Son parasıyla Risale-i Nur aldı

Bütün kitapları, yayınevlerini bir arada bulabileceğiniz bir fırsat; kitap fuarları. Kitap satanlar için de harika bir kitap satma yeri. Ancak bizim amacımız buna ilâve olarak, matbuat âlemiyle tezahüre başlayan yayınevimiz Yeni Asya’yı insanlara ulaştırmak, Risale-i Nur’a kavuşturmak idi.

Adana’da 6-14 Ocak arası düzenlenen Tüyap Kitap Fuarı’nda 250 yayınevinin arasında biz de Yeni Asya olarak yerimizi aldık. Cemaat olarak da destek verdik. Hanımların standda daha aktif olduğu bu fuarda herkes kendi kabiliyetine uygun hizmet yerine konuşlandı. 4-5 kişi standın içindeydi, yine 4-5 kişi kadar da stand çevresinde hizmetteydi. Kimi broşür dağıttı, kimi satış yaptı, kimi çay yaptı, kimi yemek yaptı getirdi. Standın dışında görev alanlar, gelenlerle birebir ilgilenip nazarları bir şekilde Risale-i Nur’a çekiyordu. İçeridekiler ise dışarıdakilerle irtibatta olarak kitap teklifi, büromuzun kartı, hediye dergi ve gazete verme, para ödeme işlemleriyle meşguldüler. Öyle bir yardımlaşma vardı ki, bir kişi eksilse yeri hissediliyordu. Müşterilere Risale-i Nur’u tanıtıp satmanın bahtiyarlığı içinde içeriye parayı uzatırkenki gözgöze gelmelerimiz, adeta küçük bir tebrikleşme gibiydi. Müşteriler bu kadar rağbet gösterirken yayınlarımıza, biz de içsel bir hesaplaşma yaptık; “Neymiş bu kitaplar ki fuar bitmeden kitaplar bitti, öyleyse bizim daha çok okumamız lâzım bunları”.. Güzel manzaralarla karşılaştık, kimi zaman gözümüz doldu kimi zaman şaşırdık kimi zamansa sevindik. Satış görevlilerin müşahedatını alarak bunları sizlerle paylaşmak istiyoruz, tâ ki bu güzel heyecanı sizlerle beraber hissedelim;

1- Rüya üzerine gelen açık bir kız.. Rüyanın detayını vermedi, ancak direkt Süfyan meselesine girdi. Standda görevli abimiz 5. Şuâ ve 14. Şuâdan yaklaşık yarım saat parçalar okudu. Dikkat ettik, kız herbir okunan hadiste “Ya inanamıyorum, gerçekten ben neler neler bilmiyormuşum” tepkilerini verdi. Sonra biz sohbet ettik biraz, derslerimize çağırdık. ”Siz Fetöcü değilsiniz de mi, nolur değiliz deyin ya..” diye samimî tepkisinin ardından kendimizi tutamayıp güldük. Ardından açıkladık.

2- İnsanların yayınevimizdeki müsbet kitaplara ne kadar muhtaç olduğunu gösteren bir örnek; bir bayan, bakınırken kitap tavsiye etmeye başladı standdaki görevlimiz. Ne tavsiye ettiyse aldı, ne gösterdiyse aldı. Bazı kitaplar bittiği için veremedik, ama eminiz olsa onları da alırdı..

3- Cevşenin ehemmiyetini bilmeseler de, masum ruhları hissetmiş olmalı ki birçok küçük çocuk Cevşen alarak ayrıldı standdan..

4- Furkan Vakfı’ndan gelen gençler.. Hepsinin söylediği aynı; ”bizi engelliyorlar”. Latif Ağabey de gazetemizin hakkı hakikati savunduğunu, ancak müsbet hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Memnuniyetlerini dile getirerek ayrıldılar.

5- Yüzlerinden belli olan mağdurlar.. Risale-i Nur almaya paraları çıkışmayınca yavaşça yüzleri yere eğilen, eğilen yüzlerini bizim kaldırdığımız Nur müştakları.. Siz Risale-i Nur okuyor musunuz? diye sorduğumuzda “Okuyorduk, Külliyatımız da vardı bir zamanlar..”

6- Bir liseli kız.. Risale-i Nur’u görünce “Aaa ben Üstada aşığım, bunlardan alıcam” deyip hızlıca İman ve Küfür Muvazeneleri’ni alıp gitmesi bizi şaşırttı, sevindirdi. Böyle o kadar çok kişi aldı ki..

7- Genç bir bayan.. Bana öyle bir kitap verin ki beni sarssın diyor. Biz de farklı kitaplarla birlikte gençlik rehberi veriyoruz.. Kabre girmenin 3 yolu var diye açıkladı görevli arkadaşlarımız; ölümü öldürüp kabir kapısını kapatabiliyorsan beni sefahate çağır kısmını okuduk. Okur okumaz aldı.

8- İhraç karı koca öğretmen. Risale-i Nur’a o kadar hasretler ki paraları olmadığı halde taksitle alabilir miyiz dediler..

9- Bir bayan.. Kocası hapiste, çocukları farklı yerlerde. Cüzdanındaki son parasını “Sırf Yeni Asya’ya destek olmak için veriyorum” diyerek para üstünü de almadan Risale-i Nur alıp gitti.

10- Fuardaki son saat, son dakika satışımız.. Açık bir bayan; 12 yaşındaki oğlu için cevşen bakıyor. Mealli Cevşen alırken bize açıklama yapma ihtiyacı duydu: ” Evde örnek alacağı biri yok, babası pek okumaz böyle şeyler, ben de öyle. Ama çok merakı var Kur’ân’a ve Cevşene. Serviste gidip gelirken okuyor, ona küçük Kur’ân-Cevşen bakıyorum. Evde de abdestsiz durmuyor.” Masum ruhuyla anne babasına da örnek olan kahraman bir çocuk..

Müşterilerin nazarını standa çekme yöntemimiz aynıydı; “Buyrun psikolojik -ailevî kitaplarımız var. Hem dini, hem fenni birleştiren eserlerimiz.. Meselâ şu kitaplar mutlaka her evde bulunmalı..” diyerek Kenan Taştan ve Sebahattin Yaşar kitaplarıyla, Yasemin Güleçyüz- Ali Ferşadoğlu kitaplarını tanıtarak standa çekiyorduk, ardından muhabbet kurup Risale-i Nur parçalarını tanıtıyorduk.

Cesim Ağabey bir müşteriye demişti ki; ”Al bu kitabı, istediğin miktarı ver. Bizim amacımız satış yapmak değil, bu hakikatleri insanlara ulaştırmak. Yeter ki okunsun fiyatı önemli değil.” Biz de standda satış görevlileri olarak bu şuurda satış yaptık. Yeter ki okunsun! Çok şükür ki bütün masraflar karşılanmış, üstüne kâr da kalmış..

Fuardaki diğer stantları da inceledik. Birkaç yayınevi daha Risale-i Nur satıyordu çok memnun olduk. Diyaneti merak ettik, acaba satıyorlar mı hâlâ diye. Evet varmış, 4 kitap var. Sözleri sorduk, bitmiş! Sadece Diyanet bassa Külliyata 5 yılda sahip olurmuşuz her halde dedik!. Halbuki Külliyata o kadar çok ihtiyacı varmış ki insanların.. Yeni Asya standında en çok Risale-i Nur sattık diyebilirim.

Büro görevlimiz Mustafa Ağabey gençlerin yardımından memnun kalmış olmalı ki, “Biz ne bilelim sizin her gördüğünüzü tutacağınızı, yoksa daha çok kitap getirirdik” demesi bizi de memnun etti, hizmette yerimiz olduğunu hissettirdi..

Rabbim kabul eylesin, standda görevli abi, abla ve kardeşlerimizden, standa gelip destek veren cemaatimizden ebeden râzı olsun..

Liseli ve ortaokullu kardeşlerimizi de desteklerinden dolayı binler tebrik ediyoruz. Biz dersane talebeleri olarak okuma programında olduğumuz için son 3 gün katılabildik, keşke daha çok katılabilseydik dedik. İnşallah seneye de fuarda kametimiz miktarınca hizmet etmek istiyoruz..

Selâm ve duâ ile..

Şeyda Sultan Zengin

image_pdf

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*