Tesettür meselesi

Tesettürü sadece başörtüsüne indirgeyip anlamaya çalışmak, hem yanlış hem kısır bir bakış açısı olacaktır. Tesettür sadece kadınları ilgilendiren bir meselede değildir. Tesettür ayetlerine bakıldığında tesettürün hem kadınlara, hem de erkeklere emredildiği açıktır.

Nur Suresi, 30. âyette, “Mümin erkeklere söyle, bakışlarını yasak olandan çevirsinler ve iffetlerini korusunlar.” Nur Suresi 35. âyette de, “Mümin hanımlara söyle, bakışlarını yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar, cazibe ve güzelliklerini bunlardan görünen kısım dışında açmasınlar. Bunun içinde başörtülerini yakalarının üzerine indirsinler.

Hem erkeğin hem de kadının tesettüre riayet etmesi yani bakışlarını kontrol etmesi sadece cinselliğe dayalı olmayan, kişiliğe odaklanmış bir iletişim kurmak açısından önemlidir. Özellikle de tesettürü ile kişiliğini ön plana çıkarması, kadının toplumsal hayatta yer almasını kolaylaştıracak ve onu pis nazarlardan koruyacaktır.

Bediüzzaman, 24. Lem’a’da, tesettür meselesini ele alırken konunun tam merkezine fıtrîliği yerleştirmiştir. Bu fıtrî hakikati dört hikmette anlatmaktadır. Birinci hikmette kadının kadınlığa mahsus cazibe, letafet ve güzelliğinin korunması için tesettürün gerekliliğidir. İkinci hikmette ise tesettürün kıskançlık duygusu ile arasındaki bağdan bahsedilir. Üçüncü hikmet, güven duygusu için tesettürün gerekliliğidir. Dördüncüde ise aile müessesesinin korunabilmesi için tesettürün şart olduğu ifade edilmiştir.

Peki, kadın için tesettür sadece başörtüsü müdür?

Elbette ki, hayır. Fakat tesettürün en önemli kısmı, başlangıcı ve tamamlayıcısıdır. Tesettür bir kimlik ve kişilik yansıması, imanın dışa tezahürüdür. Çünkü kişiliği ile ön planda olmak kadını en çok özgür kılan bir durumdur. Bu yüzden tesettür fıtrîdir ve kişiyi özgür kılar.

Günümüz tesettür anlayışı ise tamamen dejenere olmuştur. Tesettür başkalarını günaha sokmayacak şekilde giyinmek, güzelliği ve cazibeyi kapatmak anlamlarında olması gerekirken bugün tam tersi kadının güzelliğini daha da ön plana çıkarmak için tasarlanan kıyafetlere tesettür denmektedir.

Tesettür, haya ve izzetin sonucunda giyilen bir libastır. Edebini kaybeden birisinin tesettürü de bozulacaktır. Haya ve iffeti kazanmanın en öncelikli yolu gözü bakmaması gereken yerlerden korumaktır.

Tesettür meselesi sorun olmaktan çıktı mı? Yoksa daha derinleşen bir mesele haline mi geldi?

Ne ilginçtir ki tesettürün mahiyetini, hikmetinin nasıllığını belki gayr-i müslimlere veya din dışı hayatı savunanlara karşı anlatılması gereken bir mesele halinden çıkartılıp, artık mü’min kadınlar ve erkekler arasında tesettürün ne olduğunu konuşmak durumunda kalmaktayız.

Zira tesettür güzel ahlâkın ve iffetin bir tezahürü olması gerekirken bugünün tesettür anlayışında bunu görmek pek mümkün gözükmüyor. İffet aslında bir iç tesettürdür. Yani bakışı, duyguyu, hisleri, hayalleri kontrol altına alabilmek olduğu gibi dışa yansıyan söz ve davranış ve giyimde de kendini gösteren bir özelliktir.
Bu açıdan bakıldığında iffet hem kadını hem erkeği ilgilendirir. Ancak yaratılıştaki farklılıktan dolayı iffet kelimesi daha çok kadınlar için kullanılır. Bu yüzden iffetin en bariz özelliklerinden birisi de hiç şüphesiz tesettürdür. İslâm’da kadının iffeti tesettürüyle orantılı olarak anlam kazanır. Dolayısıyla tesettür,  iffetin en belirgin özelliğidir.

Günümüz dindarlarındaki dünyevîleşme hastalığı, günah ve sefahatteki tiryakiliğin artması,  Allah’ın emirlerine lakayıt ve ciddiyetsiz Müslüman tiplerini netice vermiştir. Tesettür meselesi de bu negatif değişimden en çok nasibini alan bir konu haline gelmiştir.

Bu yüzden bugünkü tesettür anlayışı maalesef asıl mecrâından uzaklaşmış, bir aksesuar ve moda haline dönüşmüş olup iffet ve güzel ahlâkın tezahürü olmaktan uzaklaşmıştır. Kadının gerek toplum içinde, gerek ailesi içerisinde, gerekse Cenab-ı Hak katındaki yüksek makamı, onun tesettürlü ve iffetli olmasını gerektirir. Zira kadın ancak izzet ve onurunu bu şekilde koruyabilir. Fakat tesettürü, güzel ahlâkın ve iffetin bir tezahürü olduğu takdirde…

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*