız duadan hissedardırlar.” (Kastamonu Lahikası, s. 64)

Sabri Efendi, Bediüzzaman Kastamonu’ya sürgün edildikten sonra da santrallık görevini ilk hızıyla sürdürmeye devam etmiştir. Şöyle ki: Kastamonu’dan Isparta’ya gönderilen mektup ve risaleler önce Eğirdir yoluyla ona gelir. O da kar-kış demeden, bunların bir nüshasını İslamköyü’nde bulunan Hafız Ali’ye ulaştırırdı. Üstad, Sabri Efendi’ye yazdığı bir mektupta memnuniyetini söyleyip kendisine karabet derecesinde yakın olduğunu da ifade eder. Şöyle ki:  “…fıtraten bende mevcut has bir nişan var; bütün gezdiğim yerde kimsede görmedim. Sabri’de aynı nişan-ı fıtrî var. Bütün talebelerim içinde, karabet-i nesliyeden daha ziyade bir karabet kendinde hissetmiş. Ve şu havâlide en az ümid ettiğim ve o da geç uyandığı halde en ileri gittiği bir işarettir ki, o da bir Hulûsi-i Sânîdir, müntehaptır. Cenab-ı Hak tarafından bana talebe ve hizmet-i Kur’ân’da arkadaş tayin edilmiştir.” (Barla Lahikası, s. 50)

Fıtraten mevcut olan nişan bir başka mektupta şöyle açıklanır:
“Sıddık Sabri! Senin cisminde (ayağında) kardeşliğimin sikkesini gördüğüm zaman bir hiss-i kablelvukuyla kalbime geldi: Bu zat mühim bir vakitte bana çok ehemmiyetli bir kardeşlik edecek. Ve muvaffak oldun, yaptın. Allah senden ebeden razı olsun.” (Kastamonu Lahikası, s. 54)

Bediüzzaman, dualarına sadece talebelerini değil, risalelerle ilgili bütün hanımları, çocukları ve annelerini de dâhil etmiştir. Buna örnek olarak Sabri Efendi gösterilmekte ve şöyle denilmektedir:

“Biliniz ki, bir seneden ziyadedir, ben duada, Risaletü’n-Nur’un şakirtlerinin risalelerle alâkadar olan ezvâc ve evlât ve valideynlerini dahi dâhil ediyorum. Bunun bir sebebi, başta Sabri olarak, orada burada bazı zatlar, çoluk ve çocuklarıyla daireye girmeleridir.” (Kastamonu Lahikası, s. 43)
Bediüzzaman, bir başka mektubunda Sabri Efendinin “hocalık” sıfatına da gönderme yaparak şöyle demektedir:

“Nur’un erkânından ve hocalar kısmının yüzünü ak eden Nurun santralı Sabri’nin mektubunda, merhum Hafız Ali, Hasan Feyzi ve onların halefi ve vazifelerini gören Ahmed Fuad’ın, ihtiyar ve vazifesi bitmek üzere olan bu biçare Üstadlarına bedel ömrünü feda etmek, onun yerinde çabuk berzaha gitmek gibi, Sabri kardeşimiz de dördüncü olmak üzere ve ömrünü kabilse bana vermek, nefis ve kalbini ikna edip bana yazıyor. Ben, bu pek eski ve sarsılmaz ve Nurlar için hayatı çok faydalı kardeşime binler barekâllah deyip, bana verdiği ömrünü kabul edip, ona aynen Ahmed Fuad gibi, o bakî kalan iki ömrümü, o iki kardeşime ve o iki yeni Said’e emanet verip benim bedelime hizmet-i imaniyede ve Nuriyede hizmet etsinler.” (Emirdağ Lahikası, s. 384-385)

Santral Sabri’nin annesinin vefatı üzerine Üstad taziyede bulunur. (Kastamonu Lahikası, s. 286)
Eğirdir Gölünün güzel sahillerinde Nur iskele memuru Sabri Efendi’nin aziz hatıraları dillerde söylenir durur. Dilden dile naklolan bu hatıralardan biri, Bediüzzaman’ın cübbesi ile yangını söndürmesidir. Bedre yakınlarındaki bir korulukta yangın çıkar. Sabri Efendi bu alevleri ne yaptıysa söndüremez ve önleyemez. Sonuçta sırtında Üstadından yadigâr olarak bulunan cübbeyi çıkartarak alevlere doğru uzatır, dalga dalga yayılmak istidadı gösteren kızıl alevlere hitap ederek: “Yak işte yakabilirsen, işte bu Bediüzzaman’ın cübbesi!” Az sonra alevler çekilir, gücünü kaybeder ve sonunda sönüp gider. Bu olay Bediüzzaman’a intikal edince, Nurlu Üstad tebessüm ederek Sıddık Sabri Efendiye hitaben: “Keçeli, beni orman koruyucusu mu yaptın!” diye latife yapar. (Son Şahitler, c. I, s. 291)

Sabri Efendi’nin ilk mektubunun konusu “Ondokuzuncu Mektub”dur. Ondokuzuncu Mektubun konusu ise, “Mu’cizat-ı Ahmediye” diye bildiğimiz Peygamber Efendimiz’e (asm)  ait mucizelerdir. Bu risalede üç yüzden fazla mucize yer almakta ve Mektubat adlı risâlenin en uzun bölümünü teşkil etmektedir. Bu risalenin yazılmasına sebep Sabri Efendidir. Bediüzzaman bu duruma şu sözleriyle işaret etmektedir:

“Sabri’nin dahi On Dokuzuncu Mektub gibi bir sülüs-ü Mektubat’ın yazılmasına sebep, onun samimî ve ciddî iştiyakı olmasıdır.” (Barla Lahikası, s. 48)

Sabri Efendi, okumaktan aldığı feyzin yanında “istinsah” (çoğaltmak) gibi bir görev daha ifa ediyordu. Hulusi Beyin vekili olduğunu belirterek çoğalttığı nüshayı hemen ona göndermekle “santrallik” görevini de yerine getirmektedir. Barla’da yazılan Ondokuzuncu Mektub’dan bir nüsha Sabri Efendiye gelmiştir. Sabri Efendi bu nüshayı okumuş ve kendi el yazısıyla çoğaltmıştır. Sonra bu nüshayı Hulusi Beye göndermiştir.

Sabri Efendi, eline ulaşan risâleleri Hulusi Beye veya Hafız Ali’ye göndermeden önce bir nüsha daha çoğaltıp kendisine almaktadır. Çoğalttığı her nüsha onun için bir hazinedir. Meselâ Yirmi Birinci ve Yirmi İkinci Sözleri yazdığı zaman yaşadığı duyguları şöyle dile getirir:

“Nur deryasından nûş etmek isteyen bir kimse, Birinci ve Yirmi Birinci ve Yirmi İkinci Sözleri alsa, diğerlerine eli yetişmezse dahi maraz-ı kalbîyi def ve ref’e, ruhu tenvir ve tesrire kâfi bulunduğu meşhud ve müsellemdir. Zira Birinci Söz tevhid miftahıdır. Yirmi Bir’in birinci şıkkı da mirkat-ı Cennettir. İkinci şıkkı da emraz-ı kalbiyenin tedavisi için nazirsiz bir şifahane-i eczadır. İksir ilâçlarıyla, bilâistisna herkeste bulunan vesvese marazını tedavi ve kal’ eder. Kalb ve ruhta Kur’ân-ı Hakîmin ebedî ve nâmütenahi füyûzât ve envârından gelen revzat-ı inşirâhiyeyi küşadla saadet-i ebediyeye isâl edecek bir râh-ı necat ve selâmettir. Yirmi İki ise, bürhanlarıyla, lem’alarıyla, insan olanın akaid-i diniyesini tahkim ve tarsîne emsâlsiz bir rehber bulunduğunu arz ederim efendim.” (Barla Lâhikası, s. 94-95)

Haşirle ilgili “Onuncu Söz” eline geçince yaşadığı sevinci ve yaşadığı duyguları dile getirir. (Barla Lahikası, s. 100-101) Bir başka mektubunda Risale-i Nur hakkında şöyle der: “Bu nurların kâffesi, deccallara mahsus ve müstahzar elmas gülleler ve ehl-i iman için menba-ı envâr-ı hakaik olan Kur’ân-ı Hakîm’den son asırda nebean etmiş, binler âb-ı hayât-ı bâkiye hazineleridir.” (Barla Lahikası, s. 315)

Sabri Efendi sadece Bedre’de kalmamış, fırsat buldukça yakın köylere de gitmiştir. Oralarda yaşanan duyguları da aktarmıştır, mektuplarında. Götürdüğü risaleleri gittiği yerlerde okumuştur.

“Saff-ı evvel” ve “Barla Sıddıkları” denilen nurun kahramanlarından Sabri Efendi gibi mübarek zatların en zor şartlar altındaki hizmetleri sayesinde, Nur Risaleleri bugün iman ve irfan ufkumuzu güneşler gibi aydınlatmaktadır. Hepsi hizmetin bir ucundan tutmuşlar ve kendilerinden sonrakilere ulaştırmışlardır. Onlar nurları kendilerine rehber yapmışlar ve istikametten ayrılmamışlardır. Bugün dünya risaleleri okuyorsa, o mübarek insanların hizmetteki katkılarını göz ardı edemeyiz.

Günümüzde de Nur iskele memurluğunun yeni versiyonları devam etmektedir. Bugün 85 yıl öncesine göre şartlar çok değişti. O gün ağır saydığımız şartlar geride kaldı, diyebiliriz. Ama küfür sel gibi akmaya ve yıkmaya devam ediyor. İnsanlar değişmedi, ihtiyaçları her gün daha fazla artıyor. Daha çok çalışmak gerekiyor. Kurt gövdenin içine girdi, kemirmeye devam ediyor. Nifak hâlâ iş başında dururken, can damarımızı kemiren düşmana karşı en son teknolojiyi kullanmamız gerekmez mi?

58 yıl önce dar-ı bekaya irtihal eden Santral Sabri Efendiyi rahmetle anıyoruz.


Bu makale 417 defa okundu.
 

Copyright © www.SaidNursi.de - Kaynak ve link vererek iktibas edebilirsiniz.

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayın...

Yorum ekle

Küfür, hakaret ve beddua içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır.
Lütfen imla kurallarına uyalım, sadece BÜYÜK harflerle yazılan yorumlar yayınlanmaz.
Mesajınız editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.

Güvenlik kodu
Yenile

 

Anket

İhlas ve Uhuvvet risalelerini hangi sıklıkta okuyorsunuz?
 
Kitapta, değişim sancıları içerisindeki, başta Türkiye ve âlem-i İslâm özelinde tüm dünya için büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin örnek hizmet anlayışı özetleniyor.
Bugün5150
Dün4917
Bu Hafta5150
Bu Ay74386
Toplam5388371

Sitede şuan 87 ziyaretçi var.


Basit, kısa ve keskin yol

Basit, kısa ve keskin yol

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir. Hedef parça parça, bölüm bölüm anlamak ve kavramaksa Risâle-i Nurların bütünlüğü ve küllî manaları arasında bunu gerçekleştirmek lâzımdır. var addthis_product = 'jlp-1.2'; var addthis_config...

Risâle-i Nur’la hizmetin ehemmiyeti

Risâle-i Nur’la hizmetin ehemmiyeti

Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd-ü senalar olsun ki, bizleri Risâle-i Nur halkasına dahil etmiş. Bu halkaya dahil olmak, ne kadar çok şükür gerektiriyorsa; bir o kadar da sorumluluk istiyor. Çünkü bu zaman imanı kurtarmak zamanıdır. Risâle-i Nurlar, bu hizmeti elhamdülillah en müşkül ve ağır zamanlarda yapmış ve yapıyor. Üstad Hazretleri Emirdağ Lâhikası’nda “Bu...

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Şükür nedir ve nasıl yapılır?

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu kökten gelen yetmişe yakın kelime bulunmaktadır. Hamd kelimesi “medih ve övme” anlamında olup şükürden daha kapsamlıdır. Şu hadis-i şerif de bunu ifade etmektedir: ’’Allah’a hamd...

İnsana verilen duygular

İnsana verilen duygular

İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer: “Nasıl ki mide bir rızık ister; öyle de, kalb ve ruh ve akıl ve göz ve kulak ve ağız gibi insanın lâtifeleri ve duyguları dahi Rezzâk-ı Rahîm’den rızıklarını isterler ve müteşekkirâne alırlar.” 1 Çünkü...

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Anadolu’da ekilen Nur tohumları farklı zeminlerde çiçek açıyor

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada intişar eden ağaca benzetmiştir. “Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir”Kur'ân-ı Kerim, Hadis-i Şerifler ve Selef-i...

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Bediüzzaman'ın sosyal ilişkilerdeki nezih tavrı günümüze ölçüdür

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ilişkilerdeki tavrı daima nezih olmuştur. Sünnet ekseninde bir hayat tarzının hakim olduğu yaşantısında öne çıkan hususiyetlerin Bediüzzaman’da sosyal ilişkilerdeki tavrı günümüze ölçü olarak pekâla...

Saraybosna’da Peygamber kokusu

Saraybosna’da Peygamber kokusu

Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyorDiyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Bosna-Hersek’in Travnik şehrinde mezuniyet törenlerine katıldığı öğrencileri gördükten sonra umutlandığını ifade ederek, ‘’Bu gençleri dinlerken ‘artık Balkanlar’da, sadece Bosna’da değil, Arnavutluk’ta, Kosova’da, Makedonya’da, Sancak’ta bütün...

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye’de dehşetli dezenformasyona dikkat!

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi bugün doluyor. Ancak çarpıtmalarla ve yanıltmalarla süreç bir başka boyuta vardırılıyor.İşaretler, Suriye’de de dezenformasyonlarla ve uydurma haberlerle karşılıklı bir tahrikin sürdüğünü;...

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Kürtlük dâvâsı pek mânâsız bir iddiadır

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi   “KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR” Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 sayılı Sebilürreşâd’da yazdığı “Kürdler ve İslâmiyet” başlıklı makalede, Kürt Şerif Paşa ile Ermeni Boğos Nubar Paşa'nın Paris’te “Kürdistan” ve “Ermenistan” devletlerinin kurulmasına...

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

İsviçre’de Risâle-i Nur okumaları

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen insan, imân derslerine hava gibi, su gibi ihtiyaç duyuyor ve dünya hayatının gerilimli, bunaltıcı koşuşturmalarından sıyrılmak için bir vesile temenni ediyor. Kuş cıvıltıları ve baharın rengârenk Cemâl âyineleri...

  • RÖPORTAJ
  • NUR HABERLERİ
  • BASINDAN SEÇMELER
  • DÜNYA DÖNÜYOR
  • AVRUPA´DAN HABERLER
Hollanda′dan her yıl Türkiye′ye 1 milyon 200 bin turist tatil için geliyor. Türkiye-Hollanda ilişkilerinde sadece turizm değil, ticaret ve yatırım ...
BEDİÜZZAMAN, ortaya koyduğu fikirleriyle Türkiye ve dünya için büyük bir değer. Bediüzzaman, fikirleriyle bugünün insanlarına büyük hizmetlerde ...

Önce Kur’ân-ı Kerim′le tanıştı, sonra 17 yaşındayken Müslüman oldu Annemin ve babamın hidayete ermesi için duâ edin

2011 yılı Ocak ayının sonlarıydı. ...

Kenan Evren'in sanık sıfatıyla mahkemeye çağrılmasını önemli bulan yazar Etyen Mahçupyan 12 Eylül mahkûm edildikten sonra yeni bir anayasanın ...
Hedefimiz öncelikle gençleri ve çocukları sanal bağımlılıktan korumaktır

SANAL BAĞIMLILIK TOPLUMUMUZ İÇİN YENİ BİR TEHLİKE

Teknoloji, çağımızda en ...

Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd-ü senalar olsun ki, bizleri Risâle-i Nur halkasına dahil etmiş. Bu halkaya dahil olmak, ne kadar çok şükür gerektiriyorsa; ...

Sözlerin en güzelinin sahibi olan Cenâb-ı Hak; İbrahim Sûresi 24. âyette, insanları hayra çağıran güzel bir sözü aslı yerde sabit olup dalları semada ...

Bediüzzaman′ın vefatının 52. yılı münasebetiyle 20 Mayıs Pazar günü Kars’ta “Bediüzzaman Said Nursî’nin Hayatı ve Hedefleri” konulu bir konferans ...

Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana dâvet etmiş, dünya ve ahiret saadetinin ...

Risâle-i Nur Enstitüsü’nün Trabzon Temsilciliğince düzenlenen “Bediüzzaman Said Nursî’ye göre İnsanlığın Kurtuluş Reçetesi Kur’ân Medeniyeti” paneli ...

İNSAN sadece maddî uzuvlardan ibaret değildir. Onun moral yönü ve manevî yapısı ise harikadır. Bediüzzaman’ın bu konudaki tesbitleri dikkate değer:

...

Isparta, memleketimizin gül bahçesi; Barla ise bu güllerin en nadidelerinin yetiştiği bir gülistan.

İşte böyle bir gülistana bir bahar mevsiminde ...

Var mıdır acaba seyircisini bu kadar duygulandıran başka bir oyun? Oyun dediğime bakmayın, sergilenenlerin tamamı hakikat. Çünkü kaynağı hakikat.

...

“İman”, depolanabilen potansiyel bir enerji kaynağı gibidir. Barajımızın büyüklüğü, santralimizin sağlamlığı, modernliği, bakım ve onarımı çapında ...

Bizlere hayali bile zevk veren, kıymetli bir mazhariyetimiz, abidâne geleceğimiz de olabilir. İmanlı-inançlı, İslâmiyetin sınırları ve emir ...

Suriye üzerinde oyunlar devam ediyor. BM “barış plânı”da öngörülen “ateşkes”le yönetimin asker çekme ve muhaliflerin çatışmaları sona erdirme süresi ...

Asya’dan Afrika’ya çatışma ve kriz bölgelerinde karışıklık ve kaos devam ediyor. Suriye’deki durum, elbette gündemin üst sırasında. Lâkin sâdece ...

TÜRKİYE Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Muharrem Balcı, alkolün uyuşturucuyla beraber dünyanın en büyük vebası olduğunu ifade etti.

Alkol, dünyanın ...

“Suriye’ye müdahâle” taraftarı ülkelerin temsilcilerinin İstanbul’daki toplantılarının sonucu beklenirken, müdahâle ve “tampon bölge”de başrolün ...

DİYANET İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Batı’nın farklı dinlerin, kültürlerin birlikte yaşaması konusunda henüz çok tecrübesiz olduğunu belirterek, ...

Balkanlar, Fatih’in getirdiği demokrasi ile yaşıyor

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Bosna-Hersek’in Travnik şehrinde mezuniyet ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektupta ifade ettiği gibi, “ibadete muhtaç veya marifete müştak veya huzur” isteyen ...

Risâle-i Nur Enstitüsü, Bediüzzaman hazretlerinin Rumeli seyahati vesiyesiyle Balkanları şereflendirmesinin ve hayatının gayesi edindiği ...

BOSNA-HERSEK ile Mekke arasındaki yaklaşık 6 bin kilometrelik yolu yürüyerek kat etmeyi hedefleyen Boşnak ekonomi profesörü Senad Haciç, Ankara’ya ...

Kur’ân Sempozyumu, beş masadan oluşmuş, katılımcılar serbestçe müzakerelerini yapıyorlar. Yani kuru kuruya bildiri sunup oturmak ya da gövde ...

  • MAKALELER
  • SESLİ VE GÖRÜNTÜLÜ KUR´AN
  • KURAN HABERLERİ

Risâle-i Nur, “Kur’ân-ı Kerim’de takip edilen maksad-ı aslî; ispat-ı Sani, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet esaslarına cumhur-i nası irşad ve isal ...

Nobel Ödül sahibi ilk Müslüman Prof. Dr. Abdüsselâm, Kur’ân’ın yaklaşık sekizde birinin, inananları tabiatı incelemeye, nihâî gerçeği arayışlarında ...

Kur’ân’ın, medeniyet harikaları, buluş ve keşiflerden “açıkça” bahsetmemesi noksanlık, kusur değil; bilâkis bir hikmettir; yerinde bir uygulamadır. ...

Said Nursi’nin okumuş olduğu fen-bilimleri ile din bilimlerini birleştirdiği, bilimi tevhid bakış açısıyla yorumlayarak bilimin içeresinden Allah’ın ...

Kur’ân âyetlerinin çoğu, mükemmel birer hazinenin ve birer ilim definesinin anahtarıdır. Gökkubbe içinde-üstünde, maddî ve metafizik âlemde yer işgal ...

Midyat'a gelen İranlı Hafız Fatiha'yı tek nefeste okudu.

Dünya Kuran okuma birincilerinden Abdurrahman Sadien ve İran / Dünya birincisi Ahmet Ebul Kasimi´den Gaziantep´te Esmâ-ül Hüsna düeti.

Güney Afrikalı Abdurrahman Sadien, Gaziantep'de Duha ve İnşirah Surelerini okuyor.

Fatiha sûresini hiç böyle dinlediniz mi?

Türkiye genelinde yaz Kur’ân kursları cami ve Kur’ân kurslarında başladı. Adana’da da Müftü İsmail Canbolat, Sarıçam Aksoylar Kur'ân Kursu, ...
Okullar tatil olunca bazı anne ve babalar çocuklarının Kur’ân okumasını öğrenmelerini isterler. Kendileri bilmeyenler Kur’ân kursuna ...
Seçimlerin ardından yaşanan karmaşa devam ederken, Meclis henüz çalışmalara başlayamadı. Bu yüzden de seçim sonrasına bırakılan konular ...
Diyanet-Sen Giresun Şube Başkanı Fethi Karahüseyin, ebeveynlere çağrıda bulunarak, çocuklarını Kur’ân Kurslarına katılmalarını sağlamalarını ...
BAŞŞEHİR'de görev yapan din görevlisi Recai Özsoy, kendi yazdığı ve 150 kilogram ağırlığında, açıldığında eni 3 metre, boyu 107 santimetre olan ...
  • NURDAN KATRELER
  • ENSTİTÜ YAZILARI
  • RİSALE-İ NUR IŞIĞINDA
  • TARİHİ HAKİKATLER
  • RİSALE-İ NUR NEDİR?

Çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhûr-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, ...

Kardeşlerim, ben Nurlarla meşgul oldukça sıkıntılar azalıyor. Demek vazifemiz Nurlarla iştigaldir ve geçici şeylere ehemmiyet vermemek ve sabır ve ...

Bir zaman, Eskişehir Hapishanesinin penceresinde oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. ...

Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ...

Bu kahraman milletin ebedî bir medar-ı şerefi ve Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı ve kılıçlarının pek büyük ve ...

Türkçe’ye “peygamber” olarak tercüme edilen kelimenin Arapça’da iki karşılığı bulunmaktadır; bunlardan birisi “Nebî”; diğeri de, “Resûl”dür. Hem ...

Yeni Said, birçok yönden eskisinden farklı olduğu halde bir kısım eserlerinde “Eski Said’in kafasına” müracaat etmiştir.

Eski Said kafasıyla ...

Kur’ân-ı Kerim, mânâsı, lâfzı, nazmı bakımından mu'cizevî olduğu gibi, muhatabını ikna ederken kullandığı yöntem de beşer takatinin pek üstündedir. ...

Dünyada gerçek vahiy olma özelliğini koruyan bir tek kitap vardır, o da Kur’ân-ı Kerim’dir.

Nazil olduğu günden beri, onda ne bir eksiklik ...


Cemil Meriç, ancak hayatının ileri yaşlarında tanıyabildiği Said Nursî’yi böyle tarif etti. Onu, deccal karşısında imanın remzi, işareti; mü’minin ...

Risâle-i Nurları anlamak amacıyla okumak için, hedeflerimiz kadar tarz ve şekiller, yollar da önem arz etmektedir.

Hedef parça parça, bölüm bölüm ...

Verilen bir nimete karşı, nimeti verene saygı ve minnet duygusu ile yapılan teşekküre şükür denir. Şükür cümlesi ’’ş-k-r” kökünden gelmektedir. ...

-Zemin yüzünde çiçek açan genç Saidlerin mektubudur-

Aziz, sıddık, sarsılmaz, çekilmez, yorulmaz kardeşlerimiz,
Nurun fütuhatı bizleri sürura sevk ...

Üniversitenin konferans salonu yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Çoğunlukla “katılmazsak hoca yok yazar” korkusuyla gelen gençler, salondaki yerlerine ...

İnsan bahsi Risâle-i Nur’da içimi en çok titreten yerlerden birisi.

Çünkü insan her zaman çok farklı değerlendirilen ve dünyada yaratılmışların her ...

Burada iki gün peşpeşe okuyacağınız konuyu daha evvel "Günün Tarihi" vesilesiyle işlemiştik. Şimdi ise, aynı konuyu altı aydan beri sürdürdüğümüz ...

Münafıkların çabası ve gizli din düşmanlarının adliyeyi şaşırtıp hükûmeti iğfal etmesi sonucu, 1943 yılı Eylül ayı ortalarında dindarlara ...
ŞÂHİDLERİN beyânıyla, “Meclis sohbet salonu” ya da bugün “kulis” denilen “teneffüs dinlenme- salonu”nda 50- 60 mebus içindeki karşılaşmada önce ...
M. KEMAL’İN de aralarında bulunduğu on sekizi aşkın dâvetle Ankara’ya çağrılan Bediüzzaman’ın Meclis’te merasimle karşılanması, Meclis ...
Ortaya çıkan herbir belge, herbir vesika, Üstad Bediüzzaman'ın eserlerinde ve bilhassa Tarihçe–i Hayat isimli otobiyografisinde yazdıklarını ...

Asrımızdan itibaren kıyamete kadar olan bütün zamanları nurlandıran ve Kur’ân’ın manevî bir mu’cizesi olan Risâle-i Nur, bilhassa günümüz insanı için ...

“Risâle-i Nur nedir?” deseler ne cevap verirsiniz? Risâle-i Nur’u tanıtmak için tanımak gerekir. Onu tanıdıkça çoğalır tanımlar. Tanıtıma ...

Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.

Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan Allah’a ve ahirete ...

Bizler Risâle-i Nur’un, cemaatin içindeyiz de, Risâle-i Nur’un bizlere kazandırdığı sosyal ve ruhi reçetelerin, faydaların farkında mıyız acaba? ...

Sual: “Şuâlarda nelerden bahsedilir? Çok kısa şekilde özetlemek mümkün müdür?”

Şuâlar; Tevhid ve Vahdaniyet merkezli Risâle-i Nur eserleri içerisinde, ...

  • BEDİÜZZAMAN CEVAP VERİYOR
  • MEDYADA SAİD NURSİ
  • SAİD NUR VE TALEBELERİ
  • BEDİÜZZAMAN KÖŞESİ
  • SAİD NURSİ KİMDİR?

Hayatının son otuz beş senesini "eşedd–i zulüm ve istibdat" altında geçiren Bediüzzaman Said Nursî, aynı zamanda daimî bir tarassut ile takip ...

Prof. Dr. Yasin Ceylan dün bahsettiğimiz yazısında Risale-i Nur’un pratikte Müslüman için bir “yaşam rehberi” olmaktan uzak olduğunu öne ...
ODTÜ Felsefe Bölümünden Prof. Dr. Yasin Ceylan, Radikal İki’deki “İslâm, Nurculuk ve Fethullah Gülen hareketi” başlıklı yazısında (19.04.09) ...
Son yıllarda muhafazakâr yapının elde ettiği siyasî ve ekonomik güçle İslâm hakikatlerinin hayata geçirilmesi noktasında nasıl bir orantı olduğu ...
Kadir Mısırlıoğlu 10 Şubat akşamı bir televizyon programında Bediüzzaman ile ilgili doğruluğu şüpheli olan hatta iftiraya varacak derecede pek ...

Bediüzzaman Said Nursî vefatının 52. yıl dönümünde Eskişehir Yeni Asya Temsilciliği tarafından organize edilen konferansta anıldı.


Eskişehir Yunus ...

Bu seneki buluşmasını İstanbul’da gerçekleştirmeye hazırlanan Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun geçen yaz Ankara’da yapılan toplantısında “Kürt ...

Diyarbakır Dicle Kent Yeni Asya Temsilciliği tarafından düzenlenen Bediüzzaman’ı anma toplantısı Diyarbakır Ava Düğün Salonunda yapıldı. Dicle ...
BEDİÜZZAMAN Said Nursî’nin vefatının 52. yıldönümü münasebetiyle İzmit Sabancı Kültür Merkezinde gazetemiz yazarı Şükrü Bulut’un konuşmacı olduğu ...

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kendisini imha etmeye çalışan güçlere meydan okurken, “Ölümüm hayatımdan çok hizmet edecek” diyordu. Gerçekten, hayatta ...

Hayat hızla akıp giderken hatıraları bırakıyor bizlere.

İşte Halil Alparslan Ağabey de bu hatıralar ile yaşayan bahtiyarlardan.
Küçük yaşlarda Üstadı ...

Bediüzzaman araştırmaları kapsamında, Şark bölgelerimizde yaptığımız seyahatler sırasında yolumuz Hizan’a düşmüştü.

Hizan, Bediüzzaman Hazretlerinin ...

Tahirî Mutlu, 1900 yılında Isparta-Atabey’de doğdu. Ömrünü iman hizmetinde geçiren Tahirî Mutlu Ağabey 3 Nisan 1977 tarihinde vefat etti. Vasiyetine ...

İnsan hep birileri gibi olmak ister. Elbette Nur’un talebesi de birisini örnek alacaktır kendine. Nurun talebesi, Üstadına en çok benzeyeni örnek ...

Nisan ayı deyince aklımıza Nisan yağmurları gelir. Atalarımız Nisan yağmurlarını “şifa kaynağı” olarak görmüşler. Anadolu’da yağmurun en bol olduğu ...

Efendimizin (asm) mübârek ve pak hâl ve etvarından tereşşuh eden olumlu tutum ve davranışların yansımalarına mazhar olan Hazreti Üstad’ın sosyal ...

Yapılması gereken, demokrasi ve özgürlüklerin geliştirilmesi
 
“KÜRTLÜK DÂVÂSI PEK MÂNÂSIZ BİR İDDİADIR”

Bediüzzaman 17 Mart 1920’de 461 ...


‘Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi hediye edelim’
 
“‘KÜRDÎ’ TÂBİRİ ADÂLETİ ŞAŞIRTMAK İÇİNDİR”

Bazılarının “Kürdî” tâbirinde ...

“Güneşin doğuşu başkadır orada, batışı başka,
Nur erleri orada eriştiler İlâhî aşka,
Sanki izleri hâlâ durur, toprak ve taşta.
Her daim dillerde ...

Çoluk-çocuk demeden, masum insanları acımasızca katleden Ermeniler, Bediüzzaman ve talebelerini görünce deliye dönüyorlardı.
 
“Kaçın… ...

İmam-ı Gazali’nin Kimya-yı Saadet’ini okurken bazı konular çağrışım yaptı. Büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursî ile benzerlikler arz ediyordu. ...

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayatını anlatan Tarihçe-i Hayat kitabı, 1950’den sonra talebeleri tarafından hazırlanmıştır.

Tarihçe-i Hayat’ın ...

-Bediüzzaman’dan Bir Eğitim Kuralı-

İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.
 
Gözlerime inanamıyorum diye ...

Hayatı boyunca İslâm’ı ve İslâm’a hizmeti şiar edinen, 20. Asrın “Ekmeksiz yaşarım fakat hürriyetsiz yaşayamam” diyen özgürlükçü insan Bediüzzaman ...

Her çağın kendine özgü bir paradigması varsa, her âlimin de kendine özgü bir çağı okuyuş tarzı olmalıdır. Gazali kendi çağını nasıl özgün bir ...
  • KÜLTÜR SANAT
  • EDEBİYAT
  • ŞİİRLER
  • Kitap Bahçesi

DİCLE Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Himmet Uç, Allah’ın Hz. Mevlânâ ve Bediüzzaman Said Nursî gibi sevdiği kulları seyahat ...

TÜRKİYE’NİN bir çok il ve ilçesinde Risâle-i Nur Enstitüsünün düzenlediği ve Bediüzzaman Said Nursî Haftası çerçevesinde organize edilen anma ...

Her sene Bediüzzaman Said Nursî’nin vefat yıldönümü vesilesiyle düzenlenen “Bediüzzaman Haftası" kapsamında, İstanbul Yeni Asya Hanım Okuyucuları, 24 ...

ROTTERDAM İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, vefatının 52’nci yıldönümünde, Bediüzzaman Said Nursî’nin kardeşliğe verdiği önemi ...

ÇORUM Yeni Asya temsilciliği tarafından Bediüzzaman Said Nursî’yi vefatının 52. yıldönümünde anmak üzere organize edilen "İnsanlığın Kurtuluş ...
Bir düşünelim, bir bakalım hele. Dün neredeydik, bugün nerede… Zelzele günlerini hatırlayalım. Daha da gerisine, gidebildiğimiz yere kadar ...
Hayat yeniden başlıyor her sabah. İnsanlar yollara dökülüyor her sabah. Ne kadar garip bu an; her şey, her yer. Bulutlar sanki tanıdık, bildik ...
İnsan şükür için yaratılmış.

Şükrün ne olduğunu bilen insanlar, Rablerine doyasıya şükretmek için ille de insanın başına pek seyrek olarak ...
“Ol âlem fahri Muhammed nebiler serveridir
Ver salâvat aşk ile, ol günahlar eridir”
Yunus Emre

Essalâtü ve’sselâm aleyke yâ Rasulallah…
Susmak, konuşmaktır. Susmak, düşünceler kitabının, konuşmak bölümüdür.
Susmak, derin bir sükût, uzun bir sükûttur.

Zihnimizde bağırışlar ...

Arş-ı A’lâ titremişti yerinden
Bir ses çıktı “Nur” dedi, derinden.
Kur’ân ve İman için ne gelirse elinden
Sen Nurların fatihisin Üstadım.

İmanın ...

Hasretin çarpar yüreğime gizlice
Issız yollarından, yüce dağlarından
Bir selâm bekler mor ufuklarından
Yollara düşmüş Nur postacılarından
Yamaçta ...

Bir Said’i milyon Said eyledin,
Vicdanları Hakka âid eyledin,
Fıtratları Nura müsaid eyledin,

Seninle düzelir her türlü umur,
Mehdi-yi azamsın Risâle-i ...

Rabbim razı olsun “Yeni Asya”mı kuran Z. Gündüzalp’ten
Ben bu sayede Nurları pek çok sevdim cânı yürekten

Tanıdığım herkes 70’den beri “Yeni Asya”mdan ...

Boş durmuyor, yine iş başında birileri,
Topladılar başlarına cinleri, perileri,
Gözlerine batıyor adeta Nur Risâleleri,
Bozmaya çalışıyorlar, bazı ...

Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Bediüzzaman Said Nursî ve şaheseri Risâle-i Nur’ları 1983-84 kışında tanımıştık. Lise son sınıftaydık. Demek ki o ...

Elhamdülillah nasip oldu, bu hafta da yeni bir kitapla huzurlarınızdayız: “Said Nursî ve M. Kemal…”

Gazetemiz başyazarı ve genel yayın müdürü Kâzım ...

“Hakikî demokrasi” İslâm’da mevcuttur

Yanlış zanların aksine, “demokrasi”nin en saf ve problemsiz hâliyle İslâm’ın özünde var olduğunu gösteren, çok ...

Siz bir kitabı dokuz ayda üç defa okudunuz mu hiç?

Abdurrahman Ağabeyin (Üstadın yeğeni) yazdığı Üstadın küçük tarihçesini, Eşref Edip’in yazdığı ...

“BAHAR dalı, sümbül, gelincik, menekşe, çiğdem, nergis, zambak, leylak, açelya, şebboy, nur-u saadet… Veya güzelliği, zarafeti, asaleti, ihlâsı, ...