Sır İçinde Sır

alt

Neşriyatımızı dikkatle takip eden okuyucularımıza bugün de bir kitap tanıtımımız var. Kitabımız tarihî bir roman: Sır İçinde Sır.

Neşriyat olarak tarihî roman alanında bir boşluğumuzun olduğunu ve bu eserle bu eksikliği giderebileceğimizi düşünüyoruz. Yazar millî-manevî değerlerine bağlı nesil yetiştirme idealinde saçlarını ağartmış bir eğitimci:  Erdoğan Çetin.

Çetin, tarihe olan merakı ile elde ettiği birikimlerini yoğurarak kâğıda dökmüş. Roman hâline getirmiş. Romanın çekici bir üslûbu var. Eline alınca bitirmeden bırakamıyorsun. Kitap her yerde kolay taşınıp okunabilmesi için cep boy (10,5 x 17,5 cm) ve 220 sayfa olarak tasarlandı. Kapağının da sizi içerisine çağırdığı bir roman, Sır İçinde Sır.

Kitabın daha iyi tanınabilmesi için her zaman olduğu gibi size romanın Takdimini ve arka kapak yazısını takdim ediyoruz:

Bir milletin geçmişinde, bugününde ve geleceğinde gençlerin çok önemli bir yeri vardır. Çünkü milletler genç nesillerle geleceğe yürürler. Gençlerini doğru bir tarih şuuruyla yetiştirmeyenler, kaybolup giderler, istikbale güvenle bakamazlar.

Tarih neden yazılır? Neden okunur? Tarih, gençlere kendi geçmişlerini sevdirmek veya onları kendi geçmişlerinden soğutmak için yazılır. Ülkemiz ve tarihimiz, ne yazık ki, o tür art niyetlerle yazılmış eserlere şahitlik etti.

Biz, devlet ve millet olarak Osmanlı devletini ne ölçüde biliyoruz? Osmanlı ve Osman Gazi ile ilgili bilgilerimiz ne kadar doğru? Osmanlıyı gençlerimize ne kadar tanıttık, ne ölçüde sevdirdik?

Şimdiye kadar resmî olarak öğretilen Osmanlı tarihi ve Osmanlı devletinin kuruluş yılları, maalesef sebep-sonuç, yükseliş-duraklama-çöküş kelimeleri arasına sıkışıp kaldı. Osmanlı ahlâkı, estetiği, inancı, idealleri, maneviyatı, devleti, felsefesi, kökleri, ülküsü, sabrı, kuşatıcılığı ve san’atı, ne yazık ki, hakkıyla ortaya konulamadı.

Elinizdeki eser, Osmanlı devletini, Osman Gazi’yi ve kuruluş yıllarını son derece canlı bir dille anlatıyor. Okuyanı alıp, bazen Şeyh Edebali’nin sohbetine, bazen Söğüt-Domaniç yaylalarına; bazen de at kişnemeleri, kılıç şakırtıları ve alperenlerin “Allah Allah!” naralarının tam ortasına bırakıyor. İşte o anlarda siz âdeta Osman Gazi’nin bir silâh arkadaşı oluyorsunuz veya Şeyh Edebali’nin sohbetini dinleyen bir gönüldaşa dönüşüveriyorsunuz…

Bu kitap, okurlarını 21. yüzyılın dijital ve sanal dünyasından alıp, 700 yıl öncesinin hasbî, samimî ve ihlâs yüklü atmosferine taşıyabilecek niteliklere sahip.

Sır İçinde Sır, Osman Gazi’yi, hayatını, dâvâsını, çilesini, mücadelesini ve ideallerini gençlerimize sevdirecek bir biçimde kaleme alındı. Osmanlı’nın şanlarla, şereflerle dolu o ilk yılları sayfalara nakış nakış, harf harf, kelime kelime işlendi. Eser, o yılları bir kere daha başarıyla canlandırması yönüyle oldukça etkileyici. Öyle ki, okur, aynı sayfalarda hem savaşlara şahitlik ediyor; hem de keçeci, demirci, çömlekçi gibi el san’atkârlarının ustalarından nice sırları öğreniyor. Kimi anlarda da bu dünyanın gamından kederin sıyrılıp, bir rüyanın kanatlarına konup, manevî âlemlerde seyahat ediyor.

Arka kapak yazısına gelince, o da şöyle:

Şafak sökerken, Osman Gazi ve askerleri Söğüt’ten Domaniç’e, Domaniç’ten Yarhisar’a doludizgin at sürdüler. Hepsinde büyük bir dâvâya inanmışlık ile Allah’ın yüce adının uzak coğrafyalara taşınması ideali var.

Bu büyük komutan ve askerlerini İnegöl bekliyor, Bursa bekliyor, İstanbul bekliyor…

Daha ötede Rumeli, Balkanlar, Avrupa, Afrika ve Asya bekliyor…

İnsanlık çok bunalmış, Osman Gazi ve evlâtlarını bekliyor.

Bu büyük beklentilere cevap Söğüt ve Domaniç’te hazırlanmaktaydı.

Gizlenen sırrın kapağı vakti gelince açılacak, dünya büyük bir serüvene şahit olacaktı…   

Geleceğimize güvenle bakmak istiyorsak, gençlerimizi bu tür eserlerle buluşturalım.

En güzel hediyenin faydalı bir kitap olduğu düşüncesini aklımızdan çıkarmamamız temennisiyle hoşça kalın!..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*